Türk Borçlar Kanunu 339. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 339- Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır. Ancak bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında uygulanmaz.
Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır.
B. Bağlantılı sözleşme2
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
9 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2017/7779 E., 2019/4246 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
3. Hukuk Dairesi 2017/7779 E. , 2019/4246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ile aralarında 01.05.2010 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, taşınmazın konumu, çevredeki emsaller dikkate alınarak 01.05.2014 tarihinden başlayan dönem için yıllık 29.000TL olan kira parasının yıllık 108.000TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile taşınmazın 01.05.2014- 01.05.2015 tarihleri arasında kira bedelinin 48.804TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, kira parası, Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde yer alan, kira akdinin esaslı unsurlarındandır. Yine, kiralanan taşınmazın, niteliği itibarı ile çatılı (musakkaf) bulunması durumunda asıl olan, kira müddetinin sonunda da kira akdinin devam etmesidir. Ancak, kira parasına ilişkin olarak, tarafların ihtilafa düşmeleri halinde sözleşmede doğan bu boşluk, 18/11/1964 tarih 2/4 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca hakim tarafından doldurulur. Türk Borçlar Kanunu Genel Hükümlere tabi olan yerlerde ise akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin
varlığından söz etme olanağı yoktur. Zira konut ve çatılı iş yeri kirasının konusunu oluşturmayan taşınmaz ve taşınırlara ilişkin kira sözleşmesi belirli süreli bir kira sözleşmesi ise kiraya veren kararlaştırılan süre sona erdiğinde kira sözleşmesinin TBK madde 327/2 uyarınca belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüşmesini önleyebilecek durumda olduğundan dönüşen yeni sözleşme bakımından taraflar arasında bir tadil sözleşmesiyle yeni bir kira bedeli belirlenmediği hallerde önceki belirli süreli kira sözleşmesindeki kira bedeli aynen geçerli olacaktır. Dönüşen belirsiz süreli kira sözleşmesindeki kira bedelinden memnun olmayan kiraya veren ve kiracı sözleşmeyi TBK madde 328-330 yarınca fesih bildirimi ile her zaman sona erdirebileceklerdir. Baştan belirsiz süreli olarak akdedilen konut ve çatılı iş yeri kirası niteliğinde olmayan kiralar bakımından da mevcut fesih bildiriminde bulunma fesih (olağan fesih) imkanının (TBK 328-330) varlığı sebebiyle kira sözleşmesinin devamı süresinde kira tespit davasının açılması mümkün değildir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 01.05.2010 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan şeyin cinsi arsa olarak belirtilmiş olup, pazar yeri olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile; kiralananın muvakkat yapı olduğu belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre kiralanan taşınmazın TBK.nun genel hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu olan kiralanan Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine tabi bir taşınmaz kirası olup, konut ve çatılı işyeri kiralarına uygulanan TBK.nun 339. 344. maddesi ve devamı maddeleri hükümlerinden faydalanamaz. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
3. Hukuk Dairesi, 2017/4652 E., 2019/393 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
3. Hukuk Dairesi 2017/4652 E. , 2019/393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; davalı ile aralarında 01.02.2007 başlangıç tarihli beş yıl süreli aylık 3.000TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu, ülkenin ekonomik koşulları ve kiralananın özellikleri nazara alındığında son ödenen kira bedelinin yetersiz kaldığını belirterek 01.02.2015 tarihinden itibaren kira bedelinin brüt 25.000TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 01.02.2015 tarihinde başlayan döneme ait aylık kira bedelinin brüt net 9.000TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, kira parası, Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde yer alan, kira akdinin esaslı unsurlarındandır. Yine, kiralanan taşınmazın, niteliği itibarı ile çatılı (musakkaf) bulunması durumunda asıl olan, kira müddetinin sonunda da kira akdinin devam etmesidir. Ancak, kira parasına ilişkin olarak, tarafların ihtilafa düşmeleri halinde sözleşmede doğan bu boşluk, 18/11/1964 tarih 2/4 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca hakim tarafından doldurulur. Türk Borçlar Kanunu Genel Hükümlere tabi olan yerlerde ise
akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz etme olanağı yoktur. Zira konut ve çatılı iş yeri kirasının konusunu oluşturmayan taşınmaz ve taşınırlara ilişkin kira sözleşmesi belirli süreli bir kira sözleşmesi ise kiraya veren kararlaştırılan süre sona erdiğinde kira sözleşmesinin TBK madde 327/2 uyarınca belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüşmesini önleyebilecek durumda olduğundan dönüşen yeni sözleşme bakımından taraflar arasında bir tadil sözleşmesiyle yeni bir kira bedeli belirlenmediği hallerde önceki belirli süreli kira sözleşmesindeki kira bedeli aynen geçerli olacaktır. Dönüşen belirsiz süreli kira sözleşmesindeki kira bedelinden memnun olmayan kiraya veren ve kiracı sözleşmeyi TBK madde 328-330 yarınca fesih bildirimi ile her zaman sona erdirebileceklerdir. Baştan belirsiz süreli olarak akdedilen konut ve çatılı iş yeri kirası niteliğinde olmayan kiralar bakımından da mevcut fesih bildiriminde bulunma fesih (olağan fesih) imkanının (TBK 328-330) varlığı sebebiyle kira sözleşmesinin devamı süresinde kira tespit davasının açılması mümkün değildir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 01.02.2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile; kiralananın kapalı alanının 80 m2, açık alanının ise yaklaşık 631m2 yüzölçümünde olduğu belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre kiralanan taşınmazın TBK.nun genel hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu olan kiralanan Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine tabi bir taşınmaz kirası olup konut ve çatılı işyeri kiralarına uygulanan TBK.nun 339. 344. maddesi ve devamı maddeleri hükümlerinden faydalanamaz. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/10386 E., 2016/5585 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh ... Mahkemesi
tam metni aç
Genel Kurulu'nun ....05.1994 gün ve 1994/...-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.Taraflar arasında akdedilen 01/01/2008 başlangıç tarihli ve ...
6. Hukuk Dairesi 2015/10386 E. , 2016/5585 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh ... Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, aylık kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; aylık ....233,00 TL olan kira bedelinin 01/01/2014 tarihinden itibaren aylık ....000,00 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kira sözleşmesinin 01.01.2023 tarihinde sona ereceği, kira sözleşmesinin ... yıl süreli olmasının özel neden sayılması gerektiği, kira sözleşmesinde belirlenebilir kira artış şartının yer aldığı, kira sözleşmesinin sonuna dek kira bedelinin sözleşmedeki artış şartına göre o oranla sınırlı olarak artırılacağı, artış şartının tarafları bağladığı, talep edilen dönem için kira bedelinin hak ve nesafet ilkeleri gereğince tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
... ... Genel Kurulu'nun ....05.1994 gün ve 1994/...-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.Taraflar arasında akdedilen 01/01/2008 başlangıç tarihli ve ... yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile ... ili, .... ilçesi, ..... mevkii, 1171 ada ... parselde yer alan boş arsanın aylık net ....000,00 TL bedelle kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığa konu olan kiralanan Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine tabi bir taşınmaz kirası olup konut ve çatılı işyeri kiralarına uygulanan TBK.nun 339., 344. maddeleri ve devamı maddeleri hükümlerinden faydalanamaz. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ....maddesi gereğince "davalı lehine vekalet ücretinin, davacının talep ettiği aylık brüt kira bedeli ile hüküm altına alınan aylık brüt kira bedeli arasındaki farkın" bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanması" gerekmektedir.Mahkemece davanın tümden reddine karar verildiğine göre davacının talep ettiği aylık brüt kira bedeli ile son dönem ödenen aylık brüt kira bedeli arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzeriden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince davalı lehine vekalet ücreti hesaplanması gerekirken yazılı şekilde eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici ....madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 03/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/2378 E., 2016/240 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKüçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
6. Hukuk Dairesi 2015/2378 E. , 2016/240 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2014/183-2014/870
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında 01.07.1999 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinde kullanılan şeyin cinsinin “boş arsa” olarak belirtildiğini, yine kira sözleşmesinde kullanım şekli olarak “açık çay bahçesi ve park” olarak kararlaştırıldığını, davalının en son 2012 yılında yıllık 550 TL kira ödediğini belirterek, 01.07.2011-01.07.2012 dönem kirasının hak ve nesafete göre 30.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile 01.07.2013 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin bürüt12.000 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.07.1999 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya boş arsa kiralanmış, kullanım şeklinin ise açık çay bahçesi ve park olduğu kararlaştırılmış olup bunun dışında taşınmaz üzerine herhangi bir yapı, tesis kurulacağına dair bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, kira parası, Borçlar Kanunu'nun 248. maddesinde yer alan, (TBK'un 299) kira akdinin esaslı unsurlarındandır. Yine, kiralanan taşınmazın, niteliği itibarı ile çatılı(musakkaf) bulunması durumunda asıl olan, kira müddetinin sonunda da kira akdinin devam etmesidir. Ancak, kira parasına ilişkin olarak, tarafların ihtilafa düşmeleri halinde sözleşmede doğan bu boşluk, 18/11/1964 tarih 2/4 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca hakim tarafından doldurulur. Türk Borçlar Kanunu Genel Hükümlere tabi olan yerlerde ise akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz etme olanağı yoktur. Ortada devam ettiğinden söz edilebilecek bir kira akdi bulunmadığına göre musakkaf olmayan kiralananlara yönelik kira tespiti de talep edilemez. Uyuşmazlığa konu olan kiralanan Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine tabi bir taşınmaz kirası olup konut ve çatılı işyeri kiralarına uygulanan TBK.'un 339., 344. maddesi ve devamı maddeleri hükümlerinden faydalanamaz. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/3132 E., 2015/11384 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü İl Özel İdareleri ve Belediyeler dışındaki diğer kamu kuruluşlarına ait kiralanan taşınmaz TBK. nun 339/1 maddesinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi bir yer ise TBK.nun 339/2 maddesi hükmüne göre, kiraya verme 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununa tabi olsa da bu taşınmazlar hakkında TBK.
6. Hukuk Dairesi 2015/3132 E. , 2015/11384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2014/400-2014/918
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında 20/04/2011 tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi olduğunu, 3 yıllık sözleşme süresinin dolduğunu, bu sözleşmenin yenilenmeyeceğini ve kira süresinin uzatılmayacağından bahisle söz konusu kiralanan yerin 2886 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler gereği tahliye edileceğinin davacıya davalı tarafından ihtaren bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 2886 sayılı yasa kapsamında olmadığını, bu nedenle bu yasa hükmünün uygulanamayacağını, belirterek taraflar arasındaki kira ilişkisinin devam ettiğine ve bu ilişkinin özel hukuktan kaynaklanan bir ilişki olduğuna karar verilerek muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu kiralananın 2886 sayılı Kanuna tabi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini
./..
isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü İl Özel İdareleri ve Belediyeler dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşları, taşınmazlarını 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar bile bu kanunun 75. Maddesine dayanarak süre bitimi sebebiyle idareye yada mahkemeye başvurmak suretiyle kiralananın tahliyesini sağlayamazlar. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü İl Özel İdareleri ve Belediyeler dışındaki diğer kamu kuruluşlarına ait kiralanan taşınmaz TBK. nun 339/1 maddesinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi bir yer ise TBK.nun 339/2 maddesi hükmüne göre, kiraya verme 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununa tabi olsa da bu taşınmazlar hakkında TBK. nun konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşme süre sonunda TBK. nun 347. Maddesi uyarınca kiracı tarafından feshedilmedikçe aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılacağından TBK. nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerinde yer alan tahliye nedenlerine dayanılarak tahliyeleri sağlanabilir. Kiralanan konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup da sözleşme süresiz yapılmış ise, bu durumda TBK. nun 328.329 maddelerindeki feshi ihbar sürelerine uyularak yine konut ve çatılı iş yeri kirası hükümlerinde yer alan tahliye sebeplerine dayanılmak koşuluyla tahliyeleri sağlanabilir.
Olayımıza gelince; Kiralananın davalı Ç.. R.. tarafından2886 sayılı yasanın 51/g maddesi gereğince pazarlık usulü ile davacıya 20/04/2011 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraya verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Yukarıda adı geçen kurumlar arasında yer almayan davalı Rektörlük hakkında 2886 sayılı Kanunun 75. maddesinin 3. ve 4. fıkrasının uygulanabilmesi mümkün değildir. Kiralananın niteliği sözleşmede akaryakıt istasyonu, hizmet binası olarak gösterilmiştir. Kiralananın galip vasfının çatılı işyeri niteliğinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Kiralananın galip vasfı çatılı işyeri ise davacı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 347 maddesi uyarınca süre bitimi nedeni ile sözleşmenin sona erdirilmesini isteyemez ancak yasada belirtilen tahliye sebeplerinden birine dayanarak taşınmazın tahliyesini isteyebilir. Taşınmazın üstün vasfının açık alan olarak tespiti halinde sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 327 maddesi uyarınca süre sonunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda mahkemece kiralananın galip vasfı tespit edilerek uygulanacak yasa hükmü belirlendikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir karar vermek gerekirken kiralananın 2886 sayılı yasaya göre ihale ile kiraya verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Bir kamu kurumu olan A Üniversitesi, akademik personelinin konaklama ihtiyacını karşılamak amacıyla Pelin Hanım'a ait bir binayı 5 yıllığına kiralamak için bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşmede kira bedeli, ödeme şartları ve tarafların borçları belirlenmiştir.
İdarenin taraf olduğu bu sözleşme, idare hukukundaki niteliği bakımından aşağıdakilerden hangisine örnektir?