6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 438

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 438. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 438- (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligat, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. İptal davası[69]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

39 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2016/2229 E., 2016/2593 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varHukuk Mahkemesi
maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın, HMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 438/7.
23. Hukuk Dairesi         2016/2229 E.  ,  2016/2593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu... sayılı dosyasında, borçluya ait aracın satış bedelinin paylaşımı için düzenlenen 16.07.2014 tarihli sıra cetvelinde, satış bedelinin tümünün borçlu şirketin vergi borçlarına karşılık...ödenmesi karar verildiğini, satılan aracın sadece aynından kaynaklanan vergi borçlarının öncelikli olarak ödeneceğini, borçlunun diğer vergi borçları nedeniyle ... Dairesi'ne ödeme yapılamayacağını, müvekkilinin alacağının işçilik alacağı olduğunu ve öncelikle müvekkiline ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan ..., müvekkili şirketin icra dosyasında borçlu durumda olduğunu, sıra cetvelinin hazırlanmasında müvekkili şirketin tasarruf yetkisi olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 140. ve 206/1. maddeleri uyarınca vergi borcu, satışa konu eşyanın satış bedelinden mahsup edildikten sonra diğer alacaklılara ödeme yapılabileceği, bu nedenle şikayete konu olan, ... düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. 1-Şikayetçi vekilinin, şikayet olunanlar borçlu... ilişkin temyiz itirazları yönünden; İİK'nın 142/1. maddesi hükmüne göre, "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir." Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve kendisine pay ayrılan alacaklıları ifade eder. Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara, diğer anlatımla kendine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılara yöneltilmelidir. Somut olayda, şikayete konu sıra cetvelinde borçlu ...alacaklı sıfatı bulunmadığından, şikayetçinin adı geçen borçlu aleyhinde şikayette bulunmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. İcra Müdürlüğü'nün ( memur ) işlemine karşı İİK'nın 16. maddesine dayalı şikayette, İcra Müdürlüğü'ne husumet yöneltilmesi gerekmekte ise de, sıra cetvelini şikayet bakımından, takibi yapan icra müdürlüğünün de alacaklı sıfatı bulunmadığından, şikayetçinin icra müdürlüğü aleyhine şikayette bulunmasında da hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, borçlu ..., HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın, HMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda, "SONUÇ" bölümünde yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. 2-Şikayetçi vekilince, müvekkilinin mahkeme ilamına dayalı alacağının öncelikli olmasına rağmen, sıra cetvelinde satış bedelinin tamamının...ödenmesinin yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, sıra cetveline şikayette bulunulmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, şikayet kural olarak, şikayet edene göre öncelikli olup pay ayrılan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Şikayette hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet tevcih edilmesi talebin reddini gerektirmez. Bu durumda mahkemece şikayetçiye sıra cetvelinde kendisinden önce gelen ve pay ayrılan alacaklılara husumet tevcihi yönünde HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca kesin süre verilip bu alacaklıların da dosyaya dahil edilmesi, şikayet dilekçesinin tebliğ edilerek, taraf teşkilinin sağlanması, varsa savunma ve delilleri değerlendirilerek şikayetin incelenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucu hukuki durumu etkilenecek olan... dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, taraf delilleri toplanarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamıştır. 3-Bozma nedenine göre, şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin borçlu... yönelik temyiz itirazlarının reddi ile adı geçen borçlu ve ... yönünden kararın gerekçesi değiştirilerek ve "HÜKÜM" fıkrasının 1. bendi çıkarılarak yerine 1. bent olarak "HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddesi uyarınca şikayetin usulden reddine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re'sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

4. Hukuk Dairesi, 2021/2964 E., 2021/1804 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine gör
4. Hukuk Dairesi         2021/2964 E.  ,  2021/1804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi -K A R A R- İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş ise de, yapılan temyiz incelemesinde, yerel mahkemece Hakem Heyetinin kararının saklanmasına karar verildiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı Ak Sigorta AŞ'ye tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, Hakem Kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı Ak Sigorta AŞ'ye mevzuat hükümlerine uygun olarak tebliği ile buna ilişkin tebligat parçasının dosyaya konulması ve temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2021/6936 E., 2021/10719 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine gör
4. Hukuk Dairesi         2021/6936 E.  ,  2021/10719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi -K A R A R- İncelenmesine gerek duyulan, davaya konu trafik kazası nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasının tüm evrakı ile eklenerek gönderilmesi için dosyanın geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, itiraz hakem heyetince verilen kararın davacı vekiline mahkemece tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Mahkemece itiraz hakem heyeti kararının davacı tarafa usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine (İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere, İtiraz Hakem Heyeti kararının saklanması kararını veren ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne) GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2021/2891 E., 2021/2266 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
bendinden ‘’ve aynı fen raporunda yine 1 nolu güzergah üzerinde bulunan ve C harfi ile gösterilen tapusuz 67,92 m²'lik yer üzerinde’’ ibaresinin çıkartılmasına, hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25
7. Hukuk Dairesi         2021/2891 E.  ,  2021/2266 K. "İçtihat Metni" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.11.2014 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Geçit hakkı tesisi tapulu taşınmaz leh ve aleyhine kurulur. Tapusuz taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis edilemeyeceğinden hükümde tapusuz taşınmaza da yer verilmesi doğru görülmemiş, belirtilen husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; hüküm sonucunun 1. bendinden ‘’ve aynı fen raporunda yine 1 nolu güzergah üzerinde bulunan ve C harfi ile gösterilen tapusuz 67,92 m²'lik yer üzerinde’’ ibaresinin çıkartılmasına, hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
21. Hukuk Dairesi, 2019/449 E., 2019/7453 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
smen kabulüne ilişkin kararda, vekili bulunmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.
21. Hukuk Dairesi         2019/449 E.  ,  2019/7453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasındaki tespit davası nedeniyle verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 20/05/2015 gün ve 2015/4303 Esas - 2015/11251 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R 1- Yargıtayca onanan kararda tavzih yapılamayacağından Adana 2. İş Mahkemesi' nin 2013/280 E. 2014/511 K. sayılı ve 13/11/2018 tarihli davacının tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararına yönelik davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan ek kararın ONANMASINA, 2- Davalı kurum vekilinin maddi hataya ilişkin talebine gelince; İstem, maddi yanılgının düzeltilmesine ilişkindir.İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.Dava, davacının 01/01/1998 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 01/06/1999-31/12/1999 ve 01/06/2002-01/06/2004 tarihleri arasında 2926 sayılı yasaya göre tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ile her iki taraf lehine karşılıklı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. İş bu karar, Dairemizin 20/05/2015 tarih 2015/4303 Esas ve 2015/11251 Karar sayılı kararı ile onanmış ise de; vekili bulunmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından, Dairemizin anılan kararın onanmasına ilişkin 20/05/2015 tarih 2015/4303 Esas ve 2015/11251 Karar sayılı ilamının maddi yanılgıya dayalı olması nedeniyle kaldırılması gerekmektedir.Şu halde, istemin kısmen kabulüne ilişkin kararda, vekili bulunmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca hüküm düzeltilerek onanmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı kurum vekilinin isteminin kabulü ile Dairemizin maddi hataya dayalı 20/05/2015 tarih 2015/4303 Esas ve 2015/11251 Karar sayılı ONAMA kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Hüküm fıkrasının davacı lehine vekalet ücretine ilişkin 3. bendinde yer alan “Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin tümüyle silinerek hükümden çıkartılmasına, Hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 03/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.