6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 806

Türk Ticaret Kanunu 806. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 806- (1) Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen bir çekin hamili, muhatap iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa bile ödemelerini tatil etmiş ya da aleyhine yapılan herhangi bir icra takibi semeresiz kalmışsa, çek bedelinin nakden ödenmesini muhataptan isteyebileceği gibi, ödememe hâlinde başvurma hakkını da kullanabilir. b) Hesaba geçirilmeme hâlinde

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2013/7845 E., 2013/12404 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Mülga TTK'nın 806. maddesinde taşıyıcının, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2013/7845 E.  ,  2013/12404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2011 gün ve 2010/506-2011/195 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.01.2013 gün ve 2012/18587-2013/605 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan ...'nun ve bu şahsın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta muavin olarak görev yapan ...'ün, müvekkilini 06/11/2008 tarihinde kasten darp ettiklerini ve müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, sözkonusu olay nedeniyle ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/127 esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, davalı şahısların mahkum olduğunu, davalı şirketin ... plakalı aracın maliki-işleteni olduğunu ve olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği ileri sürülerek, 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı... Nak. İnş. Gıda Maden. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin davalı şahısların şoför ve muavinliğini yaptığı aracın maliki olduğunu ve olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ..., davaya yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, davalı-gerçek şahıslar yönünden bu şahısların, davacıya karşı kasten yaralama suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden husumet itirazının kabulü ile şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, davalılar aleyhine daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davalılar yararına bozulmuştur. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. 2- Dava, kasten yaralama suçu nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, davalıların işleteni, sürücüsü ve muavini oldukları otobüste yolculuk yaptığı sırada sürücü ve muavin olan davalı gerçek kişiler ile tartıştığı, otobüsten indirilerek başka bir araca bindirildiği, bindiği aracın da başka bir yöne gidecek olması nedeniyle o araçtan da indiği, bu sırada davalı gerçek kişilerin gelerek davacıyı dövdükleri, bu nedenle kasten yaralama suçundan mahkum oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı şirket, davalı gerçek kişilerin sürücüsü ve muavini oldukları otobüsün işleteni olup, yolcu taşımacılığı yapmaktadır. Mülga TTK'nın 806. maddesinde taşıyıcının, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Kanun'un 782. maddesinde, taşıyıcının kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların kusurlarının kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere kadar sağ ve salim bir şekilde götürmekle yükümlü olduğu, ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmeyerek yolcu olan davacının yolda indirildiği, sonrasında da davalı şirkette çalışan diğer davalılar tarafından dövülerek yaralandığı, bu suretle davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere sağ ve salim olarak götürme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek gerek taşıma sözleşmesinden gerekse yasadan kaynaklanan edim yükümüne aykırı davrandığı, bu nedenle mülga TTK'nın 806 ve 782. maddeleri uyarınca davalı şirket de davaya konu zarardan diğer davalılarla birlikte davacıya karşı sorumlu bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 14.01.2013 günlü, 2012/18587 Esas-2013/605 Karar sayılı ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

11. Hukuk Dairesi, 2010/3904 E., 2010/7946 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Davacı vekili,müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan İbrahim Doğan’ın 27.01.2008 tarihinde meydana gelen tren kazasında vefat ettiğini,TTK 806 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatı 5.000’er YTL, manevi tazminat 35.000’er YTL,kardeş için 15.000 YTL manevi tazminatın davalıdan 27.01.2008 tarihinden itibaren avans faizi
11. Hukuk Dairesi         2010/3904 E.  ,  2010/7946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2009 tarih ve 2008/607-2009/849 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan İbrahim Doğan’ın 27.01.2008 tarihinde meydana gelen tren kazasında vefat ettiğini,TTK 806 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatı 5.000’er YTL, manevi tazminat 35.000’er YTL,kardeş için 15.000 YTL manevi tazminatın davalıdan 27.01.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş,sonradan maddi tazminat talebini ıslahla 34.975 YTL’na yükseltmiştir. Davalı vekili,açılan davayı kabul etmediklerini,maddi tazminat hesabında yaş, meslek,sosyal ve ekonomik durumun dikkate alınmasını istemiştir. Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalının TTK 806 maddesi gereğince yolcuları gidecekleri yere sağ salim ulaştırmakla mükellef olduğu,BK 47 madde gereğince davacıların maddi tazminat talep haklarının bulunduğu,olay nedeniyle üzüntüye uğradıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılar anne ve baba yönünden toplam 34.975,00-TL destekten yoksunluk tazminatı ile anne için 25.000,00-TL, baba için 25.000,00-TL, kardeş için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın 27.01.2008 olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,86 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/8495 E., 2012/1133 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dosyada toplanan deliller, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan Adli Tıp Kurumu raporu değerlendirildiğinde, olayın mücbir sebep sayılan çığ düşmesi sebebiyle meydana geldiği nazara alınarak Türk Ticaret Kanunun 806/2. maddesine göre kazanın taşıyıcıya veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün bir kusurdan doğmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde daval
11. Hukuk Dairesi         2010/8495 E.  ,  2012/1133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR :1- ... 2-... 3- ... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... 3-Öz Çapanoğlu İnş. Nak. Pet.Tarım ve Temizlik Ürünleri Taahhüt Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2010 tarih ve 2006/123-2010/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnş. Nak. Pet.Tar. ve Tic. Şti vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların murisi ...' in yolcu olarak bulunduğu davalı şirkete ait ... plakalı aracın Bitlis – Baykan bağlantılı yol güzergahında kar yağışı nedeniyle yolun kapalı olduğu gerekçesi ile yolcular ile birlikte bekletildiğini, çığ düşmesi neticesinde beklemekte olan aracın yolcuları ile birlikte dereye yuvarlandığını, ... ile diğer yolcuların bir kısmının vefat ettiğini, sürücülerin olayda sevk ve idarelerindeki aracı yolun kapalı olduğunu bilmelerine rağmen yolda bekletmeleri ve yolcuların güvenli bir yerleşim birimine varmaları hususunda herhangi bir girişimde bulunmamaları nedeniyle kusurlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile murisin babası ... için 50.000,00 TL. manevi ve 1.000,00 TL. maddi tazminat, murisin annesi Zinnet için 50.000,00 TL. manevi ve 1.000,00 TL. maddi tazminat, murisin kardeşleri olan diğer davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL. manevi ve ayrı ayrı 1.000,00 TL. maddi tazminat olmak üzere toplam 147.000,00 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kazanın çığ düşmesi sonucu meydana geldiğini, davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. ./... 2010/8495 2012/1133 S2 Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; meydana gelen trafik kazasında çığ düşmesi şeklinde meydana gelen doğal afetin birinci derecede %75 oranında etkili olduğu, davalı Öz Çapanoğlu İnş Mak. Pet, Tar ve Tic Ltd Şti'ne ait ... plakalı otobüs sürücüsü ...'in olayda %25 oranında kusurlu bulunduğu, davacı anne ve babanın destek tazminatı alacakları Ankara Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığı, diğer davacıların kardeş olmaları nedeniyle destek alacaklarının mevcut olmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat davasının reddine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak.Pet.Tar.ve Tic Ltd Şti aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; murisin anne ve babası olan davacılar ... ile Zinnet için 3.500,00 er TL, murisin kardeşleri olan diğer davalılar için 1.500,00 er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak.Pet.Tar.ve Tic Ltd Şti'den müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak.Pet.Tar.ve Tic Ltd Şti vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkemece bilirkişilerden alınan raporlara dayanılarak olayın meydana gelmesinde davalı taşıyıcı ve sürücüsünün kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyada toplanan deliller, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan Adli Tıp Kurumu raporu değerlendirildiğinde, olayın mücbir sebep sayılan çığ düşmesi sebebiyle meydana geldiği nazara alınarak Türk Ticaret Kanunun 806/2. maddesine göre kazanın taşıyıcıya veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün bir kusurdan doğmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak. Pet. Tar. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak. Pet. Tar. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak. Pet. Tar. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak. Pet. Tar. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak. Pet. Tar. ve Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnşaat Nak. Pet. Tar. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılar ... ve Öz Çapanoğlu İnş. Nak. Pet.Tar. ve Tic. Şti.'ne iadesine, 01/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2012 HŞ

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.