1982 Anayasası 163. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 163 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)
D. Kesinhesap
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
10 karar eşleşti
3. Ceza Dairesi, 2022/30722 E., 2023/493 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30 ncu maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlar
3. Ceza Dairesi 2022/30722 E. , 2023/493 K.
"İçtihat Metni"
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER : TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/1-2.c, 62/1, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I-) Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi bulunmadığının anlaşılması karşısında; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıkla ilgili Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan reddine dair karara yönelik temyiz yoluna başvuru hakkı olmadığından, temyiz talebinin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
II-) Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin katılanlar TBMM Başkanlığı ve T.C ... vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, ilk derece mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Diğer temyiz talepleri ile ilgili olarak temyizin reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK'nın 309, 311, 312 ve 314 üncü maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince verilen kararda gerekçeleri de gösterilmek suretiyle eylemlerinin kül halinde TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabulü ile sadece anılan madde uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi ve TBMM Başkanlığının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçunun niteliği itibariyle katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gördüğünün anlaşılması karşısında, tebliğnamede T.C ... ve TBMM Başkanlığı'nın temyiz taleplerinin reddi görüşüne iştirak edilmemiştir.
A-) Genel olarak Anayasayı ihlal suçu ve somut darbe teşebbüsü:
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik ... bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 inci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312 nci maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309 uncu md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311 inci ve 312 nci maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30 ncu maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata kurumunun olaysal olarak değerlendirilmesi ve şartları oluştuğunda uygulanması mümkündür.
B-) Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sanığın sübutu kabul edilen dosyaya konu eylemleri:
15 Temmuz 2016 tarihinde ülke genelinde meydana gelen darbe girişimi kapsamında, Kars merkezde 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Avcı başkanlığında darbe teşebbüsüne ilişkin koordine toplantısı yapıldığı, sözde darbe teşebbüsünü nihai amaca ulaştırmak için 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı askerler tarafından Tank, GZPT, ZPT, ZTT ve Ünimorg tipi askeri araçlar ile; il emniyet müdürlüğü, çevik kuvvet şube müdürlüğü, bölge trafik şube müdürlüğü ve valiliğin kuşatılıp işgal edilmek istendiği, il merkezine gelen yollar ve il merkezindeki bir kısım kavşakların ulaşıma kapatıldığı, sivil araç ve yayaların geçişine engel olunduğu, bir kısım kamu görevlisinin derdest edilmek istendiği, belediye binasının kuşatılarak sözde sıkıyönetim ilanına ilişkin anons yapıldığı, darbe girişimine tepki gösteren vatandaşların dağıtılması amacıyla havaya ateş açıldığı,
Olay gecesi içerisinde Onbaşı ..., Er ..., Er ..., Er ..., Er ..., Er ..., Er ...., araç komutanı Uzman Çavuş ..., sürücüsü Er ... olan 363166 plakalı GZPT'nin (Geliştirilmiş Zırhlı Personel Taşıyıcı) ... kışla nizamiyesi önünde Cumhuriyet Caddesine konuşlandığı,
Sanığın olay gecesi 14. Mekanize Piyade Tugayı 2. Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı'nda Uzman Çavuş olarak görev yaptığı, saat 20:30-21:00 sıralarında birlikte görev yaptığı Uzman Çavuş ...'in kapıyı çalıp “mesaiye çağırıyorlar!” demesi üzerine kışlaya gittiği, kışlaya gittiğinde rütbeli ve rütbesiz tüm personelin bir kısmı teçhizatlı bir kısmı teçhizatsız içtima halinde bulunduğu, Bölük Komutan vekili Piyade Yüzbaşı Hüseyin Ünal'ın sanığı hazır olan mangaya araç komutanı olarak verdiği, şoföre de aracı getirmesini emrettiği, sanık ... ve 9 askerin GZPT’ye bindikleri, tankların nizamiyeden çıkışını bekledikleri, sonrasında önünde bulunan Piyade Asteğmen ...’in komutasındaki GZPT’nin peşinden 2 nolu nizamiyeye giderek bekleme yapmaya başladıkları, bu esnada ...'ın sanığa “Valilik güvenlik altına alındı, sen 2 nolu nizamiyeye gideceksin” diyerek emir verdiği, mühimmatın da dağıtılacağını söylediği, Binbaşı ...'ın sanığı 2 nolu nizamiye ile Cumhuriyet Caddesinin kesiştiği yere göndererek yolu kapatması emrini verdiği, sanığın verilen emre uyarak saat 04:00’a kadar bu bölgede kaldığı, saat 04:00 sıralarında Tabur komutanı Yarbay ...'ın geldiği, sanık ...'e ve iki askerine kendi aracına binmeleri emrini verdiği, Tugay Komutanın kışlaya giriş-çıkış yaptığı VIP denilen yere gittikleri, vatandaşların kalabalık bir şekilde toplanmış olduğu gördüğü, araçtan iner inmez halkın sanığın etraflarını sardığı, Yarbay ...'ın sanığa havaya ateş etmesi emrini verdiği, sanığın ateş etmediği, bunun üzerine ...'ın aracına bindiği, sanık ... ve iki askerin de bindiği, vatandaşların aracı tekmelemeye başladığı, yolun üzerindeki tank için ...'ın yanındaki görevli polislere hitaben “abi tankı çektirin, yol açılsın gidelim” dediği, yeniden 2 nolu nizamiyeye döndükleri, nizamiye dışında önünde beklemeye başladıkları, sivil bir araçla sivil giyimli 4 polisin geldiği, ...'ın gelen polislere yolun kapalı olduğunu, diğer taraftan gitmelerini söylediği, polislerin sanığa "yolu neden kapattınız" diye sorduğu ve "hiçbir şekilde yollar kapanmayacak, biz geri adım atmayacağız, siz geri çekileceksiniz, kışlaya dönün, içeri girin" dedikleri, sanığın komutasındaki askerleri GZPT’ye bindirip kışla içerisine girdiği, Yarbay ...'ın gelerek sanığın yanında bulunan Uzman Çavuş ...'ye "aracı çalıştır" dediği, ...'nin emrindeki ZPT de sadece şoför olduğu halde nizamiyeden çıktığı, ...., ... ve sanık ...'in yaya olarak kışla dışına çıktıkları, sanığın Cumhuriyet Caddesine çıkışı kapatmış olan kamyonetin arkasındaki boşluktan GZPT’yi çıkarmak için aşağıdan şoförü yönlendirdiği sırada ...'ın sanığa “ne yapıyorsun sen salak?” diyerek bağırarak ve GZPT’yi geri çıkardığı, ...'ın şoföre emir vererek yolu kapatan belediyeye ait kamyonu ittirerek yolu açtırmaya çalıştığı, bu sırada sanığın şoföre gözüyle gelmemesi için işaret yaptığı, bunun üzerine şoförün "ben de sürmüyorum" diyerek aracın içine girdiği, bu esnada görevli polislerin geldiği, Tugay Komutanı Tuğgeneral ...’nın emri üzerine olay yerine tugaydan rütbeli ve rütbesiz ellerinde G3 piyade tüfeği olan yaklaşık 20 personelin geldiği, ...'ın polisleri işaret ederek “Sarın alın bunları” dediği, ...'ın GZPT sürücüsü Onbaşı ...'a bağırarak "sür aracı" diyerek emir verdiği, ...'ın aracı sürmediği, araç içinde beklediği, yeniden yanındaki askeri personele polisleri yakalaması yönünde “Alın bunları” diyerek emir verdiği, askerlerin polislerin üzerine yürümeye başladığı, askerlerin havaya ateş etmeye başlaması üzerine polislerin de havaya ateş ederek karşılık verdikleri, ...'ın orada bulunan bir polis komiserini elbisesinden ve kolundan tutarak tugayın içine götürmeye çalıştığı, bir arbedenin olduğu, bu sırada ...'ın ve komiserin yere düştükleri, başka bir polisin gelerek komiseri kolundan tutup kalabalıktan çıkardığı, polislerden birinin "asker darbe yapıyor siz ne yapıyorsunuz, haberiniz yok mu, yaptığınız hak mı?" diye bağırdığı, sanığın komutasındaki bulunan askerleri tugaya aldığı, dışarıdaki askerlere de herkes içeri girsin diye bağırdığı, kışlaya sabah saatlerinde girdiklerinin ikame olunup usulünce tartışılan delillere uygun biçimde kabul edildiği anlaşılmaktadır.
C-) Hukuki açıklamalar ve somut olay çerçevesinde hükmün incelenmesi:
Sanığa müsnet suçun unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaşanan olaylar, Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine gelince,
Derece mahkemelerince sübutu kabul edilen olayın, Devletin Anayasal düzenini cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek amacıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca, işgal ettikleri kamu görevinin verdiği yetkiye istinaden tasarruf etme imkânını haiz bulundukları devlete ait silah ve mühimmatı kullanarak gerçekleştirilen bir silahlı darbe teşebbüsü olduğunda ve bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312 nci maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yoktur. Ancak aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309 uncu md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanığın ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311 inci ve 312 nci maddelerinde düzenlenen suçlardan ve keza aralarında geçitli /müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314 üncü maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması imkânı bulunmadığından;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan mahkumiyet kararı verilen sanığın eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirmek suretleriyle uygulandığı, verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile katılanlar TBMM Başkanlığı ve T.C. ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyete ilişkin hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
3. Ceza Dairesi, 2021/5758 E., 2022/2082 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30.
3. Ceza Dairesi 2021/5758 E. , 2022/2082 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarih ve 2019/419 - 2020/94 sayılı kararı
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme,
.., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan TBMM ve T.C. ... vekilinin istinaf taleplerinin 5271 sayılı CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca reddi kararına karşı yapılan itiraz başvurusunun reddine ilişkin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.01.2021 tarih ve 2020/96 Değişik İş sayılı kararı,
2 – Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
3 - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 39/1-2-c, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
4 – a) Sanıklar ..., ..., ...
Aysalar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs
etme suçundan TCK'nın 30/3, 24/1-4, 5271 sayılı CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan
kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 30/3, 28, 5271 sayılı CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
Temyiz edenler : Sanıklar ... ve ... ile müdafiileri, sanık ...’ın annesi ve müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...
ve ... müdafiileri, katılanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
Duruşmalı inceleme istemlerinin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, ilk derece mahkemesinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK’nın 170/1-c maddesinde belirtilen ‘’genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’’ suçundan kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı görülmüş ise de; dava zamanaşımı süresince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I) Katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin sanıklar sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen beraat hükümlerine yönelik başvularının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemesinin, sanıklara atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu açısından katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının nitelikleri itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılmalarına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan verilen mahkumiyet kararları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Adı geçen sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükümlere yönelik ilk derece Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığının anlaşılması karşısında; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklarla ilgili verilen mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına dair bölge adliye mahkemesince verilen esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz yoluna başvuru hakkı olmadığından temyiz taleplerinin REDDİNE,
III) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekilleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında sanıklar müdafileri ve katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin, sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti
... vekilleri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin olarak ilk derece mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan anılan suçlar yönünden temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
IV) Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden sanıklar ve müdafileri ile katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin, sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden sanığın annesi ve müdafii ile katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafileri ile katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309.
maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1
ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30. maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata kurumunun olaysal olarak değerlendirilmesi ve şartları oluştuğunda uygulanması mümkündür.
BÖLGE ADLİYE VE İLK DERECE MAHKEMELERİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT OLAY;
15 Temmuz 2016 tarihinde ülke genelinde meydana gelen darbe girişimi kapsamında, Kars ili Sarıkamış ilçesinde bulunan 9. Komando Tugay Komutanlığına bağlı çok sayıda askerin tam teçhizatlı olarak zırhlı araçlar ile ilçe merkezinin muhtelif noktalarında konuşlandığı, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların kuşatıldığı, Sarıkamış İlçe Emniyet Müdürlüğünün işgal edildiği, bir kısım kamu görevlisini rehin alındığı, ilçe merkezindeki bir kısım yolların ve kavşakların ulaşıma kapatıldığı, sivil araç ve yayaların geçişine engel olunduğu, darbe girişimine tepki gösteren vatandaşların sindirilmesi ve dağıtılması amacıyla havaya ateş açıldığı, söz
konusu eylemlere dahil olan askerlerin bir kısmının 9. Komando Tugayı 1. Komando Taburu 2. ve 3. Komando bölüklerine bağlı askerler olduğu,
Sanık ...'in Sarıkamış 9. Komando Tugay Komutanlığı 1. Komanda Taburu 3. Komanda Bölük Komutanlığı'nda yüzbaşı rütbesiyle bölük komutanı olarak görev yaptığı, olay günü saat 21.30 sıralarında bir başka dosya sanığı olan tabur komutanı Yarbay ...'in sanık ...'i telefonla arayarak askerlerini hazırlaması emrini verdiği, bunun üzerine sanık ...'in bölük Whatsapp grubundan askerlerine operasyon hazırlığı yapılması yönünde emir verdiği ve hazırlanarak kışlaya gittiği, bölükte görevli sanıklar üsteğmen ..., astsubay ..., astsubay ..., astsubay ... ... ve 2. bölük komutan vekili ...'ın da kışlaya gelerek askerlerini içtima alanında topladığı, ...'in sanık ...'i arayarak "askerlerin sırt çantalarını bırakmaları" emrini verdiği, bunun üzerine sanık ...'in emrindeki askerlere sırt çantalarını bırakmaları emrini verdiği, askerlerin çantalarını bırakarak yeniden içtima alanında toplandığı, bu sırada ...'in içtima alanına gelerek subay ve astsubayları yanına çağırdığı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'ın birlikte ...'in yanına gittikleri, bir süre konuştukları, ...'in sanık ...'e bir kolu tugaya göndermesi, diğer kollar ile ilçe meydanına giderek güvenlik önlemi alması emrini verdiği, akabinde sanık ...'in içtima alanında bulunan askerlere "sıkıyönetim ilan edildiğini, emirlere uymayanların sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanacağını, 2. kolun tugay güvenliğini sağlayacağını, 1, 3. ve 4. kolların kendisi ile birlikte ile birlikte ilçe meydanına giderek burayı kontrol altına alacağını’’ söylediği, tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesindeki zırhlı araçlara binilmesi emrini verdiği, sanık ...'ın içtima alanındaki askerlere "ordu tarafından sıkıyönetim ilan edildiğini, bütün emir komutanın kendisinde olduğunu, hükümet konağına gidileceğini ve içeriye herhangi bir evrak giriş çıkışı olmayacağını, donla girenin donla çıkacağını, polis ve jandarmanın kendi emirlerinde olduğunu, silah kullanma yetkilerinin olduğunu" beyan ettiği, bu sırada sanık uzman çavuş ...'un el kaldırarak sanık ...'a "polisin ve jandarmanın durumunun ne olacağını" sorduğu, bunun üzerine sanık ...'ın "direnen olursa sıkın" dediği, bu sözlerin içtima alanında bulunan bütün askerler tarafından duyulduğu,
Sanık ... ve komutasındaki 1. kol askerlerinin (sanıklar uzman çavuş ..., uzman Çavuş ..., uzman onbaşı ..., uzman onbaşı ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ...) tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesinde bekleyen ...'ın sevk ve idaresindeki Lojistik Destek Taburuna ait zırhlı araca bindikleri, bölük komutanı ...'in araç içerisinde bulunan askerlere "sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini" söylediği, "vatandaşları evlerine dönmeleri konusunda uyarmaları, zorluk çıkaran vatandaşlara karşı gözaltı yapmaları" emrini verdiği, sanık ... ve komutasındaki 3. kol askerlerinin (sanıklar uzman
çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., uzman onbaşı ..., uzman onbaşı ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ...) tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesinde bekleyen zırhlı araca bindikleri, sanık ... ve komutasındaki 4. kol askerlerinin (sanıklar uzman çavuş ..., uzman onbaşı ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ...) tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesinde hazır bekleyen Bayram Yaman'ın sevk ve idaresindeki Lojistik Destek Taburu'na ait zırhlı araca bindikleri, sanıklar ... ve ... ile 2. bölük askerlerinin (sanıklar uzman çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., uzman çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., uzman çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ... ile dava dışı sözleşmeli er ... ... ve sözleşmeli er ...) tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesinde bekleyen 2 ayrı zırhlı araca bindikleri, bu araçlardan birinin Tanju Saka'nın sevk ve idaresindeki Lojistik Destek Taburuna ait araç olduğu, tüm zırhlı araçların 23.15 - 23.30 sıralarında ilçe meydanına intikal ettikleri,
Sanık ...'in araç sürücüsü ...'a "aracı yolu kapatacak şekilde park etmesini" emrettiği, ...'ın da aracı sivil araç ve yayaların geçişini engellemek maksadıyla yolu kapatacak şekilde konumlandırdığı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın askerlere sokağa çıkma yasağı kapsamında çevredeki vatandaşları evlerine göndermeleri ve açık olan iş yerlerini kapattırmaları yönünde emir verdiği, bunun üzerine diğer sanıkların verilen emir doğrultusunda teçhizatlı olarak sivil araç ve yayaların geçişini engelleyecek şekilde ilçe merkezinin muhtelif noktalarında konuşlandıkları, çevredeki vatandaşlara sokağa çıkma yasağı olduğunu söyleyerek evlerine gitmeleri yönünde uyarıda bulundukları, açık olan iş yerlerini kapattırdıkları, bir süre sonra ...'in "4. kol ve 2. bölük askerlerinin kışlaya gidip dinlenmesi, sabah 08.00'de gelerek nöbeti devralması" yönünde emir vermesi üzerine sanık ..., sanık ... ve 4. kol askerleri ile sanık ... ve 2. bölük askerlerinin birlikte kışlaya döndükleri, sanıklar ..., ... ve ...'ın 4. kol ve 2. bölük askerlerini içtima alanında topladığı, ...'in içtima alanındaki askerlere "sıkıyönetim ilan edildiğini, bu sıkıyönetimin hükümet tarafından mı yoksa hükümete karşı olan bir grup tarafından mı yapıldığını şimdilik bilmediklerini, herkesin emirlere riayet etmesi gerektiğini, aksi halde sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanabileceklerini" ifade ettiği, bu sırada sanık ... ve 1. kol askerleri ile sanık ... ve 3. kol askerlerinin ilçe meydanında beklemeye devam ettiği, bir süre sonra ilçe merkezinde kalabalık bir grubun toplanmaya başladığı, meydanda bulunan askerlere tepki gösterdikleri, bunun
üzerine ...'in sanık ...'i arayarak derhal meydana kendilerine yardım etmeye gelmelerini emrettiği, bu sırada ilçe meydanından silah sesleri duyulduğu, sanık ...'in yeniden askerleri toplandığı, sanıklar ..., ... ve 4. kol askerleri (sanıklar uzman çavuş ..., uzman onbaşı ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ... ve dava dışı sözleşmeli er ... ...) ile sanık ... ve bir kısım 2. bölük askerlerinin (sanıklar uzman çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., Uzman Çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., sözleşmeli er ..., uzman çavuş ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., uzman çavuş ..., sözleşmeli er ..., Sözleşmeli Er ..., dava dışı sözleşmeli er ...) zırhlı araçlara binerek yeniden ilçe merkezine gittikleri, sanıklar ..., ... ve ...'in kışlada kaldığı, bu sırada ilçe meydanında kalabalık bir grubun bulunduğu ve "asker kışlaya" şeklinde slogan attıkları, ...'in vatandaşlar ile münakaşa ettiği, sanık ...'nın da bu münakaşaya dahil olduğu, bir süre sonra ...'in elindeki HK33 piyade tüfeği ile vatandaşları sindirmek/dağıtmak amacıyla havaya ateş ettiği, diğer askerlere de havaya ateş etmeleri yönünde emir verdiği, bunun üzerine sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın da içerisinde olduğu bir kısım askerlerin de piyade tüfekleri ile havaya ateş ettiği, askerler ile vatandaşlar arasında arbede yaşandığı, sanık ...'nın linç edilmekten kurtulmak için ilçe emniyet müdürlüğü binasına sığındığı, vatandaşların baskısı üzerine diğer askerlerin kışlaya doğru çekilmek zorunda kaldıkları, ...'in bir kısım askere nizamiye önünde beklemeleri emrini verdiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ AÇIKLAMALAR VE SOMUT OLAY ÇERÇEVESİNDE HÜKÜMLERİN İNCELENMESİ;
Sanıklara müsnet suçların unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaşanan olaylar, bölge adliye ve ilk derece mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince;
Derece mahkemelerince sübutu kabul edilen olayın, Devletin Anayasal düzenini cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek amacıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca, işgal ettikleri kamu görevinin verdiği yetkiye istinaden tasarruf etme imkânını haiz bulundukları devlete ait silah ve mühimmatı kullanarak gerçekleştirilen bir silahlı darbe teşebbüsü olduğunda ve bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yoktur. Ancak aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği
somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan ve keza aralarında geçitli /müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314. maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmaları imkânı bulunmadığından;
A) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın eylemleri ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uygun yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirmek suretleriyle uygulandığı, verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Sanıklar ..., ... ve müdafiileri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyete ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
B) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; örgütsel bağları kesin olarak saptanmayan ve olay tarihinde uzman çavuş rütbesi ile görev yapan sanıkların, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduklarının suç işleme karar ve iradesine katıldıklarının da kanıtlanamamış olmasına, atılı suç yönünden eylemlerinin neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımadığı, bu kapsamda müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulmasını gerektirmeyeceği, ancak zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak değerlendirildiğinde
darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğu, bu nedenlerle sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın müdafii ve annesi, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedenleri gözetilerek tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3. Ceza Dairesi, 2021/2546 E., 2022/212 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30.
3. Ceza Dairesi 2021/2546 E. , 2022/212 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarih ve 2017/95- 2018/258 sayılı kararı
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme,Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, silahlı terör örgütü üyesi olma, mala zarar verme
Hüküm : I- a) Sanıklar; ..., ..., ..., hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası,
b)Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, İki kez 5237 sayılı TCK'nın 38/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 151/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 6'şar ay hapis cezası,
c-)Sanıklar; ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası,
d-)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 39/1, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15'er yıl hapis cezası,
e-)Sanıklar; ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 39/1, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 13 yıl 4'er ay hapis cezası,
f-)Sanıklar; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 39/1, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6'şar ay hapis cezası,
g-)Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 39/1, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası,
İki kez 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 52/2, 63. maddeleri uyarınca 3.000'er TL adli para cezası,
h-)Sanık ... hakkında; Anayasayı ihlal, Yasama organına karşı ve Hükûmete karşı suçlarlar yönünden 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca Beraat,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası,
ı-)Sanık ... hakkında;Anayasayı ihlal, Yasama organına karşı ve Hükümete karşı suçlar yönünden; 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca Beraat,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası,
i-)Sanık ... hakkında; Anayasayı ihlal, Yasama organına karşı ve Hükûmete karşı suçlar yönünden; 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca Beraat,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasını,
j-) Sanık ... Barış Çoşar hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı Beraat,
k)Sanık ... hakkında; TCK 64/1 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca Düşme hükmüne ilişkin İstinaf Başvurularının Ayrı Ayrı Reddine,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükümlere ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e-f, 289/1-g maddeleri uyarınca Hükmün Bozulmasına, ilişkin karar
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bir kısım sanık ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin; sonuç cezası on yılın altında olan sanıklar yönünden hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sonuç cezası on yılın üstünde olan sanıklar yönünden ise; sanık ve müdafiilerin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşamasında ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I) "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçuna ilişkin katılanlar ... ve ... vekillerinin, "Silahlı terör örgütüne üye olma ve Mala Zarar Verme” suçlarına yönelik katılanlar ..., ..., ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin; istinaf başvurularının CMK’nın 279/1-b gereğince reddine dair karara ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların üzerine atılı suçlar açısından katılan kurum vekillerinin doğrudan zarar görme ihtimali bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen katılma ve istinaf taleplerinin reddine dair kararın CMK'nın 279/1-b son cümlesi uyarınca verilen kararın itiraza tabi kararlardan olduğundan ilgili merci tarafından incelenmek üzere mahalline İADESİNE,
II) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan bozma hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekilinin temyiz incelemesinde;
Bölge Adliye Mahkemelerince kurulan bozma hükümleri CMK’nın 286/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyize kabil olmadığından temyiz taleplerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) İlk derece yargılaması sırasında ölen sanık ... hakkında verilen “Düşme” şeklindeki ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik bölge adliye mahkemesi kararı CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan katılan ... Cumhuriyeti ... vekilinin temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
IV) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin TCK’nın 309. maddesi ile Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, suçu yönünden cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında; Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, suçları yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin yapmış oldukları temyiz talepleri ile ilgili olarak, söz konusu suçlardan 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Dairenin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B).
Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30. maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata kurumunun olaysal olarak değerlendirilmesi ve şartları oluştuğunda uygulanması mümkündür.
BÖLGE ADLİYE VE İLK DERECE MAHKEMELERİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT;
Siirt 3. Komando tugay komutanı olan sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından gönderilen sıkıyönetim direktifininde Siirt Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan sanık ...'in 14 Temmuz 2016 tarihinde Eruh Taburunun Siirt il merkezine gelmesi yönünde emir verdiği, bu şekilde sanık Albay ...'nin, komutanı olduğu Eruh taburunun 15 temmuz saat: 22.30 -23.00 sularında Siirt Merkez Tugay Komutanlığında olmasını sağladığı, suç tarihinde kurmay binbaşı rütbesiyle görev yapan sanık ...’ın da Eruh’ta bulunan taburun getirtilmesi yönünde rapor hazırladığı ve olay günü saat 22:00 sularında hareket merkezinde beklediği, saat 22.30 sularında gelen sıkıyönetim direktifini sanık ...'in açması ile birlikte öğrendiği, gelen sıkıyönetim direktifinin önemli bir evrak olduğunu söylediği ve içeridekileri çıkartarak, hareket merkezini boşalttığı, ardından sanığın tugay komutanın bulunduğu kata çıkarak sanıklar ... ve ... ile ayrı ayrı koridorun köşesine giderek bir şeyler konuştukları, sanığın ara ara diğer sanıklar ile birlikte tugay binası önüne indiği, tugay binası önünde iken sanık ...'ün darbeyi sorması üzerine, “bu işin şakası mı var, gerçek” şeklinde söylediği, yine sanıklar ... ve ... ile birlikte silah, teçhizat doldur boşalt istasyonundan mühimmat aldıkları, sanık ...’nun, ...’in emri doğrultusunda tugay karargahı içerisinde yazışma antetlerinde Siirt Sıkıyönetim Komutanlığı yazacak şeklinde bağırdığı ve karargah binası içerisinde gördüğü kişilere bu durumu bildirdiği, yine Sanık ...’ın tugay karargahı içerisinde ...’i kastederek “komutanımızı yalnız bırakmak olmaz” şeklinde bağırdığı,
Suç tarihinde Siirt'e PKK/KCK terör unsurlarına yönelik operasyonlar nedeniyle gelmek isteyen Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı ...’in darbe karşıtı olduğunun bilinmesi nedeniyle sanık ...’in bu konuda çalışmalar yaparak ...’in derdest edilmesini istediği, bu yönde hazırlıklar yaptırdığı, bu kapsamda sanık ... 'ın gündüz isimleri belirlenen dokuz uzman çavuş ile sanık teğmen ...’ı görevlendirdiği, bu şahısların birlikte saat: 22.00 - 23:30 sularında tam teçhizatlı pistte bekledikleri, sanık ...’un uzman çavuşların cep telefonlarını topladığı, İsmail Metin Temeli kastederek “koruma altına alacağız, kelepçeleyeceğiz, benim emrim dışında hiçbir şey yapmayın, benim emrime bakın, gerekirse dipçik kullanacağız” dediği, üzerilerinde kelepçe olmadığını belirterek sanık ...'tan kelepçe bulunmasını istediği, gelen bir telefon sonrası "Burada yaşananları kimseye anlatmayacaksınız" diyerek yemin ettirdiği daha sonra da kendisinin yemin ettiği, bir müddet sonra sanık ...'un helikopterin gelmeyeceğini söyleyerek pistte bekleyen sanıklara bölüklerine katılmaları emrini ilettiği, Kolordu Komutanı olan tanık ...'in Siirt'e gelmemesi nedeniyle planlaması yapılan bu eylemin gerçekleştirilemediği,
Tugay komutan yardımcısı olan ve sözde Sıkıyönetim komutanı olarak atanan ... ile birlikte hareket ederek emirlerini yerine getiren, yine ...’ten aldığı emirleri rütbelilere bildiren, ve darbecilere destek sağlamak için Atak helikopterleri Ankara’ya intikali hususunda pilotlara baskı yapan sanık ...’nun olay günü Valiyi arayarak “Valilik binasının korumasının kendileri tarafından yapılacağını” söylediği, bunun üzerine Vali ...'ın “bugüne kadar Valiliği siz mi koruyordunuz, bizim korumamız var” şeklinde söylediği, sanık ...'nun ise “güçlü bir şekilde korumaya geliyoruz” diyerek cevap verdiği, katılan Valinin de “biz de karşılık veririz” dediği, sanık ... 'ın ise “biz daha güçlü şekilde geliyoruz gerekeni yapacağız” dediği, bunun üzerine Valinin sivil toplum kuruluşlarına ve parti teşkilatlarına haber vererek darbeye karşı koymak için halkı Valilik önüne çağırdığı,
Sanık ...'in emriyle, Eruh Tabur Komutanı olan sanık ...'nin komutasında bulunan Eruh taburu ile Valilik önüne gitmek için için hazırlık yaptığı, bu hazırlıklar kapsamında Siirt 3 Komando Tugay Komutanlığı emrinde ulaştırma subayı olarak görev yapan sanık ...’in Eruh taburunu taşıyan konvoydan sorumlu olduğu ve olay günü tugay karargahı hareket merkezinden Eruh taburunu taşıyan konvoyun gelişini takip ettiği, saat 23.00 sularında Eruh taburunu taşıyan konvoyun Siirt tugayına giriş yaptığı, tugay karargahında bulunan sanığın ülke genelinde yaşanan darbeye teşebbüs eylemlerini öğrendiği, Eruh'tan gelen ve sanık ... emir ve komutasındaki 2. Komando Taburunun olay günü saat 00.40 sularında tugaydan çıkış yapmadan önce sanık ...'in sanık ...'nu görevlendirerek Siirt ilinde PKK saldırılarına karşı görevlendirilen iki adet Cobra tipi zırhlı aracı Valilik meydanında kullanılması için getirttiği ve sanık ...'na hitaben “seni 2. Komando Taburunun emrine verdim” şeklinde söylediği, bu şekilde Cobra araçlarını sanık ...'nin emrine verdiği, akabinde sanık ...'in yine terör saldırılarına karşı Siirt İl Emniyet Müdürlüğü emrinde kullanılan sanıklar ... ve ... idaresindeki kobra türü aracıda tugaya çağırdığı ve bu araçlara da sanık ...'nin konvoyuna dahil olmaları emrini verdiği,
Yapılan hazırlıklar doğrultusunda Eruh Tabur Komutanı olan sanık ...'nin komutasında bulunan taburla Valilik önüne gitmek için, saat 00.45'te 6 adet cobra ve 16 adet kirpi tipi zırhlı araçla Tugay komutanlığından çıkış yaptığı, mobese görüntülerine göre tugaydan çıkan ilk kobra aracının 00:41:47'de polisevi önünden geçtiği ve saat 00:50 civarında Valilik önüne geldiği, askerlerin Valilik bahçesine girişini engellemek için park edilen müştekiler ... ve ...'a ait araçların, sanık ...'nin emriyle aynı araçta şoför olarak bulunan ... tarafından kobra araçla çarpmak suretiyle zarar verildiği ve bu şekilde Valilik girişinin açıldığı, Valilik önünde toplanan ve darbe teşebbüsü eylemine karşı direnen sivil halkı dağıtmak amacıyla sanık ...'nin 02.08.2016 tarihli kamera görüntüleri çözüm tutanağından görüleceği üzere; Siirt Valiliği önünde Cobra tipi araçtan megafonla "Arkadaşlar lütfen dağılın, Türk Silahlı Kuvvetleri sizler için demokratik yönetime el koymuştur" şeklinde anons yaptığı, yine Siirt İl Jandarma komutanlığında, yüzbaşı rütbesiyle, istihbarat şube müdürü görevini yürüten ...’in de 00.11 sularında tugay komutanı olan sanık ...'in odasında darbe faaliyetini öğrendikten sonra tugay karargahından ayrılarak Valilik binasına gittiği, Valilik bahçesine girmeye çalışan tugay askerlerine yönlendirmede bulunduğu, Valilik önünde toplanan halkı uzaklaştırmaya çalıştığı, Vali ile pazarlık yapılacağını söylediği, emri altındaki personeli silahlı ve tam teçhizatlı olarak Valilik binasına çağırdığı, JÖH personelinden bir tim askeri personeli alarak Emniyet binası önüne götürdüğü, diğer sanıklar ... ve ...'in gelmesi üzerine Valilik binasına girdiği, Valilikten ayrılıp yerine döndükten sonra çağırıpta gelmeyen kişiler hakkında emre itaatsizlikten işlem yapacağını söylediği,
Eruh Tabur Komutanı sanık ...'nin komutasında bulunan ve Valilik önüne giden yüzbaşılar ..., ..., ..., üsteğmenler ..., ..., ..., ..., teğmenler; ..., ..., ..., ...’ın sanık ...’den aldıkları emirleri uyguladıkları ve astlarına ilettikleri, kanunsuz emirler doğrultusunda Valilik önüne giderek darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalıştıkları bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele araçlardan ateş emri verdikleri, Valilik önünde koridor oluşturdukları, yine astsubay rütbesinde görev yapan ..., ..., ...’in de sanık ...'nin emri ile Valilik önüne gittikleri, ...'nin emriyle emirlerindeki kol ile birlikte Valilik önünden vatandaşların uzaklaştırmaya çalıştırmak için set oluşturdukları, kendilerinin de havaya ateş açarak halkı uzaklaştırmaya çalıştıkları, astsubay rütbesinde bulunan ...’ın da kanunsuz emir doğrultusunda Valilik önüne gittiği, burada saf düzeninde beklediği, yine Uzman Çavuşlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Uzman Onbaşılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’ın da sanık ... komutasında Valilik önüne gittikleri üstlerinden aldıkları kanunsuz emirler doğrultusunda havaya ateş açarak ve koridor oluşturarak halkı uzaklaştırmaya çalıştıkları, yine Uzman Çavuşlar ..., ..., ve Uzman Onbaşılar ..., ..., ...’ın da kanunsuz emir gereği Valilik önüne gittikleri, ayrıca bu sanıklara ait dijital materyal incelemelerine göre darbe girişiminden haberdar olduklarına dair mesajların olduğunun anlaşıldığı, ayrıca sanık ...’nin içinde bulunduğu ... plakalı kobra tipi zırhlı araç şoförü Uzman Çavuş ...’ın da ...’in emri ile darbe girişimini engellemeye çalışan vatandaşların barikat amacıyla bıraktıkları şahsi arabalarına çarparak Valilik önüne geldiğinin anlaşıldığı, sanık ...’nin emrindeki taburun Valilik önüne geldiğini görünce Vali ... ve il Emniyet Müdürü ...'ın Emniyet Müdürlüğüne açılan Valiliğin arka kapısından çıkarak polis okuluna geçtikleri,
Bu sırada sanık ...'nin, vatandaşların Valilik önünü terk etmemesi üzerine kobralardan havaya ateş etme emrini verdiği, sanık ...'in bu emriyle Valilik önüne toplanan halkın korkutulup dağıtılması amacıyla araçlardan havaya ateş açıldığı, yine araçlardan açılan yoğun ateş sonrasında sanık ...'nin megafonla "Arkadaşlar lütfen dağılın, arkadşalar lütfen evinize gidin, sizler için buradayız, teminat veriyorum kimseye zarar gelmeyecek, lütfen evininize gidin" şeklinde anons yaptığı, yine sanıklar ... ve ...'ın beyanına göre sanık ...'nin "sıkıyönetim ilan edildiği ve birazdan sıkıyönetim komutanın teşrif edecek" şeklinde anons yaptığı, bir süre sonra araçlardan inen askerlerin bir kısmının sanık ...'in emriyle Valilik merdivenlerinde toplanan vatandaşları korkutup uzaklaştırmak amacıyla havaya yoğun bir şekilde ateş etmek suretiyle Valilik giriş kapısına doğru ilerlediği, koridor oluşturdukları,
Sanık ...’in olay tarihi itibariyle Siirt İl Jandarma Komutanlığına vekaleten baktığı, emrinde Jandarma Özel Harekat (JÖH ) tabur komutanı olarak binbaşı rütbesi ile görev yapan İlker Urgancıyı 00:40 sularında arayarak Valilik binasının emniyetinin alması talimatını vermesine üzerine Siirt Valiliği binasına yakın bir nokta olan saat kulesi yakınlarına Jandarma kuvvetlerinin geldiği, Siirt İl Jandarma Komutanlığı nizamiye görüntüleri incelendiğinde; Siirt İl Jandarma Komutanlığa ait 2 adet cobra ve 4 adet kirpi tipi zırhı aracın 16.07.2016 tarihinde saat 00.42 'de Jandarma alay komutanlığından çıkış yaptıkları, 1 adet toma aracının 01.43 sularında çıkış yaptığının anlaşıldığı, JÖH birliğinin tugay askerleri arasına karışmadıkları ve Siirt Valiliği binası içerisi ile bahçesine girmedikleri, halkı korkutmak veya geri çekilmesini sağlamak için havaya ateş etmedikleri ve halka müdahalede bulunmadıkları, tugay askerlerinin havaya ateş etmeye başlamalarını müteakiben JÖH personelinin saat 02.00 sularında birliklerine geri dönerek 02.00 sularında 1 cobra ve 2 kirpi aracının giriş yaptığı, 02.05 sularında 1 kobra ve 1 kirpi aracının giriş yaptığı, 05.00 sularında toma aracının birliğe giriş yaptığı, JÖH personeli Valilik binasına yakın bir konumda iken bu kuvvet içinde uzman onbaşı olarak görev yapan Sanık ...’in anlatımına göre dosya sanığı jandarma Yüzbaşı ...’un Araçtan inin emri verdiği, Garanti Bankası ATM’sinin bulunduğu yolu kapatılmasını emrettiği, vatandaş neden geçiyor diyerek emrindeki askeri personeli azarlar şekilde konuştuğu,
Sanık ...'in, ... ile birlikte kendi makam araçlarıyla koruma araçları eşliğinde tugaydan çıkış yaptıkları, 01:04 sularında Valilik önüne geldikleri, sanık ...'in Valiliğe girdikten sonra Vali ... ile telefonda görüştüğü, Vali ve Emniyet Müdürünün Valiliğe geri dönmeye karar verdikleri, Valilik binasının arka kapısından yeniden giriş yaptıkları,
Vali ve Emniyet Müdürünün Valiliğe döndükten sonra Valilik koordinasyon merkezinde tugay komutanı sanık ... ve alay komutan vekili sanık ... ile bir süre görüştükleri, Vali ...'ın tugay komutanına yaptıklarının anayasal suç olduğunu söyleyerek kışlaya dönmeleri için ikna etmeye çalıştığı, tugay komutanının birkaç kez "bizim niyetimiz kötü değil” diyerek genelde dinleyici kaldığı, gerek bu konuşmalar, gerek Cumhurbaşkanının açıklamasından sonra vatandaşın darbe karşıtı tepkisi gerekse 1. Ordu Komutanı ...'ın askerin kışlaya dönmesi yönündeki uyarısından sonra ülke genelinde sürecin darbeciler aleyhine işlemeye başlamasıyla tugay komutanı sanık ...'in kışlaya geri dönme eğilimine girdiği sonrasında da tugay kuvvetlerinin Valilik önünden çekierek saat 02:50 civarında tugaya giriş yaptıkları,
Sanık ...'in tugaya döndükten sonra da eylemlerine devam ettiği, sanıklar ... ve ...'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere sanık ...’nin personel astsubayı ve ikmal astsubayına, uçakların geleceği ve buna yönelik hazırlık yapmalarını söylediği, yine sanık ...'in emriyle sanık ...'nin sanık ...'e telsizden 2 kol hazırlanması emrini verdiği, sanık ...'in Siirt Havaalanı'nı ve atak helikopterleri pilotlarını arattığına ilişkin emir astsubayı ...'nun beyanları ve sanık ... ile diğer pilot tanıkların beyanları göz önüne alındığında Ankara'daki darbecilere destek olmak amacıyla eylemlere devam edildiğinin görüldüğü,
Sanık ...'nin, ... ve yanındaki diğer bölük komutanlarına, "sıkıyönetim ilan edildiğini, yapılanların hepsinin emir komuta zinciri içerisinde yapıldığını, emrin Genelkurmay Başkanından geldiğini, emirlere aykırı hareket edenlerin sıkıyönetim mahkemesinde yargılanacağını, sıkıyönetim komutanının sanık ... olduğunu, birkaç yerin kaldığını, ikna edilmeyen birkaç generalin kaldığını, onların da ikna olacağını belirtip "Sizin kaybedecek bir şeyiniz varsa benim 3 şeyim var ben hata yapar mıyım, bu emirler genelkurmay başkanlığından geliyor, aradık görüştük, tugay komutanı bizzat görüştü." şeklinde konuştuğu ikna olmamaları üzerine, ...'e bölük komutanlarından ikna edemedikleri olduğunu söylediği, bunun üzerine sanık ...'in bölük komutanları öne çıksın diyerek "Arkadaşlar kesinlikle emir komutada zafiyet olmayacak, herkes verilen emirleri harfiyen uyacak, emirlere muhalifiyet gösterenler en ağır şekilde cezalandırılacaklar." dediği, bölük ve kol komutanlarının kendisine karşı çıkması üzerine ikinci bir darbe girişimine yönelik kendilerini ikna edemeyeceğini anladığı ve bölük komutanlarını makam odasına çağırarak, önceki eylem ve söylemlerinden dönerek, olayları televizyondan takip ettiği ve darbe girişiminden haberi olmadığı yönünde kaçamak cevaplar verdiği,
Olay günü Siirt İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanık ...’nın Siirt polis evi müdürlüğünde çalıştığı, polisevi müdürü ...’ın gece 00:00 da dışarı çıkmak için sanığı şoför olarak yanına aldığı, araçla Valilik önüne doğru ilerlemeye çalıştıkları ancak olay yerindeki karışıklık nedeniyle ilerleyemedikleri, arabayı belirli noktada bıraktıkları, bu sırada sanığın Müdür ...’tan ayrılarak, sanık ...’nin yanına gittiği, ... megafondan konuşurken vatandaşa karşı “ben de polis memuruyum sakin olun” ve yine ... çehreliyi kastederek " bir konuşsun" şeklinde söylemlerde bulunduğu, ayrıca dosya içerisinde sanığa ait ByLock tespit tutanağı ile aleyhe tanık beyanlarının mevcut olduğu,
Dosya sanıkları Siirt 3'üncü Komando Tugay Komutanlığı emrinde lojistik şube müdürlüğünde yarbay rütbesi ile görev yapan ..., aynı tugay emrinde emniyet ve muhafız birliği takım komutanı olarak üsteğmen rütbesinde görev yapan ... ile Siirt İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan komiser ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan dava açıldığı, ancak sanıkların darbe teşebbüsüne katıldıklarına ilişkin icrai bir hareketlerinin tespit edilemediğinden Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan haklarında beraat kararı verildiği, sanıkların örgüt üyeliğine ilişkin dosyaya yansıyan bylock ve tanık beyanı gibi somut verilerin olduğu bu nedenlerle haklarında örgüt üyeliğinden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
HUKUKİ AÇIKLAMALAR VE SOMUT OLAY ÇERÇEVESİNDE HÜKÜMLERİN İNCELENMESİ;
Sanıklara müsnet suçların unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaşanan olaylar, Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince;
A) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarının incelenmesinde;
Tebliğname tarafından bozma istenen sanıklar yönünden; Sanık savunmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, yerel mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup, tebliğnamedeki bozma talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk bulunmakla;
1) Sanıklar; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek, emir doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini birlikte gerçekleştirerek suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile TCK'nın 309. maddesinden mahkumiyetlerine dair verilen hükümlerde;
2) Konumları rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle gelen emir mesaj muhtevasının açıkça suç teşkil etmesi nedeniyle yerine getirilmesinin cezai sorumluluk doğuracağını bilebilecek durumda olan sanıklar; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın; bir kısım sanıklardan dijital materyalin incelenmesi neticesinde elde edilen darbeye ilişkin mesajlaşmalarda gözetildiğinde, daha nizamiyeden çıkmadan sanıkların darbe girişiminden haberdar oldukları, bu anlamda sanıkların darbe girişiminden haberdar olmadıkları ve emir komuta zinciri kapsamında eylemlerini gerçekleştirdikleri yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği cihetle, dosya kapsamına yansıyan ve kararın somut olayın değerlendirilmesi kısmında bahsedilen bu sanıklara ait eylemlerin, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımadığı, bu kapsamda müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamalarını gerektirmeyeceği, ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradelerini açıkça ortaya koyan sanıkların hareketlerinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak değerlendirildiğinde darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğu, bu nedenlerle adı geçen sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulünde ve konumları, üstlendikleri vazife nazara alınarak ceza tayini yapılarak verilen mahkumiyet hükümlerinde;
3) Sanıklar ..., ..., ... hakkında; darbe teşebbüsüne katıldıklarına ilişkin icrai bir hareketleri tespit edilememesi karşısında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde;
Bir isabetsizlik bulunmamış,
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarına ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, mahkumiyet kararı verilen sanıklara ait eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirmek suretleriyle uygulandığı; sanıklar ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından “sanıkların darbe teşebbüsüne katıldıklarına ilişkin icrai bir hareketlerinin tespit edilemediği, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı” gerekçe gösterilerek verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet ve beraate ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
B) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde;
1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, kanunsuz emirler doğrultusunda Valiliği ele geçirmek, Valilik önüne giderek darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalışmak, bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele araçlardan ateş emri vermek, gecenin ilerleyen saatlerinde askeri personelin tugaya dönmesinden sonrasında bile darbeye destek olmak amacıyla eylemlerine devam etmek (sanık ... yönünden) şeklindeki; sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmamasına, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştiren sanıkların, konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30. maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığı da gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle 309. maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık ... yönünden;
Siirt Polisevi Müdürlüğünde polis memuru olarak çalışan, olay günü polisevi müdürü ... ile birlikte araç şoförü olarak Valilik önüne giden ve Eruh Tabur Komutanı olan dosya sanığı ...'nin Valilik önünde megafonla konuşma yaptığı sırada darbeye karşı direnen vatandaşlara yönelik olarak ...’yi kastederek "ben de polis memuruyum sakin olun, adam bir konuşsun" şeklinde söylemlerde bulunan sanığın; dosya kapsamına yansıyan bu eyleminin, Polisevi Müdürü ...’ın şoför olarak yanına almasaydı sanığın olay mahalline gidip gitmeyeceğinin belli olmaması, sanığın bu eylemini darbe girişimini desteklemek için mi yoksa vatandaş ile askerin karşı karşıya gelmesini engellemek için mi yaptığının yani kastının tam olarak belirlenemesi karşısında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçunu oluşturmayacağı, ancak dosya içerisindeki mevcut bylock tespit tutanağı ile tanık beyanları nazara alındığında eyleminin silahlı terör örgütüne üyelik suçunun unsurlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, tutuklu sanıkların üzerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarları, bozma nedenleri ve tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 24.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
3. Ceza Dairesi, 2022/18088 E., 2022/9765 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30.
3. Ceza Dairesi 2022/18088 E. , 2022/9765 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2019 tarih ve 2017/115 – 2019/306 sayılı kararı
Suçlar :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye
yardım, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini
ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gaspı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı terör
örgütüne üye olma,
Suç Tarihleri : 1 -15.07.2016 (Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden tüm sanıklar hakkında)
2 –16.07.2016 (Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanıklar ..., ..., ..., ...,
... ve ... hakkında),
3 -25.07.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanıklar ..., ...,
4 - 08.12.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
5 - 30.01.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
6 -12.06.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
7 - 26.07.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
8 - 12.05.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
9 - 08.09.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanıklar ..., .. hakkında),
10 - 11.09.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
11 - 12.09.2017 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu
yönünden sanık ... hakkında),
12 - 27.10.2018 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık ... hakkında),
13 – Beraat eden sanıklar hakkında; 5271 sayılı Kanunun 232/2-c maddesi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak suç tarihleri yazılmamıştır
Hükümler : 1 - Sanıklar hakkında;
a) "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "silahlı terör örgütüne üye olma" ile "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma"
suçlarından dolayı ... vekilinin,b) "Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "askeri komutanlıkların gasbı", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından dolayı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin,
c) "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme",
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "askeri komutanlıkların gasbı", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından dolayı ... vekilinin,
d) "kendisine karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu dışındaki suçlardan dolayı katılan ... vekilinin, istinaf taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi,
2 – a) Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 5271 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun ‘’süresinde kanun yoluna başvurulmadığından’’ CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi kararına yönelik temyiz isteminin CMK’nın 296/1 maddesi gereği reddine dair 26.10.2021 tarihli ek kararı,
b) Katılan ... vekilinin istinaf taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi kararına yönelik temyiz isteminin CMK’nın 296/1 maddesi gereği reddine dair 20.10.2021 tarihli ek kararı,
3 – a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı
TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle TCK’nın 109/2, 109/3,a,b,c, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı ikişer kez mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
c) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi delaletiyle TCK’nın 109/2, 109/3,a,b,c, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 43/2, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
4 - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
5 - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,.., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı
TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
6 – a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
.., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına
dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
7 - a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
ve ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
8 – a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı
esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., Mikail Ibrık, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63
maddeleri gereğince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
9 – a) Sanıklar ..., ...,
Yıldızhan, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
Karagöz, ..., ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
10 – a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının
ayrı ayrı esastan reddi,
Temyiz Edenler : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ..., Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile sanıklar müdafiileri, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Katılanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve ... vekilleri,
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
Duruşmalı inceleme istemlerinin; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü verilen sanıklar açısından ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun bulma suçlarından mahkumiyet hükümleri verilen sanıklar açısından ise silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, ilk derece mahkemesinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK’nın 317. maddesinde belirtilen ‘’askeri komutanlıkların gaspı’’ suçundan kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı görülmüş ise de; dava zamanaşımı süresince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Temyiz istemlerinin reddine dair 22.10.2021 tarih, 2020/595 esas ve 2021/1175 sayılı ek kararın Katılan ... vekili tarafından, 28.10.2021 tarih ve 2020/595 esas ve 2021/1175 sayılı ek kararın ise sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmediği belirlenrek yapılan incelemede;
Bir kısım sanık ve müdafiilerin usule ilişkin olarak: Reddi hakim başvurusunun 04.10.2018 tarihli celsede karara bağlandığı; tutuklama kararı veren hakimin hükme katılmadığı; karar celsesinden bir önceki celse hazır olan sanıklara son sözlerinin sorulmasından sonraki celse ek savunmayı gerektirecek yeni bir delil sunulmadığı; dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/3-1391 esas, 2013/407 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere bazı sanıkların yokluğunda hazır bulunan müdafilerine sanıklar yerine son sözlerinin sorulmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; dairemizin 2021/3760 esas, 2021/10136 sayılı ilamında da ayrıntıları belirtildiği üzere temyiz incelemesine konu dosyanın hacmi, karmaşıklığı, esas hakkında mütalaanın ve esas hakkındaki savunmaların verildiği duruşmaların tarihi ile karar tarihi arasındaki süre dikkate alındığında savunma yapılması için yeterli süre bulunduğu ve dosyada hükmün tefhim edileceğinin bilinmesine rağmen duruşmaya bazı sanık müdafileri gelmeden hükmün tefhim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; esas hakkında mütalaanın ve esas hakkındaki savunmaların verildiği duruşmaların tarihi ile karar tarihi arasındaki süre dikkate alındığında savunma yapılması için yeterli süre bulunduğu ve müdafisi bulunmayan sanıklara müdafi ataması yapıldığı anlaşılmakla, bu hususlar sonuca etkili görülmemiştir.
I) Sanık ... Baştuhan hakkında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında bölge adliye mahkemesinin 28.09.2021 tarih ve 2020/595 esas, 2021/1175 sayılı kararı ile tefrik kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedildiği anlaşılmakla; sanık hakkında temyiz incelemesine konu bir istinaf kararı bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında askeri komutanlıkların gaspı suçundan açılmış bir dava veya verilen bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında askeri komutanlıkların gaspı suçundan temyiz incelemesine konu bir istinaf kararı bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
III) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerinin incelemesinde;
Ankara bölge adliye mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarih 2020/595 esas ve 2021/1175 sayılı kararına karşı sanıklar müdafilerinin yasal süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu, ancak sanık ...’nın 24.11.2021 tarihli ve sanık müdafinin 25.10.2021 tarihli dilekçeleri ile, sanıklar ... ve ... müdafiinin ise 02.11.2021 tarihli dilekçeleri ile temyiz talebinden feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşılmakla; sanık ... ve sanıklar müdafiilerince verilen dilekçelerin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 266/1. maddesi uyarınca vazgeçme nedeniyle dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
IV) Sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine yönelik kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelemesinde;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarih 2020/595 esas ve 2021/1175 sayılı kararının sanık müdafiine usulüne uygun olarak 10.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen 15 günlük süreden sonra, 20.11.2021 tarihinde temyiz başvurusu yaptığı anlaşılmakla, yasal süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
V) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Adı geçen sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükümlere yönelik ilk derece Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığının anlaşılması karşısında; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklarla ilgili verilen mahkumiyet, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair bölge adliye mahkemesince verilen esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz yoluna başvuru hakkı olmadığından temyiz taleplerinin REDDİNE,
VI) Katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) ... vekilinin, (anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu hariç) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gasbı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından; ... vekilinin (askeri komutanlıkların gasbı suçu hariç) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından sanıklar hakkında verilen bölge adliye mahkemesi kararlarına yönelik temyiz talepleriyle ilgili olarak,
Katılanlar ... ve ...’nın nitelikleri itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılmalarına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından, temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
b) Türkiye Büyük Millet Meclisi vekilinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, temyiz talebinin reddine ilişkin 20.10.2021 tarihli 2020/595 esas ve 2021/1175 sayılı bölge adliye mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının KALDIRILMASINA,
VII) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar yönünden katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar yönünden sanıklar müdafilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan anılan suçlar yönünden temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
VIII) Sanık ... müdafiinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunun reddi kararına karşı temyiz taleplerinin reddi ile ilgili ek karar yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin yasal süreden sonra istinaf başvurusunda bulunduğundan istinaf isteminin reddine dair verilen kararın CMK'nın 279/1-b maddesine göre itiraz yoluna tabi olduğu, bu konuda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nin 20.10.2021 tarihli ve 2021/469 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği belirtilerek temyiz talebinin reddine dair 26.10.2021 tarih ve 2020/595 Esas ve 2021/1175 Karar sayılı ek kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, redde ilişkin bölge adliye mahkemesi ek kararının ONANMASINA,
IX) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar ve müdafiilerinin; sanıklar ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar ve müdafiilerinin; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiilerinin; sanıklar ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiilerinin; sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden sanık ve katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar ve müdafiileri ile katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Mehmet ..., ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiileri ile katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar ve müdafiileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., Mehmet Erkenekli ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiileri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar ve katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar ve müdafiileri ile katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiileri ve katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden sanık müdafiilerinin; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden sanık ve müdafiinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiilerinin; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmü yönünden katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden sanık ve müdafiinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmü yönünden katılan ... vekilinin; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiilerinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden sanıklar müdafiileri ve katılan ... vekilinin; sanıklar ..., , ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafiilerinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan ... vekilinin; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden sanıklar müdafiilerinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden sanıklar müdafiileri ile katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmü yönünden sanık müdafiinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmü yönünden katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmü yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilinin; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarih 2018/7103 esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik ... bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30. maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata kurumunun olaysal olarak değerlendirilmesi ve şartları oluştuğunda uygulanması mümkündür.
Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince Sübutu Kabul Edilen Somut Olay;
15 Temmuz 2016 günü itibariyle Ankara Kara Harp Okulu K.lığı (KHO) sorumluluğunda ve koordinesinde 28.06.2016 tarihinde başlayan Kara Harp Okulu ve Astsubay Meslek Yüksek Okulları için sivil kaynaktan öğrenci alımlarına devam edildiği, dekanlık personelinin çoğunun bu faaliyetlerde görevli olduğu, Alım Kurullarında toplam 401 (163’ü diğer birliklerden görevlendirilen) personelin görevli olduğu ve günlük 2000-2500 arasında adayın KHO içerisinde sağlık, spor, mülakat gibi testlere tabi tutulduğu, Kara Harp Okulu Komutanı bu faaliyetlere de nezaret ettiği aynı zamanda Kesin Karar Kuruluna Başkanlık yaptığı, Okul Komutanının Kurul’dan ayrıldığı saatlerde yönerge gereği KHO Dekanı Tuğgeneral ...’ın Kesin Karar Kurulu’na başkanlık ettiği, KHO/ANKARA’da Alay Komutanlığına vekalet eden P.Alb. ... ise Alay Komutanı yerine Kesin Karar Kurulunun üyesi olduğu, başka birliğe tayin olan KHO Kurmay Başkanı Kur.Alb. ..., Kurmay Başkanlığına yeni atanan Kur.Yb. Sait Tosun ile; 2’nci Tb.K.lığı görevini devreden Kur.Yb. Ümit Gençer’de Tb.K.lığına yeni atanan Kur.Bnb. ... ile devir teslim işlemlerine devam ettikleri ve öğrenci alımlarında aktif bir görevleri bulunmadığı,
Öğrenci Alay Komutanlığının yaz dönemi faaliyetlerinin ‘’Öğr.A.K.lığı 1’inci Anafartalar Taburunda 1’inci sınıftan 2’nci sınıfa geçen 101’i Misafir Askeri Öğrenci (MAP) olmak üzere toplam 836 Harbiyeli öğrenim görmektedir. Taburda öğrenim gören Harbiyeliler yaz tatilindedir. 2’nci Malazgirt Taburunda mezun olacak 39’u MAP toplam 692 Harbiyeli öğrenim görmektedir. Ayrıca 51 hazırlık sınıfı MAP öğrencisi de bu taburda öğrenim görmektedir. Mezun olacak 4’üncü sınıf Harbiyeliler yaz tatilindedir. 3’üncü Sakarya Taburunda 2’nci sınıftan 3’üncü sınıfa geçen 76’sı MAP toplam 831 Harbiyeli öğrenim görmektedir. Sakarya Taburu, Tb.K.Kur.Yb. Akif Açıkgöz’ün emir komutasında 11.07.2016 – 12.08.2016 tarihleri arasında planlanan yaz dönemi tatbiki eğitim için Menteş/İzmir’dedir. İzmir’de aynı zamanda 78 KATAR Harp Okulu öğrencisinin bulunduğu 98 kişilik bir birlik de buradaki eğitime iştirak etmektedir. Alay Komutanı Kur.Alb.... eğitimlere komuta, kontrol ve nezaret etmek için Menteş/İZMİR’de bulunmaktadır. Taburun 16, 17 ve 18’inci Öğrenci Bölükleri üç ... süreli Harp Tarihi Tatbikatı için 15 Temmuz 2016 sabahı Tb.Hrk.Eğt.Ks.A. P.Yzb. Mehmet Akif Ceyhan’ın emir komutasında Çanakkale’ye hareket etmiştir. Bu bölüklerin dönüşünü müteakip geri kalan 13, 14 ve 15’inci Öğrenci Bölüklerinin de 22-24 Temmuz 2016 tarihleri arasında aynı tatbikatı yapmaları planlanmıştır. 4’üncü Dumlupınar Taburunda 3’üncü sınıftan 4’üncü sınıfa geçen 48’i MAP toplam 742 Harbiyeli öğrenim görmektedir. 4’üncü Dumlupınar Taburu Hrk.Eğt.Ks.A. P.Bnb. Gökhan Açıkgöz’ün emir komutasında (Yeni Tabur Komutanı henüz KHO’na katılmadığından Tabur Komutanlığına vekalet etmektedir.) 13.06.2016 – 12.08.2016 tarihleri arasında planlanan komando temel ve mukavemet kazandırma eğitimi için Eğirdir’de bulunmaktadır. 5’inci Akdeniz Kurs Taburunda, üniversite mezunları ile astsubaylardan alınan sözleşmeli/muvazzaf subay adayı 14’ü MAP toplam 401 kursiyer KHO/ANKARA’daki akademik eğitimlerine devam etmektedirler. Kurs (5’inci Akdeniz) Taburuna yeni atanan P.Bnb.... görevi devralmıştır. Bu Taburda eğitim-öğretim gören 401 subay adayı yıllık eğitim programına uygun olarak 16-17 Temmuz 2016 tarihlerinde Afyon-Kocatepe Harp Tarihi Tatbikatını icra edecektir. Bu Taburda ayrıca üniversitelerde eğitim gören 9 öğrenci iaşe ve ibate edilmektedir. Olay günü itibariyle 28’i Misafir Askeri Personel olmak üzere toplam 97 Harbiyeli bütünleme sınavları için KHO/ANKARA’da bulunmaktadırlar. Bunlardan ayrı olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığının talebi üzerine ilk kez yapılacak temel paraşüt eğitimine katılacak öğrencilerden ilk kafile olarak 2 subay, 143 Hava Harp Okulu öğrencisi 11-23 Temmuz 2016 tarihleri arasında KHO’da iaşe ve ibate edilmektedir.‘’ şeklinde olduğu
Kara Harp Okulunda darbe girişiminden önce darbeye ilişkin organizasyonlar yapıldığı, bu kapsamda; Kara Harp Okulunda yapılacak atışlar için mühimmatın, atış günü alınıp atış sonrası artan mühimmatın aynı ... Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki depoya ilgilisi tarafından teslim edildiği halde, Kur. Yb. Ümit Gençer'in (başka dosyada sanık olan ve olay gecesi TRT binasına gittiği belirtilen kişi) yeni tabur komutanı sanık ...'e taburu devretmesine rağmen, taburdaki subaylara 18 Temmuz 2016 günü atış yaptırma bahanesiyle 15 Temmuz 2016 günü 2.250 adet 5,56 mm. fişek aldırarak çalışma odasında muhafaza ettiği, yine 2006 yılından itibaren yapılan Afyon-Polatlı Harp Tarihi Tatbikatı gezisinin bu kez 16 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilmesinin planlandığı, kursiyer öğrencilerin eğitim gördüğü taburun üç bölükten, her bölüğün üç takımdan oluştuğu, taburda 402 kursiyer öğrencinin bulunduğu, gezide her bölükten 9 kişi olmak üzere toplam 27 kişinin muhafız olarak görevlendirilmesinin kararlaştırıldığı ve muhafızlara dağıtılmak üzere 4.500 adet 5.56 mm fişek temin edildiği, kursiyer öğrencilere rutin uygulama dışında olmak üzere sabah erken çıkılacağı için eve gitmemelerinin gece okulda kalmalarının ve 21.30'da içtima alınacağının bildirildiği, 15 Temmuz günü daha önceden yapılan planlamada sanık ... ın okul nöbetçi amiri olmadığı, bir kaç ... öncesinde nöbet değişimi yapılarak olay günü sanık ... ın nöbetçi amir konumuna getirildiği, Kurmay Yrb Ümit Gençer' in olaydan bir ... önce (14.07.2016 günü) Malazgirt Taburu whatsapp grubundan Üstteğmen ...’a izinde olanları sorduğu, akabinde özellikle Cuma akşamı izinde olanların sayısını ve eğitim elbiselerinin durumunu öğrenmek istediği, firari olması sebebiyle dosyadan tefrikine karar verilen Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...'ın ülke genelinde darbeye yönelik eylem ve açıklamalar olmadan katılanları derdest ederek darbe açıklaması yaptığı, ...'ın eşi ...'ın hazırlık aşamasında müdafili alınan beyanında, 15 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde eve tanımadığı iki kişinin geldiğini, görüşme sonrası eşinin heyecanlı ve tedirgin olduğunu, 16 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde eşini gördüğünde ‘’kendisini affetmesini, emrin büyük yerden olduğunu, ...'in emir verdiğini, ya teslim olacağını, ya da kendileriyle ilgili başka bir karar verileceğini’’ söylediği,
Kara Harp Okulunda darbeye karşı olduğu ve darbe faaliyetlerini engelleyeceğini düşündükleri Kara Harp Okulu Komutanı katılan Tümgeneral ... ve emir astsubayı katılan ...'ın etkisiz hale getirilmeleri amacıyla faaliyetler yürütüldüğü, bu kapsamda; 15 Temmuz 2016 günü 2'nci Tabur Komutanı olan sanık ...'in saat 17.30 sıralarında mesaiden ayrıldığı, saat 19.35 sıralarında Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...tarafından lojmandan aranması üzerine saat 19.47 sıralarında tabur binasına geldiği ve ... ile askeri hattan bir kaç kez telefon görüşmesi yaptığı, sanık ...'in saat 21.12'de tüm bölük ve takım komutanlarını mesaiye çağırdığı, yine bütünleme sınavları için okulda kalan harbiyelilerin ivedi olarak içtimaya alınması ve silahların bulunduğu malzemeliğin açılmasını emrettiği, sanık ...'in Tabur iç bahçesinde toplanan Harbiyeliler arasından seçtiği 20' sine silah ve Kur.Yb. Ümit Gençer tarafından temin ve muhafaza edilen mermilerden bir kısmının dağıtımını yaptığı, Harbiyeli grupla birlikte Okul Karargah binasının kuzey doğu girişi olan A-21 kapısının yakınındaki alana gittiği, çağrı üzerine okula gelen bölük komutanları firari olmaları nedeniyle dosyadan tefrikine karar verilen sanıklar Yzb. Abdullah Beyaztürk ve Yzb. Güven Günindi'n de sanık ...'in bulunduğu yere geldikleri ve bir süre görüştükten sonra yanlarına sanık Ütğm. ...'ı da alarak A-21 kapısına (A-21 kapısından okul karargahına girişteki sağdaki iki oda Ani Müdahale Kuvvetinin kullandığı, okul komutanı ve emir astsubayının derdest edilerek tutuldukları yer) doğru hareket ettikleri,
Olay gecesi saat 20.30 sıralarında ..., yeni atanan Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay (firari olması nedeniyle dosyadan tefrikine karar verilen sanık) Sait Tosun ve (okuldaki görev süresi biten ve 14 Temmuz 2016 günü ilişiği kesilen, darbe günü Türk Telekomun ele geçirilmesi olayı nedeniyle başka dosya firari sanığı) Yarbay ...'un Okul Karargah Binasının zemin katında bulunan Ani Müdahale Kuvvetinin bulunduğu koridora geldikleri, ...'ın emriyle Ani Müdahale Kuvvetine durum verilerek önce 4 nolu nizamiyeye gönderildiği, ardından olay tarihinde Okl.Nöb.A. Per.Ş.Md.P.Yb. sanık ...’ın da Kur.Bşk.nın bulunduğu AMK bölgesine geldiği, Ani Müdahale Kuvvetinin 15-20 dakika sonra Karargah binasına dönmesi sonrasında yeni durum verilerek 1 Nolu nizamiye bölgesine sevk edildiği,
KHO K. Emir Astsubayı Topçu Asb.Kd.Bçvş. Katılan ...’ın saat 21.00 sularında komutan habercisinin “dışarıdan silah sesleri geliyor” demesi üzerine KONMER’i arayarak olay tarihinde Okl.Nöb.Sb. Ütğm. Sanık ...’e 1 No.lu Nizamiye istikametinden birkaç el silah sesinin geldiği ve ne olup bittiğini sorduğu, Okl.Nöb.Sb.’nın ‘’KHO K.nın da KONMER’i arayarak konuyu sorduğunu ve kendilerinin de araştırdıklarını’’ ifade ettiği, Saat 21.00 sıralarında emir astsubayı Ast. Bçvş. katılan ...'ın neler olduğunu araştırmak amacıyla A-21 kapısına doğru giderken ...'ın yönlendirmesiyle kameralara bakmak amacıyla Ani Müdahale Kuvvetinin kullandığı odaya girdiğinde firari olmaları nedeniyle dosyadan tefrik edilen sanıklar Albay ..., Yarbay Sait Tosun, Yarbay Atakan Adaşoğlu ile sanıklar Yüzbaşı ... ve sanık Yarbay ... tarafından derdest edilerek ellerinin ve ağzının bağlandığı, saat 21.30 sıralarında ...ve sanık ...'ın A-21 kapısının yakınında misafirini uğurlayan Okul Komutanı katılan ...'ün yanına giderek "komutanım olaylar var, gelseniz iyi olur" demeleri üzerine birlikte Ani Müdahale Kuvvetinin bulunduğu odaya girmelerini müteakip daha önceden burada gizlenen personelle birlikte katılana saldırıldığı ve rehin alındığı, Albay ... tarafından “siz siyasilerle iş birliği yapıyorsunuz, biz Atatürkçü subaylarız, yönetime el koyduk, işte şimdi uçaklar havada” dediği, katılanların aynı odada iki silahlı nöbetçi oda içerisinde birisi dışarıda kapı önünde olacak şekilde 16 Temmuz 2016 günü saat 10.30'a kadar alıkonuldukları,
Okul komutanı ve emir astsubayının etkisiz hale getirilmesi sonrası firari sanıklar ve sanıkların darbe faaliyetini başlattıkları, bu kapsamda; atama görmesi nedeniyle 14 Temmuz 2016 günü ilişiği kesilen Yarbay ...'un hiçbir emir ve komuta yetkisi olmadığı halde 15 Temmuz 2016 günü saat 21.05 sularında olay günkü Kurs Tb.Nöb.Sb.P.Ütğm. sanık ...’a Harp Tarihi Tatbikatı öncesi emniyet tedbirlerini denemek amacıyla bizzat kendisi tarafından tatbikat yaptırılacağı, taburdan muhafız olarak seçilen subay adaylarının silah ve mühimmatlarını alarak derhal içtima ettirilmesi emredilmiş, 27 kursiyer alelacele içtima ettirilmiş, P.Kur.Yb. ...’un talimatıyla Topçu Ütğm. sanık ... tarafından şarjörlere mühimmat doldurtulmuş ve vekili olduğu 2’nci Bl.K.lığı silah deposu açılarak silah ve fişek dolu şarjörler dağıtılmış, akabinde muhafızların Ulaştırma Bölüğü Nöb.Asb.Asb. ...’a Yb.... tarafından bir kursiyer astsubay gönderilerek araç istenmiş, ancak KHO Nöbetçi Amirinin emri olmadan garajdan araç çıkarılamayacağını, araç çıkarma yetkisinin Okl.Nöb.A.nde bulunduğu, onun müsaadesi olmadan araç verilmeyeceğinin iletilmesi üzerine, Okul Nöbetçi Amiri P.Yb. Tolga Sıçrar telefonla arayarak aracın çıkartılmasını sağlamış bu şekilde kursiyerler bir araca bindirilerek Türk Telekom binasına götürüldüğü, bu olaya ilişkin yargılamanın halen başka bir dava dosyasında görülmekte olduğu,
Okl.Nöb.A.P.Yb. sanık ...’ın öğrenci alımlarında görevli personeli evlerine götürmek bahanesiyle, saat 21.00 sularında toplam 12 servis aracını şoförleri ve muhafızlarıyla birlikte Bozpark bölgesinde hazır edilmesini Ulş.Bl.K.Yzb. ...’na ilettiği, ancak Ulş.Bl.K.nın bu görevin plan dışı olduğu, şoförlerin sabah saat 04.00’de göreve çıkacağından dolayı talebin karşılanmasının uygun olmadığını, ısrar edilmesi halinde tutanak düzenlenerek araçların göreve sevk edilebileceklerini bildirmesi üzerine, Okl.Nöb.A.P.Yb. sanık ...’ın 21.50 civarlarında bu kez Nöb.Asb. ...’ı arayarak araçların görevlendirilmesinin Kur.Bşk.Alb. İ.Polat’ın bilgisi dahilinde yapıldığını, araçların derhal Bozpark’ta hazır edilmesi emrini verdiği, araçlar, sabah 05.00 sularına kadar Bozpark bölgesinde hazır bekletildiği ayrıca saat 24.00 sularında Dekanın Emir Astsubayı Asb.Bçvş. sanık ...’un, araç sevk amirliğine gelerek, Dekanın emri ile kışla nizamiyelerinin emniyetini artırmak maksadıyla, büyük araç ve kamyonları (toplam 5 araç) aldığı ve bizzat kendisi tarafından 2 ve 4 No.lu nizamiyelerin girişini engelleyecek şekilde yerleştirildiği,
5’inci Akdeniz Kurs Tb. K.lığının dört bölük komutanı bulunduğu, 1’inci Bl.K. Mu.Yzb. sanık ..., 2’nci Bl.K.Vek. Topçu Ütğm. Sanık ..., 3’ncü Bl.K. J.Ütğm sanık ..., 4’üncü Bl.K. (FYO) P.Yzb. Muhammed Vedat Şuvak olduğu, bölük komutanlarından Mu.Yzb. sanık ..., Topçu Ütğm. sanık ... ve J. Ütğm sanık ...’nun ertesi ... 05.30 başlayacak Harp Tarihi Tatbikatı intikal hazırlıkları kapsamında kumanya alınması, mühimmatın şarjörlere dizilmesi ve sırt çantalarının hazırlanması maksadıyla tanık Tabur Komutanı Bnb. ...’ın emri doğrultusunda 22.00 sularında tabura geldikleri, P.Yzb. Muhammed Vedat Şuvak’ın izinde olduğundan dolayı o ... birliğe gelmediği,
Saat 22.00 sıralarında uçakların alçak uçuşlara başlamalarına paralel olay tarihinde Kur.Bşk.Kur.Alb. olan firari sanık ...tarafından subay adayı kursiyerlerin eğitim elbiseli, teçhizatlı ve silahlı olarak Bozpark bölgesinde toplanması sağlanmış, ardından bu gruba okulda bütünleme sınavı için kalan Harbiyelilerin de katıldığı, Bozpark bölgesinde toplanan subay adayı kursiyerlere öncelikle astsubay kursiyerler olmak üzere Yb. Ümit Gençer’in temin ettiği, Afyon Harp Tarihi Tatbikat için alınan mühimmattan muhafızlara verilenden geriye kalanı ile K.K.Kh.ndaki depodan beyaz bir Minibüsle getirilen mühimmatın dağıtımının yapıldığı,
Kara Harp Okulu Dekanı Tuğgeneral sanık ...'ın, ...tarafından saat 22.47 sıralarında aranarak "komutanım TSK yönetime el koydu, okula gelmeniz gerekiyor, verilen emre göre hareket edeceğiz" denilerek okula çağrıldığı, sanık ...'ın saat 23.00 sıralarında okula geldiği, makamında eğitim elbisesi giyerek Okul Karargah Binasında bulunan ...'ın yanına gittiği, darbeci personelce hazırlanan Sıkıyönetim Direktifinin saat 23.04'te Kara Harp Okulu Kontrol Merkezine ulaştığı, sanık ...'ın bu listede Kara Harp Okul Komutanı olarak gösterildiği,
...ve sanık ...'ın saat 23.00- 23.30 sıralarında Bozpark Bölgesinde geçerek toplanan birliğe "hükümetin bölücü terör örgütü ile anlaştığı için TSK'nın yönetime el koyduğu, sıkıyönetim ilan edildiği ve emre uymayanların şiddetli şekilde cezalandırılacağı" şeklinde konuşmalar yaptıkları, sonrasında Kur.Bşk.Alb. ...’ın emriyle subay adayı kursiyerlerin 10’arlı gruplara ayırılarak kursiyerlere mühimmat dolu birer şarjör verildiği, ...'ın emriyle gruplara ayrılan bir kısım harbiyeli ve kursiyerlerin rütbeli subaylar nezaretinde nizamiyelere gönderilerek Kara Harp Okulunun giriş ve çıkışları darbe faaliyetlerinin yürütülmesinin engellenmemesi için kontrol altına alındığı, geri kalan kursiyerlerin sınıflara ve yemekhaneye gönderildiği, nizamiyelerde görevlendirilen subaylara açıkta kimsenin bulunmaması, izinsiz kimsenin okula alınmaması, nizamiyelere kimsenin yaklaştırılmaması, toplu gösteri ve taşkınlıklarda ateş açılması yönünde gece boyunca emirler verildiği, nizamiye önüne gelen emniyet zırhlı aracına helikopterden ateş açılması nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığı,
Kara Harp Okulundaki görevine yakın zamanda başlayan Tabur Komutanı ...'ın saat 20.00 civarında mesaiyi terk ettiği, olayların başlaması üzerine 23.30 sularında okula gelmek için teşebbüste bulunduğu ancak Nizamiyede görevli Ütğm. ...’in Kur.Bşk.nın emri olmadan içeri kimseyi alamayacağını ilettiğini, bunun üzerine A.K.Yrdc. Alb. sanık ... ile görüşmesine rağmen Kur.Bşk.Kur.Alb. Firari sanık ...tarafından kışlaya girmesine müsaade edilmediği, sanık ...’e ne yapması gerektiğini sorduğunda ise “geri dön, yapacak bir şey yok” cevabını alması üzerine evine döndüğü,
Saat 22.50 sıralarında ...'ın emriyle tüm Savunma Bilimleri Enstitüsü (Savben) personeline okula gelmeleri yönünde yazılı mesaj gönderildiği, Dekanlık İdari Şube Müdürü Öğ.Bnb. ...’un, daha sonra ...'ın emri üzerine whatsapp üzerinden 23.07 de bölüm başkanları ve şube müdürlerine okula gelmeleri talimatını ilettiği, Kara Harp Okulu bünyesinde 6 as birliğin mevcut olduğu, bu as birliklerden Lojistik Destek Komutanlığınca okulun emniyetinin sağlandığı, Lojistik Destek Komutanlığı dahil diğer as birliklerde görevli hiçbir personelin okula çağrılmadığı, Savben Müdürü sanık ...'ın, ...ve sanık ...'la yaptığı görüşmeler neticesi, sıkıyönetim ilan edildiği, değişen durumlara karşı personelin hazır olması, birlik emniyeti için oluşturulan hazır kıtaya takviye gerekebileceği, personelin odalarında beklemesi yönünde talimat aldığı, ...'ın emriyle saat 03.00-04.00 sıralarında Savben ve Dekanlık personeline mühimmatsız silah ve boş hucum yeleği dağıtımının yapıldığı,
Saat 23.30 sıralarında sivil giyimli iki askeri personelin beyaz bir minibüsle 2 nolu nizamiyeden ...'ın izni ile okula giriş yaptığı, Bozpark Bölgesine geçen aracın getirdiği mühimmatları burada teslim ettikten sonra okuldan ayrıldığı, sonradan bu mühimmatın Kara Kuvvetleri Komutanlığında bulunan deponun kapısı kırılarak alındığının tespit edildiği,
İzmir/Menteş'te geçici görevde bulunan (başka dosya sanığı) Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı Albay Enver Topal'ın emri ile izinde bulunan 1576 Harbiyelinin en seri vasıta ile Kara Harp Okuluna dönmeleri yönünde saat 00.47'de toplu SMS gönderildiği, yine İzmir/Menteş, Isparta/Eğirdir ve Çanakkale'de eğitim ve tatbikat amacıyla bulunan yaklaşık 1500 Harbiyelinin Ankara'ya dönmek amacıyla harekete geçirildikleri ancak kolluk güçlerince alınan tedbirler sayesinde engellendikleri,
Kara Harp Okulunda temel paraşüt eğitimi amacıyla bulunan 142 Hava Harp Okulu öğrencisinin saat 02.30 sıralarında İstanbul'a intikal edecekleri gerekçesiyle ... İçtima alanında toplandığı, 91 öğrencinin alana inen helikopterlerle Etimesgut 11. Hava Ulaştırma Komutanlığına götürüldüğü, geri kalan 51 öğrencinin ise helikopter gelmediği/gelemediği için götürülemediği,
Başka dosya sanığı Siirt 3'üncü Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay ...'un saat 01.30 sıralarında sivil aracı ile Kara Harp Okuluna geldiği, daha sonra helikopterle Genelkurmay Başkanlığı'na intikal ettiği, Saat 02.00 sıralarında ...'ın emriyle ... İçtima alanında toplanan 155 subay adayı kursiyerin 16'şarlı gruplara ayrıldığı, her grubun başında bir rütbeli olacak şekilde silahlı, teçhizatlı ve kamuflajlı şekilde önceden kararlaştırılan planlama dahilinde temin edilen helikopterlerle yoğun çatışmaların yaşandığı darbeciler tarafından ele geçirilmeye çalışılan Genelkurmay Başkanlığı'na götürüldüğü, karargah içerisinde çeşitli yer ve bölgelerde darbe teşebbüsüne karşı koyan sivil halkın karargaha girmelerini önlemek amacıyla konuşlandıkları,
Başka dosya firari sanığı ...'un Türk Telekom Binasından tekrar okula geldiği, saat 03.00 sıralarında KONMER'de bulunan kamera ve görüntü kayıt cihazlarını sökerek imha etmeye çalıştığı, devam eden aramalar sonucunda görüntü kayıt cihazlarının 18 Temmuz 2016 günü saat 14.00'de ağaçlık alanda bir çukura atılmış vaziyette bulunduğu,
Kara Harp Okulunda darbe faaliyetinin sabah saatlerine kadar devam ettiği, sabah saat 08.00 sıralarında ...'ın nizamiyelerdeki personelin istirahate çekilebileceği, alınan tüm ilave emniyet tedbirlerinin kaldırılması emrini verdiği, ...'ın 15-16 Temmuz 2016 günlerinde Genelkurmay Başkanlığı, Akıncılar Üssü, Ulus-Telekom ve İzmir/Menteş'te bulunun ve darbe faaliyetine katılan askeri personelle yoğun telefon irtibatının bulunduğunun tespit edildiği, saat 09.00 sıralarında firari olmaları nedeniyle dosyadan tefrik edilen sanıklar ..., , başka dosya sanığı ... ile sanıklar ... ve ...'ın ...’ın odasında toplandıkları, sanıklar ... ve ... dışındaki diğer kişilerin sivil kıyafetlerini giyerek okuldan ayrıldıkları, anlaşılmıştır.
Hukuki Açıklamalar ve Somut Olay Çerçevesinde Hükümlerin İncelenmesi;
Sanıklara müsnet suçların unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaşanan olaylar, bölge adliye ve ilk derece mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince;
Darbe girişiminden önce darbeye yönelik hazırlıkların yapıldığı, darbe bildirisi yayınlanmadan önce okul komutanı derdest edilerek ele geçirilen Kara Harp Okulunda, olay günü rutin uygulama dışında tüm askerlerin okula çağrılarak teçhizatlı içtima edilmeye başlanması, içtima edilen askerlere darbe girişimine yönelik duyuru yapılması, silah ve mühimmat dağıtılması, darbe faaliyetinin yürütülmesinin engellenmemesi amacıyla nizamiyelerde önlemler alınması ve nizamiye önüne gelen emniyet zırhlı aracına helikopterden ateş açılması, Türk Telekom binasına, Genelkurmay Başkanlığına ve İstanbul iline intikal amacıyla sevkiyatların helikopter ve araçlarla Kara Harp Okulundan yapıldığının anlaşılması karşısında; olay gecesi çağrı üzerine veya kendiliğinden Kara Harp Okuluna gelen ya da başka bir nedenle okulda bulunan muvazzaf askerlerin olay gecesi 03.00 sıralarında silah alma emrine uyarak silah alması ve verilecek emirleri beklemesi şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunda fiil üzerinde ortak hakimiyeti olmamakla beraber işlenmekte olan amaç suç yönünden TCK’nın 39. maddesi kapsamında yardım niteliğinde kalacağında tartışma bulunmamakla birlikte icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar oldukları ve suç işleme kararı ile iradesine katıldıkları kanıtlanamayıp darbe girişimine yönelik eylemleri hazırlık hareketi kapsamında kalıp teşebbüs aşamasına ulaşan bir eylemi bulunmayan kişiler açısından ise işlenmekte olan amaç suç yönünden hazırlık hareketini suç sayarak yaptırıma bağlayan TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilerek;
A) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından verilen beraat hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Mehmet ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde TCK’nın 62. maddesi uygulanırken uygulama maddesinin doğru olarak gösterildiği ve sonuç cezanın doğru şekilde belirlendiği anlaşılmakla; hüküm metnindeki ‘’sanıklara verilen cezanın takdiren 1/6 indirilerek’’ şeklindeki maddi hata niteliğindeki ibare mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Gerekçeli karar içeriğinde bir kısım sanıklar hakkında ‘’takdiri indirimi gerekirir bir neden bulunmadığından TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına’’ şeklinde ibarelere yer verilmiş ise de, hüküm kısmında sanklar hakkında gerekçesi belirtilmek suretiyle TCK’nın 62. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla; sonuca etkili olmayan maddi hata niteliğindeki ibareler mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ... yönünden; oluş, dosya kapsamı ve mahkeme kabulü nazara alındığında, dosya kapsamına göre mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... eylemleri; anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... eylemleri; anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... eylemleri; silahlı terör örgütüne üye olma suçudan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarının sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun sanıklar tarafından işlenmediği sabit olduğu gerekçe gösterilerek verilen beraat hükümlerinin karar yerinde gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğu, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile sanıklar müdafiileri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmü ile sanıklar ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Mahkeme kabulüne göre, sanıkların çağrı üzerine Kara Harp Okuluna geldikleri ancak okul içerisinde yaşanan olayları anlayıp darbe girişiminde kanunsuz bir eyleme karışmamak için silah almayıp, geceyi odalarında, dersliklerde veya sığınak gibi yerlerde geçirdiklerinin kabul edilmesi, yapılan yargılamada da sanıkların darbe girişimine yönelik eylemlerinin tespit edilemediğinden haklarında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine karar verilmesi karşısında;
1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Asker bir şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından aranması ve "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" nazara alındığında;
Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir analiz raporunun tanzim edilmesi, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen başkaca şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının da araştırılması, yine sanık ... yönünden dosyaya gönderilen Bilal Demirci ifadesi ve teşhisi ile tüm sanıklar hakkında elde edilecek yukarıda izah edilen ve ilgili delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyeceklerinin sorulması, ayrıca sanıklar hakkında beyanlar bulunması halinde gerektiğinde ilgili şahısların mahkemece dinlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıklar Mikail Ibrık ve ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine esas alınan tanık beyanlarının tek ve belirleyici delil satüsünde olması nazara alındığında, CMK'nın 210. maddesinin "Olayın, delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükmü karşısında; sanıklar hakkında hükme esas alınan tanıkların mahkemece bizzat dinlenmesi, ayrıca sanık ... Ibrık hakkında dosyaya gönderilen Hasan Murdan ifadesi ve teşhis işleminin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiğinde mahkeme huzurunda dinlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 09.11.2021 tarihinde öldüğü görülmekle, sanığın öldüğüne ilişkin kayıtların araştırılarak TCK'nın 64/1. maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi
için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 23.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3. Ceza Dairesi, 2021/15273 E., 2022/4226 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B) fakat Anayasanın 137/3, 5237 sayılı ... Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.