6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 880

Türk Ticaret Kanunu 880. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 880- (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. V- Zarar saptama giderleri

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2020/6787 E., 2022/1246 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
maddesinin uygulanması gerektiği, bu suretle teslim tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıllık süre dolmadığından alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, yine bilirkişi raporuna göre TTK'nun 880. maddesi gereğince tam zayi olan sigortalı emtia için teslim alındığı ...
11. Hukuk Dairesi         2020/6787 E.  ,  2022/1246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2018 tarih ve 2016/500 E. - 2018/47 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.07.2020 tarih ve 2019/287 E. - 2020/615 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafın 01.04.2015 tarihinde ...ili ... ilçesinden ...iline taşınan emtianın, müvekkilinin kusurlu hareketi sebebiyle zayi olması sebebiyle sigortalısına ödediği 33.346,54 TL bedele ilişkin müvekkili aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9308 esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine giriştiğini, takibin müvekkilinin itiraz süresini kaçırması sebebiyle kesinleştiğini, icra takibine konu hasarın müvekkil şirkete bildirilmemesi nedeniyle talebin zamanaşımına uğradığını, 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılan icra takibi sebebiyle müvekkilinin borcunun olmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, sigortalı firma ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,taşımayı gerçekleştiren aracın dava dışı İzlog Nakliye ve Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti.'ne kiralandığını, davalının sigorta poliçesindeki şartların sağlandığının ispat külfetinin davalıda olduğunu, ürünlerdeki hasarın müvekkili şirketin kusuru ile meydana geldiği hususunun davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9308 esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TTK'nın 855/5. maddesi gereğince davaya konu alacakta zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğunu, bu nedenle takibe konu alacağın zamanaşımına uğramadığını, müvekkili şirkete sigortalı emtianın davacıya ait ...-... plakalı araçtaki frigofirik kasayla taşınmasının ardından teslim edildiği sırada erimiş olduğunun tespit edildiğini, sigortalı emtiaların dondurma olduğunu, tacir olmayan bir kişinin dahi belirli bir ısının altında emtianın taşınmaması gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu, yolculuk boyunca aracın ısısının kontrol edilmediğini, bu durumun ihmalden ve pervasızlıktan da öte kasıtlı davranışa girdiğini, dava konusu icra takibinde müvekkilinin sigortalısına ödediği tazminatı halefiyet ilkesi gereği davacıya rücu ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı ... şirketinin 31.03.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı-dava dışı Natura Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile nakliyat abonman sigorta poliçesi akdettiği, sigorta poliçesi kapsamında kalan toplam 33 palet-7.199 koli-192.819 adet muhtelif dondurmayı sigortalının ana nakliyeci İzlog...Ltd. Şti. tarafından temin edilen fiili taşıyıcı davacı Toromanoğulları....Ltd. Şti.'nin sorumluluğunda 01.04.2015 tarihinde sigortalı firmanın ... Bursa'daki deposundan ... plakalı çekici, ... plakalı yarı römork-frigorik kasa ile Adana'da bulunan alıcı Golf Gıda Pazarlama ve Dağıtım Ltd. Şti.'ye sevk edimek üzere yüklendiği, emtianın araca yüklendiği sırada ürünün -25 derecede taşınması gerektiğiyle ilgili sürücüye frigorik araç yükleme formu imzalatıldığı, yola çıkan aracın alıcı firmaya 02.04.2015 tarihinde vardığında nakliye aracının frigorik kasa ısı derecesinin yüksek, emtianın erimiş, formunu kaybetmiş olduğu görülerek emtianın teslim alınmadığı, zarar sebebiyle davalı ... şirketinin sigortalısına 30.10.2015 tarihinde 33.346,54 TL ödeme yaptığı dosya kapsamı ile sabit olup; dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda öncelikle uyuşmazlık konusu emtia olan dondurmanın nakliye esnasında -25 derecede taşınacağı nakliye belgesinde belirtilmesine rağmen araç içerisinde ölçüm yapan cihazların ölçüm sonuçlarından anlaşılacağı üzere dondurmanın tüm nakliye boyunca istenilen sıcaklık değerinin altında taşındığı, bunun yanısıra teknik ve mühendislik yönünden yapılan incelemede gıdalarda bozulma yaşanmaması için en az -18 derecede taşınması gerektiği, eşzamanlı ölçüm yapan cihazların ölçüm sonuçlarına göre çeşitli zamanlarda -18 derecenin altında taşındığı, gıdalardaki bozulmanın nedeninin uygun sıcaklıkta (-18 derece) taşınmamasından kaynaklandığı, aynı zamanda bu bağlamda davacının ve araç şoförünün dikkatsiz ve tedbirsizliğinin yanısıra kontrolsüzlüğü de dikkate alındığında dava konusu olayın davacının ve araç şoförünün pervasızca davranışı sebebiyle meydana geldiği ve davacının ve araç şoförünün zarara sebep olan olayda %100 kusurlu olduğu, sigortalı emtianın nakledilmek üzere teslim alındığı, ...... adresinde 01.04.2015 tarihi itibariyle toplam hasar bedelinin 111.650,12 TL olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı, sigortalı ile arasında ticari ilişki olmadığını bu suretle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmiş ise de taşıma ilişkisinde davacının fiili taşıyıcı konumunda olmakla TTK'nın 888. maddesi gereğince zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, yine davacı TTK'nın 855/3. maddesi gereğince alacağın zamanaşımına uğradığını beyan etmiş ise de; anılı madde taşıyıcının diğer bir taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup, sigorta şirketinin rücu alacağında uygulanamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan sigortalı şirketinin selefi bulunduğu kişi hangi zamanaşımı süresi içerisinde dava açması ve/veya icra takibine girişmesi gerekiyor ise, davalı ... şirketinin de aynı süre içerisinde dava açması ve/veya icra takibine girişmesi gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporuna göre zararın fiili taşıyıcı konumunda olan davacının pervasızca davranışı sebebiyle meydana gelmesi karşısında zamanaşımı süresi yönünden TTK'nun 855/5. maddesinin uygulanması gerektiği, bu suretle teslim tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıllık süre dolmadığından alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, yine bilirkişi raporuna göre TTK'nun 880. maddesi gereğince tam zayi olan sigortalı emtia için teslim alındığı ... ilçesinde teslim alındığı tarih itibariyle zararın 111.650,12 TL olduğu, eylemin TTK 886. maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla işlenmesi nedeniyle davacının TTK 882. maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davalı ... şirketinin poliçe uyarınca zararın %30'undan sorumlu olması karşısında davalı ... tarafından, davacıya 33.495,03 TL rücu edilebileceği, ancak davalı ... şirketinin rücu miktarından daha az olan 33.346,54 TL asıl alacağı icra takibine konu ettiği, sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 30.10.2015 tarihinden takip tarihi olan 28.04.2016 tarihine kadar avans faiz oranı üzerinde (her iki tarafın tacir ve ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle) mahkememizce re'sen yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davacıdan 1.736,30 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği nazara alınarak eldeki davada icra takibine konu asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davalının miktar yönünden fazlaca bir talebinin olmadığı gibi davacı iddialarının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... şirketinin 31.03.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı dava dışı Natura Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile nakliyat abonman sigorta poliçesi yaptığı, sigorta poliçesi kapsamında kalan toplam dava konusu emtianın fiili taşıyıcı Toromanoğulları Ltd. Şti.'nin sorumluluğunda taşındığı, taşıma ilişkisinde davacının fiili taşıyıcı konumunda olması nedeniyle TTK'nın 888. maddesi gereğince zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, emtianın araca yüklendiği sırada ürünün -25 derecede taşınması gerektiğinin sürücüye bildirildiği, 02.04.2015 tarihinde araç içi derecesinin yüksek, emtianın erimiş olması nedeniyle emtianın teslim alınmadığı, zarar sebebiyle davalı ... şirketinin sigortalısına 30.10.2015 tarihinde 33.346,54 TL ödeme yaptığı, TTK'nın 855/3. maddesinin taşıyıcının diğer bir taşıcıya rücusu ile ilgili olduğu, sigorta şirketinin açtığı rücu davasında uygulanamayacağı, bu nedenle maddedeki 3 aylık sürenin somut uyuşmazlığa uygun düşmediği, sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu, hasarın taşıyanın kusuru ile meydana geldiği, nitekim özel soğutucu araçta önceden tayin olunan derecede konumlandırılması kararlaştırılan eşyanın anlaşmaya aykırı şekilde taşınmasının pervasızca davranış olduğu, zararın davacının pervasızca davranışı sebebiyle meydana gelmesi karşısında zamanaşımı süresi yönünden TTK'nın 855/5. maddesinin uygulanması gerektiği, bu suretle teslim tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıllık süre dolmadığından alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, davacının TTK 882. maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarıyla 72.070,00 TL'dir. Dava, davacı aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı davacının 33.346,54 TL borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. Davacı vekilince başvurunun esastan reddine dair karara karşı temyize başvurulmuşsa da reddedilen tutarın temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, HMK 372. maddesi uyarınca dava dosyasının işlem yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

11. Hukuk Dairesi, 2020/2034 E., 2021/3471 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
ve sınırlandırmadan yararlanamayacakları, ibraz edilen sörvey raporunda zararın KDV dahil 65.790,74 TL (20.862,10 EURO) olduğunun belirtildiği, sörvey raporundaki üretici birim fiyatı ile yapılan hesaplama ile belirlenen tazminat bedelinin TTK. 880 maddesi ile çelişmediğinin bilirkişi raporunda belirtildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
11. Hukuk Dairesi         2020/2034 E.  ,  2021/3471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.06.2018 tarih ve 2016/530 E. - 2018/579 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.12.2019 tarih ve 2018/1403 E. - 2019/1882 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... vekili ile Safran şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü Davacı vekili, davacı şirketin dava dışı sigortalısı Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.'nin taşıma sigortacısı olduğunu, sigortalının ilaç ve diğer ecza maddeleri türündeki mallarının davalı ... ile yaptığı sözleşme uyarınca davalı tarafından depolandığını ve sigortalının müşterilerine taşınarak teslim edildiğini, 30/04/2014 tarihinde sigortalıya ait taşımaya konu malların davalının Tuzla'daki deposundan Hedef Ecza Deposu A.Ş.'nin Bağcılar/İstanbul adresindeki deposuna taşınmak üzere davalı Safran şirketine ait ... plakalı araca yüklendiğini, fatura değeri 65.790,74 TL olan malların taşıma sırasında kaybolduğunu ve alıcıya teslim edilmediğini, davacının sigortalı zararını tazmin ederek sigortalı haklarına halef olduğunu, zararın tahsili için İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8269 Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin duruduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı, olayda kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımaya konu ilaçların bir kısmının taşıma işi icra edilmeye başladıktan sonra verilen mola sırasında zayi olduğunun fark edildiği ve gerekli bildirimlerin yapıldığı, sürücünün kendisine teslim edilen malları alıcısına kasıtlı olarak teslim etmediğine dair bir delil bulunmadığı, 650,975 kilo malın kaybından dolayı tazminat miktarının 30/04/2014 tarihli SDR kuruna göre 17.792,71 TL ile sınırlı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına davalı ..., Safran şirketi ve davalı ... yönünden takibin 17.792,71 TL asıl alacak ve 184,26 TL işlemiş faiz toplamı 17.810,97 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi yürütülmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ...Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eşya fiili taşıyanın gözetimi altında iken aracın güvenli park yeri yerine korunaksız yol kenarına park edilerek kahvaltı yaptığı ve sonrasında görevi olmamasına karşın başka bir kamyonun mallarını boşaltmak üzere ... Sokak’ta bulunan Selçuk Ecza Deposu’na gittiği, pervasızca bir davranışla malların çalınmasına sebebiyet verildiğinden taşıyanın sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlandırmadan yararlanamayacakları, ibraz edilen sörvey raporunda zararın KDV dahil 65.790,74 TL (20.862,10 EURO) olduğunun belirtildiği, sörvey raporundaki üretici birim fiyatı ile yapılan hesaplama ile belirlenen tazminat bedelinin TTK. 880 maddesi ile çelişmediğinin bilirkişi raporunda belirtildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılardan Ekol şirketi, Safran şirketi ve ...'a yönelik açılan davanın kısmen kabulüne, bu davalıların icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 65.790,74 TL asıl alacak, 681,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.472,07 TL üzerinden devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa avans faizi yürütülmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ...Ş.'ye yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar Ekol şirketi vekili ile Safran şirketi vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar ... vekili ile Safran şirketi vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.189,51 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... vekili ile Safran Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınmasına, 08.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2019/851 E., 2019/7596 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının toplam tazminat alacağının 207.525,02.TL hesaplandığı, söz konusu hesaplamanın somut olaya ve TTK. 880. maddesi hükümlerine uygun, yükün taşımaya alındığı tarihteki piyasa rayiç değeri ile uyumlu olduğu, davalıların sorumluluğunun TTK 886 m gereği sınırsı
11. Hukuk Dairesi         2019/851 E.  ,  2019/7596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/11/2018 tarih ve 2018/242-2018/1079 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışından ithal ettiği ham ipliği dava dışı Yenteks Tekstil ve Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'ne büküm için 04.04.2014 tarihinde teslim ettiğini, büküm işi tamamlandıktan sonra işlenmiş emtianın Yenteks tarafından 17.05.2014 tarihinde davalı firmaya ait ...kafa, ...plaka no'lu araca yüklendiğini, aracın teslimat için Adana'dan yola çıktığını, diğer davalı ... ...'ın yönetim ve kontrolünde iken 20.05.2014 tarihinde Kocaeli-Gebze ... Köyü girişine geldiğinde körüğünün kırıldığı gerekçesiyle tamirciye gittiğini, tamir bitiminde dorsede yangının başladığı sonra da ipliklerin alev alıp tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, davalıların sebebiyet verdiği yangına binaen mağdur olduğunu beyanla uğradıkları zararın tespiti ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep ettiği davasında talebini ıslah ederek 222.885,95 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili, aracın körüğü kırıldığından onarımı için tamire gittiğini, körüğün tamirinde kaynak kullanılmadığını, fiber maddeden yapılmış körüğün onarımının farklı bir şekilde yapıldığını, tamir işi bittikten sonra yangının dorsenin sağ üst kısmından birden başladığını ve dorsenin sağ alt kısmından yeniden başlayan yangında taşınan emtianın tamamen yanarak telef olduğunu, yangının taşınan emtianın sürtünmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin meydana gelen yangında hiçbir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının toplam tazminat alacağının 207.525,02.TL hesaplandığı, söz konusu hesaplamanın somut olaya ve TTK. 880. maddesi hükümlerine uygun, yükün taşımaya alındığı tarihteki piyasa rayiç değeri ile uyumlu olduğu, davalıların sorumluluğunun TTK 886 m gereği sınırsız sorumluluk esasına göre belirlendiği, TTK. 882 maddesi gereği sınırlı sorumluluk uygulansa da davalıların tam tazminattan sorumlu tutulacağı, zira sorumluluk tavanının altında bir tazminat miktarının çıktığı gerekçesiyle davacının davasının 207.525,02,TL'lik kısmının kabulüne, kabul edilen miktar itibariyle 10.000 TL'sinin dava tarihinden ve 197.525,02 TL'sinin ıslah tarihi olan 18/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiliyle fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10.631,53 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/3581 E., 2014/10304 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varMALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
6102 sayılı TTK'nın 880. madde hükmü uyarınca, ziyadan doğan tazminat;
11. Hukuk Dairesi         2014/3581 E.  ,  2014/10304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2013 NUMARASI : 2012/338-2013/415 Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2012/338-2013/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı sigortalısına ait emtianın, İstanbul ilinden Elazığ iline davalıya ait kamyon ile taşınmaktayken, kamyon tekerinin alev alması nedeniyle tümüyle zarar gördüğünü, kullanılamaz hale geldiğini, tazminatın dava dışı sigortalıya ödendiğini ve yasal halef olunduğunu, davalının oluşan zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 30.827,78 TL'nin ödeme tarihi olan 06.10.2011 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca kendisine ait kamyon ile ticari taşıma işi yapan davalının, sigorta şirketince sigortalanmış emtiayı naklederken, aracın sol arka tekerleğinde meydana gelen yangın neticesinde araçta bulunan emtianın tamamen zayi olduğu, yangının patlak lastiğin sürtünmesine bağlı aşırı ısınma veya fren balatalarının aşırı ısınması gibi nedenlerden çıkmış olabileceği, lastiklerin gerekli bakımının yapılmaması hususunda davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava sigorta rücu talebine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ancak zarar miktarı bakımından her hangi bir araştırma yapılmamıştır. 6102 sayılı TTK'nın 880. madde hükmü uyarınca, ziyadan doğan tazminat; ancak, taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Oysa mahkemece zarar hesabında, düzenlenen fatura bedelleri ve davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, zayi olan emtianın niteliği de dikkate alınarak uzman bir bilirkişi aracılığıyla emtianın gönderilene teslim edileceği yerdeki değeri araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.