Borcun Nakli (Alacağın Devri ve Borcun Üstlenilmesi)
Bu kavram Hukuksal Eğitim Akademik Komitesi tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelenip onaylanmıştır.
Borcun nakli, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 183 ila 204. maddeleri arasında alacağın devri ve borcun üstlenilmesi şeklinde iki ana başlık altında düzenlenir.
Alacağın Devri (Temlik): TBK m. 183'e göre, alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Devir işlemi yazılı şekilde yapılmalıdır. Devir ile alacak, tüm fer'ileriyle (faiz, rehin vb.) birlikte yeni alacaklıya geçer.
Borcun Üstlenilmesi (Nakli): TBK m. 200'e göre, borçlunun değişmesi işlemi olup, borcun yeni bir borçlu tarafından üstlenilmesidir. Bu işlem, ya iç üstlenme (eski borçlu ile yeni borçlu arasında anlaşma) ya da dış üstlenme (alacaklı ile yeni borçlu arasında anlaşma) şeklinde gerçekleşebilir. Dış üstlenme geçerli bir borcun nakli için alacaklının açık veya örtülü rızasını gerektirir (TBK m. 201).
Yargıtay Uygulaması: Yargıtay, alacağın devrinde yazılı şekil şartına sıkı sıkıya bağlı kalmakta, borcun üstlenilmesinde ise alacaklının rızasının önemini vurgulamaktadır. Özellikle, borcun üstlenilmesi ile eski borçlunun borçtan kurtulması için alacaklının rızasının açık olması gerektiği belirtilir.
Sınav İpucu: Alacağın devri ile borcun üstlenilmesi arasındaki temel farklar, her birinin tabi olduğu şekil şartları ve sonuçları sınavlar için çok önemlidir. Özellikle borcun üstlenilmesinde iç ve dış üstlenme ayrımı ile alacaklının rızasının önemi sıkça sorulur. Kefalet ve rehin gibi güvencelerin akıbeti de önemlidir.
İlgili Terimler
İlgili içerikler
Sadece Okuyarak Geçme!
Bu terimi ve binlercesini HMGS formatındaki testlerde çözerek kalıcı öğrenin.