Hukuk Muhakemeleri Kanunu 9. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 9- (1) Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.
Sözleşmeden doğan davalarda yetki
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
74 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2021/19354 E., 2022/6762 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Öte yandan; 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337/2.maddesinde “Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir.
4. Hukuk Dairesi 2021/19354 E. , 2022/6762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-... vekili Av. Aşkım Tuba Keçili 2-...
K A R A R
Asıl ve Birleşen davada davalı ... vekili, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım isteminde bulunmuştur. Adli yardım istemi kanun yoluna başvuru sırasında istendiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336. maddenin 3. fıkrası uyarınca davalı ... vekilinin adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinde “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” Aynı Kanun’un 336. maddesinde ise “(3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Öte yandan; 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337/2.maddesinde “Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 13/12/2016 tarih ve 2014/20424-2016/11508 sayılı ilamında; “Yargılama ve temyiz aşamasında davalı ... mali durumuyla ilgili fakirlik belgesi eklemediğinden HMK 336/2 maddesi gereğince adı geçen davalının temyiz aşamasındaki adli yardım talebinin reddine, HMK 337/2 maddesi gereğince kararın yerel mahkemece davalıya tebliğine ve itiraz edilmesi
halinde aynı madde gereğince işlem yapılmasına, adli yardım talebinin reddine dair kararın kesinleşmesi halinde HUMK 434 maddesi uyarınca davalıya harç ve giderler için muhtıra çıkarılması ve neticesine göre işlem yapılması için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine” karar verilmiş olup, Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin adli yardım talebinin reddine dair kararının davalı ... vekiline 08/03/2017 tarihinde tebliği üzerine, 09/03/2017 tarihinde bu karara itiraz edilmiş olup; bunun üzerine dosyanın mahkemece 6100 sayılı Kanun’un 11/04/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece 10/04/2017 tarihli ek kararla yargılama ve temyiz aşamasında davalı ... mali durumuyla ilgili fakirlik belgesi eklemediğinden HMK 336/2 maddesi gereğince adı geçen davalının temyiz aşamasındaki adli yardım talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, mahkemenin bu husustaki kararının yok hükmünde kabul edilerek, davalı ... vekilinin temyiz aşamasındaki adli yardım talebinin reddine dair verilen karara karşı itirazlarını incelemek üzere dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 11/04/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE; 04/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
4. Hukuk Dairesi, 2021/1944 E., 2022/8517 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
vekiline tebliğine, 3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2.
4. Hukuk Dairesi 2021/1944 E. , 2022/8517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
K A R A R
Davalı ... .... vekili, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım isteminde bulunmuştur. Adli yardım istemi kanun yoluna başvuru sırasında istendiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336. maddenin 3. fıkrası uyarınca davalı ... vekilinin adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinde “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun’un 336. maddesinde ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali duruma ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Temyiz eden davalı ... vekili her ne kadar adli yardım talepli temyiz talebinde bulunmuş ise de; HMK 336/2. maddesi gereği iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ekinde müvekkilinin mağduriyetini yeterince belgelendirmediği gibi dosya içerisindeki ekonomik sosyal durum araştırması ve üzerine kayıtlı taşınmaz ve SGK kaydına göre yargılama giderlerini (temyiz harcını) karşılayabilecek durumda olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin adli yardım talebinin reddi gerekmiştir.
Temyiz harç ve giderleri yönünden 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesinde yapılan yollama nedeniyle HMK 344. maddesinin 1. fıkrası ve 346. maddesinin 2. fıkrası hükümlerinin temyizde de kıyasen uygulanması gerekir. 344. maddenin sonucu olarak; temyiz dilekçesi verilirken, temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gerekli olup, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre temyizde de kıyasen uygulanması gereken 05/01/1949 tarih, 1944/2 esas, 1949/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararına göre bu kararı verme yetkisi temyize konu kararı veren mahkemeye ait olduğundan Yargıtayca bu karar verilemez. Mahkemece verilecek bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. fıkrası hükmünün kıyas yoluyla uygulanması gerekir. Kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilen anılan maddenin sonucu olarak ise; bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilmesi mümkün olup, temyiz yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece Yargıtaya gönderilecek, Yargıtay tarafından; bu karar yerinde görülmezse, ilk temyiz dilekçesine göre gerekli inceleme yapılacaktır.
Adli yardım talebinin reddine dair Yargıtay kararının kesinleşmesi halinde davalı ... temyiz itirazlarının incelenebilmesi için yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılarak temyiz harç ve masraflarının da tamamlatılması gerekmektedir.
2- Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair ve diğer davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) Davalı ... vekilinin adli yardım talebinin REDDİNE, 2) Kararın davalı ... vekiline tebliğine, 3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceğine, 4)Davalı ... vekili tarafından adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz dilekçesi verilmesi halinde, dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 11/04/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesine, 5) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararımızın itiraz edilmeyerek kesinleşmesi halinde ise temyiz harç ve giderlerinin ikmal edilmesi için 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca işlem yapılmasına, yukarıda gösterilen nedenlerle gerekli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın Mahkemesi’ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2021/24534 E., 2022/8441 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
tam metni aç
3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2.
4. Hukuk Dairesi 2021/24534 E. , 2022/8441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Davalılardan ... İnşaat Yapı Endüstrisi Tur. Tic. Ltd. şirketi vekili, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım isteminde bulunmuştur. Adli yardım istemi kanun yoluna başvuru sırasında istendiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336. maddenin 3. fıkrası uyarınca davalı şirketin adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinde “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuka korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun’un 336. maddesinde ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali duruma ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı tarafın şirket tüzel kişiliğini haiz olması sebebiyle adli yardım talebinin yukarıda belirtilen Kanun hükmünün öngördüğü şartları taşımadığı ve yasal olmadığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Temyiz harç ve giderleri yönünden 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesinde yapılan yollama nedeniyle HMK 344. maddesinin 1. fıkrası ve 346. maddesinin 2. fıkrası hükümlerinin temyizde de kıyasen uygulanması gerekir. 344. maddenin sonucu olarak; temyiz dilekçesi verilirken, temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gerekli olup, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre temyizde de kıyasen uygulanması gereken 05/01/1949 tarih, 1944/2 esas, 1949/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararına göre bu kararı verme yetkisi temyize konu kararı veren mahkemeye ait olduğundan Yargıtayca bu karar verilemez. Mahkemece verilecek bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. fıkrası hükmünün kıyas yoluyla uygulanması gerekir. Kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilen anılan maddenin sonucu olarak ise; bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilmesi mümkün olup, temyiz yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece Yargıtaya gönderilecek, Yargıtay tarafından; bu karar yerinde görülmezse, ilk temyiz dilekçesine göre gerekli inceleme yapılacaktır.
Adli yardım talebinin reddine dair Yargıtay kararının kesinleşmesi halinde davalı şirketin temyiz itirazlarının incelenebilmesi için yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılarak temyiz harç ve masraflarının da tamamlatılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davalılardan ... İnşaat Yapı Endüstrisi Tur. Tic. Ltd. Şirketinin adli yardım talebinin REDDİNE,
2) Kararın davalı şirket vekiline tebliğine,
3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceğine,
4) Davalı ... İnşaat Yapı Endüstrisi Tur. Tic. Ltd. Şirketi tarafından adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz dilekçesi verilmesi halinde, dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 11/04/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesine,
5) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararımızın itiraz edilmeyerek kesinleşmesi halinde ise, temyiz harç ve giderlerinin ikmal edilmesi için 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca işlem yapılmasına, (anılan hükümler uyarınca adli yardım isteminin reddi kararının tebliğ ile temyiz harç ve giderinin yatırılmaması halinde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme görevi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine aittir)
Yukarıda gösterilen nedenlerle gerekli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2020/2953 E., 2022/11493 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
tam metni aç
3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2.
4. Hukuk Dairesi 2020/2953 E. , 2022/11493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Davacı, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım isteminde bulunmuştur. Adli yardım istemi temyiz kanun yoluna başvuru sırasında istendiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336. maddenin 3. fıkrası uyarınca davalının adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinde “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuka korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun’un 336. maddesinde ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali duruma ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki dosyada; Davacı adli yardım talepli temyiz talebinde bulunmuş ise de; HMK 336/2. maddesi gereği temyiz giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin yeterli belgeyi Dairemize sunamamış, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu muhtardan alınmış belge talebinin kabulü için yeterli görülmemiş, ekonomik sosyal durum araştırmasına ilişkin yazı ve üzerine kayıtlı taşınmazlara ilişkin bilgiler dikkate alındığında temyiz harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olduğu anlaşıldığından davacının adli yardım talebinin reddi gerekmiştir.
Temyiz harç ve giderleri yönünden 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesinde yapılan yollama nedeniyle HMK 344. maddesinin 1. fıkrası ve 346. maddesinin 2. fıkrası hükümlerinin temyizde de kıyasen uygulanması gerekir. 344. maddenin sonucu olarak; temyiz dilekçesi verilirken, temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gerekli olup, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre temyizde de kıyasen uygulanması gereken 05/01/1949 tarih, 1944/2 esas, 1949/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararına göre bu kararı verme yetkisi temyize konu kararı veren mahkemeye ait olduğundan Yargıtayca bu karar verilemez. Mahkemece verilecek bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. fıkrası hükmünün kıyas yoluyla uygulanması gerekir. Kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilen anılan maddenin sonucu olarak ise; bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilmesi mümkün olup, temyiz yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece Yargıtaya gönderilecek, Yargıtay tarafından; bu karar yerinde görülmezse, ilk temyiz dilekçesine göre gerekli inceleme yapılacaktır.
Adli yardım talebinin reddine dair Yargıtay kararının kesinleşmesi halinde davacının temyiz itirazlarının incelenebilmesi için yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılarak temyiz harç ve masraflarının da tamamlatılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,
2) Kararın davacıya tebliğine,
3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceğine,
4) Davacı tarafından adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz dilekçesi verilmesi halinde, dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesine,
5) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararımızın itiraz edilmeyerek kesinleşmesi halinde ise, temyiz harç ve giderlerinin ikmal edilmesi için 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca işlem yapılmasına, (anılan hükümler uyarınca adli yardım isteminin reddi kararının tebliğ ile temyiz harç ve giderinin yatırılmaması halinde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme görevi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne aittir)
Yukarıda gösterilen nedenlerle gerekli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE 05.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2021/3440 E., 2022/981 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
vekiline tebliğine, HMK'nın 6459 sayılı Yasayla değişik 337/2 maddesi uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edilebileceğine, itiraz dilekçesi verilmesi halinde, dosyanın HMK'nın 6459 sayılı Yasayla değişik 337/2.
6. Hukuk Dairesi 2021/3440 E. , 2022/981 K.
"İçtihat Metni"
Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Asıl ve birleşen davalar arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâli ve tescil ile alacak istemine ilişkin olup; mahkemece, asıl davada tapu iptal tescil talebinin reddi ile 12 numaralı bağımsız bölümle ilgili olarak 130.000,00 TL tazminatın davalı ...'dan, 23.462,00 TL kira alacağı ile 8, 17, 20 numaralı bağımsız bölümlerle ilgili olarak 390.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın ise reddine dair verilen 07.06.2018 tarihli karar, davalı ... vekili tarafından adli yardım isteminde bulunulmak suretiyle temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekilinin adli yardım talebi kanun yoluna başvuru sırasında istenildiğinden 6100 sayılı HMK'nın 336/3. maddesi uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeleri göre adli yardımın şartları "ödeme gücünden yoksun olma" ve "talebin açıkca dayanaktan yoksun olmaması"dır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (madde 334/1). Adli yardım talebinde bulunan kimsenin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir (madde 336/2). Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Somut olay incelendiğinde; adli yardım talebinde bulunan davalı ... vekilince davalının temyiz harcını ödeme gücünden yoksun olduğu ve adli yardım koşullarının oluştuğunu kanıtlayacak herhangi bir delil sunmadığı, davalı ... avukat olup ödeme gücünden yoksun olma koşulunun gerçekleşmemiş olması sebebiyle adli yardım isteminin kabulü mümkün görülmemiş, reddi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nın 434/III. maddesinde temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek 7 günlük kesin süre içinde tamamlanması gerektiği, aksi halde temyizden vazgeçmeşi sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Adli yardım talebinin reddine dair Yargıtay kararının kesinleşmesi halinde davalı ...’un temyiz itirazlarının incelenebilmesi için HUMK'nın 434/III. maddesine göre işlem yapılarak temyiz ve harçlarının tamamlatılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ...’un adli yardım talebinin reddine, kararın davalı ... vekiline tebliğine, HMK'nın 6459 sayılı Yasayla değişik 337/2 maddesi uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edilebileceğine, itiraz dilekçesi verilmesi halinde, dosyanın HMK'nın 6459 sayılı Yasayla değişik 337/2. maddesi uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesi, kararın kesinleşmesi halinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlatılması için 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı yasanın 344. maddesi uyarınca işlem yapılmasına, gerekli işlemler tamamlandıktan sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesine GERİ ÇEVİRİLMESİNE, 23.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Usul Hukuku
İzmir'de ticari işletmesi bulunan satıcı (S), Ankara'da ikamet eden alıcı (A) ile Antalya'da katıldıkları bir fuar sırasında, özel tasarım endüstriyel mutfak ekipmanlarının satışı konusunda bir sözleşme akdetmiştir. Sözleşmeye göre ekipmanlar, alıcı (A)'nın Ankara'daki restoranına teslim edilecek, ancak satış bedelinin ifa yerine ilişkin özel bir hüküm konulmamıştır. (A)'nın edimini yerine getirmemesi, yani satış bedelini ödememesi üzerine (S), alacağı için bir alacak davası açmayı planlamaktadır. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki kuralları çerçevesinde davacı (S)'nin sahip olduğu haklarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Dava, genel yetki kuralı uyarınca yalnızca davalının yerleşim yeri olan Ankara'daki mahkemelerde açılabilir.
B) Sözleşmenin ifa yeri ekipmanların teslim edildiği yer olan Ankara olduğundan, dava hem genel hem de özel yetki gereği yalnızca Ankara mahkemelerinde görülebilir.
C) Davacı, seçimlik hakkını kullanarak davayı ya genel yetkili mahkeme olan Ankara'da ya da para borcunun ifa yeri olan kendi yerleşim yeri İzmir'de açabilir.
D) Sözleşme Antalya'da imzalandığı için, bu durum özel bir yetki hali oluşturur ve davacı dilerse davayı Antalya mahkemelerinde de açabilir.
E) Para borçlarında yetki kuralı kamu düzeninden sayıldığından, davacı sadece kendi yerleşim yeri olan İzmir mahkemelerinde dava açmak zorundadır.
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.