6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 431

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 431. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 431- (1) Hakem veya hakem kurulu; a) Belirlediği konular hakkında rapor vermek üzere bir veya birden çok bilirkişi seçimine, b) Tarafların bilirkişiye gerekli açıklamaları yapmalarına, ilgili belge ve bilgileri vermelerine, c) Keşif yapılmasına, karar verebilir. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça, taraflardan birinin talebi veya hakem ya da hakem kurulunun gerekli görmesi üzerine bilirkişiler, yazılı veya sözlü raporlarını vermelerinden sonra çağrılacakları duruşmaya katılırlar. Bu duruşmada taraflar, bilirkişilere soru sorabilir ve uyuşmazlık konusunda kendi seçtikleri özel bilirkişileri dinletebilirler. Delillerin toplanması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2023/1552 E., 2025/275 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı, HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği, HMK'nın 266 ve devamı maddelerinde bilirkişinin oy ve görüşünün alınacağı düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacıda kaza nedeniyle oluşan v
4. Hukuk Dairesi         2023/1552 E.  ,  2025/275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/15 E., 2023/20 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK- 68321 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/226653 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; çift taraflı trafik kazasında, davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının bedensel zarara uğradığını belirterek ıslah dilekçesiyle birlikte 246.555,97 TL sürekli iş göremezlik, 1.060,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, usule uygun başvuru bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 246.555,97 TL sürekli iş göremezlik ve 1.060,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraza konu yapılan maluliyet raporunda arazlardan birinin travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin olmasına karşın heyette ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının yer almadığı, bu nedenle raporun yönetmeliğe aykırı düzenlendiği gerekçesiyle itirazın kabulüne ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlendiğini, tüm maluliyetlerin kaza ile illiyeti bulunduğu uzman doktorlar tarafından tespit edildiği halde davanın reddinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile davacıda oluşan bedensel zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralanıp malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince davadan önce sigorta şirketine yapılan başvuruda sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunun (TBK) 51 inci maddesinde " Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddelerinde, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, Karayolları Trafik Kanunun'un 97 inci maddesi hükmü gereğince zarar görenin sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince, sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı belirtilmiş ise de TBK'nın 51 inci maddesi gereğince Hakem Heyetince konusunda uzman bilirkişilerden usulüne uygun maluliyet raporu alınabileceği gibi davacıya bu yönde de süre verilebilecek iken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı, HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği, HMK'nın 266 ve devamı maddelerinde bilirkişinin oy ve görüşünün alınacağı düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacıda kaza nedeniyle oluşan ve sekel halinde kalan arızalarla ilgili konusunda uzman doktorlardan oluşan heyetten, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde anksiyete ve uyum bozukluğu şeklindeki psikiyatrik arazları nedeniyle "psikiyatri uzmanı doktorun" da bulunduğu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından usule uygun rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

4. Hukuk Dairesi, 2022/856 E., 2023/7561 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Bu durumda 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı, HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini sağlanmak (eksiklikler tamamlanarak) ve bizzat
4. Hukuk Dairesi         2022/856 E.  ,  2023/7561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1011 Değişik İş, 2021/1011 Karar SAYISI : 2021/İHK-43306 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kabulü ile Başvurunun Usulden Reddi SAYISI : 2021/71012K Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. ... kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.04.2020 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın yaya konumundaki davacı müvekkiline çarpması sonucunda davacının bedensel zarara uğradığını, Güvence Hesabına yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını kısmi olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı için 6.800,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı için 100,00 TL ve 3.000,00 TL tedavi giderinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 46.113,00 TL sürekli iş göremezlik, 12.624,00 TL geçici iş göremezlik ve 5.886,00 TL geçici bakıcı gideri olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescili zorunlu olmayan araçlar yönünden Güvence Hesabının sorumlu olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esasına göre yapılması gerektiğini, başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından ve rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ..plakası tespit edilemeyen aracın kazadaki %100 kusuru, davacının sunduğu raporda kazadan kaynaklı maluliyet oranının %5 sürekli işgöremezlik , 180 gün geçici iş göremezlik ve 60 gün bakıcı ihtiyacı olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği" gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 46.113,00 TL sürekli iş göremezlik, 12.624,00 TL geçici iş göremezlik, 5.886,00 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 67.623,00 TL'nin 12.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, iyileşme süresi tamamlanmadan rapor verildiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, zamanaşımından davanın reddi gerektiğini, tescili zorunlu olmayan araçlar yönünden Güvence Hesabının sorumlu olmadığını, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... başvuruda sunulu maluliyet raporunun tanziminde beyin ve sinir cerrahisi uzmanının yer almadığı ve 1 yıllık iyileşme süresi dolmadan alınan rapora göre karar verilemeyeceği" gerekçesi ile Uyuşamazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçinde; başvuruda sunulu raporun uzman heyet tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlandığını, karara esas alınması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının sorumluluğunu temin ettiği meçhul aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 ve 30 uncu maddeler, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.03.2021 tarihli rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş, davacının kazadan kaynaklı oluşan subaraknoid kanama nedeniyle Sinir Sistemi-Epilepsi (nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan) maluliyeti oranının %5 olduğu tespit edilmiştir. ... tarafından rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklarda iyileşme süresinin 1 yıl olduğu, bu sürenin beklenmeden kazadan 10 ay 21 gün sonra rapor düzenlendiği, heyette beyin ve sinir cerrahi uzmanının olmadığı, bu sebeple raporun karara esas alınamayacağı, ayrıca yeni rapor alınması tamamlanabilir dava şartı olsa da Covid 19 şartları sebebiyle bunun şu aşamada davayı uzatacağı, 2 ay içinde karar verilemeyeceği, bu sebeple davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.Ancak varılan sonuç doğru olmamış, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının kazadan kaynaklı epilepsi arazı,Sinir Sistemi Hastalıkları başlığı altında yer almış olmakla beraber, bu kısımda maluliyet tespiti için 1 yıl iyileşme bekleme süresi düzenlenmemiştir. Bu sebeple ...'nin iyileşme süresi olan 1 yılın beklenmesi gerektiği değerlendirmesi hatalıdır. Ne var ki başvuruda sunulu raporda davacının kazadan kaynaklı maluliyeti subaraknoid kanama nedeniyle Sinir Sistemi-Epilepsi (nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan) arazının tespitinde, heyette nöroloji uzmanı doktor bilirkişinin olmadığı görülmüştür.Bu yönüyle rapor eksiktir. Bu durumda 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı, HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini sağlanmak (eksiklikler tamamlanarak) ve bizzat muayenesi yapılmak üzere kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun şekilde maluliyet oranının belirlenmesi için (nöroloji uzmanı doktorun yer aldığı heyetten) en yakın üniversitenin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2023/4462 E., 2023/8852 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. Maddesinde ve tahkim yönetmeliğine göre hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin davanın usulden reddine ilişkin itirazlarının reddi ile sair itirazlarının in
4. Hukuk Dairesi         2023/4462 E.  ,  2023/8852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/194 Değişik İş , 2023/194 Karar HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulüne SAYISI : 2020/35935 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.07.2012 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde olan araç ile trafik sigortası bulunmayan aracın çarpışmasına bağlı gerçekleşen çift taraflı kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL maluliyet tazminatı ile 354,00 TL adli tıp rapor ücretinin temerrüt tarihinden avans faizi ile beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 73.435,51 TL sürekli iş göremezlik, 4.457,56 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 77.893,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, adli tıp rapor ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını, geçici iş göremezlik zararından müvekkili kurumun sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu raporda maluliyet oranının % 8, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; PMF Yaşam Tablosu ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 6.565,67 TL geçici iş göremezlik için ve 73.435,51 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere 77.893,07 TL toplam tazminat tutarının 12.04.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 02.10.2020 tarihli 2020/İHK-19493 ... kararı ile maluliyet raporunu düzenleyen heyette ortopedi ve travmatoloji uzmanı ve fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları bulunmadan ve başvuranın muayenesi yapılmadan tıbbi evrak üzerinden raporun düzenlendiği, bu hali ile maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirtilen kurallara uygun hazırlanmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile ... kararının kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2022 tarihli 2021/10627 Esas 2022/2646 Karar ... kararı ile "5684 ... Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. Maddesinde ve tahkim yönetmeliğine göre hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin davanın usulden reddine ilişkin itirazlarının reddi ile sair itirazlarının incelenmesi, sonucuna göre de davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini ve kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması akabinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınan maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %12,1 olarak tespit edildiği, usuli kazanılmış hak doğrultusunda bozma öncesi başvuran tarafından sunulan %8 maluliyete yönelik hesaplama doğrultusunda sürekli iş göremezlik zararına hükmedilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik istemi yönünden ise taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle başvurunun kısmen kabulü ile 73.435,51 TL sürekli iş göremezlik, 4.457,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 77.893,07 TL tazminatın 12.04.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabının güncel asgari ücrete göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanması gerektiğini, bozma sonrası alınan maluliyet raporuna ilişkin rapor ücreti yönünden karar verilmediğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortaya usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada %1,65 iskonto oranının uygulanması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinden sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili kurumun maluliyet raporu giderinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını temerrüde düşmediğini, faizin ancak başvuru tarihinden başlatılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı 27.07.2012 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2022/3792 E., 2023/10162 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Bu durumda; 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre, İtiraz Hakem Heyetince;
4. Hukuk Dairesi         2022/3792 E.  ,  2023/10162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/102 Değişik İş, 2022/109 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-3500 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / İtirazın Kabulü ile Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/174496 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili ve davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin sevk ve idaresindeki motosikletle davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı 26.09.2020 tarihli trafik kazasında, davacının yaralanarak malul kaldığını, ileride artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 944,00 TL adli tıp rapor ücretinin davalı şirketten faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak olarak açılamayacğını, müterafik kusurun araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşmediklerini, ticari faiz uygulanamayacağını, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında takdir edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile 35.501,21 TL sürekli iş göremezlik ve 944,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 35.445,21 TL’nin 22.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu %0 teknik faiz ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya ve karara esas alınan maluliyet oranı ve yönetmelik hükümlerinin hatalı olduğunu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği'ne göre saptanan %6,3 maluliyet oranının esas alınması gerektiğini, %25 kusur isnat edilmesini kabul etmediklerini, rapora itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını belitmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; bilgi ve belgelerin eksik olması sebebiyle müvekkili şirketin araştırma yükümlülüğünü yerine getiremediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemede görülmesi gerektiğinden başvuru sahibinin başvurusunun görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak olarak görülemeyeceğini, gerçek zararın hesaplanmasında Türkiye’ye özgü olan ve en güncel verilere göre hazırlanmış olan TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumunca yeniden muayeneye dayalı bir rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin başvuruya sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin başvurucu üzerinde bırakılması gerektiğini, her halde ücreti vekalete 1/5 oranı dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan sağlık raporu “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”te düzenlenen cetvellere uygun olarak hazırlanmış olmakla birlikte, Yönetmelikte belirtilen raporun düzenlenmesi sürecindeki kurallara uyulmadığı,“Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”in engel oranının hesaplanmasında kullanılan eklerine bakıldığında; 3. alt ekstermiteye ait sorunlarda engelllilik oranları başlığı altında 2. cümlede ''devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelme olmadığı tespit edilmelidir.'' şeklinde olduğu, bir başka ifade ile, engelin kalıcı, stabil olması ve son 12 ayda engelde değişiklik olmaması gerektiğinin belirtildiği, oysa ki başvuru sahibinin muayenesinin kazadan 7 ay sonra, raporun ise 7.5.2021 tarihinde yani kazadan yaklaşık 9 ay sonra alındığı yine, maluliyet raporunun incelenmesinde yönetmelik hükümlerine uygun bir sağlık kurul raporu olmadığı, kurulda arazlara bağlı olarak ortopedi ve fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimin bulunmadığı, mezkur raporun içeriği itibariyle bir sağlık kurulu raporu için yönetmelikte aranan yukarıdaki belirtilen şartların yerine getirilmeden hazırlandığı ,usulüne uygun rapor ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçeleriyle, davalı vekilinin itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın usulden reddine, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun müvekkilinin muayenesinin yapılması sureti ile alındığını, kaza ile illiyeti gösterir, dört profesör ve bir adli tıp doktoru tarafından imza altına alındığını, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve hak kaybına uğramamak adına Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği 22. maddesi dikkate alındığında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmiş hukuken geçerli ve karara esas alınması gereken bir rapor olduğunu ve diğer itirazları ile birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda HMK'nın 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 07.05.2021 tarihli maluliyet raporunun alternatifli mevzuata göre tespitte bulunduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında, davacının ayak bileği eklem hareket kısıtlılığından kaynaklı maluliyet oranının %4 olduğunun rapor edildiği görülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince işbu rapor hükme esas alınarak belirlenen tazminata göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir Davalı vekilinin karara itirazı üzerine , İtiraz Hakem Heyetince davacının alt ekstermiteye ait maluliyetinde, yönetmelikte belirtilen 12 aylık iyileşme süresi dolmadığından ve kurulda ortopedi ve fizik tedavi uzmanı bulunmadığından, raporun geçerli olmadığı, bu halde, davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun rapor ile başvurulmadığından, davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. KTK'nın 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Her ne kadar sunulu rapor kaza tarihinden yaklaşık 7,5 ay sonra düzenlenmiş ise de Uyuşmazlık Hakem Heyetinin karar tarihi ve yine İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibariyle yönetmelikte belirtilen 12 aylık sürenin dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre, İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre esasın incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Tahkim yargılamasında bilirkişi seçimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Hakem kurulu bir veya birden çok bilirkişi seçebilir.
B) Hakem kurulu keşif yapılmasına karar verebilir.
C) Taraflar duruşmada bilirkişilere soru soramaz.
D) Taraflar uyuşmazlık konusunda kendi seçtikleri özel bilirkişileri dinletebilirler.
E) Bilirkişiler raporlarını verdikten sonra duruşmaya katılabilirler.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol