6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 625

Türk Borçlar Kanunu 625. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 625- Yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir. Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetilmekte ise, bunlardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak ortaklığı yönetmeye yetkili olan her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz etmek suretiyle, bu işlemin yapılmasını engelleyebilir. Ortaklığa genel yetkili bir temsilci atanması ve ortaklığın olağan dışı işlerinin yürütülmesi için, bütün ortakların oybirliği gereklidir. Ancak, gecikmesinde sakınca olan hâllerde, bu konuda yönetici ortaklardan her biri yetkilidir. V. Ortaklar arasındaki sorumluluk 1. Rekabet yasağı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2017/7977 E., 2017/15186 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
Mahkemece, şirket ortağı keşideci imza sahibi ...'ın 6098 sayılı TBK'nun 625 ve 637. maddeleri gereği şirketi idare ve temsil yetkisi bulunduğu ve çekteki imza davacı borçluya ait olmasa dahi adi ortaklardan davacı borçlunun adi ortaklığı borcu nedeniyle diğer ortağın yaptığı borçlanma işleminden ve borçtan sorumluluğu nedeniyle dav
12. Hukuk Dairesi         2017/7977 E.  ,  2017/15186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından keşidecisi ...-... Adi Ortaklığı olan bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapılmış, icra takibinde adi ortaklığı oluşturan şahısların her biri aleyhine ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlulardan ... icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu edilen 15/08/2015 keşide tarihli ve 12.500,00 TL bedelli ... Türk Katılım Bankası... şubesine ait ... seri nolu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, imzaya itiraz ettiklerini, çek nedeniyle alacaklıya borcu da bulunmadığını beyanla imzaya ve borca itirazlarının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, şirket ortağı keşideci imza sahibi ...'ın 6098 sayılı TBK'nun 625 ve 637. maddeleri gereği şirketi idare ve temsil yetkisi bulunduğu ve çekteki imza davacı borçluya ait olmasa dahi adi ortaklardan davacı borçlunun adi ortaklığı borcu nedeniyle diğer ortağın yaptığı borçlanma işleminden ve borçtan sorumluluğu nedeniyle davacı borçlunun imzaya itirazının artık sonuç doğurmayacağından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nun 637. maddesinde; kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortağın, bu kişiye karşı bizzat kendisinin alacaklı ve borçlu olacağı, ortaklardan birinin, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması halinde diğer ortakların ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı ve borçlusu olacağı, kendisine yönetim görevi verilen ortağın ise ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisinin varsayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda, idare ve temsil yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemler, ortakları üçüncü kişilere karşı eşit olarak sorumlu kılar. Temsilin sonuçlarını düzenleyen aynı Kanunun 638/son maddesi hükmüne göre; “Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” Diğer bir deyişle, adi ortaklıkta, aksine bir hüküm yer almadığı sürece, idareci ortağın yapacağı işlemler, diğer ortakları da bağlamaktadır. Somut olayda, takibe konu çekte keşideci olarak “...-... Adi Ortaklığı” ibaresi altında tek bir imzanın atılı olduğu, takip borçlusu ...' ın süresi içerisinde icra mahkemesine verdiği dilekçede, bu imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, alacaklının ise bu hususu kabul edip imzanın adi ortaklardan ...' a ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmış olup, borçlunun temyiz dilekçesine ekli... 1. Noterliğince 04/06/2013 tarih ve 10261 yevmiye numaralı Adi Ortaklık Sözleşmesi'nin 6. maddesine göre, adi ortaklığı Kadriye ve ...'ın müştereken imzaları ile temsil ve ilzama yetkili kılındığından, adi ortaklardan Şükrü Yıldız'ın atmış olduğu imza ile ...' nin sorumluluğu söz konusu olamayacaktır. O halde mahkemece, yukarıda değinilen adi ortaklık sözleşmesi uyarınca taraflarca kararlaştırılan idare ve temsile ilişkin düzenleme dikkate alınarak borca itirazın kabulü ile borçlu ... yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

12. Hukuk Dairesi, 2014/13379 E., 2014/16110 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAliağa İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Takip tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 625. ve 637. (eski Borçlar Kanunu'nun 525. ve 533.) maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın, ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır.
12. Hukuk Dairesi         2014/13379 E.  ,  2014/16110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Aliağa İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/12/2013 NUMARASI : 2013/119-2013/157 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE; 2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince; İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi: Takip tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 625. ve 637. (eski Borçlar Kanunu'nun 525. ve 533.) maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın, ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere TBK'nun 637. maddesinin ikinci fıkrasında, ortaklardan birinin, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması durumunda, diğer ortakların, ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları hükme bağlanmıştır. Taraflar arasında düzenlenen Antalya 4. Noterliği'nin 22.06.2012 tarih ve 15143 yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesinde "....çek,bono,poliçe vs. taahhüdü taazzum eden evrak ve belgeleri imzaya...,adi ortaklığı oluşturan ortaklardan Uğur Aksu ile N.. S.., U. A. N.. S.. adi ortaklığı ünvanı ve kaşesi altında müştereken atacakları imzalarıyla temsil ve ilzama yetkili kılınmıştır .” hükmü yer almaktadır Takip dayanağı 24.07.2013 keşide tarihli çekin “Uğur Aksu-N.. S.. ortaklığı” lehine keşide edildiği ve “ Uğur Aksu-N.. S.. ortaklığı” adına tek imza ile alacaklı şirkete ciro yolu ile devredildiği görülmektedir. Takip dayanağı çekte U. A.-N.. S.. ortaklığı adına cironun U. A. tarafından yapıldığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından çekin hamiline düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda adi ortaklığı temsil yetkisi bulunmayan U. A.nun adi ortaklık adına imzaladığı çekten dolayı diğer borçlu N.. S..'in sorumluluğu bulunmamaktadır. Çeki ciro eden U.A.'nun ciro ettiği çekten şahsen sorumlu olmakla borçlu N.. S..'in itirazının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.