Danıştay Kanunu › Danıştay'ın, daire ve kurulların görevleri

İdari işlere ilişkin idari uyuşmazlıklar ve görevler Birinci Daire ve İdari İşler Kurulunda

Danıştay Kanunu m.42–54İdari Yargılama UsulüSon değişiklik: 02.07.2018 (m.42)

Kısaca

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 42. maddesi, Danıştay Birinci Dairesinin görev alanına giren işleri sıralar. Danıştay Kanunu m.45, Danıştay Genel Kurulunun görevlerini genel olarak belirler: bu Kanunla ve diğer kanunlarla Genel Kurula verilen seçim görevleri ile diğer görevlerin yapılması ve Kanunda öngörülen içtüzük ve yönetmeliklerin kabul edilmesi.

Kapsam

Bu konu, Danıştay Kanunu m.42–54 hükümlerini kapsar.

Yürürlükten kaldırılmış: m.43, m.44.

Danıştay Kanunu m.42 — Birinci dairenin görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 42. maddesi, Danıştay Birinci Dairesinin görev alanına giren işleri sıralar. Bunlar; kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri, kanunlarında Danıştay'dan alınacağı yazılı bulunan düşüncelere ilişkin istekler, 6830 sayılı Kanun m.30 uyarınca çıkan uyuşmazlıklar, İdare-i Umumiyye-i Vilayat Kanunu Muvakkatı'ndan doğan işler, Belediye Kanunu uyarınca Danıştay'a verilip idari davaya konu olmayan işler, dernek teklifleri ve memurların yargılanmasına ilişkin mevzuat uyarınca görülecek işlerdir. Madde, bu dairenin hangi kişi ya da ilişkiler bakımından yetkili olduğunu değil, Danıştay içinde hangi işlerin Birinci Daire'ye verildiğini düzenler. Dava dairelerinin iş bölümü (m.13 ve Başkanlık Kurulu kararları), Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar (m.24), Birinci Daire'nin tüzük ve kanun tasarılarına ilişkin incelemesi ile Danıştay Genel Kurulu ve İdari İşler Kurulu'nun görevleri bu maddede düzenlenmez.

Birinci dairenin görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Birinci Daire
Danıştay'ın idari görevlerini yürüten dairesidir. Yargısal dava dairelerinden farklı olarak bu maddede sayılan işleri inceleyip karara bağlar veya düşüncesini bildirir.
İmtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
Kamu hizmetlerine ilişkin olarak idare ile özel kişi arasında yapılan ve bu maddede Birinci Daire'nin incelemesine bırakılan sözleşmelerdir. Tahkim yolu öngörülmeyen uyuşmazlıklar ise madde 24 kapsamında idari dava konusudur.
Düşünce bildirme
Danıştay'ın kanunda öngörülen hâllerde idareye istişari görüş vermesidir. Bu görüş idareyi bağlamaz; bildirilen görüş bağlayıcı bir karar niteliğinde değildir.

Birinci dairenin görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Birinci Daire'nin incelemesine konu işin maddede sayılan kategorilerden birine girmesi gerekir.
  • İmtiyaz şartlaşma veya sözleşme incelemesinde konunun kamu hizmetine ilişkin olması gerekir.
  • Kanunlarında Danıştay'dan alınacağı yazılı bulunan düşünce istekleri için ilgili kanunda Danıştay görüşü alınması öngörülmüş olmalıdır.
  • Dernek teklifinde, derneğin kamu yararına çalışan dernek sayılabilmesi için yapılan teklif bulunmalıdır.
  • Memur ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin mevzuat uyarınca görülecek bir iş bulunmalıdır.

Birinci dairenin görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 42 kapsamındaki bir işin Birinci Daire'ye gelmesi hâlinde daire ilgili konuyu inceler ve gereğine göre karara bağlar veya düşüncesini bildirir.
  • Madde metninde sayılan işler dışındaki davalar Birinci Daire'ye bu madde ile verilmez; bunlar için madde 13 ve diğer dava görevi düzenlemelerine bakılır.
  • Mülga bentler (a, b, d, f) artık Birinci Daire'nin görevi değildir; bu bentlere dayanan işler bu maddeye göre Birinci Daire'ye verilemez.
  • Birinci Daire'nin istişari görüşü idareyi bağlamaz; idare görüşe uymak zorunda değildir.

İnceleme ile karar verme ayrımı arasındaki fark nedir?

Bazı işlerde Birinci Daire kesin karar verir; örneğin 6830 sayılı Kanun m.30 uyuşmazlıkları ile memur yargılamasına ilişkin işler.

Bazı işlerde Daire yalnızca düşüncesini bildirir; örneğin imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri ile kanun düşünce istekleri.

Birinci karar verir, ikinci istişari görüş bildirir. Görüş idareyi bağlamaz; karar yetkisi ile görüş yetkisi birbirinden ayrıdır.

Yargısal dava ile idari iş arasındaki fark nedir?

Madde 42 kapsamındaki işler idari niteliklidir ve Birinci Daire bunları dava dairesi sıfatıyla değil idari daire olarak görür.

Dava dairelerinin baktığı idari ve vergi davaları madde 13 ve 24 ile belirlenir.

Madde 42 işi bir davanın görülmesi anlamına gelmez; dava görevi için ayrıca madde 13 ve 24 incelenmelidir.

Birinci dairenin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 42'deki mülga bentleri (a, b, d, f) hâlâ yürürlükte sanmak; bu bentler 2/7/2018 tarihli KHK-703 ile yürürlükten kaldırılmıştır.
  • Değişiklik öncesi kararlara ve kitaplardaki eski fıkra numaralarına dayanarak Birinci Daire'nin görevini bugünkü metinle karıştırmak.
  • Birinci Daire'nin istişari görüşünü bağlayıcı karar gibi değerlendirmek.
  • Dava dairelerinin iş bölümünü yalnızca madde 42 ile belirlemek; iş bölümü madde 13 ve Başkanlık Kurulu kararlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
  • Madde 42'de sayılan görev ile madde 24'te sayılan ilk derece davalarını birbirine karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dava dairelerinin iş bölümünde iptal davaları için uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuatın esas alınması kabul edilmektedir. (1. Daire, 2003/36 E., 2003/34 K., 13.03.2003)
  • İdari sözleşmelerden doğan davalarda da uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuatın esas alınması kabul edilmektedir.
  • Kamulaştırma Kanunu m.30 uyuşmazlıklarının Birinci Daire'nin görevinde olduğu ve madde 42 (g) bendine dayandığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 1994/773 E., 1994/2810 K., 03.11.1994; 1. Daire, 2014/779 E., 2014/799 K., 28.05.2014)
  • Madde 42 (g) bendi uyarınca Birinci Daire'nin görevinin bu uyuşmazlıklarla sınırlı tutulduğu; başka dairenin bu işe bakamayacağı kabul edilmektedir. (1. Daire, 2014/779 E., 2014/799 K., 28.05.2014)
  • Memur yargılamasına ilişkin işlerin Birinci Daire'de karara bağlanmasında, kararı veren daire başkan ve üyelerinin toplantıya katılamayacağı kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Birinci Daire'nin görevinin varlığını ileri süren taraf, işin madde 42'de sayılan kategorilerden birine girdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Uyuşmazlığın hangi mevzuattan kaynaklandığı, dosyadaki dava dilekçesi, idari işlem ve ilgili kanun metni ile belirlenir.
  • Görev itirazı yapan taraf, işin başka dairenin ya da mahkemenin görevinde olduğunu ileri sürerek bunu belgelemekle yükümlüdür.
  • Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesinin varlığı yazılı sözleşme metni ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.13: Dava dairelerinin ve Birinci Daire'nin iş bölümünü düzenler; madde 42'nin dayandığı görev dağılımı bu maddededir.
  • 2575 sayılı Kanun m.24: Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaları sayar; imtiyaz sözleşmelerinden doğan davaların Danıştay'da görülmesi bu maddeye dayanır.
  • 2575 sayılı Kanun m.26: Başkanlık Kurulu'nun iş yükü nedeniyle daire görevlerini değiştirme yetkisini düzenler; Birinci Daire'nin görev alanı bu yetkiyle değişebilir.

Danıştay Kanunu m.45 — Danıştay genel kurulunun görevleri

Madde, Danıştay Genel Kurulunun görevlerini genel olarak belirler: bu Kanunla ve diğer kanunlarla Genel Kurula verilen seçim görevleri ile diğer görevlerin yapılması ve Kanunda öngörülen içtüzük ve yönetmeliklerin kabul edilmesi. Kuruluşu, toplantı ve karar yeter sayıları ve oy çokluğu (m.15), İdari İşler Kurulu (m.16), Başkanlık Kurulu (m.19/A) ve Başkanlar Kurulu (m.52) gibi kurulların görev ve işleyişi bu maddenin konusu değildir. Maddede Danıştay Genel Kurulunun hangi tek tek işleri göreceği sayılmaz; bu görevler diğer kanun hükümlerinden çıkar. Dava dairelerinin ve idari dava dairesinin görevleri, Danıştay Başkanının görevleri (m.55) ve disiplin kurullarının görevleri de bu maddede düzenlenmez.

Danıştay genel kurulunun görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Seçim görevi
Danıştay Genel Kurulunun, Danıştay içindeki kurul ve kurumlara üye seçmesi anlamına gelen görevidir. Bu görev Kanunla ve diğer kanunlarla açıkça Genel Kurula verilmiş olmalıdır; maddenin kendisi tek tek seçim hallerini saymaz.
Diğer görevler
Genel Kurula seçim dışında Kanunla veya diğer kanunlarla verilen işlerdir. Maddenin kapsamı bu görevlerin bütününü kapsayacak biçimde geneldir.
İçtüzük
Genel Kurulun iç işleyişini düzenleyen, Kanunda öngörülen ve Genel Kurulca kabul edilen düzenlemedir. Yönetmelikten ayrı bir kaynaktır ve kendi kapsamı Kanunun öngördüğü konularla sınırlıdır.
Yönetmelik
Kanunda öngörülen hallerde Genel Kurulca kabul edilen, Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenleyici işlemdir. Hangi konularda çıkarılacağı Kanunun ilgili hükmüne bağlıdır.

Danıştay genel kurulunun görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Genel Kurulun görev yapabilmesi için görevin bu Kanunda, diğer kanunlarda ya da bu maddede açıkça Genel Kurula verilmiş olması gerekir.
  • İçtüzük veya yönetmeliğin kabul edilebilmesi için bu Kanunda öngörülmüş olması gerekir.
  • Genel Kurulun toplantı ve karar yeter sayısının sağlanması gerekir; bu hususta m.15 hükümleri uygulanır.

Danıştay genel kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Genel Kurula kanunla verilen seçim görevleri ve diğer görevler, Genel Kurulun yetki alanına girer ve Genel Kurul bunları yapmakla yükümlüdür.
  • Kanunda öngörülen içtüzük ve yönetmelikler Genel Kurulca kabul edilir.
  • Kanunda öngörülmeyen bir konuda Genel Kurulun içtüzük veya yönetmelik kabul etmesi bu maddeye dayanılarak yapılamaz.
  • Genel Kurulun bu maddeye dayanarak aldığı kararlar, toplantı yeter sayısı ve oy çokluğu koşullarına bağlıdır.

Genel Kurul seçim görevleri ile diğer görevler arasındaki fark nedir?

Seçim görevi, Genel Kurulun Danıştay içinde kurul ve kurumlara üye seçmesidir; üyeler gizli oyla seçilir ve bu seçimler için özel usuller ilgili kanun hükümlerinde yer alır.

Diğer görevler, seçim dışında kalan ve kanunlarla Genel Kurula verilen işlerdir; bunlar çoğunlukla bir karar veya görüş bildirme niteliği taşır.

Her iki görevin dayanağı ayrı kanun hükmünde aranır; biri için geçerli olan usul öteki için kendiliğinden uygulanmaz.

Genel Kurulun görevi ile kurulların görevi arasındaki fark nedir?

Genel Kurulun görevleri bu maddede genel olarak düzenlenmiştir.

İdari İşler Kurulu, Başkanlık Kurulu ve Başkanlar Kurulu gibi kurulların görevleri ayrı maddelerde tek tek sayılmıştır.

Bir görev Genel Kurula mı yoksa bir kurula mı ait diye sorulduğunda, o kurulun kendi maddesine bakmak gerekir; genel görev maddesi bu ayrımı çözmez.

İçtüzük ile yönetmelik arasındaki fark nedir?

İçtüzük, Genel Kurulun kendi iç işleyişine ilişkin düzenlemedir.

Yönetmelik, Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenleyici işlemdir.

Her ikisinin de Kanunda öngörülmüş olması gerekir; Kanunda öngörülmeyen bir konuda Genel Kurul bunları kabul edemez.

Danıştay genel kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Genel Kurulun bütün görevlerinin bu maddeden çıktığını sanmak; görevlerin kaynağı diğer kanun hükümleridir.
  • Genel Kurulun kendiliğinden her konuda içtüzük veya yönetmelik kabul edebileceğini düşünmek; Kanunda öngörülmesi şarttır.
  • Seçim görevi ile diğer görevleri birbirine karıştırmak; bunların usulleri ve dayanakları farklıdır.
  • Kurulların görevlerini Genel Kurulun genel görevi içinde saymak; kurullar ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

Nasıl ispat edilir?

  • Genel Kurulun bir görevi yaptığını ileri süren taraf, bu görevin Kanunda veya diğer kanunlarda Genel Kurula verildiğini gösteren kanun hükmünü ortaya koymalıdır.
  • Genel Kurul kararının usulüne uygun alındığını ispat için toplantı tutanağı ve karar yeter sayısına ilişkin kayıtlar kullanılır; yeter sayının sağlanmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.
  • Kabul edilen bir içtüzük veya yönetmeliğin Kanunda öngörüldüğü iddiası, ilgili Kanun hükmü gösterilerek ispatlanır; öngörülmediğini ileri süren taraf bunu kanun metninden ortaya koyar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.15: Genel Kurulun toplantı ve karar yeter sayısını ve oy çokluğunu düzenler; Genel Kurulun görev yapma usulünü belirler.
  • 2575 sayılı Kanun m.16: İdari İşler Kurulunun oluşumunu ve seçim usulünü düzenler; Genel Kurulun seçim görevlerinden birinin ayrıntısını gösterir.
  • 2575 sayılı Kanun m.19/A: Başkanlık Kurulunun oluşumunu ve üyelerinin Genel Kurulca seçilmesini düzenler; Genel Kurulun seçim görevinin bir örneğidir.
  • 2575 sayılı Kanun m.52: Başkanlar Kurulunun görevlerini düzenler; bu görevler Genel Kurula ait olmayıp ayrı bir kurula aittir.

Danıştay Kanunu m.46 — İdari işler kurulunun görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 46. maddesi, Danıştay İdari İşler Kurulunun görevlerini sayar: kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerine ilişkin düşünce bildirme, kanunlarda Kurulda görüşüleceği yazılı işler, daireler arası görev uyuşmazlıkları, Danıştay Başkanının havale ettiği idari daire işleri, memurların yargılanmasına ilişkin men'i ve lüzumu muhakeme kararlarının incelenmesi ile dairelerin usul ve göreve ilişkin nedenlerle esastan karar vermediği işlerde Kurul kararına göre yeniden inceleme usulü ve bakanlık isteğiyle görüşme. Kurulun kuruluşunu, toplantı yeter sayısını ve oy çokluğunu düzenlemez (m.46 değil, m.45 ve diğer hükümler); Kurulun oluşumu (m.45), Danıştay Başkanının görevleri (m.55) ve idari dairelerin çalışma usulü (m.47 vd.) ayrı maddelerde yer alır. Bu madde, Danıştay'ın yargısal kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri de düzenlemez.

İdari işler kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Kurul, imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini inceleyip gereğine göre karara bağlar veya düşüncesini bildirir.
  • Kurulun bozma kararına ilgili daire uymak zorundadır.
  • Dairenin göreve veya usule ilişkin nedenlerle esası karara bağlamadığı işte Kurul kararının yerinde görülmemesi halinde iş ilgili daireye geri gönderilir ve daire Kurul kararı doğrultusunda inceleme yaparak karar verir.
  • Bakanlığın görüşüne uygun olmayan ve Başkan havalesi bulunmayan daire kararı, bakanın isteği üzerine Kurulda görüşülür.
  • Madde, Kurulun toplantı yeter sayısı ve oy çokluğu kurallarını düzenlemez; bunlar başka maddededir.

Kurulun kendiliğinden inceleme ile itiraz üzerine inceleme (men'i muhakeme ve lüzumu muhakeme kararları) arasındaki fark nedir?

Men'i muhakeme kararları Kurulca kendiliğinden incelenir; ilgili dairece birinci derecede verilen bu kararların denetimi resen yapılır.

Lüzumu muhakeme kararları ise yalnızca itiraz üzerine incelenir.

Men'i muhakeme kararında Kurul resen harekete geçer; lüzumu muhakeme kararında itiraz gerekir.

İdari dairenin işi esastan karara bağlaması ile bağlamaması arasındaki fark nedir?

Daire göreve veya usule ilişkin nedenlerle işin esası hakkında karar vermemişse, Kurul bu kararı yerinde görmezse işi ilgili daireye geri gönderir.

Daire esas hakkında karar vermişse ve bu işin Kurula havalesi Danıştay Başkanınca yapılmamış ise, karar ilgili bakanlığın görüşüne uygun olmadığında bakanın isteğiyle Kurulda görüşülür.

Usul gerekçesiyle esas dışı kalan işte geri gönderme yolu, esasa ilişkin karar ve bakanlık itirazında Kurulda görüşme yolu izlenir.

Danıştay Başkanı havalesi ile bakanlık isteği arasındaki fark nedir?

Danıştay Başkanının havalesiyle Kurula gelen işte Kurul doğrudan inceleme yapar (e bendi).

Başkanın havalesi olmadan dairenin kararı, bakanlığın görüşüne aykırı olduğunda bakanın isteğiyle Kurula gelir (2. fıkra).

Kurula giriş yolu, havale ya da bakanın isteği olmak üzere iki farklıdır.

Bozma kararı ile görüş bildirme: fark nedir?

Kurulun bozma kararı, ilgili dairece uyulması zorunlu bir karardır.

İmtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında Kurulun verdiği düşünce ise görüş niteliğindedir.

Bozma kararına dairenin uyması zorunludur; düşünce bildirme ile bağlı olmayan görüş ayrımı vardır.

İdari işler kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İdari İşler Kurulunun kuruluşunu, toplantı yeter sayısını ve oy çokluğunu bu maddeden çıkarmak; bunlar m.45 ve ilgili hükümlerdedir.
  • Madde 1999 değişikliğinden önceki metne dayanan kararları (42/c ve 46/b) güncel 46/1-b yerine yorumlamak; 1999 sonrası metin üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.
  • Kurulun bozma kararını dairenin dikkate alabileceğini sanmak; bozma kararına uyma zorunludur.
  • İmtiyaz niteliği taşımayan bir sözleşmeyi, Kurulun düşünce bildirme görevi kapsamında saymak; önce sözleşmenin imtiyaz sözleşmesi olup olmadığı belirlenmelidir.
  • Görüş niteliğindeki düşünce ile bozma kararını aynı bağlayıcılıkta değerlendirmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde Danıştayın görüş bildirme görevi, imtiyaz niteliği taşımayan sözleşmelerde uygulanmaz; sözleşmenin kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekir (13. Daire, 2019/80 E., 2019/730 K., 12.03.2019; 1. Daire, 2014/751 E., 2014/821 K., 02.06.2014)
  • Taslak imtiyaz sözleşmesinde eksiklik varsa Danıştay, bu aşamada görüş bildirmeden taslağı ilgili bakanlığa iade edebilmektedir (1. Daire, 2014/751 E., 2014/821 K., 02.06.2014)
  • Madde 1999 değişikliğinden önce imtiyaz sözleşmelerinin incelenmesi ve görüş bildirilmesi görevi, 42/c ve 46/b maddeleri üzerinden yorumlanmaktaydı; güncel metinde 46/1-b bu görevi düzenlemektedir (1. Daire, 2006/203 E., 2006/719 K., 06.07.2006; 1. Daire, 1998/291 E., 1998/279 K., 23.10.1998)

Nasıl ispat edilir?

  • İdari işler kurulu görevine ilişkin uyuşmazlıkta, işin hangi bentle Kurula geldiğini gösteren kanun hükmü ve havale yazısı ya da bakanlık isteği belgesi esas alınır.
  • Bakanlığın görüşüne uygunluk ve Başkan havalesinin bulunmaması durumunda, bakanın isteğinin yazılı olarak Kurula iletildiği belgelenir.
  • Usul nedeniyle esas dışı kalan karar bakımından, dairenin hangi nedenle esas hakkında karar vermediğinin karar metninden ortaya konması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.45: Kurulun kuruluşunu, üyelerini ve toplantı yeter sayısını düzenler; 46. maddedeki görevlerin hangi organca yerine getirileceğini belirler.
  • 2575 sayılı Kanun m.55: Danıştay Başkanının İdari İşler Kuruluna başkanlık etmesi ve havale yetkisinin kaynağı bakımından bağlantılıdır.
  • 2575 sayılı Kanun m.47: Kurulun işi görüşme usulünü düzenler; 46. maddedeki incelemelerin nasıl yapılacağını tamamlar.

Danıştay Kanunu m.47 — İdari işlerin görüşülmesi

Madde, Danıştay dairelerinin ve kurullarının toplantılarında görüşmenin nasıl başlayacağını ve hangi sırayla ele alınacağını düzenler: üye veya tetkik hakiminin açıklamasının dinlenmesi, konu aydınlandıktan sonra görüşmeye geçilmesi ve göreve veya usule ilişkin meselelerin diğer meselelerden önce karara bağlanması. Kurul ve dairelerin toplantı yeter sayısı, oy çokluğu, kararların biçimi ve dosya inceleme usulü maddede düzenlenmez (m.49, m.50, m.51 ve ilgili toplantı hükümleri). Maddenin dava daireleri ile idari işler kurulu arasında ayrım yapmadığı, Danıştay'ın tüm daire ve kurullarına uygulandığı anlaşılır. Madde, kararın esasına ilişkin oylamanın nasıl yapılacağını ayrıca belirlemez.

İdari işlerin görüşülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Açıklama dinleme
Görüşmeden önce dosyayı inceleyen üye veya tetkik hakiminin konu hakkında daire veya kurula bilgi vermesidir. Görüşmeye geçilmeden yapılması gereken ilk adımdır.
Göreve ilişkin mesele
Mahkemenin veya kurulun o işe bakmaya yetkili olup olmadığına dair sorudur. Esasa girilmeden önce değerlendirilir.
Usule ilişkin mesele
Dosyanın şekle ve yargılama işlemlerine uygun olup olmadığına dair sorudur. Esasa ilişkin meselelerden önce karara bağlanır.
Konunun aydınlanması
Dosyanın açıklamalar ışığında görüşmeye elverişli hale gelmesidir. Bu durum gerçekleşmeden görüşmeye geçilmez.

İdari işlerin görüşülmesi: hangi şartlar aranır?

  • Toplantıda dosyayı önceden inceleyen üye veya tetkik hakiminin açıklamalarının dinlenmiş olması gerekir.
  • Açıklamalar sonucunda konunun aydınlanmış olması gerekir; aksi halde işin görüşülmesine geçilmez.
  • Göreve ve usule ilişkin meseleler varsa bunların diğer meselelerden önce karara bağlanması gerekir.
  • Göreve ve usule ilişkin meseleler karara bağlandıktan sonra kalan meseleler sırayla ele alınmalıdır.

İdari işlerin görüşülmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Açıklamalar dinlenip konu aydınlanmadan işin görüşülmesine geçilemez.
  • Göreve veya usule ilişkin bir mesele varsa, esasa ilişkin kararlar bu mesele karara bağlanmadan verilmez.
  • Göreve ve usule ilişkin mesele yoksa işler madde sırasına göre görüşülür.

Göreve veya usule ilişkin mesele ile diğer meseleler arasındaki fark nedir?

Dosyanın yetkiye, görev sınırına veya usul şartlarına ilişkin sorunu bulunan meseleler.

Esasa ilişkin ve diğer meseleler.

Göreve ve usule ilişkin meseleler önce karara bağlanır; esas hakkında görüşme bunların çözümünden sonra yapılır.

Açıklama dinlenmesi öncesi ile sonrası görüşme arasındaki fark nedir?

Dosyayı inceleyen üye veya tetkik hakiminin açıklamaları henüz yapılmamışken.

Açıklamalar dinlenip konu aydınlandıktan sonra.

Görüşmeye geçilmesi açıklamalar dinlendikten ve konu aydınlandıktan sonrasına bağlıdır.

İdari işlerin görüşülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Açıklamalar dinlenmeden doğrudan görüşmeye geçmek; madde ilk adımı açıkça öngörür.
  • Konu aydınlanmadan oylamaya girmek; açıklama ve aydınlanma koşulu atlanmış olur.
  • Esasa ilişkin görüşmeyi, göreve veya usule ilişkin meselenin karara bağlanmasından önce yapmak; madde bu sırayı zorunlu kılar.

Nasıl ispat edilir?

  • Görüşmeye geçildiğini gösteren tutanakta, dosyayı inceleyen üye veya tetkik hakiminin açıklamalarının yapıldığının kaydedilmesi gerekir; bu kayıt bulunmadığında usulün işletildiği ispatlanamaz.
  • Göreve veya usule ilişkin bir mesele bulunup bulunmadığı, toplantı tutanağı ve dosya içeriğiyle belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.46: İdari İşler Kurulunun görevlerini düzenler; bu kurulun toplantılarında da m.47'deki sıra ve açıklama usulü uygulanır.
  • 2575 sayılı Kanun m.49: Gerekli bilgi ve belgelerin istenmesini düzenler; açıklamaların dayandığı dosya eksikliklerinin giderilmesi bakımından ilgilidir.
  • 2575 sayılı Kanun m.50: Görüşmeleri başkanın yönetmesini düzenler; görüşmenin işleyişi bu hükümle birlikte okunur.
  • 2575 sayılı Kanun m.51: Kararların oy çokluğuyla alınmasını ve gerekçe, imza gibi biçim unsurlarını düzenler; görüşme sonunda verilen kararın şekline ilişkindir.

Danıştay Kanunu m.48 — Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinin görüşülmesi

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 48. maddesi, Danıştayın kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşünce bildirme görevini ve bu düşüncenin bildirilme süresini düzenler. Madde, Danıştaya gönderilen imtiyaz şartlaşma ve sözleşme tasarıları bakımından uygulanır; tahkim yolu öngörülen imtiyaz sözleşmelerinin uyuşmazlık çözümü yönünü ve Danıştayın diğer görevlerini kapsamaz. Maddede, Danıştayın bu düşüncesinin bağlayıcı olup olmadığı, düşünceye aykırı imtiyaz verilip verilemeyeceği, tahkim yolunun hangi hallerde öngörüleceği ve Danıştayın kanun ve tüzük tasarılarını inceleme görevi düzenlenmez (bu konular Anayasa m.125 ve m.155, 4501 sayılı Kanun ve 2575 sayılı Kanunun ilgili görev maddelerinde yer alır).

Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinin görüşülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi
Bir kamu hizmetinin kurulması veya işletilmesinin, kâr ve zarara kendi hesabına katlanan özel hukuk kişisine devredildiği idari sözleşmedir. Maddenin Danıştaya görüş sorumluluğu bu sözleşme türüyle sınırlıdır; diğer idari sözleşme türleri (ör. mali-iltizam) bu kapsamda değildir.
Şartlaşma (şartname)
İmtiyaz işleminin, sözleşmeden ayrı olarak idarenin tek taraflı iradesiyle belirlenen ve gerektiğinde değiştirilebilen düzenleyici hükümlerini içeren belgedir. Madde metninde 'şartlaşma' ibaresi, bu belgeyle birlikte incelenecek tasarıyı ifade eder.
Düşünce (görüş)
Danıştayın imtiyaz tasarısı hakkında bildirdiği, idareyi bağlamayan istişari açıklamadır. Danıştay bu aşamada uyuşmazlık çözmez; görüş bildirir ve bu görüş idareyi bağlamaz.
Geliş tarihi
Tasarının Danıştaya ulaştığı tarihtir. İki aylık süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinin görüşülmesi: hangi şartlar aranır?

  • Konu, kamu hizmetleri ile ilgili bir imtiyaz şartlaşma veya imtiyaz sözleşmesi tasarısı olmalıdır; başka idari sözleşme türleri bu madde kapsamında görüş konusu yapılamaz.
  • Tasarı, idare tarafından yetkili makama (Danıştaya) görüş alınmak üzere geliş tarihi belli biçimde gönderilmiş olmalıdır.
  • Danıştay, tasarının geliş tarihinden itibaren iki ay içinde düşüncesini bildirmek ve bu süre içinde sonuçlandırmak zorundadır.
  • Görüş, genel ve objektif konularda bildirilir; tasarının imtiyaz sözleşmesi niteliğinde görülmeyerek incelenmeksizin iade edilmesi, bu süreci tamamlanmış bir görüş sayılmaz.

Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinin görüşülmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Danıştay, tasarının geliş tarihinden itibaren iki ay içinde düşüncesini bildirmek zorundadır.
  • Danıştayın bildirdiği düşünce idareyi bağlamaz; idare bu düşünceye uymak zorunda değildir.
  • Danıştay görüşünün alınması, imtiyaz işleminden önce idare için zorunludur; bu görüş alınmadan imtiyaz sözleşmesi kurulamaz.
  • Danıştay, imtiyaz sözleşmesi niteliğinde görmediği bir tasarıyı incelemeksizin iade ederse, bu tasarı mevzuatın öngördüğü imtiyaz sözleşmesi sayılmaz.
  • Görüş, genel ve objektif konularda verilir; kişisel nitelikteki veya yargıda görülmekte olan uyuşmazlıklar hakkında düşünce bildirilemez.

İmtiyaz sözleşmesi ile diğer idari sözleşmeler arasındaki fark nedir?

Kamu hizmetinin özel hukuk kişisine bırakıldığı, kâr-zarara katlanılan ve şartlaşma içeren imtiyaz sözleşmeleri Danıştayın bu madde kapsamındaki görüşüne tabidir.

Mali-iltizam, yap-işlet-devret biçimindeki görevlendirme veya başka isimsiz idari sözleşmeler bu madde kapsamında değildir.

Yalnızca imtiyaz sözleşmesi niteliğindeki tasarılar için iki aylık görüş süresi işler; diğerleri için bu süre uygulanmaz.

Görüş ile uyuşmazlık çözümü arasındaki fark nedir?

Danıştayın bu madde kapsamındaki işlemi istişari bir düşünce bildirmesidir.

Tahkim yolu öngörülmemiş imtiyaz sözleşmesinden doğan idari uyuşmazlıkta Danıştay ilk derece mahkemesi sıfatıyla dava çözer.

Görüş süreci dava açılmasının yerine geçmez; iki işlem farklı yetki ve sonuç doğurur.

Danıştay görüşü ile idarenin kararı arasındaki fark nedir?

Danıştayın bildirdiği düşünce bağlayıcı değildir.

İmtiyazı verme yetkisi, Bakanlar Kuruluna ya da belediye meclisine aittir.

İdare görüşe aykırı davranabilir; ancak imtiyaz işleminden önce düşüncenin alınmış olması zorunludur.

Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinin görüşülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Danıştay görüşünü bağlayıcı karar gibi değerlendirmek; görüş idareyi bağlamaz.
  • Mali-iltizam veya başka isimsiz idari sözleşmeleri de bu madde kapsamında iki aylık görüş sürecine tabi saymak.
  • Danıştayın bu görüşünü dava yerine geçen bir uyuşmazlık çözümü saymak; tahkim öngörülmeyen imtiyaz uyuşmazlıklarında Danıştay ilk derece olarak dava görür (m.24).
  • İki aylık süreyi geliş tarihi yerine sözleşmenin imzalandığı tarihten saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Danıştayın imtiyaz tasarısı hakkındaki düşüncesinin genel ve objektif konularla sınırlı olduğu, kişisel nitelikli veya yargıda görülmekte olan uyuşmazlıklar hakkında düşünce bildirilemeyeceği kabul edilmektedir. (2018/117 E., 2023/212 K., 07.12.2023)
  • Tasarının imtiyaz sözleşmesi niteliğinde görülmeyerek incelenmeksizin iade edilmesinin, mevzuatın öngördüğü imtiyaz sözleşmesi sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • İmtiyaz sözleşmesi tasarısının Danıştaya gönderildiği ve geliş tarihinin tespiti için idarenin yazısı ve Danıştay kayıt belgesi esas alınır; iki aylık sürenin başlangıcını idare ispatlamalıdır.
  • Danıştayın süre içinde görüş bildirmediği iddiasını ileri süren taraf, bildirim tarihini ve geçen süreyi belgelerle ortaya koymalıdır.
  • İmtiyaz sözleşmesi niteliğinin bulunduğu iddiası, sözleşmenin kamu hizmetinin devrini ve kâr-zarara katılmayı içerdiğini gösteren belgelerle ispatlanır.
  • Danıştay görüşünün alındığı iddiası, Danıştayın görüş yazısı ile ispatlanır; görüşün alınmadığı iddiasını ileri süren taraf bu noktayı ispat eder.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.23: Danıştayın genel görev tanımında imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşünce bildirme görevini sıralar; bu madde görevin dayanağını ve süresini tamamlar.
  • 2575 sayılı Kanun m.24: Tahkim yolu öngörülmemiş imtiyaz sözleşmelerinden doğan idari davaların Danıştayda ilk derece olarak görüleceğini düzenler; görüş bildirme ile dava görevi arasındaki ayrımı belirler.
  • 4501 sayılı Kanun: Kamu hizmetlerine ilişkin imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilaflarda tahkim usulünü düzenler; tahkim öngörülen hallerde Danıştay görüşünün ve dava yolunun yerini ayırt etmek için bu kanuna bakılır.

Danıştay Kanunu m.49 — Evrak getirilmesi ve yetkililerin dinlenmesi

Madde, Danıştay'da incelenmekte olan işler bakımından iki konuyu düzenler: birincisi, Danıştay'ın lüzum gördüğü her türlü evrakı getirtebilmesi, bilgi isteyebilmesi ve tamamlayıcı ya da aydınlatıcı bilgi almak üzere ilgili dairelerden veya uygun görülecek diğer yerlerden yetkili memur ve uzmanları çağırabilmesi; ikincisi, istenen bilgi ve belgelerin Devletin güvenliği, yüksek menfaatleri veya yabancı devletlere ilişkinliği hâlinde ilgili makamın bunları vermeme yetkisi. Madde Danıştay'ın inceleme sürecindeki bilgi toplama yetkisini ve bu yetkinin sınırını düzenler; Danıştay'ın kendi kararlarının usulünü, tetkik hâkimlerinin görevlerini ve idari yargılamada tanık dinlenmesini düzenlemez. Tetkik hâkimlerinin görevleri (m.62), disiplin kovuşturması (m.67-75) ve ceza kovuşturması (m.76-82) bu maddede değil, kanunun diğer maddelerinde yer alır. Tanıklık ve bilirkişi incelemesine ilişkin genel usul kuralları da 2575 sayılı Kanunda değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alır.

Evrak getirilmesi ve yetkililerin dinlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Evrak getirtme
Danıştay'ın incelediği dosyayla ilgili belge ve kayıtların ilgili kurum veya kişilerden kendisine gönderilmesini isteyebilmesidir. Getirtilecek evrakın incelenen işle ilgili olması, yani lüzum görülmesi aranır.
Tamamlayıcı veya aydınlatıcı bilgi
İncelenen işin eksik kalan veya anlaşılması güç yönlerinin açıklığa kavuşturulmasına yönelik bilgidir. Bu bilgi, belge getirtmeden farklı olarak ilgili memur veya uzmanın bizzat çağrılmasıyla alınabilir.
Yetkili memur ve uzman çağırma
İlgili dairelerden veya uygun görülecek diğer yerlerden konusunda yetkili kişilerin Danıştay'a çağrılmasıdır. Çağrının hangi kurumdan ve hangi nitelikte kişiye yapılacağı Danıştay'ın takdirindedir.
Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleri
Bilgi veya belgenin açıklanmasının devleti zarara uğratabileceği kamusal değerlerdir. Bu nitelik, bilgiyi vermeyi reddeden makamca gerekçeli olarak bildirilir.
Yabancı devletlere ilişkin bilgi
Belgenin içeriğinin bir yabancı devletle ilişkileri doğrudan ilgilendirmesidir. Madde, bu bilginin tek başına yeterli olup olmadığını değil, güvenlik veya yüksek menfaatlerle birlikte bulunmasını öngörür.
Gerekçeli bildirim
Bilgi ve belgeyi vermeyen makamın, bu kararının dayanağını Danıştay'a açıklamasıdır. Ret kararı gerekçesiz verilemez.

Evrak getirilmesi ve yetkililerin dinlenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Danıştay'ın önünde incelenmekte olan bir işin bulunması gerekir.
  • Getirtilecek evrakın veya bilginin Danıştay tarafından lüzumlu görülmesi gerekir; bu takdir Danıştay'a aittir.
  • Tamamlayıcı veya aydınlatıcı bilgi için yetkili memur veya uzmanın, ilgili daireden ya da uygun görülecek diğer yerden çağrılması gerekir.
  • İstenen bilgi ve belgenin Devletin güvenliği ya da yüksek menfaatleri ya da yabancı devletlere ilişkin olması hâlinde, ilgili makam bilgi ve belgeyi vermeyebilir; bu hâlde makamın gerekçesini Danıştay'a bildirmesi gerekir.
  • Güvenlik ve yüksek menfaat ile yabancı devlet ilişkisinin birlikte bulunmaması hâlinde ilgili makamın bilgi ve belgeyi verme yükümlülüğü devam eder; bu hâlde ret yetkisi doğmaz.

Evrak getirilmesi ve yetkililerin dinlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Danıştay, incelenmekte olan işle ilgili lüzumlu gördüğü her türlü evrakı getirtebilir ve bilgi isteyebilir.
  • Danıştay, tamamlayıcı veya aydınlatıcı bilgi almak üzere ilgili dairelerden veya uygun görülecek diğer yerlerden yetkili memur ve uzmanları çağırabilir.
  • İstenen bilgi ve belge Devletin güvenliği ve yüksek menfaatlerine ilişkin ise, ilgili makam gerekçesini bildirerek bunları vermeyebilir.
  • İstenen bilgi ve belge Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkinse, ilgili makam gerekçesini bildirerek bunları vermeyebilir.
  • Ret için gerekçe bildirilmesi zorunludur; gerekçesiz ret bu hükme dayanamaz.
  • Koşullar gerçekleşmediğinde ilgili makam bilgi ve belgeyi vermekle yükümlü kalır.
  • Madde, bilgi ve belgenin verilmemesi hâlinde Danıştay'a bir yaptırım ya da karar verme yetkisi tanımaz; ret sonucunda Danıştay'ın inceleme yapabileceği yol bu maddede gösterilmemiştir.

Evrak ve bilgi isteme ile memur ve uzman çağırma arasındaki fark nedir?

Evrak getirtme ve bilgi isteme, yazılı belgelerin ve kayıtların Danıştay'a ulaştırılmasını sağlar.

Memur ve uzman çağırma, konusunda yetkili kişinin bizzat dinlenmesi yoluyla aydınlatıcı bilgi alınmasını sağlar.

İki yöntem birbirinin yerine geçmez; birincisi belge, ikincisi kişisel açıklama içindir. Danıştay ikisini birlikte de kullanabilir.

Güvenlik ile yüksek menfaat ile yabancı devlet ilişkisi arasındaki fark nedir?

Bilginin Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere ilişkin olması, ilgili makama ret yetkisi tanır.

Bilginin yalnızca güvenlik veya yalnızca yüksek menfaatle ilgili olması, madde metnine göre ret yetkisi için yeterli değildir.

Ret yetkisi, madde metnindeki birlikte bulunma koşulu gerçekleşmediği sürece kullanılamaz.

Ret yetkisi ile bilgi verme yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

İlgili makam, güvenlik ve yüksek menfaat koşulu gerçekleştiğinde bilgiyi vermeyebilir.

Koşul gerçekleşmediğinde makam bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür.

Koşulun varlığı, ret ile verme arasındaki sınırı belirler.

Evrak getirilmesi ve yetkililerin dinlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Güvenlik veya yüksek menfaat koşulunu tek başına yeterli saymak; madde, yabancı devlet ilişkisiyle birlikte bulunmasını da aramaktadır.
  • Ret gerekçesinin bildirilmesi zorunluluğunu gözden kaçırmak; madde, gerekçe bildirmeyi açıkça şart koşmaktadır.
  • Evrak getirtme ile memur ve uzman çağırma yetkisini birbirinin yerine geçen yetkiler saymak; her biri ayrı bir yöntem sunar.
  • Bu maddeyi tanıklık, bilirkişi veya tetkik hâkimi görevlerine uygulamak; madde yalnızca Danıştay'ın bilgi toplama yetkisini düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Madde metninde yer alan bilgi ve belge verme yükümlülüğü, Danıştay'ın kararlarında ayrıca bir sonuç doğuracak biçimde yorumlanmış değildir. Bu nedenle uygulamadaki eğilim, maddenin konusunun dosyada somut olarak ele alındığı kararlardan çıkarılamamaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • Evrak getirtme veya bilgi isteme talebinde bulunan Danıştay olduğundan, talebin lüzum gösterdiğini dosya içeriğinden ortaya koyma sorumluluğu dosya düzeninde Danıştay'a aittir.
  • Bilgi ve belgenin vermeme gerekçesi ilgili makam tarafından bildirilir; gerekçenin varlığı, ret işleminin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi için belgelenmiş olmalıdır.
  • Güvenlik, yüksek menfaat ve yabancı devlet ilişkisinin birlikte bulunduğu iddiasını ilgili makam ileri sürer ve bunu gerekçesinde açıklar.
  • Ret gerekçesinin içeriği, ilgili makamın bildirdiği gerekçe ile bilgi ve belgenin niteliğine dayanır; gerekçe yazılı olarak dosyada bulunmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun: Madde, Danıştay'ın inceleme usulüne ilişkin bir yetkiyi düzenler; Danıştay'ın kendi görev ve yetkilerini kuran kanun bütünü içinde yer alır.
  • 2575 sayılı Kanun m.62: Tetkik hâkimlerinin, Danıştay Başkanı, daire ve kurul başkanlarınca havale edilen işleri inceleyip gerekli açıklamaları yapmasını düzenler; evrak ve bilginin fiilen toplanması ile ilgili bir görev dağılımı sunar.

Danıştay Kanunu m.50 — Görüşmelerin idaresi

Madde, Danıştay'da yapılan görüşmelerin başkan tarafından yönetilmesini ve oylamaya sunulacak hususların başkan tarafından belirlenmesini düzenler. Ayrıca göreve ve usule ilişkin meselelerde azınlıkta kalan üyelerin işin esası hakkında oy kullanma zorunluluğunu getirir. Madde, Danıştay'ın dairelerinde, kurullarında ve Genel Kurulunda uygulanır. Kararların yeter sayısını, oy çokluğunu ve oylarda eşitlik halini düzenlemez (m.44 ve benzeri kurul hükümleri). Dairenin kararlarının gerekçesi ve azınlık görüşünün karara yazılması usulü de bu maddenin konusu değildir (m.51). Dava dairelerinin direnme imkânı ile İdari Dava Daireleri Kurulu'na gönderme yetkisi de madde kapsamında değildir (m.49).

Görüşmelerin idaresi: hangi kavramlar bilinmeli?

Görüşmeleri idare etmek
Toplantıda sözün kimlere ve hangi sırayla verileceğine, tartışmanın hangi konu üzerinde yürüyeceğine karar verme yetkisidir. Bu yetki başkana aittir ve oylamaya geçme zamanını da kapsar.
Oya sunulacak hususlar
Kurulun karar vermek üzere oylamaya koyacağı soruların belirlenmesidir. Bu belirleme başkanın yetkisindedir ve oylama sorularının içeriğini şekillendirir.
Göreve ve usule ait mesele
Kararın esasına girmeyen, görevli veya yetkili olma, usulün işletilmesi gibi konulardaki uyuşmazlıktır. Bu mesele ile işin esası ayrı tutulur.
İşin esası
Davanın veya işin özüne ilişkin hukuki sonucu belirleyen karar konusudur. Göreve ve usule ait meselelerden ayrı bir oylama konusudur.

Görüşmelerin idaresi: hangi şartlar aranır?

  • Kurulda bir görüşme yapılıyor olmalıdır; başkan görüşmeleri yönetir ve oylamaya sunulacak hususları belirler.
  • Oylamaya sunulan konu göreve veya usule ilişkin bir mesele ise, bu meselede azınlıkta kalan üyeler işin esası hakkında oy kullanmak zorundadır.

Görüşmelerin idaresi: hangi sonuçları doğurur?

  • Göreve ve usule ait meselede azınlıkta kalan üye, işin esası hakkında oyunu kullanmak zorundadır; bu yükümlülük yerine getirilmezse usul hatası doğar.
  • Başkanın oylamaya sunmadığı bir husus oylamaya konu olamaz ve bu konuda karar verilmemiş sayılır.
  • Madde, oy çokluğu ve eşitlik halinde başkanın tarafının çoğunluğu sağladığı kuralını düzenlemez; bu konu ayrı hükümlere bağlıdır.

Göreve ve usule ait mesele ile işin esası arasındaki fark nedir?

Göreve veya usule ilişkin meselede oylama, kararın şekli ve yetkiye ilişkin yönünü belirler.

İşin esası hakkındaki oylama, davanın özüne ilişkin sonucu belirler.

Göreve ve usule ait meselede azınlıkta kalan üye, esas hakkında da oy kullanmak zorundadır. İşin esasında oy verilmesi bu fıkraya göre zorunludur.

Başkanın yönetim yetkisi ile üyelerin oy hakkı arasındaki fark nedir?

Başkan görüşmeleri idare eder ve oylamaya sunulacak hususları belirler.

Üyeler, dahil oldukları kurulda düşüncelerini bildirir ve oy kullanır.

Başkanın belirlediği oylama sorusu dışında kalan bir konuda üye oy kullanamaz; üyenin oy hakkı, başkanın belirlediği hususlarla sınırlıdır.

Görüşmelerin idaresi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Başkanın görüşmeleri yönetme yetkisini oy çokluğu ya da yeter sayı kurallarıyla karıştırmak; bu maddede yalnız yönetim ve oylama konusunun belirlenmesi düzenlenir.
  • Göreve ve usule ilişkin meselede azınlıkta kalan üyenin oy kullanma yükümlülüğünü isteğe bağlı saymak; fıkra oy kullanmayı zorunlu kılar.
  • Her oylamada azınlık üyesinin esas hakkında oy vermek zorunda olduğunu sanmak; zorunluluk yalnız göreve ve usule ait meselede azınlıkta kalanlar için geçerlidir.
  • Dava dairesinin direnme kararını bu madde ile vermek; direnme imkânı m.49/4 ile birlikte değerlendirilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dava dairelerinde direnme yolu tanınmadığından, dairenin İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarına uyması zorunlu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/207 E., 2023/821 K., 20.09.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2021/208 E., 2023/822 K., 20.09.2023)
  • Madde 50/5 hükmünün, göreve ve usule ilişkin bir meselede azınlıkta kalan üyenin esas hakkında oy kullanma zorunluluğu bakımından uygulanması kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2981 E., 2022/1218 K., 04.04.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Göreve veya usule ilişkin mesele oylamaya sunulmuş olmalıdır; bu hususu gösteren karar tutanağı ve oylama kaydı esas alınır.
  • Azınlıkta kalan üyenin esas hakkında oy kullanmadığını ileri süren taraf, bunu karar metni ve oy kayıtlarıyla ispatlar.
  • Başkanın oylamaya sunduğu hususların belirlendiğini ileri süren taraf, bunu toplantı tutanağıyla ispatlar; aksi savunmayı yapan taraf kendi iddiasını belgelerle kanıtlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.49: Dava dairelerinin direnme imkânı ve İdari Dava Daireleri Kurulu'na gönderme usulünü düzenler. Kararda madde 49/4 ile birlikte okunmuştur.
  • 2575 sayılı Kanun m.51: Kararların gerekçesi, azınlık görüşleri ve imza usulünü düzenler; oylamanın karara yansıması bu maddeye göre belirlenir.
  • 2575 sayılı Kanun m.46: İdari İşler Kurulu'nun görevlerini düzenler; göreve ve usule ilişkin uyuşmazlıkların hangi kurulda görüleceğini belirleyerek madde 50'nin uygulanma alanını sınırlar.

Danıştay Kanunu m.51 — Kararlar

2575 sayılı Danıştay Kanunu m.51, Danıştay kararlarının zorunlu içeriğini düzenler: toplantıya katılanların ad ve soyadları, işin konusu, kararların gerekçesi, azınlık görüşleri ve karar tarihi ile kararların toplantıya katılan Başkan ve üyelerce imzalanmasını kapsar. Hüküm Danıştay'ın yargısal ve idari kararlarının tamamına, yani daireler, kurullar ve Başkanlar Kurulu gibi karar organlarının verdiği kararlara uygulanır. Madde kurulların toplanma ve karar yeter sayılarını düzenlemez (m.38, m.46, m.52 ve ilgili kurul hükümleri). Kararların temyiz ve itiraz yoluyla denetimini, kararın tebliğini ve kanun yararına bozma yolunu da düzenlemez (ilgili usul kanunu). Kararın kendisine ilişkin oy çokluğu ve eşitlik kuralları m.51'de yer almaz.

Kararlar: hangi kavramlar bilinmeli?

Azınlık görüşü
Kararı oy çokluğuyla alan heyet içinde karşı oy kullanan Başkan veya üyelerin farklı değerlendirmesidir. Kararda bu görüşlerin ayrıca yazılması gerekir.
Gerekçe
Kararın hangi olgulara ve hukuki değerlendirmeye dayandığını gösteren kısımdır. Maddede zorunlu unsur olarak sayılmıştır; eksik gerekçe kararın usul yönünden kusurlu olmasına yol açar.
İşin konusu
Kararın hangi davaya, başvuruya veya işe ilişkin verildiğini gösteren unsurdur. Kararın hangi uyuşmazlığa ilişkin olduğunun belirlenebilmesi için yazılması gerekir.

Kararlar: hangi şartlar aranır?

  • Kararın yazılı olarak düzenlenmesi ve içinde toplantıya katılan Başkan ve üyelerin ad ve soyadlarının yer alması gerekir.
  • Kararda işin konusunun belirtilmesi gerekir.
  • Kararda verilen kararın gerekçesinin yer alması gerekir.
  • Kararda azınlıkta kalan üyelerin görüşlerinin yer alması gerekir.
  • Kararda karar tarihinin yazılması gerekir.
  • Kararın toplantıya katılan Başkan ve üyeler tarafından imzalanması gerekir.

Kararlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Kararda m.51'de sayılan unsurlardan biri eksik olursa karar şekil yönünden kusurlu olur.
  • Gerekçesi bulunmayan kararın usul yönünden bozulması talep edilebilir. (6. Daire, 2018/3217 E., 2021/13702 K., 13.12.2021)
  • Azınlık görüşleri kararda yazılmadığında bu eksiklik kararın usulüne uygun olmadığı anlamına gelir.
  • Kararın toplantıya katılan Başkan ve üyeler tarafından imzalanmaması kararı şekil yönünden geçersiz kılabilir.
  • Madde, imza ve içerik şartlarının eksikliğinin kararın hangi aşamada ve ne ölçüde hükmünü etkileyeceğini düzenlemez.

Gerekçeli karar ile gerekçesiz karar arasındaki fark nedir?

Maddenin zorunlu kıldığı gerekçeyi içeren karar, kararın dayanağını ve değerlendirmeyi açıklar.

Gerekçesi bulunmayan veya eksik olan karar, m.51 şekil koşulunu karşılamaz.

Gerekçe eksikliği kararın usul yönünden hukuka aykırı olmasına yol açar; bu durum temyiz incelemesinde bozma nedeni olarak ileri sürülebilir. (6. Daire, 2018/3217 E., 2021/13702 K., 13.12.2021)

Oy çokluğuyla alınan karar ile azınlık görüşü arasındaki fark nedir?

Karara katılan çoğunluğun görüşü kararın hükmünü oluşturur.

Karşı oy kullanan üyenin görüşü kararda azınlık görüşü olarak ayrıca yazılmalıdır.

Azınlık görüşünün kararda yer alması zorunludur; yazılmaması usul kusuru oluşturur.

Karar ile danışma görüşü arasındaki fark nedir?

Yargısal veya idari karar organı tarafından verilen ve m.51 unsurlarını taşıyan karar.

Danıştayın danışma veya inceleme kararları; bu kararlar istişari niteliktedir ve idareyi bağlamaz.

Madde, kararın şekil unsurlarını düzenler; danışma kararlarının bağlayıcılığı ise m.51 ile belirlenmez.

Kararlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gerekçesi eksik kararı gerekçeli saymak; m.51 gerekçe şartının karşılanıp karşılanmadığı somut olarak incelenmelidir.
  • Azınlık görüşünün bulunmadığı durumda bunu usul kusuru saymak; azınlık görüşü yalnız karşı oy kullanılmışsa yazılır.
  • Danışma kararlarını m.51 kapsamındaki yargısal kararlarla aynı bağlayıcılıkta değerlendirmek; danışma kararları idareyi bağlamaz.
  • Kararı imzalayan üyenin toplantıya katılmadığını göz ardı etmek; m.51 imzayı yalnız toplantıya katılan Başkan ve üyelerle sınırlar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gerekçesi bulunmayan veya gerekçesi yetersiz kalan kararların usul hükümlerine uyulmamış sayılarak bozulacağı kabul edilmektedir. (6. Daire, 2018/3217 E., 2021/13702 K., 13.12.2021)
  • Kanun yararına bozma taleplerinde, karar harcı gibi konularda m.51 hükmüne dayanılarak usul hatasının giderilmesi istenmektedir. (7. Daire, 2004/1456 E., 2004/1715 K., 10.06.2004; 7. Daire, 2004/1455 E., 2004/1716 K., 10.06.2004; 7. Daire, 2004/1054 E., 2004/1099 K., 20.04.2004; 7. Daire, 2004/478 E., 2004/797 K., 31.03.2004)

Nasıl ispat edilir?

  • Kararın m.51 şekil unsurlarını taşıdığını ortaya koymak, kararın tarafı olan idare veya davacı tarafından yapılan itirazın dayanağına göre değişir; kararın metni üzerinden değerlendirme yapılır.
  • Gerekçenin eksikliği ileri süren taraf, kararın gerekçe içermediğini kararın metninden ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Azınlık görüşünün yazılmadığı iddiasını ileri süren taraf, kararın kendisinde bu görüşün bulunmadığını gösterir; karar metni ve dosya belgeleri delil niteliğindedir.
  • İmza eksikliği iddiası, kararın asıl nüshası üzerinden incelenir ve kararın metninden kanıtlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.38: İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevlerini düzenler; m.51'deki karar şartları bu kurulların kararları için de geçerlidir.
  • 2575 sayılı Kanun m.46: İdari İşler Kurulunun görevlerini düzenler; bu kurulun kararları m.51 şekil koşullarına tabidir.
  • 2575 sayılı Kanun m.52: Başkanlar Kurulunun görevlerini düzenler; bu kurulun kararları da m.51 kapsamında yazılı ve imzalı olmalıdır.
  • 2575 sayılı Kanun m.19/A: Başkanlık Kurulunun oluşumunu düzenler; bu kurulun kararları m.51 unsurlarını taşımalıdır.

Danıştay Kanunu m.52 — Başkanlar Kurulunun görevleri

Madde, Başkanlar Kurulunun görevlerini, bu görevlerle ilgili toplantı çağrısını ve kararlarının kesinliğini düzenler. Kurul, Danıştay daireleri arasındaki görev uyuşmazlıklarını, ayrı yargı çevrelerindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarında ve bağlantılı davalarda merci tayinini ve Danıştay Başkanının kurulda görüşülmesini uygun gördüğü işleri kapsar. Kurulun kuruluşu, üyelerin seçimi ve çalışma usulü bu maddede değil, Başkanlık Kurulu ve kurulun oluşumunu düzenleyen hükümlerde yer alır; Başkanlık Kurulunun görevleri (m.52/A), kurulun oluşumu (m.19/A) ve Başkanlar Kurulunun kararlarına karşı yargı yoluna gidilemeyeceği ile ilgili tartışmalar bu maddenin dışındadır. Maddenin yorumu bakımından Başkanlar Kurulu kararlarının kesinliği ile Başkanlık Kurulu kararlarına karşı yapılacak itirazın ayrı bir rejime tabi olduğu ayrıca gözetilmelidir.

Başkanlar Kurulunun görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Başkanlar Kurulu
Danıştay Başkanının daveti üzerine toplanan, Danıştay daireleri arasındaki görev uyuşmazlıklarını ve belirli merci tayini işlerini karara bağlayan kuruldur. Kurulun görevleri madde metninde sınırlı olarak sayılmıştır.
Görev uyuşmazlığı
Danıştay daireleri arasında hangi dairenin bir davaya bakacağı konusunda çıkan anlaşmazlıktır. Bu uyuşmazlık Başkanlar Kurulu tarafından kesin olarak çözülür.
Merci tayini
Ayrı yargı çevrelerinde bulunan idare ve vergi mahkemeleri arasında görev ve yetki konusunda çıkan uyuşmazlıkta ve bağlantılı davalarda hangi mahkemenin bakacağını belirleme işlemidir.
Bağlantılı davalar
Birbiriyle ilişkili olduğu için aynı mahkemede birlikte görülmesi gereken davalardır. Bu davalarda merci tayini Başkanlar Kurulunun görevidir.
Kesin karar
Kurulun verdiği kararın aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaması anlamına gelir. Madde metni bu kararlara karşı başka yargı yolunun kapalı olduğunu açıkça belirtir.

Başkanlar Kurulunun görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Uyuşmazlığın Danıştay daireleri arasında çıkmış bir görev uyuşmazlığı olması gerekir; bu hâlde Başkanlar Kurulu uyuşmazlığı karara bağlar.
  • Uyuşmazlığın ayrı yargı çevrelerinde bulunan idare veya vergi mahkemeleri arasında görev ya da yetki konusunda olması ya da bağlantılı davalara ilişkin bulunması gerekir; bu hâlde Başkanlar Kurulu merci tayinini yapar.
  • Işin Danıştay Başkanınca Kurulda görüşülmesi uygun görülmüş olmalıdır; bu hâlde Kurul söz konusu işi görüşüp karara bağlar.
  • Kurulun toplanması için Danıştay Başkanının daveti bulunmalıdır.
  • Kararın kesinliği için Kurul kararının aleyhine başka bir yargı merciine başvurulmaması gerekir; yani bu kararlara karşı ayrı bir yargı yolu açık değildir.

Başkanlar Kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Daireler arası görev uyuşmazlığı Başkanlar Kurulu tarafından karara bağlanır.
  • Ayrı yargı çevrelerindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlığında veya bağlantılı davalarda Kurul merci tayinini yapar.
  • Danıştay Başkanının uygun gördüğü işler Kurulda görüşülüp karara bağlanır.
  • Kurulun kararları kesindir ve bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.
  • Kurul, Danıştay Başkanının daveti ile toplanır; davet olmadan toplantı yapılmaz.
  • Kurul kararlarına karşı başka yargı yolunun kapalı olması, bu kararların denetiminin ayrı bir mahkemeye bırakılmadığı anlamına gelir.

Daireler arası görev uyuşmazlığı ile ayrı yargı çevresi merci tayini arasındaki fark nedir?

Danıştay daireleri arasındaki görev uyuşmazlığında uyuşmazlık Danıştay içindeki dairelerin arasındadır.

Ayrı yargı çevrelerindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında merci tayini, farklı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasında gerçekleşir.

Her iki hâlde de yetkili merci Başkanlar Kurulu olmakla birlikte, uyuşmazlığın konusu ve ilgili mahkemeler farklıdır.

Görev uyuşmazlığı ile yetki uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?

Görev uyuşmazlığı, yargı yetkisinin hangi yargı kolunda ya da hangi dairede bulunduğu sorusudur.

Yetki uyuşmazlığı, aynı yargı kolu içinde hangi yer mahkemesinin bakacağı sorusudur.

Maddenin merci tayini hükmü, ayrı yargı çevrelerindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında görev ve yetki uyuşmazlığını birlikte kapsadığı için her iki uyuşmazlık da bu yolla çözülür.

Kurulun görevleri ile danıştay Başkanının takdiriyle görüşülen işler arasındaki fark nedir?

Birinci ve ikinci görevler madde metninde doğrudan sayılmıştır.

Üçüncü görev, Danıştay Başkanının kurulda görüşülmesini uygun gördüğü işlere ilişkindir.

Üçüncü grupta Kurulun yetkisi Danıştay Başkanının uygun görmesine bağlıdır; başka işler Kurulun görev alanına girmez.

Başkanlar Kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kurulun kararlarının kesin olduğunu unutup bu kararlara karşı başka bir yargı merciine başvurmak.
  • Başkanlar Kurulunun görevlerini Başkanlık Kurulunun görevleriyle karıştırmak; m.52/A'da sayılan işler bu maddenin kapsamında değildir.
  • Ayrı yargı çevrelerindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı Danıştay daireleri arasındaki görev uyuşmazlığı gibi değerlendirmek.
  • Danıştay Başkanının uygun görmediği işi Kurula taşımak; bu işler Kurulun görev alanı dışındadır.
  • Kurulun toplantısını Danıştay Başkanının daveti olmadan yapılabilecekmiş gibi kabul etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Başkanlar Kurulu kararlarına karşı başka yargı yoluna gidilemeyeceği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Genel Kurul, 2019/35236 E., 18.05.2022)
  • Madde metninde yer alan Başkanlar Kurulu görevlerine ilişkin atıflar, bu kurulun görev alanının sınırlı olduğu anlayışıyla uygulanmaktadır. (8. Daire, 2022/2514 E., 2022/2921 K., 21.04.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Görev uyuşmazlığı veya merci tayini talebini ileri süren taraf, uyuşmazlığın Danıştay daireleri arasında ya da ayrı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasında bulunduğunu belgelerle ortaya koymalıdır.
  • Dava dosyası, mahkeme kararları ve tarafların yazışmaları, uyuşmazlığın hangi merciler arasında çıktığını ispatlamak için kullanılır.
  • Danıştay Başkanının işi Kurulda görüşülmesi için uygun gördüğüne ilişkin kararı veya yazısı, üçüncü görev kapsamındaki işin Kuruldan görüşülmesinin şartıdır.
  • Kurul kararının kesinliğine itiraz eden taraf, bu kararın bir yargı merciince denetlenebileceğini ileri sürmelidir; ancak madde metni başka yargı merciine başvuruyu kapatmaktadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.19/A: Başkanlar Kurulunun oluşumunu düzenler; Kurulun üyeleri ve toplantı yeter sayısı bu maddede belirlenmiştir, m.52 ise görevlerini sayar.
  • 2575 sayılı Kanun m.52/A: Başkanlık Kurulunun görevlerini düzenler; Başkanlar Kurulunun görevleriyle karıştırılmamalıdır.
  • 2575 sayılı Kanun: Danıştay Kanununun tamamı, Danıştay daireleri ve kurullarının yapısını ve görevlerini düzenlediğinden bu maddenin bağlamını oluşturur.

Danıştay Kanunu m.52/A — Başkanlık Kurulunun görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu m.52/A, Başkanlar Kurulunun (metinde Başkanlık Kurulunun) iki temel görevini düzenler: birincisi üyelerin görev yerlerinin ve dairelerin belirlenmesi, ikincisi daireler arasında iş bölümü ile tetkik hâkimlerinin çalışma yerlerinin belirlenmesidir. Madde, Danıştay Başkanlık Kurulunun kendi kararlarına karşı ilgililerin yaptığı itirazı ve itiraz üzerine verilen kararların kesinliğini de düzenler. Kurulun üyeleri, seçimi ve toplantı usulü maddenin konusu değildir; bunlar 2575 sayılı Kanunun 52. maddesinin ilgili fıkralarında düzenlenmiştir. Kurulun yargısal veya danışma nitelikli görevleri (örneğin yetki ve görev uyuşmazlığının çözümü, Danıştay Başkanının havalesiyle görüşülen işler) bu maddede yer almaz ve 52. maddede düzenlenmiştir. Madde, Danıştay dışındaki idari yargı mercilerinin iş bölümünü de düzenlemez.

Başkanlık Kurulunun görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Başkanlık Kurulu
Danıştay Başkanının başkanlığında, daire başkanları ve Danıştay üyelerinden seçilen asıl ve yedek üyelerden oluşan kuruldur. Maddede metin gereği Başkanlık Kurulu ifadesi kullanılmıştır; kanunun başka maddelerinde Başkanlar Kurulu ayrı bir organdır.
Görev yeri belirleme
Üyelerin hangi dairede ve hangi görevle çalışacağının saptanmasıdır. Belirleme yapılırken dairelerin iş durumu ve ihtiyaçları esas alınır.
Zorunlu hal
Daire başkanı ve üyelerin dairelerinin değiştirilmesini gerektiren, kanunda sınırı çizilmemiş ancak kurulun takdirine bağlı olağanüstü durumdur. Olağan yer değişikliğinden ayrılır.
Daireler arası iş bölümü
Danıştay dairelerinin hangi tür uyuşmazlıklara bakacağının kurul kararıyla belirlenmesidir. Bu belirleme dairelerin görev alanını çizer.
Yetkili merci belirtilmemiş yönetim işleri
Hangi idari makamın yetkili olduğu kanunda açıkça gösterilmemiş idari işlerdir. Kurul bu işlerin hangi organca yapılacağını belirler.
İtiraz
Başkanlık Kurulu kararlarına karşı ilgililerin, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde Başkanlar Kuruluna yaptığı başvurudur. İtiraz üzerine Başkanlar Kurulu kararı aynen onaylayabilir veya değiştirerek onaylayabilir.

Başkanlık Kurulunun görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Başkanlık Kurulunun, üyelerin görev yerlerini, dairelerin iş durumunu ve ihtiyaçlarını gözeterek belirleme yetkisini kullanması gerekir.
  • Zorunlu bir halin bulunması halinde daire başkanı ve üyelerin dairelerinin değiştirilmesi için Başkanlık Kurulu kararı alınmalıdır.
  • Tetkik hâkimlerinin çalışacağı daireler, kurullar ve görecekleri işler Başkanlık Kurulunca belirlenmeli, gerektiğinde yerleri değiştirilmelidir.
  • Daireler arasındaki iş bölümü Başkanlık Kurulu tarafından belirlenmelidir.
  • Yetkili merciin hangisi olduğu belirtilmemiş yönetim işlerinin, Başkanlık Kurulu tarafından belli edilmesi veya bu işlerin Başkanlık Kurulunca yapılması gerekir.
  • Kanunla verilen diğer görevlerin de Başkanlık Kurulunca yerine getirilmesi gerekir.
  • Başkanlık Kurulu kararına karşı itiraz, ilgililerin kararı öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde Başkanlar Kuruluna yapılmalıdır. Başkanlar Kurulu kararı aynen onaylayabilir veya değiştirerek onaylayabilir.

Başkanlık Kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Başkanlık Kurulu, üyelerin görev yerlerini ve dairelerin iş durumunu gözeterek belirleme yetkisini kullanır.
  • Zorunlu hal bulunmadığında daire başkanı ve üyelerin dairesi değiştirilemez.
  • Zorunlu hal varsa Başkanlık Kurulu daire başkanı ve üyelerin dairelerini değiştirebilir.
  • Tetkik hâkimlerinin çalışma daireleri ve işleri belirlenir, gerektiğinde yerleri değiştirilir.
  • Daireler arasındaki iş bölümü Başkanlık Kurulunca belirlenir.
  • Kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilmemişse karar kesinleşir.
  • Yedi gün içinde itiraz edilirse Başkanlar Kurulu kararı aynen onaylayabilir veya değiştirerek onaylayabilir.
  • İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir ve bu kararlara karşı başka bir yargı merciine başvurulamaz.

Görev yeri belirleme ile zorunlu hal ile daire değişikliği arasındaki fark nedir?

Üyelerin görev yerlerinin genel olarak belirlenmesi, dairelerin iş durumu ve ihtiyaçlarına göre yapılan olağan düzenlemedir.

Daire başkanı ve üyelerin dairesinin değiştirilmesi, yalnızca zorunlu hallerde yapılabilen daha ağır bir müdahaledir.

Dairenin değiştirilmesi için zorunlu bir halin varlığı aranır; yalnızca ihtiyaç gerekçesi bu işlem için yeterli sayılmaz.

Tetkik hâkimlerinin yerinin değiştirilmesi ile daire başkanı ve üyelerin dairesinin değiştirilmesi arasındaki fark nedir?

Tetkik hâkimleri bakımından madde, çalışacakları daire ve kurulları belirlemeyi ve gerektiğinde yerlerini değiştirmeyi düzenler.

Daire başkanı ve üyeler bakımından ise değişiklik yalnızca zorunlu hallerde mümkündür.

Tetkik hâkimleri için gerektiğinde değişiklik yapılabilirken, daire başkanı ve üyeler için zorunlu hal koşulu aranır.

Başkanlık Kurulu kararı ile başkanlar Kurulu kararı arasındaki fark nedir?

Başkanlık Kurulunun bu maddedeki kararlarına karşı ilgililer, itiraz yoluna başvurabilir.

İtiraz üzerine karar Başkanlar Kurulunca verilir ve bu karar kesindir.

Başkanlık Kurulu kararına karşı yedi günlük itiraz süresi vardır; itiraz üzerine verilen karar aleyhine başka yargı merciine başvurulamaz.

Başkanlık Kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Görev yeri değişikliğini yalnızca ihtiyaç gerekçesiyle yapmak; daire başkanı ve üyeler için zorunlu hal koşulunun aranmasını gözden kaçırmak.
  • Tetkik hâkimleri ile daire başkanı ve üyelere aynı değişiklik rejimini uygulamak; tetkik hâkimleri için yer değişikliği ayrı bir çerçevede değerlendirilir.
  • Başkanlık Kurulu kararına karşı itiraz süresini kararın alındığı tarihten değil, ilgilinin öğrendiği veya bildirildiği tarihten saymamak.
  • İtiraz üzerine verilen kararın kesin olmasını, Başkanlar Kurulu kararına karşı da başka yargı merciine gidilemeyeceği biçiminde yanlış genellemek; maddenin kapsamı yalnızca itiraz üzerine verilen kararlarla sınırlıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Başkanlık Kurulu kararına itiraz eden ilgili, itirazının yedi gün içinde yapıldığını ve itiraz konusu kararın kendisine bildirildiğini belgelerle ortaya koymalıdır.
  • Görev yeri değişikliğinin zorunlu hal gerekçesine dayandığını ileri süren taraf, bu hali ispatlamakla yükümlüdür; Başkanlık Kurulu kararının gerekçesi bu bakımdan denetim konusu olur.
  • Başkanlık Kurulu kararının aleyhine başka yargı merciine başvurulamayacağı ileri sürülürse, itirazın Başkanlar Kuruluna yapılıp yapılmadığı ve karar tarihi belgeyle ortaya konmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.52: Başkanlar Kurulunun görevlerini düzenler; Başkanlık Kurulunun bu maddedeki kararlarına karşı itiraz merci olarak Başkanlar Kurulu bu maddeye göre belirlenir.
  • 2575 sayılı Kanun m.19/A: Başkanlık Kurulunun oluşumunu, üye seçimini ve toplantı usulünü düzenler; bu maddedeki görevlerin kimler tarafından yerine getirileceğini belirler.
  • 2575 sayılı Kanun m.56: Danıştay Başkanvekillerinin, Başkanlık Kurulunda Başkanın katılmadığı hallerde başkanlık etmesini düzenler.

Danıştay Kanunu m.53 — Yüksek disiplin kurulunun görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 53. maddesi, Yüksek Disiplin Kurulunun Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkında disiplin kovuşturması yapılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına karar verme görevini düzenler; ayrıca Kurula kanunla verilen diğer işlerin görülmesini kapsar. Madde, Danıştay'ın kendi mensupları hakkındaki disiplin yargılamasında Kurulun yetkisini belirler ve Kurulu, Danıştay memurlarına ilişkin işlerden ayrı tutar. Kovuşturmanın usulü, soruşturmacıların görevlendirilmesi, savunma alınması ve rapor düzenlenmesi ile disiplin cezalarının türü ve uygulanması maddede değil, aynı Kanunun devamındaki hükümlerde ve ilgili disiplin mevzuatında düzenlenir. Danıştay memurlarına ilişkin disiplin görevleri ise m.54'te yer alır.

Yüksek disiplin kurulunun görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Yüksek Disiplin Kurulu
Danıştay Başkanının başkanlığında, Danıştay Genel Kurulunca seçilen üyelerden ve Başsavcıdan oluşan, Danıştay mensuplarının disiplin işlerine bakan kuruldur. Kurulun oluşumu 2575 sayılı Kanun m.20'de düzenlenmiştir.
Disiplin kovuşturması yapılmasına yer olup olmadığı kararı
Kurulun, eldeki bilgi ve delillere ile isnat olunan hal ve hareketin niteliğine göre, soruşturma açılıp açılmayacağına ilişkin ilk değerlendirmesidir. Bu aşamada karar, hakkında isnat bulunan kişinin cezalandırılması değil, soruşturma sürecinin başlatılmasıdır.
Disiplin kovuşturması
Kurulun kovuşturmaya karar vermesi üzerine, kurul dışındaki daire başkanları ve üyeler arasından seçilen üç kişi eliyle yürütülen soruşturma ve savunma sürecidir. Bu süreç, Kurulun disiplin cezası vermesinden önce gelir.
Yetki dışı işler
Maddenin son bölümünde geçen, Kanunla Kurula verilen diğer görevlerdir. Bu görevler maddede sayılmamış olup başka hükümlerde belirlenir.

Yüksek disiplin kurulunun görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Disiplin işinin konusu Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları veya üyelerden biri olmalıdır; Danıştay memurları bu madde kapsamında değildir.
  • Hakkında işlem yapılacak hal ve hareketin eldeki bilgi ve delillere göre incelenmesi gerekir; Kurul, kovuşturma yapılıp yapılmayacağına bu incelemeye dayanarak karar verir.
  • Kovuşturmaya karar verilirse, soruşturma kurul dışındaki daire başkanları ve üyeler arasından seçilen üç kişiye verilmelidir.
  • Haklarında isnat bulunan Kurul üyesi, bu toplantılara katılamaz.
  • Disiplin cezası uygulanması kararı, Kurulun kendi yetkisi içinde verilmelidir.

Yüksek disiplin kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Kurul kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verirse, ilgili hakkında disiplin soruşturması açılmaz.
  • Kurul kovuşturmaya karar verirse, soruşturma kurul dışındaki üç kişi eliyle yürütülür ve sürecin sonunda rapor Kurula verilir.
  • Kurul, soruşturma raporu ve sabit görülen hal ve hareketlere göre, ilgilinin uyarılmasına veya hizmet süresine göre istifa ya da emekliliğe davet edilmesine karar verebilir.
  • Haklarında isnat bulunan Kurul üyesi, kendi hakkındaki toplantılara katılamaz; soruşturmayı yapmış olanlar da Kurul toplantısına katılamaz.
  • Madde Kurula kanunla verilen diğer işleri de görevlendirdiğinden, bu işler Kanunun başka maddelerinde belirlenir ve bu maddeden doğrudan yetki çıkarılamaz.

Kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı ile kovuşturma kararı arasındaki fark nedir?

Kurul, eldeki bilgi ve delillerin ve isnadın niteliğinin kovuşturmayı gerektirmediğine kanaat getirirse yer olmadığına karar verir.

Kurul, isnadı ciddi bulursa disiplin kovuşturması kararı verir ve soruşturmacıları seçer.

Yer olmadığı kararında soruşturma açılmaz; kovuşturma kararında soruşturma sürecine geçilir.

Kurulun yetkisi ile danıştay memurları arasındaki fark nedir?

Bu madde, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerin disiplin işlerini düzenler.

Danıştay memurlarının disiplin işleri ise m.54 uyarınca Yüksek Disiplin Kurulu ile birinci derece disiplin kurulu arasında bölüşülür.

Hakkında işlem yapılacak kişinin statüsü, hangi maddenin ve hangi kurulun devreye gireceğini belirler.

Disiplin cezası verme ile soruşturma yapma arasındaki fark nedir?

Kurul, disiplin cezası verme kararını soruşturma raporunu inceledikten sonra verir.

Soruşturmayı yapanlar ise delil toplar, savunmayı alır ve rapor hazırlar; ceza kararı vermezler.

Soruşturmayı yapanlar Kurul toplantısına katılamaz; ceza kararı yalnız Kurulun kendisi tarafından verilir.

Yüksek disiplin kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kurulun kovuşturma kararını ceza kararı ile karıştırmak; m.53 yalnız kovuşturmaya veya yer olmadığına karar verme yetkisi tanır, ceza ancak soruşturma sonrasında verilir.
  • Danıştay memurlarının disiplin işlerini bu maddeye göre görmek; memurlar m.54 kapsamındadır.
  • Soruşturmayı yapan üyenin Kurul toplantısına katılmasına izin vermek; bu, Kanunun açık yasağına aykırıdır.
  • Maddenin son kısmındaki diğer görevleri bu maddeden çıkarmaya çalışmak; bu görevler başka hükümlerde belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek Disiplin Kurulunun kovuşturma kararından önce yaptığı incelemenin, isnadın niteliğine ve eldeki bilgi ve delillere dayandığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2016/14586 E., 10.11.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Disiplin kovuşturmasını talep eden veya isnadı ileri süren taraf, hal ve hareketin varlığını eldeki bilgi ve delillerle ortaya koymalıdır; bu ispat yükü Kurulun ilk incelemesinde değerlendirilir. (Genel Kurul, 2016/14586 E., 10.11.2022)
  • Kurulun kovuşturmaya karar vermesi için isnadın niteliğine uygun bilgi ve delil bulunması gerekir; yazılı bilgi ve belgeler, soruşturma aşamasında tanık dinlenmesi ve keşif gibi yollarla toplanabilir.
  • Soruşturmayı yapanlar, bulgularını ve elde ettikleri bilgi ve delilleri gösteren bir rapor düzenler ve belgeleri bu rapora bağlar; Kurul kararı bu rapora dayanır.
  • İlgilinin savunma hakkı, isnadın kendisine bildirilmesi ve savunmasının alınması yoluyla sağlanır; savunma alınmamışsa sonraki işlemler usule aykırı olur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.20: Yüksek Disiplin Kurulunun oluşumunu, üye sayısını ve karar yeter sayısını düzenler; m.53'teki kararların hangi kurul tarafından alındığını belirler.
  • 2575 sayılı Kanun m.54: Danıştay memurları hakkındaki disiplin görevlerini düzenler; m.53'ün kapsamını Danıştay mensupları ile sınırlar.
  • 2575 sayılı Kanun m.55: Danıştay Başkanının Yüksek Disiplin Kuruluna başkanlık etmesini düzenler; m.53'teki kararların hangi başkanlık altında alındığını belirler.

Danıştay Kanunu m.54 — Disiplin kurulunun görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu m.54, Danıştay memurları hakkında disiplin kurulunun üç ayrı görevini düzenler: Yüksek Disiplin Kurulunun görevi, birinci derecede karar verme görevi ve 657 sayılı Kanunun 226. maddesinin (B) bendinde yazılı görüşme ve danışma kurulu görevi. Madde, Danıştay mensuplarının disiplin işlerinde hangi organın yetkili olduğunu belirler. Kişi bakımından yalnızca Danıştay memurlarını kapsar; Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkındaki disiplin kovuşturması bu maddenin değil, m.67-75'in konusudur. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: disiplin kurulunun oluşumu ve üyeleri (m.21 kapsamındaki Danıştay Disiplin Kurulu), disiplin kovuşturmasının açılması, soruşturma ve savunma usulü (m.67-75), Danıştay Başkanı ve Başsavcının disiplin yetkisi (m.67-75) ve disiplin cezalarının kendisi.

Disiplin kurulunun görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Yüksek Disiplin Kurulu
Danıştay memurları hakkında disiplin kovuşturması yapılıp yapılmayacağına karar veren ve soruşturma sonucunda ceza kararını bağlayan kuruldur. Kurulun görevi m.67-75 kapsamındaki kovuşturma sürecinde işler; disiplin kurulunun oluşumu ayrı bir maddede düzenlenmiştir.
Birinci derecede karar
Maddenin (b) bendinde belirtilen, Danıştay memurlarına ilişkin disiplin kararının ilk derece mercii olarak verilmesidir. Karar, madde metnine göre Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun Muvakkat hükümlerine göre verilir.
Görüşme ve danışma kurulu
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 226. maddesinin (B) bendinde öngörülen, memurların disiplin ve benzeri işlerinde görüş bildiren kuruldur. Danıştay memurları bakımından bu kurul görevi, Danıştay disiplin mekanizması tarafından yerine getirilir.

Disiplin kurulunun görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Disiplin işleminin konusunun Danıştay memuru olması gerekir; kişi Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekili, daire başkanı veya üye ise bu madde değil m.67-75 uygulanır.
  • Yüksek Disiplin Kurulu görevi bakımından, hakkında isnat bulunan memurun eldeki bilgi ve delillere ve isnat olunan hal ve hareketin niteliğine göre disiplin kovuşturması yapılıp yapılmayacağına kurulun karar vermiş olması gerekir.
  • Birinci derecede karar bakımından, kararın Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun Muvakkat hükümlerine göre verilmesi gerekir.
  • Görüşme ve danışma kurulu görevi bakımından, işin 657 sayılı Kanun m.226 (B) bendi kapsamına girmesi gerekir.

Disiplin kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Danıştay memuru hakkında disiplin işi doğduğunda, Yüksek Disiplin Kurulu disiplin kovuşturması yapılmasına karar verir veya yer olmadığına karar verir.
  • Yüksek Disiplin Kurulu kovuşturmaya karar verirse, soruşturma işlemleri m.67-75 uyarınca yürütülür.
  • Birinci derecede karar, Danıştay memurları hakkında Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun Muvakkat hükümlerine göre verilir.
  • 657 sayılı Kanun m.226 (B) kapsamındaki görüşme ve danışma kurulu görevi de Danıştay memurları bakımından bu kurula aittir.

Yüksek Disiplin Kurulu ile birinci derecede karar arasındaki fark nedir?

Yüksek Disiplin Kurulu, kovuşturma açılıp açılmayacağına karar verir ve soruşturma sonucunu değerlendirir.

Birinci derecede karar, madde (b) bendine göre ayrı bir ilk derece yetkisi olarak kullanılır.

Maddenin iki bendi farklı organ işlevlerine bağlanmıştır; metin her iki görevi de Danıştay memurları bakımından ayrı ayrı sayar.

Disiplin kovuşturması ile görüşme ve danışma kurulu görevi arasındaki fark nedir?

Disiplin kovuşturması, isnat edilen fiil üzerine yürütülen ceza yargılamasıdır.

Görüşme ve danışma kurulu görevi, 657 sayılı Kanun m.226 (B) bendinde öngörülen görüş bildirme işidir.

Bu görev bakımından m.54 yalnızca yetkili kurulu belirler; kovuşturma usulü m.67-75'te düzenlenmiştir.

Disiplin kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekili, daire başkanı ve üyeler hakkındaki işlerde m.54 yerine m.67-75'in uygulanması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Birinci derecede kararı, Yüksek Disiplin Kurulunun kovuşturma kararıyla karıştırmak; iki görev ayrı bendlerde düzenlenmiştir.
  • Madde metninde süre bulunmadığı hâlde soruşturma ve karar sürelerini m.54'e bağlamak; bu süreler m.67-75 ve ilgili mevzuatta aranmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Danıştay memurlarına ilişkin disiplin işlerinde, kovuşturma açılmadan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu kabul edilmektedir.
  • Yüksek disiplin kurulu, kovuşturma açılıp açılmayacağına karar verirken eldeki bilgi ve delillere ve isnadın niteliğine bakar.

Nasıl ispat edilir?

  • Disiplin kovuşturmasını talep eden idare, Yüksek Disiplin Kurulunun yetkili olduğunu ve kurulun karar verme sürecini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kovuşturma kararı ve Kurul kararı yazılı belgelerle ispatlanır; kovuşturma açılmadan ceza verildiği iddiasında belge ve tutanaklar esas alınır.
  • Görevin kime ait olduğu iddiası, Danıştay memuru sıfatının belgelenmesiyle değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.67-75: Disiplin kovuşturmasının açılması, soruşturma ve savunma usulünü düzenler; Yüksek Disiplin Kurulunun kovuşturma kararı ve sonrası işlemleri bu maddelere göre yürür.
  • 2575 sayılı Kanun m.21: Danıştay Disiplin Kurulunun oluşumunu ve üyelerini düzenler; m.54'te anılan kurulların kimlerden oluştuğunu belirler.
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.226: Madde (B) bendinde öngörülen görüşme ve danışma kurulu görevinin kaynağıdır; m.54 (c) bendi bu görevi Danıştay memurları bakımından atfeder.

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki aym.48(Değişik: 18/12/1999 - 4492/5 md.) Danıştay, (…)38 kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirmeyi, geliş tarihinden itibaren iki ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.
yedi günm.52/AYeniden düzenleme: 1/7/2016-6723/10 md.) Başkanlık Kurulunun kararlarına karşı ilgililerce Başkanlar Kuruluna yedi gün içinde itiraz edilebilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

32 karar
  1. 2018/117 E., 2023/212 K., 07.12.2023
    İlgili madde: m.42, m.48
  2. 2016/144 E., 2020/75 K., 10.12.2020
    İlgili madde: m.42, m.52
  3. 2015/18 E., 2016/12 K., 10.02.2016
    İlgili madde: m.52
  4. 2011/113 E., 2012/108 K., 18.07.2012
    İlgili madde: m.52
  5. 1994/74 E., 1994/71 K., 27.09.1994
    İlgili madde: m.51
  6. 1990/19 E., 1991/15 K., 21.06.1991
    İlgili madde: m.48
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2021/207 E., 2023/821 K., 20.09.2023
    İlgili madde: m.49, m.50
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2021/208 E., 2023/822 K., 20.09.2023
    İlgili madde: m.49, m.50
  9. Ceza Genel Kurulu, 2019/380 E., 2023/290 K., 24.05.2023
    İlgili madde: m.46
  10. Ceza Genel Kurulu, 2019/477 E., 2023/291 K., 24.05.2023
    İlgili madde: m.46
Diğer 22 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2005/168 E., 2007/112 K., 22.05.2007
    İlgili madde: m.42
  2. 2. Daire, 2024/131 E., 2025/177 K., 13.01.2025
    İlgili madde: m.49
  3. 2. Daire, 2024/128 E., 2025/171 K., 13.01.2025
    İlgili madde: m.49
  4. 2. Daire, 2024/129 E., 2025/176 K., 13.01.2025
    İlgili madde: m.49
  5. 2. Daire, 2024/75 E., 2024/3131 K., 22.05.2024
    İlgili madde: m.49
  6. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/1627 E., 2022/3551 K., 07.12.2022
    İlgili madde: m.52
  7. 8. Daire, 2022/2514 E., 2022/2921 K., 21.04.2022
    İlgili madde: m.52
  8. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2981 E., 2022/1218 K., 04.04.2022
    İlgili madde: m.50
  9. 6. Daire, 2018/3217 E., 2021/13702 K., 13.12.2021
    İlgili madde: m.51
  10. 13. Daire, 2019/80 E., 2019/730 K., 12.03.2019
    İlgili madde: m.46
  11. 1. Daire, 2014/751 E., 2014/821 K., 02.06.2014
    İlgili madde: m.46
  12. 1. Daire, 2014/779 E., 2014/799 K., 28.05.2014
    İlgili madde: m.42
  13. 1. Daire, 2006/203 E., 2006/719 K., 06.07.2006
    İlgili madde: m.46
  14. 7. Daire, 2004/1456 E., 2004/1715 K., 10.06.2004
    İlgili madde: m.51
  15. 7. Daire, 2004/1455 E., 2004/1716 K., 10.06.2004
    İlgili madde: m.51
  16. 7. Daire, 2004/1054 E., 2004/1099 K., 20.04.2004
    İlgili madde: m.51
  17. 7. Daire, 2004/478 E., 2004/797 K., 31.03.2004
    İlgili madde: m.51
  18. 1. Daire, 2003/36 E., 2003/34 K., 13.03.2003
    İlgili madde: m.42
  19. 1. Daire, 1998/291 E., 1998/279 K., 23.10.1998
    İlgili madde: m.46
  20. 8. Daire, 1994/773 E., 1994/2810 K., 03.11.1994
    İlgili madde: m.42
  21. Genel Kurul, 2016/14586 E., 10.11.2022
    İlgili madde: m.53
  22. Genel Kurul, 2019/35236 E., 18.05.2022
    İlgili madde: m.52

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.07.2018 (m.42).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 8. DANIŞTAY KANUNU bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış