6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 442

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 442. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 442- (1) Hakem veya hakem kurulu, tarafların her birinden yargılama giderleri için gereken hâllerde avans yatırılmasını isteyebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça, bu avans taraflarca eşit miktarda ödenir. (2) Avans, hakem veya hakem kurulu kararında öngörülen süre içinde ödenmemişse hakem veya hakem kurulu yargılamayı durdurabilir. Yargılamanın durdurulduğunun taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenirse yargılamaya devam olunur; aksi hâlde tahkim yargılaması sona erer. (3) Hakem veya hakem kurulu, kararını verdikten sonra taraflara, yatırılmış olan avansların harcama yerlerini ve miktarlarını gösterir bir belge verir ve varsa kalan avansı ödeyene iade eder. (4) Taraflar aksini kararlaştırmadıkça yargılama giderleri haksız çıkan tarafa yüklenir. Davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderleri haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılır. (5) Hakem veya hakem kurulunun yargılamayı sona erdiren veya taraflar arasındaki sulhü tespit eden kararında da yargılama giderleri gösterilir. Yargılamanın iadesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2020/794 E., 2020/2087 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
bentte gösterilen sebeple davalının karar düzeltme isteğinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddelerinin kısmen kabulüne, Dairemizin 17/12/2019 tarihli, 2019/7555 esas ve 2019/12358 karar sayılı onama ilamının kişisel ilişki yönünden kaldırılarak hükmün bu yönden BOZUMASINA, davalının sair karar düzeltme isteklerinin ise yukarıda 1.
2. Hukuk Dairesi         2020/794 E.  ,  2020/2087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 17/12/2019 gün ve 2019/7555-2019/12358 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. 1- Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme talepleri yersizdir. 2-Davalının kişisel ilişkiye yönelik karar düzeltme talebinin incelenmesine gelince; Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında mahkemece davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine, ortak çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk ile davalı baba arasında her hafta Cumartesi günü sabah 08.00'den akşam saat 18:00'a kadar davalı baba yanında kalmak suretiyle, her yıl okulların ara tatili (15 tatil) girdiği ilk gün sabah saat 08:00'dan akşam saat 18.00'a kadar, baba yanında yatılı kalmayacak şekilde yine davalı babanın her yıl Temmuz ayının l. günü sabah saat 08:00'dan akşam saat 18:00'a kadar ortak çocukları yanına yatılı almamak kaydıyla, ayrıca her yıl Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günü saat 12:00'dan akşam saat 16:00'a kadar, 3. günü sabah saat 08:00'dan akşam saat 18:00'a kadar ortak çocuğu yanına alarak kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Davalı erkek tarafından ortak çocukla kişisel ilişki de dahil olmak üzere tüm yönlerden karar temyiz edilmiş, Dairemizin 17.12.2019 tarihli, 2019/7555 esas ve 2019/12358 karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı erkek tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yaşı, ana ve babalık duygusunun tatmini, çocukların yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocukların kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Mahkemece, idrak çağında bulunan ortak çocuğun baba ile kişisel ilişki konusunda dinlenilmesi, velayet hakkı davacı anneye bırakılan ortak çocuk ile davalı baba arasında, babalık duygularını tatmin edecek ve bu hakkın rahatça kullanılmasına engel olmayacak ve yatılı olacak şekilde, daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken, yazılı olduğu gibi yetersiz şekilde kişisel ilişki kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu husus temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığından davalı erkeğin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 17.12.2019 tarihli, 2019/7555 esas ve 2019/12358 karar sayılı ilamının kişisel ilişki düzenlemesine yönelik hükmün onanması bölümünün kaldırılmasına, hükmün açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalının karar düzeltme isteğinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddelerinin kısmen kabulüne, Dairemizin 17/12/2019 tarihli, 2019/7555 esas ve 2019/12358 karar sayılı onama ilamının kişisel ilişki yönünden kaldırılarak hükmün bu yönden BOZUMASINA, davalının sair karar düzeltme isteklerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 11.03.2020(Çrş.)

Diğer kararlar (2)

8. Hukuk Dairesi, 2016/10496 E., 2018/10117 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
...'ın sair karar düzeltme taleplerinin (1) nolu bentte açıklanan nedenle REDDİNE, HMK'nun 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyen bir kısım davalılara iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi         2016/10496 E.  ,  2018/10117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin, Müdahalenin Men'i, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 07.03.2016 gün ve 2016/2126 Esas, 2016/4077 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, davaya konu 248 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının iptali ile tecavüzün önlenmesine, yapıların kaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; “Davalılar ...hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davacı tarafın davasının davalılar , ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kabulü ile, davaya konu 248 parselde kayıtlı bulunan ve bilirkişi...n krokisinde "A" harfi ile gösterdiği 173.64 m2 lik yerin davalıların kat mülkiyetinden kaynaklanan hisseleri oranında iptali ile deniz kıyısı olarak terkinine” dair verilen 24.01.2013 tarih ve 2012/52 Esas, 2013/48 Karar sayılı kararın, bir kısım davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 07.03.2016 tarih ve 2016/2126 Esas, 2016/4077 Karar sayılı ilamı ile ONANMASINA karar verilmesi üzerine, bir kısım davalılar vekili Av. ... tarafından süresinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur. 1-Bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın, dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiştir. 2-6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesine göre, mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda; Mahkemece, hüküm kısmında, haklarında kabul ve ret kararı verilen davalılar tek tek sayılmış ancak, davalılardan ... hakkında olumlu olumsuz bir karara yer verilmeyerek eksik bırakılmıştır. Hüküm bu haliyle eksik ve infaza elverişli olmadığından bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nın 442/3. maddesi gereğince, bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın karar düzeltme isteğinin (2) nolu bentte açıklanan nedenle kabulüne; Dairenin 07.03.2016 tarih ve 2016/2126 Esas, 2016/4077 Karar sayılı ONAMA ilamının kaldırılmasına, açıklanan sebeplerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın sair karar düzeltme taleplerinin (1) nolu bentte açıklanan nedenle REDDİNE, HMK'nun 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyen bir kısım davalılara iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2018/634 E., 2018/12708 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nın 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen bir kısım davalılara iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi         2018/634 E.  ,  2018/12708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 30.10.2017 gün ve 2017/13800 Esas, 2017/14136 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Asıl ve birleşen dosyalarda davacılar vekili, 924 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalıların müşterek murisleri olan ... ve ...'nin yarı hisse oranında malik olduklarını, vekil edenlerinin ise murisler ... ve ...' nın mirasçıları olduklarını, kayıt maliklerinin 20 yıldan fazla süre önce öldüğünü, tapu kayıtlarının intikal görmediğini, vekil edenlerinin murislerinin 20 yıldan fazla süre taşınmazda zilyet olduklarını belirterek TMK'nın 713/2 maddesi uyarınca tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Asıl ve birleşen dosyalarda bir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı, hak düşürücü süre geçtiğini, davanın yersiz açıldığını, kazanma koşulları ve süresinin gerçekleşmediğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece bozmadan önce, davanın kabulüne TMK.nın 713/2. maddesi uyarınca 194 ada 3 parselin tapu kaydının iptaliyle veraset belgesindeki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm bir kısım davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş, Daire'nin 15.04.2013 tarihli ve 2013/2403 Esas, 2013/5639 Karar sayılı ilamı ile taraf teşkilinin sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmiş olması gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, bozmaya uyma kararı verilerek, davanın ve birleşen davaların kabulü ile; 924 ada 3 parselde tapuya kayıtlı iken imar uygulaması sırasında 5136 ada 3 parsel olarak tapuya kayıtlı hale gelen taşınmazdaki davalılar murisi ... oğlu ... adına olan 58305/490028 hissenin ve ... oğlu ... adına olan 58305/490028 hissenin iptali ile hisselerine göre davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar Daire'nin 30.10.2017 tarihli ve 2017/13800 Esas, 2017/14136 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bir kısım davalılar vekili süresinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava; TMK.nın 713/2. maddesindeki "ölüm" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarla niteliğindeki, 1933 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 924 ada 3 parselin, 2390 sayılı vergi kaydı kapsamında kaldığı, vergi kayıt maliklerinin ölü olduğu açıklanarak 19.06.1956 tarihinde 1/2'şer paylı mülkiyet şeklinde ... oğulları ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tutanağının kesinleşmesi üzerine 27.02.1957 tarihinde tapu kaydının oluştuğu, davacılar tarafından açılan tapuda anne ismi tashih davası sonunda ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tarihinde kesinleşen ilamı ile tapu maliklerinin “...” olan anne ismi “... oğlu”olarak düzeltilmesine karar verildiği ve tapu kaydının da bu şekilde düzeltildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece maddede yazılı kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece sadece yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanına dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Bir kısım davalılar vekilince 01.03.2004 hakim havale tarihli dilekçe ile tanık listesi verilmiş, mahkemece de delil listesinin verildiği duruşma tutanağında belirtilmiştir. Ancak vazgeçme olmadığı halde davalı tanıkları herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin dinlenilmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davalı tanıklarının HMK'nın 243 ve 244 maddeleri uyarınca davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları, aynı Kanunun 259. maddesi uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle tanıkların keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, taşınmaza kimin zilyet olduğu, zilyetlik süresinin ne zaman başladığı ve ne şekilde devam ettiği malik sıfatıyla nizasız fasılasız zilyetlik bulunup bulunmadığı hususları tanıklara sorularak açıklığa kavuşturulmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu sebeple, bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Daire'nin 30.10.2017 tarihli ve 2017/13800 E. 2017/14136 K.sayılı Onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nın 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen bir kısım davalılara iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Hakem veya hakem kurulu yargılama giderleri için avans isteyebilir mi?

A) Hayır, giderleri kendileri karşılar.
B) Evet, tarafların her birinden isteyebilir.
C) Sadece davacıdan isteyebilir.
D) Sadece davalıdan isteyebilir.
E) Mahkemeden ister.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol