6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 170

Türk Ticaret Kanunu 170. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 170- (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.) d) İnceleme hakkı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2007/6730 E., 2008/1101 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
Mahkemece TTK.nun 170.maddesi gereğince kollektif şirket ortakları şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsilen ve bütün malları ile mesul olduklarından ayrıca gerçek kişi olarak davada taraf gösterilmeleri ve husumet tevcihi yerinde görülmediğinden davalılar .
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2007/6730 E.  ,  2008/1101 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R- Dava, kaynağını bayilik sözleşmesinden alan cezai şart, kâr mahrumiyeti ve manevi tazminat alacağına ilişkindir. Davalılar vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece TTK.nun 170.maddesi gereğince kollektif şirket ortakları şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsilen ve bütün malları ile mesul olduklarından ayrıca gerçek kişi olarak davada taraf gösterilmeleri ve husumet tevcihi yerinde görülmediğinden davalılar ... ve... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Ticaret Kolektif Şirketi - ... –... hakkındaki talebin davalı sözleşmeye aykırı hareket ettiği için kısmen kabulüne 20.742 YTL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline, müspet zararlardan olan kâr mahrumiyeti, manevi tazminat ve diğer istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 21.maddesinde “sözleşmenin şirketçe feshi halinde bayiinin hem bu maddede kararlaştırılan miktardaki cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği hem de ayrıca şirketin her türlü alacağını zarar ve ziyanı ile kâr mahrumiyetini ödemeyi de kabul ettiği” hükme bağlanmıştır.Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükmü uyarınca davacının hem cezai şart hem de kâr mahrumiyeti isteyebileceği gözetilmeden kâr mahrumiyeti talebinin reddinde isabet görülmemiştir. 3-Davacının manevi tazminat talebi tümden reddedildiği halde davalı lehine bu yönden vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. Aslı gibidir.

Diğer kararlar (1)

12. Hukuk Dairesi, 2007/12774 E., 2007/16577 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varMalatya 1. İcra Mahkemesi
tam metni aç
Görülüyorki takip konusu bono TTK.nun 688. maddesindeki öngörülen yasal unsurları taşımadığından takibin resen İİK.nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
12. Hukuk Dairesi         2007/12774 E.  ,  2007/16577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 18/04/2007 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Takibe konu olan 05.01.2005 tarihli bonoda vade bölümünde 31.12.2010 yazılı olduğu, bono metnindeki yazı ile yazılan kısımda ise vadenin 31.12.2005 olarak gösterildiği görülmektedir. Bono bu hali ile birden ziyade vadeyi içermektedir. Mahkemenin şikayetin reddine konu ettiği TTK.nun 588/1. madde hükmü aynen "poliçe bedeli hem yazı ve hemde rakamla gösterilipte iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur" hükmünü içermektedir. Madde metninde açıkça anlaşıldığı üzere bu düzenleme bedelle ilgili olup vade ile ilgili bulunmamaktadır. Görülüyorki takip konusu bono TTK.nun 688. maddesindeki öngörülen yasal unsurları taşımadığından takibin resen İİK.nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.