TTK Madde 659I - Genel olarak
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 659. maddesi, yazılı bir senedin borçlusunun hamile karşı ileri sürebileceği def'ileri düzenler. Kapsamı üç başlıkta toplanır: hamile karşı şahsi def'iler, önceki hamillerle olan doğrudan ilişkiye dayanan def'iler ve senedin borçlunun rızası dışında tedavüle çıkarıldığı def'i. Madde, borçlunun senetten doğan alacağa karşı savunma imkanlarının sınırını çizer ve bu sınır içinde senedin dolaşım güvenliğini korur.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Borçlu hamile yazılı bir senetten doğan alacağa karşı, ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senedin metninden anlaşılan def’ilerle, alacaklı her kim ise ona karşı şahsen sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir.
(2)Borçlu ile önceki hamillerden biri arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde geçerlidir.
(3)Senedin, borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolunda bir def’i ileri sürülemez.
Madde gerekçesi
Kaynağı İsv. BK m. 979 olan bu madde, 6762 sayılı Kanunun 571 inci maddesi ni karşılamaktadır.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
5 karar arasından seçildi- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/186 · K. 2024/526 · T. 01.10.2024İlk derece
6102 sayılı yasanın 659.maddesine göre senedin geçersizliğine ilişkin def’ileri alacaklılara karşı ileri sürebileceği, davacının davaya konu edilen çekin keşide tarihindeki yetkilisinin imzasına yaptığı itirazın bu şekilde davalıya karşı ileri sürebileceği anlaşılmış ve davacının menfi tespit talebi yerinde görülmüştür." şeklindeki gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Ayırt etme gücüne sahip olmayan ve kendisine yasal danışman atanmamış olan kısıtlı (K), lehtarı (L) olan emre yazılı bir bono düzenlemiştir. (L), bu bonoyu daha sonra (M)'ye ciro ve teslim etmiştir. Vadesi geldiğinde bonoyu ödeme için ibraz eden (M)'ye karşı (K), bonoyu imzaladığı sırada tam fiil ehliyetine sahip olmadığını ileri sürerek borcu ödemekten kaçınmıştır. (M)'nin, (K)'nin ehliyetsiz olduğunu bilmediği ve bilebilecek durumda da olmadığı varsayıldığında, (K)'nin ileri sürdüğü ehliyetsizlik def'inin hukuki niteliği ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Bu defi, borçlu (K) ile lehtar (L) arasındaki şahsi ilişkiye dayandığından, hamil (M)'nin bonoyu iktisap ederken bilerek (K)'nin zararına hareket ettiğinin ispatlanması koşuluyla (M)'ye karşı ileri sürülebilir.
- B) Ehliyetsizlik, senedin geçersizliğine ilişkin mutlak bir defi olduğundan, hamil (M)'nin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın kendisine karşı ileri sürülebilir.
- C) Senedin tedavül kabiliyetinin korunması amacıyla, ehliyetsizlik def'i sadece senedin ilk hamili olan lehtar (L)'ye karşı dermeyan edilebilir; senet ciro edildikten sonra bu hakkın (M)'ye karşı kullanılması mümkün değildir.
- D) İmzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, (K)'nin imzasının geçersizliği senedin bütününü etkilemez, bu nedenle (K) bu def'i ileri sürse dahi iyi niyetli hamil (M)'ye karşı sorumlu olmaya devam eder.
- E) Bu defi, senet metninden açıkça anlaşılan bir defi olmadığından, borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarılma hâlleriyle aynı hukuki rejime tabi olup iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemez.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl