HMK Madde 255Tanıklara itiraz

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

6100 sayılı HMK m.255, tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebeplerin varlığı hâlinde, taraflardan birinin bu tanığa itiraz edebilmesini düzenler. Hüküm, tanığın kimliğinin tespiti sırasında ortaya çıkan ya da dinleme öncesinde bilinen bu tür sebeplere dayanan itirazın ileri sürülmesini konu alır ve itirazın iddia ve ispat yükünü taraflara yükler. Kural, davanın her iki tarafına da tanık gösteren taraflar bakımından geçerlidir.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

  • İddia ve ispat
  • Kuşkuyu gerektiren sebep
  • Tanığa itiraz
  • Tanığın ifadesinin serbestçe değerlendirilmesi

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

86 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2023/191 K.2023/703 T.2023-07-05
    Hukuk Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    6100 sayılı HMK'nun 255. maddesi uyarınca; aksine ciddi ve inandırıcı deliller ile olaylar bulunmadıkça, asıl olan, tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır.
  2. Hukuk Genel Kurulu E.2014/2133 K.2017/221 T.2017-02-08
    Hukuk Genel Kurulu
    Bu kapsamda davacı işçi tarafından tanık deliline dayanılması halinde; gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 254. maddesi gerekse 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 255. maddesi uyarınca, aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylemiş olmalarının asıl olduğu ilkesi gözetilerek değerlendirme yapılmalıdır.
  3. 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8562 · K. 2025/9489 · T. 03.12.2025
    Daire kararıBozma
    davalı vekili davacı ile menfaat birliğinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüşse de öncelikle aynı işverene karşı davalarının olmasının başlı başına tanıklığı geçersiz kılmayacağı gibi bunun tanık anlatımlarını değerden düşürücü bir sebep de sayılamayacağı, 6100 sayılı Kanun'un 255. maddesi uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olanın tanıkların gerçeği söylemiş olduklarının kabulü gerekeceği,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.