Tebligat Kanunu
Hususi hükümler
Kısaca
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 34. maddesi, kazaî tebligat hükümlerinin hangi mercilerce yapılan tebligatlarda uygulanacağını belirler ve tebligat giderlerinin nasıl karşılanacağını, giderin ödenmemesi hâlinde ne yapılacağını düzenler. Tebligat Kanunu m.35 35, adresini değiştiren ve bu değişikliği kaza merciine bildirmeyen muhatap bakımından tebligatın nereye yapılacağını ve ne zaman tamamlanmış sayılacağını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Tebligat Kanunu m.34–51 hükümlerini kapsar.
- Tebligat Kanunu m.34Şümulü
- Tebligat Kanunu m.35Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti
- Tebligat Kanunu m.36Celse esnasında veya kalemde tebligat
- Tebligat Kanunu m.37Avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat
- Tebligat Kanunu m.38Vekillerin yekdiğerine tebligat yapması
- Tebligat Kanunu m.39Tebellüğ edecek şahsın hasım olması
- Tebligat Kanunu m.40Tebligata ait kararların müstaceliyeti
- Tebligat Kanunu m.41Memur vasıtasiyle tebligat
- Tebligat Kanunu m.43Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat
- Tebligat Kanunu m.45Şümulü
- Tebligat Kanunu m.47Müteaddit şahsın mümessiline tebligat
- Tebligat Kanunu m.48Gümrük ve inhisar işlerinde tebligat
- Tebligat Kanunu m.49Tapu idarelerince yapılacak tebligat
- Tebligat Kanunu m.50Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat
- Tebligat Kanunu m.51Diğer mali tebligat
Yürürlükten kaldırılmış: m.42, m.44, m.46.
Tebligat Kanunu m.34 — Şümulü
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 34. maddesi, kazaî tebligat hükümlerinin hangi mercilerce yapılan tebligatlarda uygulanacağını belirler ve tebligat giderlerinin nasıl karşılanacağını, giderin ödenmemesi hâlinde ne yapılacağını düzenler. Madde, adli ve idari kaza mercilerinin yaptığı tebligat işlerini kapsar. Maddenin uygulanması bakımından tebligatı yapan kişi değil, tebligatın yapıldığı yargı ya da idari kaza merciinin niteliği belirleyicidir. Maddede tebligatın hangi usulle yapılacağı (PTT, memur, kapıya yapıştırma vb.), muhatabın ehliyeti, adres ve tebliğ tarihi düzenlenmez; bunlar kazaî tebligat hükümlerinin ilgili maddelerinde yer alır (ör. 7201 m.10, m.21, m.32 ve 7201 m.35 gibi). Tebligat giderlerinin hangi maddeye göre ödeneceği ve dava dilekçesinin tebliğine ilişkin gider hükmünün HMK karşılığı madde 409 ile bağlantısı bu maddede yer alır, ancak HMK m.409'un kendisi bu kanunda düzenlenmez.
Şümulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kazaî tebligat
- Adli ve idari kaza mercilerinin yaptığı tebligat işlerine uygulanan kurallar bütünüdür. Madde 34, kazaî tebligat hükümlerinin hangi merciler bakımından uygulanacağını belirler.
- Adli ve idari kaza mercileri
- Yargı faaliyeti yürüten mahkemeler ve idari yargı mercileri ile bunların tebligat işlerini yürüten birimleridir. Madde metninde yer alan bu ifade, tebligatın yapıldığı merciin niteliğini belirler; tebligatı talep eden taraf ya da icra dairesi bu kavramın kapsamına girmez.
- Tebligat gideri
- Tebligatın yapılması için yapılan masraftır. Madde 5'e göre ödenir ve bu giderin ödenmemesi hâlinde madde 34'ün üçüncü cümlesindeki sonuç doğar.
- Talepten vazgeçilmiş sayılma
- Dava dilekçesinin tebliği dışındaki tebligatlarda, verilen süreye rağmen gider ödenmezse tebligat konusu talebin sonuçlandırılmadan kalması anlamına gelen yaptırımdır. Madde metninde bu sonucun hangi koşulda doğacağı yazılmıştır.
Şümulü: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın adli veya idari kaza merciince yapılması gerekir; kazaî tebligat hükümleri bu mercilerin işlerinde uygulanır.
- Tebligat giderinin 5. maddeye göre ödenmesi gerekir; gider ödeme yükümlülüğü bu maddeye göre belirlenir.
- Merci tarafından gider ödemesi için verilen süre geçmiş ve gider ödenmemiş olmalıdır.
- Ödenmeyen giderin dava dilekçesinin tebliğine ilişkin olması hâlinde HMK m.409 uyarınca işlem yapılır.
- Ödenmeyen giderin dava dilekçesinin tebliği dışındaki bir tebligata ilişkin olması hâlinde tebligat konusu talepten vazgeçilmiş sayılır.
Şümulü: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligat giderleri 5. maddeye göre ödenir.
- Verilen süreye rağmen ödenmeyen gider dava dilekçesinin tebliğine ilişkinse HMK m.409 uyarınca işlem yapılır.
- Verilen süreye rağmen ödenmeyen gider dava dilekçesinin tebliği dışındaki bir tebligata ilişkinse tebligat konusu talepten vazgeçilmiş sayılır.
- Süre içinde gider ödenirse bu yaptırımlar doğmaz ve tebligat işlemi sürdürülür.
Dava dilekçesinin tebliği ile diğer tebligatlar arasındaki fark nedir?
Gideri ödenmeyen tebligatın dava dilekçesinin tebliğine ilişkin olduğu hâl.
Gideri ödenmeyen tebligatın başka bir işleme ilişkin olduğu hâl.
Dava dilekçesi tebliği için HMK m.409 uygulanır; diğer tebligatlarda ise talepten vazgeçilmiş sayılma sonucu doğar.
Adli merci ile idari merci arasındaki fark nedir?
Adli kaza merciinin yaptığı tebligat işleri.
İdari kaza merciinin yaptığı tebligat işleri.
Madde metni iki merciyi birlikte sayar; her iki merciin işinde kazaî tebligat hükümleri uygulanır.
Kazaî tebligat ile icra tebligatı arasındaki fark nedir?
Adli ve idari kaza mercilerinin tebligatı; madde 34 kapsamındadır.
İcra dairesince yapılan tebligat; İİK m.21 ve m.57 uyarınca yine Tebligat Kanunu hükümlerine tabidir ancak madde 34'ün metninde açıkça sayılmamıştır.
Maddenin metni icra dairesi tebligatlarını açıkça saymaz; uygulamada bu tebligatların Tebligat Kanunu hükümlerine bağlanması ayrıca İİK maddelerine dayanır.
Şümulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 34'ü icra dairesi tebligatlarını da açıkça kapsayan bir hüküm gibi okumak; metin yalnız adli ve idari kaza mercilerinden söz eder.
- Dava dilekçesi tebliği dışındaki giderin ödenmemesinde HMK m.409 uygulamak; madde bu hâlde talepten vazgeçilmiş sayılma öngörür.
- Verilen süre geçmeden talepten vazgeçilmiş sayılma sonucunu doğrudan uygulamak; sonuç ancak süreye rağmen ödememe hâlinde doğar.
- Tebligat giderini 5. maddeye göre belirlemeden, doğrudan madde 34'ün kendi içinde bir ödeme kuralı aramak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kazaî tebligat hükümlerinin adli ve idari kaza mercilerince yapılan tebligat işlerinde uygulandığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2021/4389 E., 2025/5317 K., 30.05.2025; 8. Daire, 2021/4370 E., 2024/2319 K., 25.04.2024; 13. Daire, 2016/4247 E., 2022/1050 K., 16.03.2022)
- Madde 34'ün birinci fıkrasının kapsamının, adli ve idari kaza mercilerince yapılan tebligatlarla sınırlı olduğu kabul edilmektedir. (8. Daire, 2021/4389 E., 2025/5317 K., 30.05.2025; 8. Daire, 2021/4370 E., 2024/2319 K., 25.04.2024)
- Dava dilekçesi tebliği için gider ödenmemesinin HMK m.409 kapsamında işlem doğurduğu uygulamada kabul edilmektedir. (4. Daire, 2019/7745 E., 2022/4983 K., 21.09.2022)
- Tebligat sonrası adres değişikliği bildirilmediğinde eski adrese yapılan tebligatın geçerli sayıldığı yönünde uygulama bulunmaktadır. (4. Daire, 2021/2663 E., 2021/3824 K., 06.07.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligat giderini ödeme yükümlülüğü ve gider ödenmediği iddiasını ileri süren merci olduğundan, ödemenin yapılmadığını gösterme yükü ilgili merciye aittir; gider ödeme belgeleri bu konuda esas delildir.
- Tebligat giderinin verilen süre içinde ödendiğini ileri süren taraf, ödeme makbuzu veya banka kaydı ile bunu ispatlar.
- Ödenmeyen giderin dava dilekçesinin tebliğine ilişkin olup olmadığı, tebligat dosyasındaki işlem kayıtları ile belirlenir; bu ayrım da yazılı kayıtlarla ortaya konur.
- Verilen sürenin tebliğ edilip edilmediği, süre bildiriminin tebligat belgesiyle ispatlanmasıyla belirlenir; bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.5: Madde 34'ün ikinci fıkrası tebligat giderlerinin hangi kurala göre ödeneceğini bu maddeye bağlar; gider sorumluluğunun kaynağıdır.
- 7201 m.21: Kazaî tebligatta kapıya yapıştırma ve muhtara tebligat usulünü düzenler; madde 34 kapsamındaki tebligatların uygulama usulünü tamamlar.
- 7201 m.35: Adres değişikliğinin bildirilmesi zorunluluğunu düzenler; kazaî tebligatta eski adrese yapılan tebligatın geçerliliğinde uygulanır.
Tebligat Kanunu m.35 — Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti
Madde 35, adresini değiştiren ve bu değişikliği kaza merciine bildirmeyen muhatap bakımından tebligatın nereye yapılacağını ve ne zaman tamamlanmış sayılacağını düzenler. Bildirim yükümlülüğünü, bildirilen yeni adrese tebligatı, yeni adresin bildirilmemesi ve kayıt sisteminde adresin bulunmaması halinde eski adrese kapıya asma yoluyla tebligatı, eski adrese çıkarılan tebliğlerin muhataba yapılmış sayılmasını, tüzel kişilerde resmî kayıt adresini ve Türk vatandaşının yurt dışı adresi değişikliğini kapsar. Madde, kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış kişiler bakımından uygulanır. Tebligatın genel adresinin (bilinen en son adres ve kayıt sistemi adresinin) belirlenmesini düzenlemez (m.10 ve m.21). Adres araştırması ve adresin akıbetini düzenlemez (Tebligat Yönetmeliği m.30). Tebligat Yönetmeliği'nin 57. maddesi bu maddenin ayrıntılı usulünü düzenler, kanun maddesinin yerini almaz. İcra takibinde ilamlı ve ipotekli işlerde adres değişikliğine ilişkin İİK m.21 de ayrıca bu maddeye yollama yapar. Tebligatın usulsüzlüğüne karşı itiraz ve iade usulü de bu maddede yer almaz."}
Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Usulüne uygun tebligat
- Muhatabın adresine kanunun gösterdiği usullerle yapılmış tebligattır. Madde 35'in uygulanabilmesi için gerçek kişi bakımından böyle bir tebligatın daha önce yapılmış olması gerekir.
- Adres kayıt sistemi yerleşim yeri adresi
- Muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresidir. Bu adresin tespit edilebilmesi halinde kapıya asma yoluna gidilemez; tebligat bu adrese 7201 sayılı Kanun m.21/2 uyarınca yapılır.
- Kapıya asma
- Tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılmasıdır. Asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır ve tebligatın tamamlanması bu tarihe bağlanır.
- Resmî kayıt adresi
- Tüzel kişinin ana statüsü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlarında yazılı adresidir. Tüzel kişilerde daha önce tebligat yapılmamış olsa bile bu adres esas alınır.
- Muhataba yapılmış sayılma
- Adres değişikliği bildirilmediği için eski adrese çıkarılan tebliğlerin, muhatabın bilgisi olmasa da onun şahsına yapılmış gibi sonuç doğurmasıdır.
Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti: hangi şartlar aranır?
- Muhatabın daha önce kanunun gösterdiği usullere göre kendisine veya adresine usulüne uygun tebligat yapılmış olması gerekir (gerçek kişi bakımından).
- Muhatabın adresini değiştirmiş olması gerekir.
- Muhatabın değişikliği hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmemiş olması gerekir; bildirmişse bundan sonraki tebligatlar yeni adrese yapılır.
- Adres kayıt sisteminde muhatabın yerleşim yeri adresi tespit edilememiş olmalıdır; kayıt sisteminde adres varsa kapıya asma yapılamaz ve tebligat m.21/2 uyarınca bu adrese yapılır.
- Tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılmalıdır; asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
- Yurt dışı adresine daha önce tebligat yapılmış Türk vatandaşı için, Büyükelçilik veya Konsolosluğun bildirimin adrese ulaştığını belgelemesi gerekir; tebligat bu tarihten otuz gün sonra tamamlanmış sayılır.
Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti: hangi sonuçları doğurur?
- Muhatap adresini bildirirse, bundan sonraki tebligatlar bildirilen yeni adrese yapılır.
- Muhatap adresini bildirmez ve kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de yoksa, evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
- Asma yoluyla tebligattan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır; her tebligat için usul yeniden uygulanmaz.
- Kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi tespit edilmişse madde 35 uygulanmaz; tebligat bu adrese m.21/2 uyarınca yapılır.
- Tüzel kişi için daha önce tebligat yapılmamış olsa bile resmî kayıt adresine madde 35 hükümleri uygulanır.
- Yurt dışı adresine daha önce tebligat yapılmış Türk vatandaşında kapıya asma yerine, belgelenen bildirim tarihinden otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.
- Madde 35 koşulları gerçekleşmeden, örneğin yeni adres bildirilmişse veya kayıt sisteminde adres varsa, eski adrese tebligat yapılırsa tebligat geçersiz olur.
Adres değişikliğinin bildirilmesi ile bildirilmemesi arasındaki fark nedir?
Muhatap adresini değiştirip yeni adresini hemen tebliği yaptıran kaza merciine bildirirse, bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
Muhatap adresini değiştirip yeni adresini bildirmezse ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemezse, madde 35 uyarınca eski adrese tebliğ yapılır.
Bildirilmiş yeni adres esas alınır; bildirilmemiş ve kayıt sisteminde adres de yoksa eski adrese asma yoluyla yapılan tebliğ muhataba yapılmış sayılır.
Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunması ile bulunmaması arasındaki fark nedir?
Muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi tespit edilebiliyorsa madde 35 uygulanamaz.
Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi tespit edilemiyorsa madde 35'in ikinci fıkrası devreye girer.
Kayıt sistemi adresi varsa tebligat 7201 sayılı Kanun m.21/2 uyarınca yapılır; yoksa eski adrese kapıya asma yapılır.
Gerçek kişi ile tüzel kişi arasındaki fark nedir?
Gerçek kişide madde 35 yalnızca daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış olan muhatap bakımından uygulanır.
Tüzel kişide daha önce hiç tebligat yapılmamış olsa bile resmî kayıtlardaki adres esas alınır ve madde 35 hükümleri uygulanır.
Tüzel kişi için ilk tebligatta da madde 35'e başvurulabilir; gerçek kişide önceki usulüne uygun tebligat şarttır.
Yurt içi adres ile yurt dışındaki adres (Türk vatandaşı) arasındaki fark nedir?
Yurt içinde adresi değişen muhatap hakkında fıkra 1 ve 2 uygulanır; tebligat kapıya asılarak yapılır.
Daha önce yurt dışı adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, adresini bildirmeden değiştirirse ayrı kural uygulanır.
Yurt dışı halinde kapıya asma yerine, Büyükelçilik veya Konsolosluğun bildirimi adrese ulaştıktan sonra otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.
Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunduğu halde madde 35'in ikinci fıkrasına göre kapıya asma yapmak; bu durumda tebligat m.21/2 uyarınca kayıt sistemi adresine yapılmalıdır.
- Muhatabın daha önce usulüne uygun tebligat almadığı gerçek kişiye madde 35 uygulamak; gerçek kişi bakımından önceki usulüne uygun tebligat şarttır.
- Tüzel kişi için de önceki tebligat aramak; tüzel kişide daha önce tebligat yapılmamış olsa bile resmî kayıt adresi esas alınır.
- Bildirimi yapılmış yeni adres varken eski adrese asma yolu ile tebligat yapmak; bildirilen yeni adrese tebligat yapılmalıdır.
- Yurt dışı Türk vatandaşı için asma yolunu uygulamak; bu kişide otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılma kuralı geçerlidir.
- Asılma tarihini tebliğ tarihi saymamak veya asılma tutanağını eksik düzenlemek; asılma tarihi tebliğ tarihi sayıldığından tarih belirlenemezse tebligat tamamlanmış sayılmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen adres değişikliğinin bildirilmemesi ve kayıt sisteminde adres bulunmaması şartı aranır; aksi halde tebligatın madde 35'e göre yapılması usulsüz sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/455 E., 2025/123 K., 12.03.2025)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında, ticaret sicilindeki adresi tespit edildikten sonra madde 35'e göre tebligat yapılması, mersis adresine ilk önce bakılması gerektiğinin gözetildiği görülmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2224 E., 2025/204 K., 31.01.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/401 E., 2024/844 K., 15.05.2024)
- Hukuk Genel Kurulu, tüzel kişiler bakımından sicildeki son adrese madde 35 uygulanmasını, bu adrese önce normal tebligat çıkartılmasından sonra kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1103 E., 2023/917 K., 11.10.2023)
- Madde 35'e göre tebligatın geçerliliği, daha önce tebligat yapılmış adresin değişmesi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlanmaktadır; her dava bakımından bu koşulların ayrı ayrı araştırılması gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/294 E., 2023/749 K., 12.07.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın madde 35'e göre yapıldığını ileri süren taraf (ya da tebligatı çıkaran mahkeme/icra dairesi), önce usulüne uygun önceki tebligatın yapıldığını ve adresin değiştiğini gösterecek belgelerle ispat yükü altındadır.
- Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmadığı, Mersis veya ticaret sicili kayıtları ya da tebligat memurunun adres araştırma tutanağı ile ispat edilmelidir.
- Muhatabın yeni adresini bildirdiğini ileri süren karşı taraf, bildirimin kaza merciine yapıldığını yazılı bildirim veya dosya kaydıyla ispat etmelidir; bildirim yoksa madde 35 koşulu yerine gelmiş sayılır.
- Asma yoluyla tebligatta asılma tarihi, asılma işleminin tutanağa geçirilmesiyle ispatlanır; tutanağın bulunmaması tebligatı geçersiz kılar.
- Yurt dışı tebligatta Büyükelçilik veya Konsolosluğun bildirimin adrese ulaştığını belgelemesi gerekir; bu belge olmadan otuz günlük süre işlemez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.21: Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunması halinde tebligat bu madde (özellikle ikinci fıkra) uyarınca yapılır; madde 35 ikinci fıkrası bu durumda uygulanmaz.
- 7201 sayılı Kanun m.10: Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşıldığında yahut tebligat yapılamadığında kayıt sistemi adresi bilinen en son adres sayılır; bu, madde 35 uygulanmadan önce uygulanacak yoldur.
- 7201 sayılı Kanun m.25: Yurt dışındaki Türk vatandaşına Büyükelçilik veya Konsolosluk eliyle gönderilen bildirim, fıkra 4 bakımından otuz günlük sürenin başlangıcını oluşturur.
- 7201 sayılı Kanun m.36: Madde 35'e göre yapılan tebligatın usulsüz olması halinde, sonradan tebligat yapılabilmesi ve iade işlemleri bakımından bu maddeye bağlanmaktadır.
- Tebligat Yönetmeliği m.57: Madde 35'in ayrıntılı uygulama usulünü düzenler; kanun hükmünü tamamlar, yerini almaz.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.21: İlamlı, ipotekli ve adres değişikliğine ilişkin icra tebligatında, adres değişikliği bildirilmediğinde madde 35'e atıf yapar.
Tebligat Kanunu m.36 — Celse esnasında veya kalemde tebligat
Madde, celse esnasında veya kalemde soruşturmaya, davaya ya da takibe ait evrakın tebliğ yerine geçecek şekilde tevdiini düzenler; tevdiin tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında yapılması ve bu hâlde ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmemesi ile masraf alınmaması hükümlerini içerir. Tebliğ edilecek kişiler taraflar, ilgili üçüncü kişiler, katılan ve vekillerdir. Madde, tebliğin hangi günde ve hangi saatte yapılacağını, tatil günlerini, gider avansını, muhatabın yaş ve ehliyet şartını, imzadan kaçınan muhatabın durumunu ve mazbatanın içeriğini düzenlemez (sırasıyla m.33, m.34, m.34-36 Tebligat Yönetmeliği, m.23). Celse dışında PTT aracılığıyla yapılan tebligatın usulü de bu maddenin kapsamında değildir (m.21 ve izleyen maddeler).
Celse esnasında veya kalemde tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Celse esnasında tebligat
- Duruşma sırasında, tarafların ve ilgililerin hazır bulunduğu anda evrakın doğrudan kendilerine verilmesi yoludur. Tebligat memuru ya da PTT aracılığı gerekmez.
- Kalemde tebligat
- Evrakın mahkeme ya da icra dairesinin kaleminde, ilgilisine tutanak veya imza karşılığında teslim edilmesidir. Muhatabın kalemde bulunması yeterlidir, adrese gönderim yapılmaz.
- Tevdi
- Evrakın ilgilisine fiilen teslim edilmesi ve bu teslimin tutanak ya da imza ile belgelenmesidir. Madde, tevdiin tebliğ sonucunu doğurmasını sağlar.
- Tebliğ mazbatası
- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını gösteren resmi belgedir. Bu maddeye göre tutanak veya imza ile yapılan kalemde ya da celsede tevdide mazbata düzenlenmez.
- Tebliğ konusunun belirtilmesi
- Tevdi sırasında hangi evrakın verildiğinin tutanakta veya imzalı belgede açıkça yazılmasıdır. Bu belirtme yapılmamışsa tevdi tebliğ niteliği kazanmaz.
Celse esnasında veya kalemde tebligat: hangi şartlar aranır?
- Evrakın soruşturmaya, davaya ya da takibe ait olması gerekir.
- Tevdi celse sırasında ya da mahkeme veya icra kaleminde yapılmalıdır.
- Evrak taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine verilmelidir.
- Tevdi tutanağa geçirilerek ya da muhatabın imzası alınarak belgelendirilmelidir.
- Tebliğ konusu tevdi sırasında belirtilmelidir.
- Ayrı bir tebliğ mazbatası düzenlenmemeli ve bu işlem için masraf alınmamalıdır; aksi hâlde işlem bu maddeye değil genel tebligat hükümlerine tabidir.
Celse esnasında veya kalemde tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Tutanağa geçirilerek ya da imza karşılığında yapılan tevdi, tebliğ hükmündedir.
- Bu yolla yapılan tebliğ için ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmez.
- Bu yolla yapılan tebliğ için masraf alınmaz.
- Kalemde tebliğ yapılmışsa PTT tebligatının gelmesi beklenmez ve tebliğ tarihinden itibaren süre işlemeye başlar.
- Tebliğ zamanında yapılmazsa, 58. maddeye göre yol açılır.
- Tutanak veya imza bulunmayan tevdi bu maddeye göre tebliğ sayılmaz; genel tebligat usulü uygulanır.
Celse içi tevdi ile kalemde tevdi arasındaki fark nedir?
Celse içinde evrak, duruşmada hazır bulunan tarafa ya da vekiline doğrudan verilir.
Kalemde tevdi, evrakın mahkeme veya icra kaleminde ilgilisine teslim edilmesidir ve duruşma gerektirmez.
Her iki hâlde de tutanak veya imza aranır ve mazbata düzenlenmez; ancak tebliğ süresinin başlangıcı, tevdinin gerçekleştiği andır.
Taraf ile vekil arasındaki fark nedir?
Tevdi, tarafın kendisine yapılabilir.
Tevdi, vekiline de yapılabilir.
Vekile yapılan tevdi, vekalet sınırları içinde tebliğ sayılır; vekil için ayrıca tebliğ aranmaz.
Bu madde ile PTT aracılığıyla tebligat arasındaki fark nedir?
Bu madde, evrakın doğrudan mahkeme veya icra kaleminde elden tevdiini düzenler.
PTT aracılığıyla tebligat, tebligat memuru eliyle adrese yapılır ve mazbata düzenlenmesini gerektirir.
Kalemde tevdi yapıldığında PTT tebligatı beklenmez ve mazbata aranmaz.
Celse esnasında veya kalemde tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Celse içi tevdii, PTT tebligatı gibi değerlendirmek ve mazbata aramak; bu hâlde mazbata düzenlenmez.
- Tutanak veya imza olmadan yapılan teslimi tebliğ saymak; bu madde yalnız tutanak veya imza ile yapılan tevdiyi tebliğ sayar.
- Tebliğ konusunu belirtmeden tevdi yapıldığını kabul etmek; tebliğ konusu belirtilmemişse madde uygulanmaz.
- Kalemde tevdiden sonra PTT tebligatının gelmesini beklemek; kalemde tebliğ yapılmışsa süre tevdi tarihinden itibaren işler.
- Vekile yapılan tevdiyi asile yapılmış saymak; vekil için tevdi kendi başına tebliğdir, asil için ayrıca tebliğ aranmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Gerekçeli kararın cezaevinde bulunan hükümlü sanığa tebliği sırasında, evrakta kararın okunduğuna dair ifadenin bulunmaması, tebligatı usulsüz kılmaktadır. (10. Ceza Dairesi, 2023/17500 E., 2025/4747 K., 22.04.2025)
- Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerinin, tevdi tutanağında tebliğ konusunun ve tevdi edilen kişinin açıkça yazılmasını aradığı kabul edilmektedir. (10. Ceza Dairesi, 2023/17500 E., 2025/4747 K., 22.04.2025)
- Yurt dışı tebligatta, adi posta yoluyla yapılan tebligat üzerine yabancı mahkeme kararının kesinleştirilmesi savunma hakkını kısıtlar; bu durum tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurur. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
- Vekile yapılması gereken tebligatın asile doğrudan yapılmasının usulsüz sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
- Tebligatın usulüne uygun yapıldığının kabul edilebilmesi için kişinin hangi yargı merciinde duruşması olduğunu ve iddiaları bilmesinin sağlanması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/303 E., 2020/1258 K., 12.11.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Tevdiin yapıldığını ileri süren taraf, tutanağın veya imzalı belgenin varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tevdiin hangi evrakı kapsadığı, tebliğ konusunun tutanakta veya imzalı belgede yer alması ile ispatlanır.
- Muhatabın tevdi alınmadığını ileri sürmesi hâlinde, imzanın ya da tutanağın varlığına karşı çıkan taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Cezaevinde bulunan muhatap söz konusu olduğunda, kararın okunduğuna dair ifadenin tutanakta yer alması gerekir; yer almaması usulsüzlüğe işaret eder. (10. Ceza Dairesi, 2023/17500 E., 2025/4747 K., 22.04.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.23: Tebliğ mazbatasının içeriğini düzenler. Bu madde mazbatayı ortadan kaldırdığı için, yalnız mazbata dışında kalan kalemde ve celse tevdii hâlinde işlevi vardır.
- 7201 sayılı Kanun m.37: Celse esnasında sıfatı tespit edilen katip ve stajyere yapılan bildirimin avukata tebliğ sayılmasını düzenler. Bu maddeyle birlikte celse içi tebliğin kapsamını belirler.
- 7201 sayılı Kanun m.58: Bu maddenin kardeşi niteliğindeki hükümdür; tebliğin zamanında yapılmamasının sonucu olarak yol açılan hükümleri içerir.
- 7201 sayılı Kanun m.33: Tatil günlerinde tebligatın yapılmasını düzenler; bu maddedeki tevdi işlemi de bu kısıtlamaya tabidir.
- 7201 sayılı Kanun m.34: Gider ödenmesine ilişkin düzenlemeyi içerir; bu maddedeki tevdiin masrafsız olduğu hükmü ile birlikte okunur.
Tebligat Kanunu m.37 — Avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat
Madde, celse esnasında mahkemede bulunan avukat katiplerine ve stajyerlere, bir sonraki celse gün ve saatinin bildirilmesinin avukata tebliğ sayılmasını düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, avukat adına hareket eden katip ve stajyerler ile bu kişilerin sıfatlarını celsede tespit eden kazai merciidir. Tebligatın hangi usulle yapılacağı, tebliğ adresi, tebliğ memurunun işlemleri, elektronik tebligat, vekile tebligat ve vekiller arası tebligat (m.38 ve TK m.11 kapsamı) ile tebligat mazbatası ve masraf konularını düzenlemez; bunlar için ilgili hükümlere bakılmalıdır. Tebligatın celse dışında veya kalemde yapılması (m.36 ve sonrası), vekile tebligatın kendisi (m.11) ve tebliğ mazbatasının düzenlenmemesi (m.61 ilgili hükümler) başka maddelerin konusudur.
Avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Celse
- Mahkemede taraflar ve vekillerin hazır bulunduğu duruşma oturumu. Madde yalnızca celse esnasında yapılan bildirimleri kapsar; celse dışında yapılan işlemler bu hükmün dışındadır.
- Avukat katibi
- Avukatın yanında çalışan ve mahkemece celsede sıfatı tespit edilen yardımcı kişi. Sıfatın celsede mahkeme tarafından tespit edilmesi, maddenin uygulanabilmesi için ön koşuldur.
- Stajyer
- Avukatlık stajını yapmakta olan ve mahkemece celsede sıfatı tespit edilen kişi. Madde bakımından avukat katibiyle aynı konumdadır.
- Mütaakip celse
- Bir sonraki duruşmanın gün ve saati. Bildirilmesi, avukata yapılmış tebligat sonucunu doğurur.
Avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat: hangi şartlar aranır?
- Bildirimin bir celse esnasında yapılmış olması gerekir; celse dışında yapılan bildirim bu maddenin kapsamına girmez.
- Bildirilen kişinin avukat katibi veya stajyer olması ve bu sıfatın kazai merci tarafından celsede tespit edilmiş bulunması gerekir.
- Bildirilen içeriğin mütaakip celsenin gün ve saati olması gerekir.
- Bildirim, avukat adına hareket eden bu kişilere yapılmalıdır; avukatın kendisine yapılan bir bildirim olarak değerlendirilir.
Avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Celse esnasında sıfatı tespit edilen katip veya stajyere bildirilen mütaakip celse gün ve saati, avukata yapılmış tebligat sayılır.
- Bu bildirimle avukat, bir sonraki celse tarihini öğrenmiş kabul edilir ve celse tarihinden itibaren hukuki sonuçlar doğar.
- Sıfatı celsede tespit edilmemiş kişilere yapılan bildirim bu madde bakımından avukata tebliğ sayılmaz.
- Celse dışında yapılan bildirimler bu madde kapsamında değildir; bunlar için genel tebligat hükümleri uygulanır.
- Maddenin hükmü emredicidir; bu hükme aykırı bir uygulama, avukatın gerçekten haberdar olduğu ayrıca ileri sürülmedikçe tebligat yerine geçmez.
Celse içi bildirim ile celse dışı tebligat arasındaki fark nedir?
Celse esnasında, sıfatı tespit edilen katip veya stajyere sözlü ya da tutanağa geçirilen bildirim yapılır.
Celse dışında, katip veya stajyer üzerinden yapılan tebligat ise bu maddeye değil genel tebligat hükümlerine tabidir.
Yalnız celse içi bildirim avukata tebliğ hükmündedir; celse dışında bu kişilere yapılan tebligatın avukata tebliğ sonucu bu madde ile doğmaz.
Sıfatı tespit edilmiş kişi ile sıfatı tespit edilmemiş kişi arasındaki fark nedir?
Kazai merci tarafından celsede sıfatı tespit edilen katip veya stajyer, madde kapsamındadır.
Sıfatı celsede tespit edilmemiş bir kişi, avukatın yanında çalışsa bile maddenin kapsamına girmez.
Yalnız sıfatı tespit edilenlere yapılan celse bildirimi avukata tebliğ yerine geçer; diğer kişilere yapılan bildirim bu sonucu doğurmaz.
Avukata tebliğ ile vekiller arası tebligat arasındaki fark nedir?
Bu madde, avukat katibi ve stajyere yapılan celse bildirimini avukata yapılmış sayar.
Madde 38 ve TK m.11 ise vekiller arasında makbuz karşılığı tebligatı ve vekile tebligatı düzenler.
Bu maddedeki sonuç celse ile sınırlıdır; makbuz karşılığı vekiller arası tebligat ayrı bir yoldur.
Avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Avukat katibi veya stajyere celse dışında yapılan tebligatı, bu madde kapsamında avukata tebliğ saymak; madde yalnız celse içi bildirimi düzenler.
- Sıfatı celsede kazai merci tarafından tespit edilmemiş bir kişiye yapılan bildirimi geçerli saymak; sıfat tespiti ön koşuldur.
- Bu maddedeki sonucu vekiller arası makbuz karşılığı tebligatla karıştırmak; her iki yol farklı şartlara ve farklı hukuki sonuçlara bağlıdır.
- Celse içi bildirimde ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmesi gerektiğini sanmak; m.61 uyarınca mazbata gerekmez.
- Bildirilen içeriğin mütaakip celse gün ve saati olmadığı hâlde madde hükmünü uygulamak; madde yalnız bir sonraki celsenin bildirimi için geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, celse esnasında sıfatı tespit edilen avukat katibi ve stajyere bildirilen bir sonraki celse gün ve saatinin avukata tebliğ sayılması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1287 E., 2019/90 K., 07.02.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2010/73 E., 2010/109 K., 03.03.2010; 10. Hukuk Dairesi, 2024/15741 E., 2025/2453 K., 19.02.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5638 E., 2024/4838 K., 04.11.2024)
- Maddenin uygulanabilmesi için katip veya stajyerin sıfatının celsede kazai merci tarafından tespit edilmiş olması aranmaktadır; bu tespit yapılmamışsa madde uygulanmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1287 E., 2019/90 K., 07.02.2019; 10. Hukuk Dairesi, 2024/15741 E., 2025/2453 K., 19.02.2025)
- Madde, avukat katibi ve stajyere yapılan bildirimi avukata tebliğ hükmünde saydığından, avukatın dosyada yokluğunda bu yolla haberdar edilmiş sayılmasının dayanağı olarak kullanılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1287 E., 2019/90 K., 07.02.2019; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5638 E., 2024/4838 K., 04.11.2024)
- Bir karar, ilk derece mahkemesinin ilgili celse bildirimini bu madde kapsamında değerlendirerek usulüne uygun tebligat sayılabileceğini ortaya koymuştur; bu nedenle maddenin yorumu kararlarda bu biçimde işlemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1506 E., 2022/1448 K., 24.11.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Celse içi bildirimin avukata tebliğ sayılmasını ileri süren taraf, bildirimin celse esnasında yapıldığını ispatlamalıdır; celse tutanağı ve duruşma zaptı bu konuda temel delildir.
- Bildirilen kişinin avukat katibi veya stajyer olduğunun ve sıfatının celsede kazai merci tarafından tespit edildiğinin ispatı, celse tutanağı ile yapılır.
- Karşı taraf, bildirimin tespit edilmemiş bir sıfata yapıldığını veya celse dışında yapıldığını savunursa, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Bildirimin içeriğinin mütaakip celse gün ve saati olduğu, tutanağa geçirilen ifadeden anlaşılır; içerik eksikse tebliğ sonucu doğmaz.
- Avukatın bildirimden gerçekten haberdar olmadığı iddiası, maddenin sonucunu ortadan kaldırmaz; bu iddia ancak ayrı bir delille ileri sürülebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.36: Celse esnasında ve kalemde yapılan tebligatın genel kuralını koyar; bu madde, celse içi bildirimin ayrıntılı bir türü olarak m.36 ile birlikte okunur.
- 7201 sayılı Kanun m.38: Vekiller arasında makbuz karşılığı tebligatı düzenler; bu maddeyle birlikte, avukat katibi ve stajyer ile ilgili tebligat yolları ayrımlanır.
- 7201 sayılı Kanun m.11: Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını düzenler; avukata tebliğ kavramının genel dayanağıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.61: Celse içi bildirimlerde ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmeyeceğini belirtir; m.37 ile bu sonuç birlikte uygulanır.
Tebligat Kanunu m.38 — Vekillerin yekdiğerine tebligat yapması
Madde, vekil vasıtasıyla takip edilen davalarda ve işlerde vekillerin birbirlerine makbuz karşılığında tebligat yapabilmesini düzenler. Tebligatın vekile yapılması kuralını, birden fazla vekil bulunması hâlini ve asıl tebliğ tarihinin belirlenmesini doğrudan düzenlemez; bu konular 7201 sayılı Kanun m.11 ve Tebligat Yönetmeliği m.18 kapsamındadır. Madde, dava vekili olan avukatlar ve vekâlet ile takip edilen işlerdeki vekiller bakımından uygulanır. Madde, vekilin tebligatı kabul yetkisinin kapsamını, kanuni temsilciye tebligatı ve muhatap yerine tebellüğ edecek kişileri düzenlemez (7201 sayılı Kanun m.11 ve m.16-22). Tebligatın muhatap adresinde bulunmayanlara yapılması (m.16-18), kararların Cumhuriyet savcılığına tebliği (m.38 değil, 5271 sayılı CMK) ve elektronik tebligat da bu maddenin dışındadır.
Vekillerin yekdiğerine tebligat yapması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Makbuz karşılığında tebligat
- Tebligatın, tebligat memuru ya da PTT aracılığı olmaksızın, alıcı vekilin imzalı makbuzu karşılığında doğrudan bir vekilden diğer vekile yapılmasıdır. Yazılı belgelendirme gerektirir.
- Vekil vasıtasıyla takip edilen dava
- Tarafın bir avukata vekâlet vererek yürüttüğü dava veya işlerdir. Madde, vekâletin varlığını ön koşul olarak öngörür.
- Vekiller arası tebligat
- Aynı davada vekâlet almış avukatların birbirlerine yaptığı tebligattır. Tebligatı yapan vekil ile alan vekil aynı davada görevli olmalıdır.
Vekillerin yekdiğerine tebligat yapması: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın yapıldığı işin vekil vasıtasıyla takip edilen dava veya iş olması gerekir.
- Tebligatı alacak kişinin aynı dava veya işte vekil olarak görevli bir avukat olması gerekir.
- Tebligatın makbuz karşılığında yapılması, yani alan vekilin imzalı makbuz vermesi gerekir.
- Tebligatın yapılacağı vekilin, avukat bürosunda yapılacak tebligatlarda resmî çalışma gün ve saatleri içinde olması gerekir (m.11/2 hükmü ile birlikte).
Vekillerin yekdiğerine tebligat yapması: hangi sonuçları doğurur?
- Vekiller, makbuz karşılığında birbirlerine tebligat yapabilir ve bu tebligat geçerlidir.
- Vekiller arası makbuz karşılığı tebligat, tebligat memuru aracılığıyla yapılan tebligatın yerine geçmez; yalnızca bir yetki tanır, zorunlu bir yol değildir.
- Tebligatın vekile yapılmamış olması hâlinde, vekile yapılması gereken tebligat yerine geçmez; asile yapılan tebligat geçersiz sayılır.
- Vekiller arası tebligat yapılmadığı durumda, tebligat için 7201 sayılı Kanun m.11 ve Tebligat Yönetmeliği m.18 hükümleri uygulanır.
Vekile tebligat ile vekiller arası makbuz karşılığı tebligat arasındaki fark nedir?
Tebligat yetkili bir tebligat memuru veya PTT aracılığıyla vekile yapılır; bu yol 7201 sayılı Kanun m.11 uyarınca zorunlu ve resmî kanaldır.
Vekiller arası tebligatta tebligatı yapan kişi tebligat memuru değil, karşı vekildir ve makbuz karşılığında doğrudan teslim söz konusudur.
Vekiller arası tebligat isteğe bağlıdır; uygulamada avukatlar bu yolu pek tercih etmemektedir. Tebliğ tarihi için belirleyici olan, makbuzun alındığı tarihtir.
Vekil ile asil ile vekile yapılan tebligat ile asile yapılan tebligat arasındaki fark nedir?
Vekil vasıtasıyla takip edilen işte tebligat vekile yapılır.
Asile yapılan tebligat, vekâlet varken geçerli değildir.
Asile yapılan tebligat vekile yapılmadıkça süre başlatmaz. Vekiller arası makbuz karşılığı tebligat, asile yapılmış sayılmaz; yalnız vekilin alması yeterlidir.
Avukatın bürosu ile avukatın kendisi arasındaki fark nedir?
Avukatın bürosunda yapılacak tebligat, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.
Vekiller arasında doğrudan tebligat da bu zaman sınırına tabidir; sınır yalnızca büroda yapılan tebligat için aranır.
Mesai saatleri dışında büroda yapılan makbuz karşılığı tebligat geçersiz sayılır.
Vekillerin yekdiğerine tebligat yapması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vekiller arası makbuz karşılığı tebligatı tebligat memuru aracılığıyla yapılan tebligatın yerine geçecek zorunlu bir yol saymak.
- Vekiller arası tebligatı, vekâletnamesi bulunmayan ortak avukata da yapılabilir saymak.
- Mesai saatleri dışında bürodaki vekile yapılan makbuz karşılığı tebligatı geçerli kabul etmek.
- Asile yapılan tebligatı, vekile yapılmış olan tebligatın yerine geçecek saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vekiller arası makbuz karşılığı tebligatın, tebliğ memuru aracılığıyla yapılan tebligatın yerini almadığı, yalnızca alternatif bir yol olduğu kabul edilmektedir.
- Aynı büroyu paylaşan avukatlardan yalnızca birine vekâlet verilmişse, vekâletnamesi bulunmayan ortak avukata tebligat yapılamayacağı kabul edilmektedir.
- Vekiller arası tebligatta menfaat çatışması bulunan durumlarda 7201 sayılı Kanun m.39 sınırının uygulanacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Vekiller arası makbuz karşılığı tebligatı ileri süren taraf, tebligatın yapıldığını ve makbuzun alındığını yazılı belgeyle ispatlar.
- Tebligatın bürodaki resmî çalışma saatleri içinde yapıldığı iddiası, büro kayıtları ve tebliğ belgesinde yazılı saat ile ispatlanır.
- Karşı taraf, makbuzun bulunmadığını ya da tebligatın vekile değil başka bir kişiye yapıldığını ileri sürerse, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.11: Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını, birden fazla vekil bulunmasını ve asıl tebliğ tarihini düzenler; bu madde ile birlikte okunmalıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.16: Muhatap adreste bulunmazsa tebligatın aynı konutta oturan kişilere yapılmasını düzenler; vekil tebligatı yapılamadığında başvurulan yol olarak ilişkilidir.
- 7201 sayılı Kanun m.39: Tebellüğ edecek kişinin davada hasım olması hâlinde tebligatın yapılamayacağını düzenler; vekiller arası tebligatta da menfaat çatışması bulunursa bu sınır akla gelir.
Tebligat Kanunu m.39 — Tebellüğ edecek şahsın hasım olması
Madde, tebligatı alacak kişinin muhatapla aynı davada veya icra takibinde karşı taraf (hasım) olması hâlinde, o kişiye muhatap adına tebligat yapılamayacağını düzenler. Maddeye göre yasak, muhatap yerine kendisine tebligat yapılabilecek kişiler bakımından, bu kişilerin davada ya da takipte hasım olarak ilgilerinin bulunması hâlinde doğar ve tebligat alımında bu tür kişiler için uygulanır. Madde, tebligatın kime yapılacağını belirleyen 16 ila 18. maddelerdeki sıralamayı ve bu kişilerin ehliyet ve yaş ölçütünü düzenlemez (m.16-18, m.22); adres bulunmama hâlinde tebligatın hangi usulle yapılacağı 21. maddede, tebligatın muvakkaten başka yere gidilmesi hâli 20. maddede, celse ve kalemde tebligat 36. maddede düzenlenmiştir. Tebligat sonucunun geçersizliği ve usulsüz tebliğin öğrenilmesi gibi usul sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tebellüğ edecek şahsın hasım olması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hasım
- Davada veya icra takibinde karşı tarafta yer alan kişidir. Madde bakımından önemli olan, muhatapla aralarında dava veya takip konusu hukuki ilişkiden doğan bir çatışmanın bulunmasıdır; birlikte oturmak tek başına hasımlık doğurmaz.
- Muhatap namına tebligat
- Muhatap adına tebligatın, muhatap yerine kanunen tebligat alabilecek kişiye yapılmasıdır. Bu kişiler 16 ila 18. maddelerde sayılan aynı konutta oturanlar, hizmetçiler ile daimi memur ve müstahdemlerdir.
- Menfaat çatışması
- Muhatap ile tebligat alacak kişi arasında aynı dava veya takipte birbirine zıt çıkarların bulunmasıdır. Uygulamada hasımlık yanında bu durum da madde kapsamında değerlendirilmektedir.
- Tebellüğ edecek kişi
- Muhatap adına tebligatı alma yetkisi kanunen tanınmış kişidir. Bu sıfat, kişinin muhatapla ilişkisinden doğar; muhatabın kendi iradesiyle verdiği bir vekâletten farklıdır.
Tebellüğ edecek şahsın hasım olması: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre muhatap adına kendisine yapılabilecek bir kişiye yapılmış olması gerekir.
- Bu kişinin, tebligatın yapıldığı davada veya icra takibinde muhatap ile arasında hasım olarak ilgisinin bulunmaması gerekir.
- Hasımlık, karşı tarafta yer almak anlamına gelir; bu nedenle muhatap adına tebligat alacak kişi davada veya takipte muhatabın karşısında konumlanıyorsa tebligat yapılamaz.
- Menfaat çatışması bulunan kişiler arasında da aynı yasak uygulanır; ancak tebligatın alınmasının hasımlık dışında kalan bir hukuki ilişkiyle sınırlı olması hâlinde yasak doğmaz.
- Tebligatın madde kapsamında geçersiz sayılması için alıcının hasım olduğunun tebligat tarihinde ilgili davada veya takipte var olması gerekir.
Tebellüğ edecek şahsın hasım olması: hangi sonuçları doğurur?
- Hasım olan kişiye muhatap adına yapılan tebligat geçersiz ve usulsüz olur.
- Usulsüz tebligatın muhatap tarafından öğrenilmesi hâlinde, bu öğrenme sonucu tebliği geçerli kılar; ancak bunun resmi belgeyle ispatı gerekir.
- Tebligat, hasım durumdaki kişiye değil, usule uygun başka bir tebellüğ edecek kişiye yapılmalıdır; bu kişi yoksa 21. maddeye başvurulur.
- Madde kapsamındaki yasağa aykırı tebligat, ilgili tarafın şikâyet yoluyla ileri sürmesi hâlinde icra mahkemesince usulsüz kabul edilir.
- Maddenin yasağı, muhatap ile tebellüğ edecek kişinin aynı davada hasım olmamaları hâlinde uygulanmaz.
Hasım ile hasım olmayan kişi arasındaki fark nedir?
Muhatapla aynı davada veya takipte karşı tarafta yer alan kişi, muhatap adına tebligat alamaz.
Muhatapla aynı konutta yaşasa bile dava veya takip konusunda çıkarı çakışmayan kişi, muhatap adına tebligat alabilir.
Hasım olan kişiye yapılan tebligat geçersiz olur ve tebligat muhatap adına olmuş sayılmaz.
Aynı konutta oturma ile hasımlık arasındaki fark nedir?
Muhatapla birlikte oturmak, m.16 uyarınca tebligat alma yetkisi verir.
Aynı konutta oturmak, dava veya takipte hasım olma durumunu ortadan kaldırmaz.
Aynı konutta oturan eşe veya yakına yapılan tebligat, o kişi hasım ise usulsüz olur. Boşanma davası sürerken eşler aynı evde oturduğunda da birine çıkarılan tebligat diğerine yapılamaz.
Kefil ile asıl borçlu ve birlikte takip borçluları arasındaki fark nedir?
Kefil ile asıl borçlu, takipte aralarında menfaat çatışması bulunan kişilerdir.
Aynı takipte borçlu olsa da çıkarları çakışmayan kişiler, bu yasağın dışında kalır.
Kefile çıkarılan tebligatın asıl borçluya, ya da tersine, teslim edilmesi usulsüz sayılır.
Şirket çalışanı ile şirket adına tebligat arasındaki fark nedir?
Şirket aleyhine dava açan veya takip yapan müstahdem, şirketin muhatap olduğu tebligatı şirket adına alamaz.
Şirket adına hareket eden ancak şirketle aralarında hasımlık bulunmayan müstahdem tebligatı alabilir.
Hasım durumdaki müstahdeme yapılan tebligat geçersiz olur.
Madde 39 ile m.21 tebliği arasındaki fark nedir?
Madde 39, kişinin hasım olması nedeniyle tebligatın o kişiye yapılamamasını düzenler.
Madde 21, muhatap veya tebligat alabilecek kişilerin adreste bulunmaması ya da tebellüğden kaçınması hâlinde izlenecek usulü düzenler.
Hasım olan kişiye tebligat yapılamadığında 21. maddeye başvurulamaz; ilgili kişiye tebligat yapılamadığı için ayrı bir usul gerekir.
Tebellüğ edecek şahsın hasım olması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aynı konutta oturan kişiyi, hasım olup olmadığına bakmadan tebellüğ edecek kişi saymak; oysa konutta birlikte yaşamak hasımlığı ortadan kaldırmaz.
- Hasımlığı yalnızca aynı dosyada taraf olmakla sınırlamak; menfaat çatışması bulunan ve aynı takipte borçlu olan kişiler de yasak kapsamındadır.
- Hasım yasağını m.21 usulünün konusu saymak; yasak tebligatın kime yapılacağını belirler, adreste bulunmama usulünü düzenlemez.
- Yasağın yalnızca yazılı dava dosyalarında hüküm doğurduğunu sanmak; icra takibinde ve geçici hukuki koruma talebinde de hasımlık aranır.
- Madde 39 yasağının m.22'deki yaş ve ehliyet ölçütünün yerini aldığını düşünmek; iki ölçüt birlikte aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, aynı takipte borçlu olan kişiler arasında menfaat çatışması bulunduğu hâllerde, birine çıkarılan satış ilanının veya ödeme emrinin diğerine tebliğini usulsüz saymaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/681 E., 2024/269 K., 22.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/545 E., 2023/916 K., 11.10.2023)
- Yüksek Mahkeme, kefil ile asıl borçlu arasında menfaat çatışması bulunduğundan, birine çıkarılan tebligatın diğerine teslimini usulsüz kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/753 E., 2019/586 K., 21.05.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2017/2009 E., 2019/587 K., 21.05.2019)
- Kişi, şikâyete konu takibin borçlusu olduğu hâlde tebligatın usulsüzlüğü ispat edilemiyorsa, borçlunun ihaleden haberdar olduğu kabul edilmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/681 E., 2024/269 K., 22.05.2024)
- Aynı konutta oturmak tek başına hasımlık ortadan kaldırmaz; boşanma davası sürerken eşlere yapılan tebligat usulsüz sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/753 E., 2019/586 K., 21.05.2019)
- Menfaat çatışmasının bulunduğu hâllerde tebligatın muhatap adına yapılması, muhatabın tebligattan sağlıklı biçimde haberdar olmasını engelleyeceğinden usulsüz bulunmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2008/165 E., 2009/18 K., 10.02.2009)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, tebligatın alındığı tarihte alıcının hasım olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu, dava veya takip dosyası kayıtlarıyla kanıtlanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/681 E., 2024/269 K., 22.05.2024)
- Karşı taraf, alıcının hasım olmadığını veya muhatapla çıkar birliği içinde bulunduğunu ileri sürerse, bu savunmayı ispat etmekle yükümlüdür.
- Muhatabın tebligatı öğrendiğini ileri süren taraf bunu yazılı veya resmi belgeyle ispatlamalıdır; tebligatın içeriğinin sözlü olarak öğrenildiği iddiası tek başına yeterli değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/681 E., 2024/269 K., 22.05.2024)
- Tebligat mazbatasında alıcının kimliği, ilişkisi ve tebellüğ sırası yazılı olmalı; bu kayıt tebligatın hangi kişiye yapıldığını gösteren temel belgedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 m.16: Muhatap adreste bulunmadığında kime tebligat yapılacağını gösterir; m.39 yasağı bu kişilerin hasım olması hâlinde devreye girer.
- 7201 m.17: Belli bir yerde meslek veya sanat icra edenlere yapılacak tebligatta tebellüğ edecek kişileri belirler; bu kişilerin hasım olması hâlinde m.39 uygulanır.
- 7201 m.18: Otel, hastane, fabrika gibi yerlerde tebligat alacak kişileri belirler; bu kişilerin hasım olması hâlinde yasak uygulanır.
- 7201 m.21: Muhatap veya tebellüğ edecek kişilerin hiçbirinin adreste bulunmaması ya da tebellüğden kaçınması hâlinde izlenecek usulü düzenler; hasım yasağı nedeniyle tebligat yapılamadığında başvurulan yoldur.
- 7201 m.22: Muhatap yerine tebellüğ edecek kişinin yaş ve ehliyet şartını düzenler; m.39 ise hasımlık ölçütünü ekler.
- 7201 m.20: Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi hâlinde tebligatın nasıl yapılacağını düzenler; hasım yasağı ile birlikte uygulanır.
Tebligat Kanunu m.40 — Tebligata ait kararların müstaceliyeti
Madde, tebligata ait kararların muayyen bir celse beklenmeden verilebileceğini düzenler. Tebligat kararının hangi usulle ve hangi merci tarafından verileceğini, tebligat yapılabilmesi için gereken adres ve kişi kurallarını düzenlemez (m.16-22). Celse esnasında veya kalemde tebligat ile tebligatın tevdi yolunu düzenlemez (m.36). Tebligat tarihine ve usulsüz tebliğin sonuçlarına ilişkin hükümler de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.32). Kararı veren merciin memur eliyle tebligata karar verme yetkisi ile tatil günlerinde tebligat yapılmasına ilişkin kurallar da ayrı maddelerdedir (m.33, m.41).
Tebligata ait kararların müstaceliyeti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müstaceliyet
- Tebligatın gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, tebligat işleminin beklenmeden hızla yapılmasını ifade eden durum. Maddenin tebligat kararına ilişkin bu hükmü, müstaceliyet olan hâllerde celse beklenmeden karar verilebilmesi için dayanak oluşturur.
- Muayyen celse
- Yargılamada belirli bir gün ve saatte yapılması öngörülen oturum. Tebligat kararının bu oturumun yapılmasını beklemeden verilebilmesi, madde ile tanınan imkânın konusudur.
Tebligata ait kararların müstaceliyeti: hangi şartlar aranır?
- Tebligata ait bir kararın verilmesi gerekmelidir; yani tebligatın yapılması için mahkemenin ya da merciin karar alması söz konusu olmalıdır.
- Bu kararın, yargılamada öngörülmüş belirli bir celsenin beklenmeden verilmesi mümkündür; celse beklenmesi zorunlu değildir.
- Müstaceliyet hâlinin varlığı, uygulamada tebligatın gecikmesinde sakınca bulunmasına dayanılarak değerlendirilir; metin bu hâli ayrıca bir koşul olarak saymaz.
Tebligata ait kararların müstaceliyeti: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligata ait karar, muayyen celse beklenmeksizin verilebilir.
- Bu kararın celse beklenmeden verilmesi, tebligat işleminin hızlandırılmasını sağlar.
- Madde, celse beklenmeden verilen kararın geçerlilik şartlarını ayrıca düzenlemez; bu nedenle kararın usul ve içeriği genel hükümlere tabidir.
Celse beklenen tebligat ile celse beklenmeden verilen tebligat kararı arasındaki fark nedir?
Olağan hâlde tebligat, yargılamadaki muayyen celse beklenerek ve o celsede yapılabilir.
Madde uyarınca tebligata ait karar, muayyen celse beklenmeden verilebilir.
Karar, celse tarihine bağlı kalmadan çıkarılabilir ve tebligat, celse öncesinde yapılabilir.
Tebligata ait kararların müstaceliyeti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Celse beklenmeden verilen tebligat kararını, madde metninde yer almayan bir süre veya ön koşulla sınırlamak.
- Madde ile m.36 arasındaki farkı gözden kaçırarak, celse esnasında yapılan tebligatı bu maddeye dayandırmak.
- Tebligatın usul ve sonuçlarını bu maddeye dayandırmak; bu konular m.32 ve m.20 gibi ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Celse beklenmeden tebligat kararı verildiğini iddia eden taraf, kararın tebligata ait olduğunu ve celse beklenmeden verildiğini kararın içeriğinden ortaya koyar.
- Tebligatın hızla yapılması gereken durumun varlığı, tebligat kararının gerekçesinde veya dosya içeriğinde gösterilmelidir.
- Karşı taraf, kararın tebligata ilişkin olmadığını veya celsenin beklenmesi gerektiğini ileri sürerse, bu iddiasını dosya kapsamındaki belgelerle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.33: Tatil günlerinde tebligatın yapılabilmesine ilişkin kuraldır; celse beklenmeden verilen tebligat kararının tatil gününde uygulanıp uygulanamayacağını belirlemede bağlantılıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.36: Celse esnasında veya kalemde tebligatı düzenler; celse beklenmeksizin verilen kararın uygulanma yollarından biri olarak madde ile bağlantılıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.41: Mahkemenin memur eliyle tebligata karar verebilmesini düzenler; tebligat kararının yerine getirilme usulünü tamamlar.
Tebligat Kanunu m.41 — Memur vasıtasiyle tebligat
Madde, adli ve idari kaza mercileri ile diğer adalet dairelerinin, tebligatın memur vasıtasıyla yapılmasına re'sen veya talep üzerine karar verebilmesini düzenler. Tebligatı yapacak memurun kim olacağı, tebligatın hangi işler bakımından bu yolla yapılabileceği ve karar için aranan gerekçe bu maddede belirtilir. Madde, yalnız yargı ve idari kaza mercilerinin kendi memurlarıyla yaptıkları tebligatlara uygulanır; Posta ve Telgraf İşletmesi eliyle yapılan olağan tebligat bu maddenin konusu değildir. Maddenin metninde süre yer almaz. Bu maddenin düzenlemediği konular şunlardır: memur vasıtasıyla tebligatın hangi hallerde zorunlu olduğu ve kolluk eliyle yapılması (m.2), tebligat ücreti ve masrafın peşin ödenmesi (m.5), adreste bulunmama halinde tebliğ usulü (m.21), askeri şahıslara ve tutuklu ile hükümlülere tebligat (m.14, m.19) ile tebligatın elektronik ortamda yapılması.
Memur vasıtasiyle tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Memur vasıtasıyla tebligat
- Tebligatın, tebligatı çıkaran mercinin kendi memurları eliyle yapılmasıdır. Posta idaresi bu yolda tebligatı yapmaz; tebligatı mahkemenin kendi memuru gerçekleştirir.
- Re'sen karar
- Mahkemenin tarafların talebi aranmaksızın kendiliğinden memur vasıtasıyla tebligata karar vermesidir.
- İşin mahiyeti
- Tebligatın olağan posta yoluyla yapılmasının uygun olmadığı, işin niteliğinden doğan durumdur. Madde bu ölçütü gerekçe göstermeye bağlamaz; ancak uygulamada kararın bu ölçüte dayandırılması beklenir.
- Adli ve idari kaza mercileri
- Madde metninde sayılan, memur vasıtasıyla tebligata karar verebilen mercilerdir. Diğer adalet daireleri de bu kapsama girer.
Memur vasıtasiyle tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatı çıkaracak merciin adli veya idari kaza mercii ya da diğer bir adalet dairesi olması gerekir.
- Tebligatın, işin mahiyetine göre memur vasıtasıyla yapılmasının uygun olduğuna karar verilmesi gerekir.
- Kararın merci tarafından re'sen verilmesi veya ilgilinin talebi üzerine verilmesi gerekir.
- Tebligatın, merciin kendi dairesinde çalışan memurlar eliyle yapılması gerekir.
- Tebligatın, merciin kendi yargı çevresi içinde yapılması gerekir; bu çevre dışında yapılacak tebligat için hukuki yardım yoluna gidilir.
Memur vasıtasiyle tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Merci memur vasıtasıyla tebligata karar verirse tebligat posta idaresi yerine merciin memurlarınca yapılır.
- Karar verilmezse tebligat, kanunun genel usulüne göre Posta ve Telgraf İşletmesi eliyle yapılır.
- Memur vasıtasıyla tebligat yapılması, tebligatın usulüne uygunluk koşullarını ortadan kaldırmaz; adreste bulunmama ve muhatap yerine tebellüğ kuralları aynen geçerlidir.
Re'sen karar ile talep üzerine karar arasındaki fark nedir?
Mahkeme, tarafların istemi olmadan kendiliğinden memur vasıtasıyla tebligata karar verebilir.
İlgilinin talebi üzerine verilen karar, talep sahibinin başvurusuna dayanır.
Her iki yolda da karar merci tarafından verilir ve tebligat merciin memurlarınca yapılır; talep olmadan da karar verilebilmesi yetkinin kapsamını genişletir.
m.41 ile m.2 (Tebligat Kanunu) arasındaki fark nedir?
Bu madde, mahkeme ve merciin işin mahiyetine göre kendi memuru ile tebligata karar verebilmesini düzenler.
m.2, diğer kanunlarda özel hüküm bulunması, gecikmesinde zarar doğacak işler veya aynı yerdeki daireler arası tebligat hallerini düzenler ve zabıta ya da mahalli mülki amir emriyle yapılmasına imkân verir.
m.2 kapsamında kolluk eliyle tebligat yapılabilirken m.41 kapsamında tebligat merciin kendi memurlarınca yapılır; her iki madde birlikte okunmalıdır.
Memur vasıtasiyle tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- m.41 ile m.2'yi karıştırıp memur vasıtasıyla tebligatı, kolluk eliyle yapılan tebligatla eşdeğer saymak; m.41'de kolluk yetkisi değil merciin kendi memuru söz konusudur.
- Memur vasıtasıyla tebligat kararını gerekçesiz yeterli saymak; işin mahiyetine göre karar verilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
- Memur vasıtasıyla yapılan tebligatta ücret ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını varsaymak; m.5 kuralı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Mahkemenin kendi yargı çevresi dışında da memur vasıtasıyla tebligat yapabileceğini düşünmek; bu yetki yalnız kendi yargı çevresiyle sınırlıdır.
- Memur vasıtasıyla tebligatta adreste bulunmama halinin m.21 kuralından bağımsız olduğunu düşünmek; usul aynen uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Adli tebligatta vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu kabul edilmektedir. Bu kural, m.41 uyarınca mahkemenin memur vasıtasıyla tebligata karar vermesiyle çelişmez; tebligatın kime yapılacağını belirler. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/580 E., 2012/1105 K., 12.12.2012; 8. Hukuk Dairesi, 2021/13416 E., 2022/2193 K., 10.03.2022; 8. Hukuk Dairesi, 2021/4775 E., 2021/10265 K., 12.10.2021)
- Vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması zorunlu kabul edilmektedir, bu nedenle memur vasıtasıyla tebligat kararı da muhatabın vekili üzerinden verilir. (12. Hukuk Dairesi, 2022/12815 E., 2023/227 K., 17.01.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2021/8403 E., 2023/1024 K., 21.02.2023)
- Tebligatın memur vasıtasıyla yapılmasına karar verilmesi, yurt dışı tebligatta kullanılamaz; yabancı ülkeye yapılacak tebligatta Tebligat Kanunu'nun yurt dışına ilişkin hükümleri uygulanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Memur vasıtasıyla tebligat kararının varlığı ve gerekçesi, tebligat evrakında veya dosya içinde yer almalıdır; kararın hangi mercii tarafından verildiği dosyadan anlaşılmalıdır.
- Tebligatın memur eliyle yapıldığını iddia eden taraf, tebligat memurunun kim olduğunu ve tebligatın hangi tarihte yapıldığını belgeyle ortaya koymalıdır.
- Usulsüzlük iddiasında bulunan taraf, tebligatın adreste bulunmama koşulları veya muhatap yerine yapılmasında kanuna aykırılık bulunduğunu ispatlamalıdır.
- Tebligat evrakı üzerinde tebligat memurunun yazdığı şerh ve imza, tebligatın usulüne uygunluğunu gösteren başlıca belgedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.2: Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması, gecikmesinde zarar doğacak işler ve aynı yerdeki daireler arası tebligat hallerinde memur veya zabıta eliyle tebligatı düzenler. m.41 ise bu hükümden bağımsız olarak, işin mahiyetine göre memur vasıtasıyla tebligata karar verme yetkisi tanır.
- 7201 sayılı Kanun m.5: Tebligatı isteyenin ücret ve zaruri masrafı peşin ödemesi gerektiğini düzenler; m.41 uyarınca memur vasıtasıyla yapılan tebligatta da bu ödeme ilkesi geçerlidir.
- 7201 sayılı Kanun m.21: Adreste muhatap veya yerine tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa uygulanacak usulü düzenler; memur tarafından yapılan tebligatta da bu usul uygulanır.
- 7201 sayılı Kanun m.14: Askeri şahıslara tebligatın kime yapılacağını düzenler; memur vasıtasıyla tebligatla karıştırılmamalıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.19: Mevkuf ve hükümlülere tebligatın bulundukları müessesenin müdür veya memuru aracılığıyla yapılmasını düzenler.
Tebligat Kanunu m.43 — Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat
Madde, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak tebligatın nasıl yapılacağını ve tebliğ bir mehil (süre) başlangıcı olacaksa bu tarihin nasıl belgeleneceğini düzenler. Tebligatın, tebliğ olunacak evrakın aslının savcılığa gösterilmesiyle tamamlanacağını ve süre başlangıcı bakımından gösterildiği günün evrakın aslına işlenmesi gerektiğini kapsar. Kime uygulandığı bakımından, Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak tebligatlar esas alınır. Maddenin düzenlemediği konular: tebligatın genel usulü ve tebliğ memurunun yetkisi (m.7 ve devamı, 7201 sayılı Kanun'un ilgili genel hükümleri), adrese tebligat ve muhatap yerine tebligat (m.16-18 ve m.21), memur eliyle tebligat (m.2 ve m.5, 7201 sayılı Kanun) ile kalemde tevdi (m.36) ve tebligatın kanuni sonuçlarına ilişkin süre hesapları ve tebliğ tarihinin ispatı konularını düzenlemez. Ceza yargılamasında Cumhuriyet savcılığına tebliğ için 5271 sayılı CMK m.38 hükmü ayrı bir düzenleme içerir.
Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat
- Tebliğ yükümlüsünün Cumhuriyet başsavcılığı olduğu tebligat türüdür. Tebligat, tebliğ olunacak evrakın aslının başsavcılığa gösterilmesiyle tamamlanır; evrakın sureti veya örneği bu amaca yetmez.
- Evrakın aslının gösterilmesi
- Tebligatın yapılmış sayılması için savcılığa evrakın kendisinin, yani aslının sunulmasıdır. Gösterim, tebliğ işleminin tamamlanma anıdır.
- Mehil başlangıcı
- Tebliğ ile bir sürenin işlemeye başladığı hâldir. Bu hâlde gösterim gününün evrakın aslına işlenmesi zorunludur ve süre bu tarihten işlemeye başlar.
- Gün kaydı ve imza
- Savcılık adına evrakı alan kişinin, evrakın aslına gösterildiği günü yazması ve imzalamasıdır. Bu kayıt tebligatın belgelenmesini sağlar.
Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebliğ yükümlüsü Cumhuriyet başsavcılığı olmalıdır; tebligat başsavcılığa yapılmalıdır.
- Tebliğ olunacak evrakın aslı başsavcılığa gösterilmelidir; yalnız suret veya örnek gösterilmesi tebligatı tamamlamaz.
- Tebliğ bir mehil başlangıcı olacaksa, evrakın gösterildiği gün savcılık tarafından evrakın aslına yazılmalıdır.
- Gün kaydı, savcılık adına evrakı alan kişi tarafından imzalanmalıdır.
- Tebliğ bir mehil başlangıcı olmayacaksa gün kaydı zorunlu değildir; gösterim tebligatın tamamlanması için yeterlidir.
Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Tebliğ olunacak evrakın aslı başsavcılığa gösterildiğinde tebligat tamamlanmış olur.
- Evrakın yalnız suret veya örneği verilmişse tebligat yapılmamış sayılır.
- Tebliğ bir mehil başlangıcı olacaksa, gösterim gününün evrakın aslına işlenmemesi tebliğin belgelenmesini zayıflatır ve süre başlangıcını tartışmalı kılar.
- Mehil başlatan tebligatta süre, evrakın aslına yazılan gün kaydına göre işlemeye başlar.
- Mehil başlatmayan tebligatta gün kaydı zorunlu olmadığından, tebligatın geçerliliği gösterim anına bağlanır.
Mehil başlatan tebliğ ile mehil başlatmayan tebliğ arasındaki fark nedir?
Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa gösterim gününün evrakın aslına yazılması ve imzalanması gerekir.
Tebliğ bir süre başlatmıyorsa gün kaydı zorunlu değildir; evrakın aslının gösterilmesi yeterlidir.
Süre başlangıcı, gösterim gününe bağlanabilmesi için aslına işlenmiş gün kaydına dayanır; kayıt olmayan hâlde süre başlangıcını belgelemek zorlaşır.
Asıl evrak ile suret veya örnek arasındaki fark nedir?
Savcılığa evrakın aslı gösterilirse tebligat tamamlanır.
Yalnız suret veya örnek savcılığa verilirse tebligat yapılmamış sayılır.
Usulüne uygun tebligat için aslın gösterilmesi şarttır; sureti verilen tebligat geçersiz kabul edilir.
Cumhuriyet başsavcılığına tebligat ile diğer tebligat yöntemleri arasındaki fark nedir?
Başsavcılığa yapılan tebligat, aslın gösterilmesiyle olur ve tebliğ mazbatası düzenlenmez.
Gerçek ve tüzel kişilere yapılan tebligatlarda tebliğ mazbatası, adrese veya muhataba tebligat ve PTT usulü geçerlidir.
Başsavcılığa tebligatta mazbata ve adrese tebligat kuralları uygulanmaz; yalnız m.43 usulü geçerlidir.
Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savcılığa sureti veya örneği vererek tebligatın tamamlandığını saymak; tebligat aslın gösterilmesiyle tamamlanır.
- Mehil başlatan tebliğde gösterim gününü evrakın aslına yazmamak; süre başlangıcı bu kayda dayanır.
- Başsavcılığa tebligatta tebliğ mazbatası düzenlemek veya adrese tebligat kurallarını uygulamak; m.43 ayrı bir usuldür.
- Gün kaydını mehil başlatmayan tebligatta da zorunlu saymak; kayıt yalnız süre başlatan tebliğ için aranır.
- Hukuk davasında başsavcılığa tebligatı CMK'ya dayandırmak; hukuk davasında 7201 sayılı Kanun m.43 uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, Cumhuriyet başsavcılığına tebligatta evrakın aslının gösterilmesini ve gösterim gününün, süre başlatan tebligatta, evrakın aslına yazılmasını aramaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1173 E., 2014/850 K., 05.11.2014; 2. Hukuk Dairesi, 2025/4200 E., 2025/5758 K., 03.06.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2024/6017 E., 2024/6675 K., 01.10.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/6702 E., 2024/6511 K., 26.09.2024)
- Hukuk daireleri, aslın gösterilmesi yerine suret veya örnek verilmesini usulsüz tebligat saymaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2025/4200 E., 2025/5758 K., 03.06.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2024/6702 E., 2024/6511 K., 26.09.2024)
- Ceza dairelerinin kararlarında, Cumhuriyet savcısına evrak üzerinden verilen kararların tebliğinin gerektiği ve bunun aslın verilmesiyle yapılacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1173 E., 2014/850 K., 05.11.2014)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını iddia eden taraf, tebliğ işleminin başsavcılığa evrakın aslı ile yapıldığını ispat yükü altındadır.
- Süre başlangıcını ileri süren taraf, gösterim gününün evrakın aslına yazılmış ve imzalanmış olduğunu belgeyle ispatlamalıdır.
- Evrak aslının gösterildiğine dair savcılık kaydı, süre başlangıcı için en güçlü delildir; ayrıca tebligatın yapıldığını gösteren yazılı kayıt aranır.
- Karşı taraf, evrakın yalnız suret veya örnek olarak verildiğini ileri sürerse, bu savunmayı kayıtla çürütmek zorundadır; tanık gibi sözlü delil aslın gösterilmesinin yerini tutmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.36: Kalemde tevdi yoluyla yapılan tebligatta tutanak veya imza yeterlidir; m.43 ise Cumhuriyet başsavcılığına özgü gösterim usulünü düzenler.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.16: Adreste bulunmayan muhataba aynı konutta oturan kişilere tebligatı düzenler; m.43 kapsamındaki başsavcılık tebligatına uygulanmaz.
Tebligat Kanunu m.45 — Şümulü
Madde, Tebligat Kanunu kapsamındaki tebligatlardan kazai ve mali tebligat dışında kalanların idari tebligat olarak nitelendirilmesini düzenler. Kazai tebligatın (yargı mercilerinin çıkardığı tebligat) ve mali tebligatın (vergi ve benzeri mali işlemlere ilişkin tebligat) tanımı maddede yapılmaz; bu ayrım kanunun diğer hükümlerine ve ilgili mevzuata bırakılmıştır. Madde, Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde sayılan tebligat çıkarma yetkisine sahip merciler bakımından uygulanır. Maddenin kendisi tebligatın yapılış usulünü, muhatap yerine tebligatı, ilanen tebligatı veya tebliğ tarihini düzenlemez (ilgili hükümler kanunun diğer maddelerindedir). Ayrıca mali tebligatın usulü ile vergi tahsilatına ilişkin tebligat rejimi bu maddenin kapsamı dışındadır.
Şümulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kazai tebligat
- Yargı mercilerince, yani mahkemelerce ve icra dairelerince yargılama veya icra takibine ilişkin olarak yapılan tebligattır. Madde bu tanımı kendisi vermez; kazai nitelik, tebligatı çıkaran merciin yargısal niteliğine bağlanır.
- Mali tebligat
- Vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin olarak yapılan tebligattır. Bu tür tebligatların usulü, maddede belirtilmeyen ve ayrı mevzuata bağlı bir alandır.
- İdari tebligat
- Kazai ve mali tebligat dışında kalan, yani idarenin kendi işlemleri için yaptığı tebligatlardır. Maddenin sınırladığı genel karşıt kavramdır; kapsamı kazai ve mali tebligatın dışlanmasıyla belirlenir.
Şümulü: hangi şartlar aranır?
- Tebligatı çıkaran merciin Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde sayılan merciler arasında bulunması gerekir.
- Tebligatın yargılama veya icra takibi kapsamında yapılan kazai bir tebligat olmaması gerekir.
- Tebligatın vergi ve benzeri mali işlemlere ilişkin mali bir tebligat olmaması gerekir.
- Tebligat, kazai ve mali tebligat dışında kalan bir işleme ilişkin olmalıdır ki idari tebligat olarak nitelendirilebilsin.
Şümulü: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligat kazai veya mali değilse idari tebligat sayılır.
- Tebligat kazai veya mali tebligat niteliğinde ise bu maddedeki idari tebligat tanımı uygulanmaz.
- Madde yalnızca sınıflandırma yapar; tebligatın usulsüzlük veya geçersizlik sonuçlarını doğrudan düzenlemez.
Kazai tebligat ile idari tebligat arasındaki fark nedir?
Kazai tebligat, yargılama veya icra takibine ilişkin olarak yapılan tebligattır.
İdari tebligat, kazai ve mali tebligat dışında kalan tebligattır.
Tebligatın hangi niteliğe girdiği, tebligatın hangi usul kuralına tabi olacağını belirler; kazai tebligat yargılama ve icra usulüne, idari tebligat ise bu maddenin tanımına göre ayrı değerlendirmeye tabidir.
Mali tebligat ile idari tebligat arasındaki fark nedir?
Mali tebligat, vergi ve benzeri mali işlemlere ilişkin tebligattır.
İdari tebligat, mali tebligat dışında kalan idari işlemlere ilişkin tebligattır.
Vergi tahsilatına ilişkin tebligat, mali mevzuat çerçevesinde değerlendirilir ve bu madde kapsamında idari tebligat sayılmaz.
Şümulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kazai tebligat ile idari tebligatı karıştırmak; yargı mercii tarafından çıkarılan her tebligatı kazai saymak ya da idari işlem tebligatını yanlışlıkla kazai saymak.
- Vergi tahsilatına ilişkin tebligatı idari tebligat saymak; bu tebligat mali mevzuata tabidir ve madde kapsamı dışındadır.
- Maddeyi tebligat usulünü düzenleyen bir hüküm gibi okumak; madde yalnızca sınıflandırma yapar, usul kuralları diğer maddelerdedir.
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın idari tebligat olduğunu ileri süren taraf, tebligatın kazai veya mali tebligat olmadığını ortaya koymakla yükümlüdür; bu, tebligatın çıkarıldığı işlemin niteliğine ilişkin belgelerle gösterilir.
- Tebligatın kazai niteliğini ileri süren taraf, tebligatın bir yargılama veya icra takibine bağlı olduğunu tebligat evrakı ve dosya kayıtlarıyla ispatlar.
- Tebligatın mali niteliğini ileri süren taraf, tebligatın vergi veya benzeri bir mali işleme dayandığını ilgili mali belgelerle ispatlar.
- Tebligatı çıkaran merciin yetkisi, tebligat evrakındaki kurum bilgisi ve ilgili kurum mevzuatı ile belgelendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.1: Tebligat çıkarmaya yetkili merciler ve tebligatın kapsamı bu maddede belirlenmiştir; idari tebligatın hangi merciler tarafından çıkarılabileceği bu hükme bağlıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.41: Kazai mercilerde memur vasıtasıyla tebligat için ayrı bir karar yetkisi verir; idari tebligat sınıflandırmasıyla doğrudan ilgili değildir ama tebligat usulü ayrımında karşılaştırma için anılır.
Tebligat Kanunu m.47 — Müteaddit şahsın mümessiline tebligat
Madde, birden fazla kişiyi temsil eden kimseye tebliğ yapılacak evrakın nüsha sayısını düzenler. Kural olarak tek nüsha verilir; temsil edilen kişi sayısınca nüsha verilmesi yalnızca evrakı tebellüğ için tevkil edilen kimse bakımından söz konusudur. Madde, tebligatın kime yapılacağını düzenlemez; tüzel kişilere tebliğ (m.12), ticarethanelere tebliğ (m.12), memur ve müstahdemlere tebliğ (m.13) ve vekile tebliğ (m.11) bakımından ilgili maddelere bakılmalıdır. Madde tebliğ tarihini, adrese tebliğ usulünü ve tebliğ mazbatasını da düzenlemez (m.35, m.21 ve m.59 bakımından ilgili yönetmelik hükümleri).
Müteaddit şahsın mümessiline tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birden ziyade şahsı temsil eden kimse
- Aynı anda birden fazla kişinin temsilcisi sıfatıyla hareket eden kişidir. Temsil ilişkisi kanuni, iradi veya tevkil yoluyla kurulmuş olabilir; madde bu kaynağı ayırt etmez.
- Evrakı tebellüğ için tevkil
- Yalnızca tebligat evrakını teslim almak amacıyla verilmiş özel vekâlettir. Bu vekâletle verilen yetki, tebligatın alınmasıyla sınırlıdır ve nüsha sayısını belirleyen tek unsurdur.
- Nüsha
- Tebliğ olunacak evrakın tebellüğ eden kişiye verilen örneğidir. Madde, verilecek nüsha sayısını iki ölçüte bağlar: kişinin temsil ettiği şahısların sayısı ve tevkilin evrakın tebellüğü ile sınırlı olup olmadığı.
Müteaddit şahsın mümessiline tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın birden fazla şahsı temsil eden bir kimseye yapılması gerekir.
- Tebellüğ eden kişinin temsil ettiği şahısların sayısı belirlenmelidir.
- Tebellüğ eden kişinin yetkisinin yalnızca evrakı tebellüğ için tevkil ile verilip verilmediği ayrıca tespit edilmelidir.
- Yalnızca evrakı tebellüğ için tevkil edilmiş kişiye, temsil ettiği şahıs sayısı kadar nüsha verilmelidir.
- Diğer hallerde tebliğ olunacak evrakın yalnızca bir nüshası verilmelidir.
Müteaddit şahsın mümessiline tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Evrakı tebellüğ için tevkil edilmemiş, birden fazla şahsı temsil eden kişiye tebliğ yapılırsa yalnızca bir nüsha verilir.
- Evrakı tebellüğ için tevkil edilmiş kişiye tebliğ yapılırsa, temsil ettiği şahısların adedi kadar nüsha verilmesi gerekir.
- Temsil edilen şahıs sayısı kadar nüsha verilmemesi, tebligatın nüsha yönünden eksik yapılması sonucunu doğurur; bu eksikliğin tebligatın geçerliliğine etkisi maddenin metninden açıkça çıkmamaktadır.
Genel kural ile evrakı tebellüğ için tevkil arasındaki fark nedir?
Birden fazla şahsı temsil eden kişiye, genel temsil yetkisiyle tebliğ yapıldığında yalnızca bir nüsha verilir.
Tebellüğ için özel olarak tevkil edilmiş kişiye tebliğ yapıldığında, temsil edilen şahıs sayısı kadar nüsha verilir.
Nüsha sayısı, tebellüğ yetkisinin kapsamına göre değişir; ilk halde bir, ikinci halde temsil edilen şahıs sayısı kadar nüsha verilir.
Temsil edilen şahıs sayısı ile tek kişi temsili arasındaki fark nedir?
Tek bir şahsı temsil eden kişiye tebliğde nüsha sayısı artmaz.
Birden çok şahsı temsil eden ve bunun için özel tevkil almış kişi, her temsil edilen için ayrı nüsha alır.
Yalnızca çoklu temsil ve özel tevkil birlikte bulunduğunda nüsha çoğalır.
Müteaddit şahsın mümessiline tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel temsil yetkisi ile evrakı tebellüğ için verilen özel tevkili birbirine karıştırarak her temsil edilen şahıs için nüsha vermek.
- Tevkilin yalnızca tebellüğ amacıyla verilmiş olduğunu araştırmadan nüsha sayısını temsil edilen kişi sayısına göre belirlemek.
- Tek nüsha kuralını her durumda uygulayıp özel tevkil halinde gerekli nüshaları vermemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu kabul edilmekte; vekil varken asile yapılan tebligat usulsüz sayılmaktadır. (20. Hukuk Dairesi, 2014/5790 E., 2014/9574 K., 18.11.2014)
- Kanuni temsilcisi bulunan kişilere tebligat, kanuna göre bizzat muhataba yapılması gerekmedikçe temsilciye yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022)
- Yurt dışı tebligatlarda da Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri ve yapılan tebligatın usulüne uygunluğu ayrıca denetlenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2011/3179 E., 2012/9281 K., 30.05.2012; 11. Hukuk Dairesi, 2008/13644 E., 2010/10248 K., 14.10.2010)
Nasıl ispat edilir?
- Birden çok şahsı temsil ettiğini ileri süren kişi, bu temsil ilişkisini (vekâletname, kanuni temsil belgesi, tüzel kişi kayıtları) belgeleyerek ortaya koymalıdır.
- Tevkilin yalnızca evrakı tebellüğ için verildiği iddiası, vekâletnamenin kapsamından çıkarılır; bu belgeyi tebligatı yapan kurum veya tebligatı yapılan tarafın dosyaya sunması gerekir.
- Nüsha eksikliği nedeniyle tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, tebliğ evrakının ve mazbatanın içeriğiyle bu eksikliği ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.11: Vekile tebliğ kuralını düzenler; vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması ve birden çok vekilde ilk tebliğ tarihinin esas alınması bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
- 7201 sayılı Kanun m.12: Tüzel kişilere ve ticarethanelere tebliğde yetkili temsilciye tebliğ kuralını koyar; birden çok temsilcide birine tebliğin yeterli olduğunu belirtir.
- 7201 sayılı Kanun m.13: Tüzel kişi adına tebellüğe yetkili kişinin bulunmadığı hallerde memur veya müstahdeme tebliğ yapılmasını düzenler.
Tebligat Kanunu m.48 — Gümrük ve inhisar işlerinde tebligat
Madde, gümrük ve inhisar işlerinde, ilgili kendi kanununun izin verdiği hallerde, muamelenin yapıldığı yerde hazır bulunan alakalıya tebligatın memur aracılığıyla yapılmasını düzenler. Maddenin uygulanması, tebligatın genel usulü olan PTT aracılığıyla yapılması dışında kalan bu özel alanla sınırlıdır ve kişi bakımından genel bir yetki vermez. Tebligat yapılacak kişinin hazır bulunmasının dışında, memur tebligatının hangi usulle yapılacağı, tebliğ memurunun görev ve yetkileri, adres araştırması, ilanen tebligat ve tebliğ tarihi konuları bu maddede düzenlenmez; bunlar Tebligat Kanununun ilgili maddelerinde (örneğin 2. ve 21/1. maddelerinde) ve Tebligat Yönetmeliğinde yer alır. Gümrük ve inhisar alanındaki tebligatın hangi kanunun hangi hallerde izin verdiği de bu maddeden değil, ilgili özel kanundan belirlenir.
Gümrük ve inhisar işlerinde tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gümrük ve inhisar işleri
- Madde metninde, tebligatın memur aracılığıyla yapılmasına izin verilen özel alanlardan biri olarak sayılan işlerdir. Bu alanların kapsamı ilgili özel kanunlardan belirlenir.
- Alakalı
- Muamelenin tarafı olan ve tebligat yapılması gereken kişidir. Maddede, muamelenin cereyan ettiği yerde hazır bulunan kişi olarak anılır.
- Muamelenin cereyan ettiği yer
- Gümrük veya inhisar işleminin fiilen yürütüldüğü yerdir. Tebligatın bu yerde hazır bulunan alakalıya yapılabilmesi için aranan mekân koşuludur.
- Memur vasıtasıyla tebligat
- Tebligatın PTT yerine tebliğ memuru aracılığıyla yapılmasıdır. Bu madde, bu yolun hangi özel alanda ve hangi hal için kullanılabileceğini gösterir.
Gümrük ve inhisar işlerinde tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın gümrük veya inhisar işine ilişkin olması gerekir.
- Tebligatın yapılmasına izin veren kendi kanunun (özel kanunun) bu hal için memur vasıtasıyla tebligatı imkân tanımış olması gerekir.
- Tebligat, muamelenin cereyan ettiği yerde yapılmalı ve muhatap alakalı olarak orada hazır bulunmalıdır.
- Tebligatın memur eliyle yapılması, PTT yoluyla tebligatın yerine geçen bir özel usul olduğundan genel kurala göre değil, bu maddedeki istisnai koşullara göre değerlendirilmelidir.
Gümrük ve inhisar işlerinde tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Gümrük veya inhisar işinde muamelenin yapıldığı yerde hazır bulunan alakalıya memur eliyle yapılan tebligat geçerli tebligat sayılır.
- Tebligatın memur eliyle yapılması, ilgili kanunun bu usulü imkân tanımadığı hallerde mümkün değildir ve PTT ya da Tebligat Kanunu'ndaki genel usul uygulanır.
- Muhatap muamele yerinde hazır değilse madde uygulanmaz ve tebligat genel usulle yapılır.
- Maddeden hangi işlemin gümrük veya inhisar işi sayılacağı kesin çıkmaz; bu, ilgili özel kanuna bakılarak belirlenir.
- Maddenin hükmü emredicidir; tarafların sözleşmeyle bu usulü genişletmesi söz konusu değildir.
Gümrük-inhisar tebligatı ile genel tebligat arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki tebligat, gümrük ve inhisar işlerinde, muamele yerinde hazır bulunan alakalıya memur aracılığıyla yapılan tebligattır.
Genel tebligat kuralı, Tebligat Kanunu m.1 uyarınca PTT eliyle yapılan tebligattır; memur yolu yalnızca Tebligat Kanunu m.2 ve m.41 gibi hallerde kullanılır.
Gümrük ve inhisar alanında hazır bulunan alakalıya memur eliyle tebligat, özel kanunun izni varsa geçerli olabilir; bu durum genel PTT kuralının yerine geçen istisnadır.
Hazır bulunan alakalı ile adresine tebligat arasındaki fark nedir?
Muamelenin yapıldığı yerde hazır bulunan alakalıya tebligat, adres araştırması gerektirmeden yapılır.
Adresi meçhul kişiye tebligat ise Tebligat Yönetmeliği'nde düzenlenen adres araştırması ve ilanen tebligat usulüne tabidir.
Hazır bulunma hali ile adres meçhullüğü hali farklı usullere tabidir; biri için adres araştırması ve ilan aranmaz, diğeri için aranır.
Gümrük ve inhisar işlerinde tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gümrük ve inhisar işlerinde yapılan her tebligatı bu maddeye dayandırmak; maddenin kapsamı ilgili özel kanunun izin verdiği hallerle sınırlıdır.
- Maddenin hazır bulunan alakalıya yapılan tebligatı adres araştırması ve ilanen tebligat usulüyle karıştırmak; bu iki usul farklıdır.
- Memur tebligatının genel kural olduğunu düşünmek; genel kural PTT eliyle tebligattır, memur yolu istisnaidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Karar alıntılarında gümrük ve inhisar işlerinde memur eliyle tebligat hükmünün uygulandığı bir olaya rastlanmamıştır; bu nedenle maddenin uygulamadaki işleyişi bu malzemeden çıkarılamaz.
- Yargı kararlarında Tebligat Kanunu m.1 ve m.2 ile birlikte adres ve usul tartışmaları yer almakta, ancak m.48 ayrıca ele alınmamaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın geçerliliğini iddia eden taraf, tebligatın gümrük veya inhisar işine ilişkin olduğunu ve yapıldığı yerde muhatabın hazır bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebligatın yapıldığı yer ve muhatabın hazır bulunduğu, tebliğ memurunun düzenlediği tebliğ belgesi ile ispatlanır.
- Karşı taraf, muhatabın hazır bulunmadığını veya işin gümrük ya da inhisar işi olmadığını ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.1: Tebligatın genel olarak PTT veya memur aracılığıyla yapılacağını ve kanunun kapsamını belirler; m.48 bu genel kuralın gümrük ve inhisar alanındaki istisnasıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.2: Memur vasıtasıyla tebligatın hangi hallerde yapılabileceğini düzenler; m.48 de bu hallerden birini gümrük ve inhisar işleri için belirtir.
- 7201 sayılı Kanun m.41: Kazai mercilerin kendi memurlarıyla tebligat yapmasına karar verme yetkisini tanır; m.48 ile birlikte memur tebligatının kapsamını belirler.
Tebligat Kanunu m.49 — Tapu idarelerince yapılacak tebligat
Madde, tapuda kayıtlı taşınmazların veya miras, istimlak, cebrî icra ya da mahkeme ilâmı yoluyla iktisapta bulunan hak sahiplerinin adres bildirme yükümlülüğünü ve bu kişilere yapılacak davetiye ile tebliğ evrakının hangi adrese gönderileceğini düzenler. Madde, bu sıfatları taşıyan kişiler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: tebligatın nasıl yapılacağı ve ihbarnamenin usulü (m.21), adresi meçhul kişilere ilanen tebligat (m.28), adres araştırması (m.48) ve tebliğ tarihi (m.10 ile ilgili düzenlemeler) ayrıca Tebligat Kanunu'nun ilgili maddelerinde yer alır.
Tapu idarelerince yapılacak tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hak sahibi
- Tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde miras, istimlak, cebrî icra veya mahkeme ilâmı yoluyla iktisapta bulunan kişidir. Maddenin adres bildirme yükümlülüğü bu sıfata bağlıdır.
- Adres kayıt sistemindeki adres
- Kişinin adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresidir. Adres bildirilmediğinde madde gereği tebligat adresi olarak bu adres kabul edilir.
- Bilinen son adres
- Hak sahibinin tapu idaresine bildirdiği en son adrestir. Tebligat evrakı bu adrese gönderilir.
Tapu idarelerince yapılacak tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın tapu kaydı, miras, istimlak, cebrî icra veya mahkeme ilâmı yoluyla iktisap sıfatıyla bulunan hak sahibine yapılması gerekir.
- Hak sahibinin adresini veya adres değişikliğini bulunduğu yerin tapu idaresine bildirmiş olması ya da bildirmemiş olması belirleyici olur.
- Bildirim yapılmışsa davetiye veya tebliğ evrakının bu şekilde bilinen son adrese gönderilmesi gerekir.
- Bildirim yapılmamışsa tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması gerekir.
Tapu idarelerince yapılacak tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Hak sahibi adresini ve değişikliğini tapu idaresine bildirmekle yükümlüdür.
- Bildirilen son adrese gönderilen davetiye veya tebliğ evrakı usulüne uygun gönderilmiş sayılır.
- Hak sahibi adres bildirmemişse adres kayıt sistemindeki adres tebligat adresi olarak kabul edilir ve tebligat oraya yapılır.
- Adres bildirme yükümlülüğü, hak sahibinin tapu idaresine bildirim yapmasıyla yerine getirilmiş olur; bildirim yapılmadığında adres kayıt sistemindeki adres belirleyici olur.
Tapuya bildirim yükümlüsü hak sahipleri ile diğer ilgililer arasındaki fark nedir?
Tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde veya miras, istimlak, cebrî icra ya da mahkeme ilâmı ile iktisap yoluyla hak sahibi olan kişiler, adres bildirme yükümlülüğü altındadır.
Bu sıfatlardan birini taşımayan kişiler için madde bir adres bildirme yükümlülüğü getirmez; onlara ilişkin tebligat adresi bu maddeye göre belirlenmez.
Yalnızca madde kapsamındaki hak sahipleri için bildirilmeyen adres, adres kayıt sistemindeki adresin tebligat adresi sayılmasına yol açar.
Bildirilen son adres ile adres kayıt sistemindeki adres arasındaki fark nedir?
Hak sahibi yeni adresini tapu idaresine bildirmişse, davetiye ve tebliğ evrakı bu şekilde bilinen son adrese gönderilir.
Hak sahibi adres bildirmemişse, tebligat adres kayıt sistemindeki adrese yapılır.
Bildirim yapılmış olsa da bildirilmemiş olsa da tebligatın yapılacağı adres bu maddeye göre belirlenir; iki hâlde adres kaynağı farklıdır.
Tapu idarelerince yapılacak tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hak sahibi sıfatı taşımayan kişiye madde gereği tapu idaresine bildirim yükümlülüğü yüklemek.
- Bildirim yapılmış olmasına rağmen adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapmak ya da tersine, bildirilmeyen adres için bildirilen adresi esas almak.
- Maddenin tapu bağlantılı hak sahipleri ile genel tebligat kurallarını karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tapu kaydı ve ilgili bildirimler bakımından tebligatın yapılacağı adresin hangisi olduğu, bildirim yapılıp yapılmadığına göre belirlenir. (16. Hukuk Dairesi, 2013/8489 E., 2013/13351 K., 24.12.2013)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın madde kapsamındaki bir hak sahibine yapıldığını ve adres seçiminin usulüne uygun olduğunu tebligatı yapan taraf ispatlar.
- Tapu idaresine yapılan adres bildiriminin varlığı, tapu kayıtları ve bildirim belgesi ile ispatlanır.
- Hak sahibinin bildirim yapmadığı iddiası, adres kayıt sistemi kayıtları ile karşılaştırılarak değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.10: Bilinen en son adres ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin tebligat adresi olarak kabulüne ilişkin genel kural; bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 7201 sayılı Kanun m.21: Adres kayıt sistemindeki adrese tebligatın usulünü düzenler; m.49'da belirlenen adrese yapılacak tebligatın şeklini belirler.
- 7201 sayılı Kanun m.48: Adresi meçhul kişilere ilanen tebligat ve adres araştırmasını düzenler; adres bildirilmemiş ve adres kayıt sisteminde adres de bulunmayan hâller bakımından ilgilidir.
Tebligat Kanunu m.50 — Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat
Bu madde, Divanı Muhasebatça yapılacak tebligatların hangi usulle yapılacağını düzenler. Tebligat, merkez teşkilatında görevli muhataplara bağlı oldukları daireler aracılığıyla, bunların dışında kalanlara ise mahalli mülkiye amiri vasıtasıyla yaptırılır. Adresin tespit edilememesi ve tebellüğden imtina hallerinde tebligatın genel hükümlere göre yapılacağını da belirtir. Madde, Divanı Muhasebat dışındaki tebligat merciilerini, PTT kuralını, elektronik tebligatı ve tebligat masraflarını düzenlemez (ilgili kanun hükümleri için bkz. 7201 sayılı Kanun m.1, m.2 ve m.5). Adresin tespiti ve imtina halinde uygulanacak genel usul de ayrı bir madde kapsamında değildir; bu madde yalnızca genel hükme atıf yapar.
Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Divanı Muhasebat
- Sayıştay'ın eski adıyla anılan ve tebligatın bu madde kapsamında yapılacağı kamu denetim merciidir. Maddedeki tebligat usulü yalnızca bu kurumun yapacağı tebligatlar için geçerlidir.
- Merkez teşkilatında vazifeli şahıs
- Divanı Muhasebat'ın merkez birimlerinde çalışan muhataplardır. Bunlara tebligat, doğrudan çalıştıkları birim aracılığıyla yapılır.
- Mahalli mülkiye amiri
- Tebligatın taşra veya merkez dışındaki muhataplara ulaştırılmasında aracılık eden yerel idare amiridir. Bu yolla yapılan tebligat, mülkiye amirinin aracılığına dayanır.
- Tebellüğden imtina
- Muhatabın tebliği kabul etmekten kaçınmasıdır. Bu hal, maddede adres tespit edilememesiyle birlikte genel hükümlere dönülmesi sebebi olarak sayılmıştır.
Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın Divanı Muhasebatça çıkarılmış olması gerekir.
- Muhatap merkez teşkilatında görevli ise tebligat, bağlı olduğu daire aracılığıyla yapılmalıdır.
- Muhatap merkez teşkilatında görevli değilse tebligat, mahalli mülkiye amiri vasıtasıyla yaptırılmalıdır.
- Adres tespit edilemiyorsa veya muhatap tebellüğden imtina ediyorsa tebligat, 7201 sayılı Kanunun umumi hükümleri dairesinde yapılmalıdır.
Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligat, muhatabın görev yerine uygun merci aracılığıyla yapıldığında geçerli sayılır.
- Adres tespit edilemezse veya muhatap tebellüğden imtina ederse tebligat, genel hükümlere göre yeniden yapılır.
- Madde, tebligatın çıkarılmasını veya ücret ve masrafını düzenlemediğinden bu konularda ayrı kanun hükümleri uygulanır.
Merkez teşkilatı ile diğer muhatap arasındaki fark nedir?
Merkez teşkilatında görevli muhatap, bağlı olduğu daire üzerinden tebliğ edilir.
Merkez teşkilatında görevli olmayan muhatap, mahalli mülkiye amiri vasıtasıyla tebliğ edilir.
Tebligatın hangi merci üzerinden ulaştırılacağı muhatabın görev yerine göre değişir.
Olağan usul ile adres tespiti veya imtina hali arasındaki fark nedir?
Adres belli ve muhatap tebligatı alabiliyorsa madde metnindeki özel usul uygulanır.
Adres tespit edilemiyor veya muhatap tebellüğden imtina ediyorsa tebligat genel hükümlere döner.
Özel usulün yerini 7201 sayılı Kanunun genel tebligat hükümleri alır.
Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Merkez teşkilatında görevli muhatabı, mahalli mülkiye amiri yoluyla tebliğ etmek; doğru yol bağlı olunan daire aracılığıdır.
- Adres tespit edilemediğinde tebligatın hiç yapılmayacağını sanmak; bu halde genel tebligat hükümleri uygulanır.
- Maddedeki genel hükme atfı, maddenin kendi içinde tam bir usul gibi okumak; genel usul için 7201 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine bakmak gerekir.
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın bu madde uyarınca yapıldığını ortaya koymak, tebligatı çıkaran merciye düşer; tebligat belgesi ve mazbata ile ispatlanır.
- Muhatabın merkez teşkilatında görevli olduğu iddiası, muhatabın görev kaydı ile ispatlanır.
- Adresin tespit edilemediği veya tebellüğden imtinanın gerçekleştiği savunması, tebligatı yapan memurun düzenlediği tutanakla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.1: Tebligat çıkarabilecek merciler arasında Divanı Muhasebat'ın durumunu ve kuralın genel çerçevesini belirler.
- 7201 sayılı Kanun m.2: Memur vasıtasıyla tebligatın hangi hallerde yapılabileceğini düzenler; mahalli mülkiye amiri aracılığı da bu yolun bir türüdür.
- 7201 sayılı Kanun m.5: Tebligat ücret ve masraflarının peşin ödenmesi koşulunu getirir; bu madde kapsamındaki tebligatlarda da masraf sorumluluğu buradan çıkar.
Tebligat Kanunu m.51 — Diğer mali tebligat
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 51. maddesi, mali tebliğlerin hangi hukuki rejime göre yapılacağını belirleyen bir yollama (boşluk doldurma) hükmüdür. Mali tebliğlerin kendi kanunlarında açık hüküm bulunmadığı hallerde Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Madde, mali tebliğleri yapan veya bu tebliğlere muhatap olan kişiler bakımından uygulanır. Tebligatın yapılış usulünü, tebligat çıkarabilecek merciler arasındaki yetkiyi, tebliğ evrakının türlerini ve tebliğin hukuki sonuçlarını bizzat düzenlemez; bunlar Tebligat Kanunu'nun ilgili maddelerinde ve mali mevzuatın kendi hükümlerinde yer alır. Mali tebliğlerin hangi kanuna göre yapılacağının bu maddeyle değil, kendi kanunlarındaki özel hükümlerle belirleneceği de bu kapsam dışındadır.
Diğer mali tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mali tebliğ
- Vergi, harç veya benzeri mali yükümlülüklere ilişkin olarak idarenin muhataba yaptığı bildirim ve tebligat işlemleridir. Maddenin uygulama alanı bu tür tebliğlerle sınırlıdır.
- Kendi kanunundaki sarahat
- Mali tebliğin dayandığı özel kanunda tebligat usulüne ilişkin açık bir hükmün bulunmasıdır. Bu hüküm varsa özel kanun uygulanır, Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerine başvurulmaz.
- Umumi hükümler
- Tebligat Kanunu'nun tüm tebligatlar için geçerli genel kurallarıdır. Madde, mali tebliğlerde boşluk varsa bu genel kuralların tamamlayıcı olarak uygulanacağını öngörür.
Diğer mali tebligat: hangi şartlar aranır?
- Tebliğin mali bir tebliğ olması gerekir; yani vergi, harç veya benzeri bir mali yükümlülükle ilgili bir işlem olmalıdır.
- Mali tebliğin dayandığı kendi kanununda tebligat usulüne ilişkin açık bir hüküm bulunmamalıdır (sarahat yokluğu).
- Bu koşullar birlikte gerçekleştiğinde tebligat Tebligat Kanunu'nun umumi hükümlerine göre yapılmalıdır.
Diğer mali tebligat: hangi sonuçları doğurur?
- Mali tebliğin kendi kanununda açık hüküm varsa, tebligat o hükme göre yapılır ve Tebligat Kanunu'nun genel hükümleri ikincil kalır.
- Mali tebliğin kendi kanununda sarahat bulunmadığında, tebligat Tebligat Kanunu'nun umumi hükümlerine göre yapılır.
- Umumi hükümlere uygun yapılmayan mali tebliğ usulsüz sayılır ve Tebligat Kanunu'ndaki usulsüz tebliğin sonuçlarına tabi olur.
Özel kanun hükmü ile tebligat Kanunu genel hükmü arasındaki fark nedir?
Mali tebliğin kendi kanununda tebligat usulüne ilişkin açık bir düzenleme bulunduğu hallerde o özel hüküm uygulanır.
Kendi kanununda sarahat bulunmayan hallerde Tebligat Kanunu'nun umumi hükümleri uygulanır.
Hangi usulün uygulanacağı belirlenir; özel kanun öncelikli, Tebligat Kanunu tamamlayıcıdır.
Mali tebliğ ile adli veya idari tebligat arasındaki fark nedir?
Mali tebliğler, vergi uyuşmazlıklarında da olsa, mali yükümlülüğe ilişkin bildirimlerdir.
Adli tebligat, yargı mercilerinin dava ve işlerine ilişkin tebligatlardır.
Maddenin yollama hükmü mali tebliğlere özgüdür; adli tebligatlarda bu yollama kullanılmaz.
Diğer mali tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mali tebliğde kendi kanununda açık bir hüküm varken Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerine başvurmak.
- Maddeyi mali tebliğler dışındaki adli tebligatlara da uygulanabilir saymak.
- Mali tebliğin usulüne ilişkin süre veya tebligat yöntemini doğrudan bu maddeden çıkarmaya çalışmak; bu maddede süre veya usul ayrıntısı yoktur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mali tebliğin kendi kanununda usule ilişkin açık hüküm yoksa Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (9. Daire, 2008/5363 E., 2011/7553 K., 02.11.2011)
- Vergi Usul Kanunu'nda cezaevindeki kişilere tebligat konusunda düzenleme bulunmadığında, Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri (m.19 ve m.51) birlikte uygulanmaktadır. (7. Daire, 2024/1987 E., 2025/1687 K., 22.04.2025)
- Vergi uyuşmazlıklarında tebligat hükümlerinin Tebligat Kanunu'na göre uygulanması gerektiği, mali tebliğlerde bu yollamanın esas alındığı kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/2 E., 2021/4 K., 22.09.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Mali tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren idare, tebliğin hangi mali kanuna dayandığını ve kendi kanununda usul hükmü bulunup bulunmadığını ortaya koymalıdır.
- Kendi kanununda sarahat bulunmadığı iddiası ile Tebligat Kanunu'nun umumi hükümlerine başvurulmasını ileri süren taraf, bu durumu mali kanunun ilgili hükümlerini göstererek ispatlamalıdır.
- Tebliğin yapıldığını gösteren tebliğ belgesi ve tebligat tutanağı ile usulüne uygunluk ispatlanır; usulsüzlük iddiasında bulunan karşı taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun m.1: Tebligat çıkarabilecek merciler ve tebligatın Posta ve Telgraf Teşkilatı eliyle veya memur vasıtasıyla yapılacağını düzenler; mali tebliğin umumi hükümlerinin ilk başvuru noktasıdır.
- 7201 sayılı Kanun m.2: Memur vasıtasıyla tebligatın hangi hallerde yapılabileceğini belirler; mali tebliğde bu usulün kullanılması halinde başvurulacak genel hükümdür.
- 7201 sayılı Kanun m.35: Adres değişikliği halinde eski adrese tebligatın sonuçlarını düzenler; mali tebliğlerde adres meselesinde genel hüküm olarak uygulanır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz gün | m.35 | (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse,… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
63 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/728 E., 2025/261 K., 30.04.2025İlgili madde: m.35
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/455 E., 2025/123 K., 12.03.2025İlgili madde: m.35
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/681 E., 2024/269 K., 22.05.2024İlgili madde: m.39
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1103 E., 2023/917 K., 11.10.2023İlgili madde: m.35
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/545 E., 2023/916 K., 11.10.2023İlgili madde: m.39
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/294 E., 2023/749 K., 12.07.2023İlgili madde: m.35
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/334 E., 2022/1021 K., 22.06.2022İlgili madde: m.36, m.37, m.38, m.39, m.40, m.41, m.43, m.45, m.47
- Ceza Genel Kurulu, 2019/607 E., 2021/563 K., 16.11.2021İlgili madde: m.36
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/753 E., 2019/586 K., 21.05.2019İlgili madde: m.39
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2009 E., 2019/587 K., 21.05.2019İlgili madde: m.39
Diğer 53 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1287 E., 2019/90 K., 07.02.2019İlgili madde: m.37
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/1173 E., 2014/850 K., 05.11.2014İlgili madde: m.43
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2082 E., 2014/80 K., 05.02.2014İlgili madde: m.48
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/580 E., 2012/1105 K., 12.12.2012İlgili madde: m.41
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/73 E., 2010/109 K., 03.03.2010İlgili madde: m.37
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/74 E., 2009/98 K., 04.03.2009İlgili madde: m.43
- Ceza Genel Kurulu, 2008/165 E., 2009/18 K., 10.02.2009İlgili madde: m.39
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/300 E., 2008/308 K., 09.04.2008İlgili madde: m.51
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/301 E., 2008/309 K., 09.04.2008İlgili madde: m.51
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/302 E., 2008/310 K., 09.04.2008İlgili madde: m.51
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/4200 E., 2025/5758 K., 03.06.2025İlgili madde: m.43
- 8. Daire, 2021/4389 E., 2025/5317 K., 30.05.2025İlgili madde: m.34
- 10. Ceza Dairesi, 2023/17500 E., 2025/4747 K., 22.04.2025İlgili madde: m.36
- 7. Daire, 2024/1987 E., 2025/1687 K., 22.04.2025İlgili madde: m.51
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/15741 E., 2025/2453 K., 19.02.2025İlgili madde: m.37
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/5638 E., 2024/4838 K., 04.11.2024İlgili madde: m.37
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/6017 E., 2024/6675 K., 01.10.2024İlgili madde: m.43
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/6702 E., 2024/6511 K., 26.09.2024İlgili madde: m.43
- 8. Daire, 2021/4370 E., 2024/2319 K., 25.04.2024İlgili madde: m.34
- 12. Daire, 2024/730 E., 2024/1458 K., 21.03.2024İlgili madde: m.40
- 11. Ceza Dairesi, 2022/11252 E., 2023/3205 K., 25.04.2023İlgili madde: m.48
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/8403 E., 2023/1024 K., 21.02.2023İlgili madde: m.41
- 11. Ceza Dairesi, 2022/11622 E., 2023/801 K., 21.02.2023İlgili madde: m.49
- 12. Hukuk Dairesi, 2022/12815 E., 2023/227 K., 17.01.2023İlgili madde: m.41
- 11. Ceza Dairesi, 2022/11640 E., 2023/54 K., 10.01.2023İlgili madde: m.34
- 4. Daire, 2019/7745 E., 2022/4983 K., 21.09.2022İlgili madde: m.34
- 13. Daire, 2016/4247 E., 2022/1050 K., 16.03.2022İlgili madde: m.34
- 8. Hukuk Dairesi, 2021/13416 E., 2022/2193 K., 10.03.2022İlgili madde: m.41
- 8. Hukuk Dairesi, 2021/4775 E., 2021/10265 K., 12.10.2021İlgili madde: m.41
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/2 E., 2021/4 K., 22.09.2021İlgili madde: m.51
- 4. Daire, 2021/2663 E., 2021/3824 K., 06.07.2021İlgili madde: m.34
- 14. Hukuk Dairesi, 2015/16737 E., 2017/7704 K., 18.10.2017İlgili madde: m.48
- 21. Hukuk Dairesi, 2016/19559 E., 2017/6804 K., 26.09.2017İlgili madde: m.48
- 14. Hukuk Dairesi, 2014/13699 E., 2015/8072 K., 10.09.2015İlgili madde: m.49
- 23. Hukuk Dairesi, 2014/3574 E., 2015/1120 K., 23.02.2015İlgili madde: m.48
- 20. Hukuk Dairesi, 2014/5790 E., 2014/9574 K., 18.11.2014İlgili madde: m.47
- 16. Hukuk Dairesi, 2013/8489 E., 2013/13351 K., 24.12.2013İlgili madde: m.49
- 23. Hukuk Dairesi, 2012/6933 E., 2013/892 K., 18.02.2013İlgili madde: m.38, m.40
- 11. Ceza Dairesi, 2012/25936 E., 2012/21930 K., 18.12.2012İlgili madde: m.47
- 11. Hukuk Dairesi, 2011/3179 E., 2012/9281 K., 30.05.2012İlgili madde: m.38, m.40, m.45, m.47
- 6. Hukuk Dairesi, 2011/12668 E., 2012/904 K., 30.01.2012İlgili madde: m.47
- 13. Daire, 2008/3453 E., 2011/5609 K., 06.12.2011İlgili madde: m.45
- 9. Daire, 2008/5363 E., 2011/7553 K., 02.11.2011İlgili madde: m.51
- 11. Hukuk Dairesi, 2008/13644 E., 2010/10248 K., 14.10.2010İlgili madde: m.38, m.40, m.45, m.47
- 11. Hukuk Dairesi, 2008/12587 E., 2010/7749 K., 01.07.2010İlgili madde: m.38, m.40, m.45
- 11. Hukuk Dairesi, 2008/12616 E., 2010/7756 K., 01.07.2010İlgili madde: m.38, m.45
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2224 E., 2025/204 K., 31.01.2025İlgili madde: m.35
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/401 E., 2024/844 K., 15.05.2024İlgili madde: m.35
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1506 E., 2022/1448 K., 24.11.2022İlgili madde: m.37
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/303 E., 2020/1258 K., 12.11.2020İlgili madde: m.36
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/166 E., 2020/1060 K., 08.10.2020İlgili madde: m.36
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/1812 E., 2020/558 K., 14.05.2020İlgili madde: m.36
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/1019 E., 2018/91 K., 30.01.2018İlgili madde: m.48
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 11.01.2011 (m.35).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 4. Tebligat Kanunu bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış