6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 814

Türk Ticaret Kanunu 814. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 814- (1) Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. D) Bankanın tanımı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
17. Hukuk Dairesi, 2014/14124 E., 2014/17479 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
6102 sayılı TTK'nın 814. Maddesinde “Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar” şeklinde düzenlenmiştir.
17. Hukuk Dairesi         2014/14124 E.  ,  2014/17479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında ... ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... ... 5.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının ve temlik edenin tacir olmadığı ve davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı ve mutlak ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 814. Maddesinde “Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar” şeklinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 732/1 maddesinde ise, "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Somut olayda davacı, 24.08.2007 vade tarihli ... takibine konu çeki dava dışı gerçek kişiden temlik aldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep etmiştir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında, zamanaşımına uğramış çekten kaynaklanan ve TTK 732. maddesine göre ticari dava niteliğinde bulunan uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2012/14761 E., 2013/2707 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
TTK 726/1. Yeni TTK (814/1.) maddesinde “hamilin cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar” denilmekte olup diğer bir anlatımla hamilin kambiyo hukukunun kendisine t
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2012/14761 E.  ,  2013/2707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalıya satılarak teslim edilen mallara karşılık davalı yanca keşide olunan toplam 24.000 TL tutarlı iki adet çekin alındığını, sonrasında davalı yanca bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibine girişilmiş ise de davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; ticari ilişki nedeniyle davacıya borçlu bulunmadığını daha önce aldığı malların bedelini ödediğini, davaya konu olan iki adet çekin de arasında bulunduğu toplam 60.000 TL tutarlı beş adet çekin hatır çeki olarak davacıya verildiğini karşılığında bir mal verilmediği gibi bedelsiz bulunan çeklerden davadışı üç adedi davacı yanca iade edilmesine rağmen davaya konu iki adedinin geri verilmediğini ve haksız şekilde takibe konu edildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davalı yanın takibe konu çeklerin hatır çeki veya davacıdan satın alınacak mallara karşılık avans şeklinde verildiğine dair savunmasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaliyle 24.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına hükmolunan tutarın %40'ına tekabül eden 9600 TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. TTK 726/1. Yeni TTK (814/1.) maddesinde “hamilin cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar” denilmekte olup diğer bir anlatımla hamilin kambiyo hukukunun kendisine tanıdığı haklardan yararlanma olanağını yitirdiği hüküm altına alınmıştır. Ancak bu halin, çekin bir temel ilişki sebebiyle borçlu tarafından imzalanıp tevdi edilmiş olduğu dikkate alındığında, lehdarın temel ilişkiye dayanarak dava açma hakkını etkilememesi gerektiği şüphesizdir. Ne var ki, zamanaşımına uğramış çek artık tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli kabul edilmeyecektir. Bu itibarla keşidecinin imzasını taşıyan çeke HUMK 292/1 HMK 202/1. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak dayanılıp, tanık da dahil gösterilerek tüm deliller toplanılmak suretiyle iddianın kanıtlanması yoluna gidilmelidir. Somut olayda davacının lehdar, davalının keşideci olarak yer aldığı toplam 24.000,00 TL tutarlı iki adet çekin yasal sürede müracaat edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı ve davacı tarafından bu iki çeke dayanılarak icra takibine geçildiği davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmekte olup, bu durum karşısında yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan davaya konu çeklerle ilgili olarak davacı lehdarın temel ilişkiye konu alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlama olanağı bulunduğu ve böylece ispat yükünün davacı tarafta olduğu gözetilerek tüm deliller toplanıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken dava ve takibe konu belgelerin çek vasfında olduğunun kabul edilip ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/3763 E., 2011/15158 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece; iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapamına göre, davalının TTK' nun 809/1,784 ve 814/1 maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, dava konusu malların bedeli bulunan 21.000,00 TL' nin 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2010/3763 E.  ,  2011/15158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2006/235-2009/705 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dış ülkelerden yurda meyve ithal ederek yuriçindeki komisyonculara dağıtmak ve satmak suretiyle ticaret yaptığını, uzun süredir mal sevkiyatlarını davalının temin ettiği kamyonlar ile gerçekleştirdiğini, 11.02.2011 tarihinde davalıdan mal sevkiyatı için kamyon talep ettiğini ve davalı tarafın temin ettiği kamyona 12.02.2011 tarihinde malların yüklendiğini, ancak malların alıcıya ulaşmadığını, dolandırıldıklarından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davalının alt taşeron olarak kullandığı nakliyecinin seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek, mal bedeli olarak 21.000 YTL' nin olay tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kendilerince hazırlanan sevk fişinde, temin edilen aracın ve sürücü bilgilerinin yer aldığını, araç evraklarının kontrolü ile sürücü imzasının alınması hususun ihtar edildiğini, davacı depo görevlisinin özen yükümlülüğüne aykırı olarak gerekli kontrolleri yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapamına göre, davalının TTK' nun 809/1,784 ve 814/1 maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, dava konusu malların bedeli bulunan 21.000,00 TL' nin 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 962,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Türk Ticaret Kanunu'na göre, hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?

A) Altı ay
B) Bir yıl
C) Üç yıl
D) Beş yıl
E) On yıl

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol