6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 483

Türk Ticaret Kanunu 483. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 483- (1) Kanunun 482 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanabilmesi için, yönetim kurulu tarafından, mütemerrit pay sahibine, 35 inci maddede yazılı gazete ile esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan yoluyla şirketin internet sitesinde de yayımlanacak bir mesajla ihtarda bulunulur. Bu ihtarda, mütemerrit pay sahibinin temerrüde konu olan tutarı bir ay içinde ödemesi, aksi hâlde, ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceği belirtilir. (2) Nama yazılı pay senetlerinin sahiplerine bu davet ve ihtar, ilan yerine, iadeli taahhütlü mektupla ve internet sitesi mesajı ile yapılır. Bir aylık süre, mektubun alındığı tarihten başlar. (3) Mütemerrit pay sahibi, yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutar için şirkete karşı sorumludur. (4) 501 inci madde hükmü saklıdır. YEDİNCİ BÖLÜM Menkul Kıymetler BİRİNCİ AYIRIM Pay senetleri A) Ortak Hükümler I - Türler 1. Şartlar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2020/6439 E., 2021/4233 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, limited şirket ortağının sermaye koyma borcunu ödememesi nedeniyle temerrüde düşmesi halinde 6102 sayılı Yasa'da özel bir usul düzenlenmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 483. maddesi hükmüne göre hareket edilerek ortaklar kurulu kararı alınıp davalıya sermaye koyma borcunu yerine getirme husus
11. Hukuk Dairesi         2020/6439 E.  ,  2021/4233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.02.2020 tarih ve 2019/546- 2020/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının davacı şirketin kurucu ortağı olduğunu, şirket ana sözleşmesine göre ana sermayenin %25'ine denk gelen 125.000,00 TL sermaye koyma borcu üstlendiğini ve 1/4'ünü tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde, geri kalan kısımını ise en geç 31.12.2009 tarihine kadar yerine getirmek zorunda olduğunu, davalının bu borcunu yerine getirmediğini, ayrıca şirketten borç alarak ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, uzun süredir ihtarlara rağmen toplantılara katılmadığını, bu nedenle şirketin finansal sıkıntı yaşadığını, sermaye borcunu ödemeyen davacının buna rağmen şirketin feshi için dava açtığını, bu davanın reddine karar verildiğini, 06.05.2013 tarihinde şirket ortaklar kurulu toplantısı kararı alınarak davalıya davetiye gönderildiğini, davalının toplantıya katılmadığını, bu toplantıda oy çokluğu ile davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve davalıya ait payın davacı şirkete devrine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalının bugüne kadar şirketten 100.000,00 TL çektiğini, ancak üzerine düşen sermaye görevini makine ve marka olarak yerine getirdiğini, 2008 yılından 2010 yılına kadar ecza depolarına satışı yapılan ürünlerin keyfi bir kararla üretim ve satışlarının durdurulduğunu, yerlerine ...'nun sahibi olduğu Dermotek firması adına tescilli ürünler çıkarılarak şirketlerin ciro kaybına uğratıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, limited şirket ortağının sermaye koyma borcunu ödememesi nedeniyle temerrüde düşmesi halinde 6102 sayılı Yasa'da özel bir usul düzenlenmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 483. maddesi hükmüne göre hareket edilerek ortaklar kurulu kararı alınıp davalıya sermaye koyma borcunu yerine getirme hususunda ihtar yapılması, ihtara rağmen borcun yerine getirilmemesi halinde 483.madde de düzenlenen hükümlerin uygulanmasının zorunlu olduğu, bu nedenle davalının sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 640.maddesi hükmü uygulanarak şirket ortaklığından çıkarılmasının mümkün olmadığını, ayrıca davalı ortağın şirketten almış olduğu borcun ödenmemesi nedeniyle yasal yollara başvurulması mümkün olup davacı şirket tarafından bu hususta icra takibi başlatıldığı, bu nedene dayalı olarak da ortaklıktan çıkarma talep koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2016/10526 E., 2018/2617 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6102 sayılı TTK’nın 483.maddesinde anonim şirket ortaklığından ihraç yöntemi belirlenmiş olup bu yönteme uyulmaksızın bir kısım ortakların toplanarak davacıların ihracına karar vermelerinin usulsüz olmasına ve mahkemece usul
11. Hukuk Dairesi         2016/10526 E.  ,  2018/2617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2016 tarih ve 2014/1810-2016/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye halinde ... Tekstil A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin hem kurucu ortağı hem de şirket pay sahipleri olduğunu, 1985 yılından beri şirkette faaliyet gösterdiklerini, müvekkillerinin 31/01/2014 tarihli 2014 yılı olağanüstü genel kurul toplantı hazirun listesini ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin ettiklerini, temin ettikleri bu hazirun cetvelinde şirketin asgari toplantı nisabının % 100, mevcut nisabın %100 olduğunu, müvekkili davacı ...'ın davalı şirkette 92.500 adetle en büyük pay adedine sahip olduğunu, ...'ın da 11.100 adet payı bulunmasına ve toplantıya katılmamalarına rağmen toplantıya asaleten katılan pay sahiplerinin payları toplandığında tüm payların hazır olduğunun tutanak altına alındığını, müvekkillerinin pay adetlerinin kendi adında değil diğer pay sahipleri adında gözüktüğünü, müvekkillerinin şirket paylarını diğer pay sahiplerine satmadıklarını, devretmediklerini ileri sürerek müvekkillerinin paylarının devredilme veya satılma işleminin iptaline, usulsüz bir şekilde devredilen veya satılan müvekkillerinin paylarının kendi adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın sadece davalı şirket Tasfiye Halinde ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş. adına yönetilmesi gerektiğini ve bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile diğer davalılar yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davacıların şirketin kuruluşunda herhangi bir pay bedeli yatırmadıklarını, davacıların şirketin çoğunluk hissesini elde etme ve haksız kazanç elde etme peşinde olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin kuruluşundan bu yana şirkette pay sahibi oldukları, bu paylarını hiçbir şekilde devretmedikleri, devrettiklerine veya sattıklarına dair gerek ticaret sicil kayıtlarında gerekse şirketin incelenen defter kayıt ve belgelerinde her hangi bir karar, delil ve belgenin olmadığı, davacı ortakların davalı şirket ortaklığından ihraç edildiklerine dair de bir karar, kayıt ve belgeye rastlanmadığı gerekçesiyle davacıların davalılardan ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açtıkları davasının H.M.K.'nun 114/1-d bendi ve 115/2 maddeleri gereğince pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacıların diğer davalı Tasfiye Halinde ... Tekstil Ticaret ve San. A.Ş. hakkında açtığı davasının kabulü ile davacıların davalı şirketteki paylarının herhangi bir şekilde devir ve satışının yapılmadığının tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı Tasfiye Halinde ... Tekstil A.Ş. temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6102 sayılı TTK’nın 483.maddesinde anonim şirket ortaklığından ihraç yöntemi belirlenmiş olup bu yönteme uyulmaksızın bir kısım ortakların toplanarak davacıların ihracına karar vermelerinin usulsüz olmasına ve mahkemece usulsüz olarak yapılan ihraçtan önce düzenlenen hazirun cetveline atıfta bulunarak payların belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına göre, davalı Tasfiye Halinde ... Tekstil A.Ş.’nin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Tasfiye Halinde ... Tekstil A.Ş.’nin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen (mütemerrit) pay sahibine karşı şirketin uygulayabileceği "Iskat" (ihraç) prosedürü ile ilgili, yönetim kurulunun yapması gereken ilk işlem nedir?

A) Doğrudan pay senedini iptal etmek.
B) Ticaret Mahkemesinde dava açmak.
C) İcra takibi başlatmak.
D) Bir ay içinde ödeme yapması için ihtar çekmek ve ilan etmek.
E) Genel kurulu toplantıya çağırmak.