6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 238

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 238. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 238- (1) Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yalan yere yemin iddiası

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

6 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2015/10934 E., 2015/19535 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Sözkonusu bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; ancak davalıya yemin yaptırılması esnasında HMK 233 ve 238 maddesinde öngörülen şekil kurallarına riayet edilmemiştir.
3. Hukuk Dairesi         2015/10934 E.  ,  2015/19535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2015 NUMARASI : 2014/612-2015/92 Taraflar arasındaki adi ortaklıktan kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; adi ortaklık iddiasına dayalı olarak davalılardan 68 adet koyun, 1 koç, 40 adet kuzunun alınarak müvekkiline verilmesine, koyunların kaybolması veya bulunamaması durumunda değeri olan 40.100,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak müvekkiline verilmesine, ihtiyadi tedbirin devamının sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; sözkonusu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 08.05.2014 tarih, 2014/3136 Esas- 2014/7084 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda; davacı, davalı taraf ile adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Ancak, davacının davada yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıya, davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılmadan karar verilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, davacıya savunmasını ispat zımnında davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiş," gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Sözkonusu bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; ancak davalıya yemin yaptırılması esnasında HMK 233 ve 238 maddesinde öngörülen şekil kurallarına riayet edilmemiştir. Yeminin şekline ilişkin 6100 sayılı HMK 233 maddesi : MADDE 233- (1) Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. (2) Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. (3) Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. (4) Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. (5) Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Yasal ifadesini içermektedir . Bu doğrultuda davalılar tarafından yemin yaptırılmadan önce hakimin yeminin anlam ve önemini anlatıp ve yalan yere yemin edilmesi hâlinde yemin edenin cezalandırılacağı hususunda tarafların dikkatini çekmesi gerekirken bu noktada bir şerh celse zaptında yer almamıştır. Yine, davalıların yemin beyanlarında(Ben yemin metnini anladım. Hazırlanmak için süre talebim yoktur. Biz davacı ile koyun ortakçılığı sözleşmesi yapmadık. Hayvanların bakımı için 1.500-TL davacıdan para almadık. Ayrıca biz 68 adet koyun ve 51 adet kuzuyu sattık. Davacı ile koyun ortakçılığına ilişkin veya başkaca bir alacak verecek ilişkimiz bulunmamaktadır. Biz tespiti yapılan koyun ve kuzuları karardan sonra satmıştık. Zaten bu hususa ilişkin zarara uğrayıp tazminat davası açtık... ifadelerinin yer aldığı) yemin zaptında yer alması gereken "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklindeki ibare yer almamıştır. Yine 6100 Sayılı HMK 238 maddesinde yer alan; "Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder." yasal düzenleme uyarnca hakimin; yemin eden davalıların beyanını alıp tutanağa geçirdikten sonra davalılara yeminlerinde ısrar edip etmediğini sorup aldığı cevabı tutanağa geçirmesi gerekirken bu yönde bir usul işleminin de yapılmamış olması HMK 238 maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

7. Hukuk Dairesi, 2021/4271 E., 2022/3654 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
HMK'nun 238. maddesinde ise ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çek
7. Hukuk Dairesi         2021/4271 E.  ,  2022/3654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21/09/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, eşit hisseye sahip oldukları 2777 ve 2701 parsel sayılı taşınmazlara ayçiçeği ekildiğini, hasat zamanı geldiğinde davalının hakkı olmadığı halde tüm ürünü kooperatife satarak teslim ettiğini, yapılan şikayet üzerine Cumhuriyet Savcılığı tarafından davalı aleyhine soruşturma başlatıldığını belirterek, dava konusu taşınmazlardan rızası dışında hasat edilen ve hissesine düşen 9,150 kg ayçiçeğinin davalıdan alınmasına, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ise 8.061,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların müvekkil tarafından ekilerek tüm yetiştirme ve hasat giderlerinin karşılandığını, davacının bu işlemlere hiç bir katkısı olmadığını, davacının hissesine karşılık 2011 yılı buğday hasadında bir traktör römorku buğdayı davalı adına fırına verdiğini, bir traktör römorku ayçiçeğinin ise hasat sırasında davacı tarafından alındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK’nun 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. HMK'nun 200. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığı yazılı delille kanıtlanmalıdır. HMK'nun 203. maddesinde; "senetle ispat zorunluluğunun istisnalarına" yer verilmiş, maddenin birinci fıkrasının a bendi uyarınca; altsoy, üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki hukuki işlemlerin miktar ve değerine bakılmaksızın tanıkla ispat edilebileceği belirtilmiştir ancak tarafların HMK'nun 203. maddesinde açıklanan yakınlık ilişkisi bulunsa bile akdi ilişki senede bağlandıysa buna karşı ileri sürülen iddia ve savunmaların senetle ispatı gerektiğinden, bu hususta tanık beyanına başvurulamayacaktır. HMK'nun 238. maddesinde ise ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmayacağına yer verilmiştir. Somut olaya gelince; davalı dava konusu taşınmazları ekip hasat ettiğini kabul etmekle birlikte bu eylemini davacının rızasına dayalı olarak yaptığını ve davacıya ait hissenin kullanılması karşılığında davacının gereken ürünü aldığını iddia etmektedir. İddia ve savunmalar karşısında dava konusu uyuşmazlığın 2011 yılı için davalı tarafından davacıya verilmesi gereken ayçiçeği miktarının ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Davalı kendisine delillerini sunması için tanınan yasal süreden sonra davacı ile yapmış olduğu ve dava konusu dönemi kapsayan yazılı kira sözleşmesini dosyaya sunmuş, davacı tarafından muvafakat etmemesi nedeniyle mahkemece kararda bu delil değerlendirilmemiştir. Mahkemece yasal süreden sonra sunulan ve muvafakat edilmeyen delilin hükümde değerlendirilmemesi doğru olmakla birlikte; hükme esas alınan 16.07.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporu teknik verilere dayalı ve denetime elverişli değildir. Bilirkişi raporunda birim alandan elde edilen ürün belirlenmiş ve bunun karşılığı parasal değer hesaplanmıştır ancak bu ürünün üretilmesi için yapılan (sürüm, ekim, gübre, sulama, hasat, nakliye ve benzeri) masraflar elde edilen gelirden mahsup edilmemiştir. Bu hususların yanı sıra davacı 27.03.2012 tarihli duruşmada, davalının kendisine buğday sezonunda 3,5 ton buğday teslim ettiğini, ayçiçeği sezonunda ise davalının ayçiçeklerini teslim etmemesi üzerine tarlasını biçmesi için ...'e haber vererek tarladan 2 ton ayçiçeği aldığını beyan etmiştir. Karar gerekçesinde yanılgılı olarak bu ürünün dava konusu olmayan taşınmazlara ait ürün olarak değerlendirilip davacının kabul ettiği ürün miktarı da hissesine düşen üründen mahsup edilmediğinden, eksik araştırmaya dayalı kurulan hüküm nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2015/11399 E., 2016/1128 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir.
22. Hukuk Dairesi         2015/11399 E.  ,  2016/1128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, 23.09.2000-05.03.2013 tarihleri arasında çalıştığını bu tarihte haklı bir neden olmaksızın iş akdine son verildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta sonu ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ubgt ücreti, agi ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur. Somut olayda, mahkemece davacı tanıklarının beyanına itibar edildiği belirtilmesine rağmen, davacı tanıklarınca beyan edilen haftanın 6 günün 20:00-8:00 arasında yapılan çalışma ile haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmesi gerekirken, 20:00-6:00 saatleri arasında çalışma olmasına göre hesaplama yapılması hatalı olup bozma sebebidir. Davalı temyizi yönünden ise yıllık izin kullanılan dönemlerin fazla çalışma hesabında dışlanmaması hatalı olup bozma sebebidir. 3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca; a)Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. b)Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. c)Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. d)Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. e)Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkacağı belirtilerek yeminin şekli anlatılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin, davadaki bir olayın ispatı için tarafın teklif ettiği bir doğrulatma beyanıdır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemin teklif edilen kimse yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil gösteremez. Yemin mahkeme huzurunda eda olunur ve yemin eda edilirken hakim dahil hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Hakim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır, yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Hakim yemin edecek kimseye,"size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. Yemin edecek kimse "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu takdirde yemin eda edilmiş olur. Yemin şekli yöreye, taraflara, örf ve adete göre değiştirilemez. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin eden sebat ettiğini bildirirse yemin metni kendisine imzalattırılır ve yemin işlemi tamamlanmış olur. Sebat etmediğini bildirirse yalan yere yemin etme suçu oluşmaz. Somut olayda, davacıya kullandığı yıllık izinler yönünden yaptırılan , tutanağa yansıyan yemin şeklinin kanunda yer alan usule uygun olmadığı anlaşılmakla usule aykırı olarak yemin ettirilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Usulüne uygun yemin yaptırılmalı sonucuna göre karar verilmelidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2015/628 E., 2015/15626 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir.
22. Hukuk Dairesi         2015/628 E.  ,  2015/15626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi ... DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret,yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, haksız davanın reddini karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca; a)Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. b)Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. c)Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. d)Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. e)Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkacağı belirtilerek yeminin şekli anlatılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin, davadaki bir olayın ispatı için tarafın teklif ettiği bir doğrulatma beyanıdır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemin teklif edilen kimse yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil gösteremez. Yemin mahkeme huzurunda eda olunur ve yemin eda edilirken hakim dahil hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Hakim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır, yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Hakim yemin edecek kimseye,"size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. Yemin edecek kimse "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu takdirde yemin eda edilmiş olur. Yemin şekli yöreye, taraflara, örf ve adete göre değiştirilemez. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin eden sebat ettiğini bildirirse yemin metni kendisine imzalattırılır ve yemin işlemi tamamlanmış olur. Sebat etmediğini bildirirse yalan yere yemin etme suçu oluşmaz. Somut olayda; mahkeme 07.06.2013 tarihli celsede davacı asile yemin eda ettirilerek dinlenmiştir. Davacı asil yemin teklifi içeriğine göre yemin ettirilmemiş, bilirkişi raporunda belirtilen kalemlere ilişkin rapordaki kadar alacağı mevcut olduğuna dair yemin ettirilmiştir. Yeminin konusunu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar oluşturur. Yerel mahkemece yemin teklifi içeriğine göre vakıalar hususunda usulüne uygun yemin ettirilmeli, sonucuna göre göre sözleşmenin feshi, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacağı yeniden değerlendirilmelidir. Usule aykırı olarak yemin ettirilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2013/15908 E., 2014/23117 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBAKIRKÖY 14. İŞ MAHKEMESİ
tam metni aç
6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir.
22. Hukuk Dairesi         2013/15908 E.  ,  2014/23117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 14. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2013 NUMARASI : 2009/1581-2013/508 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti,yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, haksız davanın reddini karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225. maddesine göre yeminin konusunu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamayacağı açıklanmıştır. Davalı tarafça sunulan yemin teklifinde davacının kendi rızası ile işten ayrılıp ayrılmadığı ve günlük mesai saatlerini kendisinin düzenleyip düzenlemediği hususunun yeminin konusunu oluşturduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 226. maddesi kapsamı dışında kalmasına rağmen bu hususlarda yemin ettirilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca; a)Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. b)Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. c)Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. d)Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. e)Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkacağı belirtilerek yeminin şekli anlatılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin, davadaki bir olayın ispatı için tarafın teklif ettiği bir doğrulatma beyanıdır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekilmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemin teklif edilen kimse yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil gösteremez. Yemin mahkeme huzurunda eda olunur ve yemin eda edilirken hakim dahil hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Hakim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye hangi konuda yemin edeceğini açıklar,yeminin anlam ve önemini anlatır, yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Hakim yemin edecek kimseye,"size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz,şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. Yemin edecek kimse "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu takdirde yemin eda edilmiş olur. Yemin şekli yöreye, taraflara, örf ve adete göre değiştirilemez. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin eden sebat ettiğini bildirirse yemin metni kendisine imzalattırılır ve yemin işlemi tamamlanmış olur. Sebat etmediğini bildirirse yalan yere yemin etme suçu oluşmaz. Somut olayda; mahkeme 17.04.2013 tarihli celsede davacı asile yemin eda ettirilerek dinlenmiştir. Davacı asil yemin edeceği hususda dinlenmeden önce değil dinlendikten sonra yemin eda ettirilmiştir. Mahkemece yemin merasiminin şekil şartlarına uygun yapılmaması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.