6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 373

Türk Ticaret Kanunu 373. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 373- (1) Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir. (2) Temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere, ancak sakatlığın bunlar tarafından bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir. (3) (Ek:28/1/2021-7263/23 md.) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında ticaret sicili kayıtları esas alınır ve şirketten bu kayıtlara ilişkin ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemez. III - Görevler ve yetkiler 1. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Bir anonim şirketin yönetim kurulu, şirketi münferiden temsile yetkili olan müdürünün temsil yetkisini kaldırmış, ancak bu yönetim kurulu kararı ticaret siciline tescil ve ilan edilmemiştir. Bu durumdan haberdar olmayan ve sicil kayıtlarına güvenen iyi niyetli üçüncü bir kişi, yetkisi kaldırılan müdür ile şirketin işletme konusuna dâhil olan bir sözleşme yapmıştır. Şirket, müdürün yetkisinin kaldırıldığını ileri sürerek sözleşmeyle bağlı olmadığını iddia etmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun ticaret sicilinin etkilerine ilişkin hükümleri çerçevesinde, sözleşmenin geçerliliği hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Temsil yetkisinin kaldırılması kararı, alındığı anda hukuki sonuç doğurduğundan, tescil ve ilan edilmemiş olsa bile şirketi bağlamaz ve sözleşme geçersizdir.
B) Tescili zorunlu bir husus olan temsil yetkisinin kaldırılması tescil edilmediğinden, bu durumu bilmeyen iyi niyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez ve şirket bu sözleşmeyle bağlıdır.
C) Şirketin iç ilişkisinde temsil yetkisi sona erdiği için, yapılan işlem yetkisiz temsil hükümlerine tabi olup, şirket icazet vermediği sürece sözleşme askıda hükümsüzdür.
D) Ticaret sicilinin olumlu etkisine göre sicildeki bir kaydın bilinmediği iddia edilemeyeceğinden, üçüncü kişinin sicili inceleme yükümlülüğü vardır ve bu nedenle iyi niyeti korunmaz.
E) Sözleşme şirketin işletme konusuna dâhil olsa dahi, temsil yetkisinin kaynağı olan yönetim kurulu kararı ortadan kalktığından, üçüncü kişinin iyi niyeti sözleşmeyi geçerli kılmaya yetmez.