VUK › Vergilendirme › Tebliğler
Tebliğ esasları ve muhataplar
Kısaca
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesi, tahakkuk fişi dışındaki vergilendirmeye ilişkin ve hüküm ifade eden bütün vesika ve yazıların tebliğ usulünü düzenler. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesi, vergi tebliğinin kime yapılacağını düzenler. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 95. maddesi, mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusunun birden fazla olması hâlinde tebligatın kime yapılacağını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.93–98 hükümlerini kapsar.
VUK m.93 — Tebliğ esasları
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesi, tahakkuk fişi dışındaki vergilendirmeye ilişkin ve hüküm ifade eden bütün vesika ve yazıların tebliğ usulünü düzenler. Tebligatın, adresi bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta yoluyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla yapılacağını belirtir ve ilgilinin kabulü şartıyla daire veya komisyonda tebliğe izin verir. Maddede tebligatın hangi adrese yapılacağı, muhatap yerine kimlere tebligat yapılabileceği, tebliğ memurunun işlemleri ve tebliğ tarihi düzenlenmez; bu konular Tebligat Kanunu'nda ve Tebligat Yönetmeliği'nde yer alır. Elektronik ortamda tebligat (m.107/A), tahakkuk fişlerinin tebliği ve tebliğ dışı yollarla vergi dairesine ulaşan belgelerin geçerliliği de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tebliğ esasları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hüküm ifade eden vesika ve yazı
- Vergilendirmeye ilişkin olup ilgilinin hukuki durumunu etkileyen, tebliğ edilmesi gereken belgelerdir. Tahakkuk fişi bu kapsamın dışındadır ve bu madde kapsamında tebliğ edilmez.
- İlmühaberli taahhütlü posta
- Posta yoluyla yapılan, muhataba ulaştığına dair resmi belgelendirmenin (alındı belgesi) bulunduğu tebligat şeklidir. Tebligatın belgelendirilmesi bakımından aranan biçimsel unsurdur.
- İlan yolu
- Adresi bilinmeyen muhatap bakımından tebligatın ilan suretiyle yapılmasıdır. Adresi bilinen kişiler bakımından başvurulamaz.
- Tebliğin daire veya komisyonda yapılması
- Tebligatın posta yerine vergi dairesi veya komisyonda elden yapılmasıdır. Bunun için ilgilinin kabulü şarttır.
Tebliğ esasları: hangi şartlar aranır?
- Tebliğ edilecek belgenin vergilendirmeye ilişkin olup hüküm ifade etmesi gerekir.
- Belgenin tahakkuk fişi olmaması gerekir; tahakkuk fişleri bu usulle tebliğ edilmez.
- Muhatabın adresinin bilinmesi halinde tebligatın posta yoluyla ilmühaberli taahhütlü olarak yapılması gerekir.
- Muhatabın adresinin bilinmemesi halinde tebligatın ilan yoluyla yapılması gerekir.
- Posta dışında daire veya komisyonda elden tebliğ yapılacaksa ilgilinin kabulünün bulunması gerekir.
Tebliğ esasları: hangi sonuçları doğurur?
- Vergilendirmeye ilişkin hüküm ifade eden belgeler, adresi bilinen kişilere ilmühaberli taahhütlü posta ile tebliğ edilir.
- Adresi bilinmeyen kişilere aynı belgeler ilan yoluyla tebliğ edilir.
- İlgili kabul ederse tebliğ daire veya komisyonda yapılabilir.
- Tahakkuk fişleri bu madde kapsamında tebliğ edilmez.
- Maddedeki usule aykırı yapılan tebligat, usulüne uygun tebligat sayılmaz ve süreleri başlatmaz; bu yöndeki kararlarda usule aykırılık sonucu dava süresinin başlamadığı kabul edilmektedir.
Adresi bilinen ile adresi bilinmeyen muhatap arasındaki fark nedir?
Adresi bilinen gerçek ve tüzel kişilere tebligat posta yoluyla ilmühaberli taahhütlü olarak yapılır.
Adresi bilinmeyen kişilere tebligat ilan yoluyla yapılır.
Aynı belge için iki ayrı tebligat yöntemi öngörülmüştür; adresin bilinip bilinmemesi yöntemi belirler.
Posta tebligatı ile daire veya komisyonda tebliğ arasındaki fark nedir?
Kural olarak tebligat posta yoluyla yapılır.
Daire veya komisyonda tebliğ, ilgilinin kabul etmesi şartıyla mümkündür.
Elden tebliğ ancak ilgilinin rızası varsa yapılabilir; rıza yoksa posta yolu uygulanır.
Tebliğ esasları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Adresi bilinen muhataba doğrudan ilan yoluyla tebligat yapmak; ilan yolu yalnızca adresi bilinmeyenler için kullanılır.
- Tebligatı ilmühaberli taahhütlü olmayan sıradan posta ile yapmak; 93. madde ilmühaberli taahhütlü şekli şart koşar.
- Daire veya komisyonda elden tebliği ilgilinin kabulü olmadan yapmak; kabul şartı aranmalıdır.
- Tahakkuk fişini 93. madde kapsamında tebliğ edilen belge saymak; tahakkuk fişleri bu kapsam dışındadır.
- Bilinen adres yerine doğrudan adres kayıt sistemindeki adrese tebligat çıkarmak; önce bilinen en son adrese denenmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vergilendirmeye ilişkin belgelerin tebliğinde, adresi bilinen kişiye usulüne uygun ilmühaberli taahhütlü posta yoluyla tebligat yapılmadan ilan yoluna başvurulmasının usulsüz olduğu kabul edilmektedir. (11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999)
- Adresi bilinen kişiye önce bilinen en son adres esas alınarak tebligat çıkarılması gerektiği, bu adrese tebliğ yapılamadığında adres kayıt sistemindeki adrese geçilebileceği kabul edilmektedir. (11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999)
- Tebliğ usulünün 93. madde kapsamında ilmühaberli taahhütlü posta olarak belirlendiği, bu usule aykırı tebligatın dava süresini başlatmayacağı kabul edilmektedir. (11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999)
- Elektronik tebligatın 93. maddede sayılan usullere bağlı kalınmaksızın yapılabileceği ve bu yolun 107/A maddesinde düzenlendiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/476 E., 2024/1018 K., 13.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren idare, tebligat evrakı ve alındı belgesi ile ispatlar; ilmühaberli taahhütlü posta tebligatında alındı belgesi temel delildir.
- Adresi bilinmeyen kişiye ilan yoluyla tebligat yapıldığını iddia eden idare, adresin bilinmediğine dair araştırma belgesini ortaya koymakla yükümlüdür.
- Tebliğin usulsüzlüğünü ileri süren mükellef, tebligatın yapıldığı adresin gerçekte bilinen adres olduğunu ve usule uyulmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- İlgilinin daire veya komisyonda tebligatı kabul ettiğini idare yazılı kabul beyanı ile ispatlamalıdır; kabul yoksa elden tebliğ geçerli olmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.107/A: Elektronik ortamda tebligatı düzenler; 93. maddede sayılan usuller bu tebligat yolunu sınırlamaz.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Muhatap yerine tebligat, adres belirleme ve tebliğ memurunun işlemleri bakımından tamamlayıcı kurallar içerir.
VUK m.94 — Tebliğ yapılacak kimseler
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesi, vergi tebliğinin kime yapılacağını düzenler. Tebliğin mükellefe, kanuni temsilciye, umumi vekile veya vergi cezası kesilen kişiye yapılması; tüzel kişilere ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllere yapılacak tebliğ; birden fazla müdür veya temsilci bulunması hâlinde tebliğin birine yapılmasının yeterliliği; kendisine tebliğ yapılacak kimse bulunmadığında tebliğin ikametgâh adresinde bulunanlara veya işyerindeki memur ya da müstahdemlere yapılması ve bu kişilerde aranan yaş ve ehliyet şartı bu maddenin konusudur. Madde, tebligatın adreste yapılma usulünü, adres kayıt sistemi adresini, bilinen son adresi ve tebliğ tarihinin hesabını düzenlemez; bunlar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda yer alır. Vergi tebliğinin süreleri ve tebliğin hukuki sonuçları ile vergi dava süreleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tebliğ yapılacak kimseler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Muhatap
- Tebliğ yapılması gereken asıl kişidir; mükellef, vergi cezası kesilen kişi ya da tüzel kişinin temsilcisi olabilir. Tebliğ, öncelikle muhatabın kendisine yapılır.
- Kanuni temsilci
- Kanun gereği tüzel kişiyi temsil eden kişidir. Tüzel kişiye yapılacak tebliğ, başkan, müdür veya kanuni temsilciye yapılır.
- Umumi vekil
- Mükellefi genel olarak temsil yetkisi bulunan kişidir ve tebliğ bu kişiye de yapılabilir.
- Tüzel kişiliği olmayan teşekkül
- Vakıf ve cemaat gibi tüzel kişiliği bulunmayan topluluklardır. Bunlara yapılacak tebliğ, bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır.
- İkametgâh adresi
- Muhatabın yerleşim yeri olarak bildirdiği adrestir. Madde, bu adreste bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân verir.
- Memur veya müstahdem
- İşyerinde bir görev için çalıştırılan kişilerdir. Madde bunlardan birine tebliğ yapılmasına izin verir; bu kişilerin yaş ve ehliyet şartı taşıması gerekir.
Tebliğ yapılacak kimseler: hangi şartlar aranır?
- Tebliğin kendisine yapılacak kimsenin (mükellef, kanuni temsilci, umumi vekil veya vergi cezası kesilen kişi) belirlenmiş olması gerekir.
- Tüzel kişiye yapılacak tebliğ, başkan, müdür veya kanuni temsilciye yapılmalıdır; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılmalıdır.
- Tüzel kişinin birden fazla müdür veya temsilcisi varsa, bunlardan birine yapılan tebliğ yeterlidir.
- Muhatabın bulunmaması hâlinde tebliğ, ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerindeki memur ya da müstahdemlerinden birine yapılmalıdır.
- Muhatap yerine tebellüğ edecek kişinin görünüşüne göre 18 yaşından aşağı olmaması gerekir.
- Tebellüğ edecek kişinin bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.
- Muhatap yerine tebellüğ edecek kişi, görünüşe bakılarak yaş ve ehliyet bakımından değerlendirilir; nüfus kaydı araştırılması şart değildir.
Tebliğ yapılacak kimseler: hangi sonuçları doğurur?
- Tebliğ, madde metnindeki sıraya uygun kişilere yapıldığında geçerli sayılır.
- Tebliğ, muhatabın bulunmaması hâlinde ikametgâh adresinde bulunan veya işyerinde çalışan kişiye yapılırsa, muhatap bulunmadığı için bu yola başvurulduğu ispat edilmelidir.
- Muhatap yerine tebellüğ edecek kişi 18 yaşından küçük veya bariz ehliyetsiz ise tebliğ geçerli olarak yapılamaz.
- Tüzel kişinin birden fazla temsilcisi varken birine yapılan tebliğ, diğerleri bakımından da yeterli sayılır.
- Madde metnindeki sıra ve şartlara uyulmadan yapılan tebliğ usulsüz olur.
Gerçek kişi ile tüzel kişi muhatabı arasındaki fark nedir?
Gerçek kişi mükellefe tebliğ doğrudan kendisine yapılır.
Tüzel kişiye tebliğ, başkan, müdür veya kanuni temsilciye yapılır.
Tüzel kişi adına tebliğ alacak kişinin kanuni temsil sıfatı bulunmalıdır.
Tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan teşekkül arasındaki fark nedir?
Tüzel kişilikli kuruluşlarda tebliğ kanuni temsilcilere yapılır.
Vakıf ve cemaat gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde tebliğ bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır.
Tebliğ alıcısının sıfatı kuruluşun türüne göre değişir.
Muhatabın bulunması ile bulunmaması arasındaki fark nedir?
Muhatap bulunduğunda tebliğ doğrudan ona yapılır.
Muhatap bulunmadığında tebliğ ikametgâh adresinde bulunanlara veya işyeri memur ya da müstahdemlerine yapılabilir.
Yardımcı kişilere tebliğ yapılabilmesi için muhatabın bulunmaması şarttır.
Birden fazla müdür veya temsilci ile tek temsilci arasındaki fark nedir?
Tüzel kişinin birden fazla müdür veya temsilcisi varsa tebliğ bunlardan birine yapılabilir.
Tek müdür veya temsilci bulunan tüzel kişide tebliğ o kişiye yapılmalıdır.
Birden fazla temsilcinin bulunduğu hâlde hepsine tebliğ zorunlu değildir.
Vergi cezası kesilen kişi ile mükellef arasındaki fark nedir?
Vergi cezası kesilen kişiye, mükellef sıfatı olmasa da tebliğ yapılabilir.
Mükellefe tebliğ, vergi ile ilgili işlemin muhatabı olduğu için yapılır.
Ceza kesilen kişi de tebliğ muhatabı sayılır.
Tebliğ yapılacak kimseler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Muhatabın adreste bulunmadığını araştırmadan doğrudan komşuya veya işyeri çalışanına tebliğ yapmak; önce muhatabın bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir.
- Tüzel kişinin birden fazla temsilcisi bulunduğunda hepsine tebliğ yapmayı zorunlu saymak; madde birine tebliği yeterli kılar.
- Muhatap yerine tebellüğ eden kişinin yaşını nüfus kaydından aramak; madde görünüşe bakılmasını öngörür.
- Tebliğ yapılan kişinin yaşını 15 yaş sınırıyla değerlendirmek; metin 18 yaş sınırını koymaktadır.
- Vergi cezası kesilen kişiyi mükellef sayıp tebliği yalnız mükellef sıfatıyla aramak; madde ceza kesilen kişiyi de muhatap sayar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Muhatap yerine tebliğ yapılabilmesi için önce muhatabın gösterilen adreste bulunmadığının araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999)
- Kendisine tebliğ yapılacak kimse bulunmadığında tebliğin ikametgâh adresindeki kişilere veya işyerindeki memur ya da müstahdemlere yapılabileceği kabul edilmektedir. (11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999; 3. Daire, 2022/504 E., 2024/936 K., 27.02.2024)
- Muhatap yerine tebliğ yapılan kişinin 94. maddede aranan yaş ve ehliyet koşullarını taşıması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2022/504 E., 2024/936 K., 27.02.2024)
- Tebliğin ödeme emri ve vergi ceza ihbarnamesi gibi işlemlerde madde hükmüne göre yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1177 E., 2020/182 K., 18.02.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2017/243 E., 2019/1061 K., 15.10.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2015/781 E., 2019/338 K., 21.03.2019)
- Tebliğin tüzel kişi temsilcisine yapılıp yapılmadığının, mükellef adına işlem yapan kişinin sıfatına göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Daire, 1999/197 E., 1999/2236 K., 27.05.1999)
Nasıl ispat edilir?
- Tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf (idare), tebliğ belgesi ile tebellüğ eden kişinin sıfatını ve yaşını ispatlamakla yükümlüdür.
- Muhatabın gösterilen adreste bulunmadığını ileri süren idare, bu durumu tebliğ mazbatasında açıkça belirtmek zorundadır.
- Tebliğin usulsüzlüğünü ileri süren mükellef, tebellüğ eden kişinin ehliyetsiz ya da 18 yaşından küçük olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebellüğ eden kişinin işyerindeki memur veya müstahdem olduğunun tespiti, işveren belgesi ya da işyeri kayıtlarıyla değerlendirilir.
- Tebliğ tarihi ve tebellüğ eden kişinin kimliği tebliğ mazbatası ile belgelenir (11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Kanun: Tebligatın genel usulünü düzenler; muhatabın yerinde bulunmaması, adres kayıt sistemi adresi ve bilinen son adres gibi konularda 94. maddenin tamamlayıcısıdır.
- 213 sayılı Kanun m.94: Bu maddenin kendi metnidir; vergi tebliğinde kişi ve yer bakımından esas kurallar burada yer alır.
VUK m.95 — Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 95. maddesi, mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusunun birden fazla olması hâlinde tebligatın kime yapılacağını düzenler. Madde, birden fazla vergi sorumlusu bulunduğunda tebliğin bunlardan yalnız birine yapılabileceği kuralını ve tebliğ konusu işe ayrı bir vasi veya kayyım bakıyorsa tebliğin bu kişilere yapılacağı istisnasını içerir. Kural, mükellef yerine geçen vergi sorumluları bakımından uygulanır. Madde, tebligatın yapılabilmesi için muhatabın yaş ve ehliyet şartlarını düzenlemez (TEBY m.34 ve TEBK m.21 gibi genel tebligat hükümleri). Madde, muhatap adreste bulunmadığında tebliğin kime yapılacağını düzenlemez (213 sayılı Kanun m.93-109 arasındaki tebliğ hükümleri ve TEBK m.16). Vergi sorumlusuna tebligatın usulüne ve belgelendirmesine ilişkin esaslar ile itiraz ve şikayet süreleri de bu maddede yer almaz (ilgili tebliğ ve usul hükümleri).
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vergi sorumlusu
- Mükellef yerine geçen ve vergi yükümlülüklerini onun adına yerine getirmekle yükümlü olan kişidir. Bu maddede veli, vasi ve kayyım örnek olarak sayılmıştır; kanunun sorumluyu tanımladığı hükmü madde metninde ayrıca yer almaz.
- Kayyım
- Mükellefin vergi işlerini yürütmek üzere atanan kişidir. Maddede vergi sorumlusu olarak anılır ve tebligatın yapılacağı kişilerden biri sayılır.
- Tebliğ konusu işe ayrı vasi veya kayyım
- Mükellefin genel temsilcisi dışında, yalnızca tebliğin konusu olan işe bakmakla görevlendirilmiş vasi veya kayyımdır. Bu sıfat, tebliğin hangi kişilere yapılacağını belirleyen istisnayı oluşturur.
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ: hangi şartlar aranır?
- Mükellef yerine geçen vergi sorumlusunun veli, vasi veya kayyım gibi bir kişi olması gerekir.
- Mükellef adına birden fazla vergi sorumlusu bulunmalıdır; yalnızca tek sorumlu varsa birden fazla kişiye tebliğ söz konusu olmaz.
- Tebliğ konusu işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmıyor olmalıdır; aksi hâlde birinci fıkradaki tek kişiye tebliğ kuralı uygulanmaz.
- Tebliğ konusu işe ayrı bir vasi veya kayyım bakıyorsa tebliğin bu kişilere yapılması gerekir.
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ: hangi sonuçları doğurur?
- Birden fazla vergi sorumlusu bulunduğunda ve ayrı bir vasi veya kayyım yoksa, tebliğ bunlardan yalnız birine yapılabilir.
- Tebliğ konusu işe ayrı bir vasi veya kayyım bakıyorsa, tebliğ bu kişilere yapılmalıdır.
- Ayrı vasi veya kayyım bulunmasına rağmen tebliğin genel sorumlulardan birine yapılması, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı sonucunu doğurabilir.
Genel kural ile ayrı vasi veya kayyım hali arasındaki fark nedir?
Birden fazla vergi sorumlusu bulunup tebliğ konusu işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmadığında, tebliğ sorumlulardan yalnız birine yapılır.
Tebliğ konusu işe ayrı bir vasi veya kayyım bakıyorsa, tebliğ bu kişilere yapılır.
Birinci hâlde tek bir sorumluya tebliğ yeterlidir; ikinci hâlde tebliğin ilgili ayrı vasi veya kayyıma yapılmaması usulsüzlük doğurur.
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birden fazla vergi sorumlusu bulunan her durumda tebliğin hepsine yapılması gerektiğini sanmak; kanun birden fazla sorumlu varsa tek birine tebliği yeterli sayar.
- Ayrı vasi veya kayyım bulunup bulunmadığını kontrol etmeden genel sorumlulardan birine tebliğ yapmak; tebliğ konusu işe ayrı bakan kişi varsa tebliğin ona yapılması gerekir.
- Vergi sorumlusu kavramını yalnızca veli ile sınırlamak; maddede vasi ve kayyım da açıkça sayılmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararları, 213 sayılı Kanunun 93 ila 109. maddelerinde tebliğ esaslarının, muhatapların, posta ve ilan yoluyla tebliğin, memur eliyle tebliğin ve elektronik ortamda tebliğin düzenlendiğini ve tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağının belirlendiğini belirtmektedir. (3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025; 3. Daire, 2023/10981 E., 2025/2446 K., 26.05.2025; 3. Daire, 2023/2261 E., 2025/2371 K., 22.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren idare, tebliğ belgesiyle tebliğin hangi sorumluya yapıldığını ispatlar.
- Birden fazla sorumlu bulunduğu iddiası ileri süren taraf, bu durumu ve ayrı bir vasi veya kayyım bulunup bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ayrı vasi veya kayyımın tebliğ konusu işe baktığı iddiası, mahkeme kararı veya atama belgesiyle ispatlanır.
VUK m.96 — Vasıtalı tebliğ
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 96. maddesi, kara, deniz, hava ve jandarma erlerine yapılacak tebligatın, erin bulunduğu birliğin en yakın üst amiri aracılığıyla yapılmasını düzenler. Maddenin ayrıca, amirin evrakı derhal tebliğ edilecek kişiye vermemesi halinde doğacak sorumluluğu ve tebliğ evrakında bu hususun yazılı olması zorunluluğunu kapsadığı söylenebilir. Madde, asker dışındaki kişilere yapılan tebligatı, adrese tebligatı, elektronik tebligatı, vekil ve kanuni temsilciye tebligatı düzenlemez (m.93-109 arasındaki genel tebligat hükümleri). Ayrıca tebligatın tebliğ tarihi, süreye etkisi ve tebliğe ilişkin şikâyet ve dava süreleri bu maddede yer almaz.
Vasıtalı tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?
- Üst vasıta
- Eratın bulunduğu birlikte tebligatı eratın eline ulaştıran kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın amirdir. Madde, tebligatın doğrudan erata değil bu amire yapılmasını öngörür.
- Jandarma eratı
- Maddede kara, deniz, hava ve jandarma eratı ayrı ayrı sayılmış olup askerî birlikte görev yapan er kategorisidir. Subay ve astsubaylar bu kapsamda değildir.
- Tebliğ evrakının yazılı tutulması
- Tebliğin, erin bulunduğu birlikteki amir aracılığıyla yapıldığının tebliğ evrakında açıkça belirtilmesi gerektiği anlamına gelir. Bu bildirim tebligatın geçerlilik şartı olarak metinde öngörülmüştür.
Vasıtalı tebliğ: hangi şartlar aranır?
- Tebliğe konu olan kişinin kara, deniz, hava veya jandarma eri olması gerekir.
- Tebligatın erin en yakın üst vasıtası olan kıta komutanı veya müessese amirine yapılması gerekir.
- Üst vasıta, evrakı derhal tebliğ olunacak kişiye vermek zorundadır.
- Tebliğ evrakında tebligatın üst vasıta aracılığıyla yapıldığının yazılı olması şarttır.
Vasıtalı tebliğ: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligatın üst vasıta aracılığıyla yapılması usulüne uygun tebligat olur.
- Üst vasıta evrakı derhal tebliğ olunacak kişiye vermezse kusuru nedeniyle tazminle mahkûm olur.
- Tebliğ evrakında üst vasıta aracılığının yazılı olmaması tebligatın şekil eksikliği sayılır ve usulsüzlük doğurur.
- Maddede tebligatın yokluğu veya hükümsüzlüğüne ilişkin açık bir yaptırım yer almaz; bu sonuç genel tebligat hükümlerine ve uygulamaya bırakılmıştır.
Er ile asker olmayan muhatap arasındaki fark nedir?
Kara, deniz, hava ve jandarma eri olan muhatap, bu maddedeki özel usule tabidir.
Asker olmayan kişiler, genel tebligat hükümlerine (TebK) göre adrese, memura veya posta yoluyla tebliğ edilir.
Asker olmayan muhataba yapılan tebligatta üst vasıta aracılığı şartı aranmaz.
Erin bizzat tebliğ edilmesi ile üst vasıta aracılığıyla tebliğ arasındaki fark nedir?
Tebligat, erin bulunduğu birliğin üst vasıtasına yapılır ve oradan erata iletilir.
Doğrudan erin kendisine yapılan tebligat bu maddenin öngördüğü usul değildir.
Usule uygun tebligat için tebliğ evrakında üst vasıta aracılığının yazılı olması gerekir; yazılı değilse tebligat usulsüz sayılabilir.
Vasıtalı tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Asker muhataba doğrudan adresine tebligat yapmak; oysa madde erin üst vasıta aracılığıyla tebliğini öngörür.
- Tebliğ evrakında üst vasıta aracılığının yazılı olduğunu kontrol etmemek; bu şart eksikse tebligat geçersiz sayılabilir.
- Üst vasıtanın tazminden sorumlu olmasını tebligatın kendisinin hükümsüzlüğü ile karıştırmak.
- Maddeyi subay ve astsubaylara da uygulamak; madde yalnız er kategorisini düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Asker olan muhatabın tebliğe konu işlemlerinde, tebliğ evrakında üst vasıta aracılığının yazılı olup olmadığının araştırıldığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2019/6525 E., 2022/2155 K., 28.04.2022)
- Askerde bulunan kişiye 96. maddeye göre tebligat yapılma imkânı varken, ikametgâh adresine tebligat yapılmasının yeterli görülmediği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2019/6525 E., 2022/2155 K., 28.04.2022)
- Askerlik hizmeti nedeniyle dava süresinin başlangıcı tartışıldığında, tebliğin 96. maddeye uygun yapılıp yapılmadığının esas alındığı kabul edilmektedir. (11. Daire, 1996/5661 E., 1997/4199 K., 24.11.1997)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını iddia eden idare, tebliğ evrakında üst vasıta aracılığının yazılı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebliğ evrakının bulunmaması veya üst vasıta aracılığının yazılı olmaması durumunda tebligatın usulsüz olduğu kabul edilir; bu ispat yükü idaredetir.
- Muhatap eri olan kişi, tebligatın kendisine ulaşmadığını veya geç ulaştığını ileri sürdüğünde, askerlik kaydı ve birlik belgeleri ile bu iddiasını ispatlayabilir.
- Tebligatın tarihi, üst vasıtanın evrakı ne zaman eratına verdiğine bağlı olarak tartışılabilir; bu hususta birlik kayıtları ve tanık beyanı delil olarak kullanılabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.93: Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ bölümünün başlangıç hükmüdür; 96. maddedeki özel asker usulünün genel tebliğ rejimi içindeki yerini belirler.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.109: Tebliğ bölümünün son maddesi olarak 96. maddeyle birlikte tebligat usullerinin tamamını tamamlar.
VUK m.97 — Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ
213 sayılı Kanun m.97, yabancı memlekette bulunan kişilere yapılacak tebligatın usulünü düzenler. Tebliğin yabancı devletin yetkili makamı aracılığıyla, Türk siyasi memuru veya konsolosu yoluyla, Türk vatandaşları bakımından doğrudan elçilik veya konsolosluk üzerinden yapılmasını; bildirim yazısının içeriğini, otuz günlük başvuru süresini, yabancı ülkedeki resmi görevli Türk memurlara ve askeri şahıslara yapılacak tebliğ yollarını kapsar. Tebligatın yurt içinde adres değişikliği hâlinde yapılmasını düzenlemez (usul kanununun tebliğe ilişkin diğer maddeleri ve Tebligat Kanunu m.25/a ile Tebligat Yönetmeliği hükümleri). Yabancı ülkede bulunan kişinin adresinin bildirilmesi yükümlülüğü ile yurt dışı adresine yapılan tebligatın geçerlilik koşulları bu maddenin kapsamında değildir. İlanen tebligat ve tebligatın usul hukuku yönünden iptali de bu maddede yer almaz.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetkili makam
- Tebligatın yapıldığı yabancı devletin, kendi iç hukukuna göre tebligat işlemini gerçekleştiren resmi makamıdır. Tebligat, bu makam vasıtasıyla yapılır; anlaşma varlığı ya da yabancı devlet mevzuatının uygun olması şartına bağlıdır.
- Türk siyasi memuru veya konsolosu
- Yabancı ülkede Türkiye'yi temsil eden elçilik veya konsolosluk görevlisidir. Tebligatın yetkili makamdan istenmesi bu memurun görevidir.
- Bildirim
- Türk vatandaşına doğrudan elçilik veya konsolosluk aracılığıyla yapılan tebligatta, tebliğin konusunu ve hangi merci tarafından çıkarıldığını gösteren ve otuz gün içinde başvurulmazsa tebliğin yapılmış sayılacağı uyarısını içeren yazıdır. Asıl evrak yerine bu bildirim muhataba ulaştırılır.
- Muhatap
- Tebliğ yapılacak kişidir. Bu maddede muhatabın Türk vatandaşı olup olmamasına göre farklı yollar öngörülmüştür.
- Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memuru
- Yabancı ülkede görevli olarak bulunan Türk kamu görevlisidir. Ona yapılacak tebliğ Dışişleri Bakanlığı üzerinden yürür.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ: hangi şartlar aranır?
- Tebliğ yapılacak kişinin yabancı memlekette bulunması gerekir.
- Tebliğ, yabancı devletin yetkili makamı vasıtasıyla yapılacaksa ya bir anlaşmanın bulunması ya da o memleketin kanunlarının bu yolu müsait kılması gerekir; bu hâlde Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.
- Muhatap Türk vatandaşı ise tebliğ Türk siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir; bu yolda bildirimin içinde tebliğin konusu, çıkaran merci ve otuz günlük başvuru uyarısı bulunmalıdır.
- Bildirim, o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle muhataba gönderilmeli ve bu mevzuata göre tebliğ edildiği belgelendirilmelidir.
- Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla, yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara tebliğ bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla yapılmalıdır.
- Evrakın yabancı memleketlere gönderilmesinde, tebliği çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve elçilik veya konsolosluk zinciri izlenmelidir; vergi dairelerinin evrakı ise vergi dairesi başkanlığı ya da defterdarlık tarafından doğrudan elçilik veya konsolosluğa gönderilir.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ: hangi sonuçları doğurur?
- Tebliğin yetkili makam yoluyla yapılabilmesi için anlaşma bulunması veya yabancı memleket mevzuatının müsait olması gerekir.
- Türk vatandaşına bildirim yoluyla tebliğde, bildirim muhataba ulaşmış ve belgelenmiş ise otuz gün içinde başvurulmazsa tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır.
- Muhatap elçilik veya konsolosluğa başvurup tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa, bu durum tutanakla belgelenir ve tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır.
- Tebliğ evrakı bekletilmeksizin tebligatı çıkaran merciye iade edilir.
- Bildirimin muhataba ulaştığı belgelenmemişse, muhatabın otuz gün içinde başvurmaması tebligatın yapılmış sayılması sonucunu doğurmaz.
- Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memuruna tebligat Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla, askeri şahsa tebligat kuvvet komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla yapılır.
- Yabancı ülkedeki kişilere tebliğ evrakı, tebligatı çıkaran merciin bağlı olduğu Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve elçilik veya konsolosluk üzerinden gönderilir.
- Vergi dairelerinin yabancı memleketlere gönderilecek evrakı, vergi dairesi başkanlığı ya da başkanlığı bulunmayan yerlerde defterdarlık tarafından doğrudan elçilik veya konsolosluğa gönderilir.
Yetkili makam yolu ile türk siyasi memuru yolu arasındaki fark nedir?
Genel yol olarak tebliğ, yabancı devletin yetkili makamı üzerinden yapılır ve bunun için anlaşma veya uygun mevzuat aranır.
Muhatap Türk vatandaşı ise tebliğ doğrudan Türk siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir.
Türk vatandaşına yönelik tebliğde iki yol birlikte kullanılabilir; bu yolda bildirim ve otuz günlük süreci işler.
Yabancıdaki sıradan muhatap / resmi görevli Türk memuru / askeri şahıs: fark nedir?
Yabancı memlekette bulunan sıradan kişilere tebliğ, yukarıdaki genel yollarla yapılır.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memuru Dışişleri Bakanlığı üzerinden, askeri şahıs ise bağlı olduğu komutanlıklar üzerinden tebliğ edilir.
Kişinin statüsüne göre tebliğ kanalı değişir; genel bildirim usulü bu kişilere uygulanmaz.
Bildirimin muhataba ulaşması ile muhatabın başvurusu arasındaki fark nedir?
Bildirim, ülke mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiğinde ve belgelendiğinde otuz günlük süre işlemeye başlar.
Muhatap elçilik veya konsolosluğa başvurup evrağı almaktan kaçınırsa tutanak düzenlenir.
Başvuru yapılmadığında tebligat otuzuncu günün bitiminde, evrak almaktan kaçınmada tutanak tarihinde yapılmış sayılır.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bildirimin muhataba ulaştığını belgelemeden otuz günlük sürenin işlemeye başladığını kabul etmek.
- Madde metnindeki bildirim yolu ile resmi görevli memur ve askeri şahıs yolunu birbirine karıştırmak; her birinin kanalı ayrıdır.
- Tebligatın yetkili makam yoluyla mı, yoksa Türk vatandaşına doğrudan elçilik yoluyla mı yapıldığını ayırt etmeden süreyi uygulamak.
- Tebligat evrakının vergi dairesinden doğrudan elçilik veya konsolosluğa gönderilmesinde, vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık ayrımını gözden kaçırmak.
- Otuz günlük süreyi, bildirim muhataba ulaşmadan işletmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tebligat yapılamayan kişiye ilanen tebligat yapılmasında, evrakın yabancı memlekette bulunan kişinin malum adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderilmesi ve posta makbuzunun dosyada bulunması aranmaktadır. (3. Daire, 2024/389 E., 2024/2534 K., 02.05.2024)
- Türkiye'de tebliğ edilmesi gereken evrakın yurt dışına gönderilmesinde, muhatabın yurt dışında bulunduğu hâlde tebligatın bu maddeye uygun yapılmadığı durumlarda tebligatın geçersiz sayıldığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2024/389 E., 2024/2534 K., 02.05.2024)
- Yurt dışına yerleşmiş Türk vatandaşına yapılan tebligatın, muhatabın adresi değiştikten sonra eski adresine yapılması hâlinde, tebligatın bu maddeye uygun yapıldığının belgelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2022/3829 E., 2023/208 K., 09.02.2023)
- Muhatap yurt dışında bulunduğu hâlde, elektronik ortamda yapılan tebliğin bu maddeye uygun olmadığı ve yurt dışı adresine yapılması gerektiği yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (9. Daire, 2023/4777 E., 2024/486 K., 13.02.2024)
- Yabancı ülkede yapılacak tebligatta, bildirimin muhataba ulaştığının belgelendirilmesi aranmakta; bu belge olmadan otuz günlük sürenin başladığı kabul edilmemektedir. (4. Daire, 2016/9395 E., 2021/2756 K., 24.05.2021)
- Kanun değişikliğinden önce yapılan tebligatlar, değişiklik öncesi usule göre değerlendirilmekte; 2021 sonrasındaki tebligatlar ise güncel metne göre denetlenmektedir. (4. Daire, 2016/9395 E., 2021/2756 K., 24.05.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Tebliğin yabancı memlekette yapıldığını ileri süren idare, tebligatın usulüne uygun yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebliğ yetkili makam yoluyla yapılmışsa, gönderilen evrak ve yabancı makamın belgesi ile ispat edilir.
- Türk vatandaşına bildirim yoluyla yapılan tebligatta, bildirimin muhataba ulaştığı ve ülke mevzuatına uygun tebliğ edildiği belgelenmelidir; bu belge yoksa otuz günlük sürenin işlemeye başladığı ispatlanamaz.
- Muhatabın başvurmadığı iddiasını dayandığı idare, bildirimin muhataba ulaştığını ve başvurmadığını belgelerle ortaya koymalıdır.
- Muhatabın bildirimi almadığı ya da yurt dışı adresinde bulunmadığı yönündeki savunması, adres kayıtları, pasaport kayıtları veya yerleşim belgeleri ile ispat edilebilir.
- Yurt dışı adresine tebligatın geçerliliği, posta makbuzu ve gönderim belgelerinin dosyada bulunmasına bağlıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/a: Maddenin 2021 değişikliğinden önceki ve bugünkü bildirim sistemine kaynaklık eden, Türk vatandaşına elçilik veya konsolosluk aracılığıyla tebliğ yolunu düzenleyen kanun hükmüdür. Bu maddedeki bildirim ve otuz günlük süre düzenlemesi bu hükme dayanır.
- 213 sayılı Kanun m.97: Bu madde de kendi ek cümleleriyle aynı usulü tekrar eder; ek cümleler 14/10/2021 tarihinde eklenmiştir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.27: Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına ve askeri şahıslara tebliğ usulünü düzenleyen ve bu maddeyle paralel işleyen hükümdür.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.28: Yabancı memlekette bulunan kişiye ilanen tebligat için, evrakın malum adrese ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderilmesini düzenler; bu madde ilanen tebligatı kapsamaz.
- 213 sayılı Kanun m.93: Vergi usulünde tebligat hükümlerinin genel çerçevesini oluşturur; bu madde de bu genel düzen içinde yabancı memleket tebliğini ayrıca düzenler.
VUK m.98 — Kamu idare ve müesseselerine tebliğ
Madde, kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebligatın kime yapılacağını düzenler; muhatap olarak kurumun en büyük amirini, onun muavinlerini ya da en büyük amirin yetkili kılacağı memurları gösterir. Madde, vergi dairesi, belediye, il özel idaresi gibi kamu kurumlarını alıcı konumunda olan tebligatlar bakımından uygulanır. Tebligatın hangi kurumlarca çıkarılacağını, tebligatın Posta ve Telgraf Teşkilatı, memur ya da elektronik yolla yapılma usullerini ve tebliğ imkânsızlığı hallerini düzenlemez (bu konular 213 sayılı Kanun'un 93 ila 109. maddeleri ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda yer alır). Tüzel kişiliği bulunmayan birimlere ya da özel hukuk tüzel kişilerine yapılacak tebligatın muhatabının belirlenmesi de bu maddenin kapsamında değildir.
Kamu idare ve müesseselerine tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kamu idare ve müessesesi
- Kamu gücü kullanan ya da kamu hizmeti gören, tebligat muhatabı olabilecek devlet veya mahalli idare birimi. Maddenin muhatap kurum olarak kapsamı bu kavrama bağlıdır.
- En büyük amir
- Kamu idare veya müessesesini dış ilişkide temsil eden ve tebliğ muhatabı olarak öncelik taşıyan üst yetkili. Kurumun hiyerarşik başındaki kişidir; unvanı kuruma göre değişebilir.
- Muavin
- En büyük amire vekâlet eden ya da onun yardımcılığını yapan kişi. Maddede en büyük amirden sonra ikinci sırada muhatap olarak sayılır.
- Yetkili kılınan memur
- En büyük amirin yazılı ya da yetki verir nitelikteki işlemiyle tebellüğe yetkilendirdiği kurum personeli. Yetki kişisel olup kendisine yapılan tebligatın geçerliliği bu yetkiye dayanır.
Kamu idare ve müesseselerine tebliğ: hangi şartlar aranır?
- Tebligatın muhatap kurum olan bir kamu idare veya müessesesine yapılması gerekir.
- Tebligatın öncelikle kurumun en büyük amirine yapılması gerekir.
- En büyük amir bulunmadığında veya tebellüğe elverişli olmadığında tebligatın muavinlerine yapılması gerekir.
- Tebligatın, en büyük amirin yetkili kıldığı memura yapılması hâlinde bu yetkinin varlığı aranır; yetkisiz bir memura yapılan tebligat maddeye uygun değildir.
Kamu idare ve müesseselerine tebliğ: hangi sonuçları doğurur?
- Tebligat maddede belirtilen kişilere yapıldığında geçerli sayılır ve süreler bu tarihten işlemeye başlar.
- Tebligat en büyük amire, muavine ya da yetkili memura yapılmadığında usulsüz olur ve hukuki sonuç doğurmaz.
- Yetkisiz bir memura yapılan tebligat, kurumun bu tebligatı kabul ettiği ispatlanmadıkça geçersiz kabul edilir.
- Madde emredici niteliktedir; tarafların sözleşmeyle farklı bir muhatap belirlemesi kamu idaresi bakımından mümkün değildir.
En büyük amir ile muavin ve yetkili memur arasındaki fark nedir?
Tebligatın doğrudan en büyük amire yapıldığı hal, muhatap sırasının ilk basamağıdır.
Muavin ya da en büyük amirin yetkilendirdiği memura yapılan tebligat ikinci basamakta kalır ve yetki belgesi gerektirir.
Alt basamağa yapılan tebligatın geçerliliği, üst basamağın yokluğu ya da yetki verilmiş olmasıyla bağlantılıdır.
Kamu idaresi ile ticari işletme niteliğinde kamu kuruluşu arasındaki fark nedir?
Genel bütçeli idare veya belediye gibi doğrudan kamu idaresine yapılan tebligat bu maddeye tabidir.
Ayrı tüzel kişiliği bulunan ve özel hukuk hükümlerine tabi kamu iktisadi kuruluşlarına yapılacak tebligat ise tüzel kişilik temsilcisi üzerinden değerlendirilir.
Maddenin uygulanıp uygulanmayacağı kurumun idare veya müessese niteliğine göre belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uygulamada tebligatın kamu idaresine en büyük amire, muavinine ya da yetkili kılınmış memura yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2016/6950 E., 2021/2304 K., 15.04.2021; 21. Hukuk Dairesi, 2016/3064 E., 2017/1315 K., 23.02.2017)
- Vergi ve ceza ihbarnamelerinin bu maddeye uygun tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebligat geçerliliğinin ön koşulu sayılmaktadır. (7. Daire, 1999/197 E., 1999/2236 K., 27.05.1999)
- 213 sayılı Kanun'un 93 ila 109. maddelerinin tebligatın kimlere ve nasıl yapılacağını birlikte düzenlediği ve 98. maddenin bu bütünün parçası olduğu kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024; 3. Daire, 2020/2438 E., 2023/3 K., 23.01.2023; 3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tebligatın geçerliliğini iddia eden taraf, tebligatın maddede sayılan kişilere yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebligat, tebellüğ belgesi ya da tebliğ tutanağı ile ispatlanır; bu belgede alıcının kurum içindeki sıfatının yazılı olması önemlidir.
- En büyük amire yapılmayan tebligatta, muavin ya da memurun yetkisinin bulunduğunu ileri süren taraf bu yetkiyi yazılı belgeyle göstermelidir.
- Tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, tebligatın muhataba ulaşmadığını ya da yetkisiz kişiye yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.93: Tebligatın genel esaslarını düzenler; 98. maddedeki muhatap kuralı bu genel çerçevenin bir parçasıdır.
- 213 sayılı Kanun m.109: Tebligat hükümlerinin sonuncusu olarak, elektronik ortamda yapılan tebligat ve tebliğ yerine geçen işlemleri düzenler; 98. madde ile birlikte okunur.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.1: Tebligatı çıkarabilecek kamu idarelerini ve tebligatın yapılış şeklini belirler; 213 sayılı Kanun'un tebligat hükümleri bu çerçeveye ayrıca başvurur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz gün | m.97 | Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
21 karar- 2016/14 E., 2017/170 K., 13.12.2017İlgili madde: m.93
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1177 E., 2020/182 K., 18.02.2020İlgili madde: m.94
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/243 E., 2019/1061 K., 15.10.2019İlgili madde: m.94
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/781 E., 2019/338 K., 21.03.2019İlgili madde: m.94
- 3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025İlgili madde: m.95, m.96, m.98
- 3. Daire, 2025/1330 E., 2025/2932 K., 20.06.2025İlgili madde: m.95, m.96
- 3. Daire, 2023/10981 E., 2025/2446 K., 26.05.2025İlgili madde: m.95
- 3. Daire, 2023/2261 E., 2025/2371 K., 22.05.2025İlgili madde: m.95
- 3. Daire, 2023/361 E., 2025/2216 K., 13.05.2025İlgili madde: m.93
- 3. Daire, 2023/7059 E., 2025/975 K., 28.02.2025İlgili madde: m.93
Diğer 11 karar
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/476 E., 2024/1018 K., 13.11.2024İlgili madde: m.93
- 3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024İlgili madde: m.95, m.96, m.98
- 3. Daire, 2022/504 E., 2024/936 K., 27.02.2024İlgili madde: m.94
- 3. Daire, 2020/2438 E., 2023/3 K., 23.01.2023İlgili madde: m.95, m.96, m.98
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1435 E., 2022/1384 K., 16.11.2022İlgili madde: m.93
- 3. Daire, 2019/6525 E., 2022/2155 K., 28.04.2022İlgili madde: m.96
- 4. Daire, 2016/6950 E., 2021/2304 K., 15.04.2021İlgili madde: m.98
- 21. Hukuk Dairesi, 2016/3064 E., 2017/1315 K., 23.02.2017İlgili madde: m.98
- 11. Daire, 1999/2847 E., 1999/4946 K., 13.12.1999İlgili madde: m.93, m.94
- 7. Daire, 1999/197 E., 1999/2236 K., 27.05.1999İlgili madde: m.94, m.98
- 11. Daire, 1996/5661 E., 1997/4199 K., 24.11.1997İlgili madde: m.96
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 14.10.2021 (m.97).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1.1. Vergilendirme bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış