6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 275

Türk Borçlar Kanunu 275. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 275- Satıcı artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklamasında bulunmamışsa, herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalarda satış sözleşmesi, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur. Cebrî artırma yoluyla satış, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur. III. Hükümleri 1. Artırmaya katılanın bağlandığı an a. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2014/24460 E., 2014/26824 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
6098 sayılı Kanunda işyerleri için açıkça “çatılı işyeri kirası” kavramı kullanıldığından, musakkaf olma şartının Türk Borçlar Kanunu’nda da arandığı sonucuna varılacaktır. İİK'nun 272-275. madde hükümleri konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiralarda, taşınmazların tahliyesi için tam uygulanır.
12. Hukuk Dairesi         2014/24460 E.  ,  2014/26824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/03/2014 NUMARASI : 2014/124-2014/289 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 18/06/2014 tarih, 2014/15413-17812 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değilse de; Alacaklı tarafından yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyesi talebiyle ilamsız icra takibine başlanıldığı, borçluya örnek 14 numaralı tahliye emri tebliğ edildiği, borçlunun kiralanan yerin 6570 Sayılı Kanun'a tabi olduğunu, İİK 272 ve devamı maddelerine göre tahliye emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6570 sayılı Kanun’un uygulama alanını düzenleyen 1. maddesinde, Kanun’un kapsamına girecek taşınmazlar için belediye sınırları içerisinde olma ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte iskele, liman ve istasyonlarda bulunma şartı aranmaktaydı 6570 sayılı kanunun, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 10. maddesi ile 01.07.2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 6098 sayılı Kanunun 339. maddesinde, 6570 sayılı Kanunu’nun 1. maddesinden farklı olarak, kiralananın bulunduğu yer açısından bir ayrıma gidilmemiş ve tüm konut ve çatılı işyeri kiraları Türk Borçlar Kanunu’nun kapsamına alınmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen, ancak 6570 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen tahliye sebepleri ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile birlikte yeniden gündeme gelerek, konut ve çatılı işyeri kiralarında kira sözleşmesinin sona erme sebepleri olarak düzenlenmiştir. Kiralanan taşınmazın niteliğine ilişkin olarak 6570 sayılı Kanun’un 1. maddesinde aranan musakkaf olma (çatılı, üstü örtülü ve duvarları bulunan) şartı da, 6098 sayılı Kanun’da konut ve çatılı işyeri olarak değiştirilmiştir. Ancak gerek konut kavramına gerekse çatılı işyeri kavramına ilişkin kanun maddesinde ve madde gerekçesinde herhangi bir açıklama getirilmemiştir. 6098 sayılı Kanunda işyerleri için açıkça “çatılı işyeri kirası” kavramı kullanıldığından, musakkaf olma şartının Türk Borçlar Kanunu’nda da arandığı sonucuna varılacaktır. İİK'nun 272-275. madde hükümleri konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiralarda, taşınmazların tahliyesi için tam uygulanır. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise kiracı belirli süreli işlemlerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarda bir yıl için uzatılmış sayılır. Türk Borçlar Kanunu'nun 347/1. fıkrası hükmüne göre kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Bunun için anılan kanunun 339. vd. maddeleri uyarınca borçludan tahliye taahhüdü almış olması gerekir. Buna göre de kiraya veren yazılı tahliye taahhüdü olmadan yalnız kira sözleşmesine dayanarak İİK'nun 272-279. madde hükümlerine göre kira süresinin bitmesi nedenine dayalı olarak ilamsız tahliye takibi yapamaz. Yaparsa icra dairesinin takip talebini reddetmesi gerekir. İcra dairesi kiracıya tahliye emri gönderir ise kiracı takibin iptali için süresiz şikayet yoluna gidebileceği gibi tahliye emrine karşı icra dairesinde itiraz da edebilir(Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukuk. El Kitabı, Ankara 2013 s. 870). Somut olayda taraflar arasındaki kira sözleşmesine konu olan yerin İstanbul ..... Mahallesi, Yeni ........ üzerinde kain tapuda pafta; 69/1, ada;819, parsel;744 sayılı tahtında kayıtlı 2.719 metre kareden ibaret, üzerinde ........Petrol Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. akaryakıt satış ve servis istasyonu hizmet üniteleri bulunan arsa nitelikli arazi parçası ile bu arazi parçası üzerinde mevcut akaryakıt satış ve servis istasyonu olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.07.2002, bitiş tarihin ise 01.07.2012 olup 10 yıllık süreye tabi olduğu görülmektedir. Şikayetçinin ilamsız tahliye takibine konu edilen taşınmazın TBK'nun 339. ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı iş yeri kirası niteliğinde olduğu ve dolayısıyla tahliye taahhüdü olmadan başlatılan takibin iptalini talep ettiğine göre, mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşif yapılarak kira sözleşmesi tarihi itibariyle kiralanan taşınmazın satılık iş yeri kirası niteliğinde olup olmadığını tespit ederek sonucuna göre karar vermektir. Mahkemenin takibin iptaline ilişkin kararının belirtilen araştırma yapılmadan karar vermesi nedeniyle bozulması gerekirken, Dairemizce istemin borca itiraz olduğu ve şikayet yoluyla takibin iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle bozulması yanılgıya dayalı olup borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 18.06.2014 tarih ve 2014/15413 Esas - 17812 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

23. Hukuk Dairesi, 2013/133 E., 2013/736 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur.” Benzer yönde 818 sayılı BK'nın 225/....(6098 sayılı TBK'nın 275/....) maddesinde “Cebrî artırma yoluyla satış, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.” İİK'nın 134/....
23. Hukuk Dairesi         2013/133 E.  ,  2013/736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla girişilen takipte borçluya ait taşınmazın ....04.2010 tarihinde yapılan ihale sonucunda 135.100,00 TL bedelle satıldığını, açılan ihalenin feshi davasının reddine dair verilen kararın kesinleştiğini, sıra cetvelinde, ilk sırada yer alan ve .... derecede ipotek alacaklısı olan şikayet olunanın alacağının, ........2011 tarihi itibariyle 110.433,76 TL olduğunu, ancak ipotek limiti 110.000,00 TL olduğundan ipotek limit miktarının, şikayet olunana ödenmesi sonrasında kalan miktarın, müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, ihale tarihi, ....04.2010 olmasına rağmen dosya alacağının ........2011 tarihi itibari ile ulaştığı miktar dikkate alınarak sıra cetveline esas alacak miktarının tespit edilmesinin ve şikayet olunana buna göre pay ayrılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şikayet olunanın limit ipoteğine dayalı alacağına işletilecek faizin satış tarihine kadar hesaplanmasının gerektiğini, İİK'nın 138/.... maddesi gereğince satış tarihinden sonra işleyen faizler için pay ayrılamayacağını ileri sürerek, ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/8744 Esas sayılı dosyasında düzenlenen ....01.2012 tarihli sıra cetvelinin iptali ile düzeltilmesine karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sıra cetvelinde esas alınması gereken meblağın, ihale tarihine kadar olan süreç için hesaplanması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Şikayet, sıra cetvelinde ayrılan paya itiraza ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihalenin feshi dava edilen taşınmaz bedelinin paylaştırılmasında, satış tarihinin, ihale tarihi mi, yoksa ihalenin feshi talebinin reddinin kesinleşme tarihi mi olduğu noktasındadır. İİK'nın 138/.... maddesindeki "Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır.” hükmü uyarınca, sıra cetvelindeki alacaklar satış tarihi itibariyle belirlenir. İki tarafın iradesiyle yapılan satış sözleşmesini düzenleyen 818 sayılı BK'nın 182/.... (6098 sayılı TBK'nın 207/....) maddesine göre, “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." Burada, satış akdi kurulduğu anda sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça derhal satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devrettiği ve alıcının, bedel ödeme borcunu ifa ettiği kabul edilir. Cebrî artırma yoluyla satışta ise durum farklıdır. İİK'nın 134/.... maddesi ilk cümlesine göre “... dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur.” Benzer yönde 818 sayılı BK'nın 225/....(6098 sayılı TBK'nın 275/....) maddesinde “Cebrî artırma yoluyla satış, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.” İİK'nın 134/.... maddesi uyarınca “Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. ... müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikayet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikayetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.” Burada anılan maddelere göre cebri artırma yolunda ihale edilmekle en yüksek teklifi yapan, bu satıştaki teklifi ile bağlı ve bu sözleşmenin tarafı haline gelmiş ve edim borcu yüklenmiş ise de; İİK'nın134/.... maddesi ikinci cümlesindeki “İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği ... dairesi tarafından kararlaştırılır.” ve İİK'nın 135/.... maddesindeki “Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için 134. maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır.” hükümlerinden anlaşılacağı üzere, cebrî artırma yoluyla satışta alıcı, satılana, iki tarafın iradesiyle yapılan satış sözleşmesindeki gibi sözleşmenin bağlayıcı hale gelmesiyle değil, ihalenin feshine yönelik şikayet sonucunda verilecek red kararı kesinleşince ulaşabilmekte ve aynı şekilde İİK'nın 134/.... maddesinde düzenlenen “İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.” hükmüne göre satıştan yararlanacak olan ihale borçlusunun takipteki alacaklıları, ihale anında değil, ihale kesinleştikten sonra satış bedeline ulaşabilmektedir. Kanun koyucunun, “ihalenin kesinleşmesi” ibaresini kullanmasındaki amaç, buradaki satışın, cebri olma özelliğinden kaynaklanan satışın bir anlamda askıda olmasıdır. İhale ile en yüksek teklifi yapanın, sözleşmenin tarafı haline gelmesi ve mülkiyetin geçmesine ilişkin düzenlemeler ise hukuki güvenlik içinde satıştan sağlanan amacın en yüksek seviyede sağlanmasına yöneliktir. Somut olayda, bedeli paylaşıma konu taşınmazın, ....04.2010 tarihinde yapılan ihalesinin feshi istemiyle ... ... Hukuk Mahkemesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyası ile açılan davada ihalenin feshi davasının reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır (İİK'nın 134, 135). Bu itibarla mahkemece, ihalenin kesinleşme tarihine göre sıra cetveline dahil alacakları hesaplayan sıra cetvelinin doğru olması sebebiyle şikayetin reddi gerekirken, ihalenin feshi davasının açılmadığı durumda geçerli olan yazılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Malikin rızasına bakılmaksızın, resmi makamlar (örn: İcra Müdürlüğü) tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılan artırmaya ne ad verilir?

A) İhtiyari Açık Artırma
B) İhtiyari Özel Artırma
C) Cebri Artırma
D) Pazarlıkla Satış
E) Beğenme Koşuluyla Artırma

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol