6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 433

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 433. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 433- (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, hakem kurulu oy çokluğuyla da karar verebilir. (2) Taraflar veya hakem kurulunun diğer üyeleri yetki vermişlerse, hakem kurulu başkanı, yargılama usulü ile ilgili belirli konularda tek başına karar verebilir. (3) Hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilir. Sulh

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2024/2213 E., 2024/5580 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
rinde bırakılması yönündeki taleplerine rağmen yatırdıkları bilirkişi ücreti hususunda bir karar tesis edilmediği gibi vekalet ücreti taktiri yoluna gidilmediğini, tahkimin hakkaniyet kuralları uyarınca karar verildiği belirtildiğini, oysa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 433 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ancak tarafların açıkça yetkilendirmeleri halinde hakkaniyet
11. Hukuk Dairesi         2024/2213 E.  ,  2024/5580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/2 Esas, 2024/1 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.12.2018 tarihli sertifikalı yonca tohumu üretim sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği 2022 yılı yonca tohumu hasat sezonuna kadar müvekkilince yetiştirilen yonca tohumlarının davalı tarafından satın alındığı, 2022 yılına gelindiğinde de müvekkilinin yonca tohumları yetiştirmesine rağmen davalının sözleşme hükümlerine uymadığını, bunun üzerine müvekkilinin 14.09.2022 tarihinde ihtar çekip “hasadı yapılan ürünleri teslime hazır olduğu, ürünlerin teslim alınarak fiyatının ödenmesini davalıdan istediğini, davalıya başvurunun sonuçsuz kaldığını, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunduğundan müvekkilinin Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kuruluna başvurduğunu, davalının yonca tohumlarının sözleşme şartlarına uymadığı yönünde savunma yaptığını, Aksaray İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yapılan analizle bu savunmanın çürütüldüğünü, sözleşmede yazılı olarak ürün fiyatı kararlaştırılmışsa da hakem kurulunun sözleşme şartlarına riayet etmeden yetkisini aşarak re’sen fiyat araştırdığını, tahkimin kısmen kabul kararı verdiğini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması yönündeki taleplerine rağmen yatırdıkları bilirkişi ücreti hususunda bir karar tesis edilmediği gibi vekalet ücreti taktiri yoluna gidilmediğini, tahkimin hakkaniyet kuralları uyarınca karar verildiği belirtildiğini, oysa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 433 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ancak tarafların açıkça yetkilendirmeleri halinde hakkaniyet ve nesafet kuralları gereği bir karar tesis edebileceğini, sözleşmede hakem heyetine böyle bir taktir yetkisinin tanınmadığını, böylece tahkimin yetkisini aştığını ileri sürerek Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulu’nun 10.05.2023 tarihli 2022/07 E. sayılı dosyasından verdiği kararın yonca tohumu fiyatı, tahkim ücreti, yargılama gideri, vekalet ücreti yönlerinden iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iptal sebeplerinin kararın esasına ilişkin olup 6100 sayılı Kanun’un 43 uncu maddesinde sayılan tahdidi haller arasında kalmadığını, tahkimin davacının tüm talepleri hakkında karar verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkimin mahkemeler dışında yapılan yasal bir yargılama faaliyeti olduğundan verilen kararların mahkemeler tarafından içeriğinin denetlenmeyeceği, 6100 sayılı Kanun’un 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında iptal sebeplerinin tek tek sayıldığını, davacının iptal nedeni olarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olmasına dayandığı, icra dosyalarının incelenmemesinin bunun dayanağını oluşturduğunu ileri sürdüğü, çoğunluk hakem heyetinin sözleşmenin yorumunda davacı gibi değerlendirme yapmadığı, tüm icra takiplerinin kapatılmasının sözleşme hükmü uyarınca 1 yıllık süreye tabi tutulduğunu, bu nedenle de cezai şart talep koşullarının doğmayacağı sonucuna vardığı, bu anlamda hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin varlığından söz edilemeyeceği, icra dosyalarının da hakem heyetince değerlendirildiği, söz konusu yoruma yönelik iptal isteminin ise iptal şartlarına uygun düşmediği, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve hakem kararı neticesinde verilen karar dikkate alındığında verilen kararda kamu düzenine aykırılıktan bahsedilemeyeceği, zira hakem kurulu kararının kamu düzenine aykırılığından bahsedebilmek için hukukun kaynağını oluşturan ... değerlere, toplumun genel ahlak ve adabına, birlik ve dirliğini oluşturan ... değerlerine, ... değerlere, insan hak ve hürriyetlerine, toplumun kabul ettiği ... sosyal ve ekonomik düzenine aykırılık oluşturması, irade serbestisinin sınırlarını çizen bir emredici kurala aykırı olması gerektiği, somut olayda böyle bir durum söz konusu olmadığı, hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişlilik içerdiği, uyuşmazlığın taraflar arasındaki 25.12.2018 tarihli sözleşmenin 6/c. maddesi uyarınca sözleşmede belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem heyetinin tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar vermediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşılmadığı, ileri sürülen tüm iptal sebeplerinin tarafların sözleşmedeki edimlerinin karşılıklı ifasına ve bu hususların kanıtlanmasına yönelik olması nedeniyle esasa yöneldiği, hukuki dinlenilme hakkının ihlali ve kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, hakem kararının iptali şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra dosyalarının incelenmemesini bir iptal sebebi olarak ileri sürmediklerini, hakem heyetinin yetkisi dışına çıkarak tıpkı bir bilirkişi gibi fiyat araştırması yapmasının doğru olmadığına, biran için fiyat araştırması yapma yetkisinin bulunduğu düşünülse bile bu hususta öncelikle bir rapor tanzim etmesi ve tanzim edilen raporun tebliği ve itiraz etme hakkının tanınması gerektiğine değinildiğini, hakem heyetinin yetkisi dışına çıkarak tıpkı bir bilirkişi gibi fiyat araştırması yaptığını, ancak bu hususta bir rapor tanzim etmediğini, fiyat araştırmasına itiraz etme hakkının ellerinden alındığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, diğer bir iptal nedeni olarak hakem heyeti kararlarının iptal sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı 6100 sayılı Kanun’un 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenleme altına alınan hakem veya hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı düzenlemesine dayandıklarını, ancak Mahkeme gerekçeli kararında bu madde ile ilgili olumlu- olumsuz herhangi bir inceleme yapılmadığını, dayanılan bu madde hükmünün göz ardı edildiğini, hakem kurulu kararında taraflarca yapılan sözleşmenin 5. maddesinde yonca satış fiyatının belirlenme kriterleri tayin edilmesine rağmen, hakem kurulunca, yetkisini aşacak şekilde, sözleşme ve talep dışına çıkılarak piyasa şartlarına göre fiyat araştırması yapıldığını, 2022 yılı itibarıyla yonca tohumu satış fiyatı belirlenerek, müvekkili aleyhine ürün birim ve toplam fiyatına karar verildiğini, bu durumda tarafların açık bir talebi olmaksızın, hakem kurulunca dava konusu dışında karar verilmesinin kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerektiğini, hakem kurulu kararının 6100 sayılı Kanun’un 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen hakem veya hakem kurulunun, “tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı” hükmü, aynı fıkrasının “ğ” bendinde düzenlenen kararın kamu düzenine aykırılığı ve (f) bendindeki yasal düzenleme uyarınca da kararın iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem heyetinin yetkisini aşıp aşmadığı, tüm talepler hakkında bir karar verip vermediği, hakem heyeti kararının iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 433 ve 439 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

3. Hukuk Dairesi, 2024/741 E., 2024/1179 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (İlk Derece)
tam metni aç
, sözleşme ve talep dışına çıkılarak piyasa şartlarına göre fiyat araştırması yapılıp 2022 yılı itibarıyla yonca tohumu satış fiyatı belirlenerek, davacının aleyhine olacak şekilde, ürün birim ve toplam fiyatına karar verildiği, bu durumda HMK'nın 433 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kur
3. Hukuk Dairesi         2024/741 E.  ,  2024/1179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (İlk Derece) SAYISI : 2023/5 E., 2023/6 K. Taraflar arasındaki Hakem Kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 25.12.2018 tarihinde taraflar arasında "Sertifikalı Yonca Tohumluk Üretim Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme hükümleri gereğince 2022 yılı yonca tohumu hasat sezonuna kadar olan diğer sezonlarda sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde yetiştirilen yonca tohumlarının davalı tarafından satın alındığını, 2022 yılına gelindiğinde yine usülune uygun şekilde yonca tohumu yetiştirildiğini, ancak davalı tarafından sözleşme hükümlerine uyulmadığını, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, sözleşmede bulunan tahkim şartına bağlı olarak Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kuruluna başvurulduğunu, Aksaray İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan analiz sonucunda, üretilen yonca tohumlarının sözleşmede belirtilen şartları sağlamasına ve sözleşmede yazılı olarak ürün fiyatı kararlaştırılmasına rağmen, sözleşmenin 5. maddesine aykırı olacak şekilde, hakemlerce re'sen fiyat araştırması yapılarak belirlenen fiyata göre, yonca tohumlarının davalı tarafından satın alınması ile yonca tohumlarının kilo fiyatının 62,53 TL olarak hesap edilmesine karar verildiğini, bu kararın tahkim taleplerinin tamamını kapsamadığını, tahkim giderlerinin davalıya yükletilmesi gerekirken yapılan masraflar hakkında bir karar verilmediğini, hakemin taraflarca açıkça yetkilendirildiği takdirde hakkaniyet ve nesafet kurallarına göre karar verilebileceğini, hakemin yetkisini aştığını ve talebin tamamı hakkında karar vermediğini, hakemin sözleşme koşullarına göre belirlenen fiyat üzerinden karar vermesi gerektiğini, hakem kurulunun fiyatın uyarlamasına ilişkin bir yetkisi bulunmadığı gibi uyarlama şartlarının da oluşmadığını, buna göre, tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğini ileri süererek, Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulunun 10.05.2023 tarihli ve 2022/09 sayılı kararın HMK'nın 439 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yonca tohumu fiyatı, tahkim ücreti, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hakem kararlarının iptali şartlarının HMK'nın 439 uncu maddesinde tahdidi sayıldığını, hakem kararlarının ancak şekli unsurlar bakımından incelemeye tabi olduklarını, davacının iptal gerekçelerinin kararın esasına ilişkin olduğunu ve yasal düzenlemede sayılan şartlar arasında yer almadığını, tahkim yargılamasında hakemin hukuk kurallarını tayin ve uygulama konusunda serbestçe karar verebileceğini, uygulanan kurallara dair yerindelik incelemesi yapılmayacağını, davacının tüm talepleri bakımından ve vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında da karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflarca yapılan sözleşmenin 5. maddesinde yonca satış fiyatının belirlenme kriterleri tayin edilmesine rağmen, hakem kurulunca, yetkisini aşacak şekilde, sözleşme ve talep dışına çıkılarak piyasa şartlarına göre fiyat araştırması yapılıp 2022 yılı itibarıyla yonca tohumu satış fiyatı belirlenerek, davacının aleyhine olacak şekilde, ürün birim ve toplam fiyatına karar verildiği, bu durumda HMK'nın 433 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilir." hükmüne aykırı olarak tarafların açık bir talebi olmaksızın, hakem kurulunca dava konusu dışında karar verilmesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen dikkate alınması gerektiği, buna göre, hakem kurulu kararı HMK'nın 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasının “d” bendinde düzenlenen "hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı" hükmüne aykırı olduğu gibi aynı zamanda aynı kanunun “ğ” bendinde düzenlenen "kararın kamu düzenine aykırı olması" hükmüne de aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulu Komisyonunun 10.05.2023 tarihli ve HK-2022-9 sayılı gerekçeli karar toplantı tutanağının ve verilen kararların iptaline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hakem kararlarının iptali için HMK 439 uncu maddede yer alan hususların şartların gerçeklemesi gerektiğini, bu düzenleme ile hakem kararlarının yerindeliğine ilişkin olarak değil, şekli bakımından uygunluğunun incelenmesinin esas alındığını, Mahkemece kanuna aykırı olarak yerindelik denetimi yapıldığını, taraflar arasındaki üretim sözleşmesinde, fiyat artışına ilişkin olarak düzenlenen maddede yer alan "TMO tarafından açıklanan Ekmeklik Buğday taban fiyat %'si oranındaki artışlara göre belirlenecektir" ibaresi ile tarafların fiyat artışında esas alınacak kriterin belirlendiği, emredici düzenleme olmadığını, davacının hangi kritere göre fiyat artışı gerçekleştirdiği ve talep ettiği bilinememekle birlikte, talep edilen fiyatın, önceki yıllara göre oldukça yüksek olduğu, ekonomik kriz ve Ukrayna-Rusya savaşı gibi olağanüstü hallerin bu artışa sebebiyet verdiğinin hem hakem kurulu tarafından tespit edilmiş hem de cevap dilekçesi ile ileri sürüldüğünü, talep edilen fiyata ilişkin itirazlarının hakem kurulu tarafından değerlendirilerek ve resmi veriler dikkate alınarak, ürün bedeli belirlendiğini, hakem kurulunun herhangi bir yetki aşımı olmadığını, uyuşmazlıkta tarafların ileri sürdüğü konularda inceleme gerçekleştirdiğini, delil topladığı ve bilirkişi raporu alındığı belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. HMK’nın 439 uncu maddesinde yer alan; "Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri Bölge Adliye Mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür." şeklinde düzenleme gereğince, Hakem kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabilecektir. Aynı maddenin devamında da iptal sebepleri tek tek sayılmıştır. Hakem kararının iptali davalarında iptal sebepleri tahdidi olarak sayıldığından, kararın esası yönünden hukuka uygun ve yerinde olup olmadığının incelenmesi mümkün değildir. Yargıtay içtihatları ile de Hakem Heyeti kararının esasının, yerinde olup olmadığının, hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların Hakem Heyeti kararının iptali davalarında inceleme konusu yapılamayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 22.06.2016 gün, 2016/4931 E., 2016/6886 K.). 2. Hakem Kurulunun, başvuru sonucu ileri sürülen iddia ve savunmaları değerlendirerek, tarafların tüm talepleri hakkında bir karar vermesi gerekir. Maddi hukuka ilişkin konularla ilgili uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakeme aittir. Somut olayda taraflar arasındaki tahkim sözleşmesinde Hakem Heyetinin uyuşmazlığın çözümünde hakkaniyet kurallarını uygulayacağına ilişkin açık bir düzenleme olmadığından, Hakem Heyetinin somut uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuka ilişkin "aşırı ifa güçlüğü - uyarlama" kurallarını uygulayarak bu şekilde çözüme bağlamasında yasal engel yoktur. Uyuşmazlığın maddi hukuk kuralları uygulanarak hakkaniyet ilkesine göre çözümlenmesi maddi hukuk kurallarının uygulanmadığı anlamasına gelmez. Öte yandan uygulanan maddi hukuk müessesesi için Kanun ismi ve madde numarası belirtilmesi de zorunlu değildir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuk kuralları yerine hakkaniyet kurallarına göre karar verildiği şeklinde değerlendirmesi isabetli görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3. İptal davasına bakan Mahkemelerce, hakem kararlarının tamamı ya da ayrılabilir bölümleri hakkında "kısmen" iptal kararı verilmesine engel bulunmamaktadır. Mahkeme iptal sebebiyle bağlı olup, bu sebepler doğrultusunda inceleme yapmak zorundadır. Somut olayda davacı HMK'nın 439/2-d "Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı," maddesi ile "f" bendi uyarınca tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği hukuksal gerekçelerine dayalı olarak iptal talebinde bulunduğu halde, Mahkemece anılan dava sebepleri dışına çıkılarak Hakem Heyeti kararının HMK'nın 439/2-ğ maddesinde düzenlenen "kamu düzenine aykırılık" hukuk sebebine dayalı olarak iptal kararı verilmesi isabetli görülmemiştir. Kaldı ki Hakem Heyeti kararının, kamu düzenine aykırı olduğunu söylemek için Hakem Heyeti kararının yarattığı sonucun, toplumdaki temel ahlak kuralları, temel insan hakları veya toplumu temelinden sarsacak sonuçlara yol açması gibi durumların söz konusu olması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir halin varlığı da söz konusu olmadığından hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2024/532 E., 2024/1178 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi(İlk Derece)
tam metni aç
e, sözleşme ve talep dışına çıkılarak piyasa şartlarına göre fiyat araştırması yapılıp 2022 yılı itibarıyla yonca tohumu satış fiyatı belirlenerek, davacının aleyhine olacak şekilde ürün birim ve toplam fiyatına karar verildiği, bu durumda HMK'nın 433 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kur
3. Hukuk Dairesi         2024/532 E.  ,  2024/1178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2023/4 E., 2023/5 K. Taraflar arasındaki Hakem Kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile 25.12.2018 tarihli "Sertifikalı Yonca Tohumluk Üretim Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme hükümleri gereğince 2022 yılı yonca tohumu hasat sezonuna kadar olan diğer sezonlarda sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde yetiştirilen yonca tohumlarının davalı tarafından satın alındığını, 2022 yılına gelindiğinde yine usulüne uygun şekilde yonca tohumu yetiştirildiğini, ancak davalı tarafından sözleşme hükümlerine uyulmadığını, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, sözleşmede bulunan tahkim şartına bağlı olarak Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kuruluna başvurulduğunu, Aksaray İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan analiz sonucunda, üretilen yonca tohumlarının sözleşmede belirtilen şartları sağlamasına ve sözleşmede yazılı olarak ürün fiyatı kararlaştırılmasına rağmen, sözleşmenin 5. maddesine aykırı olacak şekilde, hakemlerce re'sen fiyat araştırması yapılarak belirlenen fiyata göre, yonca tohumlarının davalı tarafından satın alınması ile yonca tohumlarının kilo fiyatının 62,53 TL olarak hesap edilmesine karar verildiğini, bu kararın tahkim taleplerinin tamamını kapsamadığını, tahkim giderlerinin davalıya yükletilmesi gerekirken yapılan masraflar hakkında bir karar verilmediğini, hakemin taraflarca açıkça yetkilendirildiği takdirde hakkaniyet ve nesafet kurallarına göre karar verilebileceğini, hakemin yetkisini aştığını ve talebin tamamı hakkında karar vermediğini, hakemin sözleşme koşullarına göre belirlenen fiyat üzerinden karar vermesi gerektiğini, hakem kurulunun fiyatın uyarlamasına ilişkin bir yetkisi bulunmadığı gibi uyarlama şartlarının da oluşmadığını, buna göre, tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğini ileri sürerek, Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulunun 10.05.2023 tarihli ve 2022/08 sayılı kararın HMK'nın 439 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yonca tohumu fiyatı, tahkim ücreti, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hakem kararlarının iptali şartlarının HMK'nın 439 uncu maddesinde tahdidi sayıldığını, hakem kararlarının ancak şekli unsurlar bakımından incelemeye tabi olduklarını, davacının iptal gerekçelerinin kararın esasına ilişkin olduğunu ve yasal düzenlemede sayılan şartlar arasında yer almadığını, tahkim yargılamasında hakemin hukuk kurallarını tayin ve uygulama konusunda serbestçe karar verebileceğini, uygulanan kurallara dair yerindelik incelemesi yapılmayacağını, davacının tüm talepleri bakımından ve vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında da karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflarca yapılan sözleşmenin 5. maddesinde yonca satış fiyatının belirlenme kriterleri tayin edilmesine rağmen, hakem kurulunca, yetkisini aşacak şekilde, sözleşme ve talep dışına çıkılarak piyasa şartlarına göre fiyat araştırması yapılıp 2022 yılı itibarıyla yonca tohumu satış fiyatı belirlenerek, davacının aleyhine olacak şekilde ürün birim ve toplam fiyatına karar verildiği, bu durumda HMK'nın 433 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilir." hükmüne aykırı olarak tarafların açık bir talebi olmaksızın, hakem kurulunca dava konusu dışında karar verilmesi kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerektiği, buna göre hakem kurulu kararı HMK'nın 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasının “d” bendinde düzenlenen "hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı" hükmüne aykırı olduğu gibi aynı zamanda aynı kanunun “ğ” bendinde düzenlenen "kararın kamu düzenine aykırı olması" hükmüne de aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulu Komisyonunun 10.05.2023 tarihli ve HK-2022-8 sayılı gerekçeli karar toplantı tutanağının ve verilen kararların iptaline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hakem kararlarının iptali için HMK 439 uncu maddede yer alan şartların gerçeklemesi gerektiğini, bu düzenleme ile hakem kararlarının yerindeliğine ilişkin olarak değil, şekli bakımından uygunluğunun incelenmesinin esas alındığını, Mahkemece kanuna aykırı olarak yerindelik denetimi yapıldığını, taraflar arasındaki üretim sözleşmesinde, fiyat artışına ilişkin olarak düzenlenen maddede yer alan "TMO tarafından açıklanan Ekmeklik Buğday taban fiyat %'si oranındaki artışlara göre belirlenecektir" ibaresi ile tarafların fiyat artışında esas alınacak kriterin belirlendiği, emredici düzenleme olmadığını, davacının hangi kritere göre fiyat artışı gerçekleştirdiği ve talep ettiği bilinememekle birlikte, talep edilen fiyatın, önceki yıllara göre oldukça yüksek olduğunu, ekonomik kriz ve Ukrayna-Rusya savaşı gibi olağanüstü hallerin bu artışa sebebiyet verdiğinin hem hakem kurulu tarafından tespit edildiğini, hem de cevap dilekçesi ile ileri sürüldüğünü, talep edilen fiyata ilişkin itirazlarının hakem kurulu tarafından değerlendirilerek ve resmi veriler dikkate alınarak, ürün bedeli belirlendiğini, hakem kurulunun herhangi bir yetki aşımı olmadığını, uyuşmazlıkta tarafların ileri sürdüğü konularda inceleme yapılarak delil topladığını ve bilirkişi raporu alındığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Hakem Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. HMK’nın 439 uncu maddesinde yer alan; "Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri Bölge Adliye Mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür." şeklinde düzenleme gereğince, Hakem kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabilecektir. Aynı maddenin devamında da iptal sebepleri tek tek sayılmıştır. Hakem kararının iptali davalarında iptal sebepleri tahdidi olarak sayıldığından, kararın esası yönünden hukuka uygun ve yerinde olup olmadığının incelenmesi mümkün değildir. Yargıtay içtihatları ile de Hakem Heyeti kararının esasının, yerinde olup olmadığının, hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların Hakem Heyeti kararının iptali davalarında inceleme konusu yapılamayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 22.06.2016 gün, 2016/4931 E., 2016/6886 K.). 2. Hakem Kurulunun, başvuru sonucu ileri sürülen iddia ve savunmaları değerlendirerek, tarafların tüm talepleri hakkında bir karar vermesi gerekir. Maddi hukuka ilişkin konularla ilgili uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakeme aittir. Somut olayda taraflar arasındaki tahkim sözleşmesinde Hakem Heyetinin uyuşmazlığın çözümünde hakkaniyet kurallarını uygulayacağına ilişkin açık bir düzenleme olmadığından, Hakem Heyetinin somut uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuka ilişkin "aşırı ifa güçlüğü - uyarlama" kurallarını uygulayarak bu şekilde çözüme bağlamasında yasal engel yoktur. Uyuşmazlığın maddi hukuk kuralları uygulanarak hakkaniyet ilkesine göre çözümlenmesi maddi hukuk kurallarının uygulanmadığı anlamasına gelmez. Öte yandan uygulanan maddi hukuk müessesesi için Kanun ismi ve madde numarası belirtilmesi de zorunlu değildir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuk kuralları yerine hakkaniyet kurallarına göre karar verildiği şeklinde değerlendirmesi isabetli görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3. İptal davasına bakan Mahkemelerce, hakem kararlarının tamamı ya da ayrılabilir bölümleri hakkında "kısmen" iptal kararı verilmesine engel bulunmamaktadır. Mahkeme iptal sebebiyle bağlı olup, bu sebepler doğrultusunda inceleme yapmak zorundadır. Somut olayda davacı HMK'nın 439/2-d "Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı," maddesi ile "f" bendi uyarınca tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği hukuksal gerekçelerine dayalı olarak iptal talebinde bulunduğu halde, Mahkemece anılan dava sebepleri dışına çıkılarak Hakem Heyeti kararının HMK'nın 439/2-ğ maddesinde düzenlenen "kamu düzenine aykırılık" hukuk sebebine dayalı olarak iptal kararı verilmesi isabetli görülmemiştir. Kaldı ki Hakem Heyeti kararının, kamu düzenine aykırı olduğunu söylemek için Hakem Heyeti kararının yarattığı sonucun, toplumdaki temel ahlak kuralları, temel insan hakları veya toplumu temelinden sarsacak sonuçlara yol açması gibi durumların söz konusu olması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir halin varlığı da söz konusu olmadığından hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2013/19467 E., 2013/24796 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
Davalı kocanın temyizi süresinde olup, davacı kadının katılma yolu ile yapmış olduğu temyiz ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 433/2.maddesinde belirtilen on günlük süre geçtikten sonra yapılmıştır.
2. Hukuk Dairesi         2013/19467 E.  ,  2013/24796 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına ve davalı kocanın temyiz talebi yönünden ise temyiz talebinin reddedilmesine dair Dairemizin 08.07.2013 gün ve 2013/6965 esas, 2013/19270 karar sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. 1-Mahkemece verilen hüküm 16.01.2013 tarihinde davalı koca vekiline tebliğ edilmiş, davalı koca vekili süresi içinde verdiği 28.01.2013 tarihli temyiz dilekçesi ile kararı kusur tespiti, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönlerinden temyiz etmiş, bu temyiz dilekçesi 08.02.2013 tarihinde davacı kadın vekiline tebliğ edilmiş, davacı kadın vekili ise 22.02.2013 tarihli dilekçe ile hükmü, tazminatların miktarları yönünden, katılma yolu ile temyiz etmiştir. Davalı kocanın katılma yolu ile yapılmış bir temyizi ise bulunmamaktadır. Davalı kocanın temyizi süresinde olup, davacı kadının katılma yolu ile yapmış olduğu temyiz ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 433/2.maddesinde belirtilen on günlük süre geçtikten sonra yapılmıştır. Bu durumda; davacı kadının katılma yolu ile yapmış olduğu temyizin süre yönünden reddi, davalı kocanın temyizinin ise esastan incelenmesi gerekirken, ilk incelemede bu husus gözden kaçırılarak, davalı kocanın temyizinin, katılma yolu ile yapılmış bir temyiz olarak kabul edilip, süreden reddedilmesi, davacı kadının temyizi yönünden ise esastan inceleme yapılmış olması nedeniyle, Dairemizin 08.07.2013 gün ve 2013/6965 esas, 2013/19270 karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı koca vekilinin temyiz dilekçesi, davacı kadın vekiline 08.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevabında hükme ilişkin itirazlarını bildirmesi mümkün ise de, bu yolla temyiz süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden başlayarak on gündür. (HUMK.md. 433/2) Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların incelenmesi artık mümkün değildir. Davacı vekili hükme ilişkin itirazlarını ihtiva eden temyize cevap dilekçesini yasal on günlük süreden sonra 22.02.2013 günü verdiğine göre, davacı kadının katılma yolu ile temyizi süresinde değildir. Bu sebeple davacının katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 3- Davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı kocanın karar düzeltme isteminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-/442. maddeleri uyarınca kabulüne, Dairemizin 08.07.2013 gün ve 2013/6965 esas, 2013/19270 karar sayılı kararının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda 3.bentte açıklanan sebeplerle ONANMASINA, davacı kadının katılma yolu ile temyiz talebinin ise yukarıda 2 .bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.01.11.2013 (Cuma)

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Hakemlerin "hakkaniyet ve nasafet" kurallarına göre karar verebilmesinin şartı nedir?

A) Uyuşmazlığın ticari olması
B) Tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları
C) Hakemlerin uygun görmesi
D) Kanunda boşluk olması
E) Yabancılık unsuru bulunması

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol