Danıştay Kanunu

Danıştay'ın, daire ve kurulların görevleri

Danıştay Kanunu m.23–41İdari Yargılama UsulüSon değişiklik: 02.07.2018 (m.23)

Kısaca

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesi, Danıştayın görevlerini sıralar.

Kapsam

Bu konu, Danıştay Kanunu m.23–41 hükümlerini kapsar.

Yürürlükten kaldırılmış: m.28, m.29, m.30, m.31, m.32, m.33, m.34, m.37.

Danıştay Kanunu m.23 — Danıştayın görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesi, Danıştayın görevlerini sıralar. Bu görevler; idare mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ile Danıştaydaki ilk derece davalarına ilişkin kararların temyiz incelemesi, Kanunda yazılı idari davaların ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlanması, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşünce bildirilmesi ve diğer kanunlarla verilen görevlerin yapılmasıdır. Madde Danıştayın kurumsal görevlerini düzenler; davaların hangi dairede görüleceğini, dava türlerini ayrıntılı olarak sayan hüküm değildir ve bu konuları ilgili maddelere bırakır. Maddenin kişiler bakımından bir sınırı olmayıp Danıştayın görev alanını belirler. Danıştayın iş bölümü ve dairelerin görevleri (m.13), ilk derece olarak Danıştayda görülecek davalar (m.24), Danıştay Başkanlık ve kurul yapısı ile üyelerin görevleri (m.22, m.54, m.55, m.56, m.58) bu maddede düzenlenmez. Temyiz süresi ve usulü ile dava açma sürelerinin ayrıntıları da bu maddenin kapsamına girmez.

Danıştayın görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Temyiz merci olarak görev
Danıştayın idare ve vergi mahkemelerinin kararlarını inceleyen kanun yolu mercii olarak görevidir. Ek cümleye göre bu görev, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması biçiminde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimiyle sınırlıdır. Denetim, uyuşmazlığın esasına ilişkin yeniden değerlendirme yapmak değil, hukuka aykırılık aramaktır.
İlk ve son derece mahkemesi
Kanunda yazılı idari davaların Danıştay tarafından tek derece olarak görülmesidir. Bu davalarda verilen karara karşı ayrı bir derece mahkemesine başvurulamaz; kararın kesinliği bu niteliğe dayanır.
İmtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
Kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak idare ile özel kişiler arasında kurulan imtiyaz ilişkilerini doğuran şartlaşma ve sözleşmelerdir. Danıştayın bu sözleşmeler hakkındaki görevi, bunlara dair düşünce bildirmekle sınırlıdır.
Düşünce bildirme
Danıştayın bir işi yargısal karara bağlamadan, danışma niteliğinde görüş vermesidir. Bildirilen düşünce idareyi bağlamaz; görüşün kanunda öngörülen süre içinde verilmesi gerekir.

Danıştayın görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Temyiz incelemesi yapılabilmesi için uyuşmazlığın idare veya vergi mahkemesi kararına ya da Danıştayda ilk derece olarak görülen davaya ilişkin bir karara karşı yapılmış temyiz istemi bulunmalıdır.
  • Temyiz incelemesinde Danıştayın denetimi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması biçimindeki hukuka aykırılıklarla sınırlı tutulmalıdır.
  • Kanunda yazılı bir idari dava ilk ve son derece mahkemesi sıfatıyla görülecekse dava, Danıştay tarafından doğrudan karara bağlanmalıdır.
  • Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşünce bildirilebilmesi için bu sözleşmelerin Danıştaya görüş için gönderilmiş olması gerekir.
  • Diğer kanunlarla Danıştaya verilmiş bir görev bulunmalıdır; bu görevler madde kapsamında ayrıca sayılmadığından ilgili kanunda aranır.

Danıştayın görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Temyiz istemi, kararın hukuka aykırılık yönünden denetlenmesiyle sonuçlanır; kanuna uygun bulunursa temyiz reddedilir, aksi halde karar bozulur.
  • Kanunda yazılı idari davalar Danıştayda tek derece olarak karara bağlanır ve bu kararlara karşı ayrı bir derece mahkemesi yoktur.
  • Danıştayın imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkındaki düşüncesi idareyi bağlamaz; idare görüşe uymak zorunda değildir.
  • Danıştayın kanun ve diğer kanunlarla verilen görevleri, bu maddede sayılmasa da yerine getirilir.

Temyiz merci olarak görev ile ilk ve son derece mahkemesi olarak görev arasındaki fark nedir?

Temyiz görevinde Danıştay, alt derece mahkemesinin kararını yeniden inceler ve yalnız hukuka aykırılık denetimi yapar.

İlk ve son derece görevinde Danıştay, dosyayı doğrudan esas bakımından karara bağlar; önünde bir alt derece kararı yoktur.

Temyiz görevinde yalnızca hukuka aykırılık denetlenir; ilk ve son derece görevinde ise karar tek derece olarak kesinleşir.

Yargısal görev ile düşünce bildirme görevi arasındaki fark nedir?

Temyiz ve ilk ve son derece görevleri yargısal niteliktedir ve bir uyuşmazlığı karara bağlar.

İmtiyaz sözleşmeleri hakkında düşünce bildirme görevi idari niteliktedir ve bir uyuşmazlığı karara bağlamaz.

Düşünce bildirme sonucunda verilen görüş bağlayıcı değildir; yargısal kararlar ise taraflar bakımından hüküm doğurur.

Danıştayın görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Temyiz incelemesini tam bir yeniden yargılama gibi değerlendirmek; denetimin yalnız hukuka aykırılıkla sınırlı olduğunu gözden kaçırmak.
  • Düşünce bildirme görevini bağlayıcı bir karar sanmak; Danıştayın imtiyaz sözleşmesi hakkındaki görüşünün idareyi bağlamayacağını unutmak.
  • Madde (d) bendindeki eski süre ve usul bilgilerini 2018 değişikliğinden sonraki düzenlemeye aynen uygulamak; güncel metinde (d) bendi yalnızca görevi düzenlemektedir.
  • Madde (a) bendini ilk ve son derece görevi ile karıştırmak; temyiz görevi alt derece kararına karşı, ilk ve son derece görevi ise doğrudan dava açılan Danıştayda görülen davaya ilişkindir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Temyiz görevinin hukuka aykırılık denetimiyle sınırlanmasına ilişkin ek cümlenin 2016 değişikliğiyle eklendiği ve kararların bu çerçevede değerlendirildiği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2024/3602 E., 2025/572 K., 11.02.2025; 3. Daire, 2024/3530 E., 2024/6731 K., 11.12.2024; 2016/144 E., 2020/75 K., 10.12.2020)
  • Maddenin (d) bendi ile ilgili kararlarda, 2018 değişikliğinden önceki metin esas alınarak imtiyaz sözleşmesi taslaklarının incelenip görüş bildirildiği görülmektedir; bu uygulama 2018 tarihinden önceki döneme aittir. (1. Daire, 2013/316 E., 2013/240 K., 28.02.2013; 1. Daire, 2009/1535 E., 2009/1682 K., 09.12.2009)
  • İmtiyaz sözleşmesi taslaklarının Danıştay incelemesinden geçirilmesi ve bu incelemenin ardından idarenin hareket etmesi uygulamada kabul edilmektedir. (6. Daire, 2019/11851 E., 2020/10417 K., 04.11.2020; 1. Daire, 2013/316 E., 2013/240 K., 28.02.2013)

Nasıl ispat edilir?

  • Temyiz istemini ileri süren taraf, alt derece kararında bir hukuk kuralının uygulanmadığını veya yanlış uygulandığını ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Hukuka aykırılık iddiası, dava dosyası ve alt derece kararının metni ile ispatlanır; yeni bir olgu veya delil temyiz aşamasında esas olarak değerlendirilmez.
  • İmtiyaz sözleşmesine ilişkin düşünce için sözleşme taslağının Danıştaya gönderildiğine dair yazışma ve sözleşme metni belge olarak sunulmalıdır.
  • Düşünce bildirme görevinin yerine getirilmediği iddiası, Danıştaya gönderilmiş yazılı belgelerle ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.13: Dairelerin dava ve idari görevlerini belirler; temyiz ve ilk derece davalarının hangi dairede görüleceği bu maddeye göre tespit edilir.
  • 2575 sayılı Kanun m.24: Cumhurbaşkanı kararları ve düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların Danıştayda ilk derece mahkemesi olarak görülmesini düzenler; 23. maddenin (b) bendindeki ilk ve son derece görevinin kaynağıdır.
  • 2575 sayılı Kanun m.22: Danıştay Başkanının yokluğunda vekalet ve kurul başkanlığı konularını düzenler; bu madde ile ilgisi görev dağılımına ilişkindir.
  • 2575 sayılı Kanun m.54: Danıştay memurları hakkındaki disiplin görevlerini düzenler; 23. maddede sayılan görevlerle ilgisi yoktur, ancak Danıştayın diğer kanunlarla verilen görevleri arasında yer alır.

Danıştay Kanunu m.24 — İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesi, Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacağı iptal ve tam yargı davalarını sayar: Cumhurbaşkanı kararları, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi dışındaki düzenleyici işlemler, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemleri, Danıştay İdari Dairesi veya İdari İşler Kurulu kararlarına dayanan eylem ve işlemler, birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işler, Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile Danıştay Başkanlığı işlemleri ve tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmeti imtiyaz, şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davalar ile ikinci fıkrada belediye ve il özel idaresi organlarının organlık sıfatlarının kaybına ilişkin istemler. Madde, bu davaların kimler tarafından hangi koşulda açılacağını veya dava süresini düzenlemez; bu konular İYUK ve ilgili özel kanunlardadır. Maddede sayılmayan ve idare mahkemelerinin görevine giren davalar ile vergi davaları (2577 sayılı Kanun ve 2576 sayılı Kanun) ayrıca değerlendirilir; hakim ve savcıların meslekten çıkarılmasına ilişkin davalar, özelleştirme ve Petrol Kanunu kapsamındaki davalar ise başka kanunlarda Danıştayın ilk derece görevi olarak düzenlenmiştir.

İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar: hangi kavramlar bilinmeli?

İlk derece mahkemesi olarak Danıştay
Danıştayın istinaf ya da temyiz merciinden farklı olarak davayı doğrudan ilk derecede görüp karara bağladığı görev türüdür. Bu sıfatla verilen kararlar, madde kapsamındaki davalarda, derece sırasında yalnız temyiz yoluna tabidir.
Düzenleyici işlem
Genel ve soyut hukuk kuralları koyan, belirsiz sayıdaki kişiye uygulanan idari işlemdir. Maddenin ayrımında bireysel işlemlerden ayrılır; yalnız düzenleyici nitelikteki işlemler birinci fıkranın c ve b bentlerine girer.
Ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem
Yetki alanı tüm ülkeyi kapsayan düzenleyici işlemdir. Bakanlık, kamu kuruluşu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu tarafından çıkarılmış olsa bile, uygulama alanı yerel ise bu bentlerin kapsamına girmez ve idare mahkemesinde görülür.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
Cumhurbaşkanınca çıkarılan ve düzenleyici nitelik taşıyan kararnamedir. 2018 değişikliğiyle birinci fıkranın b bendinde Cumhurbaşkanı kararlarından ayrı tutulmuş, bu kararnameler a bendinin dışında bırakılmıştır.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu
Kanunla kamu yetkisi verilmiş ve kamu kurumu niteliği taşıyan meslek örgütüdür. Bu sıfat, işlemlerinin c bendi kapsamında Danıştayda görülmesi için aranan ölçütlerden biridir.
Organlık sıfatının kaybı
Belediye ve il özel idaresinin seçimle gelen organlarının bu sıfatı kaybetmesi halidir. İkinci fıkra uyarınca bu konudaki istemleri Danıştay inceler ve karara bağlar.

İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar: hangi şartlar aranır?

  • Davanın konusunun birinci fıkranın a'dan f'ye kadar sayılan işlemlerden biri olması gerekir.
  • Düzenleyici işlemde bu işlemin ülke çapında uygulanacak nitelikte olması aranır; yerel uygulamalı düzenleyici işlemler bu kapsama girmez.
  • Birinci fıkranın b bendinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi dışındaki düzenleyici işlemler sayıldığından, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi bu bentte yer almaz.
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu işlemlerinde, işlemin hem kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu tarafından çıkarılmış olması hem de ülke çapında uygulanacak olması birlikte gerekir.
  • Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren bir işin bulunması gerekir; tek bir mahkemenin yetki alanına giren işler bu bent kapsamında değildir.
  • Tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz, şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davada, uyuşmazlığın bu sözleşmelerden doğması gerekir.

İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan işlemlere karşı açılan iptal ve tam yargı davaları idare mahkemesinde değil, doğrudan Danıştayda görülür.
  • Danıştay bu davalarda ilk derece mahkemesi olarak karar verir; verilen karara karşı temyiz yolu açıktır.
  • Madde kapsamında olmayan düzenleyici işlemler, örneğin yerel uygulamalı işlemler, idare mahkemesinin görevine girer.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi b bendinin kapsamına girmediği sürece Danıştayda ilk derece davası konusu yapılamaz.
  • Madde ikinci fıkra ile belediye ve il özel idaresi organlarının organlık sıfatı kaybına ilişkin istemleri Danıştayın karar yetkisine bağlar.
  • Sayılan dava türü yerine getirilmemişse, yani görev kuralına uyulmadan başka mahkemede açılmışsa, görevsizlik kararı ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gündeme gelir.
  • Madde Danıştayın görevini belirler; dava açma süresi ve dava şartları maddede düzenlenmemiştir.

Cumhurbaşkanı kararı ile cumhurbaşkanlığı kararnamesi arasındaki fark nedir?

Cumhurbaşkanı kararları birinci fıkranın a bendinde açıkça sayılmıştır ve doğrudan Danıştayda dava konusu olur.

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ise a bendinde değil, b bendinde düzenleyici işlem olarak ayrı biçimde düzenlenmiştir. Bu nedenle iki kavram farklı bentlere bağlıdır.

Her iki işlem de Danıştayda görülür, ancak kararnameye karşı dava açılması için a bendinin değil b bendinin kapsamına girmesi gerekir. Bu ayrım 2018 değişikliğiyle yapılmıştır.

Ülke çapında düzenleyici işlem ile yerel düzenleyici işlem arasındaki fark nedir?

Ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem, c bendinde sayılan kurumlarca çıkarılmış olsa bile Danıştayda görülür.

Yerel veya sınırlı bir alanda uygulanan düzenleyici işlem aynı kurumlarca çıkarılmış olsa da bu kapsama girmez.

Ülke çapında olmayan işlem için dava idare mahkemesinde açılır; görev ayrımı uygulama alanının genişliğine göre yapılır.

Bakanlık ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu arasındaki fark nedir?

Bakanlıklar c bendinde doğrudan sayılır ve çıkardıkları ülke çapı düzenleyici işlemler Danıştayda görülür.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ancak ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem çıkarmaları halinde bu bentte yer alır.

Meslek kuruluşunun kamu kurumu niteliği ve işlemin ülke çapı kapsamı birlikte aranır; yalnız biri varsa Danıştay görevi doğmaz.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, iptal ve tam yargı davalarını ve imtiyaz sözleşmesi davalarını sayar; bunlar yargısal niteliktedir.

İkinci fıkra, belediye ve il özel idaresi organlarının organlık sıfatını kaybetmesi istemlerini düzenler; bu istemler iptal ve tam yargı davası niteliğinde değildir.

İkinci fıkradaki istemler birinci fıkradaki dava türlerinden ayrı bir Danıştay görevi olarak incelenir ve karara bağlanır.

Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile danıştay Başkanlığı işlemleri arasındaki fark nedir?

Yüksek Disiplin Kurulu kararları f bendinde doğrudan sayılmıştır.

Danıştay Başkanlığı işlemi ise yalnızca bu Kurulun görev alanı ile ilgili olduğu ölçüde f bendi kapsamına girer.

Başkanlık işlemi Kurulun görev alanı dışında kalıyorsa bu bent değil, genel yargı yolu kuralları uygulanır.

İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesini a bendi kapsamında saymak; kararname b bendinde düzenlendiği için a bendi yerine b bendine bakmak.
  • Bakanlık ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun her düzenleyici işlemini, uygulama alanına bakmaksızın Danıştayda görülür saymak; c bendi ülke çapı şartını aramaktadır.
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olmasına karşın işlemin yerel uygulamalı olması halinde Danıştay görevi varsaymak.
  • Birinci fıkradaki dava türleri ile ikinci fıkradaki organlık sıfatı kaybı istemini aynı nitelikte görmek.
  • Eski metne dayanarak 2018 öncesi bentlemeyi uygulamak; kararnameleri veya değişiklik öncesi düzenlemeleri güncel metin yerine esas almak.
  • Maddede sayılmayan bir davayı Danıştayda açmak ve görev itirazını gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesine karşı dava, a bendinin değil b bendinin kapsamında değerlendirilmiş; madde metnindeki ayrım dikkate alınarak Danıştayda görülmesi kabul edilmektedir. (12. Daire, 2024/1133 E., 2024/1185 K., 07.03.2024)
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi b bendinde düzenlendiği için bu tür davaların Danıştay görevi kapsamında bulunduğu kabul edilmektedir. (13. Daire, 2023/3505 E., 2023/5768 K., 13.12.2023)
  • Bakanlık düzenleyici işlemlerinin Danıştayda ilk derece olarak görülmesi, ülke çapında uygulanmaları şartına bağlı tutulmaktadır. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/6165 E., 2015/4880 K., 08.09.2015)
  • Kanunun 24. maddesinde sayılmayan ve idare mahkemesinin görevine giren kanun niteliğindeki işlemlerin Danıştay görev kapsamına alınmadığı kabul edilmektedir. (12. Daire, 2023/3692 E., 2023/5977 K., 23.11.2023)
  • Maddede sayılmayan bir dava Danıştayda açılmışsa görev yönünden reddedilip dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2023/2607 E., 2023/2787 K., 23.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Davayı açan taraf, dava konusu işlemin m.24'te sayılan kategorilerden birine girdiğini ispatla yükümlüdür; görevin varlığı kamu düzenindendir ve mahkemece resen araştırılır.
  • İşlemin ülke çapında uygulanacak olup olmadığı, işlemin metni ve uygulama alanına ilişkin resmi belgelerle ortaya konur.
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun kamu kurumu niteliği, kuruluş kanunu ve ilgili mevzuatla ispat edilir.
  • Davalı idare, işlemin ülke çapında uygulanmadığını veya m.24 kapsamı dışında kaldığını ileri sürerse bu savunmayı yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır.
  • Görev konusunda Danıştay kararları ve bu kararlara dayanan görevsizlik kararları, uyuşmazlığın hangi mahkemede çözüleceğinin belirlenmesinde dikkate alınır. (8. Daire, 2023/2607 E., 2023/2787 K., 23.05.2023)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.23: Danıştayın genel görevlerini düzenler; m.24 ise bu genel görevlerden ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılacak davaları ayırır.
  • 2575 sayılı Kanun m.13: Danıştay dairelerinin dava ve idari daire ayrımını düzenler; m.24'te sayılan davaların hangi daireye verileceği bu hükme göre belirlenir.
  • 2577 sayılı Kanun m.15: Görevsiz mahkemede açılan davanın görev yönünden reddi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi kuralını içerir; m.24 kapsamındaki davanın yanlış mahkemede açılması halinde uygulanır.
  • 2577 sayılı Kanun m.20/A: İvedi yargılama usulüne tabi işlerde Danıştay temyiz merciidir; m.24'teki ilk derece görevinden farklı bir görev türünü düzenler.

Danıştay Kanunu m.25 — Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar

Madde, idare mahkemeleri ile vergi mahkemelerinin verdiği nihai kararların ve Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda verilen nihai kararların Danıştayda temyiz yoluyla incelenmesini ve karara bağlanmasını düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, bu mahkemelerin nihai kararlarına taraf olan kişilerdir. Madde, hangi kararların temyiz edilebileceğine ilişkin parasal sınırları, konu bakımından sayılan davaları, temyiz süresini, temyiz nedenlerini ve temyiz incelemesinin usulünü düzenlemez; bunlar 2577 sayılı İYUK m.46 ve m.49 ile ilgili hükümlerde yer alır. Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davalar 2575 sayılı Kanun m.24'te düzenlenmiştir.

Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Nihai karar
Davayı esastan sonuçlandıran, uyuşmazlığın tamamını veya bir kısmını çözen karardır. Ara kararlar bu kapsamda değildir.
Temyiz
Hukuka aykırılık denetimine dayanan, üst merciye yapılan kanun yolu başvurusudur. Danıştayın temyiz merciliği yalnız hukuka uygunluk bakımından inceleme yapar.
İlk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay
Danıştayın, 2575 sayılı Kanun m.24'te sayılan davalara ilk ve esas bakan mahkeme olarak bakmasıdır. Bu davalarda verilen nihai karar, temyiz yolu ile incelenir.

Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar: hangi şartlar aranır?

  • Temyize konu kararın idare mahkemesi veya vergi mahkemesi tarafından verilmiş nihai bir karar olması gerekir.
  • Ya da kararın Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen bir davada verilmiş nihai karar olması gerekir.
  • Temyiz başvurusunun ayrıca 2577 sayılı Kanun m.46 kapsamında parasal ve konu sınırlarına uyması gerekir; bu sınırlar bu maddede değil, İYUK m.46'da yer alır.
  • Kararın Danıştay kararı ya da bölge idare mahkemesi kararı olması halinde, madde tek başına temyiz hakkını doğurmaz; ilgili kanun yolu sınırlarının ayrıca karşılanması gerekir.

Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar: hangi sonuçları doğurur?

  • İdare veya vergi mahkemelerinin nihai kararları Danıştayda temyiz yoluyla incelenir ve karara bağlanır.
  • Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda verilen nihai kararlar da Danıştayda temyiz yoluyla incelenir.
  • Ara kararlar bu maddenin kapsamında değildir ve bunlara karşı doğrudan temyiz yolu bu madde ile açılmaz.

Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnini tek başına temyiz hakkının kaynağı saymak; temyiz hakkı için ayrıca 2577 sayılı Kanun m.46'daki parasal ve konu sınırlarının karşılandığına bakılması gerekir.
  • Ara kararı nihai karar sanıp doğrudan temyiz yoluna başvurmak; bu madde ara kararları kapsamaz.
  • Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar için ayrı bir temyiz yolu olduğunu düşünmek; bu kararlar da madde gereği temyizle incelenir, ancak Danıştayın temyiz merciinin hangi daire olduğu ayrıca belirlenmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Danıştay Vergi ve İdari Dava Daireleri Kurulları, bu maddenin idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarını temyiz yoluyla Danıştaya taşıdığını kabul etmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/761 E., 2024/898 K., 29.04.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/11 E., 2024/6 K., 26.04.2024; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2081 E., 2024/366 K., 22.02.2024; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2614 E., 2024/142 K., 31.01.2024)
  • Danıştay 5. Daire, madde kapsamında Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda verilen nihai kararların da temyiz yoluyla incelendiğini kabul etmektedir. (5. Daire, 2021/767 E., 2023/20818 K., 28.12.2023)
  • Danıştay Genel Kurulu ve Daireleri, madde hükmünün Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlarda temyiz yolunu açtığını, ancak temyiz kabulünün 2577 sayılı Kanun m.46'daki sınırlara tabi olduğunu kabul etmektedir. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2014/35 E., 2017/691 K., 17.03.2017)

Nasıl ispat edilir?

  • Temyiz isteyen taraf, kararın idare veya vergi mahkemesinin ya da Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği nihai bir karar olduğunu belgeyle ispatlamak zorundadır; ispat yükü kararın niteliğini ileri süren tarafa aittir.
  • Kararın nihai karar niteliği, mahkeme kararının hüküm fıkrasından ve dava dosyasındaki karar belgesinden ispatlanır.
  • Karşı taraf, kararın temyiz konusu yapılamayacağını, örneğin ara karar olduğunu ya da parasal sınırın altında kaldığını ileri sürerse, bu savunmasını dava dosyasındaki karar ve dava değeri belgesi ile ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2577 sayılı İYUK m.46: Temyiz edilebilecek kararların parasal ve konu sınırlarını ve temyiz süresini belirler; m.25 hangi mahkemelerin nihai kararlarının temyiz merciine geldiğini söyler, m.46 ise hangi kararların temyiz edilebileceğini sınırlar.
  • 2577 sayılı İYUK m.49: Temyiz nedenlerini düzenler; m.25 temyiz merciine gelen kararları belirlerken m.49 incelemenin hangi nedenlerle yapılacağını belirler.
  • 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24: Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacağı davaları sayar; m.25'teki ikinci kategorinin kapsamını belirler.

Danıştay Kanunu m.26 — İdari uyuşmazlık ve davalarda görev

Madde, Danıştayda idari uyuşmazlık ve davaların hangi dairelerce incelenip karara bağlanacağını ve Başkanlık Kurulunun iş yükü nedeniyle daireleri yeniden görevlendirme yetkisini düzenler; görevlendirilen dairelere dosya devri ile daire genel kuruluna katılım konusunda da hüküm içerir. Madde, Danıştay dairelerinin genel görev dağılımını ve Başkanlık Kurulunun görevlendirme usulünü kapsar. Madde, Danıştay Başkanlık Kurulunun oluşumunu ve seçim usulünü düzenlemez (m.19/A). Madde, Danıştayın idari işler kurulunun görevlerini düzenlemez (m.46). Madde, daire genel kurulu toplantı ve karar yeter sayılarını düzenlemez; bu konu Danıştay Kanununun ilgili kurul hükümlerindedir. Madde, Başkanlık Kurulunun diğer görevlerini ve kararlarının kesinliğini düzenlemez (m.52).

İdari uyuşmazlık ve davalarda görev: hangi kavramlar bilinmeli?

Dava daireleri
Danıştayda idari davaları ve vergi davalarını inceleyip karara bağlayan daireler; maddenin birinci fıkrasında ikinci ile onuncu daireler ve idari ve vergi dava daireleri kurulları olarak sayılır. Bu daireler idari uyuşmazlıkların ve davaların esas incelemesini yapar.
Görevlendirme
Başkanlık Kurulunun, iş yükü bakımından zorunluluk doğduğunda vergi dava dairesi, idari dava dairesi veya idari daire sıfatını bir dairenin alması için yaptığı karardır. Görevlendirme, dairenin görev alanını değiştirerek yapılır.
Görev alanı değişikliği
Başkanlık Kurulunun, bir ya da birkaç dairenin görev alanını değiştirmesi işlemidir. Bu değişiklik yalnızca iş yükü zorunluluğu bulunduğunda yapılabilir.
Dosya devri
Görevlendirilen daireye geçecek dosyaların, vergi ve idari uyuşmazlık ayrımı gözetilerek hangi daireye ve nasıl devredileceğinin Başkanlık Kurulu kararıyla belirlenmesidir.
Dava dairesi genel kurulu
Görevlendirilen dairenin, görevlendirildiği işlere bakan genel kuruludur. Daire başkanı ve üyeleri bu genel kurula katılır.

İdari uyuşmazlık ve davalarda görev: hangi şartlar aranır?

  • Dava ve uyuşmazlıkların incelenmesi, maddede sayılan dava daireleri ile idari ve vergi dava daireleri kurullarında yapılmalıdır.
  • Başkanlık Kurulunun görevlendirme yapabilmesi için iş yükü bakımından zorunluluk doğmuş olmalıdır.
  • Görevlendirme, vergi dava dairesi, idari dava dairesi veya idari daire olarak yapılmalı ve bunun için dairelerden birinin ya da birkaçının görev alanı değiştirilmelidir.
  • Görevlendirilen dairedeki dosyaların devri, vergi ve idari uyuşmazlık ayrımı gözetilerek Başkanlık Kurulu kararıyla belirlenmelidir.
  • Başkanlık Kurulu kararları Resmî Gazete'de yayımlanmalı ve yayımını izleyen ay başından itibaren uygulanmalıdır.
  • Görevlendirilen dairenin, görevlendirildiği işlere bakan dava dairesi genel kuruluna daire başkanı ve üyeleri katılmalıdır.

İdari uyuşmazlık ve davalarda görev: hangi sonuçları doğurur?

  • Başkanlık Kurulu iş yükü zorunluluğu doğduğunda dairelerin görev alanını değiştirerek görevlendirme yapabilir.
  • Görevlendirme kararı, Başkanlık Kurulu kararıyla dosya devrini de belirler ve bu karar Resmî Gazete'de yayımlanır.
  • Kararın uygulanması, yayımını izleyen ay başından itibaren başlar.
  • Görevlendirilen dairenin daire başkanı ve üyeleri, görevlendirildiği işlere bakan dava dairesi genel kuruluna katılır.
  • İş yükü zorunluluğu yoksa Başkanlık Kurulu bu yetkiyi kullanamaz.

Dava dairesi ile görevlendirilmiş daire arasındaki fark nedir?

Maddenin birinci fıkrasında sayılan daireler, kendi görev alanları içinde dava ve uyuşmazlıkları doğrudan incelerler.

Başkanlık Kurulunun görevlendirdiği daire, iş yükü zorunluluğu üzerine görev alanı değiştirilerek vergi, idari dava veya idari daire olarak çalışır.

Görevlendirme ile dairenin görev alanı genişleyebilir veya değişebilir; bu durumda dosya devri Başkanlık Kurulu kararıyla belirlenir.

Vergi uyuşmazlığı ile idari uyuşmazlık arasındaki fark nedir?

Vergi dava dairesi vergi uyuşmazlıklarına bakar.

İdari dava dairesi ve idari daire idari uyuşmazlıklara bakar.

Devir yapılırken bu ayrım gözetilir; uyuşmazlığın türüne göre hangi daireye devredileceği Başkanlık Kurulu kararıyla belirlenir.

Görevlendirme kararı ile resmî Gazete yayımı arasındaki fark nedir?

Başkanlık Kurulu kararı, Resmî Gazete'de yayımlanır.

Yayımlanmamış bir karar, madde hükmüne göre uygulanmaya başlamaz.

Kararın uygulanmaya başlaması için yayım ve izleyen ay başı beklenir.

İdari uyuşmazlık ve davalarda görev: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Görevlendirmeyi iş yükü zorunluluğu olmadan yapılabilir saymak; madde zorunluluk koşulunu açıkça aramaktadır.
  • Başkanlık Kurulu kararının yayımlanmadan veya yayımın izleyen ay başından önce uygulanabileceğini varsaymak.
  • Vergi uyuşmazlığı ile idari uyuşmazlık ayrımını devirde gözetmemek; bu ayrım Başkanlık Kurulu kararıyla belirlenir.
  • Dava dairesi genel kuruluna katılımı görevlendirilen dairenin başkan ve üyeleriyle sınırlı görmemek; katılım görevlendirildiği işlerle sınırlıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Görevlendirme yapıldığını ileri süren taraf, Başkanlık Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlandığını ve yürürlük tarihini belgeyle göstermelidir.
  • İş yükü zorunluluğunun varlığı, Başkanlık Kurulu kararının gerekçesi ve dairelerin iş durumuna ilişkin kayıtlarla ortaya konur; bu zorunluluğu tartışan taraf aksini kayıtla ispatlamalıdır.
  • Dosyanın hangi daireye devredildiği, Başkanlık Kurulunun devir kararı ve daire kayıtlarıyla ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.19/A: Başkanlık Kurulunun oluşumunu ve üyelerinin seçimini düzenler; maddedeki görevlendirme yetkisini kullanan kurulun niteliğini belirler.
  • 2575 sayılı Kanun m.52: Başkanlık Kurulunun diğer görevlerini ve kararlarının kesinliğini düzenler; görevlendirme kararlarının yetki çerçevesini tamamlar.
  • 2575 sayılı Kanun m.46: İdari İşler Kurulunun görevlerini düzenler; idari daire işleriyle dava dairelerinin görev ayrımı bakımından ilgilidir.

Danıştay Kanunu m.26/A — İkinci dairenin görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 26/A maddesi, 5183 sayılı Kanunla eklenmiş, 6110 sayılı Kanunla mülga edilmiş bir hükümdür; metin bu hâliyle yürürlükte bir kural içermemektedir. Madde metni yalnızca eklenmiş ve sonradan mülga edildiğini gösteren bir kayıttan ibarettir; yani düzenlediği bir konu yoktur. Madde bakımından uygulama alanı bulunmamaktadır. Madde yürürlükte olmadığı için Danıştay dairelerinin görevinin belirlenmesi, Başkanlık Kurulunun yetkisi ve dava daireleri arasında iş bölümü gibi konular bu maddede aranmamalıdır (m.26 ve m.13 kapsamında ele alınır).

İkinci dairenin görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 6110 sayılı Kanunun 14. maddesiyle mülga edildiğinden bugün uygulanabilir bir hüküm değildir.
  • Mülga edilmiş bir madde hakkında yürürlükteki kural olarak dava veya işlem bu maddeye dayandırılamaz.

İkinci dairenin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Mülga 26/A hükmünü yürürlükteki bir kural gibi uygulamak veya atıf yapmak; yürürlükteki güncel düzenleme olarak m.26 ile karıştırmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Mülga bir hükme dayanılması hâlinde, hükmün yürürlük tarihi ve mülga edilme tarihi resmî kaynaktan (Resmî Gazete) belgelenerek ispat edilir; hangi tarihte yürürlükte olduğunu gösteren belge sunan taraf bu yükü taşır.
  • Karşı tarafın mülga hükme dayanan bir savunma yapması hâlinde, söz konusu hükmün olay tarihinde yürürlükte bulunduğunu kanıtlama yükü savunmayı ileri süren tarafa aittir.

Danıştay Kanunu m.27 — Dava dairelerinin görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi, Danıştay dava dairelerinin idari dava dairesi ya da vergi dava dairesi olarak görev yapmasını ve dava daireleri arasındaki iş bölümünün nasıl belirleneceğini düzenler. Maddede iptal davaları, idari sözleşmelerden doğan davalar, tam yargı davaları, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalar, temyiz ve olağanüstü kanun yolu incelemeleri, merci tayini, belirlenemeyen işler ve iş yükü dengesizliği halleri yer alır. Madde, Danıştay'da görev alanına giren dava dairelerinin Başkanlık Kurulu tarafından belirlenmesi ile Resmî Gazete'de yayımlanan kararların yürürlük zamanını da kapsar. Madde, Danıştay'ın idari görevlerini, dairelerin kuruluş ve çalışma usulünü, Danıştay üyelerinin ve başkanlarının görevlerini düzenlemez (m.13, m.56, m.58). Başkanlık Kurulunun daireleri görevlendirme yetkisi ile dairelerin ilk derece sıfatıyla bakacağı davalar Danıştay Kanunu'nun ayrı maddelerinde yer alır (m.24, m.26). İdari Dava Daireleri Kurulu ve Vergi Dava Daireleri Kurulunun görev ve oluşumu da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.38 ve ilgili hükümler). Dava açma süreleri ve yargılama usulü ile ilgili hükümler de bu maddede bulunmaz."

Dava dairelerinin görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

İdari dava dairesi
Danıştayın 1, 2, 4, 5, 6, 8 ve 10. daireleri olup iptal ve tam yargı gibi idari davalara bakan dairelerdir. Bu nitelik madde metninde ilk fıkraya göre belirlenir.
Vergi dava dairesi
Madde metnine göre Üçüncü, Dördüncü, Yedinci ve Dokuzuncu daireler olup vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalara bakar. Madde metninde Dördüncü daire de vergi dava dairesi sayılmaktadır.
İşbölümü
Dava dairelerinin hangi uyuşmazlıkları çözeceğini belirleyen dağılımdır. Kanunda başkaca hüküm yoksa Başkanlık Kurulu tarafından belirlenir ve madde metnindeki ölçütlere bağlıdır.
Merci tayini
Birden fazla mahkemenin görev veya yetki uyuşmazlığında hangi mahkemenin bakacağına karar verilmesidir. Madde metnine göre idare mahkemeleri arasında idari dava dairesi, vergi mahkemeleri arasında vergi dava dairesi tarafından yapılır.
Temyiz incelemesi görevi
Dairenin temyiz incelemesi görevine ek olarak aynı konuda Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülecek davalara bakması ve olağanüstü kanun yolu incelemelerini yapmasıdır.
İş yükü dengesizliği
Dairelerden birinin yıl içinde gelen işlerinin normal çalışma ile karşılanamayacak oranda artması ve daireler arasında iş bakımından dengesizlik oluşmasıdır. Bu halde takvim yılı başında işlerin bir kısmı başka daireye verilebilir.

Dava dairelerinin görevleri: hangi şartlar aranır?

  • İdari ve vergi dava dairelerinin kendi aralarındaki işbölümünün, özel kanunda başka hüküm yoksa Başkanlık Kurulunca belirlenmesi gerekir.
  • İptal davaları ve idari sözleşmelerden doğan davalarda işbölümünün belirlenmesinde uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuat esas alınmalıdır.
  • Tam yargı davalarında, zarara neden olan idari işlem varsa o işlemi çözmekle görevli daire, zarar idari eylemden kaynaklanıyorsa hizmetin niteliğine göre belirlenen daire görevli olmalıdır.
  • Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalarda vergi dava daireleri arasındaki işbölümünde uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuat esas alınmalıdır.
  • Görev ve yetki uyuşmazlıklarında merci tayini, uyuşmazlığın esasını çözmekle görevli idari veya vergi dava dairesi tarafından yapılmalıdır.
  • İşbölümünde görevli dairesi belirlenemeyen davalarda birer idari ve vergi dava dairesi görevlendirilmelidir.
  • Aynı mevzuattan kaynaklanan uyuşmazlıkların birden fazla dairede çözülmesi halinde farklı esaslar belirlenebilir; bu durumda o esaslara uyulmalıdır.
  • İş yükünün normal çalışmayla karşılanamayacak oranda artması ve daireler arasında dengesizlik oluşması hâlinde, takvim yılı başında bir kısım işler başka daireye verilebilir.
  • Alınan kararların Resmî Gazete'de yayımlanması ve yayımı izleyen ay başından itibaren uygulanması gerekir.

Dava dairelerinin görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Özel kanunda başka hüküm yoksa dava daireleri arasındaki işbölümü Başkanlık Kurulu tarafından belirlenir.
  • Başkanlık Kurulunun belirlediği işbölümü kararları Resmî Gazete'de yayımlanır ve yayımı izleyen ay başından itibaren uygulanır.
  • İş yükü dengesizliği hâlinde, bir kısım işin başka daireye verilmesi takvim yılı başında yapılır ve Başkanlık Kurulu kararına bağlıdır.
  • Görevli daire belirlenemeyen davalar, birer idari ve vergi dava dairesine bakma yetkisi verilen daireler tarafından çözülür.
  • Maddenin üçüncü ve dördüncü cümleleri 2/12/2014 tarihinde yürürlükten kalkmıştır; bu nedenle işbölümünün dayanağı artık ikinci fıkranın yeniden düzenlenmiş metnidir.
  • Mevzuat işbölümünü belirlediğinde ayrı bir Başkanlık Kurulu kararı gerekmeden bu mevzuat esas alınır.

İptal davaları ve idari sözleşmeler ile tam yargı davaları arasındaki fark nedir?

İptal davaları ve idari sözleşmelerden doğan davalarda görevli daire, uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuata göre belirlenir.

Tam yargı davalarında ise zarara neden olan idari işlem ya da zarar idari eylemden kaynaklanıyorsa hizmetin niteliği ölçüt alınır.

Aynı idari faaliyetten doğan iki dava türünde farklı daireler görevli olabilir.

İdari dava dairesi ile vergi dava dairesi arasındaki fark nedir?

İdari dava daireleri idari davalara bakar ve idare mahkemeleri arasındaki merci tayinini yapar.

Vergi dava daireleri vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalara ve vergi mahkemeleri arasındaki merci tayinine bakar.

Mali yükümlülük davası vergi dava dairesinde, diğer idari davalar idari dava dairesinde görülür.

Görevli daire belli olan dava ile görevli dairesi belirlenemeyen dava arasındaki fark nedir?

Görevli dairenin belli olduğu davalarda işbölümü kurallarına göre doğrudan o daire bakar.

Hangi dairenin görevli olduğu belirlenemeyen davalara birer idari ve vergi dava dairesi görevlendirilir.

Belirsiz davalarda görevlendirilen daireler bakar, işbölümü kesinleşinceye kadar bu kural uygulanır.

Olağan iş bölümü ile iş yükü dengesizliği hali arasındaki fark nedir?

Normal iş yükünde işbölümü Başkanlık Kurulunca belirlenen esaslara göre sürer.

İş yükü normal çalışmayla karşılanamayacak oranda artar ve daireler arasında dengesizlik oluşursa işlerin bir kısmı başka daireye verilebilir.

Bu hâlde iş devri takvim yılı başında ve ikinci fıkradaki usule göre yapılır.

Temyiz incelemesi ile ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan dava arasındaki fark nedir?

Dava dairesi temyiz incelemesi görevini yerine getirir.

Aynı konuda Danıştayda ilk derece mahkemesi olarak görülecek davalara ve olağanüstü kanun yolu incelemelerine de dairenin bakması gerekir.

Temyiz görevi tek başına değildir; aynı daire olağanüstü kanun yolu ve ilk derece davalarında da görevlidir.

Dava dairelerinin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddenin eski üçüncü ve dördüncü cümlelerini hâlâ yürürlükte saymak; bu cümleler 2/12/2014 tarihinde mülga edilmiştir.
  • Tam yargı davalarında her zaman vergi dava dairesine ya da idari dava dairesine bakmak; görevin işlemin ya da eylemin niteliğine göre ayrıca belirlenmesi gerekir.
  • Vergi davası ile diğer idari davayı aynı ölçüte bağlamak; vergi, resim ve harç yükümlülükleri vergi dava dairesinin görevindedir.
  • İş yükü dengesizliğinde işlerin yıl ortasında başka daireye devredilebileceğini düşünmek; devir takvim yılı başında yapılır.
  • Başkanlık Kurulu kararının yayımlanmadan uygulanabileceğini varsaymak; kararlar Resmî Gazete'de yayımlanıp izleyen ay başından itibaren uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Başkanlık Kurulu kararlarıyla belirlenen işbölümü, madde metnindeki ölçütlere uygun olarak uygulanmaktadır. (12. Daire, 2019/2942 E., 2022/884 K., 03.03.2022)
  • İdari dava dairesi ile vergi dava dairesi arasındaki görev ayrımında, uyuşmazlığın kaynaklandığı mevzuatın esas alındığı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/2024 E., 2025/3635 K., 16.09.2025; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/1265 E., 2024/2734 K., 11.11.2024; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/1268 E., 2024/2735 K., 11.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Görev itirazını ileri süren taraf, uyuşmazlığın hangi mevzuattan doğduğunu ve bu mevzuata göre hangi dairenin görevli olduğunu göstermelidir.
  • Vergi, resim ve harç davalarında uyuşmazlığın kaynağı olan vergi mevzuatı dava dosyasındaki işlem ve tahakkuk belgeleriyle ortaya konur.
  • Tam yargı davalarında zarara neden olan işlemin ya da eylemin dosyada belgelenmesi gerekir; zararın kaynağı belirlenmeden görev kesin olarak tespit edilemez.
  • Görevli dairenin belirlenemediği iddiası taraflarca ileri sürülürse, bu iddianın dayanağı olan mevzuat ve işlem belgeleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun: Danıştay Kanununun kendi içinde dava daireleri ile Başkanlık Kurulunun yetkisini düzenleyen maddelerle birlikte okunması gerekir.

Danıştay Kanunu m.34/A — Onbirinci dairenin görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 34/A maddesi, eklendiği tarihte Danıştay'ın hangi görev ve işlemlere ilişkin dava ve başvurularda hangi yetkiyi kullanacağına dair bir düzenleme getirmiştir. Madde metni yalnızca eklenme ve mülga olma bilgisini taşımaktadır; madde 6110 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle madde bugün yürürlükte değildir ve uygulanmaz. Maddenin kişilere ya da ilişkilere bakan bir kapsamı, sınırlaması, şartı veya sonucu metninde yer almamaktadır. Madde hakkında bu nedenle yalnızca mülga olduğu ve metninde başka hüküm bulunmadığı söylenebilir; bunun ötesinde düzenlediği konu, uygulandığı kişi veya ilişki metinden çıkarılamaz.

Onbirinci dairenin görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 6110 sayılı Kanunun 14. maddesiyle mülga edildiğinden bugün uygulanabilir bir hükmü yoktur.
  • Mülga hükmün yerine geçen yeni bir düzenleme metinde yer almadığından, madde kapsamındaki işlemler bakımından uygulanacak hüküm bu madde metninden türetilemez.

Onbirinci dairenin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Mülga bir maddeyi güncel metin gibi uygulamak; madde 6110 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmışken hükmünü bugünkü dava veya başvuruya dayandırmak.
  • Mülga maddenin yerine geçen bir hükmün bulunduğunu varsayarak yeni bir kural kurmak; bu tür bir yerine geçme metinden çıkmamaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • Maddenin mülga olduğu, Resmî Gazete'de yayımlanmış değişiklik kanunu (6110 sayılı Kanun m.14) kaydından tespit edilir; bu tespit için ilgili değişiklik kanunu metni esas alınır.
  • Maddenin eski yürürlük döneminde uygulandığını ileri süren taraf, o dönemde yürürlükte olduğunu ve dava tarihinin bu döneme denk geldiğini belgelerle ispatlamak zorundadır.
  • Madde yürürlükte olmadığı için, buna dayanarak yapılan bir talebin kabul edilebilirliği bakımından ispat yükü talep sahibindedir ve mülgalığın yürürlük tarihi belgeyle gösterilmelidir.

Danıştay Kanunu m.34/B — Onikinci dairenin görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu m.34/B, 1994 yılında 4055 sayılı Kanunun 3. maddesiyle eklenmiş, 2011 yılında 6110 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış bir hükümdür. Madde metninde yalnızca eklenme ve mülga olma kaydı bulunmakta, hükmün içeriğine ilişkin bir metin yer almamaktadır. Bu nedenle maddenin düzenlediği konu, kapsamı ve uygulama alanı hakkında madde metninden bir sonuç çıkarılamamaktadır. Madde, mülga olduğu tarih itibarıyla 6110 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce geçerli olan hukuki durumlar bakımından ayrı bir değerlendirme gerektirir; ancak bu değerlendirme için madde metni yeterli bilgi vermemektedir.

Onikinci dairenin görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde metni yalnızca mülga olduğunu göstermektedir; mülga hükmün yerine geçen bir düzenleme bu metinde yer almadığından, maddenin uyguladığı bir yükümlülük, yetki veya sonuç belirlenememektedir.

Onikinci dairenin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metninin mülga olması nedeniyle bu hükmü bugün yürürlükte bir kural gibi uygulamak; güncel uygulama için 2575 sayılı Kanunun yürürlükteki maddelerine bakılmalıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Madde metninde içerik bulunmadığından ispat yükü ve delil türü bakımından bu maddeden sonuç çıkarılamamaktadır; ilgili dönemde yürürlükte olan hükmün metni, mülga hükmün kendi yayımlandığı kaynaktan (eski Resmî Gazete metni) doğrulanmalıdır.

Danıştay Kanunu m.34/C — Onüçüncü dairenin görevleri

Madde 34/C, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 34. maddesine eklenmiş, ancak 6110 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış (mülga) bir hükümdür. Madde metni yalnızca eklenme ve mülga ibarelerinden oluşmakta olup bir hak, yükümlülük, süre, eşik veya yetki kurmamaktadır. Maddenin düzenlediği konular, eklendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan bir hükmün içeriğine dair herhangi bir ayrıntı içermemektedir. Madde, kime uygulandığı bakımından da herhangi bir kişi veya ilişki belirtmemektedir. Bu nedenle madde, bugün hukuki uygulaması olmayan mülga bir hükümdür; maddenin kendi metninden bir uygulama alanı çıkarılamaz.

Onüçüncü dairenin görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 6110 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır; bugün bu maddeye dayanılarak bir hak talebi ya da uyuşmazlık çözümü yapılamaz.
  • Maddenin mülga olması, 2575 sayılı Kanunun 34. maddesine eklenen bu hükmün kapsamındaki işlerin hangi kurala göre yürütüleceği sorusunu, madde metninden değil yürürlükteki değişiklik kanunundan ve geçici hükümlerden çözmeyi gerektirir.

Onüçüncü dairenin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddenin mülga olduğu hâlde yürürlükteymiş gibi uygulanmasını talep etmek ya da kararlarda atıf yapmak.
  • Madde metninde bulunmayan dava türlerini 34/C'ye dayandırmak; bu tür atıflar madde metninden çıkarılamaz.

Nasıl ispat edilir?

  • Mülga bir hükme dayanılarak talep yapılamayacağı için ispat yükü tartışması bu madde bakımından doğmamaktadır.
  • Eklenme ve mülga tarihleri madde metninde yer aldığından, hükmün yürürlük dönemi bakımından belirleyici belge Resmî Gazete'de yayımlanan 5183 ve 6110 sayılı Kanunlardır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.13: Daire görevlerini ve dava dairelerinin iş bölümünü düzenler; madde 34/C'nin metninde anılmamaktadır, yalnızca kapsam bakımından ayrım için andırılmıştır.
  • 2575 sayılı Kanun m.24: Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaları sayar; 34/C ile doğrudan bağı yoktur.

Danıştay Kanunu m.35 — Amme alacaklarına ilişkin davalar

2575 sayılı Danıştay Kanunu m.35, amme alacaklarının tahsil usulü hakkındaki kanunun uygulanmasına ilişkin davaların hangi Danıştay dava dairesince çözüleceğini belirler; yani iç görev bölüşümünü düzenler. Madde, Danıştay dava daireleri arasında iş bölümünü ilgilendirir ve davanın tahakkuk davalarına bakan daireye verilmesini öngörür. Maddenin yargı yolunu, dava türlerini veya sürelerini düzenlediği söylenemez. Amme alacağının tahsil usulünün kendisi, tahsil işlemlerine karşı açılacak davaların usulü ve süreleri bu maddede düzenlenmez; bunlar 6183 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata bırakılmıştır. Danıştay'ın hangi davalarda ilk derece mahkemesi olduğu 2575 sayılı Kanun m.24 ile, dava dairelerinin genel görev dağılımı m.13 ile belirlenir. Madde, tahakkuka ilişkin davalara bakan dairenin hangisi olduğunu ayrıca tespit etmez; bu tespit madde metninde yoktur.

Amme alacaklarına ilişkin davalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Amme alacağı
Kamu idarelerinin vergi, resim, harç ve benzeri kamusal yükümlülüklerden doğan alacaklarıdır. Madde bu alacakların tahsil usulüne ilişkin uyuşmazlıkları kapsar; alacağın tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıklar ayrı bir kategoridir.
Tahakkuk
Alacağın idarece hesaplanarak borçlu bakımından belirlenmesi işlemidir. Madde, tahsil usulüne ilişkin davaların hangi dairede görüleceğini tahakkuk davalarına bakan daireye bağlar.
Tahsil usulü
Amme alacaklarının ödetilmesine yönelik idari ve cebri işlemleri düzenleyen usuldür. Maddede anılan Kanun, bu usulü düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanundur.
Dava dairesi
Danıştay'da dava çözümlemekle görevli, kanunda sayılan birimlerdir. Madde, bu daireler arasında belirli bir uyuşmazlık grubunun hangi daireye verileceğini düzenler.
İş bölümü
Danıştay dava daireleri arasında hangi uyuşmazlıkların hangi daireye ait olduğunu belirleyen düzendir. Madde, bu düzenin amme alacaklarının tahsiline ilişkin davalar bakımından tek bir kuralını koyar.

Amme alacaklarına ilişkin davalar: hangi şartlar aranır?

  • Uyuşmazlığın bir amme alacağının tahsil usulüne ilişkin olması gerekir.
  • Uyuşmazlığın 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğmuş olması gerekir.
  • Bu tür davaların, alacağın tahakkukuna ilişkin davalara bakmakla görevli dava dairesince çözümlenmesi gerekir.

Amme alacaklarına ilişkin davalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Tahsil usulüne ilişkin davalar, alacağın tahakkukuna ilişkin davalara bakan dava dairesince çözümlenir.
  • Uyuşmazlık tahsil usulüne değil de başka bir konuya ilişkinse bu madde uygulanmaz ve genel iş bölümü kuralları geçerlidir.
  • Madde yalnız Danıştay iç görev bölüşümünü düzenler; davanın Danıştay'da mı idare veya vergi mahkemesinde mi açılacağı bu maddeyle belirlenmez.

Tahsil usulü davası ile tahakkuk davası arasındaki fark nedir?

Tahsil usulüne ilişkin davalar, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklardır.

Tahakkuk davaları, alacağın hesaplanmasına ve borçlu bakımından belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıklardır.

Tahsil usulü davaları, tahakkuk davalarına bakan dava dairesine verilir. Bu sayede aynı alacağa ilişkin uyuşmazlıklar tek dairede toplanır.

Amme alacaklarına ilişkin davalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 35'i yargı yolunu belirleyen bir hüküm olarak okumak; bu madde yalnız Danıştay içindeki daire dağılımını düzenler.
  • Tahsil usulüne ilişkin her uyuşmazlığın doğrudan Danıştay'da görüleceğini sanmak; ilk derece mahkemesi görevi 2575 sayılı Kanun m.24 ve ilgili mevzuata göre ayrıca belirlenir.
  • Tahakkuk dairesinin hangisi olduğunu madde metninden çıkarmaya çalışmak; bu tespit maddede yapılmamıştır, m.13 ile birlikte okunmalıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Tahsil usulüne ilişkin olduğunu iddia eden taraf, uyuşmazlığın 6183 sayılı Kanun kapsamındaki bir amme alacağından kaynaklandığını gösteren belgeleri sunmakla yükümlüdür.
  • Tahakkuk işlemine ilişkin belgeler (ödeme emri, tebliğ belgesi, tahakkuk fişi) uyuşmazlığın tahsil mi tahakkuk mu olduğunu ortaya koyar.
  • Karşı taraf uyuşmazlığın tahakkuka ilişkin olduğunu savunuyorsa bu savunmasını ilgili tahakkuk belgeleriyle ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.13: Dava dairelerinin görev dağılımını ve vergi dava dairesi ile idari dava dairesi ayrımını düzenler. Madde 35'teki tahakkuk dairesinin hangi daire olduğunu bu hükümle birlikte belirlemek gerekir.
  • 2575 sayılı Kanun m.24: Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaları sayar; tahsil usulüne ilişkin bir davanın Danıştay'da ilk derece olarak görülüp görülmediği bu hükümle ayrıca kontrol edilir.

Danıştay Kanunu m.36 — Yeni vergilerle ilgili uyuşmazlıkların çözümü

Bu madde, bir vergiyi kaldırıp yerine aynı veya benzeri nitelikte yeni bir vergi koyan kanunlardan doğan uyuşmazlıkların hangi Danıştay dava dairesince çözüleceğini belirler. Düzenlediği konu, görev bakımından dairelerin belirlenmesidir. Madde, yalnızca vergi kanunlarındaki değişikliğin doğurduğu uyuşmazlıklara uygulanır; vergi dışı yükümlülükler ve bu kapsam dışındaki vergi uyuşmazlıkları bakımından bir görev kuralı koymaz. Madde, uyuşmazlığın esasının hangi vergi hukuku kuralıyla çözüleceğini, vergi davalarının genel görev ve işbölümü kurallarını, dava dairelerinin ve kurulların toplantı ve karar usullerini düzenlemez (2575 sayılı Kanun m.13, m.18, m.38). Kanun yoluna ilişkin temyiz görevi ve İçtihatları Birleştirme Kurulunun görevi de bu maddenin konusu değildir (2575 sayılı Kanun m.13, m.18).

Yeni vergilerle ilgili uyuşmazlıkların çözümü: hangi kavramlar bilinmeli?

Önceki vergi
Kaldırılan ve yerine yenisi konulan, uyuşmazlığın doğduğu eski vergidir. Görev, yeni vergi kanununun değil bu eski verginin dava dairesine bağlanır.
Yeni vergi
Kaldırılan verginin yerine konulan vergidir. Maddenin uygulanabilmesi için yeni verginin eskisiyle aynı veya benzeri nitelikte olması gerekir.
Aynı veya benzeri nitelik
İki vergi arasındaki ilişkiyi tanımlayan ölçüttür. Vergi konusu, matrah veya yükümlülük yapısı bakımından ikisi arasında temel bir benzerlik bulunmasını ifade eder; metin bunun ayrıntısını tanımlamaz.
İş bölümü
Danıştay dava dairelerinin hangi konudaki davalara bakacağını belirleyen düzendir. Madde, bu düzenin özel bir hâlini, kaldırılan verginin dairesini esas alarak kurar.

Yeni vergilerle ilgili uyuşmazlıkların çözümü: hangi şartlar aranır?

  • Bir vergiyi kaldıran bir kanun bulunmalıdır.
  • Bu kanunla kaldırılan verginin yerine aynı veya benzeri nitelikte yeni bir vergi konulmuş olmalıdır.
  • Uyuşmazlık, kaldırma ve yeniden vergi koyma işleminden doğmuş olmalıdır.
  • Uyuşmazlığın, önceki verginin dava dairesinin görev alanına girdiği belirlenebilmelidir.
  • Uyuşmazlık, önceki vergiden doğan uyuşmazlıkları çözmekle görevli daireye bağlanmalıdır; bu bir görev kuralıdır ve sonucu, yeni vergiyi ayrı bir daireye bırakmaz.

Yeni vergilerle ilgili uyuşmazlıkların çözümü: hangi sonuçları doğurur?

  • Uyuşmazlık önceki verginin dava dairesince çözülür.
  • Yeni vergiyi kendi başına değerlendiren ayrı bir görev kuralı doğmaz; uyuşmazlığın dairesi, eski verginin dairesine göre belirlenir.
  • Yeni verginin aynı veya benzeri nitelikte olmaması hâlinde madde uygulanmaz ve genel görev kuralları geçerli olur.
  • Maddenin bu hükmü, Danıştay dava dairelerinin işbölümünü değiştirmez; yalnızca belirli uyuşmazlıkları belirli daireye bağlar.
  • Madde emredici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle dairenin belirlenmesini değiştiremez.

Önceki vergi ile yeni vergi arasındaki fark nedir?

Uyuşmazlık, kaldırılan önceki verginin alacak, tahakkuk veya uygulanmasından doğmuşsa önceki vergi esas alınır.

Uyuşmazlık, yürürlükteki yeni verginin kendi hükümlerinden doğmuşsa bu madde değil, genel görev kuralları uygulanır.

Kaldırma ve yeniden vergi koyma sonrasındaki uyuşmazlık, önceki verginin dairesine gider. Yeni verginin kendi uyuşmazlığı ise genel iş bölümüne göre çözülür.

Aynı veya benzeri nitelikte yeni vergi ile farklı nitelikte yeni vergi arasındaki fark nedir?

Yeni vergi, kaldırılan verginin aynı veya benzeri niteliğinde ise madde uygulanır.

Yeni vergi kaldırılan vergiyle benzer nitelikte değilse madde uygulanmaz.

Yalnızca ilk durumda uyuşmazlık önceki verginin dairesine bağlanır. İkinci durumda uyuşmazlık genel görev kurallarına göre çözülür.

Madde kapsamı ile genel işbölümü arasındaki fark nedir?

Madde, kaldırma ve yeniden vergi koyma hâlinde uyuşmazlığın dairesini doğrudan belirler.

Genel işbölümü, Başkanlık Kurulunun kararına ve dairelerin görev dağılımına dayanır.

Kaldırma ve yeniden vergi koyma hâlinde önceki verginin dairesi belirleyicidir; Başkanlık Kurulunun genel kararı bu özel durumu değiştirmez.

Yeni vergilerle ilgili uyuşmazlıkların çözümü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yeni verginin yürürlüğe girdiği tarihe bakarak uyuşmazlığı yeni verginin dairesine bağlamak; belirleyici olan önceki verginin dairesidir.
  • Aynı veya benzeri nitelik ölçütünü atlayıp her kaldırma ve yeniden vergi koyma hâlinde maddeyi uygulamak; ölçüt karşılanmıyorsa madde uygulanmaz.
  • Maddenin dava dairesi görevini, vergi dava dairesinin genel görev ve işbölümü kuralıyla karıştırmak.
  • Maddeyi sayıştay kararları ile Danıştay kararları arasındaki uyuşmazlık kuralıyla karıştırmak; bu madde o konuyu düzenlemez.

Nasıl ispat edilir?

  • Görev kuralına dayanan taraf, kaldırılan verginin ve yeni verginin aynı veya benzeri nitelikte olduğunu belgelerle ortaya koymalıdır; kanun metni ve kaldırma kanununun hükümleri bu konuda esas belgedir.
  • Uyuşmazlığın önceki verginin uygulamasından doğduğunu gösteren tahakkuk, tebliğ veya ödeme belgeleri, uyuşmazlığın bu maddenin kapsamına girdiğini ispatlamada kullanılır.
  • Karşı taraf, yeni verginin farklı nitelikte olduğunu ya da uyuşmazlığın yeni verginin kendi hükmünden doğduğunu ileri sürerek maddenin uygulanmamasını talep edebilir; bu savunmayı da ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.13: Vergi dava dairelerinin sayısını ve hangi dairelerin vergi dava dairesi olduğunu düzenler. Bu madde, vergi dava dairesinin görev alanını belirleyen temel kuraldır.
  • 2575 sayılı Kanun m.38: Vergi Dava Daireleri Kurulunun görevlerini düzenler. Bu madde, dava dairesi görevinden doğan uyuşmazlıkların kurul düzeyindeki yolunu tamamlar.
  • 2575 sayılı Kanun m.18: İçtihatları Birleştirme Kurulunun görevini belirler. Dairelerin farklı içtihatlarında bu kurulun kararı, maddenin uygulanmasından sonra görev alanını etkileyebilir.

Danıştay Kanunu m.38 — İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri

Madde, Danıştay bünyesindeki İdari Dava Daireleri Kurulu ile Vergi Dava Daireleri Kurulunun temyiz yetkisini ve ısrar kararlarını inceleme görevini belirler. İdari Dava Daireleri Kurulu, idare mahkemelerinin ısrar kararlarını ve idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararları; Vergi Dava Daireleri Kurulu ise vergi mahkemelerinin ısrar kararlarını ve vergi dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararları temyizen inceler. Madde kurulların toplantı ve karar yeter sayılarını, üyelerin oluşumunu veya daire iş bölümünü düzenlemez; bunlar için Danıştay Kanununun ilgili hükümlerine ve Başkanlık Kurulunun iş bölümü kararlarına bakılır. Maddede süre yoktur. Dairelerin ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların görev esasları (m.24), daire görevleri (m.13) ve Genel Kurul ile İçtihatları Birleştirme Kurulunun görevleri de bu maddenin dışındadır.

İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Temyizen inceleme
Bir mahkeme kararının üst derece mahkemesi tarafından hukuka uygunluk yönünden yeniden gözden geçirilmesidir. Bu maddede Danıştay kurullarının görevi temyiz incelemesi olarak tanımlanmıştır.
Israr kararı
İdare veya vergi mahkemesinin, üst mahkemece bozulan kararına karşı bozma gerekçesinde direnerek verdiği yeni karardır. Bu tür karar, dosyanın Danıştaya gelmesine yol açar ve kurul tarafından incelenir.
İlk derece mahkemesi sıfatı
Danıştayın kanunda sayılan davalara ilk ve tek derece olarak bakmasıdır. Bu sıfatla verilen karar, dava daireleri kararına karşı üst mahkeme olmadığı için kurul temyizine tabi olur.
Dava daireleri kurulu
İdari dava daireleri ile vergi dava daireleri başkanlarının ve daire üyelerinin oluşturduğu, bu maddede sayılan temyiz işlerine bakan Danıştay kuruludur. İdari ve vergi kurulları ayrı çalışır.

İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Uyuşmazlığın idare mahkemesi veya vergi mahkemesi tarafından ısrar kararı ile sonuçlanmış olması gerekir; bu durumda dosya ilgili dava daireleri kuruluna gelir.
  • Uyuşmazlığın Danıştayın bir dava dairesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla karara bağlanmış olması gerekir; bu durumda dosya ilgili kurula temyiz için gelir.
  • Idari uyuşmazlıkta İdari Dava Daireleri Kurulu, vergi uyuşmazlığında Vergi Dava Daireleri Kurulu yetkili olur; iki kurul birbirinin görevini kullanamaz.
  • Vergi uyuşmazlıklarının vergi mahkemesi ısrar kararı veya vergi dava dairesi ilk derece kararı olması halinde, bu kararların idari kurula gönderilmesi uygulanmaz.

İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • İdare mahkemesinin ısrar kararına karşı İdari Dava Daireleri Kurulunda temyiz incelemesi yapılır.
  • Vergi mahkemesinin ısrar kararına karşı Vergi Dava Daireleri Kurulunda temyiz incelemesi yapılır.
  • İdari dava dairesinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği karar İdari Dava Daireleri Kurulunda temyizen incelenir.
  • Vergi dava dairesinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği karar Vergi Dava Daireleri Kurulunda temyizen incelenir.
  • Kurulun incelemesi temyiz yoluyla yapıldığından, kurul kararı ilk derece hükmü gibi yeniden yargılama yapılması anlamına gelmez; kurul kararı verir.
  • Maddede sayılmayan bir karar için kurula temyiz yolu açılmaz.

İdari dava daireleri kurulu ile vergi dava daireleri kurulu arasındaki fark nedir?

İdari Dava Daireleri Kurulu idare mahkemesi ısrar kararlarını ve idari dava dairelerinin ilk derece kararlarını inceler.

Vergi Dava Daireleri Kurulu vergi mahkemesi ısrar kararlarını ve vergi dava dairelerinin ilk derece kararlarını inceler.

Dosyanın konusuna göre kurul belirlenir; yanlış kurula gönderilen dosya görev yönünden sorun doğurur.

Israr kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark nedir?

Israr kararı, alt mahkemenin üst mahkemenin bozma kararına direnmesiyle oluşan karardır.

İlk derece kararı, Danıştay dava dairesinin kanunda sayılan davaya asıl derece olarak baktığı karardır.

Her iki halde de kurul temyiz incelemesi yapar, ancak kararın kaynağı farklıdır.

İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Idari uyuşmazlığın vergi dava dairesi ilk derece kararı olduğunu varsaymak; kurulların görevi dosyanın konusuna ve veren daireye bağlıdır, bu yüzden kurul seçimi dikkatle yapılmalıdır.
  • Israr kararı ile ilk derece kararını aynı şey saymak; birincisi alt mahkemenin direnme kararıdır, ikincisi Danıştay dava dairesinin asıl derece kararıdır.
  • Kurulun temyiz incelemesini ilk derece yargılaması gibi düşünmek; kurul hukuka uygunluk denetimi yapar, dosyayı yeniden esastan karara bağlamaz.
  • Maddedeki temyiz yetkisini genel bir Danıştay temyizi sanmak; madde yalnızca belirtilen iki karar türü için kurulları yetkili kılar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dava dairesi kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna gidilebileceği ve bu temyizde kurulun 2575 sayılı Kanunun 38. maddesine göre görev yaptığı kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9515 E., 2016/5637 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/2872 E., 2016/5643 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9737 E., 2016/5640 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9738 E., 2016/5641 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9739 E., 2016/5642 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/4962 E., 2015/6494 K., 23.10.2015)
  • Idari dava dairesinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararlar idari kurulda, vergi dava dairesinin verdiği kararlar vergi kurulunda temyizen incelenmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9515 E., 2016/5637 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/2872 E., 2016/5643 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9737 E., 2016/5640 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9738 E., 2016/5641 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9739 E., 2016/5642 K., 22.11.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/4962 E., 2015/6494 K., 23.10.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • Temyiz incelemesi isteyen taraf, kararın maddede sayılan türlerden birine girdiğini ve kararın hangi daire tarafından ilk derece olarak verildiğini göstermelidir. Bu, mahkeme kararı ve dosya kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Dosyanın doğru kurula gönderilmesi için uyuşmazlığın idari mi vergi mi olduğu, hangi mahkemenin ısrar kararı verdiği dosya üzerinden belirlenir; bu hususta ispat yükü dava açan tarafta değil, kararın varlığını ileri süren tarafta aranır.
  • Kararın ısrar kararı mı yoksa ilk derece kararı mı olduğu, kararın içeriği ve dosya geçmişi ile saptanır; karşı taraf farklı bir sıfat iddia ederse bunu belgeyle ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.13: Dairelerin idari ve vergi dava dairesi olarak ayrımını yapar; bu maddede hangi dairenin kurula hangi kararı göndereceğini belirler.
  • 2575 sayılı Kanun m.24: Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davaları sayar; bu maddedeki ilk derece kararlarının kaynağıdır.
  • 2575 sayılı Kanun m.18: İçtihatları Birleştirme Kurulunun görevlerini düzenler; dava dairesi kararlarının içtihat uyuşmazlığında ayrı bir yolu olduğu için bu maddeyle karıştırılmamalıdır.
  • 2576 sayılı Kanun: İdare ve vergi mahkemelerinin görevlerini ve ısrar kararı verebilecekleri uyuşmazlıkları belirler; bu maddede sözü edilen ısrar kararlarının kaynağıdır.

Danıştay Kanunu m.39 — İçtihatları birleştirme kurulunun görevleri

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 39. maddesi, İçtihatları Birleştirme Kurulunun görev alanını düzenlemektedir: dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kararları arasındaki aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesi ile birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekliliği hâlinde kurulun inceleme ve karar yetkisi. Madde, Danıştay dava daireleri ve idari ve vergi dava daireleri kurulları bakımından uygulanır ve kararların hangi usulle verileceğini belirtir. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: kurulun oluşumu ve toplantı yeter sayısı (m.38 ve m.19 hükümlerine ilişkin ayrı düzenlemeler), içtihadı birleştirme talebinde bulunabilecek kişi ve kurumlar (m.40), kararların Resmî Gazete'de yayımlanma usulü ve bağlayıcılığı (m.40 ve ilgili düzenlemeler), ve Başkanlar Kurulunun görev alanı (m.19).

İçtihatları birleştirme kurulunun görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

İçtihatların birleştirilmesi
Danıştay daire veya kurullarının kendi kararları ya da ayrı ayrı verdikleri kararlar arasındaki aykırılık veya uyuşmazlığın, kurul kararıyla giderilmesidir. Yargıtay'da olduğu gibi bu kararla hangi kuralın hangi anlamda uygulanacağı saptanır.
Aykırılık veya uyuşmazlık
Benzer olaylar hakkında aynı konuda birbirine uymayan en az iki kararın bulunmasıdır. Maddi olayların aynı olması gerekmez; hukuki sorunun aynı olması yeterlidir.
Birleştirilmiş içtihat
Daha önce İçtihatları Birleştirme Kurulunca verilmiş ve daire kararlarını bağlayan içtihat kararıdır. Madde, bu içtihadın değiştirilmesi gerekli görüldüğünde de kurulun harekete geçebileceğini öngörür.
Başsavcının düşüncesi
Danıştay Başsavcısının, kurulun inceleme yapmadan önce alınması zorunlu olan görüşüdür. Düşünce alınmadan verilen karar usule aykırı olur.
Havale
Danıştay Başkanının, aykırılık veya uyuşmazlık konusunu kurulun incelemesine göndermesidir. Kurul, kendiliğinden değil bu havale üzerine inceleme yapar.

İçtihatları birleştirme kurulunun görevleri: hangi şartlar aranır?

  • Dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kendi kararları arasında ya da ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması gerekir.
  • Alternatif olarak, birleştirilmiş içtihadın değiştirilmesinin gerekli görülmesi hâli bulunmalıdır.
  • İnceleme için Danıştay Başkanının havalesi bulunmalıdır.
  • Kurul işi incelemeden önce Danıştay Başsavcısının düşüncesi alınmalıdır.
  • Kurul, incelemesi sonucunda içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesinin lüzumlu olduğuna kanaat getirmelidir; lüzum görülmezse karar verilmez.
  • Kurulun karar verebilmesi için madde metninde ayrıca bir süre öngörülmemiştir; karar, incelemenin lüzum görülmesine bağlıdır.

İçtihatları birleştirme kurulunun görevleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Kurul aykırılığı saptar ve içtihadın birleştirilmesinin lüzumlu olduğuna karar verirse, birleştirme kararını verir.
  • Kurul değişiklik gerekmediğine kanaat getirirse, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar vermez.
  • Kurulun birleştirme veya değiştirme kararları, Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere gönderilir ve bağlayıcı niteliktedir.
  • Başsavcının düşüncesi alınmadan verilen karar, usule aykırılık oluşturur.
  • Birbirine aykırı kararlardan birini tercih eden ya da sorunu başka bir görüşle çözen kurul kararı, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeleri bağlar.

Aykırılık ile birleştirilmiş içtihadın değiştirilmesi arasındaki fark nedir?

Birden fazla daire veya kurul kararı arasında çelişki bulunması hâlidir. Kurul, aykırı kararlar arasında karar verir.

Mevcut bir birleştirilmiş içtihat vardır ve bu içtihadın artık güncel olmadığı ya da değiştirilmesinin gerektiği görülmüştür. Burada karşılaştırılacak birden fazla karar bulunması şart değildir.

Her iki hâlde de kurulun harekete geçmesi için havale ve Başsavcı düşüncesi gerekir. İkinci hâlde, aykırılık aranmaksızın yalnızca değişiklik gereği yeterlidir.

Dava daireleri ile idari ve vergi dava daireleri kurulları arasındaki fark nedir?

Kararları arasında aykırılık bulunan merciler dava daireleri ya da idari ve vergi dava daireleri kurullarıdır.

Aynı kanunun 40. maddesi, bu uyuşmazlığı kurula taşıyabilecek kişi ve kurumları ayrıca sayar.

Madde kurulun görev alanını belirler; başvuru yetkisi ayrıca 40. maddede düzenlendiğinden bu iki madde birlikte okunmalıdır.

Kurulun kendi kararı verme yetkisi ile yalnız bir tercih yapma arasındaki fark nedir?

Kurul, aykırı kararlardan birini tercih ederek içtihadı birleştirebilir.

Kurul, kararlardaki gerekçe ve görüşlerle bağlı olmaksızın sorunu başka bir görüşle de çözebilir.

Kurulun karar serbestisi geniştir; sonuç, taraf daire kararlarından birinin benimsenmesi ya da yeni bir görüş olabilir. Bu ayrım uygulamada kararın gerekçesinde gösterilmelidir.

İçtihatları birleştirme kurulunun görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kurulu, Başsavcının düşüncesini almadan inceleme yapmaya yetkili saymak; düşünce alınması zorunlu bir usul adımıdır.
  • Aykırılık aranmaksızın kurulun kendiliğinden harekete geçebileceğini varsaymak; madde, havale ve aykırılık ya da değişiklik gereği olmadan kurulun harekete geçmesine izin vermez.
  • Birleştirme kararının kanun koyma niteliği taşıdığını düşünmek; kurul yeni hukuk kuralı koymaz, mevcut kuralın anlamını saptar.
  • Maddi olayların aynı olmasını aramak; yeterli olan, benzer olaylarda aynı hukuki sorunun çelişik çözülmesidir.
  • Kurulun kararlarının yalnızca taraf daireyi bağladığını düşünmek; kararlar Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeleri bağlar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kurulun incelemesinin konusu, birbirine aykırı kararlar arasındaki hukuki sorunun giderilmesidir; maddi olayların aynı olması aranmaz, benzer olaylara ilişkin aykırılık yeterlidir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/456 E., 2024/61 K., 14.02.2024)
  • Vergi dava daireleri kurulu ve daire kararlarında, 39. maddedeki aykırılık ya da uyuşmazlık koşulunun varlığı, dosyanın kurula gönderilmesi gerekçesinde açıkça aranmaktadır. (Genel Kurul, 2018/14445 E., 12.12.2019; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/951 E., 2025/466 K., 18.06.2025)
  • Kurulun birleştirme kararı, belli bir olaya uygulanacak hukuk kuralının hangi anlamda uygulanacağını saptar; yeni bir hukuk kuralı koymaz. (7. Daire, 2025/2007 E., 2025/2961 K., 25.09.2025)
  • Kurul, aykırı kararlardan birini benimseyebileceği gibi bağımsız bir görüşle de karar verebilir. (Birinci Bölüm, 2017/6834 E., 08.09.2020; İkinci Bölüm, 2014/7838 E., 19.12.2017)

Nasıl ispat edilir?

  • Aykırılık veya uyuşmazlığın varlığını ileri süren taraf, birbirine aykırı en az iki Danıştay kararını sunmakla yükümlüdür; yazılı karar örnekleri bu ispatın temel delilidir.
  • Birleştirilmiş içtihadın değiştirilmesi talebinde, mevcut içtihadın güncelliğini yitirdiğini ortaya koyan gerekçe ve belgeler sunulmalıdır.
  • Başsavcının düşüncesinin alındığı, kurul kararında yer alan ve dosyaya konulan yazılı belgeyle gösterilmelidir; bu belgenin eksikliği usul hatası olarak ileri sürülebilir.
  • Havale yazısı ve Başkanın havalesinin varlığı, kurulun yetkisinin dayanağı olarak yazılı belgeyle kanıtlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.40: Aykırı kararlarla ilgili kişilerin ve ilgili kurumların içtihatların birleştirilmesini Danıştay Başkanlığına isteyebilmesini düzenler; 39. maddedeki incelemenin başvuru yolunu gösterir.
  • 2575 sayılı Kanun m.19: Başkanlar Kurulunun oluşumunu düzenler; dava dairesi başkanının mazereti hâlinde yerine geçecek üyeyi belirler. Birleştirme kurulunun oluşumuyla ilgilidir.

Danıştay Kanunu m.40 — İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlar

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi, içtihatların birleştirilmesi veya birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi talebinin hangi merciler tarafından yapılabileceğini, aykırı kararlarla ilgili kişilerin bu yola başvuru hakkını, Kurul kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanma süresini ve bu kararların bağlayıcılığını düzenler. Madde, Danıştay Başkanı, Danıştay Başsavcısı, konu ile ilgili daireler ile idari ve vergi dava daireleri kurullarını talep yetkilisi olarak sayar; düzenleme, Danıştay daire ve kurullarının ile idari mahkemelerin ve idarenin bu kararlara uyma yükümlülüğünü kapsar. Madde, içtihatların birleştirilmesinin hangi uyuşmazlık hallerinde yapılacağını, Kurulun oluşumunu ve toplanma yeter sayılarını, karar usulünü düzenlemez; bunlar m.39 ve Başkanlar Kurulu ile ilgili düzenlemelerde yer alır. Ayrıca Kurul kararlarına karşı kanun yolu ve bu kararların uygulanmasına ilişkin ayrıntılı usul de bu maddenin kapsamı dışındadır.

İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlar: hangi kavramlar bilinmeli?

İçtihatların birleştirilmesi
Danıştay daire veya kurulları arasında ya da bir kurul kararı ile daire kararı arasında aykırılık bulunduğunda, İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun bu aykırılığı giderecek yönde bağlayıcı karar vermesidir. Talep ile karar arasında aykırılığın varlığı ön koşuldur.
Birleştirilmiş içtihadın değiştirilmesi
Daha önce Kurul tarafından birleştirilmiş bir içtihadın, yeni gelişmeler nedeniyle yeniden ele alınarak değiştirilmesidir. Bu hal, daire kararları arasında aykırılık bulunmasından bağımsız olarak talep edilebilir.
Aykırı kararlar
Danıştay daire veya kurullarının benzer olaylarda birbirine uymayan kararlarıdır. Madde, bu kararlarla ilgili kişilere ayrıca başvuru hakkı tanır.
Bağlayıcılık
Kurul kararlarının Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare bakımından uyulması zorunlu olmasıdır. Bu bağlayıcılık, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına bağlanmıştır.

İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlar: hangi şartlar aranır?

  • Talebin, Danıştay Başkanı, Danıştay Başsavcısı, konu ile ilgili daireler ya da idari ve vergi dava daireleri kurullarından birinden gelmesi gerekir.
  • Aykırı kararlarla ilgili kişilerin başvurusu yapılacaksa bu başvurunun Danıştay Başkanlığına yapılması gerekir.
  • Talep, içtihatlar arasında aykırılık ya da birleştirilmiş içtihadın değiştirilmesi gerektiği hâllerden birine dayanmalıdır.
  • Kurul kararının, gönderildiği tarihten itibaren bir ay içinde Resmi Gazete'de yayımlanması gerekir.
  • Kararın, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare tarafından uygulanması zorunludur.

İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep, yetkili merci veya kurul tarafından yapılırsa Başkanlık inceleme sürecini başlatabilir.
  • Aykırı kararlarla ilgili kişilerin başvurusu yalnız Danıştay Başkanlığına yapılabilir; başka bir mercie yapılan başvuru bu madde kapsamında sonuç doğurmaz.
  • Kurulun birleştirme veya değiştirme kararı bir ay içinde Resmi Gazete'de yayımlanır.
  • Yayımlanan karar, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeleri ve idareyi bağlar; bu merciler kararın gerekçesine ve sonucuna uymak zorundadır.
  • Kararın bir aylık süre içinde yayımlanmaması, kararın bağlayıcılığını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; yayım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ilgili kurumlar bakımından bir usul sorunu doğurur.

Talep yetkilisi ile ilgili kişiler arasındaki fark nedir?

Danıştay Başkanı, Başsavcı, konu ile ilgili daireler ile idari ve vergi dava daireleri kurulları; birinci fıkra uyarınca doğrudan talep edebilir.

Aykırı kararlarla ilgili kişiler; ikinci fıkra uyarınca yalnız Danıştay Başkanlığına başvurabilir.

Kişilerin başvurusu bir talep niteliğindedir ve Kurulu kendiliğinden harekete geçirmez; işin görülüp görülmeyeceğine Başkanlık karar verir. Doğrudan talep yetkisi yalnız sayılan merci ve kurullara tanınmıştır.

Kurul kararının bağlayıcılığı ile kararın yayımlanması arasındaki fark nedir?

Kurul kararları, gönderildiği tarihten itibaren bir ay içinde Resmi Gazete'de yayımlanır.

Yayımlanan kararlara Danıştay daire ve kurulları, idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır.

Bağlayıcılık yayımlanmış karara bağlanmıştır; yayım süresi bir aylık düzenleyici süre niteliğindedir.

İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aykırı kararlarla ilgili kişinin başvurusunu, Danıştay Başkanlığı dışında bir daireye yapılmış sayarak sonucunu aramak; madde yalnız Başkanlığa başvuruyu öngörür.
  • Kişilerin başvurusunu Kurulun kendiliğinden harekete geçirmesi olarak yorumlamak; başvuru talep niteliğindedir, işlem Başkanlığın değerlendirmesine bağlıdır.
  • Bir aylık yayım süresini kararın geçerlilik süresi sanmak; süre yayım yükümlülüğü içindir, kararın bağlayıcılığı yayımın gecikmesiyle ortadan kalkmaz.
  • Bağlayıcılığı yalnız Danıştay daire ve kurullarıyla sınırlı görmek; madde idari mahkemeleri ve idareyi de kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Vergi Dava Daireleri Kurulu, 40. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarını, Kurul kararlarının bir ay içinde yayımlanması ve bu kararların daire, kurul, idari mahkeme ve idarece uyulması zorunluluğu bakımından yorumlamaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1698 E., 2024/481 K., 15.05.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1699 E., 2024/482 K., 15.05.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1700 E., 2024/479 K., 15.05.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1697 E., 2024/480 K., 15.05.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/2 E., 2023/4 K., 07.06.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Talebi ileri süren kişi veya merci, talebinin 40. maddede sayılan yetkili kişilerden birine ait olduğunu ve içtihat aykırılığı ya da değiştirme gerekçesini ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Aykırı kararlarla ilgili kişinin başvurusunda, ilgili daire kararlarının birbirine aykırılığı yazılı belgelerle, yani karar örnekleriyle ispatlanır.
  • Kararın Resmi Gazete'de yayımlanma tarihi, Resmi Gazete kaydıyla ispatlanır; gönderim tarihi ise Kurul yazışmalarından anlaşılır.
  • Kararın bağlayıcılığına aykırılık iddiasında, ilgili kararın yayımlanmış ve uyulması gereken bir karar olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.39: İçtihatların birleştirilmesi ve değiştirilmesine ilişkin Kurul görevini ve karar koşullarını düzenler; bu maddedeki talep yetkisi, m.39 uyarınca Kurulun işe başlamasına yol açar.
  • 2575 sayılı Kanun m.38: Idari ve vergi dava daireleri kurullarının görevlerini düzenler; m.40 uyarınca bu kurullar talep yetkilisi olarak sayılmıştır.

Danıştay Kanunu m.41 — İdari işlerde görev

Madde, Danıştay'da idari işlere ilişkin idari uyuşmazlıkların ve görevlerin hangi kurulda görüleceğini belirler; görevin Birinci Daire ve İdari İşler Kurulu olarak belirlenmesi bu maddenin konusudur. Madde Danıştay'ın idari görevlerini düzenler ve bu görevleri yürüten organ olarak Birinci Daire ile İdari İşler Kurulunu gösterir. Uyuşmazlığın tarafları bakımından değil, Danıştay içinde hangi organın bakacağı bakımından uygulanır. Madde, Danıştay'ın yargısal görevlerinin (ilk derece ve temyiz) hangi dairelerce yürütüleceğini düzenlemez (2575 sayılı Kanun m.24 ve dava daireleri ile ilgili hükümler). Kurulların oluşumu ve yeter sayıları (m.46 öncesi kurul düzenlemeleri), İdari İşler Kurulunun görevleri (m.46), Danıştay Başkanının görevleri (m.55) ve daire başkanlarının görevleri (m.57) de bu maddede düzenlenmez. Maddenin kendi içinde süre, parasal sınır veya yaptırım yoktur.

İdari işlerde görev: hangi kavramlar bilinmeli?

İdari işler
Danıştayın idari görevlerinden doğan, yargılama ve kararlaştırma niteliği taşımayan iş ve işlemlerdir. Madde yalnızca bu işlere ilişkin uyuşmazlıkları kapsar; yargısal görevlerin hangi dairede yürütüleceği bu kavramın dışındadır.
İdari uyuşmazlık
İdari işlere ilişkin olarak Danıştay içinde ortaya çıkan ve idari organ olarak Danıştayın kendi işlerinden doğan uyuşmazlıktır. Yargısal uyuşmazlıklardan farklı olarak tarafları ve konusu idari işlere bağlıdır.
Birinci Daire
Danıştay'ın idari görevlerini yürüten idari daire olup, madde uyarınca idari işlere ilişkin uyuşmazlıklara bakar. Dava dairelerinden (2. ila 10. daireler) ayrı, idari nitelikte bir dairedir.
İdari İşler Kurulu
Danıştayın idari görevlerini Birinci Daire ile birlikte yürüten kuruldur. Birinci Daire ile birlikte madde uyarınca idari işlere ilişkin uyuşmazlıklara bakar.

İdari işlerde görev: hangi şartlar aranır?

  • Uyuşmazlığın Danıştay içinde idari işlere ilişkin olması gerekir; yargısal bir karar veya dava konusu olan bir uyuşmazlık bu kapsama girmez.
  • Uyuşmazlığın Birinci Daire veya İdari İşler Kurulu tarafından görülmesi için idari bir görev niteliği taşıması gerekir.
  • Uyuşmazlığın, dava dairelerinin yargısal görevleri kapsamında kalmaması gerekir.

İdari işlerde görev: hangi sonuçları doğurur?

  • İdari işlere ilişkin uyuşmazlık Birinci Daire ve İdari İşler Kurulunda görülür; başka bir daire veya kurul bu uyuşmazlığa bakamaz.
  • Konu idari iş niteliği taşımıyorsa madde uygulanmaz ve uyuşmazlık diğer hükümlere göre görülür.
  • Madde metninde açıkça bir yaptırım veya geçersizlik sonucu bağlanmamıştır.

İdari işler ile yargısal işler arasındaki fark nedir?

Danıştayın idari görevlerinden doğan işler; madde kapsamındadır ve Birinci Daire ile İdari İşler Kurulunda görülür.

Danıştayın yargısal görevlerinden doğan davalar; bu maddenin değil dava dairelerinin görev alanındadır.

Uyuşmazlığın niteliği belirlenmeden doğru organın tespiti yapılamaz; idari iş niteliği taşıyan konu yalnızca Birinci Daire ve İdari İşler Kurulunda görülür.

Birinci Daire ile idari İşler Kurulu arasındaki fark nedir?

Birinci Daire, idari işlere ilişkin uyuşmazlıkları görevinin ilk ve temel organı olarak görür.

İdari İşler Kurulu, kanunda belirtilen idari işleri ve daire arası görev uyuşmazlıklarını görür.

Madde iki organı birlikte gösterdiğinden, hangi organın hangi işe bakacağı ayrıca diğer hükümlere göre belirlenir; maddenin kendisi bu ayrımı yapmaz.

İdari işlerde görev: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki "birinci ve ikinci daireler" ifadesini güncel metin gibi okumak; 2004 değişikliğinden sonra yalnızca Birinci Daire ve İdari İşler Kurulunun anıldığını gözden kaçırmak.
  • Yargısal görevlerle idari görevleri karıştırmak ve dava dairelerinin görev alanını bu madde kapsamında saymak.
  • Madde metninde bulunmayan bir süre veya yaptırım bağlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Madde 2004 değişikliğinden sonra, eski metinde yer alan birinci ve ikinci daire yerine yalnızca Birinci Daire ve İdari İşler Kurulunun anıldığı kabul edilmektedir. (2016/144 E., 2020/75 K., 10.12.2020)
  • Danıştay Birinci Dairesinin tazminat talebine konu bir kararının yargısal nitelik taşımadığı ve bu nedenle idari yargılama usulüne ilişkin hükümler içerdiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2023/3851 E., 2023/6758 K., 13.11.2023)
  • Madde metnindeki görev dağılımına dayanılarak idari işlere ilişkin uyuşmazlıkların Birinci Daire ve İdari İşler Kurulunda görüleceği kabul edilmektedir. (5. Daire, 2007/7490 E., 2008/2880 K., 16.05.2008; 1. Daire, 2007/1484 E., 2008/147 K., 01.02.2008; 1. Daire, 2007/229 E., 2007/288 K., 13.03.2007)

Nasıl ispat edilir?

  • İdari işe ilişkin görevin Birinci Daire veya İdari İşler Kurulunda görülmesi gerektiğini ileri süren taraf, uyuşmazlığın idari iş niteliğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Uyuşmazlığın idari iş olup olmadığı, ilgili işlemin ve dosyanın içeriğiyle belirlenir; yazılı belge ve dosya kayıtları esas alınır.
  • Uyuşmazlığın yargısal nitelikte olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını dosyadaki karar ve işlem belgeleriyle ortaya koyar.
  • Görevin hangi kurulda görüleceğine ilişkin itirazlar, görev uyuşmazlığı kurallarına göre değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2575 sayılı Kanun m.46: İdari İşler Kurulunun görevlerini düzenler; bu maddedeki görev dağılımının somut içeriğini tamamlar.
  • 2575 sayılı Kanun m.55: Danıştay Başkanının İdari İşler Kuruluna başkanlık etmesini düzenler; kurulun işleyişini tamamlar.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir aym.40Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararları, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanır.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

47 karar
  1. 2018/117 E., 2023/212 K., 07.12.2023
    İlgili madde: m.24
  2. 2016/144 E., 2020/75 K., 10.12.2020
    İlgili madde: m.23, m.26, m.41
  3. 2015/18 E., 2016/12 K., 10.02.2016
    İlgili madde: m.26, m.27
  4. 2011/113 E., 2012/108 K., 18.07.2012
    İlgili madde: m.26
  5. 2011/29 E., 2012/49 K., 30.03.2012
    İlgili madde: m.27
  6. 7. Daire, 2025/2007 E., 2025/2961 K., 25.09.2025
    İlgili madde: m.39
  7. 2. Daire, 2025/2024 E., 2025/3635 K., 16.09.2025
    İlgili madde: m.27
  8. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/951 E., 2025/466 K., 18.06.2025
    İlgili madde: m.39
  9. 3. Daire, 2024/3602 E., 2025/572 K., 11.02.2025
    İlgili madde: m.23
  10. 3. Daire, 2024/3530 E., 2024/6731 K., 11.12.2024
    İlgili madde: m.23
Diğer 37 karar
  1. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/1265 E., 2024/2734 K., 11.11.2024
    İlgili madde: m.27
  2. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/1268 E., 2024/2735 K., 11.11.2024
    İlgili madde: m.27
  3. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1698 E., 2024/481 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.40
  4. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1699 E., 2024/482 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.40
  5. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1700 E., 2024/479 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.40
  6. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1697 E., 2024/480 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.40
  7. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/761 E., 2024/898 K., 29.04.2024
    İlgili madde: m.25
  8. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/11 E., 2024/6 K., 26.04.2024
    İlgili madde: m.25
  9. 12. Daire, 2024/1133 E., 2024/1185 K., 07.03.2024
    İlgili madde: m.24
  10. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2081 E., 2024/366 K., 22.02.2024
    İlgili madde: m.25
  11. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/456 E., 2024/61 K., 14.02.2024
    İlgili madde: m.39
  12. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2614 E., 2024/142 K., 31.01.2024
    İlgili madde: m.25
  13. 5. Daire, 2021/767 E., 2023/20818 K., 28.12.2023
    İlgili madde: m.25
  14. 13. Daire, 2023/3505 E., 2023/5768 K., 13.12.2023
    İlgili madde: m.24
  15. 12. Daire, 2023/3692 E., 2023/5977 K., 23.11.2023
    İlgili madde: m.24
  16. 10. Daire, 2023/3851 E., 2023/6758 K., 13.11.2023
    İlgili madde: m.41
  17. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/2 E., 2023/4 K., 07.06.2023
    İlgili madde: m.40
  18. 8. Daire, 2023/2607 E., 2023/2787 K., 23.05.2023
    İlgili madde: m.24
  19. 12. Daire, 2019/2942 E., 2022/884 K., 03.03.2022
    İlgili madde: m.27
  20. 6. Daire, 2019/11851 E., 2020/10417 K., 04.11.2020
    İlgili madde: m.23
  21. Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2014/35 E., 2017/691 K., 17.03.2017
    İlgili madde: m.25
  22. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9515 E., 2016/5637 K., 22.11.2016
    İlgili madde: m.38
  23. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/2872 E., 2016/5643 K., 22.11.2016
    İlgili madde: m.38
  24. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9737 E., 2016/5640 K., 22.11.2016
    İlgili madde: m.38
  25. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9738 E., 2016/5641 K., 22.11.2016
    İlgili madde: m.38
  26. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/9739 E., 2016/5642 K., 22.11.2016
    İlgili madde: m.38
  27. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/4962 E., 2015/6494 K., 23.10.2015
    İlgili madde: m.38
  28. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/6165 E., 2015/4880 K., 08.09.2015
    İlgili madde: m.24
  29. 1. Daire, 2013/316 E., 2013/240 K., 28.02.2013
    İlgili madde: m.23
  30. 1. Daire, 2009/1535 E., 2009/1682 K., 09.12.2009
    İlgili madde: m.23
  31. 5. Daire, 2007/7490 E., 2008/2880 K., 16.05.2008
    İlgili madde: m.41
  32. 1. Daire, 2007/1484 E., 2008/147 K., 01.02.2008
    İlgili madde: m.41
  33. 1. Daire, 2007/229 E., 2007/288 K., 13.03.2007
    İlgili madde: m.41
  34. 1. Daire, 1997/91 E., 1997/124 K., 06.10.1997
    İlgili madde: m.41
  35. Birinci Bölüm, 2017/6834 E., 08.09.2020
    İlgili madde: m.39
  36. Genel Kurul, 2018/14445 E., 12.12.2019
    İlgili madde: m.39, m.40
  37. İkinci Bölüm, 2014/7838 E., 19.12.2017
    İlgili madde: m.39

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.07.2018 (m.23).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 8. DANIŞTAY KANUNU bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış