VUK › Değerleme › Amortismanlar
Mevcutlarda amortisman
Kısaca
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 313. maddesi, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz kalan gayrimenkul, bunlarla birlikte 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetler ile alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin amortisman mevzuuna girdiğini ve bu kıymetlerin değerinin amortisman yoluyla yok edilmesini düzenlemektedir.
Kapsam
Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.313–321 hükümlerini kapsar.
- VUK m.313Amortisman mevzuu
- VUK m.314Arazide amortisman
- VUK m.315Normal amortisman
- VUK m.316Madenlerde amortisman
- VUK m.317Fevkalade amortisman
- VUK m.318Amortisman nispetlerinin itibar tarihi
- VUK m.320Süre bakımından
- VUK m.321Amortisman hesapları
Yürürlükten kaldırılmış: m.319.
VUK m.313 — Amortisman mevzuu
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 313. maddesi, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz kalan gayrimenkul, bunlarla birlikte 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetler ile alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin amortisman mevzuuna girdiğini ve bu kıymetlerin değerinin amortisman yoluyla yok edilmesini düzenlemektedir. Madde ayrıca, sözleşme süresinden sonra bedelsiz olarak Devlete, Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikali öngörülen kıymetlerin genel hükümlere göre yeniden amortismana tabi tutulamayacağını ve belirli bir tutarı aşmayan kıymetlerin doğrudan gider yazılabileceğini hükme bağlamaktadır. Hüküm, işletmede kullanılan iktisadi kıymetlere ilişkin olarak tacir ve gelir vergisi mükellefleri bakımından uygulanır. Amortisman süresi ve oranları (m.315, m.320) ile amortisman yönteminin ayrıntıları maddede düzenlenmemiştir. Amortismana tabi olmayan kıymetlerin nitelikleri (m.269) ve bu kıymetlerin yenileme fonu gibi konular ile amortisman dışı kalan kıymetlerin değer tespiti de bu maddenin kapsamı dışındadır."
Amortisman mevzuu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amortisman mevzuu
- Maddede sayılan iktisadi kıymetlerin değerinin, kanunda öngörülen usul ve süreler içinde kayıtlardan gider yoluyla düşülerek yok edilmesini ifade eder. Kıymetin bu nitelikte sayılması için işletmede bir yıldan fazla kullanılması ve yıpranma, aşınma ya da kıymetten düşme riskine maruz olması gerekir.
- İşletmede bir yıldan fazla kullanılma
- Kıymetin işletmede bir yıldan uzun süre hizmet vermesi anlamına gelen ölçüttür. Bu ölçüt, kıymetin fiilen kullanım süresine ilişkin olup, uygulamada kıymetin ekonomik ömrü ile birlikte değerlendirilmektedir. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/995 E., 2025/445 K., 18.06.2025)
- Sözleşme süresinden sonra bedelsiz intikal
- Mevzuat gereğince sözleşme bitiminde kıymetin bedelsiz olarak Devlete, Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye geçmesinin öngörüldüğü durumdur. Bu halde kıymet, sermayenin veya özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulmuşsa genel hükümlerle ayrıca amortismana tabi tutulamaz.
- Doğrudan gider yazılabilen kıymet
- Değeri maddede belirtilen tutarı aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlardır. Bu kıymetler amortismana tabi tutulmadan doğrudan gider yazılabilir.
- İktisadi ve teknik bütünlük
- Birbirini tamamlayan ve birlikte kullanılan kıymetlerin oluşturduğu bütündür. Doğrudan gider yazma sınırının uygulanmasında bu tür kıymetlerin değeri topluca dikkate alınır; böylece parça parça değerlendirilerek sınırın aşılmadığı iddiasıyla yanıltıcı bölünme önlenir.
Amortisman mevzuu: hangi şartlar aranır?
- Kıymetin işletmede kullanılıyor olması gerekir.
- Kıymetin işletmede bir yıldan fazla kullanılması ve yıpranma, aşınma veya kıymetten düşmeye maruz bulunması gerekir; aksi halde madde kapsamında amortisman mevzuu oluşmaz.
- Kıymetin gayrimenkul, 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymet, alet, edevat, mefruşat, demirbaş veya sinema filmi niteliğinde olması gerekir.
- Sözleşme süresinden sonra bedelsiz intikal öngörülen kıymetlerde, bu kıymetin sermayenin veya özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulmuş olması gerekir; bu halde genel hükümlere göre ayrıca amortisman ayrılamaz.
- Doğrudan gider yazma için kıymetin değerinin 12.000 TL'yi aşmaması gerekir; sınır, güncel tutarla uygulanır ve kanundaki 50.000.000 lira tutarı taban niteliğindedir.
- İktisadi ve teknik bütünlük arz eden kıymetlerde sınır, bu kıymetler toplu olarak dikkate alınarak aşılıp aşılmadığı belirlenmelidir.
- Doğrudan gider yazma yoluna gidilebilmesi için kıymetin amortismana tabi tutulmaması gerekir; kıymet amortismana tabi tutulmuşsa bu yol kullanılamaz.
Amortisman mevzuu: hangi sonuçları doğurur?
- Bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz kalan kıymetler, değerleri kanuna göre yok edilmek üzere amortisman mevzuuna girer.
- Bir yıldan fazla kullanılmayan kıymetler birinci fıkra kapsamında amortismana tabi tutulmaz.
- Sözleşme süresinden sonra bedelsiz intikali öngörülen ve itfa hükümlerine göre amortismana tabi tutulan kıymetler için genel hükümlerle ayrıca amortisman ayrılamaz.
- Değeri güncel tutarı aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmadan doğrudan gider yazılabilir.
- Değeri güncel tutarı aşan alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlar doğrudan gider yazılamaz ve amortismana tabi tutulur.
- İktisadi ve teknik bütünlük arz eden kıymetlerde sınır toplu olarak uygulanır; bütün parçalar birlikte değerlendirildiğinde sınırı aşıyorsa doğrudan gider yazma yoluna gidilemez.
- Bu maddeye göre tespit edilen tutarlar kanun koyucunun belirlediği taban tutarlar olup yeniden değerleme oranında güncellenir; güncel tutar 1/1/2026 tarihinden geçerli olan 12.000 TL'dir.
Amortisman mevzuu ile doğrudan gider yazma arasındaki fark nedir?
Maddenin birinci fıkrasındaki kıymetler, bir yıldan fazla kullanılan ve değer kaybına uğrayan kıymetlerdir; değerleri kanunda öngörülen usul ve sürelerle amortisman yoluyla yok edilir.
Son fıkradaki kıymetler, değeri belirtilen tutarı aşmayan alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlardır; bunlar amortismana tabi tutulmadan doğrudan gider yazılabilir.
Tutar sınırını aşmayan kıymetler için amortisman planı yapılmaz, bedel doğrudan gider kaydedilir; sınırı aşanlar birinci fıkra kapsamında amortismana tabi tutulur.
Sözleşme süresi sonunda bedelsiz intikal eden kıymet ile genel amortisman arasındaki fark nedir?
Sözleşme süresinden sonra Devlete, Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye bedelsiz intikali öngörülen ve sermaye veya özel maliyet bedelleri itfa edilmiş kıymetler.
Bedelsiz intikal öngörülmeyen veya itfa hükümlerine tabi olmayan, genel hükümlere göre amortismana tabi olan kıymetler.
Birinci grupta itfa edilen kıymet için genel hükümlere göre ayrıca amortisman ayrılamaz; ikinci grupta genel amortisman uygulanır.
Gayrimenkul ile alet, edevat ve demirbaş arasındaki fark nedir?
Gayrimenkuller ve 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetler.
Alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmleri.
Maddede her iki grup da amortisman mevzuuna dahil edilmiştir; ancak tutar sınırı yalnız son fıkradaki alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlar için öngörülmüştür, gayrimenkuller bu sınırdan yararlanamaz.
Amortisman mevzuu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bir yıldan fazla kullanılma ölçütünü yalnızca fiili kullanım süresiyle karıştırmak; ölçütün kıymetin ekonomik ömrüne göre değerlendirilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Doğrudan gider yazma sınırını kanundaki taban tutarla (50.000.000 lira) uygulamak; güncel tutar olan 12.000 TL esas alınmalıdır.
- İktisadi ve teknik bütünlük olan kıymetleri parça parça değerlendirip sınırın aşılmadığını varsaymak; bütünlük varsa kıymetler topluca dikkate alınmalıdır.
- Sözleşme süresinden sonra bedelsiz intikal öngörülen kıymetlerde itfa edilmiş olmasına rağmen genel hükümlere göre yeniden amortisman ayırmak.
- Gayrimenkulleri doğrudan gider yazma tutar sınırı kapsamında değerlendirmek; bu sınır yalnız alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlar ile peştemallıklar için öngörülmüştür.
- Sinema filmleri ile VCD ve DVD içerikli eserleri aynı kategoride değerlendirmek; maddede adı geçmeyen eserlerin 269. madde kapsamında ayrıca incelenmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kanundaki 'bir yıldan fazla kullanılma' ölçütünün, kıymetin ekonomik ömrünün bir yıldan fazla olması anlamına geldiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/995 E., 2025/445 K., 18.06.2025)
- Kıymetin amortisman mevzuunu oluşturup oluşmadığının belirlenmesinde, kıymetin kullanım süresi ile birlikte tebliğde belirlenen faydalı ömrü de dikkate alınmaktadır. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019)
- Sinema filmlerinin maddede açıkça sayılması nedeniyle amortisman mevzuunda yer aldığı kabul edilmekte, ancak maddede adı geçmeyen VCD ve DVD içerikli eserlerin 269. madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. (4. Daire, 2008/4215 E., 2009/3347 K., 17.06.2009)
- Maliye Bakanlığı tebliğlerindeki sabit kıymet ifadesinin, 313. madde uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan iktisadi kıymetleri kapsadığı kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/1600 E., 2023/154 K., 08.03.2023)
- Amortisman süresinin kıymetin aktife girdiği yılda başlamasının esas alındığı, dava konusu olayda aktife giriş tarihinin dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2006/5474 E., 2008/2262 K., 11.06.2008)
- Kira sözleşmesi bitiminden sonra süre hesabının, sözleşme bitiş tarihi ile kıymetin kullanım dönemi birlikte değerlendirilerek yapıldığı görülmektedir. (3. Daire, 2023/6131 E., 2024/5731 K., 07.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Amortisman mevzuuna girdiği ileri sürülen kıymetin bir yıldan fazla kullanıldığını ve yıpranma, aşınma veya kıymetten düşmeye maruz kaldığını ileri süren mükellef ispat yükü altındadır; kullanım süresini gösteren fatura, aktife giriş kaydı ve kullanım belgeleri bu amaçla kullanılır.
- Doğrudan gider yazma sınırına uyulduğunu iddia eden mükellef, kıymetin değerini gösteren belgelerle ispat yükü altındadır; iktisadi ve teknik bütünlük varsa bütünlüğün tespiti için kıymetlerin birlikte değerlendirildiğini gösteren teknik bilgi de sunulmalıdır.
- Vergi idaresi, bir kıymetin amortisman kapsamı dışında bırakılmasını ya da doğrudan gider yazılmasını hatalı bulduğunda, bu kıymetin kullanım süresini ve tutarını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşme süresinden sonra bedelsiz intikal iddiasında bulunan mükellef, sözleşme hükmünü ve intikal öngörüsünü gösteren belgelerle ispat yükü altındadır; kıymetin itfa hükümlerine göre amortismana tabi tutulduğu da kayıtlarla gösterilmelidir.
- Kıymetin niteliğine ilişkin uyuşmazlıklarda, bilirkişi raporu ve tebliğdeki faydalı ömür bilgisi delil olarak değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.269: Gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetleri tanımlar; birinci fıkradaki amortisman kapsamını bu kıymetlere genişletir.
- 213 sayılı Kanun m.315: Amortisman usulünü ve oranlarını düzenler; 313. maddede belirlenen amortisman mevzuunun uygulanma yöntemini tamamlar.
- 213 sayılı Kanun m.320: Amortisman süresinin kıymetin aktife girdiği yılda başlamasını düzenler; amortisman mevzuunun zamanlamasını belirler.
- 213 sayılı Kanun m.311: Amortisman, itfa ve kıymet değerlemesine ilişkin genel çerçeveyi çizer; 313. madde bu çerçevede amortisman mevzuunu oluşturan kıymetleri belirler.
VUK m.314 — Arazide amortisman
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 314. maddesi, boş arazi ve boş arsaların amortismana tabi olmadığı kuralını koyar ve bu kuralın iki istisnasını sayar: tarım tesisleri ile işletmede inşa edilen yol ve harklar. Madde yalnızca amortisman kapsamını belirler; amortismanın hesaplanma yöntemini, oranını ya da süresini düzenlemez. Maddenin uygulanması, işletmede bulunan ve vergi mevzuatı bakımından iktisadi kıymet niteliği taşıyan varlıklar bakımından söz konusudur. Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin tanımı ve amortisman yöntemleri (m.315 ve devamı) bu maddede düzenlenmez. Amortismanın ayrılma zamanı ve usulü ile katma değer vergisinin amortisman kapsamındaki durumu da bu maddenin dışındadır.
Arazide amortisman: hangi kavramlar bilinmeli?
- Boş arazi ve boş arsa
- Üzerinde yapı veya tesis bulunmayan arazi ve arsalardır. Maddede yer alan kural bu varlıkların amortisman dışında tutulmasıdır. Yapı ya da tesis bulunan arazi bu kavramın içinde değerlendirilmez.
- Amortisman
- Zamanla değer kaybeden iktisadi kıymetlerin maliyetinin kullanım süresine yayılarak gider yazılmasıdır. Madde, bu gider yazımının hangi varlıklar için yapılamayacağını belirler.
- Tarım tesisi
- Tarım işletmelerinde yapılan meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik, güllük, incir bahçesi ve bağ gibi, arazi üzerinde oluşturulan ve kendiliğinden boş arazi niteliğinden çıkan tesislerdir. Madde bu tesisleri, örneğin sıradan bir tarla gibi değil, amortismana tabi kılar.
- Hark
- Maddede işletme içinde inşa edilen yollarla birlikte sayılan, arazi üzerinde yapılmış bir tesistir. Maddenin ikinci bendi kapsamında amortismana tabi tutulur.
Arazide amortisman: hangi şartlar aranır?
- Varlığın boş arazi ya da boş arsa niteliğinde olması gerekir; bu niteliği taşımayan varlık için madde uygulanmaz.
- Boş arazi ve boş arsaların amortisman dışında tutulması kuralı uygulanmalıdır.
- Birinci istisna için varlığın tarım işletmesinde vücuda getirilmiş bir tarım tesisi olması gerekir; tesis, meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik, güllük, incir bahçesi veya bağ gibi bir kategoriye girmelidir.
- İkinci istisna için yolun veya harkın işletmenin içinde inşa edilmiş olması gerekir; işletme dışında yapılmış yol bu istisnanın kapsamında değerlendirilmez.
- İstisna kapsamına giren varlıklar amortismana tabi tutulur; bu varlıkların amortisman işlemi, maddede gösterilmeyen genel amortisman hükümlerine göre yapılır.
Arazide amortisman: hangi sonuçları doğurur?
- Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir; bu varlıklar için amortisman gideri yazılamaz.
- Tarım işletmesinde vücuda getirilen meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik, güllük, incir bahçesi ve bağ gibi tarım tesisleri amortismana tabi tutulur.
- İşletmede inşa edilmiş olan her nevi yol ve hark amortismana tabi tutulur.
- İstisna kapsamına girmeyen boş arazi ve boş arsalar için amortisman ayrılması mümkün değildir.
Boş arazi ile tarım tesisi arasındaki fark nedir?
Boş arazi, üzerinde ekim dışında bir tesis bulunmayan, kendiliğinden değer kaybetmeyen varlıktır.
Tarım tesisi, tarım işletmesinde meyvalık, bağ, zeytinlik gibi biçimde vücuda getirilmiş ve zamanla değer kaybeden tesistir.
Boş arazi amortisman dışında kalır; tarım tesisi ise madde gereği amortismana tabi tutulur.
Boş arsa ile işletmede inşa edilmiş yol ve hark arasındaki fark nedir?
Boş arsa, üzerinde yapı bulunmayan arsa niteliğindeki taşınmazdır.
İşletmede inşa edilmiş yol ve hark, arazi üzerinde yapılmış tesistir ve işletmenin kendi kullanımı için yapılmıştır.
Boş arsa amortismana tabi değildir; işletmede inşa edilen yol ve hark ise amortismana tabi tutulur.
Tarım işletmesi tesisi ile diğer işletme tesisi arasındaki fark nedir?
Birinci bentteki tesisler yalnızca tarım işletmelerinde vücuda getirilen tarım tesisleridir.
Tarım işletmesi dışındaki işletmelerde yapılan arazi üzerindeki tesis, bu bentte sayılan kategorilerden değilse istisna kapsamında değildir.
Yalnızca tarım işletmesinde vücuda getirilen ve maddede sayılan tesisler amortismana tabi olur; diğer tesisler için bu istisna uygulanmaz.
Arazide amortisman: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tarım tesisi olan bir arazinin tamamını boş arazi saymak; bu durumda tesis için madde gereği amortisman ayrılabileceği gözden kaçırılır.
- Tarım işletmesi dışında yapılan yolu veya harkı, ikinci bentteki istisna kapsamında saymak; istisna yalnızca işletmede inşa edilen yollar için geçerlidir.
- Maddede sayılmayan bir arazi tesisini, benzerliğine dayanarak birinci bent kapsamına almak; sayılan kategoriler sınırlıdır.
- Boş arsa ile tesis bulunan arsayı aynı hukuki rejime tabi saymak; madde yalnızca boş olanları amortisman dışına çıkarır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Boş arazi ve boş arsaların amortisman dışında tutulması, uygulamada yerleşmiş bir kural olarak kabul edilmektedir. (11. Daire, 1997/4913 E., 1999/2086 K., 26.05.1999)
- Madde gereği 213 sayılı Kanun'un 314. maddesi, boş arazi ve arsaya ilişkin amortisman istisnasının dayanağı olarak işlem görmektedir. (11. Daire, 1997/4913 E., 1999/2086 K., 26.05.1999)
Nasıl ispat edilir?
- Amortisman gideri talep eden mükellef, varlığın tarım tesisi veya işletme içi yol ya da hark niteliğini taşıdığını ispat etmelidir; bunun için inşaat kayıtları, tapu ve işletme belgeleri kullanılabilir.
- Vergi idaresi, varlığın boş arazi ya da boş arsa olduğunu ileri sürdüğünde bu iddiasını taşınmazın fiili durumu ile ispatlar.
- Mükellef tarım tesisinin işletme içinde vücuda getirildiğini ileri sürüyorsa, tarım işletmesi olduğunu ve tesisin maddede sayılan kategorilerden birine girdiğini ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.315: Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin ayrılmasında genel ölçüleri düzenler; m.314 bu genel düzenin boş arazi ve arsalar bakımından istisnasıdır.
VUK m.315 — Normal amortisman
Bu madde, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin itfasında uygulanacak oranların Maliye Bakanlığınca tespit ve ilanı ile bu oranların belirlenmesinde faydalı ömrün dikkate alınmasını düzenler. Madde, mükelleflerin normal amortisman yoluyla itfa yapmasının genel çerçevesini çizer. Maddede süre, tutar veya oran sınırı yer almaz. Madde, 320. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan saklı hali kapsamına girmez (m.320). Hızlandırılmış amortisman, finansal kiralama yoluyla edinilen kıymetlerin itfası ve yeniden değerleme gibi konular bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı hükümlerde yer alır (mükerrer m.315, m.320). Amortismanın konusu ve doğrudan gider yazma sınırı da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.313).
Normal amortisman: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amortisman
- Zamanla değer kaybına uğrayan iktisadi kıymetin bedelinin, kullanım süresi boyunca vergi matrahından düşülmek üzere parça parça itfa edilmesidir. Maddede bu kavram itfa ifadesiyle karşılanır.
- İtfa
- Amortismana tabi iktisadi kıymetin maliyetinin, ilan edilen oran üzerinden hesaplanan tutarla dönem dönem azaltılmasıdır. Oran dışında bir yöntemle hesaplanmaz; oran Maliye Bakanlığınca belirlenir.
- Faydalı ömür
- İktisadi kıymetin mükellef için yararlı kullanılabileceği süredir. Maddeye göre ilan edilecek amortisman oranları bu süre esas alınarak tespit edilir; mükellefin kendi tahmini esas alınmaz.
- İlan
- Maliye Bakanlığının amortisman oranlarını resmi olarak duyurmasıdır. Mükellef yalnızca ilan edilmiş oranları uygulayabilir; ilan edilmemiş bir oran için bu madde dayanak oluşturmaz.
- Saklı hal
- Madde metninde 320. maddenin dördüncü fıkrası için öngörülen istisnadır. Bu fıkra kapsamındaki kıymetlerde normal amortisman oranı uygulanmaz.
Normal amortisman: hangi şartlar aranır?
- İtfa konusu kıymetin amortismana tabi bir iktisadi kıymet olması gerekir.
- Kıymetin itfasında Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilmiş bir oranın esas alınması gerekir.
- Oranın tespitinde kıymetin faydalı ömrünün dikkate alınmış olması gerekir.
- Kıymetin 320. maddenin dördüncü fıkrası kapsamında olmaması gerekir; bu fıkranın saklı tuttuğu hâllerde bu maddedeki oran uygulanmaz.
- Mükellefin itfa payını bu oran üzerinden hesaplayarak dönem kayıtlarına yansıtması gerekir.
Normal amortisman: hangi sonuçları doğurur?
- Amortismana tabi iktisadi kıymetin itfası, Maliye Bakanlığınca ilan edilen oranlar üzerinden yapılır.
- Oranların tespitinde faydalı ömür esas alınır; ilan edilen oran bu ölçütle belirlenmiş sayılır.
- 320. maddenin dördüncü fıkrası saklı kaldığı için bu fıkra kapsamındaki kıymetlerde bu maddedeki oran uygulanmaz.
- Maddede ilan edilmiş bir oran yoksa mükellef bu maddeye dayanarak itfa yapamaz.
- Kural olarak ilan edilen oran uygulanır; m.320/4'te belirtilen sınırlar içinde mükellef daha uzun bir süre ve buna bağlı oran belirleyebilir.
Normal amortisman ile saklı hal (320/4) arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki genel itfa; Maliye Bakanlığının ilan ettiği oran üzerinden yapılır.
320. maddenin dördüncü fıkrasının kapsadığı kıymetler; bu fıkra saklı kalır ve mükellefin belirlediği süre ve oran uygulanır.
Saklı kalan kıymetlerde bu maddedeki ilan oranı esas alınmaz, 320. maddedeki hüküm uygulanır.
Oranın tespiti ile mükellefin tahmini arasındaki fark nedir?
Oran Maliye Bakanlığınca faydalı ömür dikkate alınarak tespit ve ilan edilir.
Mükellefin kendi tahmin ettiği kullanım süresi ya da kendi belirlediği oran.
İlan edilmiş oran esastır; ancak mükellef m.320/4 uyarınca, ilan edilen faydalı ömürden kısa olmamak, bu sürenin iki katını ve elli yılı aşmamak üzere süreyi kendisi belirleyebilir.
Normal amortisman: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mükellefin kendi tahmin ettiği kullanım süresine göre oran uygulamak; esasın ilan edilen oran olduğunu gözden kaçırmak.
- 320. maddenin dördüncü fıkrasının saklı tuttuğu kıymetlere bu maddedeki genel oranı uygulamak.
- Finansal kiralama yoluyla edinilen kıymetleri bu maddeye göre itfa etmek; ayrı hükmün (mükerrer 315) kapsamını göz ardı etmek.
- Maddeyi ilan edilmiş bir oran bulunmadığında mükellefe serbest itfa yetkisi veriyormuş gibi yorumlamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hazine ve Maliye Bakanlığının amortisman oranlarını 315. maddenin verdiği yetkiye dayanarak tespit ve ilan ettiği, oranların belirlenmesinde kıymetin faydalı ömrü konusunda ilgili bakanlıkların görüşlerinin de alındığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019)
- Maddenin verdiği yetkiye dayanılarak ilan edilen oranların, 315. maddede öngörülen faydalı ömür esasına bağlı olarak uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/995 E., 2025/445 K., 18.06.2025)
- Mükellefin amortisman payını ilan edilen orandan farklı hesaplaması, belirlenen matrahın kanunen kabul edilmeyen gider olarak eklenmesine yol açabilmektedir. (9. Daire, 2020/916 E., 2022/4957 K., 20.10.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Amortisman payının ilan edilen oran üzerinden hesaplandığını ileri süren mükellef, kayıtlarıyla ve ilan edilen oranın kendi kıymetine uygulandığını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
- Mükellefin ilan edilmemiş bir oranı ya da farklı bir faydalı ömür esasını kullandığını ileri süren idare, bu iddiasını kayıt incelemesiyle ispatlamalıdır.
- Kıymetin 320. maddenin dördüncü fıkrası kapsamında olduğu savunulursa, bu durumu ileri süren taraf ilgili kıymetin niteliğini belgeyle göstermelidir.
- Kıymetin faydalı ömrüne ilişkin tartışmada, Bakanlık görüşleri ve kıymetin kullanım belgeleri birlikte değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.320: Dördüncü fıkrası bu maddeyi saklı tutar; fıkra kapsamındaki kıymetlerde bu maddedeki ilan edilmiş oran uygulanmaz.
- 213 sayılı Kanun m.313: Amortismanın konusunu ve doğrudan gider yazılabilecek kıymetlerin sınırını belirler; bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
- 213 sayılı Kanun m.mükerrer 315: Finansal kiralama yoluyla edinilen iktisadi kıymetlerin itfası ayrı kurala bağlanmıştır; bu maddenin genel oran düzeninden ayrılır.
VUK m.316 — Madenlerde amortisman
Madde, işletme sebebiyle içindeki cevher azaldığı için maddi değeri düşen maden ve taş ocaklarının imtiyaz veya maliyet bedellerinin, ilgililerin başvurusu üzerine, belirli nispetler uygulanarak yok edilmesini (amortisman benzeri silme işlemini) düzenler. Düzenleme, işletmesi cevher tükenmesine bağlı maden ve taş ocağı işletenleri bakımından uygulanır. Maddede yok edilecek bedelin hangi kayıtlarda tutulacağı, vergi matrahına etkisi ve yok etme nispetlerinin ayrıntıları düzenlenmemiştir; bunlar Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belirlenen nispetler ile ilgili mevzuatta aranmalıdır. Madenlerin hukuki niteliği, ruhsat devri ve maden haklarının tapu veya maden sicilindeki işlemleri bu maddenin konusu değildir. Genel amortisman oranları ve normal amortisman usulü de bu maddede yer almaz.
Madenlerde amortisman: hangi kavramlar bilinmeli?
- İmtiyaz bedeli
- Maden veya taş ocağı işletme hakkının elde edilmesi için ödenen bedeldir. Maddede yok edilecek kalemlerden biri olarak sayılır.
- Maliyet bedeli
- Maden veya taş ocağının edinilmesi ya da kazanılması için yapılan harcamaların toplamıdır. İmtiyaz bedeli yerine geçebilen ikinci yok edilebilir kalemdir.
- Cevherin azalması
- İşletme nedeniyle madenin veya taş ocağının içindeki cevher miktarının eksilmesidir. Bu azalma sonucunda varlığın maddi değeri düşer ve madde bu düşüşü yok etme ile karşılar.
- Yok etme (tüketme)
- Bedelin, maddede belirlenen nispetler üzerinden kademeli olarak düşülmesidir. Maddede kullanılan ifade budur; yok etme, bedelin varlıktan düşülmesi anlamına gelir.
- Nispet
- Her maden veya taş ocağı için ayrı ayrı Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belirlenen oran veya yüzdedir. Madde nispetin büyüklük ve mahiyet ölçütlerine göre tespit edilmesini öngörür.
Madenlerde amortisman: hangi şartlar aranır?
- Madencinin veya taş ocağı işleteninin, işletme sebebiyle içindeki cevherin azalması nedeniyle maddi değeri düşmüş bir maden veya taş ocağı bulunması gerekir.
- Yok etme için ilgililerin müracaatının bulunması gerekir; madde yok etmeyi kendiliğinden değil başvuruya bağlar.
- Yok etmeye konu bedelin imtiyaz veya maliyet bedeli olması gerekir.
- Yok etme nispetinin, maden veya taş ocağının büyüklük ve mahiyeti göz önünde tutularak belirlenmesi gerekir.
- Nispetin Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca birlikte belirlenmesi ve her maden veya taş ocağı için ayrı ayrı olması gerekir; genel tek bir oran uygulanamaz.
Madenlerde amortisman: hangi sonuçları doğurur?
- Başvuru üzerine, belirlenen nispetler uygulanarak imtiyaz veya maliyet bedeli yok edilir.
- Başvuru yapılmazsa madde gereğince yok etme işlemi yapılmaz; yok etme kendiliğinden doğmaz.
- Nispet her maden veya taş ocağı için ayrı belirlendiğinden, aynı işletmedeki farklı sahalar için farklı nispetler uygulanabilir.
- Madde nispetin hangi oranda olacağını doğrudan göstermez; oran Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belirlenir.
- Cevher azalmasından kaynaklanmayan değer kayıplarında bu madde uygulanmaz.
İmtiyaz bedeli ile maliyet bedeli arasındaki fark nedir?
İmtiyaz bedeli, işletme hakkının edinilmesi için ödenen bedeldir.
Maliyet bedeli, madenin veya taş ocağının kazanılması için yapılan harcamalardır.
Maddede iki kalem de yok etme konusu olarak yer alır; hangisinin kayıtta bulunduğuna göre uygulanacak yok etme aynı nispetlerle yapılır.
Cevher azalması nedeniyle yok etme ile genel amortisman arasındaki fark nedir?
Bu madde yalnızca cevher azalması sebebiyle değeri düşen maden ve taş ocaklarında uygulanır.
Diğer maddi duran varlıklar için genel amortisman hükümleri uygulanır.
Cevher tükenmesi nedeniyle yapılacak yok etme için bu madde, diğer varlıklar için ayrı hükümler geçerlidir; iki usul birbirinin yerine kullanılamaz.
Maden ile taş ocağı: fark nedir?
Maden, madencilik faaliyetinde cevher çıkarılan yerdir.
Taş ocağı, taş ve benzeri malzemenin çıkarıldığı yerdir.
Madde ikisini aynı kurala bağlar; nispetler her biri için ayrı belirlenir.
Madenlerde amortisman: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi genel amortisman hükmü gibi okuyup başvuru aranmadan yok etme yapmak; madde başvuruya bağlıdır.
- Tek bir sabit oranın tüm madenlere uygulanabileceğini sanmak; nispet her maden veya taş ocağı için ayrı belirlenir.
- Cevher azalması dışında bir sebeple değer düşüşünü bu madde kapsamında saymak.
- Nispeti maddeden doğrudan çıkarmaya çalışmak; madde nispet oranını göstermez, Bakanlıklarca belirlenir.
Nasıl ispat edilir?
- Yok etmeyi talep eden mükellef, işletme sebebiyle cevherin azaldığını ve maddi değerin düştüğünü ileri sürer ve bunu kanıtlamakla yükümlüdür.
- Cevher miktarındaki azalma, işletme belgeleri, jeolojik etüt raporları ve madencilik faaliyeti kayıtları ile ispatlanabilir.
- İmtiyaz veya maliyet bedelinin tutarı, edinim belgeleri ve muhasebe kayıtları ile ispatlanır.
- Başvuru yapılmadığı iddiası, başvuru dilekçesinin varlığı ile karşılanır; başvurunun yapıldığını ileri süren taraf bunu belgelemelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.316: Maddenin kendisidir; yok etme nispetlerinin hangi ölçütlere göre belirleneceğini ve bunun başvuruya bağlanmasını düzenler.
VUK m.317 — Fevkalade amortisman
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 317. maddesi, amortismana tabi iktisadi kıymetlerden afet, teknik eskime veya cebri çalışma nedeniyle değer kaybına uğrayan ya da normalden fazla aşınan kıymetler bakımından Maliye Bakanlığınca belirlenecek fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetlerini düzenler. Maddenin uygulanmasında mükellefin başvurusu ve ilgili Bakanlıkların mütalaası aranır. Hüküm, mükellefler bakımından ve amortismana tabi menkul ve gayrimenkuller ile haklar üzerindeki fevkalade amortisman uygulamasında geçerlidir. Madde, normal amortisman oranlarını, faydalı ömrün belirlenmesini ve amortisman yönteminin seçimini düzenlemez (VUK m.315 ve devamı, ilgili amortisman hükümleri). Fevkalade amortismanın kayıtlara alınma usulü ile bu nispetlerin hangi yıllarda ve hangi tutar üzerinden uygulanacağı da bu maddede yer almaz. Yeniden değerleme ve envanter düzenlemeleri ile dava ve usul yönü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Fevkalade amortisman: hangi kavramlar bilinmeli?
- Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri
- Olağan amortisman oranlarının dışında, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belirlenen ek amortisman oranlarıdır. Oran genel bir tablo değil, işletmeye özgü olarak tespit edilir.
- Afet nedeniyle değer kaybı
- Yangın, deprem, su basması gibi olaylar sonucunda iktisadi kıymetin değerinin tamamen veya kısmen yitirilmesi halidir. Kıymetin fiziksel olarak zarar görmesi, değerinin azalması yeterlidir.
- Teknik verim kaybı (yeni icat)
- Yeni icatlar nedeniyle kıymetin teknik veriminin ve değerinin düşmesi, sonuçta kıymetin tamamen veya kısmen kullanılamaz hale gelmesidir.
- Cebri çalışma
- Kıymetin normal kullanım dışında, zorlayıcı biçimde yoğun çalıştırılması halidir. Bu haldeki kıymet normalden fazla aşınır ve yıpranır.
Fevkalade amortisman: hangi şartlar aranır?
- Kıymetin amortismana tabi bir menkul, gayrimenkul veya hak olması gerekir.
- Kıymetin afet, yeni icat veya cebri çalışma sebeplerinden birine dayalı olarak değerini kısmen ya da tamamen kaybetmiş ya da normalden fazla aşınıp yıpranmış olması gerekir.
- Mükellefin Maliye Bakanlığına başvurusu bulunmalıdır; fevkalade amortisman resen uygulanmaz.
- İlgili Bakanlıkların mütalaası alınmış olmalıdır.
- Nispet, her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belirlenmiş olmalıdır; genel bir oran bu yerine geçmez.
- Fevkalade amortisman nispeti, Maliye Bakanlığınca belirlendiği ölçüde uygulanır; belirlenmeden kendiliğinden doğmaz.
Fevkalade amortisman: hangi sonuçları doğurur?
- Koşulları gerçekleşen kıymet için Maliye Bakanlığınca belirlenen fevkalade amortisman nispeti uygulanır.
- Bakanlık nispeti belirlemeden mükellef kendiliğinden fevkalade amortisman ayıramaz.
- Afet, yeni icat ya da cebri çalışma sebebi bulunmayan kıymet için bu maddeye dayanılarak fevkalade nispet istenemez; bu kıymet olağan amortisman hükümlerine tabidir.
- Nispet, işletmenin işinin mahiyetine göre ayrı belirlendiğinden başka bir işletmenin nispeti emsal olarak uygulanamaz.
- Maddede geçen başvuru ve mütalaa şartı yerine getirilmeden belirlenen bir nispet, madde uyarınca geçerli bir uygulama sayılmaz.
Fevkalade amortisman ile normal amortisman arasındaki fark nedir?
Normal amortisman, kıymetin olağan kullanımındaki değer azalışını ve faydalı ömrü esas alan düzenli ayırmadır.
Fevkalade amortisman, afet, teknik eskime veya cebri çalışma gibi olağanüstü bir sebebe dayanır ve Bakanlık kararıyla belirlenir.
Fevkalade nispet olağan nispete ek olarak uygulanabilir; sebebi ve başvuru koşulu bulunmayan kıymette bu nispet uygulanmaz.
Afet nedeniyle değer kaybı ile teknik verim kaybı (yeni icat) arasındaki fark nedir?
Birinci bentte kıymet dış bir afet olayı sonucunda değerini kaybeder.
İkinci bentte kaybın kaynağı kıymetin teknolojik olarak geride kalması, yeni icatlarla verim düşmesidir.
İki hal ayrı sebeplere dayandığından başvuruda hangi bente dayanıldığı açıkça belirtilmeli ve buna uygun belge sunulmalıdır.
Değer kaybı ile normalden fazla aşınma (cebri çalışma) arasındaki fark nedir?
Birinci ve ikinci bentlerde kıymetin değeri ya da verimi düşer.
Üçüncü bentte kıymet değer kaybetmeden, fazla kullanım nedeniyle normalden hızlı aşınır.
Fiziksel aşınma ve yıpranma esas alınarak ayrı bir nispet belirlenir; değer kaybı ispatı aranmaz.
Fevkalade amortisman: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Fevkalade amortismanı Bakanlık belirlemeden kendiliğinden uygulamak; nispet yalnızca Maliye Bakanlığınca belirlendiği ölçüde kullanılabilir.
- Normal amortisman oranını fevkalade nispet yerine geçirmek; iki rejim ayrı sebeplere dayanır.
- İdareye başvuru yapılmadan doğrudan dava açarak nispet tespitini istemek; mahkemeler bu talebi dava koşulu yokluğu nedeniyle reddetmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2022/8848 E., 2022/16950 K., 14.12.2022; 17. Hukuk Dairesi, 2018/5702 E., 2020/4741 K., 13.07.2020; 17. Hukuk Dairesi, 2009/1634 E., 2010/3679 K., 20.04.2010)
- Üçüncü bentteki cebri çalışma halinde değer kaybı ispatını aramak; bu halde esas olan normalden fazla aşınma ve yıpranmadır.
- Bir işletmeye belirlenmiş nispeti başka bir işletmeye emsal olarak uygulamak; nispet işin mahiyetine göre işletmeye özgüdür.
- Madde kapsamındaki kıymetleri faydalı ömür yeniden belirlenmesi talebiyle karıştırmak; ikisi ayrı başvuru konularıdır. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019)
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, fevkalade amortisman talebinde bulunulmadan doğrudan dava yoluyla nispet tespitini kabul etmemekte; idareye başvuru yapılmamış bir talebin dava koşulunu oluşturmadığı yönünde karar vermektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2022/8848 E., 2022/16950 K., 14.12.2022; 17. Hukuk Dairesi, 2018/5702 E., 2020/4741 K., 13.07.2020; 17. Hukuk Dairesi, 2009/1634 E., 2010/3679 K., 20.04.2010)
- Vergi uyuşmazlıklarında, davacının idareye başvurarak amortisman oranı konusunda tereddüde düştüğü iktisadi kıymetin faydalı ömrünün yeniden belirlenmesini ya da normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan kıymetler için fevkalade amortisman uygulanmasını talep etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019)
- Mahkemeler, başvuru ve mütalaa aşamalarının tamamlanmadığı durumlarda, idari işlemin bulunmadığı bir uyuşmazlıkta esasa girmeyi tercih etmemektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2022/8848 E., 2022/16950 K., 14.12.2022; 17. Hukuk Dairesi, 2018/5702 E., 2020/4741 K., 13.07.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Fevkalade amortisman talebini ileri süren mükellef, kıymetin afet, yeni icat veya cebri çalışma sebeplerinden birine dayandığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat için hasar tespit belgesi, teknik rapor veya kullanım kayıtları kullanılabilir.
- Mükellef, Maliye Bakanlığına yaptığı başvuruyu gösteren yazılı belgeyi sunmakla yükümlüdür; başvurunun yapıldığı ispatlanamazsa talep dava konusu yapılamaz. (4. Hukuk Dairesi, 2022/8848 E., 2022/16950 K., 14.12.2022; 17. Hukuk Dairesi, 2018/5702 E., 2020/4741 K., 13.07.2020)
- Bakanlık mütalaasının alındığını ve nispetin işletmeye özgü belirlendiğini gösteren resmi yazı, nispetin uygulanabilirliği için belirleyici delildir.
- İdarenin fevkalade nispeti reddetmesi halinde mükellef, reddin dayanağı olan olgunun gerçekleşmediğini teknik raporla ispatlamalıdır. (4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.315: Maddede düzenlenen fevkalade amortisman nispetlerinin normal amortisman hükümleriyle birlikte okunması gereken genel amortisman rejimini oluşturur. Bu madde, fevkalade nispetin ek niteliğini belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.317-330: Maddenin adı geçmediği halde, olağanüstü hallerde borçlulara tanınan koruma hükümleri ile karıştırılmamalıdır; VUK m.317 amortisman rejimine ilişkindir, İİK m.317-330 ise fevkalade hallerde icra mühleti ve tatili düzenler.
VUK m.318 — Amortisman nispetlerinin itibar tarihi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 318. maddesi, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen amortisman nispetlerinin hangi hesap döneminden itibaren geçerli olacağını düzenler. Maddenin ayrıca Maliye Bakanlığının tespit ve ilan ettiği nispetleri gerektiğinde değiştirme ve amortismanlarla ilgili diğer hususları tespit yetkisini de içerdiği söylenebilir. Madde, mükellefin ayrı ayrı tespit edilen nispetlere müracaatının geçerlilik zamanına ilişkin özel bir hüküm koyar. Madde, amortisman yöntemlerinin ve nispetlerin kendisini, amortismana tabi varlıkların niteliğini, amortisman ayırma usulünü düzenlemez (m.313-m.315). Mükellefin amortisman ayırma yükümlülüğü ve ayrılmayan amortismanın sonucu da bu maddede yer almaz (m.315 ve m.320 ile ilgili hükümler). Müracaat üzerine yapılan ayrı tespitin 320. maddenin üçüncü fıkrası bakımından uygulanışı ayrıca değerlendirilmelidir.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amortisman nispeti
- Maliye Bakanlığınca genel olarak tespit ve ilan edilen, amortismana tabi varlıkların yıllık amortisman ayırma oranlarıdır. Madde, bu nispetlerin hangi tarihten itibaren geçerli olacağını belirler.
- Ayrı ayrı tespit edilen nispet
- Genel ilanın dışında, ilgili mükellefin müracaatı üzerine belirli bir varlık veya işletme bakımından ayrıca saptanan amortisman nispetidir. Bu nispetin geçerlilik başlangıcı müracaat ile bağlantılıdır.
- Müracaat
- Mükellefin ayrı ayrı tespit edilecek nispet için Maliye Bakanlığına yaptığı başvurudur. Maddenin iki farklı geçerlilik tarihi bu başvuruya bağlanmıştır.
- Hesap dönemi
- Mükellefin vergi matrahını belirlediği yıllık dönemdir. Genel ilanla tespit edilen nispetler, ilanların yapıldığı hesap döneminden itibaren geçerlidir.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi: hangi şartlar aranır?
- Maliye Bakanlığınca amortisman nispetinin genel olarak tespit edilmiş ve ilan edilmiş olması gerekir.
- Genel ilanla tespit edilen nispetin uygulanabilmesi için, nispetin ilanının yapıldığı hesap dönemi aranır; bu dönemden önceki dönemlerde nispet geçerli sayılmaz.
- Ayrı ayrı tespit edilecek nispet için ilgili mükellefin Maliye Bakanlığına müracaatta bulunmuş olması gerekir; geçerlilik müracaat ile bağlantılıdır.
- Ayrı ayrı tespit edilen nispetin 320. maddenin üçüncü fıkrası bakımından uygulanabilmesi için müracaat tarihinin dikkate alınması gerekir.
- Maliye Bakanlığının tespit ve ilan ettiği nispeti gerektiğinde değiştirme yetkisinin kullanılmış olması halinde, değiştirilmiş nispet bu yetkinin kullanıldığı biçimde uygulanır.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi: hangi sonuçları doğurur?
- Genel ilanla tespit edilen amortisman nispeti, ilanların yapıldığı hesap döneminden itibaren uygulanır.
- Ayrı ayrı tespit edilen nispet, ilgilinin müracaatta bulunduğu hesap döneminden itibaren uygulanır.
- Ayrı ayrı tespit edilen nispet, 320. maddenin üçüncü fıkrası uygulamasında müracaat tarihinden itibaren geçerlidir.
- Maliye Bakanlığı, tespit ve ilan ettiği amortisman nispetlerini gerektiğinde değiştirebilir ve amortismanlarla ilgili diğer hususları tespit edebilir.
- Maliye Bakanlığı bu yetkiyi kullanmadığı sürece önceki nispetler geçerliliğini korur. (metinde açıkça belirtilmemiş; sonucundan çıkarılmıştır)
Genel ilan ile ayrı ayrı tespit edilen nispet: fark nedir?
Genel ilanla tespit edilen nispet, ilanların yapıldığı hesap döneminden itibaren geçerlidir.
Ayrı ayrı tespit edilen nispet, ilgililerin müracaatta bulunduğu hesap döneminden itibaren geçerlidir.
Geçerlilik başlangıcı iki nispet türünde farklıdır; mükellefin müracaat tarihi ayrı ayrı tespit edilen nispette belirleyicidir.
Hesap dönemi başlangıcı ile 320. madde üçüncü fıkrası uygulaması arasındaki fark nedir?
Ayrı ayrı tespit edilen nispetin hesap dönemi bakımından geçerlilik başlangıcı müracaatın yapıldığı dönemdir.
Ayrı ayrı tespit edilen nispetin 320. maddenin üçüncü fıkrası uygulamasında geçerlilik başlangıcı müracaat tarihidir.
Madde, müracaatın hangi dönem veya tarih itibarıyla dikkate alınacağını iki farklı bağlamda ayrı ayrı belirler; her iki bağlam aynı anda değerlendirilmelidir.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel ilan ile ayrı ayrı tespit edilen nispetin geçerlilik başlangıcını aynı hesap dönemi kurallarına bağlamak; iki durumda başlangıç farklıdır.
- Ayrı ayrı tespit edilen nispetin geçerlilik tarihini ilan tarihine göre belirlemek; bu nispette belirleyici olan müracaattır.
- 320. maddenin üçüncü fıkrası uygulamasında müracaat tarihi yerine hesap dönemi başlangıcını esas almak; madde iki ayrı ölçüt getirir ve üçüncü fıkra bakımından müracaat tarihi belirleyicidir.
- Maliye Bakanlığının değiştirme yetkisini, nispetin geçerlilik başlangıcını geriye çekme yetkisi olarak yorumlamak; madde böyle bir geriye dönük yetki vermez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay ve Danıştay uygulamasında, ayrı ayrı tespit edilen nispetin hangi tarihten geçerli olduğunun belirlenmesinde müracaat tarihinin esas alınması kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/493 E., 2022/1082 K., 05.10.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Ayrı ayrı tespit edilen nispetten yararlanmak isteyen mükellef, müracaatını ve müracaat tarihini belgelemekle yükümlüdür; ispat yükü mükelleftedir.
- Genel ilanla tespit edilen nispetin uygulanmasında ilanın yapıldığı tarih resmi ilan kayıtlarıyla ispatlanır; ilanın yapılış tarihi idarece gösterilmelidir.
- Mükellefin müracaat tarihini gösteren belge (başvuru dilekçesi, kayıt ve evrak giriş bilgisi) bulunmadığında, nispetin müracaat dönemi itibarıyla uygulanamayacağı yönünde idarenin savunması, idare tarafından ispatlanmalıdır.
- Madde metninde bir süre öngörülmediğinden, süreye dayalı bir savunma söz konusu değildir; tartışma müracaat tarihinin tespiti üzerinedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.320: Ayrı ayrı tespit edilen nispetin üçüncü fıkra uygulamasında müracaat tarihinin ölçüt olması, 318. maddenin ikinci cümlesinin doğrudan bağlandığı hükümdür.
- 213 sayılı Kanun m.313: Amortisman ayırma yöntemleri ve nispetlerin uygulama çerçevesini düzenler; 318. madde bu nispetlerin geçerlilik zamanını belirler.
- 213 sayılı Kanun m.315: Amortisman ayırma usulünü ve amortisman hesabını düzenler; 318. maddede tespit edilen nispetler bu hesaplamada uygulanır.
VUK m.320 — Süre bakımından
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 320. maddesi, amortisman süresinin başlangıcını, yıl olarak hesaplanmasını, binek otomobilleri için ayrılacak amortismanı, mükellefin tercihine bağlı gün esaslı amortisman ile amortisman süresini belirleme serbestisini, tercihin değiştirilemezliğini, yıllık amortismanın dönemine bağlanmasını ve amortisman süresinin uzatılamayacağını düzenler. Maddenin sekizinci fıkrası uyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığına bırakılmıştır. Madde, amortismana tabi iktisadi kıymetin aktife girdiği ve işletmede kullanıldığı mükelleflere uygulanır. Madde, amortisman yoluyla gider yazılabilecek kıymetlerin tanımını ve amortismana tabi tutulacak kıymetlerin hangileri olduğunu düzenlemez (m.313 ve devamı). Amortisman dışı kalan gider ve değer düşüklüğü karşılıkları ile yeniden değerlemenin vergisel sonuçları bu maddede yer almaz. Amortismanın ayrılmadığı hallerde geçmiş dönem düzeltmesi ve iade usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Süre bakımından: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amortisman süresi
- Bir iktisadi kıymetin maliyet bedelinin gider olarak yazılacağı yıl sayısıdır. Kıymetin aktife girdiği yıldan başlar ve maddede belirtilen yöntemle yıla çevrilir.
- Mükellefçe uygulanan nispet
- Amortisman süresini yıla çevirmekte payda olarak kullanılan, mükellefin seçtiği amortisman oranıdır. Süre yıl olarak (1) rakamının bu nispete bölünmesiyle bulunur.
- Binek otomobili
- Maddede, kiralama veya çeşitli biçimlerde işletilme faaliyetinde kullanılanlar hariç tutularak ayrı bir amortisman rejimine bağlanan araç türüdür. Ay kesri tam ay sayılarak kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır.
- Gün esaslı amortisman
- Yeni kaydedilen kıymetler için mükelleflerin tercihine bağlı olarak, kullanıma hazır olduğu tarihten başlayarak günlere göre ayrılan amortisman yöntemidir. Faydalı ömür yıl yerine 365 ile çarpılarak gün sayısına çevrilir.
- Faydalı ömür
- Hazine ve Maliye Bakanlığınca iktisadi kıymetler için tespit ve ilan edilen ömür süresidir. Gün esaslı amortismanda ve asgari amortisman süresi sınırında esas alınır.
- Envantere alınma
- Mükellefin amortisman süresini serbest belirleme tercihini kullandığı geçici vergi dönemi sonunu gösterir. Tercih bu döneme göre yapılır.
Süre bakımından: hangi şartlar aranır?
- Kıymetin işletme aktifine kaydedilmiş olması ve amortisman süresinin aktife girdiği yıldan başlaması gerekir.
- Yıllık amortisman süresinin hesabında (1) rakamının mükellefçe uygulanan nispete bölünmesi yöntemi kullanılmalıdır.
- Binek otomobillerinde, kiralama veya çeşitli biçimlerde işletme faaliyetinde kullanılanlar dışında kalan araçlar için aktife girdiği hesap dönemi ay kesri tam ay sayılarak kalan ay süresi kadar amortisman ayrılmalıdır.
- Gün esaslı amortisman tercih edilecekse kıymet işletme aktifine yeni kaydedilmiş olmalı ve ikinci fıkra kapsamındaki binek otomobilleri dışında kalmalıdır.
- Serbest amortisman süresi tercih edilecekse süre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilen faydalı ömürden kısa olmamalı, her yıl için aynı nispet kullanılmalı ve Bakanlık tarafından belirlenen sürenin iki katını ile elli yılı aşmamalıdır.
- Serbest süre tercihi, iktisadi kıymetin envantere alındığı geçici vergi dönemi sonu itibarıyla kullanılmalıdır.
- Amortisman yöntemi, birinci veya üçüncü fıkraya göre hesaplanmaya başlandıktan sonra bu yöntemden vazgeçilmemelidir.
Süre bakımından: hangi sonuçları doğurur?
- Binek otomobilinde kiralama veya çeşitli biçimlerde işletme amacıyla kullanılmayanlar için kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır ve ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.
- Gün esaslı amortisman tercih edilirse amortisman, kıymetin aktifte kaldığı gün sayısı kadar ayrılır ve her hesap dönemi için bu esas uygulanır.
- Serbest belirlenen amortisman süresi, Bakanlık tarafından belirlenen sürenin iki katını ve elli yılı aşamaz; aşılması hâlinde bu sınırın üzerine çıkılamaz.
- Serbest süre ve oranın her yıl için aynı nispet olması gerekir; aynı nispet kullanılmadığında tercih geçerli sayılmaz.
- Tercih, izleyen dönemlerde değiştirilemez; amortisman süresi ve oranı kesin hâle gelir.
- Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede dikkate alınabilir; geçmiş yıl amortismanı sonradan bu yıla aktarılamaz.
- Bir yıl amortisman ayrılmamış olması veya ilk uygulanan nispetten düşük ayrılması süreyi uzatmaz.
- Birinci veya üçüncü fıkraya göre amortisman hesaplanmaya başlandıktan sonra bu hesaplama şeklinden vazgeçilemez.
- Maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Binek otomobili ile diğer iktisadi kıymetler arasındaki fark nedir?
Kiralama veya çeşitli biçimlerde işletilme faaliyetinde kullanılmayan işletme binek otomobilleri, aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılarak kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır.
Diğer iktisadi kıymetlerde amortisman süresi (1) rakamının nispete bölünmesiyle yıl olarak bulunur ve yıllık amortisman bu süreye göre hesaplanır.
Binek otomobillerinde ayrılacak amortisman ay esasına göre hesaplanır; diğer kıymetlerde yıl esasına göre bir hesaplama yapılır.
Kiralama amaçlı binek otomobili ile diğer binek otomobili arasındaki fark nedir?
Faaliyeti kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri, ay esaslı özel kuraldan çıkarılmıştır.
Bu amaçla kullanılmayan işletme binek otomobilleri ikinci fıkradaki ay esaslı hesaba tabidir.
Kiralama amaçlı araçlar için genel yıl esaslı hesap uygulanır, diğer binek otomobillerinde ay esaslı hesap uygulanır.
Yıl esaslı amortisman ile gün esaslı amortisman arasındaki fark nedir?
Genel yıl esaslı hesapta amortisman süresi aktife girilen yıldan başlar ve her yılın amortismanı o yılın değerlemesinde dikkate alınır.
Üçüncü fıkraya göre tercih eden mükellef, kıymetin kullanıma hazır olduğu tarihten başlayarak kıymetin aktifte kaldığı süre kadar gün esasına göre amortisman ayırır.
Gün esaslı yöntem için yeni kaydedilen kıymet, ikinci fıkra kapsamındaki binek otomobili olmamalıdır ve faydalı ömür 365 ile çarpılarak gün sayısı bulunur.
Faydalı ömür ile serbest amortisman süresi arasındaki fark nedir?
Dördüncü fıkraya göre mükellef, Bakanlığın tespit ettiği faydalı ömürden kısa olmamak üzere süreyi serbestçe belirler.
Süre Bakanlığın belirlediği süreden kısa olamaz; üst sınır ise bu sürenin iki katı ve elli yıldır.
Serbest süre, faydalı ömür altına inemez ve ikiye katlanmış süreyi veya elli yılı aşamaz.
Süre bakımından: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Binek otomobillerinde ay esaslı hesabı yıl esaslı hesapla yapmak; ikinci fıkradaki ay kesri kuralını göz ardı etmek.
- Kiralama amacıyla kullanılan binek otomobilini ay esaslı hesaba tabi tutmak; bu araçların ikinci fıkra dışında kaldığını gözden kaçırmak.
- Gün esaslı amortismanı ikinci fıkra kapsamındaki binek otomobillerine uygulamak; bu araçların üçüncü fıkra dışında kaldığını unutmak.
- Faydalı ömür çarpanını yıl yerine gün sayısı ile karıştırmak; gün esasında süreyi üçyüzaltmışbeş ile çarpmayı atlamak.
- Serbest belirlenen süreyi Bakanlık süresinin altına indirmek veya iki katı ile elli yıl sınırını aşmak; sınırın tek başına yeterli olduğunu sanmak.
- Tercihi envantere alınma geçici vergi dönemi dışında bir tarihte kullanmak; tercihi sonradan değiştirilebilir saymak.
- Bir yılın amortismanını atlanmış kabul ederek süreyi uzatmak; oysa madde bunu açıkça yasaklar.
- Birinci veya üçüncü fıkraya göre başlanmış amortisman yönteminden sonradan vazgeçilebileceğini sanmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Amortismana tabi kıymetin ayrılacak amortismanın ilk şartı, aktife kaydedilmiş olmasıdır; aktife kaydı yapılmayan gayrimenkuller için amortisman ayrılamayacağı kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/995 E., 2025/445 K., 18.06.2025)
- Geriye dönük düzeltme işlemleriyle amortisman ayrılmasının mümkün olmadığı, buna karşılık mükellefin süreye ilişkin talebinin idarece cevaplanmasının dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/6511 E., 2025/1336 K., 16.04.2025)
- Her yılın amortismanının ancak o yılın değerlemesinde dikkate alınabileceği ve yıllar arasında kaydırılamayacağı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2022/1525 E., 2022/4993 K., 22.09.2022; 3. Daire, 2018/4033 E., 2022/643 K., 23.02.2022)
- Amortismanın bir yıl ayrılmamasının veya düşük ayrılmasının süreyi uzatmadığı, aynı şekilde tercih değişikliğinin yapılamayacağı kabul edilmektedir. (9. Daire, 2019/5606 E., 2022/954 K., 21.03.2022)
- Amortisman yoluyla gider yazılabilmesi için önce 213 sayılı Kanun'un 320. maddesinde açıkça belirtilen koşulların sağlanması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2006/5474 E., 2008/2262 K., 11.06.2008)
Nasıl ispat edilir?
- Amortisman indirimini talep eden mükellef, kıymetin aktife kaydedildiği tarihi ve kıymetin maliyet bedelini kayıt belgeleri ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Binek otomobilinin kiralama veya çeşitli biçimlerde işletme amacıyla kullanılmadığını ileri süren mükellef, bu iddiasını kullanım belgeleri ve faaliyet kayıtlarıyla ispatlamalıdır; ay esaslı hesabın uygulanması için bu tespit önemlidir.
- Serbest süre tercihini kullanan mükellef, tercihini envantere alınan geçici vergi dönemi sonundaki kayıtları ile ortaya koymalıdır; tercihin yazılı kayda dayanmaması hâlinde amortisman esasının kabulü zorlaşır.
- Serbest belirlenen sürenin Bakanlık tarafından belirlenen sürenin iki katını ve elli yılı aşmadığını gösterme yükümlülüğü mükelleftedir.
- Amortismanın bir yıl ayrılmadığı veya düşük ayrıldığı iddiası, ayrılmayan yılın değerleme kaydı ile karşılaştırılarak ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.313: Amortisman yoluyla gider yazılabilecek iktisadi kıymetlerin kapsamını belirler; bu madde ise süre ve yöntemi düzenler. Madde metninde açıkça anılmasa da amortismana tabi kıymetin tanımı için zorunlu bağ kurar.
VUK m.321 — Amortisman hesapları
Bu madde, amortismanların nasıl kayda alınacağını düzenler: hesaplanan amortismanların ilgili değerlerden doğrudan indirilmesi veya pasifte ayrı bir karşılık hesabında toplanması seçeneklerine izin verir. Maddenin uygulanma koşulu, bu bölüm gereğince hesaplanan amortismanların hesaplarda ayrıca gösterilmesidir. Madde, amortisman oranlarını, sürelerini ve hangi varlıkların amortisman kapsamına gireceğini düzenlemez; bunlar Vergi Usul Kanunu'nun amortisman bölümündeki diğer hükümlerdedir. Madde, amortismanın kayda alınmamasının ya da vergisel sonuçlarının hesaplanmasının usulünü de düzenlemez.
Amortisman hesapları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amortisman
- Maddede, bu bölüm gereğince hesaplanan ve ilgili değerde zamanla oluşan değer kaybını ifade eden kayıt kalemidir. Maddenin kendisi amortismanın hesaplanma yöntemini tanımlamaz.
- Doğrudan indirim yöntemi
- Amortismanın, amortisman konusu varlığın defterdeki değerinden doğrudan düşülmesi yoludur. Bu yöntemde ilgili varlığın kayıtlı değeri amortisman kadar azalır.
- Pasifte ayrı karşılık hesabı
- Amortismanın varlık değerinden düşülmeden, pasif tarafta ayrı bir birikmiş amortisman karşılığı hesabında toplanması yoludur. Varlığın ilk maliyeti kayıtta korunur.
- Hesaplarda ayrıca gösterilme şartı
- Doğrudan indirim ya da ayrı karşılık hesabı yönteminin kullanılabilmesi için amortismanın kayıtlarda ayrıca görünür kılınmasıdır. Bu şart yerine getirilmezse maddedeki seçenekler kullanılamaz.
Amortisman hesapları: hangi şartlar aranır?
- Amortismanın bu bölüm gereğince hesaplanmış olması gerekir.
- Hesaplanan amortismanın hesaplarda ayrıca gösterilmesi şarttır.
- Amortisman, ilgili değerinden doğrudan indirilebilir; bu seçenek için ayrıca gösterim şartı aranır.
- Amortisman, pasifte ayrı bir karşılık hesabında toplanabilir; bu seçenekte de ayrıca gösterim şartı aranır.
- Maddedeki iki yöntem alternatiftir; mükellef bunlardan birini seçebilir.
Amortisman hesapları: hangi sonuçları doğurur?
- Amortisman hesaplarda ayrıca gösterildiğinde, ilgili değerden doğrudan indirilebilir.
- Amortisman hesaplarda ayrıca gösterildiğinde, pasifte ayrı bir karşılık hesabında toplanabilir.
- Ayrı gösterim şartı yerine getirilmezse maddedeki yöntemlerle kayda alma imkânı doğmaz.
- Madde iki yöntem arasında seçim yapılmasına izin verir; yöntem seçimi emredici bir hükümle belirlenmemiştir.
Doğrudan indirim ile pasifte ayrı karşılık hesabı arasındaki fark nedir?
Amortismanın ilgili varlık değerinden doğrudan düşülmesi, varlığın kayıtlı değerinin azalmasıdır.
Amortismanın pasifte ayrı bir karşılık hesabında biriktirilmesi, varlığın kayıtlı değerinin korunmasıdır.
Her iki yöntem de maddede caiz sayılmıştır; hangi yöntemin seçileceği hesap düzeninde tercihe bağlıdır ve bu seçim maddenin kendisinde zorunlu kılınmamıştır.
Ayrıca gösterilen amortisman ile gösterilmeyen amortisman arasındaki fark nedir?
Hesaplarda ayrıca gösterilen amortisman, maddedeki yöntemlerden birinin kullanılmasına imkan verir.
Hesaplarda ayrıca gösterilmeyen amortisman, maddedeki yöntemlere konu olamaz.
Ayrı gösterim şartı yerine gelmemişse maddedeki iki yöntemden hiçbiri bu hal için uygulanmaz.
Amortisman hesapları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddedeki iki yöntemi zorunlu bir ayrım gibi okumak; madde ikisini de caiz saymıştır.
- Ayrı gösterim şartını atlayıp amortismanı doğrudan indirim ya da karşılık hesabı olarak kabul etmek.
- Maddeyi amortisman oranı ya da süresi düzenleyen bir hüküm gibi yorumlamak; madde bunları düzenlemez.
Nasıl ispat edilir?
- Amortismanın bu bölüm gereğince hesaplandığını ve hesaplarda ayrıca gösterildiğini ileri süren taraf, bu hususu defter kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
- Doğrudan indirim yöntemi kullanıldığı iddia ediliyorsa, ilgili varlığın kayıtlarındaki düşümün defterlerde görünür olması gerekir.
- Pasifte ayrı karşılık hesabı kullanıldığı iddia ediliyorsa, ayrı karşılık hesabının defterlerde açıkça izlenebilir olması gerekir.
- Ayrı gösterim şartının yerine getirilmediği ileri sürülürse, bunu iddia eden taraf kayıtların eksikliğini gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.321: Maddenin atıf yaptığı bu bölümün amortisman hesaplama hükümleri, bu maddenin uygulanacağı amortismanın kaynağıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıldan | m.313 | (Değişik birinci fıkra: 21/1/1983-2791/6 md.) İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin,… |
| elli yılı | m.320 | Şu kadar ki, bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen sürenin iki katını ve elli yılı aşamaz. |
| bir yıl | m.320 | Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
18 karar- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/995 E., 2025/445 K., 18.06.2025İlgili madde: m.313, m.315, m.320
- 9. Daire, 2023/6511 E., 2025/1336 K., 16.04.2025İlgili madde: m.320
- 3. Daire, 2023/6131 E., 2024/5731 K., 07.11.2024İlgili madde: m.313, m.315
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/1600 E., 2023/154 K., 08.03.2023İlgili madde: m.313
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/8848 E., 2022/16950 K., 14.12.2022İlgili madde: m.317
- 9. Daire, 2020/916 E., 2022/4957 K., 20.10.2022İlgili madde: m.315
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/493 E., 2022/1082 K., 05.10.2022İlgili madde: m.315
- 4. Daire, 2022/1525 E., 2022/4993 K., 22.09.2022İlgili madde: m.320
- 9. Daire, 2019/5606 E., 2022/954 K., 21.03.2022İlgili madde: m.320
- 9. Daire, 2019/339 E., 2022/834 K., 14.03.2022İlgili madde: m.315
Diğer 8 karar
- 3. Daire, 2018/4033 E., 2022/643 K., 23.02.2022İlgili madde: m.320
- 17. Hukuk Dairesi, 2018/5702 E., 2020/4741 K., 13.07.2020İlgili madde: m.317
- 4. Daire, 2018/5021 E., 2019/11075 K., 31.12.2019İlgili madde: m.313, m.315, m.317
- 17. Hukuk Dairesi, 2009/1634 E., 2010/3679 K., 20.04.2010İlgili madde: m.317
- 4. Daire, 2008/4215 E., 2009/3347 K., 17.06.2009İlgili madde: m.313
- 4. Daire, 2006/5474 E., 2008/2262 K., 11.06.2008İlgili madde: m.313, m.320
- 11. Daire, 1997/4913 E., 1999/2086 K., 26.05.1999İlgili madde: m.314
- 9. Daire, 1989/3583 E., 1989/3190 K., 21.11.1989İlgili madde: m.314
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 14.10.2021 (m.318).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1.3. Değerleme bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış