Tebligat Kanunu › Umumi hükümler › Tebligat esasları
Usulü
Kısaca
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 26/A maddesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebligatların hangi personel vasıtasıyla yapılacağını düzenler. Tebligat Kanunu m.27, yabancı bir ülkede resmi görevle bulunan Türk memurlarına ve yabancı ülkede bulunan Türk askeri şahıslara yapılacak tebligatın hangi kanalla yapılacağını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Tebligat Kanunu m.26/A–33 hükümlerini kapsar.
- Tebligat Kanunu m.26/AUsulü
- Tebligat Kanunu m.27Yabancı memlekette Türk memurlarına ve askeri şahıslarına tebligat
- Tebligat Kanunu m.28İlanen tebligat
- Tebligat Kanunu m.29İlan şekli
- Tebligat Kanunu m.30İlanın ihtiva edeceği kayıtlar
- Tebligat Kanunu m.31İlanen tebligatta tebliğ tarihi
- Tebligat Kanunu m.32Usulüne aykırı tebliğin hükmü
- Tebligat Kanunu m.33Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat
Tebligat Kanunu m.26/A — Usulü
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 26/A maddesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebligatların hangi personel vasıtasıyla yapılacağını düzenler. Madde, tebligatın yapılış biçimini (tebligat yöntemini) değil, tebligatı yapacak kişinin kimliğini belirler. Maddenin kapsamı, bu askeri birim ve kurumlardan çıkan ve Türkiye'deki muhataplara yönelik tebligatlardır. Maddenin düzenlemediği konular: tebligatı çıkaracak merciler (7201 sayılı Kanun m.1), tebligatın adreste bulunmayan muhataba yapılma usulü (7201 sayılı Kanun m.21), ilanen tebligat (7201 sayılı Kanun m.28) ve Türkiye'den yurt dışına yapılan tebligatlar; bunlar başka maddelerde düzenlenmiştir.
Usulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Askerî birlik, karargâh ve kurum
- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu olan ve maddenin kapsamına giren tebligat kaynağıdır. Maddede yalnızca bu yerde konuşlu olanlar sayılmıştır; Türkiye'deki askerî birimler madde kapsamında değildir.
- Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
- Tebligatı fiilen yürütmekle görevlendirilen kurumdur. Madde, askerî kaynaklı tebligatların bu şirketin personeli aracılığıyla yapılmasını öngörür.
- Hizmet alımı suretiyle çalıştırılan personel
- Şirketin kendi kadrosunda olmayıp hizmet alımı sözleşmesi ile çalıştırdığı kişilerdir. Bu kişiler de tebligatı yapabilen personel arasında sayılmıştır.
Usulü: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu bir askerî birlik, karargâh veya kurumdan çıkmış olması gerekir.
- Tebligatın muhatabının Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan bir kişi veya kurum olması gerekir.
- Tebligatın, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin istihdam ettiği ya da hizmet alımı yoluyla çalıştırdığı personel veya memur vasıtasıyla yapılması gerekir.
- Tebligatın bu Kanunun genel hükümlerine uygun yapılması gerekir.
Usulü: hangi sonuçları doğurur?
- Kuzey Kıbrıs'taki askerî birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye'deki kişi veya kurumlara yapılacak tebligat, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi personeli veya memuru vasıtasıyla yapılır.
- Tebligatın bu personel dışındaki kişiler vasıtasıyla yapılması, kanuna uygun bir tebligat sayılmaz.
- Madde emredici niteliktedir; ilgili askerî birimin tebligatı başka bir kanala yöneltmesi mümkün değildir.
- Madde, tebligatın Türkiye'de hangi adreste ve hangi usulle yapılacağını ayrıca belirlemez; bu konuda genel tebligat hükümleri uygulanır.
Kuzey Kıbrıs'taki askerî kaynak ile türkiye'deki askerî kaynak arasındaki fark nedir?
Tebligatın kaynağı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu askerî birlik, karargâh veya kurum ise madde uygulanır.
Kaynak Türkiye'deki bir askerî birim ise madde uygulanmaz ve genel tebligat hükümlerine göre işlem yapılır.
Tebligatı yapacak kişi bakımından, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi personeli zorunluluğu yalnızca Kuzey Kıbrıs kaynaklı tebligatlarda aranır.
İstihdam edilen personel ile hizmet alımı personeli arasındaki fark nedir?
Şirketin kendi kadrosunda istihdam ettiği personel tebligatı yapabilir.
Şirketin hizmet alımı yoluyla çalıştırdığı personel de tebligatı yapabilir.
Her iki grup da geçerli tebligat yapabilir; yalnızca şirket dışında kalan kişiler tebligat yapamaz.
Usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi askerî kaynaklı her tebligata uygulamak; oysa madde yalnızca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu birlik, karargâh ve kurumlar için geçerlidir.
- Tebligatı askerî birimin kendi personeli ile yapılmış saymak; madde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi personeli veya hizmet alımı personelini öngörür.
- Madde 26/A'yı Tebligat Kanunu'nun m.26 (meslek ve sanat erbabına tebligat) ile karıştırmak; 26/A askerî kaynaklı tebligatın kimin tarafından yapılacağını düzenler, m.26 ise iş yerinde meslek sahibine tebligatı düzenler.
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın askerî birlik, karargâh veya kurumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu olduğunu ve tebligatın bu kaynaktan çıktığını gösteren belgeler ile tebligatı yapan kişinin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi personeli ya da hizmet alımı personeli olduğu belgelenmelidir.
- Tebligatı yapan kişinin yetkisi, ilgili tebligat mazbatasında veya evrakında belirtilmelidir; ispat yükü tebligatın usulüne uygunluğunu iddia eden tarafta, yani tebligatı çıkaran makamdadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.21: Muhatap adreste bulunmadığında ve tebellüğden imtina edildiğinde yapılacak tebligat usulünü düzenler. Madde 26/A'daki tebligat aynı genel usul hükümlerine tabidir.
- 7201 sayılı Kanun m.1: Tebligat çıkarabilecek merciler belirlenmiştir. Madde 26/A tebligatı çıkaran değil, tebligatı yapacak personeli düzenler.
Tebligat Kanunu m.27 — Yabancı memlekette Türk memurlarına ve askeri şahıslarına tebligat
Madde, yabancı bir ülkede resmi görevle bulunan Türk memurlarına ve yabancı ülkede bulunan Türk askeri şahıslara yapılacak tebligatın hangi kanalla yapılacağını düzenler. Muhatabın kimliğine göre tebligat merciinin yönünü belirler. Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına genel olarak yapılacak tebligatı (m.25/a), yabancı makamlar üzerinden yapılan tebligatı (m.25) ve tebligat evrakının yabancı ülkeye gönderilme usulünü düzenlemez (m.25, m.25/a). Tebligatın yapılma tarihini ve ilan tebliğini de düzenlemez (m.31). Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına bildirim yoluyla yapılan tebliğin 30 günlük süresi ve yabancı elçilikten tevdi edilen evrakın işlemi de bu maddenin konusu değildir (m.25/a, m.26).
Yabancı memlekette Türk memurlarına ve askeri şahıslarına tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Resmi görevle yabancı ülkede bulunan Türk memuru
- Türk kamu görevlisi olup yabancı bir devlette resmi bir vazife ile bulunan kişidir. Yurt dışında özel amaçla oturan Türk vatandaşı bu kapsama girmez.
- Yabancı ülkede bulunan Türk askeri şahıs
- Türk Silahlı Kuvvetlerine veya Jandarma teşkilatına mensup olup yabancı bir ülkede bulunan kişidir. Bağlı bulunduğu kuvvet komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı bu kişinin tebligat kanalıdır.
- Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla tebligat
- Tebligatın Türkiye'deki merciden Dışişleri Bakanlığına, oradan ilgili yabancı ülkedeki Türk temsilciliğine gönderilerek yapılması usulüdür. Yabancı ülkede bulunan Türk memuru bu yoldan muhatap alınır.
- Bağlı bulunulan kuvvet komutanlığı
- Askeri şahsın mensup olduğu Kara, Deniz veya Hava Kuvvetleri Komutanlığı ya da Jandarma Genel Komutanlığıdır. Tebligat bu komutanlık üzerinden yapılır ve tebligatı bu makam kendi personeline iletir.
Yabancı memlekette Türk memurlarına ve askeri şahıslarına tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın muhatabının yabancı bir memlekette bulunan Türk memuru olması gerekir; bu kişinin resmi bir vazife ile orada bulunması aranır.
- Tebligatın muhatabının yabancı bir memlekette bulunan Türk askeri şahıs olması durumunda, bu kişinin mensup olduğu kuvvet veya jandarma birliğinin belirlenmiş olması gerekir.
- Memur muhatap ise tebligatın Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla yapılması gerekir; doğrudan yabancı ülkedeki memura yapılan tebligat bu maddeye uygun değildir.
- Askeri şahıs muhatap ise tebligatın bağlı bulunduğu Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla yapılması gerekir.
Yabancı memlekette Türk memurlarına ve askeri şahıslarına tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligat maddede gösterilen kanaldan yapıldığında geçerli kabul edilir.
- Memura Dışişleri Bakanlığı dışında bir kanaldan doğrudan yapılan tebligat, maddenin öngördüğü usule uygun olmaz ve geçerliliği tartışmalıdır.
- Askeri şahsa bağlı komutanlık dışında bir makam üzerinden yapılan tebligat, maddenin öngördüğü usule uygun değildir.
- Madde yalnız tebligatın kanalını gösterir; tebligatın hangi hukuki sonucu doğuracağı, tebliğ tarihi ve gerekli bildirim unsurları başka maddelerde (m.25, m.25/a) düzenlenmiştir.
Yabancı ülkedeki resmi memur ile askeri şahıs ayrımı arasındaki fark nedir?
Yabancı bir memlekette resmi bir vazife ile bulunan Türk memurları, tebligatın Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla yapıldığı gruptur.
Yabancı ülkede bulunan Türk askeri şahıslar, bağlı bulundukları kuvvet komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla muhatap alınır.
İki grupta tebligat kanalı farklıdır: memurda Dışişleri Bakanlığı, askeri şahısta kendi kuvvet komutanlığı. Resmi görev dışında yurt dışında bulunan Türk vatandaşı bu maddenin değil, m.25/a'nın kapsamına girer.
Yabancı memlekette Türk memurlarına ve askeri şahıslarına tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yabancı ülkede bulunan her Türk vatandaşını bu madde kapsamında saymak; madde yalnız resmi görevli memur ve askeri şahıs bakımından uygulanır, genel yurt dışı tebligatı m.25 ve m.25/A'ya bağlıdır.
- Askeri şahıs için tebligatı Dışişleri Bakanlığı yoluyla yapmak; askeri şahıslarda kanal bağlı bulunulan kuvvet komutanlığı ya da Jandarma Genel Komutanlığıdır.
- Memur için kuvvet komutanlığı yolunu kullanmak; memur tebligatı Dışişleri Bakanlığı üzerinden yapılır.
- Maddede yazmayan bir Sahil Güvenlik Komutanlığını kanal olarak belirtmek; madde metninde yalnız Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı geçer.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşına yapılan tebligatlarda, muhatabın resmi görevli memur veya askeri şahıs olup olmadığının önce belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
- Yurt dışı tebligatın Tebligat Kanunu'nun 25-28. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'ne uygun yapılmadığı durumlarda savunma hakkının kısıtlandığı ve kararın sonuçsuz kalabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
- Yurt dışındaki kişiye tebligatın usulüne uygun yapılmadığı durumda, Türk makamlarının tebligat yolunun ve muhatabın kimliğinin tespiti gerektiği, ancak madde 27 ile bunun ayrı bir usul olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/303 E., 2020/1258 K., 12.11.2020)
- Adresi bilinmeyen kişiye son çare olarak yapılan ilan tebligatının, madde 27 kapsamındaki resmi görevli veya askeri şahıs tebligatından ayrı tutulduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/222 E., 2024/360 K., 20.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Resmi görevle yabancı ülkede bulunduğunu iddia eden taraf, bu kişinin memur sıfatını ve yurt dışındaki görevini belgeyle ispatlamalıdır; belge olarak kurum yazısı veya görev emri kullanılabilir.
- Askeri şahıs olduğunu iddia eden taraf, muhatabın askeri personel olduğunu ve bağlı bulunduğu kuvvet komutanlığını belgelemelidir.
- Tebligatın Dışişleri Bakanlığı veya ilgili komutanlık yoluyla yapıldığını iddia eden taraf, tebligat evrakının gönderildiğini ve kanala ulaştığını ilgili yazışmalarla ispatlamalıdır.
- Usule aykırılık savunmasını ileri süren muhatap, tebligatın bu maddede gösterilen kanaldan yapılmadığını ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.25: Yabancı ülkedeki kişiye tebligatın, o ülkenin salahiyetli makamı aracılığıyla ve Dışişleri Bakanlığı yoluyla gönderilmesini düzenler. Madde 27, memur ve askeri şahıslar bakımından bu genel usulden ayrılan kanalı gösterir.
- 7201 sayılı Kanun m.25/A: Yabancı ülkedeki Türk vatandaşına Büyükelçilik veya konsolosluk aracılığıyla bildirim yoluyla tebligat yapılmasını düzenler. Resmi görevli memur ve askeri şahıs bakımından uygulanmaz.
- 7201 sayılı Kanun m.26: Yabancı elçilikten tevdi olunan evrakın Dışişleri Bakanlığı ve ilgili vekalet kanalıyla salahiyetli mercie gönderilmesini düzenler. Madde 27 ile birlikte tebligatın dış kanallarını tamamlar.
- 7201 sayılı Kanun m.31: İlan yoluyla yapılan tebligatın tebliğ tarihini düzenler. Madde 27 tebligatın kanalını gösterdiği için ilan tebliğine ilişkin bir kural içermez.
Tebligat Kanunu m.28 — İlanen tebligat
Madde, adresi meçhul olan kişilere tebligatın ilanen yapılmasını düzenler; adresin meçhul sayılması için aranan koşulları, tebliğ memurunun adres tespit usulünü (muhtara şerh verdirme) ve tebliği çıkaran merciin ek araştırma yetkisini kapsar. Ayrıca yurt dışında oturanlara ilanen tebligat gerektiren hâllerde yapılacak iadeli taahhütlü mektup gönderimini düzenler. Maddenin kapsamına, ilanın gazete ve elektronik ortamda yapılma usulü, ilanın içeriği, ikinci ilan ve tebliğ tarihi girmez (m.29, m.30, m.31). Yurt dışına tebligat usulü, yabancı ülkedeki kişiye yapılacak tebligatın kanalları da bu maddenin konusu değildir (m.35 ve Tebligat Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri). Mernis adresine ve eski adrese tebligat (m.35) da bu maddede düzenlenmez.
İlanen tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Adresi meçhul sayılma
- Muhatabın ikametgâhı, meskeni ve iş yeri bulunamadığında ve önceki maddelere göre tebligat yapılamadığında, adresinin meçhul sayılmasıdır. Her iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir.
- Şerh verdirme
- Tebliğ memurunun adresin meçhul olduğunu mahalle veya köy muhtarına şerh verdirerek tespit etmesi işlemidir. Bu tespit, adresin meçhul sayılması için gereken tutanak niteliğindedir.
- Tahkik ve tespit
- Tebligatı çıkaran merciin, muhatabın adresini resmi veya hususi kurum ve dairelerden sorması ve zabıta aracılığıyla araştırtmasıdır. Bu araştırma, adresin meçhul sayılmasından önce yapılmalıdır.
- İlanen tebligat
- Adresi meçhul olan kişilere, basın ve elektronik ortamda ilan yoluyla yapılan tebligattır. Son çare niteliğindedir ve ancak kanunda öngörülen önceki adımlar tüketildikten sonra başvurulur.
- İadeli taahhütlü mektup
- Yabancı memlekette oturan kişiye ilanen tebligat gerektiğinde, evrak ve ilan suretlerinin o kişinin malum adresine gönderilmesi için kullanılan posta yöntemidir. Gönderim, posta makbuzunun dosyaya konulmasıyla belgelenir.
İlanen tebligat: hangi şartlar aranır?
- Muhatabın önceki maddelere göre tebligatının yapılamamış olması gerekir.
- Muhatabın ikametgâhı, meskeni veya iş yerinin bulunamamış olması gerekir; bu iki koşul birlikte gerçekleşmelidir.
- Adresin meçhul olduğu, tebliğ memurunca mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilerek tespit edilmelidir.
- Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi kurum ve dairelerden sorup zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirmelidir; bu araştırma yapılmadan ilanen tebligata gidilemez.
- Yurt dışında oturan kişiye ilanen tebligat gerektiren hâlde, tebliğ olunacak evrak ve ilan suretleri kişinin malum adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderilmelidir ve posta makbuzu dosyaya konulmalıdır.
İlanen tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Önceki maddelere göre tebligat yapılamamış ve ikametgâh, meskeni veya iş yeri bulunamamışsa, muhatabın adresi meçhul sayılır ve ilanen tebligat yapılabilir.
- Adres meçhul sayılmadan önce tebliğ memurunun muhtara şerh verdirme işlemi ve merciin kurum sorgusu ile zabıta araştırması yapılmalıdır; bu araştırma yapılmadan verilen ilanen tebligat kararı yasaya aykırı olur.
- Muhatabın adresi kayıtlarda bulunuyorsa, adres meçhul sayılamaz ve ilanen tebligat yoluna gidilemez.
- Yurt dışında oturan kişiye ilanen tebligat gerektiğinde, evrak ve ilan suretleri malum adrese iadeli taahhütlü mektupla gönderilmeli ve posta makbuzu dosyaya konulmalıdır.
- Madde, ilanın hangi araçla yapılacağını, içeriğini veya tebliğ tarihini düzenlemez; bu konular ilgili maddelere bırakılmıştır.
Mernis veya kayıtlı adres ile adresi meçhul arasındaki fark nedir?
Muhatabın Mernis'te veya resmi kayıtta bulunan bir adresi varsa, adres meçhul sayılamaz ve ilanen tebligat yapılamaz.
Muhatabın hiçbir adresi tespit edilemiyorsa adresi meçhul sayılır ve ilanen tebligata başvurulabilir.
İlanen tebligat yalnızca adres kayıt sisteminde de adres bulunmayan kişiye yapılabilir; kayıtlı adrese yapılmayan tebligat usulsüzdür.
Yurt içi adres meçhulü ile yurt dışında oturan kişi arasındaki fark nedir?
Adresi yurt içinde meçhul olan kişiye, madde gereği araştırma ve şerh sonrasında doğrudan ilanen tebligat yapılır.
Yurt dışında oturan kişi için, madde yurt dışına ilanen tebligat gerektiğinde evrakın iadeli taahhütlü mektupla malum adrese gönderilmesini öngörür.
Yurt dışındaki kişide ayrıca posta yoluyla gönderim ve posta makbuzunun dosyaya konulması gerekir; bu adım yurt içi adres meçhulünde yoktur.
İlanen tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Adres araştırmasını yalnız zabıta araştırmasıyla sınırlamak ve nüfus, tapu, vergi dairesi, belediye ve banka gibi kurumlara sorulmadan ilanen tebligata gitmek; bu durum araştırmanın yetersiz kalması demektir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1069 E., 2022/1169 K., 27.06.2022)
- Mernis veya kayıtlı bir adres bulunmasına rağmen adresi meçhul saymak ve ilanen tebligat yapmak; kayıtlı adres varken ilanen tebligat mümkün değildir. (Danıştay 10. Daire Başkanlığı, 2012/4692 E., 2015/5206 K., 23.11.2015)
- Muhtar şerhini ve araştırma tutanağını dosyaya koymadan adresin meçhul olduğunu kabul etmek; bu işlem madde gereği zorunludur.
- Yurt dışında oturan kişiye yalnızca ilanla tebligat yapıp, iadeli taahhütlü mektupla malum adrese gönderimi atlamak; bu zorunluluk maddede açıkça belirtilmiştir.
- Kişinin yurt dışında yaşamasını adresinin meçhul olması saymak; yurt dışı yaşam tek başına adres meçhulü anlamına gelmez. (Ceza Genel Kurulu, 2018/108 E., 2021/561 K., 16.11.2021)
- İlan tarihinden itibaren 7 günlük tebliğ süresini bu maddeye bağlamak; tebliğ tarihi m.31 ile düzenlenir, bu madde süre öngörmez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Adres araştırmasının yalnız zabıta araştırmasıyla sınırlı tutulmamasını, nüfus, tapu, vergi dairesi, belediye, banka ve askerlik şubesi gibi kurumlardan da sorulmasını gerektirdiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1069 E., 2022/1169 K., 27.06.2022)
- Tebligatın öncelikle bilinen son adrese, sonra Mernis adresine çıkarılması gerektiği ve adresin kayıtlı olması hâlinde ilanen tebligata gidilemeyeceği kabul edilmektedir. (Danıştay 10. Daire Başkanlığı, 2012/4692 E., 2015/5206 K., 23.11.2015)
- İlan metninin mahkeme ilan tahtasında askı yoluyla asılmamasının ilanen tebligatı geçersiz kılacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2082 E., 2014/80 K., 05.02.2014)
- Adres araştırması yapılmadan ilanen tebligat yapılmasının usulsüz olduğu ve bu durumun ilgilinin ilanı öğrendiği tarihten itibaren şikâyet yoluyla ileri sürülebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/977 E., 2025/1168 K., 11.07.2025)
- Yurt dışında yaşayan kişinin adresinin bilinmediği anlamına gelmediği, bu kişiye yurt dışı tebligat usulünün uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/108 E., 2021/561 K., 16.11.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren taraf veya tebligatı çıkaran merci, adresin meçhul sayılmasına ilişkin koşulların gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat tebliğ memurunun muhtar şerhi ve araştırma tutanağıyla yapılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1069 E., 2022/1169 K., 27.06.2022)
- Adres araştırmasının yapıldığı, kurum yazışmaları, nüfus, tapu, vergi, banka ve zabıta raporlarıyla belgelenmelidir; bu belgelerin bulunmaması araştırmanın yapılmadığı sonucunu doğurur.
- Muhatabın bilinen adresinin bulunduğunu ileri süren taraf, Mernis veya kayıtlı adresi ortaya koyarak adres meçhulü savunmasını çürütebilir. (Danıştay 10. Daire Başkanlığı, 2012/4692 E., 2015/5206 K., 23.11.2015)
- Yurt dışı gönderiminde iadeli taahhütlü mektup posta makbuzu ispat aracıdır; makbuzun dosyada bulunmaması gönderimin yapılmadığını gösterir.
- Muhatabın ilanı kusuru olmaksızın geç öğrendiğini ileri süren taraf, öğrenme tarihini ve ilanın fiilen ulaşmadığını ispatlamakla yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/977 E., 2025/1168 K., 11.07.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.29: İlanen tebliğin yapılacağı kararın verilmesini ve ilanın gazete, elektronik ortam ve mercide asma yoluyla yapılmasını düzenler; bu madde ilanen tebligatın uygulama aşamasıdır.
- 7201 m.30: İlanın içeriğinde yer alacak kayıtları düzenler; adres meçhul sayılma sonrası ilanen tebligatın şeklini belirler.
- 7201 m.31: İlanen tebliğin tarihini ve merciin süreyi uzatma yetkisini düzenler; bu madde ilanen tebligatın sonuç yönünü tamamlar.
- 7201 m.35: Adres kayıt sistemindeki adrese ve eski adrese tebligatı düzenler; adresin kayıtlı olması hâlinde ilanen tebligatın önüne geçen yolu gösterir.
Tebligat Kanunu m.29 — İlan şekli
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 29. maddesi, adresi meçhul kişilere yapılacak ilanen tebligatın usulünü düzenler: tebliğe karar verilmesi, ilanın hangi gazete ve elektronik mecralarda yapılacağı, tebliğ evrakının merci binasına asılması ve ikinci ilan ile ilanların aralığı. Madde, tebliği çıkaran merci tarafından verilen mucip sebepli karara dayanan ilanen tebligatlara uygulanır ve adresin meçhul sayılması için önceki maddelere göre tebligat yapılamamış olması gerekir. Adres araştırmasının yapılması ve adresin meçhul sayılması koşulları 28. maddede düzenlenmiştir; ilanın içeriği, ilanen tebliğ tarihi ve yabancı ülkede tebligat 30, 31 ve 25 ila 26. maddelerde yer alır. Madde, ilanen tebligatın tebliğ tarihini ve ilan içeriğini düzenlemez.
İlan şekli: hangi kavramlar bilinmeli?
- İlanen tebligat
- Muhatabın adresinin meçhul sayılması halinde, tebliğ evrakının basın ve elektronik ortamda ilan edilmesi ve merci binasına asılması yoluyla yapılan tebligat türüdür. Son çare niteliğindedir ve yalnızca adresi meçhul olanlara uygulanır.
- Mucip sebep beyanı
- İlanen tebligata karar verilirken, neden bu yola başvurulduğunun gerekçesiyle birlikte kararda açıkça gösterilmesidir. Karar bu beyan olmadan verilmiş sayılmaz.
- Tebliği çıkaran merci
- Tebligatı talep eden ve kararı veren mahkeme veya icra dairesidir. İlanın yapılacağı yer, bu merciin bulunduğu yer esas alınarak belirlenir.
- Basın İlan Kurumu İlan Portalı
- İlanın elektronik ortamda yapılacağı, kurumun yönettiği resmi ilan platformudur. Madde uyarınca gazete ve internet haber sitesi ilanına ek olarak bu portalda da ilan yapılması zorunludur.
- İkinci ilan
- Merci gerekli görürse birinci ilandan sonra yaptırabileceği tekrar ilandır. İki ilan arasında en az bir hafta bulunması zorunludur; ikinci ilanın yabancı memleket gazeteleriyle yapılması da mümkündür.
İlan şekli: hangi şartlar aranır?
- Adresin meçhul sayılması için önceki maddelere göre tebligat yapılamamış olmalı ve muhatabın ikametgâhı, meskeni veya işyeri bulunamamış olmalıdır.
- Tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden sorarak ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirmiş olmalıdır; bu araştırma yapılmadan ilanen tebligata karar verilemez.
- Tebliğe merci tarafından mucip sebep beyanıyla karar verilmelidir.
- İlan, muhatabın en emin şekilde öğreneceği umulan ve tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerde yayımlanan bir gazete ile bir internet haber sitesinde yapılmalı, ayrıca Basın İlan Kurumu İlan Portalında yayımlanmalıdır.
- Tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti, tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine asılmalıdır.
- İkinci ilana karar verilirse iki ilan arasındaki süre bir haftadan aşağı olmamalıdır.
İlan şekli: hangi sonuçları doğurur?
- Adresin meçhul sayılması ve ilanen tebligat için gerekli araştırma yapılmamışsa ilanen tebligat geçersiz olur.
- Mucip sebep beyanı içermeyen karar ile yapılan ilan, madde koşullarına uygun değildir.
- Gazete, internet haber sitesi, Basın İlan Kurumu İlan Portalı veya merci kapısına asma eksik bırakılırsa tebligat usulsüz kalır.
- Madde metni, birinci ilanın hangi gazete ve portalda yapılacağını kesin biçimde belirlediğinden, bu yerlerin atlanması tebligatı usulsüz kılar.
- İkinci ilana karar verilmesi zorunlu değildir; merci takdir eder.
- Tebliğ tarihi ve ilanın içeriği bu maddede düzenlenmediğinden, bunlar 30. ve 31. maddelere göre belirlenir.
Birinci ilan ile ikinci ilan arasındaki fark nedir?
Birinci ilan zorunludur; gazete, internet haber sitesi, İlan Portalı ve merci kapısına asma birlikte uygulanır.
İkinci ilan merci takdirine bağlıdır; merci icabına göre ikinci ilan yapılmasına karar verebilir.
İkinci ilan yalnızca mercinin kararıyla yapılır; iki ilan arasında en az bir hafta bulunmalıdır ve ikinci ilan yabancı memleket gazeteleriyle de yapılabilir.
Yurt içi gazete ile yabancı memleket gazetesi arasındaki fark nedir?
Yurt içi ilanın gazete ve internet haber sitesi üzerinden yapılması zorunludur ve bu, tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerle bağlantılıdır.
Yabancı memleket gazetesi, muhatabın yabancı ülkede yaşadığı ve ilanın orada da yayımlanması gerektiği hallerde kullanılır.
Yabancı memleket gazetesiyle ilan yalnızca ikinci ilan sırasında ve merci yerinde görürse yapılabilir; birinci ilanın yerine geçmez.
İlan şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İlanen tebligata, adres araştırması (m.28) yapılmadan karar vermek; bu durumda ilan yapılmış olsa bile tebligat geçersiz olur.
- Birinci ilanı yalnızca gazeteyle yapıp Basın İlan Kurumu İlan Portalını atlamak; madde her iki ilanı birlikte zorunlu kılar.
- İkinci ilanı zorunlu saymak; ikinci ilan merci takdirine bağlıdır.
- İki ilan arasındaki süreyi bir haftadan kısa tutmak; bu alt sınır aşılamaz.
- Yabancı memleket gazetesini birinci ilanın yerine koymak; yabancı gazete yalnızca ikinci ilanla ve merci gerekli görürse kullanılabilir.
- Tebliğ tarihini bu maddeden hesaplamak; tebliğ tarihi 31. maddeye göre belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, adres araştırmasının yalnızca zabıta araştırmasıyla sınırlı kalmamasını, nüfus, tapu, banka, vergi dairesi ve askerlik şubesi gibi kurumlardan da bilgi alınmasını aramaktadır. Bu araştırma yapılmadan ilanen tebligat yapılmışsa tebligat usulsüz kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/427 E., 2023/63 K., 08.02.2023)
- Yargıtay, ilanen tebligatta ilan metninin mahkeme ilan tahtasında askıya çıkarılmasını da zorunlu saymaktadır; bu merasimin eksikliği tebligatı geçersiz kılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/293 E., 2014/434 K., 02.04.2014)
- Mernis adresi bulunan kişiye ilanen tebligat yapılamaz; kayıtlı adres varken adres meçhul sayılamaz. (12. Hukuk Dairesi, 2022/8708 E., 2023/1583 K., 13.03.2023)
- İlanen tebligatın Basın İlan Kurumu ve elektronik ortamda yapılması, ilanın elektronik kanala da taşınması olarak uygulanmakta ve bu şekilde ilanın yapılmamış olması usulsüzlük sayılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2018/108 E., 2021/561 K., 16.11.2021)
Nasıl ispat edilir?
- İlanen tebligatın geçerliliğini ileri süren taraf, adresin meçhul olduğunu ve adres araştırmasının yapıldığını gösteren tutanak ve yazışmalarla ispat yükü altındadır.
- Mahkeme veya icra dairesinin araştırma yazışmaları, zabıta tutanağı ve adres kayıt sistemi kayıtları, adresin meçhul sayılması bakımından başlıca delillerdir.
- İlanın gazete ve portalda yapıldığını gösteren yayın nüshası, Basın İlan Kurumu kaydı ve merci kapısına asma tutanağı, ilanın usulüne uygun yapıldığını gösteren belgelerdir.
- Tebliğin usulsüz olduğunu ileri süren taraf, ilanın eksik yapıldığını veya araştırmanın yetersiz kaldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Mucip sebep beyanının kararda bulunup bulunmadığı karar metninden tespit edilir; karar bu beyanı içermiyorsa ilanen tebligatın dayanağı zayıflar. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/60 E., 2023/270 K., 29.03.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.28: İlanen tebligatın ön koşulu olan adresin meçhul sayılması ve bu amaçla yapılacak araştırmayı düzenler; 29. madde ancak bu koşullar gerçekleşmişse uygulanır.
- 7201 m.30: İlanın hangi kayıtları içereceğini düzenler; 29. maddede yapılacak ilanın içeriğini tamamlar.
- 7201 m.31: İlanen tebliğ tarihini düzenler; ilanın yapıldığı tarihten sonra tebliğin ne zaman sayılacağını belirler.
- 7201 m.10: Bilinen son adrese ve adres kayıt sistemine yapılacak tebligatın öncelikli olduğunu gösterir; 29. madde bu adreslere tebligat yapılamadıktan sonra gündeme gelir.
- 7201 m.35: Adres kayıt sistemindeki adresin tebligata elverişli olup olmadığı ve kayıtlı adreslere yapılacak tebligatlar bakımından ilanen tebligatın önünde yer alır.
Tebligat Kanunu m.30 — İlanın ihtiva edeceği kayıtlar
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 30. maddesi, ilanen tebligatta ilanın içermesi gereken kayıtları düzenler. Bu kayıtlar; alakalıların ad ve soyadı, işleri, adres bilgileri, tebliğ edilecek evrakın özeti, tebliğin konusu ve sebebi, ilanı veren merci ile ilan davet içeriyorsa yeri, zamanı ve davetin amacıdır. Madde, ilanen tebligatın yapılabilmesi için adresin meçhul olması koşulunu (m.28), ilanın yapılış biçimini (m.29) ve ilanın tebliğ tarihini (m.31) düzenlemez. Ayrıca yurt dışındaki kişilere tebligatı (m.25, m.25/A, m.26) ve adres araştırmasının usulünü (m.28, Tebligat Yönetmeliği m.48) bu maddede aramak yanlış olur. Madde, ilanın içeriğine ilişkin zorunlu asgari kayıtları belirler; ilanın eksik kayıtla yapılması ise ilanen tebligatın geçerliliğini etkiler.
İlanın ihtiva edeceği kayıtlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İlanen tebligat
- Adresi meçhul olan kişilere, tebliğ evrakının özetinin basın ve/veya yayın araçlarıyla ilan edilmesi suretiyle yapılan tebligat türüdür. Adresi meçhul sayılmadan bu yola gidilemez.
- İlanın kayıtları
- İlanda zorunlu olarak yer alması gereken unsurların bütünüdür. Maddede sayılan kayıtlardan biri eksik olduğunda ilanın asgari içeriği sağlanmamış olur.
- Evrakın hulasası
- Tebliğ edilecek evrakın ana içeriğinin kısa özetidir. Tam metnin ilanda yer alması gerektiği anlamına gelmez; anlaşılabilir ölçüde olması yeterlidir.
- Davet
- İlan, ilgilinin belirli bir yer ve zamanda hazır bulunmasını istiyorsa bu daveti içeren bir ilan türüdür. Davet varsa yer, gün ve saat ilanda yazılmak zorundadır.
İlanın ihtiva edeceği kayıtlar: hangi şartlar aranır?
- İlanen tebligatın yapılabilmesi için önce tebliğin Kanun'un öncesindeki maddelere göre yapılamamış ve muhatabın adresinin meçhul sayılmış olması gerekir (m.28).
- İlanda alakalıların ad ve soyadı ile işleri yazılmalıdır.
- İlanda alakalıların ikametgâh, mesken veya iş yeri bilgisi yer almalıdır.
- İlanda tebliğ edilecek evrakın muhtevasının hulasası yazılmalıdır.
- İlanda tebliğin anlaşılabilecek şekilde konusu ve sebebi belirtilmelidir.
- İlanda ilanın hangi merciden verildiği yazılmalıdır.
- İlan davet içeriyorsa davetin nerede ve ne için yapıldığı yazılmalıdır.
- İlan davet içeriyorsa hangi gün ve saatte hazır bulunulacağı yazılmalıdır.
İlanın ihtiva edeceği kayıtlar: hangi sonuçları doğurur?
- İlanda madde 30'da sayılan kayıtlar bulunmalıdır; bu kayıtlar ilanın asgari içeriğini oluşturur.
- Davet içeren ilanda yer, gün ve saat yazılmazsa ilanın davet işlevi yerine gelmez ve ilan eksik kabul edilir.
- Kanunda ilanın içeriği eksik olduğunda açıkça bir yaptırım düzenlenmemiştir; ancak uygulamada ilanın eksik kayıtla yapılması ilanen tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurur.
- Kayıtların eksikliği, tebligatın hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği ölçüde geçersizliğe yol açar. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025)
Zorunlu kayıt ile davet kaydı arasındaki fark nedir?
Her ilanda bulunması gereken kayıtlar: ad, soyad, iş, adres, evrak özeti, tebliğin konusu ve sebebi, ilanı veren merci.
Yalnızca ilan bir davet içeriyorsa aranan kayıtlar: davetin yeri, amacı, gün ve saati.
Davet içermeyen ilanda yer, gün ve saat yazılmasına gerek yoktur; davet içeren ilanda bunların eksikliği ilanın kayıt eksikliği sayılır.
İlan kaydı ile tebliğ tarihi arasındaki fark nedir?
Madde 30 ilanın içeriğini düzenler.
Tebliğ tarihi m.31'de düzenlenir; ilanın son tarihinden yedi gün sonra tebliğ yapılmış sayılır.
İçerik eksikliği tebliğ tarihinden bağımsız bir geçerlilik sorunudur; tebliğ tarihi ise kayıtların doğruluğundan değil ilan tarihinden hesaplanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İlanen tebligatın usulüne uygun olabilmesi için ilanın m.30'daki unsurları taşıması ve bu unsurların ilan metninde gerçekten yer alması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025)
- Tebliğ evrakının ve ilan suretinin tebliğ eden merci tarafından kayıtlara uygun biçimde hazırlanmış olmasının denetlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/427 E., 2023/63 K., 08.02.2023)
- Tebligat işlemi usulsüz ise tebligata dayanılarak verilen kararın ya da yapılan işlemin sonradan iptal edilebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/558 E., 2022/139 K., 15.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- İlanen tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, ilanın madde 30'daki kayıtlardan hangisini taşımadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- İlanın metni, ilan suretinin dosyaya konulmuş hali ve ilanın yapıldığını gösteren belgeler ispatın asıl delilleridir.
- Tebligat evrakı ile ilan metni arasındaki farkın ispatı için dosyadaki tutanak ve ilanın asılı olduğuna dair belgeler esas alınır. (Ceza Genel Kurulu, 2022/427 E., 2023/63 K., 08.02.2023)
- Karşı taraf, ilanın eksik kayıt içermediğini ya da eksikliğin hukuki sonuç doğurmadığını ileri sürerse bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.28: İlanen tebligatın yapılabilmesi için adresin meçhul sayılması koşulunu düzenler; m.30 ancak bu koşul gerçekleştikten sonra uygulanacak ilanın içeriğini belirler.
- 7201 m.29: İlanın hangi basın araçlarıyla ve hangi yerlerde yapılacağını düzenler; m.30'daki kayıtlar bu ilanın içeriğidir.
- 7201 m.31: İlanen tebliğ tarihini düzenler; ilanın içeriğinden ayrı olarak tebliğin hangi tarihte sayılacağını belirler.
- 7201 m.21: Tebligatın muhatabın adresine yapılmasını düzenler; ilanen tebligat ancak bu yollarla tebliğ yapılamadığında başvurulan son çaredir.
Tebligat Kanunu m.31 — İlanen tebligatta tebliğ tarihi
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 31. maddesi, ilanen tebligatın tebliğ tarihini ve bu tarihin ertelenmesine ilişkin merci yetkisini düzenler. Hüküm, adresi meçhul olduğu için 28. maddeye göre ilanen tebligat yapılan her tebligat türüne uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: ilanın içeriği ve kayıtları (m.30), adresin meçhul sayılması ve ilanen tebligatın şartları (m.28), yurt dışında bulunan kişilere tebligat (m.25 ve m.26), ilanen tebligat yerine geçen ve ayrı usulle yapılan tebligat türleri ile tebligatın usulsüzlüğüne karşı şikâyet ve iptal yolu (ilgili kanun ve usul hükümleri). Tebligat yönetmeliğindeki tebliğ tarihi hükmü ile kanun hükmü aynı içeriktedir; ilanen tebligatın tebliğ tarihine ilişkin uygulama bu maddeye dayanır.
İlanen tebligatta tebliğ tarihi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İlanen tebligat
- Muhatabın adresinin meçhul olduğu hallerde, tebliğ evrakının basın ve elektronik ortamda ilan edilmesi yoluyla yapılan tebligat türüdür. Adresi meçhul sayılmadan uygulanamaz ve son çare niteliğindedir.
- Son ilan tarihi
- İlanın son kez yayımlandığı veya ilan edildiği tarihtir. Tebliğ tarihinin hesaplanmasında başlangıç noktası bu tarihtir; ilk ilan tarihi esas alınmaz.
- Tebliğ tarihi
- Tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarihtir. İlanen tebligatta bu tarih, son ilan tarihinden sonraki yedinci gündür ya da merci tarafından belirlenen daha uzun süre sonundur.
- Merci
- Tebliği çıkaran mahkeme, icra dairesi ya da tebligatı yaptıran kurumdur. Merci, kanunda belirtilen sınır içinde ilanen tebliğ süresini uzatma yetkisine sahiptir.
İlanen tebligatta tebliğ tarihi: hangi şartlar aranır?
- İlanen tebligatın adresi meçhul bir muhatap bakımından 28. maddeye uygun olarak yapılmış olması gerekir.
- İlanın son ilan tarihi belirlenmiş olmalıdır; tebliğ tarihi bu tarihten itibaren hesaplanır.
- Merci daha uzun süre tayin etmek istiyorsa bunu ilanen tebliğe karar verirken yapmalıdır; tayin edilen süre 15 günü geçemez.
- Merci daha uzun süre tayin etmezse tebliğ, son ilan tarihinden sonraki yedinci günde yapılmış sayılır.
İlanen tebligatta tebliğ tarihi: hangi sonuçları doğurur?
- Son ilan tarihinden sonraki yedinci günde tebligat yapılmış sayılır ve tebliğe bağlanan hukuki sonuçlar bu andan itibaren doğar.
- Merci daha uzun süre tayin etmişse tebliğ bu süre sonunda yapılmış sayılır; süre 15 günü geçemez.
- Merci 15 günü aşan bir süre tayin ederse, bu karar bu hükme aykırıdır ve sürenin 15 gün ile sınırlandırılması gerekir.
- Tebliğ tarihi, muhatabın ilanı fiilen öğrenmiş olmasından bağımsız olarak kanunda gösterilen tarihte gerçekleşir.
Kanundaki varsayılan süre ile merci tarafından uzatılan süre arasındaki fark nedir?
Merci özel bir süre tayin etmemişse, tebliğ son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.
Merci icabına göre daha uzun süre tayin etmişse, tebliğ tarihi bu uzatılmış süreye göre belirlenir.
Uzatılan süre yedi gün ile on beş gün arasında bir süre olabilir; on beş günü aşan süre tayin edilemez.
İlanın son tarihi ile ilk ilan tarihi arasındaki fark nedir?
Tebliğ tarihinin hesabında son ilan tarihi esas alınır.
İlk ilan tarihi ya da ara ilanların tarihi tebliğ tarihini belirlemez.
Birden fazla ilan yapılmışsa, süre son ilan tarihinden işlemeye başlar.
İlanen tebligatta tebliğ tarihi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tebliğ tarihini ilk ilan tarihinden saymak; kanun son ilan tarihini esas almaktadır.
- Merci tarafından uzatılan süreyi 15 günü aşacak biçimde hesaplamak; üst sınır aşılamaz.
- Mahkemenin uzatma yetkisini hiç kullanmadığı durumda süreyi kendiliğinden uzun kabul etmek; varsayılan süre yedi gündür.
- Tebliğ tarihini yedi gün yerine yedi iş günü olarak hesaplamak; metinde gün ifadesi takvim gününü ifade eder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İlanen tebligatta tebliğ tarihinin hesabında son ilan tarihinin esas alınması kabul edilmektedir. (Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/651 E., 2022/1054 K., 22.12.2022)
- Mahkemelerin, kanunda öngörülen yedi günlük süreyi son ilan tarihinden başlatarak uyguladığı görülmektedir. (Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/651 E., 2022/1054 K., 22.12.2022)
- Tebligatın usulüne uygun yapılmadığı durumlarda, ilanen tebligatın geçerli sayılması için tebligat usulünün (ilanın yapılış biçimi dâhil) eksiksiz olması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/427 E., 2023/63 K., 08.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İlanen tebligatın tebliğ tarihini belirleyen son ilan tarihi, ilanın yapıldığını gösteren belgeyle ispatlanır; ispat yükü tebligatın yapıldığını ileri süren tarafa aittir.
- İlanın son kez yapıldığını gösteren gazete nüshası, Basın İlan Kurumu kaydı ve mercide asma tutanağı delil olarak kullanılabilir.
- Merci tarafından 15 güne kadar uzatılmış bir süre varsa, bu süreyi gösteren karar ve ilan metni birlikte değerlendirilir.
- Karşı taraf tebligatın tebliğ tarihinin yanlış hesaplandığını ileri sürerse, son ilan tarihini ve uygulanan süreyi ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.28: İlanen tebligatın yapılabilmesi için adresin meçhul sayılması gerekir. 31. madde, ancak 28. maddeye uygun yapılmış ilanen tebligatta tebliğ tarihini belirler.
- 7201 m.30: İlanın içeriğinde tebligatın ne zaman yapılmış sayılacağı belirtilmelidir; tebliğ tarihine ilişkin kayıt bu maddede aranır.
- 7201 m.29: İlanen tebligata karar verilmesi ve ilanın yapılış biçimi bu maddede düzenlenir; 31. maddedeki son ilan tarihi bu sürecin sonucudur.
Tebligat Kanunu m.32 — Usulüne aykırı tebliğin hükmü
Bu madde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış tebligatların hükmünü düzenler. Usulsüz tebliğin muhatap tebliğe muttali olduğunda geçerli sayılması ve bu halde tebliğ tarihinin muhatabın beyan ettiği tarih olması konularını kapsar. Maddenin uygulanması, tebligatın fiilen bir tebliğ işlemi olarak yapılmış olmasına bağlıdır. Madde, tebliğ usulünün ayrıntılarını (adrese tebliğ, kapıya yapıştırma, ilanen tebliğ gibi yöntemleri) düzenlemez; bunlar Tebligat Kanunu'nun ilgili maddelerinde yer alır. Tebliğ evrakının saklanma süresi ve kapıda kalma süresi de bu maddede düzenlenmez (TEBY m.33). Yapılmamış tebligatın hükmü ve tebligatın yenilenmesi de bu madde kapsamı dışındadır.
Usulüne aykırı tebliğin hükmü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Usulsüz tebliğ
- Tebligat Kanunu'nda öngörülen usul ve şekle uyulmadan yapılan, ancak fiilen bir tebliğ işlemi olarak gerçekleşmiş tebligattır. Hiç yapılmamış bir tebligat usulsüz tebliğ sayılmaz; bu durumda madde uygulanmaz.
- Muhatabın tebliğe muttali olması
- Muhatabın usulsüz tebligatın konusunu öğrenmiş olmasıdır. Öğrenme, evrakı alma veya içeriğini bilme yoluyla gerçekleşebilir; öğrenmenin hangi yolla olduğu önemli değildir.
- Muteber sayılma
- Usulsüz tebligatın muhatap öğrendiği için geçerli kabul edilmesi, yani hüküm doğurmasıdır. Bu sonuç, tebligatın usulsüzlüğünün ortadan kalkması anlamına gelmez; yalnızca öğrenme halinde geçerlilik kazandığı anlamına gelir.
- Muhatabın beyan ettiği tarih
- Muhatabın tebliğe muttali olduğunu bildirdiği tarihtir. Maddenin uygulanmasında tebliğ tarihi olarak bu tarih esas alınır; mazbatadaki tarih esas alınmaz.
Usulüne aykırı tebliğin hükmü: hangi şartlar aranır?
- Bir tebligat işlemi yapılmış olmalıdır; tebligat hiç yapılmamışsa madde uygulanmaz.
- Tebligat, Tebligat Kanunu'nda öngörülen usule aykırı biçimde yapılmış olmalıdır.
- Muhatap, usulsüz tebligatın konusunu öğrenmiş olmalıdır; öğrenme hangi yolla gerçekleşirse gerçekleşsin yeterlidir.
- Tebligatın geçerliliği için muhatabın öğrenmesi yeterlidir; ayrıca yeniden ve usulüne uygun tebligat yapılması aranmaz.
- Tebliğ tarihi, muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarih olarak alınır ve bu tarih ayrıca araştırılmaz.
Usulüne aykırı tebliğin hükmü: hangi sonuçları doğurur?
- Usulsüz tebligat, muhatabın tebliğe muttali olması halinde muteber sayılır ve tebligat hüküm doğurur.
- Muhatabın tebliğe muttali olmaması halinde usulsüz tebligat geçerli olmaz ve tebligat yapılmamış sayılır.
- Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addedilir; bu tarihten itibaren süreler işlemeye başlar.
- Muhatap öğrenmişse, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle yeniden ve usulüne uygun tebligat yapılmasını isteme hakkı yoktur.
- Muhatabın beyan ettiği tarihin ayrıca araştırılması ve ispatı gerekmez; beyanın aksi ileri sürülüp kanıtlanamaz.
- Usulsüz tebligat sonucunda, mazbatadaki tarih ile beyan edilen tarih arasındaki fark, süre hesabını doğrudan etkiler.
Usulüne uygun tebliğ ile usulsüz tebliğ arasındaki fark nedir?
Usulüne uygun tebliğde tebliğ tarihi mazbatadaki tarihtir ve sürelerin başlangıcı bu tarihtir.
Usulsüz tebliğde mazbata tek başına belirleyici değildir; madde uyarınca muhatabın öğrenme durumu ve beyan ettiği tarih esas alınır.
Usulsüz tebliğde süre, mazbatadaki tarihten değil muhatabın beyan ettiği tarihten işler.
Muhatap öğrenmiş ile muhatap öğrenmemiş arasındaki fark nedir?
Muhatap tebliğe muttali olmuşsa usulsüz tebligat muteber sayılır ve tebliğ tarihi beyan edilen tarihtir.
Muhatap tebliğe muttali olmamışsa tebligat yapılmamış sayılır.
Öğrenme halinde tebligat geçerli olur ve süreler işler; öğrenmeme halinde süre işlemez ve tebligatın yenilenmesi gerekir.
Usulsüz tebliğ ile tebligatın hiç yapılmaması arasındaki fark nedir?
Usulsüz tebliğde fiilen bir tebligat işlemi vardır, sadece usulde eksiklik bulunur.
Hiç yapılmamış tebligatta ortada bir tebliğ işlemi bulunmaz.
Hiç yapılmayan tebligatta muhatabın başka yoldan öğrenmesi, tebliğ sonucu doğurmaz; madde uygulanmaz.
Muhatabın beyanı ile mazbata kaydı arasındaki fark nedir?
Usulsüz tebligatta tebliğ tarihi muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihtir.
Mazbatadaki tarih, usulsüz tebligatta tebliğ tarihi olarak esas alınmaz.
Mazbata kaydı usulsüzlük varsa belirleyici değildir; tarih muhatabın beyanına göre tespit edilir.
Muhatap tebliğ konusu işlem yapmış ile yalnızca beyan arasındaki fark nedir?
Muhatap tebliğ konusuyla ilgili bir işlem yapmışsa, öğrendiğini beyan etmese bile öğrendiği kabul edilir.
Muhatap yalnızca öğrendiğini beyan etmişse, beyan edilen tarih esas alınır.
İşlem yapılmışsa öğrenme kabul edilir; işlemden çok sonra öğrenildiğini ileri sürmek dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir.
Usulüne aykırı tebliğin hükmü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Usulsüz tebligatı hükümsüz saymak; oysa madde muhatabın öğrenmesi halinde tebligatı geçerli kabul eder.
- Muhatabın öğrenmesi halinde tebliğ tarihini mazbatadaki tarih olarak almak; oysa tebliğ tarihi muhatabın beyan ettiği tarihtir.
- Muhatabın beyan ettiği tarihi ayrıca araştırmak veya beyanın aksini kabul etmek; oysa bu beyanın ayrıca araştırılması ve ispatı gerekmez.
- Hiç yapılmamış tebligatı usulsüz tebligat gibi değerlendirmek; oysa usulsüz tebligat için fiilen bir tebligat işlemi bulunmalıdır.
- Muhatabın tebliğ konusu işlemi yapmasına rağmen öğrendiğini inkar etmesini kabul etmek; bu durumda öğrenme kabul edilir.
- Muhatabın öğrenmesi halinde yeniden usulüne uygun tebligat yapılmasını aramak; oysa muhatabın böyle bir hakkı bulunmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Usulsüz tebligatın muhatap tarafından öğrenildiğinin kabulü, tebligatın hangi kişiye yapıldığı, muhatabın alıp almadığı ve tebliğ konusu işlemi yapıp yapmadığı gibi somut olgulara göre belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025)
- Muhatap tebliğ konusu işlemi yapmışsa, daha sonra öğrendiğini beyan etmesi dürüstlük kuralına aykırı bulunmakta ve öğrenme kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2008/536 E., 2008/574 K., 08.10.2008; Hukuk Genel Kurulu, 2008/537 E., 2008/575 K., 08.10.2008; Hukuk Genel Kurulu, 2008/538 E., 2008/576 K., 08.10.2008)
- Usulsüz tebliğe konu olan başvuru hakkının muhataba ait olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2008/536 E., 2008/574 K., 08.10.2008; Hukuk Genel Kurulu, 2008/537 E., 2008/575 K., 08.10.2008; Hukuk Genel Kurulu, 2008/538 E., 2008/576 K., 08.10.2008)
- Tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle yapılacak düzeltme başvurusu, tebliğ yapılan muhatap tarafından yapılmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2008/536 E., 2008/574 K., 08.10.2008; Hukuk Genel Kurulu, 2008/537 E., 2008/575 K., 08.10.2008; Hukuk Genel Kurulu, 2008/538 E., 2008/576 K., 08.10.2008)
- Apartman görevlisi gibi kişilere yapılan tebligatta, tebligatın geçerliliği için muhatabın öğrenmesinin araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2007/179 E., 2007/198 K., 11.04.2007)
- Tebligat yapılan kişinin onsekiz yaşından aşağı görünmesi ya da bariz ehliyetsizliği halinde tebligat usulsüz sayılmakta, muhatabın öğrenmesi ile tebligat geçerli hale gelmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2007/835 E., 2007/850 K., 14.11.2007)
Nasıl ispat edilir?
- Usulsüz tebligatın geçerliliğini ileri süren taraf, muhatabın tebliğe muttali olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir; bu beyanın ayrıca araştırılması ve ispatı gerekmez.
- Muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihin aksinin ispatı mümkün değildir.
- Muhatabın tebliğ konusu işlemi yaptığını gösteren belgeler, öğrenmenin ispatında kullanılabilir.
- Usulsüz tebligatı ileri süren taraf, tebligatın usulsüzlüğünü ve muhatabın öğrenmediğini gösteren delil sunmalıdır.
- Mazbata, tebligatın usulüne uygunluğu bakımından tek ispat aracı olarak kabul edilmektedir; ancak usulsüz tebligatta mazbatadaki tarih belirleyici olmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.33: Tebliğ evrakının saklanması ve kapıda kalma süresini düzenler; usulsüz tebligatın hükmünü düzenlemez. Usulsüz tebligatın hükmü ve tebligat evrakının akıbeti farklı konulardır.
- 7201 m.22: Tebligatın kendisine yapılabileceği kişilerin yaş ve ehliyet şartlarını düzenler; bu şartlara aykırı tebliğler usulsüz tebliğ niteliğindedir ve bu madde kapsamında değerlendirilir.
- 7201 m.21: Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina hallerini düzenler; bu hallerde yapılan tebligat usulsüz olabilir ve bu madde uyarınca değerlendirilir.
Tebligat Kanunu m.33 — Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat
Madde, resmî tatil günleri ile adlî tatil süresinde tebligat yapılıp yapılamayacağını düzenler; bu sürelerde tebligatın caiz olduğunu belirtir. Tebligatın hangi usulle yapılacağı, tebliğ tarihi, adreste ya da kişiye tebliğ ve ilanen tebliğ gibi konuları düzenlemez (ilgili hükümler Tebligat Kanunu'nun diğer maddelerindedir). Süre hesabında tatil gününün etkisi ve adlî tatilde sürelerin işleyişi de bu maddenin kapsamında değildir; bu konular HMK ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir. Madde, tebligatın yapılacağı zamanı gösterir; kime ve hangi adrese yapılacağını göstermez.
Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Resmî tatil günü
- Resmî tatil günleri, tebligat bakımından bu maddenin kapsamına girer ve bu günlerde tebligat yapılabilir. Günün hafta sonu veya iş günü olması bu sonucu değiştirmez.
- Adlî tatil
- Mahkemelerin adlî tatil süresi içinde de tebligat yapılabilir. Adlî tatil, tebligat yapılmasına engel değildir; süre hesabına etkisi ise bu maddenin değil, usul hükümlerinin konusudur.
Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın resmî tatil gününde veya adlî tatil süresinde yapılması, tebligatın geçerliliği için ayrı bir izin ya da mahkeme kararı gerektirmez.
- Tebligatın bu günlerde yapılabilmesi için tebligat usulünün (kişiye, adreste, ilanen vb.) ayrıca Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine uygun olması gerekir.
Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Resmî tatil gününde yapılan tebligat geçerlidir.
- Adlî tatil süresinde yapılan tebligat geçerlidir.
- Tatil gününde yapılan tebligat için tatil olması nedeniyle geçersizlik ya da ayrı bir onay gerekmez.
- Tebligatın geçerliliği için usule uygunluk aranır; tatil olması tek başına usulsüzlük doğurmaz.
Tebligat günü ile süre hesabı arasındaki fark nedir?
Tebligatın yapılması, resmî tatil veya adlî tatilde yapılabilir; madde bu konuda tebligatı engellemez.
Sürenin işlemesi ve bitişi ise tatil günlerine ilişkin ayrı hükümlere bağlıdır; madde süre hesabı kurmaz.
Tebligat geçerli yapılır, ancak tebliğden doğan sürenin tatil nedeniyle nasıl işleyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tatil gününde yapılan tebligatı kendiliğinden geçersiz saymak; madde açıkça tebligatı caiz kılar.
- Adlî tatilde tebligatın yapılamayacağını varsaymak; madde bu dönemde tebligatı engellemez.
- Tatilde yapılan tebligatın süresini, tebligat tarihine göre doğrudan başlatmak; süre hesabının tatil hükümlerine göre ayrıca yapılması gerekir.
- Maddeden süre hesabı çıkarmaya çalışmak; madde süre düzenlemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Resmî tatil ve adlî tatilde yapılan tebligatın geçerli olduğu, bu nedenle tebliğ tarihinin tatil günü olmasının tebligatı geçersiz kılmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/91 E., 2023/105 K., 22.02.2023; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1426 E., 2021/689 K., 20.05.2021; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1428 E., 2021/692 K., 20.05.2021; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1379 E., 2021/600 K., 22.04.2021)
- Tebligatın tatil gününde yapılmasıyla birlikte süre işlemesinin tatil nedeniyle nasıl etkilendiği ayrıca değerlendirilmekte; adlî tatilde süreler tatil bitiminden itibaren işlemeye başlamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/74 E., 2009/98 K., 04.03.2009)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın tatilde yapıldığını iddia eden taraf, tebliğ tarihini ve tebliğ belgesini (tebliğ tutanağı veya ihbarname) ibraz ile ispat yükü altındadır.
- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını ispat yükü tebligatı yapan tarafa aittir; tebliğ memurunun tutanağı bu konuda temel delildir.
- Tatilde tebligat yapıldığına itiraz eden taraf, bu itirazını tebligatın usulsüzlüğü ile birlikte ileri sürer ve ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.35: Adres değişikliği ve eski adrese yapılan tebligatın geçerliliğini düzenler; bu madde ile birlikte tebligatın zamanı ve yeri değerlendirilir.
- 7201 sayılı Kanun m.21: Adreste bulunmama ve tebellüğden kaçınma hâlinde kapıya yapıştırma usulünü düzenler; tatilde yapılan bu tür tebligatların usulü buradan belirlenir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir haftadan | m.29 | İki ilan arasındaki müddet bir haftadan aşağı olamaz. |
| yedi gün | m.31 | (Değişik: 6/6/1985 - 3220/10 md.) İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.İlanen tebliğe karar veren merci, icabına göre daha uzun bir müddet tayin edebilir. |
| 15 günü | m.31 | Ancak, bu süre 15 günü geçemez. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
33 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025İlgili madde: m.30, m.32
- Ceza Genel Kurulu, 2021/222 E., 2024/360 K., 20.11.2024İlgili madde: m.27, m.28
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/60 E., 2023/270 K., 29.03.2023İlgili madde: m.29
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/91 E., 2023/105 K., 22.02.2023İlgili madde: m.33
- Ceza Genel Kurulu, 2022/427 E., 2023/63 K., 08.02.2023İlgili madde: m.29, m.30, m.31
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022İlgili madde: m.27
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/558 E., 2022/139 K., 15.02.2022İlgili madde: m.30
- Ceza Genel Kurulu, 2018/108 E., 2021/561 K., 16.11.2021İlgili madde: m.28, m.29
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/293 E., 2014/434 K., 02.04.2014İlgili madde: m.29
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2082 E., 2014/80 K., 05.02.2014İlgili madde: m.28
Diğer 23 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/407 E., 2013/869 K., 26.06.2013İlgili madde: m.29
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/74 E., 2009/98 K., 04.03.2009İlgili madde: m.33
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/536 E., 2008/574 K., 08.10.2008İlgili madde: m.32
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/537 E., 2008/575 K., 08.10.2008İlgili madde: m.32
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/538 E., 2008/576 K., 08.10.2008İlgili madde: m.32
- Hukuk Genel Kurulu, 2007/835 E., 2007/850 K., 14.11.2007İlgili madde: m.32
- Hukuk Genel Kurulu, 2007/179 E., 2007/198 K., 11.04.2007İlgili madde: m.32
- 10. Ceza Dairesi, 2024/8218 E., 2026/161 K., 13.01.2026İlgili madde: m.31
- 3. Ceza Dairesi, 2024/12345 E., 2024/19498 K., 25.12.2024İlgili madde: m.31
- 12. Hukuk Dairesi, 2022/8708 E., 2023/1583 K., 13.03.2023İlgili madde: m.29, m.30
- 4. Daire, 2019/7745 E., 2022/4983 K., 21.09.2022İlgili madde: m.27, m.30, m.31, m.33
- Danıştay 10. Daire Başkanlığı, 2012/4692 E., 2015/5206 K., 23.11.2015İlgili madde: m.28
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/326 E., 2025/960 K., 04.12.2025İlgili madde: m.31
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/977 E., 2025/1168 K., 11.07.2025İlgili madde: m.28
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/773 E., 2023/721 K., 08.05.2023İlgili madde: m.30
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/651 E., 2022/1054 K., 22.12.2022İlgili madde: m.31
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1069 E., 2022/1169 K., 27.06.2022İlgili madde: m.28
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1426 E., 2021/689 K., 20.05.2021İlgili madde: m.33
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1428 E., 2021/692 K., 20.05.2021İlgili madde: m.33
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1379 E., 2021/600 K., 22.04.2021İlgili madde: m.33
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/303 E., 2020/1258 K., 12.11.2020İlgili madde: m.27
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/166 E., 2020/1060 K., 08.10.2020İlgili madde: m.27
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/1812 E., 2020/558 K., 14.05.2020İlgili madde: m.27
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 12.06.2024 (m.26/A).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 4. Tebligat Kanunu bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış