HMK Madde 315Sulhun etkisi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, mahkeme içi sulhün davaya son verici etkisini ve bu etkinin hukuki sonucunu düzenler: sulhün davayı sona erdirmesi, kesin hüküm gibi sonuç doğurması, tarafların sulhe göre karar verilmesini isteyip istememesine göre mahkemenin vereceği karar türü ve sulhün irade bozukluğu veya aşırı yararlanma nedeniyle iptali. Sulhün kurulma koşulları ve sulh sözleşmesinin içeriği 6100 sayılı Kanun'un 313. maddesinde, sulhün yapılabileceği zaman 314. maddesinde yer alır; madde bu konulara girmez.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.

(2)İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Birinci fıkrada, davaya son veren bir usul sözleşmesi olan mahkeme içi sulhün, mahkemece bir hüküm verilmesine gerek kalmaksızın davayı sona erdireceği düzenlenmiştir. Tarafların sulh sözleşmesi yapmaları durumunda, mahkeme, “esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına” ya da “sulh sebebiyle, hüküm verilmesine yer olmadığına” karar vererek yargılamaya son verecektir. Mahkeme içinde gerçekleşen bu sulh, kesin hüküm gibi hukukî sonuçlara sahiptir. Sulhün şarta bağlı olarak yapılmış olması da, yargılamanın kesin bir hükümle sona ermiş sayılmasına engel değildir. Zira mahkeme içi sulh ile, o davaya konu olan uyuşmazlık, kesin hükme benzer şekilde, ortadan kaldırılmıştır ve o davanın tarafları arasında, o konuda aynı sebebe dayanan yeni bir davanın görülmesi mümkün değildir. demet 387 / – 94 – İkinci fıkrada, tüm sözleşmelerde olduğu gibi, tarafların iradelerini sakatlayan, hata, hile ve ikrah gibi bir sebebin varlığı durumunda veya sulh sözleşmesindeki hükümlerin, zor durumda olan taraf için gabin teşkil ettiği hâllerde, söz konusu sözleşmeyi ortadan kaldırmak isteyen tarafın, borçlar hukukundaki kurallar çerçevesinde, sulhün iptali için dava açması mümkündür. Ortada mahkemece verilmiş bir hüküm bulunmadığından, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi de mümkün olmadığından, kesin hüküm niteliğindeki sulhün, iradeyi sakatlayan sebeplere veya gabine dayanılarak iptali için ayrı bir dava açılması gerekecektir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

  • Aşırı yararlanma
  • Sulh
  • İrade bozukluğu
  • Karar verilmesine yer olmadığı kararı
  • Sulhe göre karar
  • Sulhün davayı sona erdirici etkisi

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

199 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/3198 · K. 2025/4065 · T. 16.09.2025
    Daire kararıOnama
    Simav Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/146 E. ve 2011/392 E. sayılı dosyalarından da açıkça anlaşıldığı gibi davalıların, 496 parselin yarısının müvekkilinine ait olduğunu kabul ettiklerini, Mahkemece tarafların sulh olması sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 315/1 maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, tarafların sulh anlaşması ile üstlendikleri edimleri yerine getirmekle yükümlü oldukları halde davalıların edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek;
  2. 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/4260 · K. 2024/8956 · T. 20.11.2024
    Daire kararıOnama
    1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 315 inci maddesi gereği taraf vekillerinin talepleri doğrultusunda yapmış oldukları sulh anlaşmasına göre karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istedikleri ve sulh kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, başka bir hususun araştırılmasına gerek olmadığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
  3. İdare Dava Daireleri Kurulu · E. 2019/2680 · K. 2020/2853 · T. 03.12.2020
    İDDKOnama
    Bu itibarla, tarafların imzaladığı "Sulh Sözleşmesi"nin onaylanmasına ilişkin mahkeme kararının, 6100 sayılı Kanun'un 315. maddesi hükmü uyarınca "kesin hüküm" gibi hukukî sonuç doğurması nedeniyle Anayasa'nın 138. maddesi gereğince bağlayıcı nitelikte olduğu; dolayısıyla idari yargı mercilerinin de, önündeki uyuşmazlıkla ilgili bulunan sulh sözleşmesine ilişkin mahkeme kararlarını dikkate almak zorunda oldukları;

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Medeni Usul Hukuku

Sulh sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A) Sulh, mahkeme huzurunda yapılan bir sözleşmedir.
  2. B) Dava konusunun dışında kalan hususlar sulhun kapsamına dahil edilemez.
  3. C) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.
  4. D) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
  5. E) Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verir.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl