6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 30

Türk Ticaret Kanunu 30. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 30- (1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi onbeş gündür. (2) Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar. (3) Ticaret sicili müdürlüğünün yetki çevresi dışında oturanlar için bu süre bir aydır. 5. Değişiklikler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2024/3168 E., 2025/1318 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, tescilin istifa eden davacı tarafından istenildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca bu hususta istemde bulunma hakkının davalı şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğu, ticaret siciline tescil ve ilan işlemleri davalı şirketin organsız kalması nedeniyle yerin
11. Hukuk Dairesi         2024/3168 E.  ,  2025/1318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1745 Esas, 2024/92 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/26 E., 2023/187 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı ...'ın 2018 yılı Nisan ayında yine dava dışı ... Yapı ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'ni %50'şer ortaklık ile kurduklarını ve müşterek imza ile müdür olduklarını, aradan geçen yıllar içerisinde dava dışı şirketin iştigal konusu olan inşaat sektöründe faaliyet gösteremediğini, davalı şirketteki müdürlük sıfatının istifa ile sona erdiğini, ancak davacının diğer müdür ile birlikte müşterek imzaya yetkili olduğu için müdürlükten istifasını Ticaret Sicile tescil ve ilan işlemlerini tek başına yapamadığını, şirkete ihtarla bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep ettiğini, şirket tarafından davacının isteminin yerine getirilmediğini ileri sürerek davacı istifasının tespit ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, tescilin istifa eden davacı tarafından istenildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca bu hususta istemde bulunma hakkının davalı şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğu, ticaret siciline tescil ve ilan işlemleri davalı şirketin organsız kalması nedeniyle yerine getirilememiş ise bu durumda da davacının şirketin temsili amacıyla kayyım tayini için gerekli yasal yollara başvurması gerektiği, bu itibarla, davacının ticaret siciline tescil ve ilan işlemlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak ticaret sicil memurluğuna başvuruda bulunabilecek “ilgililer” kapsamına girmediği, ticaret sicili müdürlüğü kayıtlarına göre davacı dışında ... isimli şirket ortağının daha bulunduğu gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket müdürlüğü görevinden istifanın ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

11. Hukuk Dairesi, 2013/4356 E., 2013/22198 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Davalı vekili; TTK'nın 30. maddesinin 1.
11. Hukuk Dairesi         2013/4356 E.  ,  2013/22198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2012 tarih ve 2012/553-2012/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinden ...'nin diğer davacı müvekkil Özel Çankaya Dershanesi İşletmeciliği A.Ş'nin 05.01.2011 tarihine kadar %0,58 hissedarı olup 10.02.2010 tarihine kadar da Yönetim Kurulu üyeliği yaptığını, şirketin %99,14 hissesiyle büyük ortağının ... olduğunu, müvekkili ...'nin bir eğitimci olup, şirket yönetim kurulunda hatıra binaen şekilsel olarak bulunduğunu, bir sermaye dahi koymadığını, şirkette maaş karşılığı çalıştığını, hiçbir tarihte kar payı almadığını, müvekkili ...'nin 10/02/2010 tarihinde yönetim kurulundan istifa ederek ayrıldığını, 2011 yılında şirketin vergi borçlarına dair ödeme emirleri gönderildiğinde müvekkil ...'nin yaptığı araştırma ile 7 nolu kararın Ticaret sicil memurluğu nezdinde tescil ve ilanının yapılmadığını, bu nedenle vergi dairesinin kendisini muhatap kabul ettiğini öğrendiğini ve süresi içinde ...4. Vergi Mahkemesi'nin 2012/13 esas sayılı dosyasından ödeme emirlerinin iptali konulu davayı ikame etmiş olup, davanın derdest olduğunu ileri sürerek, ...4. Vergi Mahkemesi'nin 2012/13 E. sayılı dosyasının bekletici mesele olarak kabulü ile ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 12.06.2012 tarih ve 23539 sayılı red kararının kaldırılarak şirketin görev bölümüne ilişkin 20/06/2008 tarih ve 7 nolu kararının karar tarihi olan 20/06/2008 tarihi itibariyle Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; TTK'nın 30. maddesinin 1. Fıkrası gereği tescili talep süresi olayın gerçekleşmesi veya belgenin düzenlenmesinden sonra 15 gün olduğunu, davacı davaya konu 2008 tarihli kararı, kararın alındığı tarihten itibaren 15 gün içinde tescilini talep etmediği gibi üzerinden 4 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra tescil ettirilmediğini, iddia ettiğini, oysa ki kararın alındığı tarihte yönetim kurulu üyesi ve şirketi temsile yetkisi olması sebebiyle bu kararın tescilinden sorumlu olduğunu, davacı görevde olduğu süre içinde bu tescilin yaptırılmasından rahatsızlık duymadığını ancak sorumluluğu doğduğunda bu eksikliği fark ettiğini, yönetim kurulu üyeliği ve yetkileri sona ermiş bir kişi hakkında geriye dönük olarak ve sanki hala şirketin yetkili temsilcisiymiş gibi bir işlem tesis etmenin hem iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından hem de sicilin açıklığı ve etkisi bakımından hatalı olacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde açıkladığı üzere 20.06.2008 tarih 7 nolu yönetim kurulu kararının ... marifeti ile tescil ettirmesinde hukuki yararın bulunduğu, ilgili tescili istenen kararda davacının Özel Çankaya Dershanesi İşletmeciliği A.Ş'nde görevinin sadece öğrencilere yönelik çalışmaları kapsadığı, 20.06.2008 tarih 7 nolu yönetim kurulu kararının daha sonradan tescilinin istenmesinin dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Özel Çankaya Dershanesi İşletmeciliği A.Ş'nin 20/06/2008 tarih, 7 nolu yönetim kurulu kararının ...Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına davacı şirketin 07.06.2012 başvuru tarihi itibariyle tesciline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı, diğer davacı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş ve bu karar ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş olup, davacı yönetim kurulu üyelerinin işbölümü uyarınca kendisinin yalnız öğrencilere yönelik çalışmalardan sorumlu yönetim kurulu üyesi olduğunu bu hususun tescil edilmediğini ileri sürerek tescil talep etmiştir.Ancak mülga TTK 32. maddesine göre tescili talep müddeti 15 gün olup davacının tescilini istediği karar tarihi 20/06/2008 ve davalıya başvuru tarihi ise 12/06/2012 olmakla, süreyi geçirdiği gibi eski tarihli kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuru tarihi itibariyle tescili de mümkün değildir.Bu nedenle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı ... Temsilcisinin temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Temsilcisi'ne iadesine, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2013/2158 E., 2013/22044 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
sizlik kararı verildiği, bu soruşturma sırasında şüpheli ...'in şikayetçi ...’nın imzasını taklit etmediğini, kendisinin de müdür olarak atanması sebebiyle sicile müracaatını kendisi adına ve şirket müdürü sıfatıyla yaptığını beyan ettiği, TTK'nın 30. maddesi hükmüne göre sicile tescil talebinde bulunan kişinin ortaklar kurulu kararıyla davacı ...'nın yanında şirket müdürü olarak atandığı, atama i
11. Hukuk Dairesi         2013/2158 E.  ,  2013/22044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2012 tarih ve 2010/522-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davanın davacısı, birleşen davaların davacısı ve davalısı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak atanan müvekkilinin % 49, dava dışı ...'ın % 50 ve Mehmet Atmaca'nın % 1hisse ile ortağı oldukları dava dışı Çamkara Turz. Restoran İnş. Otom. Ve Hayv. Gıda Tarım Elkt. San. Tic. Ltd. Şti'nin 01.10.2010 tarihli toplantısında, diğer iki ortağın oy çokluğu ve müvekkilinin muhalefeti ile dışarıdan dava dışı ... isimli kişinin müvekkili ile münferiden imzaya yetkili ikinci müdür olarak atandığını, 05.10.2010 tarihinde ... ile şirket ortağı dava dışı Mehmet Atmaca'nın ...’nda müvekkilinin imzasını taklit ederek bu kararın tescilini sağladıklarını, davalı idarece imzanın müvekkiline ait olup olmadığının denetlenmediğini, yapılan işlemin Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 24, 31. ve 71. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, yapılan tescil işleminin yok hükmünde olması nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan işlemin usulüne uygun olduğunu, gerekli denetimin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı ... vekili, dışarıdan müdür olarak atanan davalının bu görevini usulsüz bir şeklide yerine getirdiğini, müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle müdür olarak atandığı kararı ticaret siciline tescil ettirdiğini, şirket parasını zimmete geçirdiğini, bankalardan elektronik şifre talep ederek şirket hesaplarını idare etmeye çalıştığını, başka bir şirkette ortak olduğu halde rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek, davalı tarafın şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, atılı iddiaların doğru olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin görevini yapmasını engellemeye çalıştığını belirterek davanınreddini savunmuştur. Birleşen davada davacı ... vekili, davalı tarafın sözleşme ile atanmış müdür olmanın verdiği hak ve yetkileri suistimal ederek diğer ortakların haklarına halel getirdiğini, davalının denetlenebilmesi için dava dışı ...'in de müdür olarak atandığını, ancak anılan müdürün görevini davalı ve oğlunun engellemeleri nedeniyle yerine getiremediğini, davalının kendi menfaatleri doğrultusunda şirketin içini boşalttığını, işyeri açma ve çalışma ruhsatını almayarak işyerinin beş kez kapatılmasına neden olduğunu, şirketin ve şirket ortaklarının ticari itibarını zedelediğini, idarede iktidarsızlık gösterdiğini, şirkete ait vergi borçları ve SSK primlerini takip etmediğini, şirketi muvazaalı olarak borçlandırdığını, davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddialar, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, her ne kadar davacı tarafın imzası taklit edilerek Antalya Ticaret Sicili Memurluğu’nda işlem yapıldığı iddia edilmiş ise de, bu iddia nedeniyle Cumhuriyet Savcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonucunda takipsizlik kararı verildiği, bu soruşturma sırasında şüpheli ...'in şikayetçi ...’nın imzasını taklit etmediğini, kendisinin de müdür olarak atanması sebebiyle sicile müracaatını kendisi adına ve şirket müdürü sıfatıyla yaptığını beyan ettiği, TTK'nın 30. maddesi hükmüne göre sicile tescil talebinde bulunan kişinin ortaklar kurulu kararıyla davacı ...'nın yanında şirket müdürü olarak atandığı, atama işleminin TTK ve ana sözleşme hükümleri ile iyiniyet kuralları çerçevesinde alındığı, sicil memurluğunca da TTK ve Ticaret Sicil Nizamnamesinin ilgili hükümleri uyarınca araştırma yükümlülüğü yerine getirilerek kararın tescil ve ilan edildiği; Birleşen davada, ana sözleşme ile atanan şirket müdürünce sicil kayıt ve belgelerin düzenli tutulmadığı, kayıtlarda usulsüzlük yapıldığı ve şirketin zarara uğratıldığı, şirket muhasebecisinin pos cihazından satış yapıldığı, buna ilişkin gelirlerin şirket defterine kaydedilmediği, şirkete ait restorantın üçüncü kişilere devredildiği, davalı tarafın müdürlük görevini yerine getirmesinde basiretsiz olup, ağır ihmalinin bulunduğu; Birleşen davada, ortaklar kurulunca davalı ...'in oyçokluğuyla 04.10.2012 tarihinde dışarıdan şirkete müdür olarak atandığı, davacı tarafça iki ay içinde eldeki davanın açıldığı, davalı taraf aleyhine açılan ceza davasında sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemediğinin tespit edildiği, davalının diğer müdür ...'nın engellemeleri ile görevini yapamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen aynı mahkemenin 2010/609 Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine açılan şirket müdürlüğünden azil davasının kabulüne, birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/551 Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine açılan müdürlükten azil davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl davanın ve birleşen davanın davacısı ile birleşen diğer davanın davalısı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davanın ve birleşen davanın davacısı ve birleşen diğer davanın davalısı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz asıl dava ve birleşen davada davacı ve birleşen diğer davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 09,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davanın davacısı birleşen davaların davacısı ve davalısı ...'dan alınmasına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2009/6128 E., 2010/11814 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
maddesi gereğince, sicil memurluğunca verilen kararlara karşı, ancak, “ilgililer” tarafından mahkemeye itiraz edilebileceği, maddede sözü edilen “ilgililer” tabirinden TTK'nun 30 ve Ticaret Sicili Nizamnamesi’nin 31. maddelerinde gösterilen kişilerin anlaşılması gerektiği, anılan düzenlemeye göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili uzuvları veya temsilcileri ilgili kişi olarak kabul e
11. Hukuk Dairesi         2009/6128 E.  ,  2010/11814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.03.2009 tarih ve 2009/44-2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... Gıda İnş.Petr. Tur.San.Ltd.Şti’nin iki ortağından biri olduğunu, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.02.2007 tarih 2005/522 Esas 2007/27 Karar sayılı ilamı ile şirketin tasfiyesiz feshine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğini, kararın infazı için davalı ...’na müracaat edildiğinde ilamda kendilerinin taraf olmadığı ve TTK’da ilgili karardaki gibi tasfiyesiz feshe yer verilmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek kesinleşmiş mahkeme ilamının infazını reddeden ...’nun işleminin iptali ve ... Gıda İnş.Petr. Tur.San.Ltd.Şti’nin kaydının silinmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilgili kararında ...’nun taraf olmadığını, kendilerine hüküm kısmında tescille ilgili bir yükümlülük yükletilmediğini, TTK'nun 549 ncu maddesinde infisah halleri sayılmış olup infisahın doğal sonucunun tasfiye olduğunu, tasfiyesiz fesih hallerinin TTK'nun 451-454 ncü maddeleri arasında sayılmış olup davaya konu şirket için bu hallerden birinin gerçekleşmediğini, tasfiyesiz fesih talebinin TTK'nun 550 nci maddesi uyarınca ancak müdür tarafından yapılacağı belirtilmişken söz konusu şirket için müdür değil şirket ortağının talepte bulunduğunu, feshe karar verildiği tarihte şirketin Ticaret Sanayi Odası’na borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 36. maddesi gereğince, sicil memurluğunca verilen kararlara karşı, ancak, “ilgililer” tarafından mahkemeye itiraz edilebileceği, maddede sözü edilen “ilgililer” tabirinden TTK'nun 30 ve Ticaret Sicili Nizamnamesi’nin 31. maddelerinde gösterilen kişilerin anlaşılması gerektiği, anılan düzenlemeye göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili uzuvları veya temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edildiği, istemde bulunma hakkının şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğu, davacının şirketin ortağı olmaktan öte bir sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Ticaret sicili kayıtlarına göre "yetki çevresi dışında oturanlar" için tescil isteme süresi ne kadardır?

A) 15 gün
B) 1 ay
C) 3 ay
D) 7 gün
E) 2 ay

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol