6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 332

Türk Ticaret Kanunu 332. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 332- (1) Tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade eden esas sermaye ellibin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi yüzbin Türk Lirasından aşağı olamaz. Bu en az sermaye tutarı Cumhurbaşkanınca artırılabilir.[41][42] (2) Bu Kanun anlamında kayıtlı sermayeli anonim şirketlerde başlangıç sermayesi, kuruluşta ve sisteme ilk geçildiğinde haiz olunması zorunlu sermayedir; çıkarılmış sermaye ise, çıkarılmış payların tümünün itibarî değerlerinin toplamını temsil eder. (3) Halka açık olmayan anonim şirketler gerekli şartları artık haiz olmadıkları takdirde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığından izin alarak kayıtlı sermaye sisteminden çıkabilecekleri gibi, bu sisteme alınırken aranan nitelikleri kaybettiklerinde, istemleri bulunmasa bile aynı Bakanlık tarafından sistemden çıkartılırlar. (4) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 12 nci maddesi hükmü saklıdır. V - Devletin gözetimi 1. İzin

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

6 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2012/6976 E., 2013/9136 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
Elektrik Üretim A.Ş'nin idare meclisinin üç kişiden oluştuğunu, yasa hükmüne göre yarıdan bir fazlasının yine üç kişi olduğunu, üç üye bir araya gelmeden yönetim kurulunun toplanamadığını, TTK 332. maddesinde ise idare meclisi azalarının şahsi menfaatlerine veya 349.
11. Hukuk Dairesi         2012/6976 E.  ,  2013/9136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ ... olarak görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.01.2012 tarih ve 2011/510-2012/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asli müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... Elektrik Üretim A.Ş'nin 1578 hisse sahibi ve aynı zamanda şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin 15.03.2011 gün ve 33 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesi ile şirkete layık güç ve daha da ilerlemesine katkı sağlamak amacı ile yönetim kurulunun potansiyel ortak olarak ... ile görüşülmesi için yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısına yetki veridiğini, 5. maddesi ile de yapılan görüşmeler olumlu gitmekle işin biran önce kredilendirilmesi için olağan üstü genel kurul tertip edilmesinin zorunlu olduğunu, bu cihetle yönetim kurulu başkanı olarak ... 'ya Nisan ayı başında yapılması için tüm olağan üstü genel kurul evraklarını tanzim etmeye Ticaret Sicil Memurluğu ve sicil memurluklarına evrak vermeye, noterden takip etmeye ilişkin denetçi olarak yetki verildiğini, denetçi ... 'nın görevlendirme ile ilgili yönetim kurulu kararındaki gerekçeye dayanarak alelacele ortak olmayanların iştiraki ile 01.04.2011 tarihli genel kurulu tertiplediğini, pay sahibi olmayan ...'nu yönetim kuruluna seçtirdiğini, pay sahibi olmadan göreve başlaması için gerekli bürokratik işlemleri tamamladığını, bu genel kurul sonucunda ... 3. Noterliğinin 05.04.2011 gün ve 11591 yevmiye nolu imza sirkülerinde pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi ... ile ...'nin müşterek imza ile şirketi temsile yetkilendirildikleri, şirket adına vekalet verilmesi yetkisinin de çift imzaya tabi tutulduğu, ancak ...'nun kendisi ve eşi adına ... Elektrik Üretim A.Ş. aleyhine ...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/304 Esas nosu ile şirket pay defterine kayıt edilmeleri için dava açtığını, ...'nun ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3751 Esas sayılı dosyası ile 854.081,00 TL alacaklı olduğu iddiası ile şirket ile ilgisi bulunmayan makbuzlara dayanarak ilamsız takipte bulunduğunu, bu icra dosyasına şirketçe yapılan itirazın kendi imzası olmadığı için geçersiz olduğunu iddia ederek ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/990 Esas nosu ile şikayette bulunduğunu, TTK 330. maddesi esas mukabelede aksine hüküm olmadıkça idare meclisinin karar verebilmesi için azaların en az yarısından bir fazlasının hazır olmasını şart koştuğunu, ... Elektrik Üretim A.Ş'nin idare meclisinin üç kişiden oluştuğunu, yasa hükmüne göre yarıdan bir fazlasının yine üç kişi olduğunu, üç üye bir araya gelmeden yönetim kurulunun toplanamadığını, TTK 332. maddesinde ise idare meclisi azalarının şahsi menfaatlerine veya 349. maddede sayılan yakınlarının menfaatlerine talluk eden hususların müzakerine iştirak edemeyecekleri, böyle bir husus müzareke konusu olunca ilgili azanın ilgisini kurula bildirmeye ve keyfiyeti o toplantının zaptına yazdırmaya mecbur olduğu, bu hükümlere aykırı harekat eden aza, ilgili olduğu muamele yüzünden şirketin husule gelen zararlarını tazmine mecbur olduğu, pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'nun TTK 312 ve 332 maddeleri hükümlerini görmezlikten geldiğini, kendisi ve eşinin menfaati ile ilgili dava ve icra takiplerinde şirketi savunmasız bıraktığını, menfaat sağlamak amacı ile düzmece makbuzlar ile şirket aleyhine ilamsız takip yaptığını, yapılan itiraza da  takibe kendi imzası olmadan şirketin itiraz edemeyeceği iddiasında bulunduğunu, ... Ticaret Mahkemesi'nin 2011/304 Esas sayılı dosyasında da kendi imzası olmadan şirketin avukat dahi tayin edemeyeceğini iddia ederek şirketi savunmasız bırakmak amacıyla hareket ettiğini, bu durumda yönetim kurulunun toplanmasının mümkün olmadığını, yönetim kurulu toplanamadığı gibi sirküler de üçüncü imza da öngörülmediği için şirketin savunmasız kaldığını, yönetim kurulunun şeklen var olmasına rağmen fiilen yok duruma düştüğünü, bu nedenlerle TTK 312, 330, 332 maddeleri hükümlerinin ışığı altında pay sahibi olmadan görev ifa eden yönetim kurulu üyesi ve ... Elektrik Üretim A.Ş'nin müşterek yetkili imza sahibi olan ... ve eşi tarafından şirket aleyhine açılmış dava ve icra takiplerinde şirketle yönetim kurulu üyesinin menfaatinde çatışma bulunduğundan iş bu dava ve icra takiplerinde şirketi savunma için avukat tayin etme yetkisinin münferit imza ile müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ...'ye verilmesini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil vekili ...'nin talebinin hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve müvekkilinin elde ettikleri hakkı elinden almak için yapılan bir talep olduğunu, davacı ile müvekkillerinin %50 hisseye sahip olduğunu, ... Elektrik Üretim A.Ş'deki imza yetkilerini kısıtlamaya çalıştığını, bu nedenle davaya asli müdahale talebinde bulunma zaruriyetinin hasıl olduğunu, dava dilekçesinde yer alan tüm hususların çarpıtılmış olup, gerçeğe resmi belge ve kayıtlara aykırı olduğunu, ...'nin müvekkili ...'nu hasım göstermeksizin dava açılamayacağını bu nedenle asli müdahale taleplerinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile asli müdahil ...'nun ... Elektrik Üretim A.Ş'nin ortakları ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı oldukları, imza sirkülerine göre vekaletname verilmesi hususunda müşterek imzalarının gerektiği, müdahil ...'nun yöneticisi olduğu, şirkete karşı 854.081,00 TL alacak için ilamsız icra takibi yaptığı, 2011/304 Esas sayılı dosyada ise;eşi Dilek Kondumer Modoğlu ile birlikte, hisse devirlerinin pay defterine işlenmesine ilişkin dava açtıkları, TTK 332. maddesi gereği idare meclisi azalarının şahsi menfaatlerine veya 349'uncu maddede sayılan yakınlarının menfaatlerine taalluk eden hususların müzakeresine iştirak edemeyecekleri, bu durumda 330 maddesi uyarınca, idare meclisi azalarının sayı itibariyle toplanıp karar almalarının mümkün olmadığı, davacı ... ... 'nin tek başına şirkete vekil tayin etme yetkisi bulunmadığı ...'nun, yöneticisi olduğu şirket ile arasında menfaat çatışmasının bulunduğu, dolayısıyla şirkete vekil tayin edilmesi ve şirketin bu davalarda ve icra takiplerinde, hukuki yardım alması söz konusu olabileceği, şirkete vekil tayin edilmesinde ...'nun müşterek imzası gerektiğinden, ...'nun, şirketle arasında menfaat çatışması olması nedeniyle, şirketin hukuki yardım almasını engelleyebileceği zira icra takibine yapılan itiraza, bu gerekçelerle itiraz ederek takibin kesinleştiğinin belirttiğini, Yönetim Kurulu Başkanı ve imza yetkisi bulunan ...'nin bu davayı açmakta şirket yararına hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/304 Esas sayılı dosyası ve ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3751 Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile ilgili açılacak itirazın iptali davalarıyla sınırlı olmak üzere, ...'ye münferit imzası ile vekil tayin etme yetkisinin verilmesine karar verilmiştir. Karar asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, dava dışı şirketten alacaklı olan aynı şirketin yönetim kurulu başkanının şirket aleyhine giriştiği takip nedeniyle şirkete vekil tayin edilmesi istemine ilişkindir ve ... olarak açılmıştır.Kural olarak bu tür taleplere ilişkin davaların ilgili şirket aleyhine açılması ve vekil tayin etme şeklinde değil temsil kayyumu tayini istenmesi gerekir.Bu nedenle talebin niteliği gereği istemin ... olarak sonuçlandırılması mümkün olmadığı gibi temsil kayyumu tayini yerine avukat tayin etme yetkisi verilmesi talebinde bulunulması mümkün bulunmadığından müdahil vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün müdahil yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın müdahil yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

11. Hukuk Dairesi, 2010/8171 E., 2012/581 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
AŞ.'ne sattığını, yönetim kurulu kararında imzası bulunan üç üyenin aynı zamanda satışı yapılan Akkök San.Yat.AŞ.'nin ortakları ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, TTK'nun 332. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin kişisel menfaatlerine ilişkin konularda oylamaya katılamayacaklarını ileri sürerek, Ak Enerji A.Ş.
11. Hukuk Dairesi         2010/8171 E.  ,  2012/581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ: AV.... VEKİLİ: AV.... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 tarih ve 2009/539 - 2010/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin halka açık davalı şirketin İMKB'de işlem gören 1000 adet hissenin sahibi olduğunu, şirketin yönetim kurulunun 12.06.2007 tarihinde aldığı kararla şirket iştiraklerinden olan Ak Enerji AŞ. hisselerinin tamamını 5,6 YTL bedelle dava dışı Akkök San. Yat. AŞ.'ne sattığını, yönetim kurulu kararında imzası bulunan üç üyenin aynı zamanda satışı yapılan Akkök San.Yat.AŞ.'nin ortakları ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, TTK'nun 332. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin kişisel menfaatlerine ilişkin konularda oylamaya katılamayacaklarını ileri sürerek, Ak Enerji A.Ş. iştirak hisselerinin satışına ilişkin kararın toplantı ve karar nisabı oluşmadan alınması nedeniyle batıl olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirketin A grubu imza yetkililerinden ikisinin imzası ile iştirak hisselerinin satılabileceğini, ana sözleşme de iştirak hissesi satışı için yönetim kurulunun karar alması gerektiğinin düzenlenmediğini, yönetim kurulu üyelerinin şahsi menfaatlerini ilgilendiren karar almadıklarını, TTK'nun 332. maddesine aykırı bir durumun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyelerinin, ortağı oldukları başka bir şirkete iştirak hisselerinin satışı konusunda karar almalarının TTK'nun 332. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, ortakları doğrudan ilgilendiren karar almaları durumunda iptal davası açılabileceği, ancak dava konusu kararın da davacı ortağı doğrudan ilgilendiren ve haklarını ortadan kaldıran nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ./... 2010/8171 2012/581 S:2 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 21,15 H 17,15 PH 04,00 BK 24.01.2012 - HK
11. Hukuk Dairesi, 2014/13319 E., 2015/10748 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
aye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK'nın 332 nci maddesi hükmüne nazaran hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalıl
11. Hukuk Dairesi         2014/13319 E.  ,  2015/10748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2014 NUMARASI : 2011/263-2014/74 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/04/2014 tarih ve 2011/263-2014/74 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı U.Traktör Ltd. Şti. ile İ. Ö. vekili ve davalı A.. V.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan E. İ. Ö.. U.. ve A.S. U.'den devir alan U. Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. O. E. davalılardan U.. A..'den D. A. A.. V.. vekili Av. M. G. Ç.ve davacı vekili Av. S. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan U.. A..'nin nama yazılı pay sahibi ortağı olan müvekkilinin şirketin büyük ortağı olan eşinden miras yolu ile intikal eden ve bedelsiz sermaye artışı sonucu (7.800.000.000.000) TL esas sermayenin (6.233.352.500.000) TL’ye karşılık gelen (6.233.352,5) paydan (4.031.318)’inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin birleşik devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK'nın 416, 417'nci maddelerince zorunlu kılınan bir belge veya TTK'nın 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı U. Sınai Yat. A.Ş.'nin de murisin (78.000) payını devralmış gösterilerek ortak kılındığını, esas sermayenin daha sonra TTK'nın 368 nci maddesi hükmüne aykırı olarak (12) trilyon TL’ye çıkartıldığını, davalılarca davaya konu edilen payların haksız edinilmesinden sonra müvekkilinin ve diğer ortak dava dışı Ş. K.’ın yönetimden ve şirket işlerinden uzaklaştırılarak dışlandığını ileri sürerek, davaya konu payların ortaklık haklarını kullanmak üzere MK'nın 427'nci maddesi uyarınca kayyım atanmasını veya payların devrinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesini, 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gösterilen (4.031.318) payın müvekkiline aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK'nın 332 nci maddesi hükmüne nazaran hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı İbrahim Ö.. U.. vekili tarafından mahkemece verilen 13.10.2009 tarihli karara ilişkin 28.12.2008 tarihli temyiz dilekçesinde U. Traktör Şirketine ait hisselerin U.A.N.V.'ye devredildiği bildirilmiş olmasına rağmen Yargıtay tarafından bu şirkete davanın yönlendirilmesi açısından davacının seçimlik hakkını kullanması yönünde bozma hükmü tesis edilmediği, hisseleri devralan U.Traktör tarafından U.A.N.V'ye yapılan hisse devrinin U.. A..'nin 08.02.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile pay defterine işlenmesine karar verilmiş olup, bu kararda imzası bulunan İ.K.'nın geçerli bir şekilde yönetim kurulu üyesi seçilmediği, davalı U.Traktör Tic. San. A.Ş. vekiline dava dışı şirketle müvekkili şirket arasındaki hisse devirlerinin ne şekilde yapıldığını açıklaması, bu devre ilişkin şirket muavin kayıtlarını 30 gün içinde sunması, aksi taktirde mevcut delillere göre karar verileceği ve ödeme yapılmadan bir sözleşme düzenlendiği ve devreden ile devralan şirket kayıtlarında böyle bir kaydın bulunmadığının kabul edileceği ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı vekili tarafından bu konuda beyanda bulunulmadığı, bu durumda davalı U. Traktör San.Tic. A.Ş. ile dava dışı U.A.N.V arasında geçerli bir hisse devrinin varlığından söz edilemeyeceği, 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılı Olağan Genel Kurula ilişkin 2 farklı hazirun cetveli düzenlendiğini, incelendiğinde bunlardan davalının savunduğu doğrultuda hisseleri eşitleyen değil, davacının iddiası doğrultusunda davacı ve davalının farklı sayıdaki hisselerini içeren hazirun cetvelinin geçerli sayılması gerektiği, şirket payları senede bağlanmadığından ve bunların yerine geçecek ilmuhaber de çıkarılmadığından çıplak hisse söz konusu olduğundan bu hisselerin devrinin alacağın temliki hükümlerine göre ancak yazılı şekilde yapılabileceği, somut olayda davacının dava konusu ettiği hisseleri diğer davalılara temlik ettiğine ilişkin yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığını, eşitlenmiş payları içeren 1999-2001 senelerine ilişkin hazirun cetvellerinde bulunan davacı imzasının, davacının dava konusu yaptığı hisseleri diğer mirasçılara temlik ettiğini gösteren bir temlik sözleşmesi olarak nitelendirmeye elverişli olmadığı, temlik akdinden alacağı devir iradesinin açıkça belli olması gerekmesine rağmen, 1999-2000- ve 2001 tarihli hazirun cetvellerinde davacının dava konusu ettiği payları diğer mirasçılara temlik iradesine sahip olduğundan bahsetmeleri mümkün görülmediği, somut olayda şekilsiz de olsa bir sözleşme bulunmadığı, davacının şekilsiz de olsa, ne alacağın temlikine ne de bir miras paylaştırma sözleşmesinin akdedilmesine ilişkin irade beyanının varlığından söz edilemeyeceği, 25.10.1998 tarihinden sonra hisse sahipliğinden doğan hakları kullanılmasında ortaya çıkan eylemli uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davada U.Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen davalardaki önceki hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı davalı U. Traktör Ltd. Şti. ile İbrahim Ö.. U.. vekili ve davalı A.. V.. vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı U.Traktör Ltd. Şti. ile İ. Ö. vekili ve davalı A.. V.. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı U. Traktör Ltd. Şti. ile İ. Ö. vekili ve davalı A.. V.. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 20/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2011/779 E., 2012/7730 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.'nun 332'inci maddesi “İdare meclisi azaları şahsi menfaatlerine veya 349 uncu maddede sayılan yakınlarının menfaatlerine taalluk eden hususların müzakeresine iştirak edemezler.
11. Hukuk Dairesi         2011/779 E.  ,  2012/7730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/154-2010/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketin 5 yıl için münferiden temsile yetkili genel müdürü iken beyan ve imzası olmadan, davet edilmediği ve yasal toplantı ve karar alma usul ve nisapları sağlanmadan yönetim kurulu kararı ile müdürlük görevinin usulsüz olarak sona erdirildiğini ileri sürerek 08/06/2009 tarihinde yapılan tescil ve alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirket genel müdürlük, yönetim kurulu üyeliği ve şirket mali müşavirliği görevini yürütürken, şirketle görüşmeleri kestiğini, beyannameleri vermediğini, mali müşavirlerin defterlerini tuttukları şirketin genel müdürlüğü ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunamayacaklarını, yönetim kurulunun bu tespiti yaptığı için kendisine tebliğe gerek görmeden azil kararı aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının şirket yönetim kurulu üyeliği ile müdürlüğüne atanmasının, atanma tarihi itibariyle serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik faaliyeti yapması nedeniyle sakat olduğu ve bu mesleki faaliyetinin şirket yönetimine atanmada engel teşkil ettiği, bu açıdan davacının atanma tarihinden itibaren bu sıfatı taşımadığı, yönetim kurulunun davacı dışındaki iki üyesinin toplanıp davacı yerine yeni yönetici atamasında ve bu şekilde oluşan yönetim kurulunun yeni müdür tayininde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, şirket hisse devrine muvafakate dair yönetim kurulu kararlarında toplantı ve karar yeter sayılarının mevcut olduğu dava konusu şirketin davacının yönetim kurulu üyeliğinden ve müdürlüğünden azil ve şirket hisse paylarının devrine dair yönetim kurulu kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.'nun 332'inci maddesi “İdare meclisi azaları şahsi menfaatlerine veya 349 uncu maddede sayılan yakınlarının menfaatlerine taalluk eden hususların müzakeresine iştirak edemezler. Böyle bir husus müzakere konusu olunca, ilgili aza, ilgisini kurula bildirmeye ve keyfiyeti o toplantının zaptına yazdırmaya mecburdur. 330 uncu maddenin 2 nci fıkrasındaki halde bu cihet teklifi tesbit eden kağıda yazılır. Bu hükümlere aykırı hareket eden aza, ilgili olduğu muamele yüzünden şirketin husule gelen zararını tazmine mecburdur.” ve 343'üncü maddesi “Müdürler aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde idare meclisince tayin ve azlolunur. Tayin ve azil keyfiyeti, idare meclisince tescil ve ilan ettirilir. 315 inci maddenin birinci fıkrası hükmü de tatbik olunur” hükmünü haiz bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/2279 E., 2010/7377 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
aye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK.nun 332 nci maddesi hükmüne göre hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılard
11. Hukuk Dairesi         2010/2279 E.  ,  2010/7377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/903 Esas BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/175 E Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2007/559 - 2009/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı ... vekilleri Av. ..., Av. ... ile davacı yanında Fer'i müdahil ... vekili Av. ... ile davaya ihbar edilenlerden ... vekilleri Av. ... ile Av. ... ve ... Sınai Yat. A.Ş. vekilleri Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılardan İstanbul Ticaret Sicil Müd. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan ... Holding A.Ş.’nin nama yazılı pay sahibi ortağı olan müvekkilinin şirketin büyük ortağı olan eşinden miras yolu ile intikal eden ve bedelsiz sermaye artışı sonucu (7.800.000.000.000.-) TL esas sermayenin (6.233.352.500.000.-) TL’ye karşılık gelen (6.233.352,5) paydan (4.031.318)’inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK.nun 416, 417 nci maddelerinin gerektirdiği bir belge veya TTK.nun 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı ... Sınai Yat.A.Ş.nin de murisin (78.000) payını devralmış gösterilerek ortak kılındığını, esas sermayenin daha sonra TTK.nun 368 nci maddesi hükmüne aykırı olarak (12) trilyon TL’ye çıkartıldığını, davalılarca davaya konu edilen payların haksız edinilmesinden sonra müvekkilinin ve diğer ortak dava dışı ...’ın yönetimden ve şirket işlerinden uzaklaştırılarak dışlandığını ileri sürerek, davaya konu payların ortaklık haklarını kullanmak üzere MK.nun 427 nci maddesi uyarınca kayyım atanmasını veya payların devrinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesini, 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gösterilen (4.031.318) payın müvekkiline aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK.nun 332 nci maddesi hükmüne göre hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılardan tahsilini, birleştirilen 2005/903 E sayılı dava dosyasında ... Sınai Yatırım A.Ş’nin ... Holding A.Ş pay defterindeki dayanaksız ve geçersiz pay sahipliği kaydının iptali ile payların ... mirasçılarına ait olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davalı Holdingin büyük ortağının ölümünden sonra mirasçılar arasında düzenlenen miras sözleşmesi uyarınca muristen intikal eden payların mirasçılar arasında eşitce paylaştırılmasına karar verildiğini ve 25.12.1998, 03.08.1999, 31.03.2000 ve 30.04.2001 tarihli genel kurulların hazirun cetvellerinin bu paylaşıma uygun düzenlenerek imzalandığını,davacının payların kendisine ait olduğu yönündeki davayı açtıktan ve bu suretle taksimi kabul ettikten sonra birleşen davada bu defa bir kısım payların miras şirketine ait olduğunu ileri sürmesinin çelişkili davranış yasağına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, miras şirketi adına dava açılabilmesi için tüm ortakların birlikte hareket etmesinin gerektiğini, ... Yatırım A.Ş’deki ... Holding paylarının davadan önce ahara devredildiğini savunarak, asıl ve birleştirilen davaların reddini istemişlerdir. Birleşen 2007/175 E sayılı dava dosyasında davacı vekili,... Holding yönetim kurulu üyesi A....’in hissedarlığının sona ermesi üzerine bu kişinin yerine diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından TTK’nun 315.maddesi ...’nın seçilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının tescilini reddeden sicil memurluğu kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ...’in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle mirasının davalı ... ortağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay dağılımının yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen hazirun cetvelinde mirasçıların paylarının (1.949.980.500)’er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/11613 E, 2007/3306 K sayılı ilamında yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılına ait genel kurulda iki farklı hazirun cetvelinin düzenlendiği, anılan genel kurulda farklı pay miktarlarını içeren hazirun tutanağının esas alınmış olması karşısında farklı sayıdaki hisseleri içeren hazirun cetveline üstünlük tanındığı, hisselerin eşit olarak gösterildiği 03.08.1999 ve 31.03.2000 tarihli hazirun cetvellerinde davacının imzasının bulunması nedeniyle bir miras taksim veya hisse devrini içeren bir sözleşmenin mevcudiyetinin olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, olayda davacının davaya konu hisseleri davalılara devrettiğine dair yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığı, MK’nun 611.maddesine göre miras paylaşım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, hazirun cetvellerinin bu nitelikte olmadığı, uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz edilemeyeceği, birleşen 903 E sayılı davada davacı taleplerinin miras şirketini ilgilendirdiği, MK hükümlerini çerçevesinde davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının veya olurlarının alınması yahut miras şirketine mümessil tayini gerektiği, davacılarca bu şekilde işlem yapılmadığı, birleşen 175 E sayılı davada tescili istenilen yönetim kurulu kararının toplantı karar yeter sayısı bulunmadan alındığı ve hukuken yok hükmünde olduğundan ticaret sicil memurluğu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın davalılardan ... bakımından kabulü ile ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı payın terkini ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına pay defterine işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle ... Traktör San.ve Tic.Ltd.Şti adına olan kaydın iptali ile 15.205.073,1 payın şirket pay defterine davacı adına işlenmesine, davalılardan ... Sınai Yatırım A.Ş hakkında açılan davanın kabulü ile ... Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın pay defterine davacı adına işlenmesine, davacıya ait hisselerin davalılara yapılan devir işlemlerinin hükümsüz sayılmasına, birleştirilen 2005/903 E sayılı davanın usulden, 2007/175 E sayılı davasının ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Birleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/175 E sayılı dosyasında ... ... fer’i müdahil sıfatını haiz olup hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmadığından adı geçenin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl davada istem: 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gözüken (4.031.318) payın davacıya aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak suretiyle davalılar adına olan kayıtların terkini ile bu payların davacıya iadesine, bu talebin mümkün bulunmaması halinde davacıya ait payların rayiç bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Dava devam ederken, İbrahim Önder ... ve ...’in 1000’er pay dışında davaya konu payları ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti’ne devrettikleri, diğer davalı ... Sınai Yatırım A.Ş’nin toplam 600.000 adet hissesinin ise Eyüp 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş ilamına istinaden ... Vakfına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar davanın başında bulunan hisseleri üçüncü kişilere devretmişlerdir. Davacı ... bu hisselerin kendisi adına pay defterine yazılmasını talep ettiğinden, davalıların uyuşmazlık konusu hisseleri üçüncü kişilere devrinden sonra, davacının hisselerin kendisi adına pay defterine geçirilmesi talebi esas alınarak davaya devam edilemez. Çünkü davaya devam edilerek davacı lehine hüküm verilse bile bu hüküm hisseleri devralmış üçüncü kişiler yönünden hiçbir etki yaratmaz, zira hukukumuzda dava iki taraf sistemi üzerine kurulmuştur ve bunun sonucunda davanın sonunda verilen karar sadece davanın tarafları arasında geçerli olup, üçüncü kişilere hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle dava konusunun dava açıldıktan sonra 3.kişiye devredilmesi halinde müddeabihin temlikine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. HUMK’nun 186.maddesine göre dava konusu şey 3.kişiye temlik edilirse, hakim davacıya süre vererek davaya nasıl devam etmek istediğini sormalıdır. Kendisine verilen süre içerisinde davaya nasıl devam edebileceği konusunda davacının seçimlik hakkı vardır. Davacı dilerse davaya konu edilen şey veya hakkı elde etmek isterse davaya 3.kişiye karşı devam edilmesini isteyebilir, yada dilerse davaya dava konusunu 3.kişiye devreden davalıya karşı tazminat davası olarak devam edebilir. Mahkemece davalılar üzerinde görülen payların üçüncü kişilere devredildiği gözetilerek HUMK’nun 186.maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Asıl davaya yönelik bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ…:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden Fer'i Müdahil Sıfatıyla E.İ.Önder ...'den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Anonim Şirkette "Esas Sermaye" ilkesinin temel amacı nedir?

A) Ortakların kâr payını artırmak
B) Devletten teşvik almak
C) Şirket alacaklıları için bir teminat (malvarlığı) oluşturmak
D) Ortakların sınırsız sorumlu olmasını sağlamak
E) Yönetim kurulunun yetkisini artırmak

Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol