6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 290

Türk Ticaret Kanunu 290. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 290- (1) Tasfiyenin sonunda belgelerin ve defterlerin saklanması hakkında 82 nci madde hükmü uygulanır. III - Tasfiyenin amacı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2021/18769 E., 2022/1865 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTüketici Mahkemesi
tinin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığının araştırılması yönünde müteveffanın sigorta poliçesi yapılırken gizlediği belirtilen hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığı bunun sonucunda poliçenin geçerli olup olmadığı (TTK'nın 290.md) hususunun müteveffanın hastane kayıtları ve ilgili belgelere göre uzman doktor bilirkişi (ATK) marifetiyle bu konuda araştırma yapılmaksızın hük
4. Hukuk Dairesi         2021/18769 E.  ,  2022/1865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ... davalı bankadan kullanmış olduğu tüketici kredisi ile ilgili geri ödemeler bitmeden 21/05/2012 tarihinde solunum yetmezliği sebebi ile vefat ettiği, kredi çeken kişinin vefat etmesi ile kalan miktarın sigorta şirketi tarafından ödenmesi yasal olarak gerektiği halde sigorta yetkililerin murisin 15 yıl önce kanser hastası olması ve ölüm sebebini kansere bağladıklarından sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiği, murisin kanser hastalığını atlattığı, ölüm sebebinin kanser olmadığı, bu nedenle kalan miktarın tümüyle sigorta şirketince karşılanması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacıların murisinin ölmeden önce sigorta sözleşmesini yaptığı sırada kanser hastası olduğunu, bunu sigorta şirketine bildirmesi gerektiği halde bildirmediğini, bu nedenle ölümü sonrasında kredi bedelinin ödenmediğini, kredi bedelinin mirasçılarından tahsil edilmesi gerektiğini, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 4.725,00 TL'nin 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Daire'nin 2015/15876 esas-2018/5527 karar sayılı ve 28/05/2018 tarihli ilamı ile “"...Mahkemece sigorta hukuku uzmanı ve banka hukuk danışmanı bilirkişilerden rapor alınmış olup, doğru beyan mükellefiyetinin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığının araştırılması yönünde müteveffanın sigorta poliçesi yapılırken gizlediği belirtilen hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığı bunun sonucunda poliçenin geçerli olup olmadığı (TTK'nın 290.md) hususunun müteveffanın hastane kayıtları ve ilgili belgelere göre uzman doktor bilirkişi (ATK) marifetiyle bu konuda araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru değildir…" şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan ATK raporuna göre mevcut veriler ile murisin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinmediği, sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıkların ölüm olayında etkisi ve katkısı olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla davacılar murisinin ölüm nedeninin kanser hastalığı olduğuna ilişkin davalının iddialarını ispatlayamadığı, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile, 4.725,00 TL'nin 27/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 226,76 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 08/02/2022 gününde oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (2)

17. Hukuk Dairesi, 2015/15876 E., 2018/5527 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTüketici Mahkemesi
tam metni aç
tinin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığının araştırılması yönünde müteveffanın sigorta poliçesi yapılırken gizlediği belirtilen hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığı bunun sonucunda poliçesin geçerli olup olmadığı (TTK'nın 290.md) hususunun müteveffanın hastane kayıtları ve ilgili belgelere göre uzman doktor bilirkişi (ATK) marifetiyle bu konuda araştırma yapılmaksızın hük
17. Hukuk Dairesi         2015/15876 E.  ,  2018/5527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar; Murisleri ... 'nın davalı bankadan kullanmış olduğu tüketici kredisi ile ilgili geri ödemeler bitmeden 21/05/2012 tarihinde solunum yetmezliği sebebi ile vefat ettiğini, kredi çeken kişinin vefat etmesi ile kalan miktarın sigorta şirketi tarafından ödenmesi yasal olarak gerektiği halde sigorta yetkililerin muris babalarının 15 yıl önce kanser hastası olması ve ölüm sebebini kansere bağladıklarından sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiği, babalarının kanser hastalığını atlattığı, ölüm sebebinin kanser olmadığı, bu nedenle kalan miktarın tümüyle sigorta şirketince karşılanması için karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davacılardan ... 29/01/2015 tarihli celsede talep sonucunu ıslah ederek bankaya ödenen kredi bedeli 5.400,00-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini ıslah ederek talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacıların murisinin ölmeden önce sigorta sözleşmesini yaptığı sırada kanser hastası olduğunu, bunu sigorta şirketine bildirmesi gerektiği halde bildirmediğini bu nedenle ölümü sonrasında kredi bedelinin ödenmediğini kredi bedelinin mirasçılarından tahsil edilmesi gerektiğini, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; Davanın kısmen kabulüne, 4.725,00-TL'nin 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, tüketici kredisi nedeni ile hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta hukuku uzmanı ve banka hukuk danışmanı bilirkişilerden rapor alınmış olup, doğru beyan mükellefiyetinin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığının araştırılması yönünde müteveffanın sigorta poliçesi yapılırken gizlediği belirtilen hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığı bunun sonucunda poliçesin geçerli olup olmadığı (TTK'nın 290.md) hususunun müteveffanın hastane kayıtları ve ilgili belgelere göre uzman doktor bilirkişi (ATK) marifetiyle bu konuda araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile verilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
13. Hukuk Dairesi, 2016/4141 E., 2018/9872 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
tam metni aç
tinin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığının araştırılması yönünde müteveffanın sigorta poliçesi yapılırken gizlediği belirtilen hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığı bunun sonucunda poliçesin geçerli olup olmadığı (TTK'nın 290.md) hususunun müteveffanın hastane kayıtları ve ilgili belgelere göre uzman doktor bilirkişi (ATK) marifetiyle bu konuda araştırma yapılmaksızın hük
13. Hukuk Dairesi         2016/4141 E.  ,  2018/9872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıların murisinin bankalarından tüketici kredisi kullandığını, kredi borcu sona ermeden evvel murisin vefat ettiğini, kalan borç nedeniyle mirasçıların sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlattığı takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalılar, borcun murisin kendi hayat sigortasından karşılanması gerektiğinden, davanın reddini dilemişlerdir. Davalıların murisi Bağkur'dan emekli olabilmek için taksitleri maaşından ödenmek üzere 19/08/2008 tarihli 22.000,00TL bedelli 7 yıl vadeli tüketici kredisi çekmiş, 14/02/2013 te murisin vefat etmesi üzerine aylık taksitlerin ödenmediği gerekçesiyle banka öncelikle asıl borçlu murise, ölümü öğrenmesiyle birlikte de davalılara ihtarname çekerek borcun ödenmesini istemiştir. Bu arada banka hayat sigortası tarafı olan ...Emeklilik A.Ş.'ye de kredi taksit tutarlarının ödenmesi için başvurmuş, 26/06/2013 tarihli verilen cevabi yazıda 5754471 nolu poliçenin başlangıç tarihinin 19/08/2012 olduğunu, ...Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesinde "Beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlalinde sigortacı riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabilir ve prime hak kazanır." hükmüne istinaden sözleşmeden cayılmış olup sigorta bedelinin tazmin edilemeyeceğini ve primin iade edilemeyeceğini bankaya bildirmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 13.878,87 TL üzerinden devamına, 13.878,87 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6762 sayılı TTK'nın 1290. maddesi( 6102 sayılı TTK 1435,1439 ve 1440. maddeler) her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakta ise de, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, ...Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Gerek TTK’nın 1290. maddesi ve gerekse ...Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, formun doldurulmamış olması sigortalının sağlığına ilişkin konularda sigortacıya bildirimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının kalp hastalığı ve iddia edilen diğer hastalıklarının olup olmadığı, sigortalının önceki hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağının olup olmadığı, bu hastalıkları kasten gizleyip gizlemediği, dolayısı ile ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya içinde bulunan tıbbi geçmişe ilişkin bilgilerden ve tanık beyanlarından dava dışı murisin 2000 yılından beri kalp, yüksek tansiyon ve böbrek hastalığı sebebi ile takip edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, doğru beyan mükellefiyetinin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığının araştırılması yönünde müteveffanın sigorta poliçesi yapılırken gizlediği belirtilen hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığı bunun sonucunda poliçesin geçerli olup olmadığı (TTK'nın 290.md) hususunun müteveffanın hastane kayıtları ve ilgili belgelere göre uzman doktor bilirkişi (ATK) marifetiyle bu konuda araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından, yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.