6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 386

Türk Borçlar Kanunu 386. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 386- Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Faiz 1. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2023/2164 E., 2023/3831 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 386 ncı maddesi,
3. Hukuk Dairesi         2023/2164 E.  ,  2023/3831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili: davalının murisi borçlu ... ...'ın hayatını kaybetmeden önce davacıdan 120.000,00 TL borç para aldığını, buna ilişkin imzalı belge bulunduğunu, eşi ve mirasçısı olan ...'a karşı icra takibi başlattıklarını, davalının borca ve imzaya itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek belge üzerinde imza incelemesi yapılarak itirazının iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumunun 03.06.2020 tarihli raporunda davacının dayandığı belge aslındaki imzanın davalının murisi ... ...'a ait olup olmadığının tespit edilemediği, itiraz üzerine yeniden alınan 20.01.2021 tarihli Adli Tıp Raporunda önceki rapor tekrar edildiği, icra takibine dayanak yapılan belgedeki imzanın davalının murisine ait olduğunun tespit edilemediği ve alacağın varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davalının murisi ... ...'ın parayı alırken ıslak imzalı olarak borcunu kabul ettiğine dair belge verdiğini, alınan Adli Tıp Raporlarında imzanın ... ...'a ait olmadığı sonucuna varılmadığını, Adli Tıp raporunda imzanın basitliğine vurgu yapılarak imzanın aidiyeti ile ilgili tespit yapılamadığının rapor altına alındığını, davalının hiçbir duruşmaya gelmediğini ve davaya cevap da vermediğini, bu durumun borcun var olduğunu ispatladığını, tanık delillerinin toplanmadığını, imza sahibinin öldüğünü, bu nedenle tanık delilinin toplanmasının zaruri olduğunu belirterek, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalının murisi ... ...'a elden ve nakden borç olarak 120.000,00 TL verildiği iddiasının HMK'nın 200 üncü maddesi gereğince kesin delillerle ispat edilmesi gerekmekte olup, alacak miktarına göre tanıkla ispatının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödünç olarak verildiği iddia olunan paranın tahsili için yapılan takibe itiraz üzerine, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 386 ncı maddesi, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 188 inci ve 190 ıncı maddeleri, 4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı ve özellikle, Adli Tıp Kurumu raporlarında davacının dayandığı belge aslındaki imzanın davalının murisi ... ait olduğunun tespit edilemediğinin bildirilmesi ve alacak miktarına göre kesin delillerle ispatın zorunlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Restoran işletmecisi (A), mutfağında yapacağı kapsamlı bir tadilat nedeniyle işletmesini üç ay süreyle kapatmak zorunda kalmıştır. (A), bu süre zarfında depolama maliyetinden kaçınmak ve stoklarındaki ürünlerin ziyan olmasını önlemek amacıyla, yeni bir restoran açan meslektaşı (B) ile anlaşmıştır. Bu anlaşmaya göre (A), deposunda bulunan ve tamamı misli nitelikte olan belirli bir marka ve kalitedeki zeytinyağı, un ve baharat gibi tüketilebilir malların mülkiyetini (B)’ye devretmiş; (B) ise bu ürünleri kendi işletmesinde kullanmayı ve üç ay sonra, (A) işletmesini tekrar açtığında, aynı cins, marka, kalite ve miktarda ürünü (A)’ya iade etmeyi taahhüt etmiştir. Yargıtay'ın bir işyerinin devrini, o işyerinin amacına uygun şekilde işletilmesine yönelik unsurların tamamını kapsayan bir bütün olarak ele aldığı da göz önünde bulundurulduğunda, (A) ile (B) arasındaki bu hukuki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında doğru nitelendirmesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kullanım ödüncü (ariyet) sözleşmesi
B) Saklama (vedia) sözleşmesi
C) Ticari işletme devri sözleşmesi
D) Tüketim ödüncü (karz) sözleşmesi
E) Karma nitelikli sözleşme

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol