Tebligat Kanunu › Umumi hükümler › Tebligat esasları

Otel, hastane, fabrika ve mektep gibi yerlerde tebligat

Tebligat Kanunu m.18–26İcra Müdürlüğü MevzuatıSon değişiklik: 11.01.2011 (m.21)

Kısaca

Tebligat Kanunu m.18, muhatabın tebliğ yapılacak yerde bulunduğu ve bu yerin içine serbestçe girilemeyen ya da arananın kolayca bulunamayacağı nitelikte olduğu hâlde tebliğin nasıl yapılacağını düzenler. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19. maddesi, mevkuf (tutuklu) ve mahkûmlara ait tebligatların kimin eliyle yapılacağını düzenler; bu kişilerin bulunduğu müessesenin müdürü veya memuru tebligatın yapılmasını temin eder.

Kapsam

Bu konu, Tebligat Kanunu m.18–26 hükümlerini kapsar.

Tebligat Kanunu m.18 — Otel, hastane, fabrika ve mektep gibi yerlerde tebligat

Madde, muhatabın tebliğ yapılacak yerde bulunduğu ve bu yerin içine serbestçe girilemeyen ya da arananın kolayca bulunamayacağı nitelikte olduğu hâlde tebliğin nasıl yapılacağını düzenler. Otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, okul ve yurt gibi yerler bu kapsamdadır. Tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri sağlar; muhatabın bulunması ya da tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ doğrudan bu kişilere yapılır. Madde yalnızca bu tür yerlerde bulunan kişiler bakımından uygulanır. Adreste bulunmayan kişiye aynı konutta oturan kişi veya hizmetçiye tebliğ edilmesini düzenlemez (7201 m.16). Belirli bir yerde meslek veya sanat icra edenlere memur ya da müstahdeme tebliği düzenlemez (7201 m.17). Askerî şahıslara, tutuklu ve hükümlülere yapılacak tebliği düzenlemez (7201 m.14, m.19). Muhatap yerine tebellüğ edecek kişinin yaş ve ehliyet şartı ile hasım olmama kuralı ayrı maddelerde yer alır (7201 m.22, m.39).

Otel, hastane, fabrika ve mektep gibi yerlerde tebligat: hangi sonuçları doğurur?

  • Muhatap bu yerlerde bulunuyorsa tebliğ onun bulunmasını temin eden amire yapılmalıdır; muhataba doğrudan ve yerin görevlisi aracılığıyla ulaşılmaya çalışılmalıdır.
  • İdare eden veya kısım amiri muhatabı derhal buldurursa tebliğ muhataba yapılır ve geçerlilik kazanır.
  • Muhatap derhal bulunamaz veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ doğrudan bu amirlere yapılır.
  • Yerin sıradan görevlisine, örneğin resepsiyon görevlisine, evrak memuruna ya da birlikte nöbetçi hemşireye yapılan tebliğ bu maddeye uygun değildir ve usulsüzdür.
  • Amire yapılan tebliğ, yerin niteliği bakımından muhataba doğrudan yapılamayan hâllerde geçerlidir; muhataba doğrudan yapılabilecek hâlde amire tebliğ usulsüz olur.

Muhatabın bulunduğu yer ile muhatabın bulunmadığı yer arasındaki fark nedir?

Muhatap, içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunamayacağı yerde (otel, hastane, fabrika, okul, yurt) bulunuyorsa tebliğ bu maddeye göre yapılır.

Muhatap adresinde bulunmuyor ama yer kapalı ya da bulunması güç bir yer değilse aynı konuttaki kişi veya hizmetçiye (7201 m.16) ya da işyerindeki memur ve müstahdeme (7201 m.17) tebliğ yapılır.

Yerin niteliği tebliğin muhataba mı yoksa yerin amirine mi yapılacağını belirler; aynı konutta oturanlara tebliğ bu hâlde yapılamaz.

Muhataba doğrudan ulaşılması ile amire tebliğ arasındaki fark nedir?

Muhatabın bulunduğu yerde derhal bulunup tebliğin ona yapılması, ilk görev olarak yerin amirine düşer.

Muhatap derhal bulunamaz ya da tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ doğrudan idare eden veya kısım amirine yapılır.

Amire doğrudan tebliğ ancak muhataba ulaşmanın mümkün olmadığı hâlde yapılabilir; önce muhatabın bulundurulmasına çalışılmalıdır.

Yer amiri ile muhatabın bulunduğu kısmın amiri arasındaki fark nedir?

Yerin tamamını yöneten kişi, örneğin hastanede başhekim ya da otelin yöneticisi, yer bakımından idare eden kişidir.

Muhatabın bulunduğu bölüm, kısım veya birim amiri, muhatabın çalıştığı ya da bulunduğu kısma göre sorumludur.

Hangi amire tebliğ yapılacağı, muhatabın yerin neresinde bulunduğuna ve kimin muhatabı bulundurabileceğine göre belirlenir.

Otel, hastane, fabrika ve mektep gibi yerlerde tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tebligatın otel, hastane veya fabrikadaki resepsiyon görevlisine ya da birlikte sakin imzasına yapılabileceğini düşünmek; bu kişiler maddedeki amir değildir.
  • Muhatap yerin içinde bulunduğu hâlde doğrudan yerin idare amirine tebliğ yapmak; önce muhataba ulaşılması gerekir.
  • Muhatabın yerin işçisi veya çalışanı olduğu için tebligatın aynı konuttaki kişiye yapılabileceğini düşünmek; bu madde işyeri ve konut kurallarını ayırır.
  • Askerî şahıslara ve tutuklu ile hükümlülere yapılacak tebliğ için bu maddeyi uygulamak; onların kuralı ayrı maddelerdedir (m.14, m.19).
  • Muhatap yerine tebellüğ edecek kişinin on sekiz yaş ve ehliyet şartını atlamak; amire yapılan tebliğde de bu şart aranır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, huzurevinde bulunan muhataba yapılan tebligatın doğrudan muhtara değil, yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amirine yapılması gerektiğine hükmetmektedir; aksi hâlde tebligat usulsüz sayılır. (Ceza Genel Kurulu, 2023/222 E., 2023/392 K., 05.07.2023)
  • Yargıtay, hastane, otel, fabrika ve okul gibi yerlerde tebligatın sıradan görevliye, örneğin resepsiyon görevlisine ya da birlikte sakin, öğretmen veya hemşire imzasına yapılmasının maddeye aykırı ve geçersiz olduğunu kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/222 E., 2023/392 K., 05.07.2023)
  • Yargıtay, muhatabın yerin işçisi veya çalışanı olması hâlinde bile tebligatın bu maddeye göre amire yapılması gerektiğini, sıradan çalışana yapılan tebligatın geçerli olmayacağını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/222 E., 2023/392 K., 05.07.2023)
  • Yargıtay, tutukevinde bulunan kişiye tebligatın bulunduğu kurumun müdür veya memuruna yapılması ve tebligat yapılamazsa mazbataya şerh verilmesi gerektiğini belirtmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/222 E., 2023/392 K., 05.07.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebliğin 7201 m.18 kapsamında yapıldığını ileri süren taraf, tebliğ evrakı ve mazbatanın kimin ve hangi sıfatla imzaladığını gösteren belge ile bu yerin niteliğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Muhatabın bulunduğu yerin içine serbestçe girilememesi veya arananın kolayca bulunamaması hâli, tebliği yapan memurun mazbatasındaki açıklamalar ve yerin idari belgeleri ile ortaya konur.
  • Tebliğin sıradan görevliye yapıldığını öne süren taraf, bu kişinin yerin amiri olmadığını ve muhatap yerine yetkili olmadığını ispatla yükümlüdür.
  • Muhatap adına tebellüğ eden kişinin on sekiz yaşından küçük olmadığı ve bariz ehliyetsiz bulunmadığı, tebliği yapan memurun görünüşe göre tespitiyle ortaya çıkar; üstü kapalı bir ispat yükü yoktur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 m.14: Askerî şahıslara tebliğde nöbetçi amir ve kıta komutanı sistemini düzenler; bu maddedeki amir kuralının askerî özel hâlidir.
  • 7201 m.16: Adreste bulunmayan muhatap için aynı konuttaki kişi veya hizmetçiye tebliği düzenler; bu maddenin uygulandığı yer dışındaki genel kuraldır.
  • 7201 m.17: Belirli bir yerde meslek veya sanat icra edenlere memur ve müstahdeme tebliği düzenler; bu maddedeki yerin amiri kuralından ayrılır.
  • 7201 m.19: Tutuklu ve hükümlülere tebliğde bulundukları müessesenin müdür veya memurunu öngörür; bu maddedeki amir kuralının özel hâlidir.
  • 7201 m.22: Muhatap yerine tebellüğ edecek kişinin görünüşe göre on sekiz yaşından aşağı olmamasını ve bariz ehliyetsiz bulunmamasını şart koşar; amire yapılan tebliğ de bu şartlara tabidir.
  • 7201 m.39: Tebellüğ edecek kişinin davada hasım olması hâlinde muhatap adına tebliğ yapılamayacağını düzenler.

Tebligat Kanunu m.19 — Mevkuf ve mahkümlara tebligat

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19. maddesi, mevkuf (tutuklu) ve mahkûmlara ait tebligatların kimin eliyle yapılacağını düzenler; bu kişilerin bulunduğu müessesenin müdürü veya memuru tebligatın yapılmasını temin eder. Madde, cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler bakımından uygulanır. Maddede tebligatın bizzat kendilerine yapılıp yapılmayacağı, tebligat yapılamadığında mazbataya şerh verilmesi ve bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezası olan hükümlülere kanuni temsilci atanması hâlinde tebligatın hangi kişiye yapılacağı ayrıca düzenlenmez; bunlar Tebligat Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile birlikte değerlendirilir. Askerî şahıslara tebligat (m.14), serbestçe girilemeyen yerlerde tebligat (Yönetmelik m.27) ve kanuni temsilciye tebligat (Yönetmelik m.19) bu maddenin dışında kalır.

Mevkuf ve mahkümlara tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?

Mevkuf
Hakkında tutuklama kararı verilmiş ve henüz cezaevinde bulunan kişi. Madde, tutuklu olma durumunun tebligat bakımından tek başına yeterli olduğunu kabul eder; ayrıca bir cezanın kesinleşmesi aranmaz.
Mahkûm (hükümlü)
Hakkındaki hüküm kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan kişi. Madde bakımından mevkuf ile aynı grupta değerlendirilir.
Müessese müdürü veya memuru
Mevkuf veya mahkûmun bulunduğu kurumu yöneten kişi (cezaevi müdürü) ya da müdür yoksa o yeri idare eden memur. Tebligatı yapan değil, yapılmasını temin eden kişidir; tebligatın fiilen tutuklu veya hükümlüye ulaştırılmasından sorumludur.
Temin etmek
Tebligatın muhataba ulaşmasını sağlamak için gerekli işlemleri yapmak. Müdür veya memur tebligatı kendisi muhataba bizzat teslim etmek zorunda değildir; ancak tebligatın muhataba ulaşmasını organize eder ve yapılamazsa sebebini bildirir.

Mevkuf ve mahkümlara tebligat: hangi şartlar aranır?

  • Muhatabın mevkuf veya mahkûm olması ve bir müessesede (cezaevinde) bulunması gerekir.
  • Tebligatın bulunduğu müessesenin müdürü veya müdür yoksa orayı idare eden memur aracılığıyla yapılması temin edilmelidir.
  • Tebligat, mevkuf veya mahkûmun adına değil, bulunduğu müessesenin müdürü veya memuru eliyle yapılmalıdır; tutukevi veya cezaevi müdürünün muhatap adına tebellüğ kabul etme yetkisi yoktur.
  • Tebligatın muhataba ulaşamaması hâlinde müdür veya memur, sebebini tebliğ mazbatasına şerh verip imzalamalıdır.
  • Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezası bulunan ve kendisine kanuni temsilci atanan mahkûmlarda tebligat, bu maddeye göre temsilciye yapılır (Yönetmelik düzenlemesi).

Mevkuf ve mahkümlara tebligat: hangi sonuçları doğurur?

  • Tebligat müdür veya memur aracılığıyla usulüne uygun yapılırsa tebliğ geçerli olur.
  • Tebligat cezaevinde bulunmayan kişiye veya tutukevi müdürüne yapılırsa, muhatap adına kabul yetkisi olmadığından tebliğ usulsüz sayılır.
  • Tebligat muhataba yapılamazsa müdür veya memur, sebebini (örneğin tahliye ya da başka cezaevine sevk) tebliğ mazbatasına şerh verip imzalar ve evrak mahkemesine iade edilir.
  • Usulsüz tebliğ nedeniyle karar tebliğ edilmemiş sayılır; kararın kesinleşmesi ve sonuç doğurması ancak usulüne uygun tebliğle mümkün olur ve gerekçeli kararın okunup anlatılmadığı tebliğ evrakında belirtilmemişse tebligat usulsüz kabul edilir.
  • Kanuni temsilci atanmış hükümlüye yapılması gereken tebligat, bu maddeye göre temsilciye yapılır; bizzat yapılması gereken hallerde temsilciye yapılmaz.

Tutuklu-hükümlü tebligatı ile serbest kişi tebligatı arasındaki fark nedir?

Cezaevinde bulunan mevkuf veya mahkûma yapılan tebligat, müessese müdürü veya memuru eliyle yapılır.

Serbest bir kişiye yapılan tebligat, Tebligat Kanunu'nun adrese tebliğ hükümleri (m.16, m.17) çerçevesinde muhatabın kendisine veya adres kuralına göre yapılır.

Cezaevindeki kişiye Tebligat Kanunu m.16-17 uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir; cezaevi adresine çıkarılan tebligat muhatabın kendisine bizzat yapılmalıdır, yakınlara veya muhtara yapılması usulsüzdür.

Tutuklu/hükümlü ile kanuni temsilci atanmış hükümlü: fark nedir?

Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezası olup kendisine kanuni temsilci atanan hükümlüde tebligat temsilciye yapılır.

Kanuni temsilcisi olmayan tutuklu veya hükümlüde tebligat doğrudan müdür veya memur aracılığıyla muhatabın kendisine yapılır.

Temsilci atanmış hükümlüde tebligat temsilciye, atanmamış olanda muhataba yapılır; temsilcinin yokluğunda da usulüne göre temsilci tayini gerekir.

Mevkuf ve mahkümlara tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tutuklu veya hükümlüye tebligatı adres kuralına göre yakınlara veya muhtara yapmak; bu kişiler için madde 19 usulü uygulanır.
  • Tutukevi veya cezaevi müdürünün muhatap adına tebellüğ yetkisi olduğunu varsaymak; müdür muhatap adına tebliğ kabul etmeye yetkili değildir.
  • Tebligat evrakında muhatabın cezaevinde bulunmadığını ve nedenini belirtmeden müdüre tebligat yapmak; bu usulsüzdür ve mazbataya şerh verilmesi gerekir.
  • Cezaevindeki kişiye tebligatı "birlikte sakin" ya da "evrak memuru" imzasına yapmak; bu kişiler muhatap yerine tebellüğ edebilecek kişi değildir.
  • Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezası olan ve kanuni temsilci atanan hükümlüye, temsilcisi varken doğrudan kendisine tebligat yapmak; bu hâlde tebligat temsilciye yapılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tutuklu ve hükümlülere yapılan tebligatın, bulunduğu cezaevi müdürü veya orayı idare eden memur aracılığıyla yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012; Ceza Genel Kurulu, 2012/1036 E., 2012/269 K., 03.07.2012)
  • Cezaevinde bulunan muhatap adına, tebliğ evrakında bu kişinin bulunmadığı ve nedeninin gösterilmeden yetkili müdüre yapılan tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012)
  • Tutuklu veya hükümlü hakkında tebligatın müdür veya memura yapılmasında, tebligatın sebebi gösterilmeden mazbataya şerh verilmemesinin usulsüzlük sayıldığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012)
  • Hükümlüye kanuni temsilci atanmışsa tebligatın temsilciye yapılması gerektiği ve bu hâlde 19. maddenin uygulanacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/780 E., 2025/377 K., 18.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2011/554 E., 2011/684 K., 23.11.2011)
  • Cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilirken kararın okunup anlatıldığına dair ifadenin yer almaması hâlinde tebligatın usulüne uygun olmadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/107 E., 2023/193 K., 29.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebligatın usulüne uygun yapıldığını iddia eden taraf, tebligat evrakında muhatabın cezaevinde bulunduğunu ve tebligatın müdür veya memur aracılığıyla yapıldığını gösteren kayıtla ispat yükü altındadır.
  • Tebliğ mazbatasında müdür veya memurun imzası, tebligatın yapılmasını temin ettiğini ve yapılamadıysa sebebini gösteren şerh esas delildir.
  • Karşı taraf, tebligatın muhataba değil de yetkisiz bir kişiye ya da tutukevi müdürüne yapıldığını ileri sürerek usulsüzlüğü ispatlamakla yükümlüdür; tebligat evrakındaki kayıt bu iddiayı destekler.
  • Muhatabın hükümlü olup kanuni temsilci atanmış olduğunu iddia eden taraf, vasi veya temsilci atanmasına ilişkin mahkeme kararını ibraz etmekle yükümlüdür.
  • Gerekçeli kararın tutuklu sanığa okunup anlatıldığını iddia eden taraf bunu tebligat evrakındaki ifadeyle göstermelidir; evrakta bu kayıt yoksa usulsüzlük kabul edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 m.16: Adreste tebligat kuralını düzenler; tutuklu veya hükümlüye bu madde uyarınca yapılacak tebligat mümkün değildir, madde 19 bu kişilere özel bir usul getirir.
  • 7201 m.17: Muhatabın adreste bulunmaması hâlinde tebligat usulünü düzenler; cezaevindeki tutuklu veya hükümlü bakımından uygulanmaz.
  • 7201 m.14: Askerî şahıslara tebligat usulünü düzenler; mevkuf ve mahkûm askerî kişiler bakımından ayrı kurallar uygulanır.
  • 7201 m.18: Vekile tebligat kuralıdır; tutuklu veya hükümlü vekil bulunsa da bu maddedeki müdür veya memur usulü ayrıca geçerlidir.
  • 7201 m.21: Tebliğ tutanağı ve mazbata düzenini düzenler; müdür veya memurun tebligatın yapılamadığını şerh vermesi bu hükümle bağlantılıdır.
  • Tebligat Yönetmeliği m.28: Tutuklu ve hükümlülere tebligat usulünü ayrıntılı düzenler; m.28/2 uyarınca bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezası olup kanuni temsilci atanan hükümlüye tebligat 19. maddeye göre yapılır.
  • 5271 sayılı Kanun m.35: Ceza yargılamasında tutuklu sanığa kararın okunup anlatılması gerektiğini düzenler; tebligat usulü ile birlikte değerlendirilir.

Tebligat Kanunu m.20 — Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi

Bu madde, tebligat yapılacak kişinin geçici olarak başka bir yere gittiğinin, adreste bulunan belirli kişilerce tebliğ memuruna bildirilmesi halinde tebligatın nasıl yapılacağını düzenler. Beyanın mazbataya yazılması, beyanda bulunana evrakın verilmesi, bu kişilerin evrakı kabul yükümlülüğü, imzadan veya kabulden çekinme hâli ve tebliğ tarihinin belirlenmesi düzenlenmiştir. Madde, muhatabın adresten sürekli ayrılması veya adreste bulunmaması hallerinde uygulanmaz; bu haller tebligatın m.21 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesi kapsamındadır. Adres değişikliğinden doğan tebligat sonuçları (m.35), tebligatın usul ve şekline ilişkin genel kurallar ile tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini araştırma ödevi de bu maddenin dışında kalır; bunlar ilgili maddelerde düzenlenmiştir.","kavramlar">[{"terim":"Muvakkaten başka yere gitme","aciklama":"Muhatabın adresten kısa süreli olmayan, uzunca bir süre için ayrılması ve o süre içinde adrese dönmeyecek olmasıdır. Muhatabın tevzi saatinden sonra adrese döneceği kısa süreli bir ayrılma bu kavrama girmez."},{"terim":"Beyanda bulunan kişiler","aciklama":"Maddede sayılan 13, 14, 16, 17 ve 18. madde kapsamındaki kişilerdir. Bu kişiler dışında kalanların verdiği bilgi, m.20 uygulaması için yeterli değildir."},{"terim":"Mazbata","aciklama":"Tebliğ memurunun düzenlediği ve tebligatın usulünü gösteren tutanaktır. Beyanda bulunanın adı ve soyadı bu mazbataya yazılır ve beyanda bulunan tarafından imzalanır."},{"terim":"Tebliğ evrakını kabul mecburiyeti","aciklama":"Maddede sayılan kişilerin, muhatap adına tebliğ evrakını almak zorunda olmasıdır. Bu yükümlülük, tebligatın m.20'ye göre geçerli yapılabilmesi için gereklidir."},{"terim":"İhbarname","aciklama":"Tebliğ evrakının kapıya yapıştırılmasında kullanılan ve muhatabı bilgilendiren belgedir. Bu maddede ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, on beş günlük sürenin başlangıcı olarak önem taşır."}]

Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi: hangi şartlar aranır?

  • Muhatabın, kendisine tebligat yapılacak kişinin muvakkaten başka bir yere gittiğini beyan eden kişinin m.13, 14, 16, 17 ve 18'de sayılan şahıslardan biri olması gerekir.
  • Beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılması ve beyanın beyanda bulunan tarafından imzalanması gerekir; imzadan kaçınma hâlinde tebliğ eden beyanı şerh ve imza eder.
  • Tebliğ evrakının beyanda bulunan kişiye verilmesi gerekir; bu kişiler evrakı kabule mecburdur.
  • Beyanın, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresinden veya bilinen son adresinden geçici ayrılma hakkında olması ve kısa süreli adres dışı bulunma hâlinin dışında kalması gerekir.
  • Beyanda bulunan kişi beyanını imzalamaktan kaçınmamalı ve evrakı kabulden çekinmemelidir; aksi halde bu madde uygulanmaz ve tebligat m.21'e göre yapılır.

Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Beyanda bulunan kişilere evrak verildiğinde ve bu kişiler evrakı kabul ettiğinde, tebligat evrakın verildiği tarihte yapılmış sayılır.
  • Geçici ayrılma hâlinde ihbarname kapıya yapıştırılmışsa tebligat, yapıştırma tarihinden itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır.
  • Beyanda bulunan kişilerin evrakı kabul yükümlülüğü vardır; ancak bu yükümlülük, beyanın m.13, 14, 16, 17 ve 18 kapsamındaki kişiler tarafından yapılmasına bağlıdır.
  • Beyanı imzalamaktan veya evrakı kabulden çekinme hâlinde tebligat m.21'e göre yapılır ve m.20'nin on beş günlük süresi işlemez.
  • Madde kapsamında sayılmayan bir kişinin beyanına dayanılarak yapılan tebligat usulsüz sayılır ve geçersizdir.
  • Tebligatın m.20'ye göre yapılmasında tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini tespit ve tevsik etmesi gerekir; bu tespit yapılmazsa tebligat usulsüz olur.

Geçici ayrılma (m.20) ile adresten sürekli ayrılma veya adres kayıt sistemindeki adreste bulunmama (m.21/2) arasındaki fark nedir?

Muhatabın, bilinen son adresinden veya adres kayıt sistemindeki adresinden geçici olarak, yani uzunca bir süre ve o süre içinde adrese dönmeyecek biçimde ayrıldığı hal. Beyanda bulunan, m.13, 14, 16, 17 ve 18'de sayılan kişilerdir.

Muhatabın adreste bulunmamasının kısa süreli olduğu, tevzi saatinden sonra adrese döneceği hal ya da adresten sürekli ayrılma. Bu hallerde tebligat m.21'e göre yapılır.

Geçici ayrılmada tebliğ evrakı beyanda bulunan kişiye verilir ve tebligat evrakın verildiği tarihte, ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır. Kısa süreli ayrılmada ise m.21 uygulanır; ihbarname kapıya yapıştırıldığı anda tebliğ tamamlanır.

m.20 beyanı ile m.20 çekinme hâli arasındaki fark nedir?

Beyanda bulunan kişinin beyanını imzalaması ve evrakı alması.

Beyanı imzadan kaçınması ya da evrakı kabulden çekinmesi.

İmzadan kaçınma halinde tebliğ eden beyanı şerh ve imza eder; her iki durumda da tebligat m.21'e göre yapılır ve m.20'nin on beş günlük ek süresi uygulanmaz.

Tebliğ evrakının teslimi ile tebliğ tarihi arasındaki fark nedir?

Evrakın m.13, 14, 16, 17 ve 18'de sayılan kişilere verildiği hal.

Evrakın kapıya ihbarname ile yapıştırıldığı hal.

Evrakın verildiği tarihte tebligat yapılmış sayılır; ihbarname yapıştırılmışsa yapıştırma tarihinden değil, on beş gün sonra tebligat yapılmış sayılır.

Beyanda bulunan kişinin sıfatı (m.20) ile komşu, kapıcı gibi kişilerin beyanı (m.21/2 ve TebYön m.30) arasındaki fark nedir?

m.20 kapsamında yalnız m.13, 14, 16, 17 ve 18'de sayılan kişilerin beyanı geçerli kabul edilir.

Bu kişiler dışında kalan (örneğin yalnızca komşunun) beyanına dayanılarak m.20 uygulanamaz; araştırma sonucunda m.21/2 gereği işlem yapılır.

Sayılmayan bir kişinin beyanına dayanılarak yapılan m.20 tebligatı usulsüz sayılır.

Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Muhatabın adresten sürekli ayrıldığı veya kısa süreli olarak dışarıda olduğu hâllerle geçici ayrılmayı karıştırarak m.21 yerine m.20'yi uygulamak.
  • Komşu veya m.13, 14, 16, 17 ve 18 dışında kalan kişilerin beyanına dayanarak m.20'ye göre tebligat yapmak.
  • Beyanda bulunan kişinin beyanını mazbataya yazmadan veya imzalatmadan tebliğ evrakını vermek.
  • Geçici ayrılma halinde ihbarnamenin kapıya yapıştırılması tarihinin tebligat tarihi olduğunu düşünmek; oysa on beş gün sonra tebligat yapılmış sayılır.
  • Madde metninde açıkça yer alan on beş günlük süreyi, m.21'deki ihbarname yapıştırma hâlinin süresiyle karıştırmak; m.21'de yapıştırma tarihi doğrudan tebliğ tarihidir.
  • Beyanın imzadan kaçınılması hâlinde tebliğ edenin beyanı şerh ve imza etmesi zorunluluğunu gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Muhatabın geçici olarak başka yere gittiğinin tespiti için tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini komşu, yönetici, kapıcı, muhtar gibi kişilerden araştırması ve beyanlarını mazbataya yazdırması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/60 E., 2023/270 K., 29.03.2023)
  • Muhatabın işine gittiği veya geçici olarak çarşıya çıktığı gibi durumların m.20 kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/751 E., 2018/25 K., 23.01.2018)
  • Muhatabın hangi sebeple adreste bulunmadığının tebligatta belirtilmemesi halinde tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/1115 E., 2018/174 K., 17.04.2018)
  • Tebliğ memurunun geçici ayrılmayı tespit etmeden doğrudan ihbarname yapıştırarak tebligat yapmasının mümkün olmadığı, aksi halde muhatabın on beş günlük ek süreden yararlanma imkânından yoksun kalacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/925 E., 2024/239 K., 15.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren taraf, tebligatın m.20'ye göre yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü tebligatı yapan memurun düzenlediği mazbatadadır.
  • Tebliğ memurunun mazbatada beyanda bulunanın adı, soyadı, sıfatı ve imzası ile muhatabın adreste bulunmamasının sebebini yazması gerekir; belgenin eksikliği tebligatın usulsüzlüğünü ortaya koyar. (Ceza Genel Kurulu, 2016/1115 E., 2018/174 K., 17.04.2018)
  • Karşı taraf, beyanda bulunan kişinin m.13, 14, 16, 17 ve 18 kapsamında olmadığını veya beyanın gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek tebligatın geçersizliğini savunabilir; bu iddiasını tanık veya belgeyle ispatlar.
  • Tebligatın m.20'ye göre yapıldığı ve on beş günlük sürenin dolduğu tarih, ihbarnamenin kapıya yapıştırılma tarihi ile belirlenir; bu tarih belgeden anlaşılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 sayılı Kanun m.13: Beyanda bulunabilecek kişilerden birini gösterir; m.20 uygulanması için beyanın bu kişilerden gelmesi gerekir.
  • 7201 sayılı Kanun m.14: Beyanda bulunabilecek kişileri sayan maddelerden biridir.
  • 7201 sayılı Kanun m.16: Beyanda bulunabilecek kişileri sayan maddelerden biridir.
  • 7201 sayılı Kanun m.17: Beyanda bulunabilecek kişileri sayan maddelerden biridir; ayrıca tebligatın yapılış biçimini düzenler.
  • 7201 sayılı Kanun m.18: Beyanda bulunabilecek kişileri sayan maddelerden biridir.
  • 7201 sayılı Kanun m.21: Beyanın imzalanmaması veya evrakın kabulden çekinilmesi hâlinde ve muhatabın kısa süreli adres dışı bulunması hâlinde uygulanacak tebligat usulünü düzenler.
  • 7201 sayılı Kanun m.35: Muhatabın adresini değiştirmesi hâlinde yapılacak tebligatı düzenler; m.20 ile karıştırılmamalıdır.

Tebligat Kanunu m.21 — Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina

Madde, tebligat yapılacak kişinin veya Tebligat Kanunu'nun 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerine göre tebligat alabilecek kişilerin hiçbirinin gösterilen adreste bulunmaması ya da tebellüğden imtina etmesi hâlinde tebliğ memurunun izleyeceği yolu düzenler. Bu yol; evrakın muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amir ve memurlarına teslimi, ihbarnamenin kapıya yapıştırılması, komşu, yönetici veya kapıcıya haber verilmesi ve tebliğ tarihinin belirlenmesinden oluşur. Madde ayrıca muhtar, ihtiyar heyeti azası ve zabıta amir ve memurlarının teslim alınan evrakı kabul yükümlülüğünü de kapsar. Maddenin uygulandığı kişiler, tebliğ yapılacak kişi ile adreste bulunması gereken kişilerdir; tüzel kişiler bakımından da uygulanır. Tebligatın muvakkaten başka yere gittiği beyanı hâlini düzenlemez (m.20). Tebliğ yerinin tespitine yönelik adres araştırmasının usulünü, tebliğ edilemeyen evrakın iadesini ve tebligat yapılamayan muhatabın yeni adresinin araştırılmasını bu maddede aramak yanlış olur (Tebligat Yönetmeliği m.28-35). Tebligatın yapılmasına ilişkin zamanaşımı ya da hak düşürücü süreler bu maddenin konusu değildir (ilgili hukuki işlemin kanunundadır).

Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina: hangi kavramlar bilinmeli?

Tebliğ imkânsızlığı
Kendisine tebligat yapılacak kişinin ve bu maddeye ya da önceki maddelere göre tebligat alabilecek kişilerin hiçbirinin gösterilen adreste bulunmaması hâlidir. Adreste bulunma yalnızca tebliğ anındaki durumla ölçülür.
Tebellüğden imtina
Adreste bulunan kişinin tebligatı almayı reddetmesidir. Bu hâlde madde, adreste bulunmama hâlinde olduğu gibi işlemi yürütür; ancak komşuya haber verme şartı aranmaz.
Adres kayıt sistemi adresi
Muhatabın Adres Kayıt Sistemi'ndeki yerleşim adresidir. 2011 değişikliğiyle bu adres, muhatap orada hiç oturmamış ya da sürekli ayrılmış olsa bile tebligat adresi olarak kabul edilmiştir.
İhbarname
Tesellüm edenin adresini içeren ve tebligatın kapıya yapıştırıldığını gösteren belgedir. Kapıya yapıştırılması, tebligatın tamamlanması için zorunlu işlemdir.
Haber verme
Tebliğ olunacak kişiye durumun ulaştırılması için en yakın komşuya, varsa yönetici ya da kapıcıya bildirilmesidir. Yalnızca adreste bulunmama hâlinde ve mümkün oldukça yapılır.

Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina: hangi şartlar aranır?

  • Tebligat yapılacak kişinin ve muhatap adına tebligatı alabilecek kişilerin hiçbirinin gösterilen adreste bulunmaması ya da tebellüğden imtina etmesi gerekir.
  • Tebliğ memuru evrakı, o yerin muhtarı veya ihtiyar heyeti azasından birine ya da zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim etmelidir.
  • Tesellüm edenin adresini içeren ihbarname, gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmalıdır.
  • Adreste bulunmama hâlinde, tebliğ olunacak kişiye keyfiyetin haber verilmesi mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmelidir; tebellüğden imtina hâlinde bu bildirim şartı yoktur.
  • Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğunda, muhatap o adreste hiç oturmamış ya da sürekli ayrılmış olsa bile yukarıdaki işlemler yapılabilir.

Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleştiğinde tebligat, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihte tamamlanmış sayılır.
  • Teslim alan muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir veya memurları evrakı kabule mecburdur; bu yükümlülüğü yerine getirmeyen görevlinin kabulden kaçınmasına izin verilmez.
  • Komşu, yönetici veya kapıcıya haber verme, adreste bulunmama hâlinde mümkün oldukça yapılır; bu haber verilmemesi tebliği kendiliğinden geçersiz kılmaz, ancak haber verme gereği yerine getirilmezse işlemin usulüne uygunluğu tartışılır.
  • Tebellüğden imtina hâlinde haber verme şartı aranmaz ve tebliğ yine kapıya yapıştırma tarihinde gerçekleşir.
  • Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise, muhatap o adreste oturmamış olsa da bu adrese yapılan tebligat geçerlidir.
  • Madde metninde bir süre yer almadığından, tebliğ tarihi tebligat evrakının kapıya yapıştırıldığı gün olarak belirlenir.

Adreste bulunmama ile tebellüğden imtina arasındaki fark nedir?

Adreste bulunmama hâlinde kimse tebligatı almak için orada değildir.

Tebellüğden imtinada kişi adreste bulunur ama tebligatı almaz.

Yalnızca adreste bulunmama hâlinde komşuya, yöneticiye veya kapıcıya haber verme yükümlülüğü vardır; imtinada bu yükümlülük yoktur.

Madde 21 ile madde 20 (muvakkat ayrılma) arasındaki fark nedir?

Madde 21'de adreste bulunmama ya da imtina vardır ve kimsenin geçici ayrıldığına dair beyan yoktur.

Madde 20'de adreste bulunanlar muhatabın geçici olarak başka yere gittiğini beyan eder.

Madde 20 uyarınca tebliğ, evrakın verildiği tarihte ya da ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihten on beş gün sonra gerçekleşir; Madde 21'de ise kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihidir.

Adres kayıt sistemi adresi ile gerçek yaşanan adres arasındaki fark nedir?

Gösterilen adres, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresidir.

Muhatap o adreste fiilen oturmaz ya da ayrılmıştır.

Ek fıkra gereğince bu hâlde de madde 21 uygulanır; muhatabın fiilî yerleşim yeri araştırılmaz ve tebliğ kapıya yapıştırma tarihinde gerçekleşir.

Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatta muhatabın fiilen oturmadığını gerekçe gösterip madde 21'in uygulanmayacağını düşünmek; ek fıkra açıkça bu hâli de kapsar.
  • Tebellüğden imtina hâlinde de komşuya haber verme şartı aranacağını sanmak; bu şart yalnızca adreste bulunmama hâlinde geçerlidir.
  • Madde 20 ile madde 21'i karıştırmak; muvakkat ayrılma beyanı varsa on beş günlük ek süre uygulanır, madde 21'de ise kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihidir.
  • Muhatap tüzel kişi olduğunda adres araştırması yapılması gerektiğini sanmak; tüzel kişiler bakımından bu araştırma gerekli değildir.
  • Teslim alınan evrakın muhtar veya zabıta görevlisi tarafından kabulden kaçınılabileceğini düşünmek; bu görevliler kabul etmeye mecburdur.
  • Komşuya haber verme yapılmadığı için tebligatın kendiliğinden geçersiz olduğunu sanmak; haber verme yükümlülüğünün ihlali işlemin usulüne ilişkin ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatta, muhatabın o adreste oturmadığı ya da ayrıldığı ileri sürülse bile madde 21/2 uyarınca tebligat geçerli sayılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/787 E., 2025/2057 K., 30.12.2025; 8. Hukuk Dairesi, 2024/581 E., 2026/2415 K., 09.04.2026)
  • Ödeme emrinin ticari şirketin ticaret sicilindeki adresine madde 21/1 uyarınca tebliğ edilmesi usulüne uygun kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025)
  • Yargıtay, adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatlarda, tebliğ memurunun mahalle halkından araştırma yapmasının zorunlu olmadığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/708 E., 2023/915 K., 11.10.2023)
  • Komşuya haber verilmiş olsa bile haber verilen kişinin niteliğinin ve kimliğinin belirlenmemesi tebligatın usulsüzlüğü yönünde değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/708 E., 2023/915 K., 11.10.2023)
  • Tebligatın madde 21/1 uyarınca yapıldığı, ancak kapıya yapıştırma veya haber verme kaydının bulunmaması hâlinde tebligatın usulsüz sayılacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/545 E., 2023/916 K., 11.10.2023)
  • Madde 21'e dayalı tebligatın, şartlar oluşmadığı hâlde yapıldığında, bu tebligata dayanılarak verilen cezai veya icrai sonuçların hukuka aykırı olacağı kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/477 E., 2026/1979 K., 13.03.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebligatın madde 21 uyarınca yapıldığını ileri süren taraf (tebliğ yapan icra dairesi veya tebliği isteyen taraf), kişilerin gösterilen adreste bulunmadığını ve tebligatı alabilecek kişilerin imtina ettiğini tebliğ evrakı ve tebliğ memurunun kaydıyla ispatlar.
  • Tebliğ memurunun evrakı muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amir ve memurlarına imza karşılığında teslim ettiğine dair kayıt ile ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına dair kayıt tebligatın usulüne uygunluğunun temel delilidir; bu kayıtların bulunmaması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurur.
  • Tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren muhatap, adresinde oturduğunu ya da imtina edilmediğini ispatla yükümlüdür; ancak adres kayıt sistemindeki adres bakımından muhatap, fiilen oturmadığını ileri sürse bile bu durum tebligatı geçersiz kılmaz.
  • Haber verme şartının yerine getirildiğini iddia eden taraf, komşu, yönetici veya kapıcıya bildirimin yapıldığını ve haber verilen kişinin kimliğini belgelemekle yükümlüdür.
  • Tebliğ tarihinin kapıya yapıştırma tarihi olduğu iddiasını ileri süren taraf, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihi belgelemelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 sayılı Kanun m.13: Tebligatın muhatabın kendisine yapılmasını düzenler; madde 21 bu kişiye tebligat yapılamadığında devreye girer.
  • 7201 sayılı Kanun m.14: Muhatap adına tebligat alabilecek kişiler hakkında hükümler içerir; bu kişilerin hiçbirinin adreste bulunmaması madde 21'in şartını oluşturur.
  • 7201 sayılı Kanun m.16: Muhatapla aynı konutta oturan veya hizmetçi gibi kişilere tebligatı düzenler; bunların bulunmaması madde 21'in uygulanma şartıdır.
  • 7201 sayılı Kanun m.17: Daimi memur ve müstahdemlere tebligatı düzenler; bunların da adreste bulunmaması madde 21 kapsamındadır.
  • 7201 sayılı Kanun m.18: Tebligat alabilecek diğer kişileri düzenler; bunların adreste bulunmaması madde 21'in uygulanma şartıdır.
  • 7201 sayılı Kanun m.20: Muhatabın muvakkaten başka yere gittiği beyanı hâlinde uygulanır; bu hâlde tebliğ on beş gün sonra gerçekleşir ve madde 21'in kapıya yapıştırma kuralı burada uygulanmaz.
  • 7201 sayılı Kanun m.35: Tebligat yapılamayan veya adresi bulunmayan hâllerde izlenecek yolu düzenler; madde 21 ile birlikte bağlantılı uygulanır.

Tebligat Kanunu m.22 — Yaş ve ehliyet şartı

Madde, tebligatın muhatap yerine bir başkasına yapılması hâlinde o kişinin yaş ve ehliyet şartını düzenler. Kanun yalnızca şartı koyar; şartın tutmaması hâlinde ne yapılacağını yazmaz. Madde, tebligat memurunun muhatap yerine tebligat alacak kişinin kimliğini araştırma yetkisini kapsamaz, görünüşe bakılır. Muhatabın adreste bulunmaması, tebellüğden imtina ve ihbarname usulü (7201 m.21) düzenlemez. Muhatabın hasım olması hâlinde muhatap adına tebligat yapılamaması (7201 m.39), tebliğ mazbatasının içeriği (7201 m.23) ve yasal temsilciye tebligat ile imza atamayan muhatap usulü (7201 m.24) bu maddede düzenlenmemiştir.

Yaş ve ehliyet şartı: hangi kavramlar bilinmeli?

Görünüşe nazaran
Tebliğ memurunun, tebligat yapılacak kişinin yaşını ve ehliyetini dış görünüşüne, hâl ve hareketlerine bakarak değerlendirmesi ölçütüdür. Kişinin gerçek yaşı veya nüfus kaydı bu değerlendirmenin esasını oluşturmaz.
Bariz surette ehliyetsizlik
Kişinin tebligatın önemini kavrayamayacak ve teslim aldığı evrakı muhataba iletemeyecek düzeyde olduğunun açıkça anlaşılmasıdır. Sadece kuşku duyulması yeterli değildir; ehliyetsizliğin belirgin olması aranır.
Muhatap yerine tebellüğ
Tebliğ evrakının muhatap adına, muhatapla aynı konutta sürekli oturan veya onun işyerinde çalışan kişi tarafından teslim alınmasıdır.

Yaş ve ehliyet şartı: hangi şartlar aranır?

  • Muhatap yerine tebligat yapılacak kişinin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması gerekir.
  • Tebligat yapılacak kişinin bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir; ehliyetsizliğin açıkça anlaşılmaması aranır.
  • Muhatap yerine tebligat yapılacak kişinin muhatapla birlikte oturan veya onun işyerinde çalışan biri olması gerekir; aksi hâlde yaş ve ehliyet şartının değerlendirilmesi anlamsızdır.
  • Muhatabın hasım konumunda bulunan kişi olmaması gerekir.
  • Yaş ve ehliyet şartı karşılanmıyorsa tebligat bu kişiye yapılamaz; bu hâlde başka ilgili kişi aranır.

Yaş ve ehliyet şartı: hangi sonuçları doğurur?

  • Görünüşüne göre on sekiz yaşından aşağı olan kişiye yapılan tebligat usulsüzdür.
  • Bariz surette ehliyetsiz olan kişiye yapılan tebligat geçerli değildir.
  • Yaş ve ehliyet şartını karşılayan kimse adreste yoksa, tebligat 7201 m.21 hükümlerine göre yapılır.
  • Tebligat, yaş ve ehliyet şartı karşılanmadan yapılmışsa usulsüz sayılır ve tebliğ tarihi geçerli olmaz; tebligatın yenilenmesi veya iptal edilmesi gündeme gelir.
  • Şart karşılanıyorsa tebligat geçerli olur ve tebliğ tarihi o andan itibaren süreleri başlatır.

Görünüş yaşı ile gerçek yaş arasındaki fark nedir?

Madde, tebliğ memurunun gördüğü görünüş yaşını esas alır.

Gerçek yaş, nüfus kaydı ya da kimlik belgesi ile belirlenir.

Kişi gerçekte on sekiz yaşından küçük olsa bile görünüşü on sekiz ve üzerini gösteriyorsa tebligat geçerli sayılır.

Yaş şartı ile ehliyet şartı arasındaki fark nedir?

Yaş şartı, kişinin görünüşüne göre on sekiz yaşından küçük olup olmadığına bakar.

Ehliyet şartı, kişinin tebligatın önemini kavrayıp evrakı muhataba iletebilecek düzeyde olup olmadığına bakar.

Yaş şartı karşılansa bile bariz ehliyetsizlik varsa tebligat yapılamaz.

Muhatap yerine tebellüğ ile muhatap adreste yok arasındaki fark nedir?

Muhatapla aynı konutta oturan veya işyerinde çalışan kişiye tebligat, bu maddedeki şartları karşılıyorsa yapılır.

Muhatap ve şartları karşılayan başka kimse adreste bulunmuyorsa tebligat 7201 m.21 hükümlerine göre yapılır.

Şartlar karşılanmazsa veya kimse yoksa tebligat ihbarname ve kapıya yapıştırma usulüyle tamamlanır.

Yaş ve ehliyet şartı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tebliğ memurunun kişinin nüfus kaydını veya kimliğini araştırmasını beklemek; kanun görünüşe bakılmasını öngörür, kayıt araştırması zorunlu değildir.
  • Yaş şartını gerçek yaşa göre değerlendirmek; kanun görünüş yaşını esas alır, gerçek yaş tek başına belirleyici değildir.
  • Ehliyet şartını yalnızca yaşa bağlamak; bariz ehliyetsizlik ayrı bir koşuldur ve yaşı on sekiz üzerinde olan kişi için de aranır.
  • Yaş ve ehliyet şartı karşılanmadığı hâlde doğrudan muhatap adına tebligat yapmak; bu durumda 7201 m.21 usulü uygulanmalıdır.
  • Muhatabın hasım olduğu bir davada, muhatap adına tebligatı aynı konutta oturan kişiye yapmak; bu hâlde m.39 engeli devreye girer.
  • Mazbatada muhatap ile tebellüğ eden kişinin ilişkisini ve yaş-ehliyet durumunu belirtmemek; bu eksiklik usulsüzlük doğurur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Muhatap yerine tebligat alan kişinin yaş ve ehliyet şartını taşıdığının tespiti görünüşe göre yapılır; tebliğ memurunun nüfus kaydını araştırması aranmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2007/835 E., 2007/850 K., 14.11.2007)
  • Tebligat alan kişinin on sekiz yaşından küçük olduğu ileri sürüldüğünde, tebliğ tarihindeki yaşın nüfus kaydıyla ortaya konması ve bu kişinin yaşının görünüşe göre değerlendirilmesi tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/208 E., 2012/443 K., 04.07.2012)
  • Ehliyet ve yaş şartının kanundaki ölçütüne göre tebligat alan kişinin ehliyetsizliği, tebligat tarihi itibarıyla değerlendirilir. (10. Ceza Dairesi, 2019/2439 E., 2019/7724 K., 09.12.2019)
  • Yaş ve ehliyet şartı karşılanmadan yapılan tebligatlarda tebliğ mazbatasındaki eksik kayıtların (kişinin yaşı ve ehliyetine ilişkin bilgi) tebligatı usulsüz kıldığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/751 E., 2018/25 K., 23.01.2018)
  • Muhatabın adreste bulunmadığı hâllerde, şartı karşılayan kişinin varlığı araştırılmadan 7201 m.21 uygulamasına geçilmesi usulsüzlük sayılmaktadır. (4. Daire, 2019/7745 E., 2022/4983 K., 21.09.2022)
  • Tebligat alan kişinin yaş ve ehliyet şartını taşımadığını ileri süren taraf, iddiasını nüfus kayıt örneği ve diğer delillerle ispat etmek zorundadır. (3. Daire, 2018/2726 E., 2021/3449 K., 29.06.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf (genellikle tebliğ işlemine dayanan taraf), tebliğ mazbatası ile tebligat alan kişinin görünüşe göre yaş ve ehliyet şartını taşıdığını ispatlar; mazbata bu hususu içermeli, aksi hâlde usulsüzlük varsayılır.
  • Tebligatın geçersizliğini ileri süren taraf, tebligat alan kişinin on sekiz yaşından küçük olduğunu veya bariz ehliyetsiz bulunduğunu ileri süren iddiasını nüfus kayıt örneği, sağlık raporu veya tanık beyanı gibi delillerle ispat etmek zorundadır.
  • Tebliğ mazbatasında muhatapla ilişkisi, yaşı ve ehliyeti yazılmamışsa tebligatın usulsüz olduğu kabul edilir; bu eksiklik mazbatanın kendisinden doğar ve karşı tarafın ispat yüküne bağlanmaz.
  • Mazbatadaki bilgilerin aksinin ileri sürülmesi hâlinde, mahkeme ilgili tüm delilleri toplamalı ve gerçek durumu araştırmalıdır; yazılı kayıt aksi delille çürütülebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 m.21: Muhatap ve yaş-ehliyet şartını karşılayan başka kişi adreste bulunmadığında veya tebellüğden imtina edildiğinde uygulanacak ihbarname ve kapıya yapıştırma usulünü düzenler; m.22 şartı karşılanmadığında devreye giren yedek usul budur.
  • 7201 m.23: Tebliğ mazbatasında, tebligatın muhatap dışında birine yapılması hâlinde o kişinin m.22 uyarınca tebellüğe ehil olduğunun yazılmasını zorunlu kılar.
  • 7201 m.24: Muhatap imza atamayacak durumdaysa parmak izi usulünü düzenler; m.22 ile ilgili yaş ve ehliyet değerlendirmesinin tutanağa yansımasını tamamlar.
  • 7201 m.39: Muhatap yerine tebellüğ edecek kişinin o davada hasım olması hâlinde tebligatın bu kişiye yapılamayacağını düzenler; m.22 şartına ek bir sınırdır.
  • 7201 m.16: Muhatap adreste bulunmadığında tebligatın aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçiye yapılabileceğini düzenler; m.22 şartı bu kişiler bakımından aranır.

Tebligat Kanunu m.23 — Tebliğ mazbatası

Madde, tebliğin tevsik aracı olan tebliğ mazbatasının asgari içeriğini düzenler: mazbatada bulunması gereken dokuz bent (merci, talep eden, muhatap, konu, teslim edilen kişi ve tebellüğ ehliyeti, yer ve zaman, bulunmama ve imtina hâlinde yapılan işlem, adres kayıt sistemi kaydı, teslim edilen kişinin ve tebliğ memurunun imzası) ile imza edemeyecek durumda olma hâlinin mazbataya yansıması. Madde, tebligatın kime ve nasıl yapılacağını, adreste bulunmama ve imtina hâllerinde yapılacak işlemleri, mazbatanın şekil ve düzenini düzenlemez. Bunlar sırasıyla tebliğ edilecek kişiler ve tebellüğ ehliyeti (m.22), tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina (m.21), imza edemeyen muhatap (m.24) ve eksik mazbatanın sonucu (m.32) hükümlerinde yer alır. Madde, tebligatı yapan veya mazbatayı düzenleyen tebliğ memuru bakımından ve her tebligat türü için uygulanır; tebligat yönetmeliğindeki ayrıntılı şekil kuralları ise yönetmelik düzeyindedir.

Tebliğ mazbatası: hangi kavramlar bilinmeli?

Tebliğ mazbatası
Tebligatın yapılıp yapılmadığını, yapılmışsa kime, nerede ve ne zaman yapıldığını gösteren, tebligatın tek ispat aracı olan belgedir. Mazbatadaki bilgiler tebligatın usulüne uygunluğunu denetleyebilmek için aranır.
Tebellüğ ehliyeti
Tebliğ muhatabı dışında bir kişinin tebliği kabule yetkili olmasıdır. Mazbatada bu kişinin 22. madde uyarınca ehil olduğunun yazılması zorunludur.
Adres kayıt sistemi
Nüfus kayıt adresine dayalı, muhatabın yerleşim yerine ilişkin resmi adres kaydıdır. Bu adrese yapılan tebligatta mazbatada ayrıca kayıt bulunması gerekir; aksi hâlde tebligat usulsüz sayılır.
Tebliğ memuru
Tebligatı fiilen yapan veya ihbarname ile tesellümü gerçekleştiren kamu görevlisidir. Mazbatada adı, soyadı ve imzası bulunmalıdır.
Tebliğin mevzuu
Tebliğ edilen evrakın konusunu ifade eder. Mazbatada tebliğ konusunun belirtilmesi, muhatabın neyle karşılaştığını anlamasını sağlamak için aranır.

Tebliğ mazbatası: hangi şartlar aranır?

  • Tebliğin mazbata ile belgelendirilmesi gerekir; mazbata olmadan tebligatın usulüne uygunluğu denetlenemez.
  • Mazbatada tebliğ işlemini çıkaran merciin adı yer almalıdır.
  • Mazbatada tebliği isteyen tarafın adı, soyadı ve adresi bulunmalıdır.
  • Mazbatada tebliği alacak şahsın adı, soyadı ve adresi bulunmalıdır.
  • Mazbatada tebliğin konusu yazılmalıdır.
  • Tebliğin muhatap dışında bir kişiye yapılması hâlinde o kişinin adı, soyadı, adresi ve 22. madde uyarınca tebellüğe ehil olduğu mazbatada gösterilmelidir.
  • Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığı mazbatada belirtilmelidir.
  • Adreste bulunmama veya tebellüğden imtina hâlinde (m.21) bu duruma ilişkin işlemler ile gösterilen sebep mazbataya yazılmalıdır.
  • Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması hâlinde bu duruma ilişkin kayıt mazbatada yer almalıdır.
  • Tebliğ evrakı muhatap dışında birine verilmişse o kişinin imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzası mazbatada bulunmalıdır.
  • İmza edemeyecek durumdaki muhatap hâlinde parmak izi ile yapılan tebligatta mazbatada bu hâlin ve tanıklık eden kişinin işlenmesi gerekir; bu hâl m.24 kapsamında değerlendirilir.

Tebliğ mazbatası: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde metnindeki dokuz bentten herhangi biri eksik olursa mazbata eksik sayılır ve tebligatın usulüne uygunluğu denetlenemez.
  • Mazbatada eksik bent bulunması tebligatı usulsüz kılar ve 32. madde kapsamında sonuç doğurur.
  • Mazbatada tebliğ evrakını teslim alan kişinin imzası ve tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzası bulunmuyorsa tebligat usulüne uygun kabul edilmez.
  • Muhatap dışında birine yapılan tebligatta tebellüğ ehliyeti belirtilmemişse tebligat geçerli kabul edilmez.
  • Mazbatanın usulüne uygun düzenlenmiş olması, tebligatın yapıldığı yönündeki iddianın ispatı için yeterli bir delil niteliği taşır.

Muhatabın kendisine ile başkasına tebliğ arasındaki fark nedir?

Tebliğ muhatabın kendisine yapıldığında 5. bent gereği yalnız muhatabın kimliği ve tebliğin yapıldığı kayıt yeterlidir.

Tebliğ muhatap dışında bir kişiye yapıldığında o kişinin adı, soyadı, adresi ve tebellüğ ehliyeti ayrıca yazılır.

Muhatap dışındaki teslimde ehliyet bilgisi eksikse tebligat usulsüz sayılır ve 32. madde gereği sonuçları doğar.

Adreste bulunmama / imtina / normal teslim: fark nedir?

Normal teslimde mazbatada tebliğ yeri ve zamanı yazılır.

Adreste bulunmama veya imtina hâlinde (m.21) yapılan işlem ve gösterilen sebep de mazbataya yazılır.

21. madde uygulanan tebligatta 7. bent eksiksiz doldurulmazsa mazbata denetlenemez ve tebligat usulsüz olur.

Adres kayıt sistemindeki adres ile diğer adres arasındaki fark nedir?

Muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligatta 8. bent gereği bu adrese ilişkin kayıt mazbataya yazılır.

Başka bir adrese yapılan tebligatta bu kayıt aranmaz.

Adres kayıt sistemi adresine yapılıp kayıt yazılmamışsa tebligat usulsüzdür.

Okuryazar muhatap ile imza edemeyen muhatap arasındaki fark nedir?

İmza atabilen muhatapta 9. bent gereği tebliğ evrakını alanın imzası mazbataya yer alır.

İmza edemeyen muhatapta imza yerine parmak izi kullanılır ve bu durum m.24 uyarınca yapılır.

Her iki hâlde de teslim alanın kimliği ve imzası mazbatada görünür olmalıdır.

Tebliğ mazbatası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Mazbatada yer alan bilgilerden yalnızca bazılarını yeterli görmek; 9 bentten herhangi birinin eksikliğinin tebligatı usulsüz kılacağını gözden kaçırmak.
  • Muhatap dışında birine yapılan tebligatta 22. madde uyarınca tebellüğ ehliyetinin belirtilmemesini yeterli saymak.
  • Adres kayıt sistemi adresine yapılan tebligatta 8. bentteki kaydın bulunmasını aramamak.
  • Mazbatanın fotokopisini veya silik nüshasını aslı yerine kabul etmek ve tebligatın usulüne uygunluğunu bu nüshaya dayanarak belirlemek.
  • Yönetmelikteki ayrıntılı şekil kurallarını (ör. saat ve yer bilgisinin ayrı yazılması) Kanun maddesiyle karıştırmak; Kanun yalnızca yer ve zamanı ister.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dosyada tebliğ mazbatasının bulunmaması hâlinde, mazbatanın 23. maddede sayılan unsurları içerip içermediği denetlenemez ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirlenemez kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/403 E., 2018/570 K., 27.11.2018)
  • Muhatabın imzasının inkâr edildiği hallerde, imzanın yönteminde bilirkişi incelemesi yapılarak tebligatın usulüne uygunluğunun belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025)
  • Tebliğ evrakının teslim alınmasında imza ile tebliğ tarihinin birlikte yazılmış olması, tebliğin belgelendirme unsurunun gerçekleştiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/192 E., 2023/374 K., 26.04.2023)
  • Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatta bu adrese ilişkin kaydın tebliğ evrakına yazılmamış olması, adresin kayıt sistemi adresi olduğunun kabul edilmesini engeller ve tebligatı usulsüz kılar. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/976 E., 2023/32 K., 08.02.2023)
  • Tebligat parçasında birden fazla tarih bulunması hâlinde, tebligat hukuku bakımından dikkate alınacak tarih, dağıtım görevlisinin kaşe ve imzasının altındaki tarih olarak kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1035 E., 2023/272 K., 29.03.2023)
  • Mazbatada tebliği isteyen tarafın adı, soyadı ve adresinin bulunmaması tebligatı usulsüz kılar kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1035 E., 2023/272 K., 29.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf (genellikle tebligatı yapan ya da tebligatın geçerliliğine dayanan taraf) mazbatayı ibraz ederek ispat yükünü taşır.
  • Asıl delil resmi mazbatanın aslıdır; fotokopi veya silik nüsha yeterli kabul edilmeyebilir ve aslının getirtilmesi gerekebilir.
  • Tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, mazbatada eksik bent bulunduğunu veya bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunu göstererek karşı ispat yükü altına girer.
  • Muhatabın adreste bulunmaması veya imtina hâlinin gerçekleştiği iddia edildiğinde, bu durumu ispat eden işlemler (21. maddenin uygulanması ve 7. bentteki kayıt) mazbatada yer almalıdır.
  • Muhatabın tebliği imzasını inkâr etmesi hâlinde imza yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 sayılı Kanun m.21: Adreste bulunmama ve tebellüğden imtina hâllerini düzenler; 23. maddenin 7. bendi bu hâllerde yapılan işlemlerin mazbataya yazılmasını ister.
  • 7201 sayılı Kanun m.22: Tebellüğe ehil kişileri belirler; 23. maddenin 5. bendinde muhatap dışında teslim yapıldığında bu ehliyetin mazbatada gösterilmesi bu maddeye bağlanır.
  • 7201 sayılı Kanun m.24: İmza edemeyen muhatap hâlinde parmak izi ile tebliği düzenler; mazbatanın bu hâli kaydetmesi 23. maddeyle ilgilidir.
  • 7201 sayılı Kanun m.32: Usulsüz tebligatın sonuçlarını düzenler; 23. maddedeki eksik bent bu hükmün uygulanmasına yol açar.
  • 7201 sayılı Kanun m.8: Tebliğ evrakının nüshalarını ve tebliğ mazbatalarının dosyaya konulmasını düzenler; mazbatanın dosyada bulunması bu hükümle bağlantılıdır.

Tebligat Kanunu m.24

Madde, tebliğ yapılacak kişinin imza edecek kadar yazı bilmediği veya imza edemeyecek durumda olduğu hallerde tebliğin nasıl yapılacağını ve bu durumun mazbataya nasıl yazılacağını düzenler. Düzenlenen konular; sol elin baş parmağının bastırılması, parmak yoksa sırayla diğer parmak, sağ el baş parmağı ve diğer parmaklar, iki el de yoksa evrakın kendisine verilmesi, keyfiyetin mazbataya yazılması ve okur yazar komşu bulunmaması halinde muhtar, ihtiyar heyeti üyesi veya zabıta memurunun hazır bulundurulmasıdır. Madde, tebliğ yapılacak kişinin imza edebildiği halleri ve komşu dışındaki kişilere yapılan tebligatı düzenlemez; bunlar için 21. madde (imkansızlık ve tebellüğden imtina) ve 20. madde (muvakkat başka yere gitme) ile 23. madde (mazbatanın içeriği) geçerlidir. Mazbatanın tek ispat aracı olma niteliği ve eksik mazbatanın usulsüzlük sonucu 23. ve 32. maddelerde; adres kayıt sistemi ve tebliğ tarihine ilişkin kurallar 21. maddede yer alır. Meslek sahiplerine, iş yerine ve konutta bulunan kişilere tebliğ 25. ve 26. maddelerdedir (Tebligat Yönetmeliği).

m.24: hangi kavramlar bilinmeli?

İmza edemeyecek durum
Muhatabın imza atmasına engel olan okuma yazma bilmemesi ya da fiziki bir engel nedeniyle imza atamaması halidir. Bu durumun varlığı tebliği yapan memurun gözleminden ve mazbataya yazılan keyfiyetten anlaşılır. Kişinin okur yazar olup olmadığı tek başına belirleyici olmayabilir, somut imza kabiliyeti esas alınır.
Parmak bastırma
Muhatabın sol elinin baş parmağının tebliğ evrakına bastırılmasıdır ve tebliğ işleminin imza yerine geçen şeklidir. Baş parmak yoksa sırayla diğer parmaklar, sağ el baş parmağı ve diğer parmaklar kullanılır.
Komşu
Tebliğ sırasında hazır bulunarak parmak basma veya imza işlemini okur yazar olarak gerçekleştiren, tebliğ yapılan kişinin mahallesinde oturan kişidir. Kanun komşuyu okur yazar olma şartına bağlamıştır.
İhtiyar heyeti azası
Mahalle veya köyde görev yapan ve muhtarla birlikte yerel yönetim işlevi gören kişilerdir. Okur yazar komşu bulunmadığında veya komşu imzadan kaçındığında hazır bulundurulabilecek kişilerden biridir.
Mazbata
Tebligatın nasıl yapıldığını gösteren tutanaktır ve 23. madde uyarınca tebliğin tek ispat aracıdır. Bu maddedeki hallerde keyfiyetin ayrıca mazbataya yazılması ve hazır bulunan kişiye imzalatılması gerekir.

m.24: hangi şartlar aranır?

  • Tebliğ yapılacak kişinin imza edecek kadar yazı bilmemesi veya imza edememesi durumunun bulunması gerekir.
  • Tebliğin, komşulardan bir kişinin huzurunda ve sol elin baş parmağının bastırılmasıyla yapılması gerekir.
  • Sol elin baş parmağı yoksa aynı elin diğer bir parmağının, sol el yoksa sağ elin baş parmağının, o da yoksa diğer parmaklardan birinin bastırılması gerekir.
  • Muhatabın iki eli de yoksa tebliğ evrakının kendisine verilmesi gerekir.
  • Okur yazar bir komşu bulunmadığında veya bulunan komşu imzadan kaçındığında tebliğ memurunun muhtar, ihtiyar heyeti azasından biri veya zabıta memurunu hazır bulunmak üzere davet etmesi ve tebligatın bu kişilerin huzurunda yapılması gerekir.
  • Yukarıdaki hallerde keyfiyetin tebliğ mazbatasına açıkça yazılması ve hazır bulunan kişiye de imzalatılması gerekir.

m.24: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde uyarınca yapılan tebliğ usulüne uygundur ve tebliğ tarihi tebligatın yapıldığı andır.
  • Parmak basımı sırasında keyfiyet mazbataya yazılmazsa tebliğ usulsüz sayılır ve 32. madde kapsamında sonuç doğurur.
  • Komşu bulunmaması veya imzadan kaçınması durumunda muhtar, ihtiyar heyeti azası ya da zabıta memurunun hazır bulunmaması tebligatı usulsüz kılar.
  • Hazır bulunan kişinin mazbataya imzası eksik kalırsa mazbatanın eksikliği nedeniyle tebligat usulsüz olur.
  • İki elin de bulunmaması halinde evrakın verilmesi, tebliğ mazbatasında bu durumun açıkça gösterilmesini gerektirir.

Sol el baş parmağı ile diğer parmak sırası arasındaki fark nedir?

Sol elin baş parmağı mevcut olan muhatap için ilk sıradaki parmak sol el baş parmağıdır.

Sol elin baş parmağı bulunmayan muhatapta sıra aynı elin diğer parmağına, sonra sağ el baş parmağına geçer.

Hangi parmağın basılacağı muhatabın uzuv durumuna göre belirlenir ve mazbataya bu durum yazılır.

Parmak basımı ile evrakın verilmesi arasındaki fark nedir?

Muhatabın en az bir eli ve parmağı varsa tebliğ parmak basımı yoluyla yapılır.

Muhatabın iki eli de yoksa parmak basımı yapılamaz ve tebliğ evrakı kendisine verilir.

Parmak basımı yapılamayan muhatapta tebliğ, evrakın doğrudan teslimiyle tamamlanır.

Komşu hazır bulunması ile muhtar veya zabıta hazır bulunması arasındaki fark nedir?

Okur yazar komşu bulunuyor ve imzadan kaçınmıyorsa, komşunun huzurunda tebliğ yapılır.

Okur yazar komşu bulunmuyor veya komşu imzadan kaçınıyorsa, muhtar, ihtiyar heyeti azası ya da zabıta memuru davet edilir.

Komşu hazır bulundurulamazsa tebligat resmi görevliler huzurunda yapılır.

m.24: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Okur yazar olmayan muhatap ile imza edemeyecek durumda olan muhatabı aynı kefeye koymak; her iki hal de 24. maddeye tabi olsa da kişinin imza kabiliyeti somut olarak araştırılmalıdır.
  • Sol elin baş parmağı yokken doğrudan sağ elin baş parmağına geçmek; sıra önce aynı elin diğer parmağı, sonra sağ el baş parmağıdır.
  • Komşu bulunmadığında tebliğ memurunun tebligatı tek başına tamamlamak; muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta memurunun hazır bulundurulması zorunludur.
  • Parmak basımı yapıldığında mazbataya keyfiyeti yazmamak ve hazır bulunan kişiye imzalatmamak.
  • Muhatabın iki elinin de bulunmadığı halde parmak basımına çalışmak; bu halde evrakın kendisine verilmesi gerekir.
  • Bu maddedeki komşu ve resmi görevli hazırlığını 21. maddedeki adreste bulunmama ve kapıya yapıştırma usulüyle karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Muhatabın okur yazar olup olmadığının tek başına değil, imza atma gerçekten mümkün müydü sorusunun birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/464 E., 2026/752 K., 02.04.2026)
  • Muhatabın imzasının bulunduğu veya eşine imza ettirilen tebligatın, muhatabın imza edebildiği yönünde değerlendirildiği ve 24. maddeye göre usul kurallarının uygulanmadığı kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/723 E., 2021/1213 K., 24.11.2021)
  • Parmak basımı yapılan tebliğlerde 24. maddedeki sıra ve keyfiyetin mazbataya yazılmasının aranması, uygulamada yerleşik bir denetim noktası olarak kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2011/12325 E., 2011/10396 K., 24.05.2011)
  • Tebligat Tüzüğü'nün ilgili hükümleri 24. maddedeki sistemi tamamlayıcı nitelikte olup, madde metninden ayrılmamaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2024/6128 E., 2025/2221 K., 20.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebliğin 24. maddeye uygun yapıldığını iddia eden taraf, yani tebliği yapan memur veya tebligatı dayanak yapan taraf, mazbatada keyfiyetin yazılı olduğunu ve parmak basımının yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ana delil tebliğ mazbatasıdır; mazbatada parmak basımı, komşu veya resmi görevli ve hazır bulunan kişinin imzası açıkça yer almalıdır.
  • Muhatap, imza edebildiğini ileri sürerek tebligatın usulsüzlüğünü iddia ederse, okur yazarlık veya imza kabiliyeti karşı tarafça ispatlanır.
  • Muhatabın iki elinin olmadığı iddiası, sağlık raporu veya tanık gibi delillerle ispatlanabilir; mazbatadaki keyfiyet bu iddiayı destekleyen ilk delildir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 m.23: Mazbatanın zorunlu içeriğini belirler; 24. maddedeki keyfiyetin mazbataya yazılması ve hazır bulunan kişiye imzalatılması bu hükme dayanır.
  • 7201 m.21: Muhatap veya tebliğe elverişli kişilerin adreste bulunmaması ve tebellüğden imtina hallerinde uygulanır; 24. maddedeki komşu ve resmi görevli çözümünden ayrı bir sistemdir.
  • 7201 m.20: Muhatabın muvakkaten başka yere gittiğinin beyanı halinde uygulanır; 24. madde ise muhatabın okuma-yazma veya fiziksel imza kabiliyetine ilişkindir.
  • 7201 m.32: Tebliğ usulsüzlüğünün sonucunu düzenler; mazbata eksikliği veya 24. maddeye aykırılık halinde başvurulur.

Tebligat Kanunu m.25 — Yabancı memlekette tebligat usulü

Madde, yurt dışında bulunan kişilere yapılacak tebligatın yolunu düzenler: tebligatın o ülkenin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılması ile Türkiye'nin yabancı ülkedeki temsilcilikleri (siyasi memur veya konsolos) üzerinden yürütülen diplomatik kanal ve bu kanalda evrakın hangi merciler aracılığıyla gönderileceği. Yurt dışındaki tebligatı çıkaran Türk merciler ile yabancı ülke makamları arasındaki ilişkiyi kapsar. Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına doğrudan temsilcilik üzerinden tebligat, tebligatın yapılmış sayılması ve otuz günlük başvuru süresi konusunu düzenlemez (m.25/A). Tebligat evrakının yurt içinde kime yapılacağı (m.25 ve Tebligat Yönetmeliği), ilanen tebliğ tarihi (m.31) ve yabancı elçilikten tevdi edilen evrakın Türk mercilere iadesi (m.26) da bu maddenin dışındadır.

Yabancı memlekette tebligat usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

Salahiyetli makam
Tebligatın yapılacağı yabancı ülkenin kendi iç hukukuna göre tebligat yetkisi bulunan resmi makamıdır. Türk tebligat merciinin doğrudan muhataba ulaşması yerine bu makam aracılığıyla tebligat yapılır.
Siyasi memur veya konsolos
Tebligatın yabancı ülkedeki Türk temsilciliğinde görevli kişileridir. Anlaşma veya ülke kanunları uygun olduğunda, salahiyetli makamdan tebligatın yapılmasını ister.
Doğrudan gönderim
Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde, evrakın ilgili bakanlıkça doğrudan Türk Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilmesidir. Madde bu yolu ancak Dışişleri aracılığının gerekmediği hallerde öngörür.
Dışişleri Bakanlığı aracılığı
Tebligat evrakının tebligatı çıkaran merciin bağlı olduğu vekâlet üzerinden Dışişleri Bakanlığına, oradan ilgili temsilciliğe iletilmesi aşamasıdır. Maddenin temel yoludur.

Yabancı memlekette tebligat usulü: hangi şartlar aranır?

  • Tebligatın yabancı bir ülkede yapılması gerektiğinin belirlenmesi, yani muhatabın yurt dışında bulunması gerekir.
  • Tebligatın, o ülkenin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılması esas olup bunun için bir anlaşma bulunmalı veya o ülkenin kanunları bu yola müsait olmalıdır.
  • Bu koşullar varsa, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligatın yapılmasını salahiyetli makamdan istemelidir.
  • Yabancı ülkedeki tebligat evrakı, tebligatı çıkaran merciin bağlı olduğu vekâlet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına gönderilmeli, oradan görev bölgesi dikkate alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna iletilmelidir.
  • Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir; bu yol zorunlu değil, isteğe bağlıdır.

Yabancı memlekette tebligat usulü: hangi sonuçları doğurur?

  • Anlaşma veya ülke kanunları uygun değilse, salahiyetli makam yoluyla tebligat yapılamaz ve madde ile öngörülen temsilcilik üzerinden tebligat istenemez.
  • Anlaşma ya da ülke kanunları uygun ise, Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligatı salahiyetli makamdan ister ve tebligat o makam tarafından yapılır.
  • Tebligat evrakı Dışişleri Bakanlığı yolundan geçtiğinde, evrak ilgili elçilik veya konsolosluğa iletilir ve temsilcilik evrakı yabancı makamlara iletir.
  • Doğrudan gönderim yolu seçilirse evrak Dışişleri Bakanlığı aracılığı olmadan doğrudan temsilciliğe ulaşır; bu hâl madde metninde bağlayıcı zorunluluk değil, ilgili Bakanlığın takdirine bırakılmış bir seçenektir.
  • Bu maddeye uyulmadan yapılan yabancı memleket tebligatı usulsüz olur; bu hâlde tebligatın geçerliliği tartışmalı hâle gelir.

Salahiyetli makam yolu ile diplomatik kanal arasındaki fark nedir?

Tebligat, yabancı ülkenin salahiyetli makamı üzerinden yapılır ve Türk temsilcisi bu makamdan tebligatı ister.

Evrak Türkiye'den Dışişleri ve temsilcilik üzerinden gönderilir; tebligatı fiilen temsilci veya yabancı makam yapar.

Anlaşma veya ülke kanunlarının uygunluğu, salahiyetli makam yolunun kullanılıp kullanılmayacağını belirler. Hangi yolun izleneceği ülkeye göre değişir.

Dışişleri aracılığı ile doğrudan gönderim arasındaki fark nedir?

Evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı olduğu vekâlet ve Dışişleri Bakanlığı üzerinden ilgili temsilciliğe gönderilir.

Dışişleri aracılığına lüzum görülmeyen hallerde evrak ilgili Bakanlıkça doğrudan Büyükelçilik ya da Başkonsolosluğa gönderilir.

Doğrudan gönderim yalnızca Dışişleri aracılığına lüzum görülmeyen hallerde mümkündür; bu seçenek ilgili Bakanlığa bırakılmıştır, Dışişleri yolu ise temel usuldür.

Yabancı memlekette tebligat usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yabancı ülkedeki tebligatı yurt içi usulde yapmak; muhatap yurt dışında olduğu hâlde m.25 yolunu atlamak yanlıştır.
  • Doğrudan gönderim yolunu zorunlu sanmak; madde bu yolu yalnızca Dışişleri aracılığına lüzum görülmeyen hâllere bağlar ve ilgili Bakanlığın takdirine bırakır.
  • Madde metnindeki "salahiyetli makam" kavramını yabancı ülkedeki herhangi bir kurum veya Türk temsilcilik ile karıştırmak yanlıştır; salahiyetli makam yabancı ülkenin resmi tebligat makamıdır.
  • Mülga hükmü (m.25 fıkra 1'de mülga bölüm) dikkate alıp tebligatın yapılacağı yer ile temsilcilik arasındaki ilişkiyi eksik değerlendirmek yanlıştır; mülga bölüm yürürlükte değildir.
  • m.25/A'yı m.25'in genel usulü ile aynı sayıp Türk vatandaşına yapılan tebligatta 30 günlük başvuru sürecini uygulamamak yanlıştır; m.25/A ayrı bir özel usuldür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yurt dışındaki Türk vatandaşı olmayan muhatapların tebligatında, madde metnindeki salahiyetli makam yolunun esas alındığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2020/98 E., 2020/234 K., 28.05.2020; Ceza Genel Kurulu, 2015/1080 E., 2019/637 K., 05.11.2019; Ceza Genel Kurulu, 2017/619 E., 2018/674 K., 25.12.2018)
  • Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına yapılacak tebligatta m.25 ile m.25/A'nın birlikte düşünülmesi gerektiği ve m.25/A'nın ayrı bir özel kanal olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/108 E., 2021/561 K., 16.11.2021)
  • Yurt dışına tebligatta usulün Tebligat Kanunu ile Tebligat Yönetmeliğine uygun yapılmadığı durumda tebligatın usulsüz sayılacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
  • Yurt dışı tebligatın usulüne uygun yapılmadan ilamın kesinleştirilmesinin savunma hakkını kısıtlayacağı ve yabancı mahkeme kararının tanınmasına engel olabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
  • Muhatabın adresinin yurt dışında olduğu hâllerde, yurt içi kişilere tebligat hükümlerinin değil, yurt dışı tebligat usulünün uygulanacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/60 E., 2023/270 K., 29.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Yurt dışı tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf, tebligatı çıkaran merciin Dışişleri Bakanlığı ve temsilcilik üzerinden gönderim yaptığını belgeyle ispatlamak zorundadır.
  • Tebligatın salahiyetli makam aracılığıyla yapıldığı iddiasında, temsilciliğin tebligat talebi ve yabancı makamın tebligat belgesi ile ispat yapılır.
  • Muhatabın yurt dışında bulunduğunu ve tebligatın bu yolla yapılması gerektiğini ileri süren taraf, muhatabın adresini ve yabancı ülkedeki durumunu belgelemek zorundadır.
  • Tebligatın usulsüz olduğunu ileri süren karşı taraf, tebligat kanalının bu maddeye uymadığını ve evrakın Dışişleri Bakanlığı veya temsilcilik yolundan geçmediğini ispat etmek zorundadır.
  • Doğrudan gönderim yolunun kullanıldığı iddiasında, evrakın Bakanlıkça doğrudan Büyükelçiliğe gönderildiğine ilişkin yazılı işlem belgesi esas delildir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 sayılı Kanun m.25/A: Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla tebligat yapılmasının ayrı ve özel usulünü düzenler; m.25'in genel yurt dışı tebligat kanalından ayrılır.
  • 7201 sayılı Kanun m.26: Yabancı elçilikten tevdi edilen evrakın Türk mercilere iadesini düzenler; m.25'in kanal akışının tersi yöndeki işlemidir.
  • 7201 sayılı Kanun m.31: İlanen tebliğin tarihini düzenler; yabancı ülkedeki muhatap için ilan yoluna başvurulursa m.25 ile birlikte değerlendirilir.
  • 7201 sayılı Kanun m.22: Yurt içinde kendisine tebligat yapılacak kişinin askeri şahıs olmasıyla ilgilidir; yurt dışı tebligatta askeri şahısların komutanlık yolu ise ayrı düzenlenmiştir.

Tebligat Kanunu m.25/A — Siyasî temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat

Madde, yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşlarına, Türkiye'deki mercilerin çıkardığı tebligatın siyasi temsilcilik (Büyükelçilik veya Konsolosluk) aracılığıyla yapılmasının usulünü düzenler. Usul, muhatabın Türk vatandaşı olduğu hallerde, yurt dışına tebligatın genel yolu olan ilgili ülke makamları üzerinden yapılmasına alternatif olarak uygulanır. Kazai merciler tarafından çıkarılan tebligatın doğrudan temsilciliğe gönderilebilmesini de düzenler. Düzenlemediği konular: yabancı ülke makamları aracılığıyla yapılan milletlerarası tebligat ve anlaşma usulleri (7201 m.25), tebligat yönetmeliğindeki ayrıntılı usul (Tebligat Yönetmeliği m.38-43), tebliğ evrakının yurt içinde tebliği ve adrese tebliğ (7201 m.21 ve m.10), tebliğe karşı itiraz ve iade süreleri ile hukuki sonuçları (ilgili usul hükümleri).

Siyasî temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat: hangi şartlar aranır?

  • Tebligatı yapılacak kişinin Türk vatandaşı olması gerekir.
  • Tebligatın, muhatabın bulunduğu yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla yapılması istenmiş olmalıdır.
  • Bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu ya da bunların görevlendireceği bir memur yapmalıdır.
  • Bildirim, tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerini içermeli ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını taşımalıdır.
  • Bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilmelidir.
  • Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirilmiş olmalıdır; bu belgelendirme temel koşuldur.
  • Muhatap belgelendirilen tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türk temsilciliğine başvurmamış olmalıdır; aksi halde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır.
  • Muhatap başvurup tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa, bu hususta tutanak düzenlenmelidir; tutanak tarihi tebliğ tarihi olur ve evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir.

Siyasî temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat: hangi sonuçları doğurur?

  • Bildirimin ilgili ülke mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelenirse ve muhatap otuz gün içinde başvurmazsa, tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır.
  • Muhatap temsilciliğe başvurup evrakı almaktan kaçınırsa, düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır.
  • Bildirim muhataba ilgili ülke mevzuatına göre tebliğ edilmemişse, otuz günlük sürenin başlaması ve tebligatın yapılmış sayılması söz konusu olmaz.
  • Muhatabın bildirimi aldığı ispat edilmedikçe, otuz günlük sürede temsilciliğe gelmemesine tebligatın yapılmış olduğu sonucu bağlanamaz.
  • Tebliğ evrakı bekletilmeksizin tebligatı çıkaran merciine iade edilir.
  • Kazai merci tebligatı çıkarmışsa, evrak doğrudan o yerdeki Türk temsilciliğine gönderilebilir; bu durumda Adalet Bakanlığı aracılığı gerekmez.
  • Tebligatın bu yolla yapılamadığı hallerde, muhatap Türk vatandaşı olsa dahi yabancı ülke makamları aracılığıyla tebligat yapılabilir (genel usul).

Kazai merci ile idari merci ayrımı arasındaki fark nedir?

Kazai merciler (mahkemeler, icra daireleri gibi yargı organları) tebliği çıkardığında, evrak doğrudan o yerdeki Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilir.

Diğer merciler, tebligatı kendi bağlı oldukları bakanlık kanalıyla ve yerleşik usulle yürütür; doğrudan gönderme ek fıkranın kapsamı dışındadır.

Doğrudan gönderme yetkisi yalnız kazai mercilere tanınmıştır (ek fıkra, 6099 m.7 ile eklenmiştir). Ek fıkranın 'gönderilebilir' ifadesi isteğe bağlıdır; ilgili merci Adalet Bakanlığı aracılığıyla da tebligat yaptırabilir.

Muhatabın Türk vatandaşı olması ile olmaması arasındaki fark nedir?

Muhatap Türk vatandaşı ise tebliğ siyasi temsilcilik aracılığıyla yapılabilir.

Muhatap yabancı uyruklu ise bu madde uygulanmaz; genel milletlerarası tebligat usulleri (7201 m.25) geçerlidir.

Temsilcilik usulü yalnız Türk vatandaşı muhataplar bakımından alternatiftir; yabancı muhataplar için ayrı usul gerekir.

Madde 25/a usulü ile genel milletlerarası usul (m.25) arasındaki fark nedir?

Madde 25/a usulü, tebliği çıkaran merciin tercih edebileceği bir alternatif yoldur.

Genel usulde tebligat, ilgili ülkenin makamları aracılığıyla anlaşma veya ülke kanunu çerçevesinde yapılır.

Merci 25/a yolunu kullanmak zorunda değildir; doğrudan milletlerarası usulleri de kullanabilir.

Siyasî temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Otuz günlük süreyi, bildirimin ülke mevzuatına göre tebliğ edildiği belgelenmeden işletmek; süre ancak belgelendirme ile başlar.
  • Madde 25/a'yı zorunlu sanmak; kazai merci dahil tebliği çıkaran merci, muhatap Türk vatandaşı olsa bile bu usulü kullanmak zorunda değildir.
  • Ek fıkranın 'gönderilebilir' ifadesini zorunlu gönderme olarak okumak; ek fıkra isteğe bağlıdır ve Adalet Bakanlığı aracılığı da kapalı değildir.
  • Ek fıkrayı yalnız kazai merciler için uygulanır saymak yerine, idari mercilerin de doğrudan gönderme yapabileceğini sanmak.
  • Muhatabın temsilciliğe başvurmaması ile bildirimin muhataba ulaşması arasındaki farkı göz ardı etmek; bildirimin tebliği ispat edilmeden başvurmama tebligat sonucu doğurmaz.
  • Tutanak tarihini bildirim tarihi ile karıştırmak; tebliğ tarihi tutanağın düzenlendiği tarihtir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Temsilcilik usulü ile yapılan tebligatta, muhatabın bildirimi gerçekten aldığı ispat edilmedikçe, otuz günlük sürede başvurmamasına tebligatın yapılmış olduğu sonucunun bağlanamayacağı kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Tebligatın m.25/a usulüyle yapıldığını ileri süren taraf (ya da tebligatı çıkaran merci), bildirimin muhataba ilgili ülke mevzuatına göre tebliğ edildiğini belgeyle ispatlamakla yükümlüdür; bu belge olmadan otuz günlük süre işlemez.
  • Bildirimin muhataba tebliğ edildiğinin belgesi, ilgili ülke mevzuatına uygun olarak düzenlenmiş resmi belge veya temsilcilik kaydı olmalıdır; muhatabın bildirimi aldığını ileri süren taraf bu belgeye dayanır.
  • Muhatap, bildirimi almadığını ileri sürerek otuz günlük süre sonunda tebligatın yapılmadığını savunabilir; bu savunmayı ispatlaması gerekir ve bildirimin ülke mevzuatına göre tebliğ edilmediğini gösterebilir.
  • Muhatabın temsilciliğe başvurup tebliğ evrakını almaktan kaçındığı iddiası, temsilcilik tarafından düzenlenen tutanakla ispatlanır; tutanak tarihi tebliğ tarihi sayıldığından tutanağın varlığı ve tarihi belirleyicidir.
  • Kazai merci doğrudan gönderme yolunu kullanmışsa, gönderimin temsilciliğe ulaştığını ve tebligat evrakının temsilcilik kanalıyla iletildiğini gösteren belgeler ispat araçlarıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 m.25: Yurt dışına genel tebligat usulünü düzenler; m.25/a bu usulün yanında, Türk vatandaşları bakımından alternatif bir yol getirir.
  • 7201 m.27: Yabancı ülkede resmi görevle bulunan Türk memurlarına ve askeri şahıslara yapılacak tebligatın ayrı yollarını düzenler; m.25/a bu kişilere değil, genel Türk vatandaşlarına uygulanır.
  • Tebligat Yönetmeliği m.43: Tebligat Kanunu m.25/a'nın uygulanmasını ayrıntılı olarak düzenler; özellikle fıkra 7 ile kazai merciler bakımından doğrudan gönderme usulünü tanımlar.
  • Tebligat Yönetmeliği m.38-42: Yabancı ülke makamları aracılığıyla yapılan milletlerarası tebligat usullerini düzenler; m.25/a ile yapılamayan tebligatlarda başvurulur.

Tebligat Kanunu m.26 — Türkiye'deki elçilik veya konsolosluklardan tevdi olunan tebligat evrakı

Madde, yabancı bir devlet elçiliğinden veya konsolosluğundan Türkiye'de tebliğ edilmek üzere gelen evrakın Türk makamlarına iletilmesini düzenler. Bu yol, Dışişleri Bakanlığı ile ilgili vekâlet kanalı üzerinden salahiyetli mercie gönderilmesi ve tebliğ işleminden sonra tasdikli olarak aynı kanaldan iade edilmesi biçiminde işler. Madde, Türkiye'de mukim yerli ve yabancı kişilere yapılacak tebligatı kapsar. Düzenlemesi anlaşma hükümleri ve mütekabiliyet esaslarının saklı tutulmasına dayanır. Düzenlemediği konular: Türkiye'den yabancı ülkeye yapılacak tebligat (m.25), yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşına doğrudan bildirim yoluyla tebligat (m.25/A), ilanen tebliğ ve tarihi (m.30, m.31) ile tebligatın memur veya zabıta eliyle yapılması (m.2) ayrı maddelerde ele alınmıştır.

Türkiye'deki elçilik veya konsolosluklardan tevdi olunan tebligat evrakı: hangi kavramlar bilinmeli?

Diplomatik yol
Yabancı devletin elçilik veya konsolosluğu aracılığıyla Türkiye'deki kişiye tebligat yapılmasıdır. Evrak, yabancı temsilcilikten Dışişleri Bakanlığına verilir ve oradan ilgili vekâlet kanalıyla salahiyetli mercie ulaşır.
Mütekabiliyet esası
Yabancı devletin Türkiye'den gelen tebligata benzer kolaylığı kendi ülkesinde sağlamasına dayanan karşılıklılık ilkesidir. Maddede anlaşma hükümleriyle birlikte saklı tutulmuştur.
Salahiyetli merci
Tebliğ işlemini yürütmeye yetkili Türk makamıdır. Madde, evrakın bu mercie gönderilmesini ve tebligatın ifasının ardından iadesini öngörür.
Tasdikli iade
Tebliğ işleminin yapıldığının onaylı belge ile tevsik edilmesi ve evrakın aynı kanaldan geri gönderilmesidir.

Türkiye'deki elçilik veya konsolosluklardan tevdi olunan tebligat evrakı: hangi şartlar aranır?

  • Tebliğ evrakının bir yabancı devletin elçiliğinden veya havzasındaki valilik kanalıyla konsolosluğundan Dışişleri Bakanlığına verilmiş olması gerekir.
  • Tebligatın Türkiye'de mukim yerli veya yabancı bir kişiye yapılacak olması gerekir.
  • Anlaşma hükümleri ile mütekabiliyet esaslarının saklı kalması gerekir; yani bir anlaşma varsa o hüküm, yoksa karşılıklılık ilkesi uygulanır.
  • Evrakın ilgili vekâlet kanalıyla salahiyetli mercie gönderilmesi gerekir.
  • Tebliğ muamelesi ifa edildikten sonra evrakın tasdikli olarak aynı kanaldan iade edilmesi gerekir.

Türkiye'deki elçilik veya konsolosluklardan tevdi olunan tebligat evrakı: hangi sonuçları doğurur?

  • Anlaşma veya mütekabiliyet esası varsa tebligat bu kanal üzerinden yapılır.
  • Tebliğ muamelesi ifa edildikten sonra evrak tasdikli olarak aynı kanaldan iade edilir.
  • Tebligatın yapılmamış olması durumunda da evrakın iadesi gerekir; madde bu hâlde ayrıca bir sonuç bağlamaz.

Yabancı elçilik yoluyla gelen evrak ile türkiye'den yabancı ülkeye gönderilen evrak arasındaki fark nedir?

Bu madde, yabancı devletin Türkiye'deki kişiye tebligat için gönderdiği evrakı düzenler.

Madde 25, Türk makamlarının yabancı ülkedeki kişiye tebligat için gönderdiği evrakı düzenler; yol ters yöndedir.

Yön değiştiğinde kanal da değişir. Bu maddede evrak yabancı temsilcilikten Dışişleri Bakanlığına gelir; m.25'te ise Türk merciinden Dışişleri Bakanlığına gider.

Yabancı devlet kanalı ile türk vatandaşının yurt dışında doğrudan bildirimi arasındaki fark nedir?

Bu madde, yabancı devletin kendi temsilciliği üzerinden Türkiye'deki kişiye tebligat yapılmasını düzenler.

m.25/A, yurt dışındaki Türk vatandaşına Türk Büyükelçilik veya konsolosluğu aracılığıyla bildirim yapılmasını düzenler.

m.25/A'da otuz günlük başvuru süresi işler. Bu maddede tebligatın kanalı ve iade usulü farklıdır.

Türkiye'deki elçilik veya konsolosluklardan tevdi olunan tebligat evrakı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 26'daki diplomatik yolu, Türkiye'den yabancı ülkeye yapılan tebligatla (m.25) karıştırmak; yön ve kanal farklıdır.
  • Yabancı temsilcilikten gelen evrakın doğrudan muhataba gönderilebileceğini düşünmek; madde evrakın Dışişleri Bakanlığı ve salahiyetli merci üzerinden geçmesini öngörür.
  • Tasdikli iade gerekliliğini gözden kaçırmak; tebliğ işlemi ispatlanamaz.
  • Madde metnindeki anlaşma ve mütekabiliyet saklı tutmasını yok saymak; anlaşma hükmü varsa öncelikle o uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yabancı devletten gelen evrakın Türkiye'de tebliğinde kanunun 25/a ve Tebligat Yönetmeliği hükümlerinin de dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2025/229 E., 2025/697 K., 24.02.2025)
  • Diplomatik yolla gelen tebligat evrakında tebliğ usulünün, tebligatın yapıldığı yerde geçerli kurallara uygun olup olmadığının denetlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
  • Yabancı mahkeme veya kurum tarafından tebligat yapılmadan karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Tebliğ evrakının yabancı elçilik veya konsolosluk kanalıyla geldiğini ve Dışişleri Bakanlığı üzerinden iletildiğini gösteren yazışma, yani diplomatik kanal belgesi, tebligatı talep eden tarafça ortaya konmalıdır.
  • Tebligatın yapıldığını gösteren tasdikli iade belgesi, tebliğ işleminin ifasını tevsik eder; bu belge olmadan tebligatın yapıldığı kabul edilmez.
  • Anlaşma veya mütekabiliyet esasının varlığını ileri süren taraf, bu hususu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Tebligatın usulsüz olduğunu ileri süren karşı taraf, usulsüzlüğü ve savunma hakkının kısıtlandığını somut olarak ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 m.25: Türk makamlarının yabancı ülkeye tebligat göndermesini düzenler; bu madde ise ters yönü, yani yabancı temsilcilikten gelen evrakı düzenler.
  • 7201 m.25/A: Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına Türk temsilciliği aracılığıyla tebligatı düzenler; bu maddeyle kanal ve süre bakımından ayrılır.
  • 7201 m.30: İlanın kayıtlarını düzenler; ilan yoluyla tebligatta bu madde değil m.30 ve m.31 uygulanır.
  • 7201 m.31: İlanen tebliğin tarihini ve süresini düzenler; bu maddenin konusuyla doğrudan ilgili değildir.
  • 7201 m.2: Tebligatın memur veya zabıta eliyle yapılmasını düzenler; bu madde ise yabancı temsilcilik kanalını düzenler.

Süreler

SüreMaddeHüküm
otuz günm.25/ATebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

48 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2024/780 E., 2025/377 K., 18.06.2025
    İlgili madde: m.19
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025
    İlgili madde: m.21, m.23
  3. Ceza Genel Kurulu, 2021/222 E., 2024/360 K., 20.11.2024
    İlgili madde: m.18
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2022/925 E., 2024/239 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.20
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2023/545 E., 2023/916 K., 11.10.2023
    İlgili madde: m.21
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2022/708 E., 2023/915 K., 11.10.2023
    İlgili madde: m.21
  7. Ceza Genel Kurulu, 2023/222 E., 2023/392 K., 05.07.2023
    İlgili madde: m.18
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2021/205 E., 2023/455 K., 17.05.2023
    İlgili madde: m.18
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2023/192 E., 2023/374 K., 26.04.2023
    İlgili madde: m.23
  10. Ceza Genel Kurulu, 2019/107 E., 2023/193 K., 29.03.2023
    İlgili madde: m.19
Diğer 38 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2021/60 E., 2023/270 K., 29.03.2023
    İlgili madde: m.20, m.25
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1035 E., 2023/272 K., 29.03.2023
    İlgili madde: m.23
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2022/976 E., 2023/32 K., 08.02.2023
    İlgili madde: m.23
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022
    İlgili madde: m.25, m.26
  5. Ceza Genel Kurulu, 2018/108 E., 2021/561 K., 16.11.2021
    İlgili madde: m.25
  6. Ceza Genel Kurulu, 2020/98 E., 2020/234 K., 28.05.2020
    İlgili madde: m.25
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1177 E., 2020/182 K., 18.02.2020
    İlgili madde: m.20
  8. Ceza Genel Kurulu, 2015/1080 E., 2019/637 K., 05.11.2019
    İlgili madde: m.25
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2017/243 E., 2019/1061 K., 15.10.2019
    İlgili madde: m.20
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2017/348 E., 2019/946 K., 24.09.2019
    İlgili madde: m.18
  11. Ceza Genel Kurulu, 2017/577 E., 2019/324 K., 16.04.2019
    İlgili madde: m.23
  12. Ceza Genel Kurulu, 2017/619 E., 2018/674 K., 25.12.2018
    İlgili madde: m.25
  13. Ceza Genel Kurulu, 2017/403 E., 2018/570 K., 27.11.2018
    İlgili madde: m.23
  14. Ceza Genel Kurulu, 2016/1115 E., 2018/174 K., 17.04.2018
    İlgili madde: m.20
  15. Hukuk Genel Kurulu, 2017/93 E., 2018/486 K., 14.03.2018
    İlgili madde: m.26
  16. Ceza Genel Kurulu, 2014/751 E., 2018/25 K., 23.01.2018
    İlgili madde: m.20, m.22
  17. Ceza Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012
    İlgili madde: m.19
  18. Hukuk Genel Kurulu, 2012/1065 E., 2012/1438 K., 26.12.2012
    İlgili madde: m.19
  19. Hukuk Genel Kurulu, 2012/208 E., 2012/443 K., 04.07.2012
    İlgili madde: m.22
  20. Ceza Genel Kurulu, 2012/1036 E., 2012/269 K., 03.07.2012
    İlgili madde: m.19
  21. Ceza Genel Kurulu, 2011/385 E., 2012/83 K., 06.03.2012
    İlgili madde: m.24
  22. Hukuk Genel Kurulu, 2011/554 E., 2011/684 K., 23.11.2011
    İlgili madde: m.19
  23. Hukuk Genel Kurulu, 2007/835 E., 2007/850 K., 14.11.2007
    İlgili madde: m.22
  24. 8. Hukuk Dairesi, 2024/581 E., 2026/2415 K., 09.04.2026
    İlgili madde: m.21
  25. 1. Ceza Dairesi, 2025/477 E., 2026/1979 K., 13.03.2026
    İlgili madde: m.21
  26. 6. Hukuk Dairesi, 2025/229 E., 2025/697 K., 24.02.2025
    İlgili madde: m.26
  27. 5. Hukuk Dairesi, 2024/6128 E., 2025/2221 K., 20.02.2025
    İlgili madde: m.24
  28. 2. Hukuk Dairesi, 2023/10035 E., 2024/6286 K., 24.09.2024
    İlgili madde: m.26
  29. 4. Daire, 2019/7745 E., 2022/4983 K., 21.09.2022
    İlgili madde: m.22, m.24, m.26
  30. 3. Daire, 2018/2726 E., 2021/3449 K., 29.06.2021
    İlgili madde: m.22
  31. 10. Ceza Dairesi, 2019/2439 E., 2019/7724 K., 09.12.2019
    İlgili madde: m.22
  32. 12. Hukuk Dairesi, 2011/12325 E., 2011/10396 K., 24.05.2011
    İlgili madde: m.24
  33. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/464 E., 2026/752 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.24
  34. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/799 E., 2026/972 K., 30.03.2026
    İlgili madde: m.18
  35. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/787 E., 2025/2057 K., 30.12.2025
    İlgili madde: m.21
  36. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1016 E., 2024/1580 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.18
  37. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/733 E., 2024/21 K., 11.01.2024
    İlgili madde: m.26
  38. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/723 E., 2021/1213 K., 24.11.2021
    İlgili madde: m.24

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 11.01.2011 (m.21).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 4. Tebligat Kanunu bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış