6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 772

Türk Ticaret Kanunu 772. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 772- (1) Vade geldiğinde ödeme, özellikle vadenin geldiği günün ve ödeme tarihinin hesaplanması, bedeli yabancı bir ülke parasıyla gösterilmiş poliçelerin ödenmesi, poliçenin hangi ülkede ödenmesi gerekiyorsa o ülkedeki hukuka göre belirlenir. IV - Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2013/8521 E., 2013/23494 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tarafından taşınması sırasında 19.07.2011 tarihinde çalınarak hasara uğradığını, sigortalının emtiasında tespit olunan zarar nedeniyle 24.08.2011 tarihinde 27.945 TL hasar tazminatı ödendiğini, zararın tazmini için TTK m. 1301 hükümlerine göre halef olduklarını, davalının TTK’nın 772. maddesine göre ihtirazi kayıt koymadan kusursuz teslim aldığı malları, TTK’nın 781.
11. Hukuk Dairesi         2013/8521 E.  ,  2013/23494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2013 tarih ve 2012/248-2013/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Taç Tekstil Ltd. Şti.’nin ihraç ettiği malları nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığını, söz konusu emtianın İstanbul’dan Rusya’ya davalı ... Tic. A.Ş. tarafından taşınması sırasında 19.07.2011 tarihinde çalınarak hasara uğradığını, sigortalının emtiasında tespit olunan zarar nedeniyle 24.08.2011 tarihinde 27.945 TL hasar tazminatı ödendiğini, zararın tazmini için TTK m. 1301 hükümlerine göre halef olduklarını, davalının TTK’nın 772. maddesine göre ihtirazi kayıt koymadan kusursuz teslim aldığı malları, TTK’nın 781. maddesine göre kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen müddet içinde ziya ve hasarından mesul olduğunu, taşınma sırasında sigortalı malların hasara maruz kalmasına sebebiyet veren davalıya rücu mektubu gönderilmesine rağmen; davalının ödeme yapmadığını belirterek 27.945 TL hasar tazminatının 24.08.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu olan ve hasarlandığı iddia edilen malların iki aşamada taşındığını, bunlardan birincisinin, davacının sigortalısı olan dava dışı Taç Tekst. Firmasının merkezinden İstanbul Marport Limanı’na karayolu ile nakliyesi, diğerinin ise; Marport Limanı’ndan Novorrossisyk/Rusya Limanı’na deniz yoluyla taşınması olduğunu, müvekkilinin bu iki aşamada farklı sıfatlarla yer aldığını, ilk aşama olan kara taşımasını dava dışı Arkas Ulaştırma A.Ş.’nin yaptığını, bu konuda müvekkilinin dava dışı sigortalı Taç Teks firması ile Arkas Ulaştırma A.Ş. arasında komisyoncu olarak yer aldığını, deniz taşıma işi ayağında ise; müvekkilinin dava dışı deniz taşıyanı Arkas Konteynır’ın acentesi sıfatıyla hareket ettiğini, bu durumun konşimento üzerinde yer aldığını, nakliye sigortası poliçesi incelendiğinde poliçede sadece deniz taşımacılığın sigortalandığını, poliçede sigortanın deniz taşımasından önceki veya sonrasındaki kara taşımasını da kapsayacağını belirten herhangi bir ibarenin de bulunmadığını, ancak; malların taşımanın hangi aşamasında hasarlandığının belirlenemediğini, dolayısıyla sorumluluğun belirlenemediğini, davacı tarafından deniz taşımacılığı aşamasının sigortalanmış olması sebebiyle müvekkiline acente olarak husumet yöneltilemeyeceğini,, bununla beraber sigortalının yaptığı satış sözleşmesinin CIF şeklinde yapıldığını, TTK’nın 1143. maddesine göre CIF şeklinde yapılan satışlarda satış konusu malların hasarının taşıyana teslim edildiği andan itibaren satış sözleşmesinin alıcısına geçtiğini, somut olayda da davacının hasarını ödediğini beyan ettiği dava dışı Taç Teks Ltd. Şti.’nin satıcı olduğunu, hasarın artık alıcıda bulunduğunu, bu halde; sigorta tazminatı ödemesinin satıcıya değil alıcıya yapılması gerektiğini, bu ödemeyi tahsil etme hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın deniz ayağı için düzenlenen konşimentoda davalının dava dışı taşıyan Arkas Konteynır Taşımacılık A.Ş.’nin acentesi sıfatıyla yer aldığı,dolayısıyla davalı acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı,taşımanın kara ayağında ise davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma işini dava dışı Arkas Ulaştırma ve Nak. A.Ş.’ne yaptırdığı,her ne kadar davalı tarafından sigortalıya yurt içi kara taşıması bedeli ile deniz taşımasına ilişkin konteynır yüklemesi ödemeleri ile ilgili fatura düzenlenmiş ise de, davacının dayanak yaptığı sigorta poliçesinin taşımanın sadece deniz taşıması kısmını kapsadığı, deniz taşımasına ilişkin navlun faturası için dava dışı Arkas Konteyner Taş. A.Ş. tarafından sigortalı aleyhine icra takibi yapıldığı, sonuç olarak davada husumetin taşıyıcı dava dışı Arkas Konteynır Taş. A.Ş.’ne yöneltilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

11. Hukuk Dairesi, 2013/7483 E., 2013/22575 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Mahkemece; iddia, savunma, tanık anlatımları ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafça davacı şirketin iddiasının aksinin ispat edilemediği, TTK’nın 772. madde hükmüne göre davalı taşıyıcının, dava konusu emtiayı taşıma senedine veya ayrı bir kağıda, teslim alındığı zamanki durumu hakkında ihtirazı bir kayıt koymadan kabul ettiği, ayrıca TTK’nın 781.
11. Hukuk Dairesi         2013/7483 E.  ,  2013/22575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2011/247-2012/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı bir şirket tarafından müvekkiline sipariş edilen 62 adet deri ceketin 44 adedinin bu şirkete gönderilmesi amacıyla davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalı şirketçe, kolinin çalındığından bahisle alıcısına teslim edilemediğinin bildirildiğini, müvekkilince 44 adet deri ceketin bedeli olan 14.541,12 TL’nin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibinin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, çalınan koli içinde değerli bir eşya olduğunun davacı tarafça beyan edilmediğini savunarak, davanın reddi ile % 40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, tanık anlatımları ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafça davacı şirketin iddiasının aksinin ispat edilemediği, TTK’nın 772. madde hükmüne göre davalı taşıyıcının, dava konusu emtiayı taşıma senedine veya ayrı bir kağıda, teslim alındığı zamanki durumu hakkında ihtirazı bir kayıt koymadan kabul ettiği, ayrıca TTK’nın 781. ve devamı maddeleri hükmü uyarınca taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğrayacağı zıyaa ve hasarlardan sorumlu olacağı, davalı tarafça taşıma sırasında aracın kapısı açık bırakılarak gerekli özen ve ihtimamın gösterilmediği, alacağın likid nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/4878 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı 14.541,12 TL asıl, 95,65 TL işlemiş faiz ve 128,00 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 14.764,73 TL’ye vaki itirazının iptaliyle, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16 oranını geçmeyecek şekilde artan azalan oranlarda temerrüt faizi uygulanarak devamına, 5.905,89 TL %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak, dava tazminat istemine ilişkin bulunduğundan ve bu durumda da alacak likid olmadığından mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2009/7301 E., 2011/6738 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
llanılamaz hale geldiği, kargonun varış merkezine hasarlı olarak ulaştığı, davalı taşıyıcı firmanın taşıma sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme ile yükümlendiği kargoyu gönderilene teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle TTK’nun 772, 781, 782, 784 ve 786. maddeleri uyarınca gönderici firmaya karşı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mal bedeli olan 14.760,00 TL taz
11. Hukuk Dairesi         2009/7301 E.  ,  2011/6738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2007/311-2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davalı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.06.2006 tarihinde kan sayım solüsyonu olarak adlandırılan 14.760 YTL tutarındaki 3 kutu tıbbi malı (12.000 birim) İstanbul’da bulunan Endüstri Medikal Malz...Ltd Şti.’ne gönderilmek üzere davalı kargo şirketinin Şanlıurfa şubesine sevk irsaliyesi ve teslim fişiyle teslim ettiğini, ancak davalı kargo şirketi tarafından taşıma esnasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete ait malın hasarlanarak kullanılmaz hale geldiğini ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, davalıdan zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, meydana gelen zarardan dolayı 14.760 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının taşınan kargonun içeriği hakkında müvekkiline bir beyanda bulunmadığını, taşıma öncesi malların niteliğinin bildirilmesi halinde sözkonusu malların müvekkili tarafından taşınmayacağını, ayrıca davacının kırılacak nitelikte olan malların içeriğini beyan etmediği gibi bu malların taşınırken zarar görmemesi için gerekli ambalaj yapımında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu nedenle davaya konu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen malın taşıma esnasında hasar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği, kargonun varış merkezine hasarlı olarak ulaştığı, davalı taşıyıcı firmanın taşıma sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme ile yükümlendiği kargoyu gönderilene teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle TTK’nun 772, 781, 782, 784 ve 786. maddeleri uyarınca gönderici firmaya karşı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mal bedeli olan 14.760,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı tarafından taşınması üstlenilen yükün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı yaptığı savunmada davacı tarafından teslim edilen yükün niteliğine uygun biçimde ambalajlanmadığını, ambalajın yetersiz olması nedeniyle zararın meydana geldiğini savunmuştur.Dosya içindeki taşımaya ilişkin bilgi ve belgeler ile davacının ticari faaliyeti göz önüne alındığında taşınan yükün tıbbi malzemeye ilişkin olduğu ve davalının kendisine teslim edilen malı ihtirazi kayıt koymadan teslim aldığı anlaşılmıştır.Ancak taşınması üstlenilen yükün kan sayım solüsyonu olup, kutuların patlamış olması nedeniyle hasarlandığı ve alıcı tarafından teslim alınmadığı anlaşılmıştır.Yargılama sırasında taşınan yükün niteliğine göre nasıl bir ambalaj içinde ve ne şekilde taşınması konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmamıştır.Davalı kendisine teslim edilen malın ambalaj yetersizliği sonucu hasara uğradığını savunmuş olmasına göre bu savunmasının yerinde olup olmadığının tespiti gerekir.Bu durumda, taşınan malın niteliği gözönüne alınarak taşıma konularında uzman bir bilirkişi ile malın niteliği gereği sağlık malzemeleri konusunda uzman bir bilirkişiden davaya konu yükün ne şekilde, nasıl bir ambalaj ile taşınması gerektiği ve davaya konu taşımada gereken şekilde ambalajlanıp ambalajlanmadığının tespit edilmesi ve sonuçta hasarın yetersiz ambalaj sonucu meydana geldiğinin anlaşılması halinde bu kez yetersiz ambalaja rağmen ihtirazi kayıt koymadan taşımayı kabul eden davalının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek davalının kusur durumunun incelenmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak davalının oluşan zarardan tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Öte yandan, davacı davalıya yaptığı başvuruda taşınan malzemenin hasarlanması nedeniyle meydana gelen zarar tutarı olarak 4.241,77 TL ödenmesini istemiş olmasına rağmen davada istenilen 14.760,00 TL’nin neye göre istendiği, hasarlanan mal değerinin ne kadar olduğu hususları üzerinde durularak sonucuna göre davalının sorumlu olduğu miktarın tayin ve tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan ve yapılan başvuruda 4.241,77 TL istenmiş olmasına rağmen hangi nedenle mal bedeli karşılığı olarak 14.760,00 TL’nin hükmedilmiş olduğu da açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL avukatlık vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2009/3714 E., 2011/2180 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Oysa Dairemizin 01.12.2006 tarih ve 2005/11183-2006/12619 sayılı kararında, eksper raporu ve ekindeki fotograflardan, açık koyteynerdeki makinaların örtüldüğü brandaların yırtık olduğu anlaşılmakla TTK.772 maddesine göre ihtirazi kayıt konulmadan teslim alınan makinaların dış görünüş itibariyle kusuru olmadan teslim alındığı kabul edilmiş sayılacağından hasarın taşımanın kara ayağında meydana gelm
11. Hukuk Dairesi         2009/3714 E.  ,  2011/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/194-2008/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar Exkel A.Ş. ve Handersen Line Ltd. izafeten Exel Nak.A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde taraflar ve avukatları davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Döndü Deniz Bilir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın, gemi ve kamyonla aktarmalı olarak ABD’den Tekirdağ/Türkiye’ye davalı ... Uluslararası Nakliyat A.Ş.’nin taahhüdü altında diğer davalı nakliyeciler tarafından gerçekleştirildiğini, ancak, malın hasarlı olarak sigortalı alıcı firmaya teslim edildiğini ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 17.900.000.000.-TL’sının 05.06.2003 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili, müvekkili ile sigortalının anlaşmaları sonucu 2 adet yıkama makinesinin özel konteynır içinde denizaşırı taşıma ile müvekkili tarafından taşındığını, makinelerin sağlam olarak alıcıya teslim edildiğini, müvekkilinin malları limanda gümrüğe teslim etmesi ile sorumluluğunun sona erdiğini, bundan sonraki kara taşımasının Kar Uluslararası Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, limanda teslimden sonraki aşamada doğan zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı Kar Uluslararası Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin konteynır ile gelen emtiayı alıcısına götürdüğünü, konteynır’ın alıcının yetkili gümrükçüsünün gözetiminde yüklendiğini, taşıma güzergahında aracın kaza yapmadığını, müvekkilinin oluşan hasardan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalıların hasardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2006 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalı Kar Ltd. Şti. hakkında açılan davanın sabit olmadığından reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 16.198,84 YTL’nın faizi ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar Exkel A.Ş. ve Handersen Line Ltd. izafeten Exel Hak.A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dava, nakliyat sigorta tazminatını ödeyen sigortacının TTK 1301 maddesi uyarınca zarar sorumlularından rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak davalı Kar Uluslararası Taşımacılık A.Ş. aleyhindeki davanın reddine, diğer davalılar Exel A.Ş. ve Herdersan Line Ltd. yönünden ise, taşımanın deniz ayağını üstlendikleri ve hasarın deniz ayağında meydana geldiği gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa Dairemizin 01.12.2006 tarih ve 2005/11183-2006/12619 sayılı kararında, eksper raporu ve ekindeki fotograflardan, açık koyteynerdeki makinaların örtüldüğü brandaların yırtık olduğu anlaşılmakla TTK.772 maddesine göre ihtirazi kayıt konulmadan teslim alınan makinaların dış görünüş itibariyle kusuru olmadan teslim alındığı kabul edilmiş sayılacağından hasarın taşımanın kara ayağında meydana gelmediğinin kabulü doğru olmamıştır, denilmek suretiyle hasarın kara ayağında meydana geldiği kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece hasarın kara ayağında meydana geldiği kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hasarın deniz ayağında meydana geldiğinin kabulü ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Exel A.Ş. ve Herdersan Line Ltd.’e izafeten Exel A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına BOZULMASINA, davalılar Exkel A.Ş. ve Handersen Line Ltd. izafeten Exel Nak.A.Ş. vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücretine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.