VUK › Vergilendirme › Takdir, zirai kazançlar ve özel komisyonları

Müşterek hükümler

VUK m.87–92Vergi ve Vergi Usul HukukuSon değişiklik: 23.01.2008 (m.87)

Kısaca

VUK m.87, Vergi Usul Kanunu uyarınca takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara üye seçilecek kimselerde aranacak vasıfları düzenler. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 88. maddesi, bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ile tahrir komisyonu başkanlarının göreve başlarken edecekleri yeminin kimler tarafından, hangi merci huzurunda ve hangi metinle edileceğini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.87–92 hükümlerini kapsar.

VUK m.87 — Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar

Bu madde, Vergi Usul Kanunu uyarınca takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara üye seçilecek kimselerde aranacak vasıfları düzenler. Seçilecek kişilerde iyi ahlak, muhitin güveni, medeni hakların kullanımı, yaş ve bazı suçlardan mahkûm olmama koşulları ile tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları için ayrıca iktisadi şartlara vukuf ve yaş koşulu getirir. Maddenin kime uygulanacağı, komisyonlara memur dışından seçilecek kişiler olmasıyla sınırlıdır. Komisyonların kuruluşunu, üye sayısını, görev süresini ve çalışma usulünü düzenlemez. Mahkûmiyet dışındaki kamu görevinden yasaklanma sonuçlarını düzenlemez. Üyelerin seçim usulü ile vergi tarhına ilişkin komisyon işleyişi de bu maddenin dışındadır (ilgili ayrı hükümler).

Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar: hangi kavramlar bilinmeli?

Takdir komisyonu
Vergi Usul Kanunu uyarınca matrah takdiri yapan il komisyonları ile özel komisyonları ifade eder. Bu madde, bu komisyonlara seçilecek üyelerin niteliklerini belirler.
Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonu
Tadilat ve zirai kazançların takdirine ilişkin il komisyonudur. Bu komisyonlara seçilecek üyelerde, takdir ve özel komisyonlara göre ek vasıflar aranır.
Medeni haklardan ıskat
Mahkeme kararıyla kişinin medeni haklarından yoksun bırakılmasıdır. Maddenin ikinci bendi bu durumda olanların seçilmesini engeller.
Mahkûmiyet koşulu
Maddede sayılan suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmamasıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesindeki sürelerin geçmiş olması bu engeli ortadan kaldırmaz.
Vukuf
Mensup olunan şehir veya kasabanın iktisadi şartları ile emlak ve ziraat işleri hakkında bilgi sahibi olmayı ifade eder. Bu şart yalnız tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları için aranır.

Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar: hangi şartlar aranır?

  • Seçilecek kişinin memur olmaması gerekir.
  • Seçilecek kişinin iyi ahlak sahibi olması ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunması gerekir.
  • Seçilecek kişinin medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmaması gerekir.
  • Seçilecek kişinin kasten işlenen beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan, devletin güvenliğine, anayasal düzene karşı suçlardan ya da maddede sayılan zimmet, rüşvet, dolandırıcılık, sahtecilik, kaçakçılık gibi suçlardan mahkûm olmaması gerekir; TCK m.53 süreleri geçmiş olsa bile bu engel devam eder.
  • Takdir ve özel komisyonlara seçilecek kişinin otuz yaşını bitirmiş olması gerekir.
  • Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilecek kişinin mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukuf sahibi olması gerekir.
  • Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilecek kişinin yirmibeş yaşını bitirmiş bulunması gerekir.

Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan vasıfları taşımayan kişi bu komisyonlara seçilemez.
  • Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonu için yaş ve vukuf şartları karşılanmadan seçim yapılırsa seçim vasıflara aykırı olur.
  • Mahkûmiyet engeli, TCK m.53 süreleri geçse bile devam eder.
  • Maddede sayılan kriterler komisyon üyeliği için asgari koşuldur; bunları taşıyan kişinin seçilmesi zorunlu değildir.

Takdir ve özel komisyon ile tadilat ve zirai kazançlar il komisyonu arasındaki fark nedir?

Takdir ve özel komisyonlara seçilecek kişilerde otuz yaş şartı aranır.

Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonuna seçilecek kişilerde ayrıca otuz yaş değil yirmibeş yaş şartı ve iktisadi şartlara vukuf koşulu aranır.

Yaş ve vukuf koşulları komisyon türüne göre farklılaşır; tadilat ve zirai kazançlar il komisyonu için yaş sınırı otuzdan değil yirmibeşten başlar.

Mahkûmiyet engeli ile TCK m.53 süreleri arasındaki fark nedir?

Maddede sayılan suçlardan mahkûmiyet, TCK m.53 süreleri geçse bile engel oluşturmaya devam eder.

Sayılan suçlar dışındaki suçlar için TCK m.53 kapsamındaki süreler geçmişse seçilme engeli sona erer.

Maddede sayılan ağır suçlarda zaman aşımı veya süre geçmesi seçilme engelini kaldırmaz.

Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • TCK m.53 süreleri geçtiği için maddede sayılan ağır suçlardan mahkûmiyetin engel olmaktan çıktığını sanmak; maddeye göre engel devam eder.
  • Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonu için de otuz yaş şartını aramak; bu komisyon için yirmibeş yaş şartı geçerlidir.
  • Memur olan kişiyi komisyona seçmek; madde metni memurların dışında seçim yapılmasını öngörür.
  • Vukuf şartını takdir ve özel komisyonlar için de aramak; vukuf şartı yalnız tadilat ve zirai kazançlar il komisyonu için aranır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, maddedeki vasıfların seçim anında bulunup bulunmadığını ayrıca değerlendirmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/444 E., 2023/1833 K., 05.10.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Seçilmeye itiraz eden taraf, seçilen kişinin vasıflardan birini taşımadığını ileri sürdüğünde ispat yükü ona aittir.
  • Mahkûmiyet durumu, adli sicil kaydı ile ispatlanır.
  • Yaş şartı, nüfus kaydı ile ispatlanır.
  • Medeni haklardan ıskat durumu, mahkeme kararı ile ispatlanır.
  • Muhitin emniyet ve itimadı ile iyi ahlak, yazılı belge ile kanıtlanamayan hallerde tanık beyanı ile değerlendirilir; bu konuda kesin bir ispat kuralı maddede yer almaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53: Maddede sayılan suçlar dışındaki mahkûmiyetlerde, TCK m.53 kapsamındaki süreler geçmişse seçilme engeli sona erer; bu madde, maddede sayılan suçlar bakımından süre geçmesini engel olarak kabul etmez.

VUK m.88 — Yemin

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 88. maddesi, bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ile tahrir komisyonu başkanlarının göreve başlarken edecekleri yeminin kimler tarafından, hangi merci huzurunda ve hangi metinle edileceğini düzenler. Yemin metni, şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda eda edilmesini öngörür. Madde, komisyon üyelerinin tarafsızlık ve doğruluk yükümlülüğünü yemin metninde ifade eder. Maddenin uygulanması yalnızca bu komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir komisyonu başkanları bakımından söz konusudur. Madde, komisyonların görev ve yetkilerini, komisyonların kuruluş ve üye seçim usulünü düzenlemez. Yemin edilmemesinin ya da yeminle bağlı kalınmayan işlemlerin hukuki sonuçlarını da düzenlemez; bu konular ilgili vergi kanunu hükümlerinde aranmalıdır. Hukuk yargılamasındaki yemin delili (HMK m.233 vd.) bu maddenin konusu değildir.

Yemin: hangi kavramlar bilinmeli?

Yemin
Kişinin, namusu, şerefi ve kutsal saydığı değerler üzerine bir görevi dürüstçe yerine getireceğini ya da bir beyanın doğruluğunu taahhüt ettiği resmi tören işlemidir. Maddede yemin, komisyon üyeliğine bağlı bir görev yemini olarak düzenlenmiştir.
Tahrir komisyonu başkanı
Tahrir komisyonunun başkanlığını yapan ve bu sıfatla yemin etmesi gereken kişidir. Madde, başkanın da üyeler gibi yemin etmesini öngörür.
İdare heyeti
Şehir ve kasabalarda yemin işlemini yapmaya yetkili merci olarak metinde gösterilen kuruldur. Yeminin kime karşı edileceğini belirler; köylerde bu görev ihtiyar meclisine aittir.
İhtiyar meclisi
Köylerde yemin işlemini yapmaya yetkili merci olarak metinde gösterilen kuruldur. Yerleşim yerinin köy niteliğine göre belirlenir.
Tarafsızlık yükümlülüğü
Yemin metninde yer alan, komisyon üyesinin hiçbir etki altında kalmadan adalet ve doğruluktan ayrılmaması, devlet ile mükellef haklarını eşit tutması ve takdir ile tahminde bir tarafa meyletmemesi borcudur.

Yemin: hangi şartlar aranır?

  • Yemin edecek kişinin, bu kısımda yazılı komisyonlardan birine seçilmiş üye veya tahrir komisyonu başkanı olması gerekir.
  • Yeminin, yerleşim yerinin niteliğine göre yetkili merci olan şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda edilmesi gerekir.
  • Yeminin, maddede yazılı metin esas alınarak şekli ve içeriği itibarıyla bu metne uygun biçimde edilmesi gerekir.
  • Yemin eden kişinin, komisyonda çalışacağı süre boyunca vicdan ve kanaatine tabi kalacağını ve adalet ile doğruluktan ayrılmayacağını namusu üzerine taahhüt etmesi gerekir.
  • Yemin eden kişinin devlet ve mükellef haklarını bir tutacağını ve takdir ile tahminlerde bir tarafa meyletmeyeceğini taahhüt etmesi gerekir.

Yemin: hangi sonuçları doğurur?

  • Yemin, maddede belirtilen merci huzurunda ve metne uygun biçimde edilirse komisyon görevine ilişkin yemin yükümlülüğü yerine getirilmiş olur.
  • Yemin edilmeden komisyonda çalışmaya başlanmasının hukuki sonucu bu maddede düzenlenmemiştir; ilgili vergi mevzuatına bakılmalıdır.
  • Yemin metninde tarafsızlık ve doğruluk taahhüdü bulunduğundan, yeminin ihlal edilmesi halinde görevin gereklerine aykırı davranış bu taahhüde aykırılık oluşturur.
  • Madde metninin değiştirilerek yemin formülünün bu kanunda yazılı olandan farklı biçimde edilmesi, metne uygun yemin sayılmasını sağlamaz.

Şehir ve kasaba ile köy arasındaki fark nedir?

Şehir ve kasabalarda yemin, idare heyeti huzurunda edilir.

Köylerde yemin, ihtiyar meclisi huzurunda edilir.

Yeminin hangi merci önünde edileceği yerleşim yerinin niteliğine göre değişir; yetkili merci yanlış seçilirse yeminin usulüne uygunluğu tartışmalı hale gelir.

Komisyon üyesi ile tahrir komisyonu başkanı arasındaki fark nedir?

Komisyonlara seçilen üyeler yemin eder.

Tahrir komisyonu başkanları da maddede açıkça yemin edenler arasında sayılmıştır.

Başkanın ayrıca yemin etmesi gerekir; üye sıfatıyla yemin etmiş olması başkan olarak yeminin yerine geçmez.

Yemin: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Köy ile kasabayı karıştırarak yeminin ihtiyar meclisi yerine idare heyeti huzurunda edildiğini kabul etmek.
  • Tahrir komisyonu başkanını üye sayarak başkana ayrıca yemin ettirilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Madde metnindeki yemin formülünü yaklaşık biçimde değiştirerek yeminin geçerli sayılacağını düşünmek.
  • Maddede süre öngörülmediği halde yemin için bir son tarih aramak.

Nasıl ispat edilir?

  • Yeminin edilip edilmediğini ve hangi merci huzurunda yapıldığını iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; yemin tutanağı ve komisyon seçim kararı bu konuda başlıca belgelerdir.
  • Yemin edilmediği ileri sürülen komisyon üyesinin işlemlerinin geçerliliği tartışılıyorsa, yeminin yapıldığını gösteren resmi kayıt ve tutanak aranır.
  • Yerleşim yerinin şehir, kasaba veya köy niteliği tartışmalıysa, bu niteliği ileri süren taraf yetkili mercii belirleyen bilgiyi ispat eder.

VUK m.89 — Nisap

Bu madde, Vergi Usul Kanunu'nun takdir komisyonlarının toplantı ve karar yeter sayısını düzenler. Komisyonların üye tam sayısının çoğunluğuyla toplanmasını, çoğunlukla karar vermesini ve oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunlukta sayılmasını kapsar. Maddenin uygulanması, takdir komisyonunun kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve görev alanı bakımından takdir komisyonlarının karar alma usulüne ilişkindir. Komisyonların kuruluşunu, üyelerin seçimini ve görev alanlarını düzenlemez (bu kısım VUK'un ilgili maddelerinde yer alır). Takdir komisyonu kararına karşı başvuru yollarını, tebliğ ve dava süreçlerini de düzenlemez; bunlar ayrı vergi yargılama hükümlerine tabidir.

Nisap: hangi kavramlar bilinmeli?

Üye tam sayısı
Komisyonun kanunda öngörülen toplam üye sayısıdır. Toplantı yeter sayısı bu rakam üzerinden hesaplanır; fiilen katılan üye sayısı esas alınmaz.
Çoğunluk ile toplantı
Komisyonun, üye tam sayısının salt çoğunluğunun hazır bulunmasıyla toplanabilmesidir. Bu eşiğin altında yapılan toplantı geçerli kabul edilmez.
Çoğunlukla karar
Kararın, hazır bulunan üyelerin oylarının çoğunluğuyla alınmasıdır. Burada ölçüt tam sayı değil, oy kullanan üyelerin çoğunluğudur.
Oyların eşitliği
Oy sayısının iki tarafta eşit kalması durumudur. Bu halde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır ve karar onun görüşü yönünde oluşur.

Nisap: hangi şartlar aranır?

  • Komisyonun toplanabilmesi için üye tam sayısının çoğunluğunun toplantıda hazır bulunması gerekir.
  • Kararın alınabilmesi için hazır bulunan üyelerin çoğunluğunun aynı yönde oy kullanması gerekir.
  • Oyların eşit çıkması halinde, başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılmalı ve karar bu taraf yönünde oluşmalıdır.
  • Oylamanın eşitlik bozulmadan sonuçlanması için oy kullanan üyelerin tamamının kararda yer alması gerekir.

Nisap: hangi sonuçları doğurur?

  • Üye tam sayısının çoğunluğu toplantıda bulunmadan yapılan toplantıda karar alınamaz.
  • Çoğunluk sağlanarak alınan karar, komisyonun kararı olarak geçerli sayılır.
  • Oylar eşit kaldığında başkanın bulunduğu tarafın görüşü karar olur.
  • Yeter sayıya uyulmadan alınan karar, komisyon kararı niteliği taşımaz ve geçerliliği tartışmalıdır.

Toplantı yeter sayısı ile karar yeter sayısı arasındaki fark nedir?

Toplantı yeter sayısında ölçüt, üye tam sayısının çoğunluğunun toplantıda bulunmasıdır.

Karar yeter sayısında ölçüt, toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğunun oyudur.

Toplantı tam sayı üzerinden, karar ise hazır bulunanlar üzerinden hesaplanır; ikisi aynı rakam değildir.

Eşitlik halinde başkanın oyu ile eşitlik dışındaki çoğunluk arasındaki fark nedir?

Oyların eşit olduğu halde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır.

Oylar eşit değilse kararı, oy sayısı fazla olan taraf verir.

Eşitlik halinde karar başkanın tarafının görüşüyle oluşur; başka bir hesap yapılmaz.

Nisap: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Toplantı yeter sayısını hazır bulunan üyelere göre hesaplamak; yeter sayı için üye tam sayısının esas alınması gerekir.
  • Karar yeter sayısını üye tam sayısının çoğunluğu olarak hesaplamak; karar için hazır bulunan üyelerin çoğunluğu aranır.
  • Oyların eşitliğinde kararı başkanın görüşüne bağlamamak veya başka bir ölçüt uygulamak; madde başkanın tarafını çoğunlukta sayar.
  • Eşitlik kuralını genel çoğunluk kuralının yerine koyup, eşitlik dışında da başkanın oyunu üstün tutmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Takdir komisyonu kararlarında, yeter sayının sağlanmadığı ya da oy dağılımının gösterilmediği hallerde kararın usulden sakat olduğu yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (3. Daire, 2020/2923 E., 2021/290 K., 26.01.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Takdir komisyonu kararının usulüne uygun alındığını iddia eden idare, toplantı tutanağı ve oy dağılımını gösteren kayıtla ispat yükü altındadır.
  • Toplantıya katılan üye sayısı ve kararın hangi çoğunlukla alındığı tutanaktan anlaşılır; tutanakta bu bilgi yoksa kararın yeter sayıyla alındığı ispatlanamaz.
  • Eşitlik halinde kararın başkanın tarafında olduğunu iddia eden taraf, oy dağılımını ve başkanın hangi tarafta bulunduğunu gösterir.
  • Yeter sayının sağlanmadığını ileri süren kişi bunu tutanak içeriğiyle ortaya koyar; karşı taraf ise katılımı belgeyle karşılamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

VUK m.90 — Devam

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 90. maddesi, komisyon toplantılarına katılamayan üyenin yerine yedek üyenin davet edilmesini ve mazeretsiz üç ardışık toplantıya gelmeyen seçilmiş üyenin istifa etmiş sayılmasını düzenler. Ayrıca mücbir sebep veya mezuniyet nedeniyle devam edemeyecek asil üyenin yerine yedek üyenin vekâlet etmesini hükme bağlar. Madde, kanunda kurulan ve üyeleri seçimle belirlenen komisyonların üyeleri bakımından uygulanır. Komisyonların kuruluşu, üyelerinin seçim usulü, komisyonun görev ve yetkileri ile çalışma usulünü düzenlemez; bunlar kendi hükümlerinde yer alır. Maddenin atıf yaptığı yedek üyelik ve seçim düzeni de ayrı bir konudur ve ilgili kanun hükümlerine bakılmalıdır.

Devam: hangi kavramlar bilinmeli?

Yedek üye
Asil üyenin toplantıya katılamadığı hallerde onun yerine davet edilen, aynı komisyonda görevlendirilmiş kişidir. Yedek üye, asil üyenin bulunamadığı anla sınırlı olarak görev yapar.
Mücbir sebep
Asil üyenin kendi irade ve kusuru dışında gelmesine engel olan olağanüstü durumdur. Mücbir sebep bulunduğunda üç ardışık toplantı kuralı işlemez.
Mezuniyet
Asil üyenin izinli olması nedeniyle görevine devam edememesi halidir. Mezuniyet, mücbir sebepten ayrı bir gerekçe olarak sayılmıştır.
Mütaakıp toplantı
Art arda gelen, araya başka toplantı girmeksizin yapılan toplantılardır. Üç mütaakıp toplantıya gelinmemesi, kesintisiz üç toplantının kastedildiğini gösterir.
İstifa etmiş sayılma
Seçilmiş üyenin fiilen istifa etmeden, kanun gereği görevinden ayrılmış sayılmasıdır. Bu durumda yerine yedek üye asil üye olarak getirilir.

Devam: hangi şartlar aranır?

  • Komisyon toplantısında asil üyenin, herhangi bir sebeple olursa olsun, bulunamayacağının anlaşılması gerekir; bu hâlde yerine yedek üye davet edilir.
  • Mücbir sebebe dayanmaksızın üç mütaakıp toplantıya gelmeyen seçilmiş üye bulunmalıdır.
  • Üyenin üç mütaakıp toplantıya gelmemesinin mücbir sebebe dayanmaması gerekir; mücbir sebep varsa istifa sayımı uygulanmaz.
  • İstifa etmiş sayılma sonucu için üyenin seçilmiş üye olması ve yerine yedek üyenin asil üye olarak getirilebilmesi gerekir.
  • Mücbir sebep veya mezuniyet nedeniyle devam edemeyecek asil üyenin yerine yedek üyenin vekâlet etmesi için bu hâllerin fiilen varlığı gerekir.

Devam: hangi sonuçları doğurur?

  • Asil üye herhangi bir sebeple toplantıda bulunamıyorsa, yerine yedek üye davet edilir.
  • Mücbir sebebe dayanmaksızın üç mütaakıp toplantıya gelmeyen seçilmiş üye istifa etmiş sayılır.
  • İstifa etmiş sayılan üyenin yerine yedek üye asil üye olarak getirilir.
  • Mücbir sebep veya mezuniyet nedeniyle devam edemeyecek asil üyenin yerine yedek üye vekâlet eder.
  • Mücbir sebebe dayanan devamsızlık istifa sayımı doğurmaz.

Geçici yokluk ile istifa sayılma arasındaki fark nedir?

Asil üyenin bir toplantıda bulunamaması halidir. Bu durumda yalnızca o toplantı için yedek üye davet edilir.

Seçilmiş üyenin mazeretsiz üç mütaakıp toplantıya gelmemesi halidir. Bu durumda üye istifa etmiş sayılır.

Birinci halde asil üye görevinde kalır; ikinci halde üye görevden ayrılmış sayılır ve yedek üye asil üye olur.

Mücbir sebep ile mücbir sebep dışı devamsızlık arasındaki fark nedir?

Mücbir sebep veya mezuniyet nedeniyle devam edemeyen asil üye hâlidir.

Mücbir sebebe dayanmadan üç mütaakıp toplantıya gelmeyen üye hâlidir.

Mücbir sebep veya mezuniyette yedek üye vekâlet eder; mücbir sebep dışı devamsızlıkta üye istifa etmiş sayılır.

Yedek üyenin davet edilmesi ile yedek üyenin asil üye olması arasındaki fark nedir?

Asil üyenin bir toplantıda bulunamadığı durumda yedek üye davet edilir.

İstifa sayılan seçilmiş üyenin yerine yedek üye asil üye olarak getirilir.

Davet geçici bir katılımdır; asil üyelik ise kalıcı bir değişikliktir.

Devam: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üç mütaakıp toplantı kuralını, araya başka toplantı girmiş veya kesintili devamsızlıklara da uygulamak; kuralın yalnızca kesintisiz üç toplantıya uygulandığını göz ardı etmek.
  • Asil üyenin geçici bulunamamasını istifa sayımı ile karıştırmak; her devamsızlıkta üyeyi istifa etmiş saymak.
  • Mücbir sebep veya mezuniyet bulunduğu hâlde istifa sayımı uygulamak; mücbir sebebin varlığını araştırmadan karar vermek.
  • Yedek üyenin vekâlet ile asil üyelik arasındaki farkı karıştırmak; vekâletin geçici, asil üyeliğin kalıcı olduğunu gözden kaçırmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Yedek üyenin davet edilmesi iddiasını ileri süren taraf, asil üyenin toplantıda bulunamadığını toplantı tutanağı veya katılım kaydı ile ispatlar.
  • Üyenin mazeretsiz üç mütaakıp toplantıya gelmediğini ileri süren taraf, ardışık toplantı tutanaklarıyla ispat yükü altındadır.
  • Mücbir sebep veya mezuniyet savunmasını yapan üye, bu durumu belgelerle ispatlamakla yükümlüdür; aksi halde istifa sayımı uygulanır.
  • Yedek üyenin vekâlet ettiği iddiası, asil üyenin mücbir sebep veya mezuniyet nedeniyle devam edemediğinin ortaya konmasına bağlıdır.

VUK m.91 — Görev süresi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 91. maddesi, tahrir komisyonu başkan ve üyelerinin görev sürelerini düzenler. Genel tahrir bitinceye kadar görevde kalma kuralını, takdir, tadilat ve zirai kazanç işlerinde il komisyonlarına seçilen üyelerin üç yıllık görev süresini, bu üyeleri seçen kurum ve kuruluşların seçim yenilemesinin görev süresini kısaltmamasını ve süresi dolanların yeniden seçilebilmesini konu alır. Madde, vergi tahrir komisyonlarının üyeleri bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: komisyonların kuruluşu ve üyelerinin nitelikleri, tahrir ve takdir işlemlerinin usulü ile bu işlemlere karşı itiraz ve dava yolları (ilgili VUK hükümleri ve ilgili maddeleri kapsamında düzenlenir), ayrıca Başdenetçi veya denetçi gibi görev sürelerine ilişkin başka mevzuat hükümleri; bunlar bu maddenin kapsamı dışındadır.

Görev süresi: hangi kavramlar bilinmeli?

Tahrir komisyonu
Vergi tahriri yapmakla görevli komisyondur. Görev süresi, genel tahrir dönemine bağlanmıştır.
Genel tahrir
Belirli bir dönemde mükellefler için topluca yapılan vergi tahriridir. Tahrir komisyonu başkan ve üyelerinin görevi, bu tahririn bitimine kadar sürer.
İl komisyonu
Takdir, tadilat ve zirai kazançlarla ilgili üyelerin seçildiği komisyondur. Bu komisyonlara seçilen üyelerin görev süresi maddede ayrıca düzenlenmiştir.
Takdir ve tadilat
Vergi tarhına esas matrah tespitine ilişkin takdir işlemleri ile sonradan yapılan düzeltme işlemleridir. Bu işlemlere ilişkin il komisyonu üyeleri üç yıl görev yapar.
Zirai kazanç
Tarımsal faaliyetten elde edilen kazançtır. Bu kazançların takdiri için kurulan il komisyonlarında görev yapan üyeler üç yıllık süre ile seçilir.

Görev süresi: hangi şartlar aranır?

  • Tahrir komisyonu başkan ve üyelerinin görevi, genel tahrir bitinceye kadar devam etmelidir.
  • Takdir, tadilat ve zirai kazanç işleri için il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç yıl olarak belirlenmiş olmalıdır.
  • Üyeleri seçen daire, meclis veya mesleki teşekküllerdeki seçimlerin yenilenmesi, bu üyelerin görev süresini kısaltmamalıdır.
  • Süresi dolan üyelerin yeniden seçilmesi mümkün olmalıdır.

Görev süresi: hangi sonuçları doğurur?

  • Takdir, tadilat ve zirai kazanç il komisyonu üyelerinin görevi üç yıl sonra sona erer.
  • Üyeleri seçen daire, meclis veya mesleki teşekküllerin seçimlerinin yenilenmesi, üyelerin görev süresini kısaltmaz.
  • Süresi dolan üyelerin yeniden seçilmesi caizdir.
  • Tahrir komisyonu başkan ve üyelerinin görevi, genel tahrir bitinceye kadar sürer.

Genel tahrir üyeleri ile il komisyonu üyeleri arasındaki fark nedir?

Tahrir komisyonu başkan ve üyeleri, görevleri genel tahrir bitinceye kadar sürer.

Takdir, tadilat ve zirai kazanç için il komisyonlarına seçilen üyeler, belirli üç yıllık bir süre ile seçilir.

Birinci grup için süre tahrir dönemine bağlanmış, ikinci grup için sabit bir süre öngörülmüştür.

Süre dolumu ile seçimin yenilenmesi arasındaki fark nedir?

Üç yıllık görev süresi, üyeyi seçen kurumun seçim dönemine göre dolar.

Üyeyi seçen daire, meclis veya mesleki teşekküllerin seçim yenilemesi bu süreyi değiştirmez.

Seçimin yenilenmesi üyenin görevini sona erdirmez; üç yıllık süre devam eder.

Süresi dolan üye ile yeniden seçim arasındaki fark nedir?

Süresi dolan üye görevinden ayrılır.

Süresi dolan üyenin yeniden seçilmesi caizdir.

Aynı kişi süre sonunda yeniden seçilebilir.

Görev süresi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Takdir, tadilat ve zirai kazanç il komisyonu üyelerinin görev süresini tahrir dönemine bağlamak; bu üyeler için süre üç yıldır.
  • Seçimlerin yenilenmesini üyenin görevini kendiliğinden sona erdiren neden saymak; madde bunu açıkça kısaltma sebebi saymamıştır.
  • Süresi dolan üyenin yeniden seçilmesini yasak saymak; madde yeniden seçilmeyi caiz kılmıştır.

Nasıl ispat edilir?

  • Görev süresinin sona erdiğini ileri süren taraf, üyenin seçilme tarihini ve üç yıllık süreyi gösteren seçim kararı veya tutanakla ispat yükü altındadır.
  • Seçimin yenilenmesi nedeniyle görev süresinin kısaldığını ileri süren taraf, bu iddiayı ayrıca ispatlamak zorundadır; madde bu iddiayı kabul etmemektedir.
  • Genel tahririn bitip bitmediği, tahrir dönemi belgeleri ile ispatlanır.

VUK m.92 — Ücretler

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 92. maddesi, vergi uyuşmazlıklarında görev yapan komisyonların başkan ve üyelerine verilecek ücretin hangi usulle belirleneceğini düzenler. Ücretin tespiti iki ayrı çerçevede yapılır: Merkez dışındaki komisyonlar için Maliye Bakanlığınca tayin edilen miktar, Merkez komisyonlar ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca yönetmelikle kurulan komisyon için Cumhurbaşkanı kararıyla tayin edilen miktar. Madde, bu komisyonlarda görevlendirilen başkan ve üyelere uygulanır. Maddede süre, ücretin hesap yöntemi, gösterge tablosu veya ödemenin yapılma usulü yer almaz; bu hususlar (m.92 dışında) Bakanlık düzenlemelerine ve yetkili makamların işlemlerine bırakılmıştır.

Ücretler: hangi kavramlar bilinmeli?

Ücret tespit yetkisi
Komisyon başkan ve üyelerine ödenecek ücret miktarını belirleme yetkisidir. Madde bu yetkinin kime ait olduğunu, komisyon türüne göre ayırarak belirler. Ücretin miktarı maddede sayısal olarak yazılmamıştır.
Mahalli defterdarlık teklifi
Merkez dışındaki komisyonlara ödenecek ücret miktarının Maliye Bakanlığınca tayin edilmesinden önce, yerel defterdarlığın yaptığı öneridir. Maddede bu teklif, Bakanlık kararının ön koşulu olarak yer alır.
Merkez komisyonlar
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu ve Merkez Uzlaşma Komisyonlarıdır. Bu komisyonların başkan ve üyelerinin ücreti, madde uyarınca Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.
Gelir Vergisi Kanunu m.31 yönetmeliği komisyonu
Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesinde öngörülen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyondur. Bu komisyonun başkan ve üyelerinin ücreti de Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir; ancak bu komisyon birinci fıkranın kapsamı dışındadır.

Ücretler: hangi şartlar aranır?

  • Ücretin ödenecek komisyonun, madde metninde sayılan komisyonlardan biri olması gerekir.
  • Komisyon, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları veya Gelir Vergisi Kanunu m.31 yönetmeliğine göre kurulan komisyon dışında kalan bir komisyon olmalıdır; bu durumda ücret, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
  • Komisyon, Merkez komisyonlardan veya Gelir Vergisi Kanunu m.31 yönetmeliği komisyonundan biri olduğunda ücret Cumhurbaşkanı kararıyla tayin edilir.
  • Ücreti alacak kişinin, ilgili komisyonda başkan veya üye olarak görev yapmış olması gerekir; ücret bu görev dolayısıyla verilir.

Ücretler: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkra kapsamındaki komisyon başkan ve üyelerine, görevleri dolayısıyla Maliye Bakanlığınca tayin olunan miktarda ücret verilir.
  • İkinci fıkra kapsamındaki komisyon başkan ve üyelerine, çalışmaları dolayısıyla Cumhurbaşkanı kararıyla tayin edilen ücret verilir.
  • Ücretin miktarı madde metninde sayısal olarak belirlenmemiştir; her iki halde de miktar yetkili makamın işlemiyle ortaya çıkar.
  • Ücret, komisyondaki görev dolayısıyla verildiğinden, görev yapılmayan dönem için ücret doğmaz.

Birinci fıkra komisyonları ile ikinci fıkra komisyonları arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra kapsamındaki komisyonlar, yani merkez dışı ortalama kar hadleri, zirai kazanç ve uzlaşma komisyonları, ücret tespiti için mahalli defterdarlık teklifini ve Maliye Bakanlığı tayinini esas alır.

İkinci fıkra kapsamındaki Merkez komisyonlar ve Gelir Vergisi Kanunu m.31 yönetmelik komisyonu için ücret, Cumhurbaşkanı kararıyla tayin edilir.

Hangi komisyonun ücretinin hangi makam tarafından belirleneceği, komisyonun adına göre değişir. Yetkili makamın yanlış seçilmesi işlemi usulden sakatlar.

Merkez Uzlaşma Komisyonu ile mahalli Uzlaşma Komisyonu arasındaki fark nedir?

Merkez Uzlaşma Komisyonları, ikinci fıkrada adı geçen merkez komisyonlardır.

Mahalli (taşra) uzlaşma komisyonları, birinci fıkra kapsamında kalır.

Ücret tespiti yetkisi, uzlaşma komisyonunun merkez veya taşra olmasına göre Cumhurbaşkanı kararı ya da Maliye Bakanlığı tayini arasında değişir.

Gelir Vergisi Kanunu m.31 komisyonu ile diğer yönetmelik komisyonları arasındaki fark nedir?

Gelir Vergisi Kanunu m.31 uyarınca yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon, ikinci fıkrada açıkça sayılmıştır.

Bu maddede sayılmayan diğer komisyonlar ise birinci fıkranın genel kuralına tabidir.

Yalnız m.31 komisyonu için ücret Cumhurbaşkanı kararıyla tayin edilir; benzer nitelikteki diğer komisyonlar için ayrı bir yetki kuralı aranmalıdır.

Ücretler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Merkez Uzlaşma Komisyonu ile taşra uzlaşma komisyonu ayrımını yapmadan, ücreti Maliye Bakanlığı tayini yerine Cumhurbaşkanı kararına bağlamak.
  • Gelir Vergisi Kanunu m.31 komisyonunu birinci fıkra kapsamında saymak; bu komisyonun ücreti Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.
  • Ücret miktarını maddede yazılı bir tutar gibi kabul etmek; madde sayısal bir tutar içermez, miktar ilgili makamın işleminden çıkar.
  • Mahalli defterdarlık teklifi aşamasını atlayarak doğrudan Bakanlık tayinini esas almak; birinci fıkra kapsamındaki komisyonlarda teklif ön koşuldur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Komisyon başkan ve üyelerine ödenecek ücret miktarının Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmesi işlemlerinde, Bakanlık oluru ile gösterge rakamlarının yeniden tespit edildiği ve hesaplamanın bu göstergelere dayandığı görülmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/402 E., 2024/3343 K., 11.12.2024)
  • Uzlaşma komisyonu üyelerine görevleri dolayısıyla ödenecek ücretin miktarının belirlenmesi konusunda, Maliye Bakanlığına takdir hakkının tanındığı kabul edilmektedir. (12. Daire, 2020/3538 E., 2022/3866 K., 16.06.2022)
  • Maddede ücret miktarı için yetki verildiği ve bu yetkinin yapılacak tespitin yerindeliği açısından kanuna dayandığı kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/123 E., 2024/252 K., 12.02.2024)
  • Ücret uyuşmazlıklarında, ücretin tespitine ilişkin Bakanlık işleminin yerindelik denetimi kapsamına girip girmediği sorusu, davacının görev sayısı gibi somut olgularla birlikte değerlendirilmektedir. (12. Daire, 2021/4686 E., 2023/1933 K., 10.04.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Ücretin miktarına itiraz eden kişi, yetkili makamın işlemini ve dayanağını ortaya koymakla yükümlüdür; Bakanlık oluru veya Cumhurbaşkanı kararı ilgili işlemin varlığını gösterir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/402 E., 2024/3343 K., 11.12.2024)
  • Ücret miktarındaki farkın dayanağı, komisyonda fiilen yapılan görevlerin sayısı ve tarihleri ile belirlenir; bu hususta görevlendirme kayıtları delil olarak sunulmalıdır. (12. Daire, 2020/3538 E., 2022/3866 K., 16.06.2022)
  • Görevin fiilen yapıldığını ve ücrete hak kazanıldığını ileri süren kişi bu iddiayı ispatlar; Hazine ise ödeme yapılmadığını ve yetkili işlemin bulunduğunu savunur. (12. Daire, 2021/4686 E., 2023/1933 K., 10.04.2023)
  • Madde metninde ücret miktarı belirtilmediğinden, miktarın ne olduğunu gösteren belge (Bakanlık oluru ya da Cumhurbaşkanı kararı) olmadan tutar iddiası ispatlanmış sayılmaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun: Ücretin ödendiği komisyonların kuruluşu, görevleri ve uzlaşma usulü bu Kanunun ilgili kısımlarında düzenlenmiştir; m.92 yalnız ücret yetkisini belirler.
  • Gelir Vergisi Kanunu m.31: Madde metninde anılan yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyonu tanımlar; bu komisyonun ücret yetkisi ikinci fıkrada Cumhurbaşkanı kararına bağlanmıştır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
beş yılm.87Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine…
üç yıldırm.91Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç yıldır.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

7 karar
  1. 2008/17 E., 2010/44 K., 25.02.2010
    İlgili madde: m.87
  2. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/402 E., 2024/3343 K., 11.12.2024
    İlgili madde: m.92
  3. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/123 E., 2024/252 K., 12.02.2024
    İlgili madde: m.92
  4. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/444 E., 2023/1833 K., 05.10.2023
    İlgili madde: m.87
  5. 12. Daire, 2021/4686 E., 2023/1933 K., 10.04.2023
    İlgili madde: m.92
  6. 12. Daire, 2020/3538 E., 2022/3866 K., 16.06.2022
    İlgili madde: m.92
  7. 3. Daire, 2020/2923 E., 2021/290 K., 26.01.2021
    İlgili madde: m.89

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 23.01.2008 (m.87).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1.1. Vergilendirme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış