6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 187

Türk Ticaret Kanunu 187. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 187- (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.) 7. İnceleme hakkı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2012/13739 E., 2013/11220 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.04.2012 tarihli ilamı ile davalı ...'ün vesayet altına alındığını, şirketin faaliyetinin durduğunu, TTK'nın 187. maddesi uyarınca bir ortağın sürekli bir hastalığa düçar olması halinde üstüne aldığı şirket işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyeti kaybetmesi halinde diğer ortak bakımından şirketin feshinin istenebileceğini ileri sürerek;
11. Hukuk Dairesi         2012/13739 E.  ,  2013/11220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2012 tarih ve 2012/96-2012/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vasisi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 50 hissesine sahip ortağı olduğunu, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.04.2012 tarihli ilamı ile davalı ...'ün vesayet altına alındığını, şirketin faaliyetinin durduğunu, TTK'nın 187. maddesi uyarınca bir ortağın sürekli bir hastalığa düçar olması halinde üstüne aldığı şirket işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyeti kaybetmesi halinde diğer ortak bakımından şirketin feshinin istenebileceğini ileri sürerek; şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, sürekli hastalık nedeniyle vasi tayini halinin haklı nedenle fesih hallerinden biri olmadığını, haklı nedenin şirketin kuruluşuna neden olan fiili ve kişisel mülahazaların şirketin amacını gerçekleştirmeyi imkansız kılacak veya güçleştirecek sürekte ortadan kalkmış olmasına bağlı olduğunu, müvekkilinin 10 yıldır hasta olduğunu, davacının kötüniyetli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı ile birlikte % 50'şer oranında şirkette ortak olduğu anlaşılan ...'ün beyin dokusu hasarına bağlı bunama denilen akıl zayıflığı ve sol hemiporezi (felç) ileri derecede fiziki kısıtlılık saptanması, ayırt etme gücünden yoksun olması ve sürekli bakıma muhtaç olması nedeniyle Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.04.2012 tarihli ilamı ile vesayet altına alındığı, TTK'nın 549. maddesinin TTK'nın 187. maddesine yapmış olduğu atıf nedeniyle bu maddenin 4. bendi uyarınca uğradığı daimi bir hastalık nedeniyle şirket işlerini yapmak için lüzumlu olan kabiliyet ve ehliyeti kaybettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, Şentürk Ayakkkabı Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti'nin TTK'nın 549. maddesi maddesi uyarınca haklı nedenle fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vasisi vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vasisi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vasisi vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... vasisinden alınmasına, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

11. Hukuk Dairesi, 2013/2240 E., 2013/18945 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK. nun 187. maddesi uyarınca haklı sebeplerin bulunması halinde her ortağın mahkemeye başvurarak şirketin sona erdirilmesini talep hakkı olduğu, davacının şirketin sona erdirilmesini talep etmek için haklı sebepleri bulunduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne,
11. Hukuk Dairesi         2013/2240 E.  ,  2013/18945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) VEKİLİ : AV. ... USLU Taraflar arasında görülen davada Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2011 tarih ve 2011/246-2011/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi mahkeme kararında davalı olarak gösterilen ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile ... isimli kişinin ...Nakliyat isimli bir limited şirket kurduklarını, ancak dava dışı Hakan' nın ortaklık görevini kötüye kullanarak şirketi zarara uğrattığını, ...'ın yetkili müdür olduğu dönemde şirketi zarara uğratacak birçok faaliyette bulunduğunu, şirketi sürekli olarak borçlandırma yoluna gittiğini, müvekkilinin bu durumu öğrenir öğrenmez şirket müdürlüğü yetkisini iptal ettirdiğini, iki ortak arasına bu nedenle husumet girdiğini, tarafların bir araya gelerek şirketi yönetme, idare etme, işlem yapma, faaliyette bulunma imkanı kalmadığını, şirketin kuruluşundan beklenen amacın imkansız hale geldiğini, ileri sürerek TTK.'nın 549, 522, 546 ve ilgili maddeleri gereğince haklı nedenler ile ...Nakliyat Madencilik Petrol Ltd. Şti. isimli şirket ortaklığının sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket ortağı ..., Kozan Toplum Sağlığı Merkezinde çevre sağlığı teknisyeni olarak görev yaptığını, devlet memuru olduğu için şirket ortağı olabildiğini ancak şirket müdürü olamadığı için eskiden tanıdığı Mustafa Çürük'e bir pay verilerek 28.03.2008 tarihinde bu şirketi kurduğunu, iddia edildiği gibi davacı ile kurulmadığını, 12.01.2009 tarihinde bütün masraflar tarafından karşılanarak davacının, şirkette bir payı bulunan Mustafa Çürük'den payını devraldığını, iddia edildiği gibi şirketin müdür yetkisini değil konuları belirli olan vekaletname aldığını, şirketin bütün borçlarını kendisinin ödemeye çalıştığını, davacının maddi anlamda hiçbir zararının olmadığını, ücretleri tarafından ödenen şirket vekaletini iki kez iptal ettirdiğini, kendisini azil yoluna giderek iş yapamaz hale sokma gayretine girdiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK. nun 187. maddesi uyarınca haklı sebeplerin bulunması halinde her ortağın mahkemeye başvurarak şirketin sona erdirilmesini talep hakkı olduğu, davacının şirketin sona erdirilmesini talep etmek için haklı sebepleri bulunduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne, ...Nakliyat Madencilik Petrol Limited isimli şirket ortaklığının sona erdirilmesine, karar verilmiştir. Kararı, mahkeme kararında davalı olarak gösterilen ... temyiz etmiştir. Dava, Mülga TTK.'nun 549. maddesine dayalı limited şirketin haklı nedenle fesih davasıdır. Dava dilekçesinde feshi istenen limited şirket davalı olarak gösterilmiş, davalı şirketin büyük pay çoğunluğuna sahip diğer ortağı ... davaya cevap vermiş ve davayı davalı limited şirket adına takip etmiştir. Kararı ..., kendi adına ve şirketi temsilen temyiz etmiş olup, mahkemece, feshi istenen limited şirketin dışında davada şirketi temsilen hareket eden ...'ın da davalı olarak karar başlığında gösterilmesi ve hükümde yargılama giderlerinin "davalıdan" tahsiline karar verilmesi, davalı limited şirketin unvanının da karar başlığında eksik yazılmış olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple limited şirketin feshi istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı yasanın 3. maddesine göre TTK'nun yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır. Mahkemece, söz konusu kanun hükmü de tartışılarak fesih talebinin bu madde çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2011/14116 E., 2012/20329 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
maddesi uyarınca, muhik sebep olarak ileri sürülen hususlar da ispatlanamadığı gibi, TTK.’nun 187. maddesine göre, şirket maksadının husulünü imkansız kılacak hususlar da davacı tarafça ispatlanamamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2011/14116 E.  ,  2012/20329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2011 tarih ve 2009/712-2011/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, şirkete ortak olurken koymayı taahhüt ettiği sermayeyi ödemediğini, daha sonra sahip olduğu 18.000 hissenin 17.595 adedini diğer ortak ...'nın oğlu ...'ya devrettiğini ancak ana sözleşme gereğince tamamı devredilemediği için 405 hisseyi uhdesinde tuttuğu ve ana sözleşme gereğince 405 hissenin 2 yıllık süre bitiminde hiç bir bedel talep edilmeden devredilmesinin kararlaştırıldığını, davalının buna ilişkin taahhütnameyi imzaladığı halde bu taahhüdünü yerine getirmediğini, ayrıca diğer ortaklara karşı olumsuz tavırlar sergileyerek ortaklar arasına nifak soktuğunu ve şirketin gelişmesini engellediğini, bu nedenlerle 17.02.2009 tarihli toplantı ile davalının ortaklıktan çıkartılması yönünde karar alınarak noter marifetiyle davalıya bildirildiğini, davalının kararı kabul etmeyerek soyut iddialarda bulunup şirketin tasfiye haline girmesine sebep olduğunu, davalının haksız olarak ortaklık hisselerini elinde bulundurduğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ortaklıktan çıkarılma sebeplerinin gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirkette ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemediğini, olumsuz tavırlarıyla şirket ortakları arasına nifak soktuğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nun 529. maddesi uyarınca, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak, şirketten çıkarılabilebileceği gibi, 551. maddesi uyarınca da, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, TTK’nun 529. maddesindeki şekil şartları yerine getirilmemiş olup, 551. maddesi uyarınca, muhik sebep olarak ileri sürülen hususlar da ispatlanamadığı gibi, TTK.’nun 187. maddesine göre, şirket maksadının husulünü imkansız kılacak hususlar da davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu durumda, davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.