6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 798

Türk Ticaret Kanunu 798. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 798- (1) Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer. IV - Çekten cayma 1. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
19. Ceza Dairesi, 2021/3107 E., 2021/2771 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz sayılır (TTK m.798).
19. Ceza Dairesi         2021/3107 E.  ,  2021/2771 K. "İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ A-) KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 23.10.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı kararında; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.07.2019 tarihli, 2019/2610 esas 2019/2412 karar, 13.02.2020 tarihli, 2019/2627 esas 2020/599 karar, 04.03.2020 tarihli, 2020/908 esas 2020/882 karar sayılı kararları ile; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 28.06.2019 tarihli, 2019/2016 esas 2019/2177 karar sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.07.2020 tarihli, 2019/1858 esas 2020/2167 karar sayılı kararı arasında; "...Karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçu ile ilgili olarak, süresinde ibraz edilen çekin arka yüzüne, ilgili banka tarafından "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." şeklinde yazılan ibarenin, usulüne uygun olarak yapılmış "karşılıksızdır" işlemi niteliğinde olup olmadığı ile bu ibareye istinaden sanığın mahkumiyetine karar verilip verilemeyeceği..." hususlarında karar uyuşmazlığının bulunduğu tespit edilmiş, bu uyuşmazlığın çözümü için yapılan toplantı sonucunda; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun çoğunluğu tarafından; "...tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur." şeklindeki şerhte yer alan ifadeden esasen hesapta hiç karşılık bulunmadığının anlaşıldığı, ibraz tarihinde hesap bakiyesinin "0"TL olduğunun belirtilmek istendiği, açılan ceza davasında ibraz tarihinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın çek bedelinden düşülmek suretiyle verilecek cezanın hesaplanabileceği, dolayısıyla sanığın mahkumiyetine karar verilebileceği oy çokluğuyla kabul edilmiş, ancak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi Başkanı ...'ın karşı oyunda ise; sanığın sadece usulüne uygun olarak yapılacak bir "karşılıksızdır" işlemi sonucu cezai sorumluluğuna gidilebileceği, 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesine göre; karşılıksızdır işleminin Kanun'da belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış kabul edilebilmesi için "...ibraz tarihinde çek hesabında ne kadar karşılık bulunduğunun..." ve "...karşılıksız kalan miktarın..." yazılmasının Kanun'a göre zorunlu olduğu, somut uyuşmazlığa konu çek suretlerinde yazılı "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." şeklinde yazılan ibareden, ibraz tarihinin ve ibraz tarihinde çek hesabında ne kadar karşılık olduğunun açıkça belirlenemediği, bu nedenle sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği yönünde muhalif kalındığı görülmüştür. 5235 sayılı "Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un "Başkanlar Kurulunun Görevleri" başlıklı 35/3. maddesi çerçevesinde, aynı nitelikteki davalarda farklı kararlar verilmesi nedeniyle uyuşmazlık bulunduğuna ve çıkan uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi gereği, Yüksek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından giderilmesine karar verilmiştir. B-) KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR 1-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 28.06.2019 tarihli, 2019/2016 esas 2019/2177 karar sayılı kararı, 2-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.07.2019 tarihli, 2019/2610 esas 2019/2412 karar sayılı kararı, 3-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli, 2019/2627 esas 2020/599 karar sayılı kararı, 4-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli, 2020/908 esas 2020/882 karar sayılı kararı, 5-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.07.2020 tarihli, 2019/1858 esas 2020/2167 karar sayılı kararı, C-) KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ KARARLARININ ÖZETLERİ 1-) Süresinde ibraz edildiği halde, ilk ibraz tarihinde çekin arka yüzüne "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." şeklinde yazılan şerhin, sanığın mahkumiyeti için yeterli olduğuna dair kararlar a-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 28.06.2019 Tarihli, 2019/2016 E. 2019/2177 K. Sayılı Kararı Denizbank A.Ş.'ye ait 30.04.2018 keşide tarihli 30.000 TL bedelli çekin, gerçek kişi yetkili hamili tarafından 30.04.2018 günü (süresinde) muhatap banka dışında bir başka bankaya ibrazında; çekin arka yüzüne "30.04.2018 tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur. Denizbank adına vekaleten, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. İstanbul Avrupa Kurumsal Merkezi Şubesi" ibaresinin yazıldığı, aynı çekin 18.05.2018 günü (yasal ibraz süresinden sonra) çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın (Denizbank A.Ş.) Karabağlar - İzmir Şubesine yeniden ibraz edildiği ve çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olunan 1.600 TL'nin gerçek kişi yetkili hamile ödendiği, ayrıca çekin arka yüzüne, karşılıksız kalan tutarın 28.400 TL olarak yazıldığı, ibraz edenin adı ve soyadı ile imzasının alındığı somut olay nedeniyle; Gerçek kişi yetkili hamilin şikayeti üzerine görülen ceza davasında, İzmir 10. İcra Ceza Mahkemesince kurulan 27.12.2018 tarihli, 2018/586 E. 2018/1135 K. sayılı hükümde; çekin süresi içinde ibrazında çekin arka yüzüne yazılan ibarede, çek hesabının hesap durumunun ve çekin ne kadarının karşılıksız kaldığının açıkça yazılmadığı ve 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesi ile Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin emsal kararlarından hareketle, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde belirtilen "karşılıksızdır" işleminin usulüne uygun yapılmış sayılamayacağı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Müşteki vekilinin karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen 28.06.2019 tarihli kararda (özetle); Suça konu çekin ilk kez muhatap dışında başka bir bankaya ibraz edildiği tarihte hesap bakiyesinin ne kadar olduğu açıkça belirtilmemiş ise de; müşteki vekilinin şikayet süresi içinde muhatap bankaya başvurduğu, bankanın ödemekle yükümlü olunan miktarı (1.600 TL) tahsil ettiği, karşılıksız kalan miktarın 28.400 TL olarak çekin arka yüzüne yazıldığı, dolayısıyla sonradan yapılan işlemlerin 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde belirtilen karşılıksızdır işlemi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, yapılan karşılıksızdır işleminin Kanun'da belirtilen şekle uygun olmadığını söylemenin, hakkın şekle boğdurulması sonucunu doğuracağından bahisle ve sanığın cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın neticeten 28.400 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın ve yetkilisi olduğu tüzel kişi şirketin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. b-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.07.2020 Tarihli, 2019/1858 Esas 2020/2167 Karar Sayılı Kararı Denizbank A.Ş.'ye ait 15.08.2018 keşide tarihli 60.000 TL bedelli çekin, tüzel kişi yetkilisi hamil tarafından 15.08.2018 günü (süresinde) muhatap banka dışında başka bir bankaya ibrazında, çekin arka yüzüne "15.08.2018 tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur. Denizbank adına vekaleten, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Kahramanmaraş Girişimci Şube" ibaresinin şerh düşüldüğü, bu şerhin hemen altında "işbu çekin taahüt tutarı olan 1600 TL Denizbank A.Ş. tarafından tarafıma ödenmiştir." ibaresinin yazıldığı somut olay nedeniyle; Tüzel kişi yetkilisinin şikayeti üzerine görülen ceza davasında, İzmir 7. İcra Ceza Mahkemesince kurulan 11.04.2019 tarihli, 2018/913 E. 2019/413 K. sayılı hükümde; şikayetin süresinde olduğu, çekin süresinde ibraz edildiği, ancak ibraz tarihinde çekin karşılığının bulunmadığı anlaşılmakla, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereği sanığın mahkumiyetine, sanığın ve yetkilisi olduğu keşideci şirketin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince verilen 16.07.2020 tarihli kararda (özetle); Hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine (oy çokluğuyla) karar verildiği, Daire Başkanının karşı oyunda ise; suça konu çek üzerindeki "karşılıksızdır" şerhinde, karşılıksız kalan miktarın ve hesapta ne kadar karşılık bulunduğunun yazılmamış olması nedeniyle işlemin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. 2-) Süresinde ibraz edildiği halde, ilk ibraz tarihinde çekin arka yüzüne "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." şeklinde yazılan şerhin, sanığın mahkumiyeti için yeterli olmadığına dair kararlar a-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.07.2019 tarihli, 2019/2610 esas 2019/2412 karar sayılı kararı, Türkiye Finans A.Ş.'ye ait 15.07.2017 keşide tarihli 31.400 TL bedelli çekin, tüzel kişi yetkilisi hamil tarafından 17.07.2017 günü (süresinde) muhatap banka dışında bir başka bankaya ibrazında; çekin arka yüzüne "17.07.2017 tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur. T.Finans adına vekaleten, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Küçükbakkalköy Şubesi" ibaresinin yazıldığı, daha sonra aynı çekin "..." isimli bir şahsın eline geçtiği ve bu şahıs tarafından 04.08.2017 tarihinde (yasal ibraz süresinden sonra) çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın (Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.) Bornova - İzmir Şubesine yeniden ibraz edildiği ve çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olunan 1.410 TL'nin yetkili hamil ...'a ödendiği, ayrıca çekin arka yüzüne, "ibraz tarihinde hesap bakiyesi 0 (sıfır) dır. Bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.410 TL hamile ödenmiştir, çek #29.990 TL# için karşılıksızdır. Hamilin / Tüzel kişi yetkilisi ibraz eden kişinin Adı soyadı-ünvanı: ..., imzası" şeklinde gerçek kişi hamilin imzasının alındığı somut olay nedeniyle; Çeki ilk kez muhatap dışında bir bankaya süresinde ibraz eden tüzel kişi yetkilisi hamilin şikayeti üzerine görülen ceza davasında; İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesince kurulan 14.12.2017 tarihli, 2017/726 E. 2017/985 K. sayılı hükümde; şikayetçi tüzel kişinin süresinde (17.07.2017 tarihinde) çeki başka bir bankaya ibraz etmesi ve karşılığının çıkmaması üzerine, üçüncü bir kişi tarafından suça konu çekin muhatap bankaya 04.08.2017 günü yeniden ibraz edildiği, ancak bu kez de "karşılıksızdır" işlemi yapılıp zorunlu miktarın ödenmesi üzerine, şikayetçi tüzel kişinin 08.08.2017 günü şikayette bulunduğu, dolayısıyla şikayetçi şirketin çeki bankaya ibraz eden yetkili hamil olmaması nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince kararın bozulması ve geri gönderilmesi üzerine, aynı ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu; 13.06.2019 tarihli, 2018/579 E. 2019/ 540 K. sayılı hükümde ise; çekin süresi içinde ibrazında çekin arka yüzüne "iş bu çekin karşılığı yoktur" ibaresine yer verildiği, oysa 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutarın açıkça belirtileceğinin yazıldığı, süresinde yapılan ilk ibraz sırasında sadece çekin karşılığının olmadığı bilgisine yer verildiği, dolayısıyla 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde belirtilen "karşılıksızdır" işleminin usulüne uygun yapılmış sayılamayacağı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Müşteki vekilinin karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince verilen 17.07.2019 tarihli kararda (özetle); Karşılıksızdır işleminin usulüne uygun olarak yapılmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine (oy çokluğuyla) karar verilmiş, bir Daire Üyesinin karşı oyunda ise; suça konu çek üzerindeki şerhten çek hesabındaki mevduat hesabının "0"TL olduğunun açıkça anlaşıldığı, verilecek cezanın da kolaylıkla hesaplanabilir olması sebebiyle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. b-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 Tarihli, 2019/2627 Esas 2020/599 Karar Sayılı Kararı, T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye ait 26.10.2018 keşide tarihli 50.000 TL bedelli çekin, tüzel kişi yetkilisi hamil tarafından 31.10.2018 günü (süresinde) muhatap bankaya ibrazında, çekin arka yüzüne "işbu çek bedelinin 31.10.2018 saat:16.00 itibariyle karşılığı yoktur. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi" ve "İşbu çek, 31.10.2018 tarihinde ibraz edildi. Hesapta karşılığı olmadığından yasal garanti tutarı 1600 TL ödenmiştir. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi" şeklinde şerh düşüldüğü, ancak tüzel kişi adına çeki ibraz eden kişinin adı ve soyadının yazılmadığı, imzasının da alınmadığı somut olay nedeniyle; Tüzel kişi yetkili hamilin şikayeti üzerine görülen ceza davasında, İzmir 7. İcra Ceza Mahkemesince kurulan 13.06.2019 tarihli, 2018/1075 E. 2019/658 K. sayılı hükümde; şikayetin süresinde yapıldığı, çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği, keşideci şirket yetkilisi sanıkların 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde unsurları yazılı suçu işledikleri anlaşılmakla, sanıkların zorunlu miktar düşüldükten sonra neticeten karşılıksız kalan 48.400 TL adli para cezasıyla mahkumiyetlerine, sanıkların ve yetkilisi oldukları çek hesabı sahibi tüzel kişi şirketin çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. Sanıklar müdafiinin karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince verilen 13.02.2020 tarihli kararda (özetle); Suça konu çekin arka yüzündeki "karşılıksızdır" işleminde çek hesabında ne kadar karşılığının bulunduğunun açıkça yazılmadığı, karşılıksızdır işleminin usulüne uygun yapılmadığı, dolayısıyla suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanıkların CKM'nin 223/2-a maddesi gereği beraatlerine (oy çokluğuyla) karar verilmiş, bir Daire Üyesinin karşı oyunda ise; çekin arka yüzündeki şerhten, hesap karşılığının "0"TL olduğunun açıkça anlaşıldığı, uygulamada hesapta para bulunması halinde bunun da açıkça yazıldığı, bu nedenle karşılıksız kalan miktarın hesaplanabilir olduğundan bahisle karşılıksızdır işleminin geçerli olduğu, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. c-) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 04.03.2020 Tarihli, 2020/908 Esas 2020/882 Karar Sayılı Kararı a- ING Bank A.Ş.'ye ait 20.09.2018 keşide tarihli 45.000 TL bedelli çekin, tüzel kişi yetkilisi hamil tarafından 20.09.2018 günü (süresinde) muhatap banka dışındaki bir başka bankaya ibrazında, çekin arka yüzüne "İşbu çek 20.09.2018 tarihinde ibraz edilmiştir. Hesap bakiyesi 0 TL'dir. 43.400 TL'lik kısmı karşılıksızdır. Ancak takas sistemi kapsamında ödeme yapılamamıştır. Muhatap banka adına vekaleten Akbank T.A.Ş." ibaresinin yazıldığı, aynı çekin 15.10.2018 tarihinde (yasal ibraz süresinden sonra) çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın (ING Bank A.Ş.) Karabağlar (İzmir) Şubesine ibraz edildiği ve çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olunan 1.600 TL'nin tüzel kişi yetkilisine ödendiği, ayrıca çekin arka yüzüne, karşılıksız kalan tutarın 43.400 TL olarak yeniden yazıldığı, ibraz edenin adı ve soyadı ile imzasının alındığı, b- Vakıfbank T.A.O.'ya ait 20.09.2018 keşide tarihli 142.125 TL bedelli çekin, tüzel kişi yetkilisi hamil tarafından 20.09.2018 günü (süresinde) muhatap bankaya ibrazında, çekin arka yüzüne "20.09.2018 tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur. Yen, Toptancılar Sitesi Konya Şubesine vekaleten Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Torbalı Şubesi" ibaresinin yazıldığı, aynı çekin 12.10.2018 tarihinde (yasal ibraz süresinden sonra) çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın (Vakıfbank T.A.O.) Alsancak Şubesine ibraz edildiği ve çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olunan 1.600 TL'nin tüzel kişi yetkilisine ödendiği, ayrıca çekin arka yüzüne karşılıksız kalan tutarın 140.525 TL olarak yeniden yazıldığı, ibraz edenin adı ve soyadı ile imzasının alındığı, çek hesabı sahibi (keşideci) tüzel kişinin aynı olduğu somut olaylar nedeniyle; Her iki çekin de alacaklısı tüzel kişinin yetkilisinin şikayeti üzerine görülen ceza davasında, İzmir 11. İcra Ceza Mahkemesince kurulan 30.04.2019 tarihli, 2018/868 E. 2019/520 K. sayılı hükümlerde; suça konu çeklerin süresinde ibraz edildikleri, çek hesaplarında bakiyenin "0" TL olduğu anlaşılmakla, neticeten iki çek nedeniyle karşılıksız kalan miktarlar üzerinden ayrı ayrı sanığın mahkumiyetine, sanığın ve çekleri keşide eden tüzel kişinin iki çek için bir kez çek düzenlemekten ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince verilen 04.03.2020 tarihli kararda (özetle); a- ING Bank A.Ş.'ye ait çekle ilgili olarak; yasaklama kararının ve etkin pişmanlığa dair ihtarın karşılıksız çıkan çeklerden hangisi nedeniyle verildiği belli olmadığından bahisle; ING Bank A.Ş.'ye ait çek nedeniyle yasaklama kararı verilmesine ve 45.000 TL bedelli bu çek nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceğine dair istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine (oy birliğiyle), b- Vakıfbank T.A.O.'ya ait çekle ilgili olarak ise; çekin süresinde ibrazında yapılan karşılıksızdır işleminin 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesindeki usule uygun yapılmadığından bahisle sanığa yükletilen suçun unsurları oluşmadığından, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine (oy çokluğuyla) karar verilmiş, bir Daire Üyesinin karşı oyunda ise; suça konu çek üzerindeki şerhten çek hesabındaki mevduat hesabının "0"TL olduğunun açıkça anlaşıldığı, verilecek cezanın da kolaylıkla hesaplanabilir olması sebebiyle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. D-) KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2021 tarihli, UG-2021/15489 sayılı "Uyuşmazlığın giderilmesi" konulu yazısında; "...Uyuşmazlığa konu İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri Başkanlar Kurulunun kararı incelendiğinde 11. Ceza Dairesinin bir heyetinin karşılıksızdır işlemine ve dolayısıyla cezai sorumluluğa konu çekin arkasında yer alması gereken "karşılıksızdır" ibaresinin "iş bu çek bedelinin 31/10/2018 tarih saat 16.00 itibariyle karşılığı yoktur" şerhini yeterli görmemiş ve 5941 sayılı Kanunun 3/4 madde ve fıkrasında yer alan şekil şartının gerçekleşmediğinden bahisle sanığın beraatine karar vermiştir. Benzer dosyalarda aynı dairenin diğer heyeti ve aynı Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi değinilen benzeri şerhleri yeterli görmekte ve mahkumiyet hükümlerini esastan reddederek onamakta, beraat hükümlerinin bozulmasına karar vermektedir. Kanaatimizce 5941 sayılı Kanunun 3/4 maddesinde düzenlenen şekil açıklayıcı nitelikte olup, cezai sorumluluğu düzenleyen aynı Kanunun 5/1 madde ve fıkrasında bu şekle atıf yapılmamış "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında," şeklindeki düzenleme ile "kanuni ibraz süresi" ve "karşılıksızlık işlemi" yeterli görülmüştür. Kanun koyucu suçun oluşumuna başka bir unsur katmamış ve şekil şartı da aramamıştır. 3. Maddenin 4. Fıkrasındaki şekil yukarıda değinildiği gibi açıklayıcı olup, kurucu unsur değildir. Çekin arkasında 3/4 madde ve fıkrasında yer alan şekil şartına aynıyla uyulmasa dahi bu hususların yargılama veya müracaat aşamasında tamamlanabilmesi mümkündür..." şeklindeki değerlendirmeyle, Sonuç olarak; "696 sayılı KHK m.92/2 maddesi ile değişik 5235 sayılı Kanunun 35/1 madde ve fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 23/10/2020 tarih ve 2020/2 Uyuşmazlık esas numaralı kararına istinaden değinilen kararlar arasındaki uyuşmalığın giderilmesi" talep edilmiştir. E-) KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER 1-) 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un; 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve 20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı KHK’nin 92. maddesi ile değişik "Başkanlar Kurulunun Görevleri" başlıklı 35. maddesi; "Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu kendi aralarında toplanır ve aşağıdaki görevleri yaparlar: ...(3)Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek,... ...(Değişik fıkra: 20/11/2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir..." hükümlerini içermektedir. 2-) 5941 Sayılı Çek Kanunu a-) "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi; "(1) Bu Kanunun amacı, çek defterlerinin içeriklerine, çek düzenlenmesine, kullanımına, çek hamillerinin korunmalarına ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmaya ilişkin esaslar ile çekin karşılıksız çıkması ve belirlenen diğer yükümlülüklere aykırılık hâllerinde ilgililer hakkında uygulanacak yaptırımları belirlemektir. (2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.", b-) "İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası" başlıklı 3. maddesi; "(1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir. (2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır. (3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde, 1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya üzerinde ise bin Türk Lirası, 2) Çek bedeli bin Türk Lirasının altında ise çek bedelini, b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde, 1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı bin Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı, 2) Çek bedeli bin Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak bin Türk Lirasını, ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir. Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır. (4) Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz. (5) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil, kısmî ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek hesabında hiç karşılığın bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne göre işlem yapılır. (6) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil kısmî ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, icra mahkemesine şikâyette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir. (7) Banka; a) Çekin karşılığının hesapta bulunmasına rağmen hamiline ödenmesinin geciktirilmesi, b) Kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın hamile ödenmesinin geciktirilmesi, hâllerinde, çek hamiline, her geçen gün için binde üç gecikme cezası öder. Bu hâllerde 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uygulanmaz. (8) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanununun 707 nci maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır. (9) (Ek: 31/1/2012-6273/2 md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer. (10) (Ek: 15/7/2016-6728/62 md.) Lehine karekodlu çek düzenlenen lehdar, teslim aldığı çeki Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme kaydeder. Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.", c-) "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5. maddesinin (1), (2) ve (3). fıkraları; "(1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür. (2) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder. (3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir...", d-) "Hesaben Ödeme" başlıklı 8. maddesi; "(1) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, çeklerin banka şubeleri arasında hesaben ödenmesini sağlayacak tüzel kişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bu yetkiyi uygun göreceği başka bir kuruluş aracılığıyla da kullanabilir. (2) Hesaben ödeme sisteminin kuruluş ve işleyişi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca çıkarılacak ve Resmî Gazete’de yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. (3) Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir. (4) Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dâhil, kısmî ödeme yapılmaz. Bu durum, muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi hâlinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir." hükümlerini içermektedir. 3-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu a-) "Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi" başlıklı 2. maddesi; "(1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz." b-) "Özel kanunlarla ilişki" başlıklı 5. maddesi; "(1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." hükümlerini içermektedir. 4-) 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu a-) "Duruşma" başlıklı 350. maddesi; "İcra mahkemesi iki tarafı ve delillerini dinler ve gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma tutanağına geçirir. Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmaz.", b-) "Tahkikat" başlıklı 351. maddesi; "Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır. Maznun müdafası için tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir." hükümlerini içermektedir. 5-) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu a-) "İbraz başlıklı 708. maddesi; "(1) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin hamili, poliçeyi ödeme gününde veya onu izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmelidir. (2) Poliçenin bir takas odasına ibrazı, ödeme için ibraz yerine geçer." b-) "Muhatap olma ehliyeti" başlıklı 782. maddesi; "(1) Türkiye’de ödenecek çeklerde muhatap ancak bir banka olabilir. (2) Diğer bir kişi üzerine düzenlenen çek yalnız havale hükmündedir." c-) "Karşılık" başlıklı 783. maddesi; "(1) Bir çekin düzenlenmesi için, muhatabın elinde düzenleyenin emrine tahsis edilmiş bir karşılık bulunması ve düzenleyenin bu karşılık üzerinde çek düzenlemek suretiyle tasarruf hakkını haiz olacağına dair muhatapla düzenleyen arasında açık veya zımni bir anlaşma bulunması şarttır. Ancak, bu hükümlere uyulmaması hâlinde senedin çek olarak geçerliliği etkilenmez. (2) Düzenleyen, muhatap nezdinde çekin ancak bir kısım karşılığını hazır bulundurduğu takdirde, muhatap, bu tutarı ödemekle yükümlüdür. (3) Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder." d-) "Takas odası" başlıklı 798. maddesi; "(1) Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer." e-) "Hesaba geçirilmeme halinde" başlıklı 807. maddesi; "(1) Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen bir çekin hamili; muhatabın, çek bedelini kayıtsız ve şartsız bir alacak olarak hesaba geçirmekten kaçındığını veya ödeme yerindeki takas odasının, bu çekin, hamilin borçlarına mahsup edilmek kabiliyetini haiz olmadığını beyan etmiş bulunduğunu ispat ederse, başvurma haklarını kullanabilir. f-) "Hamilin başvurma hakları" başlıklı 808. maddesi; "(1) Zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hâli; a) Resmî bir belge, “protesto” ile, b) Muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla, c) Bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği hâlde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla, sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir. " 6-) 09.06.2018 tarihli ve 30446 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanarak, 02.07.2018 Tarihinde Yürürlüğe Giren "Çek Takas Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik" a-) "Amaç" başlıklı 1. maddesi; "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, çeklerin banka şubeleri arasında hesaben ödenmesinin sağlanmasına ilişkin kurulacak sisteme, sistem faaliyetlerine ve çek takas ve mutabakatına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.", b-) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesi; "...b) Katılımcı: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa tabi bankalar ile Bankayı,... ç) Muhatap katılımcı: Çekin keşide edildiği hesabın bulunduğu katılımcıyı,... f) Netleştirme: Bir katılımcının gönderdiği ve aldığı çek bilgilerinden kaynaklanan alacak ve borçlarının karşılıklı mahsup edilerek tek bir alacak veya borca dönüştürülmesini, g) Sistem: Çeklerin banka şubeleri arasında hesaben ödenmesini sağlayan ve elektronik ortamda işletilen “Çek Takas Sistemi”ni, ğ) Takas: Katılımcılara ibraz edilen muhatap katılımcılara ait çeklere ilişkin bilgilerin elektronik ortamda takas odasına iletilmesi, provizyon alınmasına aracılık edilmesi ve netleştirme işlemlerini, h) Takas odası: Takas faaliyetlerinin yürütüldüğü ortamı,... İfade eder.", c-) "Katılımcı yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesi; "(1) Katılımcı; ...f) Çekler üzerindeki işlem ve kontrollerde, çek bilgilerinin gönderilmesinde sistem kurallarında belirtilen tüm kuralların uygulanmasında azami dikkat ve özeni göstermek, g) Kendi hatları aracılığıyla gönderilecek yanlış çek bilgisinden doğacak tüm zarar ve ziyanları karşılamak,.. i) Kendi şubelerine hamilleri tarafından ibraz edilen çekleri muhatap katılımcılara vekâleten kabul etmek ve bu çeklere ilişkin bilgileri elektronik ortamda muhatap katılımcıya intikal ettirmek üzere takas odasına iletmek, j) Hesapta yeterli karşılığı bulunmadığı için ödenemeyen çeklere ilişkin, çekin basılmasına esas kanun hükmüne uygun tespit işlemini ve ödemeyi engelleyen diğer kısıtlamaları bulunan çeklerin arkalarına gerekli açıklamayı muhatap katılımcı adına yapmak,...zorundadır.", d-) "Takas işlemleri" başlıklı 12. maddesi; "(1) Takas odalarında, muhatap katılımcılara fiziken ibraz edilmeyen ve Banka tarafından yayımlanan Tebliğlere göre bastırılan, çek kodlama standartlarına uygun şekilde manyetik kodlaması yapılmış çekler işlem görür. (2) Kuruluş, çeki ödeyen merci değildir. Kuruluş, takas işlemlerinin herhangi bir aşamasında gönderilen bilgilerin teknik gereklilikler dışındaki içerikleri hakkında bir uyuşmazlığa taraf olamaz. (3) Hamili tarafından tahsil edilmek amacıyla katılımcı şubelerine getirilen diğer katılımcılara ait çeklere ilişkin bilgiler takas odası aracılığıyla sistem kurallarında belirtilen usul ve esaslara göre elektronik ortamda muhatap katılımcılara ibraz edilir. (4) Çek bilgilerinin zamanında muhatap katılımcıya ibrazından çekin ibraz edildiği katılımcı sorumludur. (5) Takas odası aracılığı ile ibraz edilen çekler muhatap katılımcıdan provizyon alınarak işlem görür. (6) Provizyon işlemleri aynı gün sonuçlandırılır. (7) Takas odası aracılığıyla ibraz edilen çeklerin provizyon işlemlerinin tamamlanamaması halinde bu çekler karşılığı olan diğer çekler gibi işlem görür. (8) Muhatap katılımcılarca, provizyon alamamaları nedeniyle karşılığı olan çekler gibi işlem gören çekler hakkında ilgili katılımcılara takas gününde provizyon alımından sonra iade olan çeklere ilişkin takas odasına bilgi göndermek için Kuruluş tarafından sistem kurallarında belirlenen saate kadar yazılı olarak katılımcı kodu, şube kodu, hesap no, çek no, çek tutarı ve çeki tahsile veren şube adı belirtilerek bildirimde bulunulur. (9) Provizyon işlemlerinin tamamlanamaması nedeniyle karşılığı olan çekler gibi işlem gören çeklerin, daha sonra herhangi bir nedenle ödenmeyeceklerinin tespit edilmesi halinde, muhatap katılımcı tarafından derhal ilgili katılımcıya yazılı olarak bilgi verilir ve bildirim tarihinden itibaren en geç üç iş günü içinde iade işlemleri yapılır. (10) Provizyon işlemleri bu Yönetmelik ve sistem kurallarında belirtilen esaslara göre yürütülür. (11) Bir katılımcının diğer bir katılımcı lehine düzenlediği çekler takas odasına ibraz edilemez. (12) Takas işlemlerine ilişkin diğer hususlar ve işlem saatleri sistem kurallarında belirlenir.", e-) "Takas ve mutabakat işlemlerinin yapılmayacağı günler" başlıklı 15. maddesi; "(1) 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun uyarınca tatil günü kabul edilen günlerde takas ve mutabakat işlemleri yapılmaz. (2) 2429 sayılı Kanun uyarınca yarım gün çalışılan günlerde takas yapılmaz ancak bir önceki iş gününe ait mutabakat işlemleri gerçekleştirilir. (3) Takas veya mutabakat işlemlerinin yapılmasına kısmen veya tamamen engel teşkil eden mücbir sebep hallerine ilişkin olarak Kuruluş tarafından düzenleme yapılabilir." hükümlerini içermektedir. F-) İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1-) Çözümü Gereken Uyuşmazlığın Konusu, Kapsamı ve İncelemenin Sınırlandırılması İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 23.10.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı kararına konu olan uyuşmazlık; - Karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu ile ilgili olarak, süresinde ibraz edilen çekin arka yüzüne "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." şeklinde yazılan ibarenin; 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/4. maddesine göre yapılması gereken "karşılıksızdır" işlemi niteliğinde olup olmadığı, - Arka yüzünde bu ibare yazılı çek nedeniyle yapılan şikayet üzerine açılan davada sanığın mahkumiyetine karar verilip verilemeyeceği, Hususlarında toplanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki; çekin yetkili hamil tarafından, tahsili amacıyla kanuni ibraz süresi içinde; - Muhatap bankanın çek hesabının bulunduğu şubesine, - Muhatap bankanın çek hesabının bulunduğu şubesinden başka bir şubeye, - Muhatap bankadan başka bir bankaya (bankalararası takas sistemine / takas odasına), "hesaben ödeme" için ibraz edilmesi mümkündür. Bu nedenle, çekin ilk kez ibraz edildiği banka açısından farklıklık arz ettiği de göz önünde bulundurularak, çözülmesi gereken uyuşmazlığın; a-) "İbraz", "Ödeme" ve "Karşılıksızdır" işlemlerinin kim/ler tarafından hangi şekilde yapılacağı, b-) Çekin "hesaben ödeme" amacıyla başka bir bankaya ibraz edilmesi halinde, yapılacak işlemin hukuki niteliği, sonuçları ve karşılıksızdır işleminin tamamlanması, c-) 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde düzenlenen "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunun yasal unsurları ve suçun işlendiği tarih, d-) Karşılıksızdır işleminin eksik veya hatalı yapılması, Kanunda yazılı hususların tamamlanmaması hallerinde İcra Ceza Mahkemesince yapılacak araştırmanın sınırı ve cezai sorumluluk, başlıkları altında incelenmesi gerekmektedir. 2-) İnceleme ve Değerlendirme a-) "İbraz", "Ödeme" ve "Karşılıksızdır" işlemlerinin kim/ler tarafından, hangi şekilde yapılacağı İbraz, çekin ödenmesi için bankaya sunulmasıdır. Başka bir ifadeyle ibraz, çekin ödenmesi talebidir. Bu kavram tanımı TTK'nin 708/1. maddesine dayanmaktadır. Çek aranılacak bir alacak (borç) içerdiğinden muhatap bankaya götürülmeli, bankada ödeme için ibraz edilmelidir. "İbraz" ibaresi bankaya götürülmeyi ve "aranılmayı" da içerir. Çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edilmiş olsa bile, muhatap bankaya ibraz edilmiş (götürülmüş) kabul edilir. Muhatabın herhangi bir şubesi, çeki ödeme işlemine almaya mecburdur. Bu kural, Çek Kanunu'nun 3/1. maddesinde, TTK'den daha net bir şekilde ifade edilmiştir. Çekin muhatap banka dışında başka bir bankaya sunulması, teknik anlamda ibraz değildir. Ancak böyle bir çek, takas işlemine alınabilir. Bu işlem takas odalarında veya elektronik ortamda gerçekleşebilir. T.C. Merkez Bankası, çeklerin hesaben ödenmesini sağlayan tüzel kişiliği haiz bir sistemi kurmakla yetkilendirilmiştir. Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz sayılır (TTK m.798). Çek, hesabın bulunduğu bankaya değil de başka bir bankaya verilirse, bu bankanın söz konusu çeki takas odasına sunması ibraz sayılır. Diğer bir deyişle takas odasına ibraz, ancak başka bir banka eliyle yapılır (POROY, Reha / TEKİNALP, Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Çek Kanununun Yorumu ile, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2013, s.300). Çekin, ödenmesi için muhatap bankaya ibrazı gereklidir. Bu ibraz TTK'nin 796. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılmalıdır. Çek takas odası istisnası dışında esas itibarıyla muhataba ibraz edilir. Fakat bir takas odasına ibraz da ödeme için ibraz yerine geçer. Çekin ibrazı ancak bir iş günü yapılabilir. İbraz süresinin son günü bir tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş gününe kadar uzar (POROY, Reha / TEKİNALP, Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Çek Kanununun Yorumu ile, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2013, s.321). 5941 sayılı Kanun'un 3/1. maddesine göre; karşılığı bulunan çek, çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin kimliği tespit edildikten sonra ödenir. Çekin süresinde ibrazında, bankada kısmen karşılığının bulunması halinde; bankanın çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olduğu miktarın ve/veya kısmi karşılığın hamilin kısmi ödemeyi kabul etmesi şartıyla ödenmesi de zorunludur. Çekin kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması halinde, muhatap banka tarafından, hamilin isteğiyle 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususlarda yapılacak "karşılıksızdır" işlemi; banka tarafından ödemekle yükümlü olunan miktarın ve/veya kısmi karşılığın hamil tarafından kabul edilmemesi halinde dahi; kanunen her çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olunan miktar ve varsa hesaptaki kısmi karşılık miktarı çekin üzerinde yazılı bedelden (hamile fiilen ödenmese bile) düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar üzerinden yapılacaktır. Dairemizin 27.01.2020 tarihli, 2019/35817 E. 2020/415 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre zorunlu unsurları haiz bir çekin, kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çek hesabındaki karşılığın tamamen veya kısmen bulunmaması halinde yapılacak "karşılıksızdır" işlemi, 5941 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, kural olarak "muhatap banka" ve "ibraz tarihindeki yetkili hamil" tarafından birlikte yapılması gereken bir işlemdir. Çekin muhatap bankaya süresinde ibrazında, kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması halinde, hamilin talebi üzerine yapılması gereken "karşılıksızdır" işlemi, 5941 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre çekin arka yüzüne; - Çekin tahsil için "bankaya ibraz edildiği tarih", - İbraz tarihindeki "çek hesabı durumu", - Bankanın yükümlülüğü çerçevesinde "hamile ödediği miktar", - İbraz eden "gerçek kişinin adı ve soyadı", - Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra "karşılıksız kalan tutar", - Hamilin bir tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus da ayrıca belirtilerek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanarak tamamlanır. Hamilin çeki imzalamaktan kaçınması hâlinde, "karşılıksızdır" işlemi yapılmaz. Karşılıksızdır işlemi, muhatap bankanın tek başına yapabileceği bir işlem değildir. İşlemin muhakkak ibraz eden (yetkili hamil) ve banka görevlisi tarafından çekin arkası birlikte imzalanmak suretiyle yapılması gerekecektir. Keza 5941 sayılı Kanun'un 3. maddesinin gerekçesinde de bu durum maddenin lafzıyla uygun şekilde açıkça dile getirilmiştir. Çekin süresinde muhatap bankanın çek hesabı bulunan şubesine ibraz edilmesi halinde; muhatap banka şubesi tarafından, çekin tam karşılığı varsa ödenmesi, kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması halinde ise; bankaca ödemekle yükümlü olunan miktar ve (varsa bu miktar üzerinde kalan) kısmi karşılığın çek üzerindeki bedelden düşülmesi suretiyle, "karşılıksızdır" işleminin yapılması zorunludur. Çekin, muhatap bankanın çek hesabının bulunduğu şubesinden başka bir şubeye ibrazı halinde; 5941 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi gereği, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödeneceği açıkça düzenlenmiştir. Muhatap bankanın kural olarak tek bir tüzel kişiliği haiz olması, şubelerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaması nedeniyle karşılıksızdır işleminin çek hesabının bulunduğu şube dışında bir başka şube tarafından yukarıda izah edilen şekilde yapılması gerektiği de izahtan varestedir. Çekin, muhatap banka dışında başka bir bankaya süresinde ibrazı halinde ise; 5941 sayılı Çek Kanunu'nun "Hesaben ödeme" başlıklı 8. maddesi hükümleri uygulanacaktır. b-) Çekin "hesaben ödeme" amacıyla başka bir bankaya ibraz edilmesi halinde yapılacak işlemin hukuki niteliği, sonuçları ve karşılıksızdır işleminin tamamlanması 5941 sayılı Kanun'un "Hesaben Ödeme" başlıklı 8. maddesinde; bir çekin fiziki olarak ibraz edilmeksizin, bankalararası takas odası aracılığıyla elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesinin; 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu'nun 710. maddesi (6102 sayılı TTK'nin 798. maddesi) çerçevesinde "takas odasına ibraz" hükmünde olduğu, dolayısıyla "ödeme için ibraz" yerine geçtiği açıkça hüküm altına alınmıştır. Buna göre; yetkili hamilin çeki kanuni ibraz süresi içinde muhatap banka dışında bir bankaya ibrazı halinde, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yazılı "süresinde ibraz" koşulunun sağlanmış olduğu kabul edilmelidir. 5941 sayılı Kanun'un 8/4. maddesine göre; bankalararası takas odasına (sisteme) ibraz edilen çekler için, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar dahil, kısmi karşılık için ödeme yapılamaz. Yani muhatap banka dışındaki bir banka tarafından sadece çek karşılığının tamamen bulunması halinde ödeme yapılması mümkündür. Ancak hesapta kısmi karşılık bulunması durumunda, muhatap bankaca bu kısmi karşılık tutarının, ibraz eden hamil lehine 15 gün süreyle bloke edileceği de Kanun'da açıkça belirtilmiştir. Bu süre geçtikten sonra muhatap bankanın kendisine fiziken ibraz edilmeyen bir çek için kısmi ödeme yapma yükümlülüğünün sona ereceği de değerlendirilmiştir. Muhatap banka dışındaki bir bankanın, Çek Kanunu'nun 3/4. maddesinde belirtilen hususları tamamen çekin arka yüzüne şerh etmek suretiyle hamilin talebi ile birlikte imza altına alması kanunen zorunlu olmadığı gibi çekin arka yüzüne Kanun'da yazılı olduğu şekilde "karşılıksızdır" işlemi yapması da beklenemeyecektir. Çekin TTK'de belirlenen yasal ibraz ibraz süresi içinde muhatap banka dışında başka bir bankaya ibrazında; çek karşılığının bankalararası takas sisteminde (takas odasında) tamamen bulunmadığı halde çekin ibraz edildiği bankanın bu durumu tespit ederek karşılığının bulunmadığını belirtmesinin yeterli olduğu değerlendirilmiştir. Çekin, bankalararası takas sisteminde sistemde tam olarak karşılığının bulunmadığının anlaşılması halinde, muhatap banka dışındaki başka bir banka tarafından, çek hesabının bulunduğu bankadan gelen provizyon işlemine göre "vekaleten" yapılan işlemin hukuki niteliğinin, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde belirtilen "karşılıksızdır" işlemi olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Bankalararası takas sisteminde tam karşılığı bulunmayan bir çek üzerinde, muhatap bankadan başka bir banka tarafından çek karşılığının bulunmadığı yönündeki bu tespit üzerine; hamilin, TTK'nin hukuki anlamda başvuru (müracaat) haklarını kullanmasının mümkün olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle takas odasına ibraz edilen çek üzerinde "...tarihinde çekin karşılığı yoktur" şeklinde yapılan işlemin, özel hukuk alanında hüküm ve sonuçlar doğuracağı tartışmasızdır. Muhatap banka dışındaki bir banka tarafından kanuni ibraz süresi içinde hesaben ödemenin yapılamadığı bu gibi durumlarda; yetkili hamilin çeki sonradan muhatap bankaya ibraz ederek, bankanın "ödemekle yükümlü olduğu tutarın" ve/veya "hesaptaki karşılığın" ödenmesi ile "karşılıksızdır" işlemi yapılmasını istemesi önünde bir engel bulunmamaktadır. Ancak, çekin ödeme için ilk kez muhatap banka dışında başka bir bankaya ibraz edildiği göz önüne alındığında; muhatap bankaca sonradan yapılacak "karşılıksızdır" işleminin tamamlanması uygulamasının, ödeme için başka bankaya yapılan ilk ibraz tarihindeki kayıtlar esas alınarak yapılması gerektiği de değerlendirilmiştir. Muhatap banka dışında başka bir bankaya ibraz halinde, sistemde tam karşılığı bulunmadığı anlaşılan bir çekin, kısmi karşılığının muhatap banka tarafından 15 gün süreyle bloke edilmesi hususu ise; muhatap bankanın kısmi ödemeye dair yine özel hukuk alanında hüküm ve sonuç doğuracak bir husustur. c-) 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesindeki "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunun yasal unsurları ve suçun işlendiği tarih Dairemizin 05.11.2018 tarihli, 2018/6510 E. 2018/11325 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/(1). maddesinde düzenlenen "çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunun maddi unsurları; 1. Suça konu çekin, 6102 sayılı TTK'de öngörülen zorunlu unsurları taşıması, 2. Çekin yetkili hamil tarafından, kanuni ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmiş olması, 3. Kanunda yazılı usule uygun şekilde ibraz edilen çek üzerinde banka tarafından "karşılıksızdır" işleminin yapılmasına fail tarafından sebebiyet verilmiş olmasıdır. Dairemizin 27.01.2020 tarihli, 2019/35817 E. 2020/415 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; Çekle ilgili olarak "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan görülmekte olan bir ceza davasına konu çekin süresinde bankaya ibrazında; muhatap banka tarafından öne sürülen "herhangi bir sebeple" çekin arka yüzüne, 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususlar şerh edilmek suretiyle, usulüne uygun şekilde bir "karşılıksızdır" işlemi yapılmamışsa, çek hesabında karşılığını bulundurmakla yükümlü failin iradesi ve davranışlarıyla doğrudan ilgili olmayan objektif cezalandırılabilme şartı, dolayısıyla suçun kanunda öngörülen neticesi gerçekleşmeyeceğinden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekecektir. Ancak, hemen belirtmek gerekir ki; Dairemizin kararında, çekin arkasına 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususlardan tamamen farklı olarak ileri sürülen (keşideci şirket aleyhine konkordato davası açılmış olduğu, ödememe yönünde tedbir kararı olduğu veya imzanın keşideci imzasına benzetilemediği vb.) değişik gerekçelerle "karşılıksızdır işleminin yapılmadığı" yönünde ibarelerin yazılmasının, suçun unsurlarının oluşması için yeterli görülemeyeceği vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesinin; eylemin henüz suç olarak düzenlenmediği bir tarihte ileri tarihli keşide edilmiş çeklerle ilgili olarak, eylemin suç sayıldığı sonraki bir tarihte ibraz edilmesi ve "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulması halinde suç sayılmaması gerektiğine yönelik iptal başvurusunda vermiş olduğu; 26.07.2017 tarihli, 2016/191 esas ve 2017/131 karar sayılı kararında; "...suç oluşturan eylemin ibraz tarihinde çek hesabında çek karşılığını bulundurmamak olduğu, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunun kanuni ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde karşılığının olmadığına dair işlemin yapılması ile tamamlandığı, kuralın yürürlüğe girdiği tarihten sonra "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişilerin cezalandırılmasının öngörüldüğü, dolayısıyla geçmişe yönelik bir cezalandırmanın söz konusu olmadığı..." gerekçesiyle Anayasa'ya aykırılık itirazları reddedilmiştir. Dolayısıyla, "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunun işlendiği an, kural olarak; kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili "karşılıksızdır" işleminin yapıldığı andır. Yukarıda izah edildiği üzere; çekin süresi içinde ilk kez muhatap banka dışında bir bankaya ibrazı halinde, "karşılıksızdır" işleminin sonradan tamamlatılması mümkün görüldüğünden, suç tarihinin hangi tarih olarak kabul edilmesi gerektiğine gelince; Muhatap banka dışında başka bir bankaya yapılan süresinde ibraz işleminden sonra tamamlanacak "karşılıksızdır" işleminin, ibraz tarihindeki kayıtlar esas alınarak yapılması gerektiği, sonradan yapılan karşılıksızdır işleminin tamamlanması işleminin, başka bir bankaca vekaleten yapılan tespit sırasında gönderilen "provizyon" işleminin çek üzerine şerh düşülmesi mahiyetinde olacağı göz önüne alındığında; Çek, başka bir banka aracılığıyla sistem üzerinden muhatap bankaya süresinde ibraz edilmiş ve o andaki karşılık, provizyon işlemi ile sabit hale getirilmiş olduğundan, sonradan tamamlanan "karşılıksızdır" işlemi nedeniyle suç tarihinin; muhatap dışındaki bir bankaya yapılan "ibraz tarihi" olarak kabul edilmesi gerekmektedir. d-) Karşılıksızdır işleminin eksik veya hatalı yapılması, Kanun'da yazılı hususların tamamlanmaması hallerinde İcra Ceza Mahkemesince hüküm kurulması için yapılabilecek araştırmanın sınırı ve cezai sorumluluk Çekin, süresinde çek hesabının bulunduğu muhatap bankaya veya muhatap bankanın herhangi bir şubesine süresinde ibrazında; kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması halinde, hamilin talebi üzerine çekin arka yüzüne 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesindeki hususların yazılması suretiyle muhatap bankaca "karşılıksızdır" işlemi yapılması zorunludur. 5941 sayılı Kanun'a göre; "karşılıksızdır" işleminin her muhatap banka tarafından aynı sıra, aynı kaşe, ortak dil veya sözcük dizilişi kullanılarak aynı şekilde yapılması zorunlu değildir. Ancak, muhatap banka tarafından yapılacak her "karşılıksızdır" işleminde, Kanun'un 3/4. maddesinde belirtilen hususların çekin arka yüzünden açık bir şekilde anlaşılması gerekmektedir. 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde düzenlenen suç nedeniyle açılacak ceza davasında şikayet hakkının bulunduğunun ispatlanması bakımından, suça konu çekin arka yüzünden ibraz edildiği tarihin ve en azından o tarihte tam karşılığının bulunmadığının anlaşılması gerektiği değerlendirilmiştir. Çekin, çek hesabının bulunduğu banka dışındaki bir bankaya süresinde ibrazında ise; sadece tam karşılığının bulunması halinde hesaben ödeme yapılması mümkün olup, başka bankaca muhatap banka adına, çekin arka yüzüne 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususların yazılması suretiyle "karşılıksızdır" işlemi yapılması beklenemez. Bu durumda, çekin arka yüzünde yapılacak karşılıksızdır şerhinin muhatap bankaca sonradan tamamlanması da mümkündür. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde düzenlenen suç dolayısıyla, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren bir fail hakkında şikayet hakkının kullanabilmesi, dava açılması ve sanık hakkında cezaya hükmedilebilmesi için kural olarak 5941 sayılı Kanun'da yapılması zorunlu "karşılıksızdır" işleminin yapılmasının zorunlu olması karşısında; ilk kez başka bir bankaya ibraz edilen çekin arka yüzüne, sonradan muhatap banka tarafından zorunlu hususların yazılmak suretiyle tamamlanan "karşılıksızdır" işleminin, en geç ceza davası açmak için öngörülen şikayet süresi içinde yapılması gerekmektedir. Yetkili hamilin, herhangi bir nedenle, muhatap bankaya veya muhatap banka dışında başka bir bankaya ilk kez ibraz ettiği çekin arkasına sadece "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." şeklinde yazılan ibare ile yetinerek, "karşılıksızdır" işlemini tamamlatmaması veya bu hususa dair açıklamaları tamamlamadan şikayet hakkını kullanması halinde; İcra Ceza Mahkemesince Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususların re'sen araştırılıp araştırılmayacağı hususuna gelince; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre; şikayet üzerine açılan davada, İcra Ceza Mahkemelerince yapılacak tahkikat, her ne kadar da sunulan delillerle sınırlı olsa da; şikayet edilen kişinin faillik sıfatının bulunup bulunmadığının ve şikayete konu eylemin suçun unsurlarını içerip içermediğinin re'sen araştırılması zorunludur. Açılan davada en önemli delil, suça konu edilen ve ibraz tarihinde tam karşılığı bulunmayan çektir. Hal böyleyken, maddi gerçekliğe ulaşılması amacıyla; mahkemeden eldeki kesin delillerle tam tersi yönde re'sen tanık dinlenmesi veya savunmada istenmediği halde re'sen bilirkişi raporu hazırlanması gibi delil toplama yoluna gidilemeyecektir. Ancak ilgili bankaya yazılacak bir yazıyla çekin arka yüzünden açıkça anlaşılamayan hususların tespit edilebilmesi mümkündür. Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi, Anayasa'da ve Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan temel ve evrensel bir ceza hukuku ilkesidir. Buna göre; suç oluşturan fiilin ve karşılığında hangi cezaya hükmedileceğinin, suç işlendiği tarihte ilgili "Kanun"da açıkça yazılı olması ve henüz suç işlenmeden herkes tarafından bilinmesi (öngörülebilmesi) Anayasa'da ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Kanun koyucunun 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde düzenlediği suça konu eylem; "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet verme eylemidir. Kanun koyucunun bu suç karşılığında öngördüğü cezai yaptırım ise; Kanun'un 5/1. maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere, (TCK'de alt sınır olarak kabul edilen beş günden) 1500 güne kadar takdir edilecek adli para cezasıdır. Takdir edilecek sonuç cezanın çekin karşılıksız kalan miktarından az olması halinde çekin karşılıksız kalan miktarı kadar yapılacak artırım hükmedilecek sonuç ceza miktarını belirleyecektir. O halde, 5941 sayılı Kanun'da, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bir ifade bulunmadığı gibi "çekin karşılıksız kalan miktarının", mahkemece takdir edilecek ceza üzerinde yapılacak bir artırım sebebi olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunun cezasının; 1500 güne kadar adli para cezası olduğu, doğrudan çekin karşılıksız kalan miktarı kadar verilecek adli para cezası olmadığı, netice cezanın bu miktara göre degişebileceği tartışmasızdır. Çek Kanunu'nun 3/4. maddesinde belirtilen ve yukarıda yazılı amaçlara hizmet eden hususların, çekin arka yüzüne açıkça ve eksiksiz biçimde yazılmaması veya sadece "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur." ibaresinin yazılması halinde; İcra Ceza Mahkemelerince, şikayet edilen kişinin fail olup olmadığının ve maddi gerçekliğin tespiti amacıyla; çek hesabının bulunduğu bankadan, çek hesabında karşılığı bulundurmakla yetkili kişilerin kimler olduklarının ve çek hesabının ibraz anındaki karşılığı ile sonradan hamile ödenen miktarı(varsa) gösteren kayıtların gönderilmesi istenebilecektir. İlgili bankadan gelecek yazıya istinaden, Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı diğer hususlar ile sonuç cezaya esas teşkil edecek "çekin karşılıksız kalan miktarı" gibi hususların, mahkemece her zaman kolaylıkla belirlenebilecek hususlar olduğu, öte yandan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşünde de belirtildiği üzere, Çek Kanunu'nun 3/4. maddesinde yazılı hususların; Kanun'un 5/1. maddesinde düzenlenen "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunun unsurlarını değil, "karşılıksızdır" işleminin yapılmasını gösteren açıklayıcı hususlar olduğu değerlendirilmiştir. 3-) Ulaşılan Kanaat ve Gerekçe 5941 sayılı Çek Kanunu'nun amaçlarından biri çekin karşılıksız çıkması halinde yapılacak işlemler ile yükümlülüklerin belirlenmesi iken; bir diğer amaç da çek hamillerinin korunmasıdır. 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesine yönelik madde gerekçesinde de; ibraz tarihinde çek karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulunmaması halinde suçun oluşacağının kabul edildiği görülmektedir. Bu nedenlerle; Çekin süresinde ibrazında, arka yüzüne sadece "...tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur." şeklinde yazılan ibarenin, 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı şekilde bir karşılıksızdır işlemi olarak kabul edilemeyeceği, ancak şikayet süresi içinde, muhatap bankaya başvurularak karşılıksızdır işleminin, ilk ibraz tarihindeki kayıtlar esas alınmak suretiyle tamamlanabileceği, Doğrudan veya sonradan muhatap bankaya başvurulması üzerine çekin arka yüzünde sadece "...tarihinde işbu çekin karşılığı yoktur." şeklindeki ibarenin yazılması veya Kanundaki hususların tam olarak yazılmaması durumunda açılacak ceza davalarında, çekin arka yüzünden giderilemeyen/ eksik kalan hususların İcra Ceza Mahkemelerince re'sen araştırılmasının ve hüküm kurulmasının, dolayısıyla sanığın cezalandırılmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir. G-) SONUÇ Çekle ilgili olarak "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan görülmekte olan bir ceza davasında, suça konu konu çekin (muhatap bankaya veya hesaben ödeme için başka bir bankaya) süresinde ibraz edilmiş olması ve ilk ibraz tarihinde tam olarak karşılığının bulunmaması halinde; - Hesaben ödeme için ibraz edilen başka bir banka veya muhatap banka tarafından çekin arka yüzüne sadece "işbu çekin ... tarihinde karşılığı yoktur" ibaresi yazılması suretiyle yapılan işlemin, 5941 Kanun'un 3/4. maddesinde aranan hususları taşımadığından, "karşılıksızdır" işlemi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, - Ancak çekin en geç şikayet süresi içinde muhatap bankaya sunularak "karşılıksızdır" işleminin tamamlatılması mümkün görülmekle birlikte; çekin arka yüzünde yapılan "karşılıksızdır" işlemi Çek Kanunu'nun 3/4. maddesinde yazılı hususlar bakımından eksik olsa da; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde unsurları yazılı "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçu nedeniyle açılan davalarda, suça konu çekin arka yüzünde yazılı olmayan eksik hususların İcra Ceza Mahkemesince re'sen yapılacak araştırmayla belirlenebildiği durumlarda sanığın mahkumiyetine karar verilebileceğine, 10.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

Hukuk Genel Kurulu, 2017/337 E., 2019/1176 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ayrıca TTK'nın 798. maddesine göre çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer.
Hukuk Genel Kurulu         2017/337 E.  ,  2019/1176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “takibin iptali” talebinden dolayı yapılan inceleme sonunda İzmir 6. İcra (Hukuk) Mahkemesince takibin iptaline dair verilen 27.10.2014 tarihli ve 2014/734 E., 2014/637 K. sayılı karar, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/34158 E., 2015/7601 K. sayılı kararı ile; "...1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi: 2-Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun, icra mahkemesine başvurarak, takip alacaklısı bankanın yetkili hamil olmadığından taraf sıfatının bulunmadığını, bu sebeple takibin iptalini talep ettiği, mahkemece takip alacaklısının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK.nun 790. maddesinde; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirilmiştir. Aynı Kanunun 798. maddesine göre ise; çekin bir takas odasına ibrazı, ödeme için ibraz yerine geçer. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliğinin 14/B maddesinin ikinci fıkrasında; “Elektronik ortamda işlem yapan takas odalarında, bankalarca, muhatap bankalara fiziken ibraz edilmeyen çekler için birbirlerine vekalet vererek hesaben tesviye edilmek amacıyla işlem yapacak bankalar, Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetim Kurulu’nca hazırlanan protokolü imzalamak suretiyle bu faaliyetlere katılabilirler” hükmü yer almaktadır. Takip dayanağı çekin, muhatabının Türkiye Finansbank Buca Şubesi olduğu, keşidecisinin ... Akaryakıt Otomotiv Turizm Gıda İnşaat Na. Sa. ve Tic. Ltd. Şti, lehtarının D Tarım ve Tarım İlaçları Ltd. Şti olduğu, lehtarın cirosu ile çekin Aytekinler Lojistik ve Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne geçtiği, adı geçen bu şirketin cirosu ile çeki devralan Türkiye Vakıflar Bankası Güzelyalı Şubesinin, çeki muhatap Türkiye Finansbank adına vekaleten 23.09.2014 tarihinde ibraz ettiği görülmektedir. Başka bir anlatımla takip alacaklısı T.Vakıflar Bankası T.A.O., ibraz işlemini muhatap banka adına vekaleten yapmaktadır. Takip alacaklısı banka aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen banka tarafından ibraz edildiğinden, anılan çek yönünden takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece 23.09.2014 keşide tarihli çeke yönelik şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir..." gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan inceleme sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: İstem, kambiyo hukuku mucibince alacaklının takip hakkına sahip bulunmadığından bahisle takibin iptaline ilişkindir. Borçlu vekili; alacaklı bankanın takip konusu çekte lehtar veya ciranta olmadığını, çeki temlik cirosu ile temlik almadığını, çek için karşılıksız şerhi işlemi yapmasının bankayı alacaklı hâline getirmediğini, karşılıksız şerhinden önce alacaklının cirosunun olmadığını belirterek alacaklı bankanın takip hakkı bulunmadığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 170/a maddesinin 2. fıkrasına göre takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Yerel Mahkemece; çeki takibe koyan bankanın lehtar veya ciranta olarak çeki elinde bulundurmadığı, dolayısı ile çekin hamili olmadığı, alacaklı bankanın sadece çeki takasa sunan aracı banka olduğu, çekin alacaklı bankaya yetkili hamil tarafından ibraz edildiği ve alacaklının bu ibraz üzerine muhatap bankaya vekâleten çekin karşılıksız olup olmadığını sorgulayarak karşılıksız kaşesi vurduğu, bu durumun alacaklı bankayı çekin yasal hamili konumuna getirmeyeceği, alacaklının çeki beyaz ciro olarak elinde bulundurduğu kabul edilse bile karşılıksız kaşesindeki ifadeye göre bunun da kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle evrak üzerinden davanın (şikâyetin) kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Alacaklı vekilinin temyiz itirazı üzerine karar Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece; önceki gerekçelere ek olarak, takip konusu çekin muhatabının Türkiye Finansbank Buca Şubesi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 796. maddesinin 1. fıkrasında çekin ödeme için muhataba ibraz edilmesinin şart koşulduğu, ister doğrudan ister takas odası yolu ile olsun ibrazın ödeme için muhataba yapılması gerektiği, muhataba vekâleten ibrazın TTK hükümlerinde mümkün olmadığı, hamilin çeki muhataba ibraz etmesi gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Bankalar Arası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği'nin 14/B maddesinin 2. fıkrasında yapılan düzenlemenin de bu yönde olduğu, sadece takasta çekin fiziki olarak muhataba değil takas odasına ibraz edildiği, çekin muhataba vekâleten yine muhataba ibraz edilmesi nedeniyle alacaklı bankanın yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyize getirilmektedir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine dayanak çekte muhatap Türkiye Finansbank A.Ş. adına vekâleten ibraz işlemini yapan T. Vakıflar Bankası T.A.O.'nun yetkili hamil olup olmadığı, İİK'nın 170/a maddesine göre kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunup bulunmadığı, burada varılacak sonuca göre borçlunun şikâyetin reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki İİK'nın 167. maddesinin 1. fıkrasına göre alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapabilmesi için alacağının mutlaka bir kambiyo senedine bağlı olması gerekir. Dolayısıyla alacaklının çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapabilmesi için çekin TTK'nın 780. maddesinde yazılı unsurları taşıması gerekir. İİK'nın 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikâyet ve itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını resen nazara alarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takibi iptal edebilir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapan alacaklı, kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip olmadığı, özellikle, alacaklının kambiyo senedinin yetkili hamili olmadığı, kambiyo senedinin borçlusu olmayan kişiye karşı takip yaptığı veya protesto çekmesi gereken hâllerde protesto çekmediği (veya takip konusu çeki süresinde muhatap bankaya veya bir takas odasına ibraz etmediği) hâlde, icra müdürü takip talebini kabul ederek borçluya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin (10 örnek) ödeme emri gönderirse, borçlu, beş gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunarak, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibin iptalini sağlayabilir ( Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 810) Somut olayda takip dayanağı çekin TTK'nın 780. maddesinde yazılı unsurları taşıyan emre yazılı çek olduğu, keşideci şikâyetçi borçlunun çeki lehtar D Tarım ve Tarım İlaçları Ltd. Şti. emrine düzenlediği (TTK m. 788/1), lehtarın cirosu ile çekin Aytekinler Lojistik ve Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne geçtiği, bu şirketin cirosu ile çeki devralan Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Güzelyalı Şubesinin çeki muhatap Türkiye Finansbank A.Ş. adına vekâleten 23.09.2014 tarihinde ibraz ettiği, alacaklı T. Vakıflar Bankası T.A.O. tarafından şikâyetçi borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiği, borçlunun alacaklının kambiyo senedinin yetkili hamil olmadığından kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığını ileri sürerek yasal süresinde şikâyette bulunduğu görülmektedir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından emre yazılı çeklerin devrinin açıklanmasında fayda vardır. TTK'nın 788. maddesinin 1. fıkrası uyarınca emre yazılı çekler (tam veya beyaz) ciro ve teslim yoluyla üçüncü kişiye devredilebilir. Çekin cirosunda lehine ciro yapılan kimsenin gösterilmesi zorunlu olmayıp, ciro sadece cirantanın imzasından ibaret de olabilir. Bu tür ciroya TTK'nın 818. 1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 683. maddesinin 2. fıkrası uyarınca beyaz ciro denmekte olup temlik cirosu hükmünde kabul edilir. Ciro şerhinde aksine bir kayıt yok ise ya da sadece "bedelini ödeyiniz" şeklinde bir kayıt bulunuyorsa yapılan ciro temlik cirosu hükmündedir. Temlik cirosunun temlik, teminat ve teşhis fonksiyonu vardır. TTK'nın 818. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 684. maddesinin 1. fıkrasına göre temlik cirosunun teminat fonksiyonu nedeniyle ciro ve teslim ile çekten doğan bütün haklar ciro edilen kişiye geçer. TTK'nın 790. maddesine göre cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Aynı Kanunun 801. maddesine göre cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir. Çek bir ödeme vasıtası olduğundan çekte vade olmamakla birlikte TTK'nın 796. maddesinde çek üzerinde yazılı düzenleme yeri ve ödeme yerine göre belirlenen ödeme için ibraz süreleri düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın 798. maddesine göre çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer. 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'nun hesaben ödeme başlıklı 8. maddesi; "...Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, çeklerin banka şubeleri arasında hesaben ödenmesini sağlayacak tüzel kişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bu yetkiyi uygun göreceği başka bir kuruluş aracılığıyla da kullanabilir. Hesaben ödeme sisteminin kuruluş ve işleyişi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca çıkarılacak ve Resmî Gazete’de yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710. maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir. Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dâhil, kısmî ödeme yapılmaz. Bu durum, muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi hâlinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir..." hükmünü içermektedir. Bankalararası takas odalarında bankalarca muhatap bankalara fiziken ibraz edilen ve fiziken ibraz edilmeyen çeklere ilişkin işlemler Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Bankalararası Takas Odaları Merkez Yönetmeliği ile düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin 14/B maddesinin 2. fıkrasında elektronik ortamda işlem yapan takas odalarında, bankalarca, muhatap bankalara fiziken ibraz edilmeyen çekler için birbirlerine vekâlet vererek hesaben tesviye edilmek amacıyla işlem yapacak bankaların Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetim Kurulu'nca hazırlanan protokolü imzalamak suretiyle bu faaliyetlere katılabileceği belirtilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere anılan Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, ödeme için ibraz yerine geçmektedir. Çek hamilinin muhatap banka dışında başka bir bankaya çekini tahsil için ibraz ettiği durumlarda, hamilin tahsil cirosu ile çekini bankaya devretmesi gerekir. Ancak uygulamada çek hamilleri çeklerinin tahsili için yaptıkları ciro işlemlerine çoğu zaman tahsili belirten herhangi bir kayıt koymamaktadırlar. Bu husus, özellikle çeklerinin tahsili işini muhatap banka dışında başka bir bankaya bıraktıklarında görülmektedir. Çekin hamili muhatap banka dışında başka bir bankaya çekini tahsil için ibraz ettiği durumlarda o banka, söz konusu çekin şeklen yetkili hamili hâline gelmek, dolayısıyla o çeki muhatap bankadan tahsil edebilmek için hamilden çekinin arkasını imzalamasını istemektedir. Hamil tarafından atılan bu tek imzanın ise beyaz ciro niteliğinde olduğu ve görünüş itibarıyla da temlik cirosu sayılacağı kuşkusuzdur (Bozer, A./ Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara Ekim 2017, 7. Bası, s. 330). Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; takip konusu çekin lehdarın temlik cirosu ile Aytekinler Lojistik ve Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye geçtiği, bu şirketin beyaz cirosu ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Güzelyalı Şubesine geçtiği ve ciro şerhinde hiç bir kayıt bulunmadığı, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Güzelyalı Şubesinin 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 8. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda çeki muhatap bankaya ibraz ettiği, çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle altına muhatap bankaya vekâleten karşılıksız olduğuna ilişkin şerh yazılarak işlem tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda takibe konu çeki Aytekinler Lojistik ve Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti'nden temlik cirosu ile devralan Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen banka tarafından ibraz edildiğinden, takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü ile borçlunun şikâyetinin reddi gerekir. TTK'nın 789. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği üzere muhatap lehinde ciro yalnız makbuz hükmünde olup, böyle bir ciro ancak çek bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesi hâlinde söz konusu olabilir. Takip alacaklısı banka muhatap banka konumunda olmayıp çeki muhatap bankaya da ciro etmiş değildir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2011 tarihli ve 2010/12-720 E., 2011/66 K. sayılı kararında da 17.04.1998 tarihli ve 23316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 7. maddesi ile değişik “Bankalararası Takas Odalarında Bankalarca Muhatap Bankalara Fiziken İbraz Edilen ve Fiziken İbraz Edilmeyen Çeklere İlişkin İşlemler” başlıklı 14. maddesi uyarınca, alacaklı bankanın muhatap bankaya vekâleten çeki şubesine ibraz etme yetkisine sahip olduğu, takip alacaklısı banka tarafından 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 708 ve 720. maddelerinde öngörülen şekilde çekin muhatap banka vekili olarak hareket eden alacaklı banka tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak ibraz edildiği ve alacaklı bankanın takip hakkını kazandığı hususu benimsenmiştir. Diğer taraftan 5941 sayılı Çek Kanun'un 3. maddesinin 4 ve 5. fıkralarına göre; hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dâhil, kısmî ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek hesabında hiç karşılığın bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne göre işlem yapılır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 9. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesinde de yukarıda belirtilen düzenlemeye benzer bir düzenleme yer almakta olup, bu maddede; "...Çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmî ödemenin kabul edilmemesi halinde, ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır... " şeklindedir. Uygulamada, çeki bankaya ibraz eden kişinin, hükümde geçen imzasının yokluğu durumunda, yetkili hamil sıfatını koruyup korumadığı konusunda tereddüt hâsıl olmaktadır. Bu tereddüt çek hamili bankalar bakımından ise, (temlik cirosuyla) teminata aldıkları veya tahsil cirosuyla devraldıkları başka bankalara ait çekleri takasa sokup takas kaşesini basmadan önce hamil sıfatıyla imza atmayı unuttukları takdirde karşımıza çıkmaktadır. Çeki bankaya ibraz eden hamilin Çek Kanunu'nun 5. maddesinde zikredilen imzayı atmamış olması, ona bu sıfatını kaybettirmez; başvuru hakkını kullanıp çek bedelini tahsil etmediği veya çeki senette imzası bulunmayan bir üçüncü kişiye devretmediği, kısacası çeki elinde bulundurduğu sürece yetkili/meşru hamil sıfatını muhafaza eder. Esas itibariyle bu durum maddede değişiklik yapan 4814 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmünün konuluş amacını açıklayan gerekçesinden anlaşılmaktadır. Gerekçeye göre; "...Bu maddede yapılan değişiklikle, çekin ibrazına karşın ödeme yapılamaması veya çek hamili tarafından kısmî ödemenin kabul edilmemesi hâlinde yapılacak işlem düzenlenmektedir. Karşılıksız kalan çekin hamile geri verilmesi hâlinde, çek üzerinde ekleme ve değişmeler yapılabilmektedir. Bunun sonucu çekin ibraz tarihindeki durumu anlaşmazlık konusu olmakta ve mahkemeler delillerin değerlendirilmesinde güçlükle karşılaşmaktadır. Ayrıca, uygulamada tereddütlere yer verilmemesi için, çekin ibrazında hiç ödeme yapılmaması hâlinde çekin hamile geri verileceği maddede belirtilmekte, uygulamada ortaya çıkan sakıncanın önlenmesi için de hamile geri verilen çekin ön ve arka yüzü fotokopisinin banka tarafından saklanması öngörülmektedir. Maddede belirtilen yükümlülüğe karşın, çekin ön ve arka yüzü fotokopisini saklamayan bankanın para cezasıyla cezalandırılacağı da Tasarıyla değiştirilen 15 inci maddede hükme bağlanmaktadır." Gerekçede her ne kadar hamilin imzasından açıkça söz edilmemiş olsa da, ibrazı takiben çekin aslı hamile iade edildiğinden, ibraz sonrasında çek üzerinde yapılan ekleme ve değişikliklerin tespitini kolaylaştırmak için bankanın elindeki çek fotokopisinin çekin bankaya ibraz edildiği andaki durumunu yansıttığını, hamilin imzasıyla teyit ettirilmektedir. Hamilin imzasının niteliği konusunda uygulamada yaşanan tereddüt, bir ölçüde kambiyo senedine atılan her imzayı, kambiyo hukukuyla ilişkilendirme düşüncesidir. Nitekim, bu sebeple olsa gerek, uygulamada 5. maddedeki imzayı ifade etmek üzere yanlış biçimde "hamilin cirosu" tabirinin kullanıldığına rastlamak da mümkündür. Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere hamil söz konusu imzayla çeki bankaya ciro etmemektedir. Bilindiği üzere hamilin bankaya yaptığı ciro makbuz hükmünde olup (6762 sayılı TTK m. 701/son f.), böyle bir ciro ancak çek bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesi hâlinde söz konusu olabilir. Oysa 5. maddenin uygulandığı hâllerde çekin ibrazında hiç ödeme yapılmamaktadır. Çek Kanunu'nun 5. maddesi, hamile değil bankaya bir yükümlülük yüklemektedir. Dolayısıyla, bankanın bu yükümlüğünü ihlâlinden, hamil aleyhine bir sonucun doğması düşünülemez. Buna bağlı olarak Çek Kanunu'nun 5. madde hükmü bir düzen hükmü olup, bankanın hükümde öngörülen yükümlülüklerini (hamilin imzasını almak, çekin ön ve arka yüzü fotokopisini çekmek, bu fotokopiyi saklamak) yerine getirmemesinin yaptırımı, 15. madde uyarınca para cezasıdır. O hâlde, çekin bankaya ibrazı sırasında 5. maddede öngörülen imzayı atmayan hamilin, artık bu sıfatını kaybettiği düşüncesiyle, takibe geçmeden önce imza atmak için çekin arkasında yer arama veya bunun yerine takip talebine çek tevdi bordrosunu ekleme çabası, yersiz ve gereksizdir. Çeki elinde bulunduranın veya icra takibi yapanın yetkili/meşru hamil sıfatı 5. maddede sözü geçen imzanın atılıp atılmadığı dikkate alınmadan 6762 sayılı TTK'nın 702. maddesine göre (ayrıca bkz. m. 713) tayin ve tespit edilecektir. Dolayısıyla, çekin bankaya ibrazı sırasında Çek Kanunu'nun 5. maddesi hükmünde öngörülen imzayı atmayan hamil, müracaat hakkını kullanabileceği gibi çeki (gecikmiş) ciroyla da devredebilir (TTK. m. 705) ve böyle bir devir hâlinde sözü edilen imzanın bulunmaması ciro zincirinde kopukluk yaratmaz (Kırca, İ.: Çek Hukukuna İlişkin Muhtelif Sorunlar, Bankacılar Dergisi, sayı 71, 2009). Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ışığında takip konusu çeki beyaz ciro ile devralan alacaklı T. Vakıflar Bankası T.A.O. Güzelyalı Şubesi tarafından, muhatap Türkiye Finansbank adına vekâleten çekin arka yüzüne ibraz tarihini de içeren karşılıksızdır kaydı yazılıp yetkilisince imzalanması suretiyle, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 8. maddesinin 3 ve 4. fıkrası ile Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği'nin 14. maddesi kapsamında çekin bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Şu hâle göre çekin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 8. maddesinin 3. maddesi göndermesi ile TTK'nın 798. maddesi hükmü uyarınca takas odasına ödeme için ibraz eden alacaklı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir. Hâl böyle olunca, mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren on gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Hamil Berk, elinde bulunan bir çeki "takas odasına" ibraz ederek ödenmesini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca çekin takasa ibrazı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Çekin takas odasına ibrazı, ödeme için bankaya ibraz yerine geçmez; hamil mutlaka muhatap bankaya gitmelidir.
B) Çekin takas odasına ibrazı, ödeme için yapılan geçerli bir "ibraz" hükmündedir.
C) Takas odası, senedi ibraz eden hamile nakit ödeme yapmakla yükümlüdür.
D) Takas odasına ibraz süresi, çekin düzenlendiği ve ödeneceği yerdeki ibraz sürelerinden bağımsız olarak her zaman 15 gündür.
E) Çek takas odasından karşılıksız dönerse, hamilin müracaat haklarını kullanabilmesi için ayrıca noterden protesto çekmesi zorunludur.