1982 Anayasası Madde 81

1982 Anayasası 81. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 81 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler: "Devletin varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim". 3. Üyelikle bağdaşmayan işler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

10 karar eşleşti
7. Ceza Dairesi, 2023/1538 E., 2023/5246 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10182 Esas, 2021/15551 Karar sayılı kararı ile, Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan
7. Ceza Dairesi         2023/1538 E.  ,  2023/5246 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Birleşen Dosya Yönünden 1.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/148 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası ve 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca neticeten 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararının sanık ve katılan vekili (vekâlet ücretine hasren) tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10182 Esas, 2021/15551 Karar sayılı kararı ile, Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi ve sanığın benzer eylem nedeniyle başkaca dava dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı ile mevcut dava dosyasının aynı mahkemenin 2021/1068 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. B. Asıl Dava Dosyası Yönünden 1.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/438 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10175 Esas, 2021/10227 Karar sayılı kararı ile, Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi ve sanığın benzer eylem nedeniyle başkaca dava dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla sanık hakkın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2022/1142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 3 yıl 1 ... 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği halde mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Birleşen dosyada, sanığa ait iş yerinde Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/242 Değişik İş sayılı arama kararı gereğince yapılan aramada satıma sunulmak üzere ele geçirilen kitaplardan 30 adet kitabın bandrolsüz olduğu, 12 adet kitabın orjinal basım olmadığı, 3 adet kitabın sahte bandrol taşıdıkları; asıl dosyada ise Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/365 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada ele geçen kitaplardan, 11 adet kitabın orijinal basım olmadığı, 3 adet kitabın sahte bandrol taşıdığı ve orjinal nitelikte olmadıkları, 11 adet kitabın bandrolsüz ve orjinal nitelikte oldukları, 6 adet kitabın ise bandrolsüz ve orjinal nitelikte kitap olmadıkları tespit edilmiştir. 2.Hak sahipleri tarafından, hak sahipliğini ispatlamaya yönelik hukuken geçerli belgelerin yasal süresi içerisinde dosyaya sunulduğu görülmüştür. 3.Ele geçirilen kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporları dosya arasına alınmıştır. 4.Sanık aşamalardaki savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek kitapların bir kısmını yayın evlerinden bir kısmını ise ikinci el olarak aldığını, bandrolsüz olmadıklarını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2022/1142 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen birleşen dosyada katılan vekilinin temyiz başvurusunun vekâlet ücretine hasredilmesi, asıl dosyada ise yalnızca sanık tarafından hükmün temyiz edilmiş olması karşısında, temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen evvelki hükümlerde sanık hakkında hükmolunan 6.080,00 TL adlî para cezası ile 8.100,00 TL adlî para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanık lehine cezada kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi ve suça konu eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesi yerine aynı maddenin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi, Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2022/1142 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının mahkûmiyete ilişkin (5) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, "bozma kararı verilen evvelki hükümlerde sanık hakkında hükmolunan 6.080,00 TL adlî para cezası ile 8.100,00 TL adlî para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanık lehine cezada kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilerek infazın 6.080,00 TL adlî para cezası ile 8.100,00 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına" ibaresinin eklenmesi müsadereye ilişkin (8) numaralı bendindeki "54/1" ibaresi çıkartılarak yerine "54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

7. Ceza Dairesi, 2023/11953 E., 2023/11512 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ceza Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/21303 Esas, 2022/2962 Karar sayılı ilamıyla, Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hü
7. Ceza Dairesi         2023/11953 E.  ,  2023/11512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2022/373 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/488 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/21303 Esas, 2022/2962 Karar sayılı ilamıyla, Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, davanın zamanaşımına uğradığına, suça konu ürünlerin sanığa ait olmadığına ve eksik inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak kurulan hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü sanığa ait araç içerisine camdan bakıldığında bandrolsüz kitapların bulunduğunun ve satış amacıyla okula kitap indirildiğinin görülmesi üzerine okul içerisine girildiğinde öğretmenler odasında masa üzerinde serili vaziyette 24 adet bandrolsüz kitap bulunduğu tespit edilmiş ve gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığa ait araçta yapılan aramada, yolcu koltuğu üzerinde plastik kasa içerisinde ve bagaj kısmında koliler içerisinde 315 adet banrolsüz kitap olmak üzere toplamda sanığa ait 339 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında, kendisine ait araçta ele geçen ürünlerin diğer sanık Muzaffer Köke'ye ait olduğunu beyan ederek, suçlamaları kabul etmemiştir. 3.Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle temyize gelmeyen olayın diğer sanığı Muzaffer Köke beyanında, arkadaşına yardım etmek amacıyla olay yerinde bulunduğunu, kitapların bandrolsüz olduğunu bilmediğini, suça konu aracın da Musa'ya ait olduğunu belirtmiştir. 4.Okul müdürü olarak görev yapan tanık ... beyanında, öğretmenlere yönelik kitap tanıtımı yapmak üzere gelen kişinin sanık ... olduğunu belirtmiştir. 5. Bilirkişi raporu ile ele geçen kitapların üzerinde bulunması zorunlu olan bandrollerin bulunmadığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması sırasında 5 gün karşılığı adlî para cezasının günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilmesi sırasında 100,00 TL yerine 80,00 TL adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2."Olay ve Olgular" bölümünde ayrıntılarına yer verildiği üzere, sanıktan 339 adet bandrolsüz kitap ele geçirilen olayda, olayın diğer sanığı ... ile tanık ...'ın beyanları, olay tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek Dairemizin bozma ilâmının gereği de yerine getirilmek suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2023/8125 E., 2024/339 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
1/10190 Esas, 2021/10236 Karar sayılı kararı ile, ele geçen kitapların arasında 44 adet sahte bandrollü kitap olması karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği ve Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edil
7. Ceza Dairesi         2023/8125 E.  ,  2024/339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/595 E., 2023/26 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2013/447 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası ve 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca neticeten 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararınsanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10190 Esas, 2021/10236 Karar sayılı kararı ile, ele geçen kitapların arasında 44 adet sahte bandrollü kitap olması karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği ve Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 4.Anılan karara, sanık vasisi tarafından itiraz edilmesi üzerine, Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/732 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabulü ile Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5. Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/595 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık vasisinin temyiz istemi, kızının % 47 oranında engelli olduğuna, zihinsel rahatsızlığı olduğuna, üzerine atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığına, olay tutanağının gerçeği yansıtmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.05.07.2013 tarihinde sanığın annesi adına belediyeden kiraladığı stantta korsan kitap satışı yaptığının tespit edilmesi üzerine, Kdz. Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/349 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, toplam 100 adet kitap ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Ele geçirilen kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporunda, kitaplardan 7 tanesinin orjinal olduğu, diğer 93 adet kitaptan 49 adedinin üzerinde bulunan bandrollerin gerçekte başka eserlere ait olduğu, 44 adet kitap üzerinde bulunan bandrollerin ise sisteme kayıtlı bandroller olmadığı, sahte bandroller olduğunun belirlendiği görülmüştür. 3.Sanık soruşturma aşamasındaki beyanında, ele geçen kitapların korsan basım kitap olduğunu bildiğini, 1 tanesini 10,00 TL'ye, 3 tanesini 20,00 TL'ye sattığını ifade etmiş olup kovuşturma aşamasında ise, suça konu kitapların korsan olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 4. Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. 5.Bozma sonrası yapılan yargılama aşamasında dosyaya sunulan Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesinin 11.08.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda sanığın "zekâ geriliği, hastaymış gibi davranma" teşhisi ile %51 oranında engelli olduğunun bildirildiği görülmüş olup anılan rapora istinaden Karadeniz Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/1282 Esas, 2021/641 Karar sayılı kararı ile sanığın Türk Medenî Kanunu'nun 405 inci maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanık hakkında Karadeniz Devlet Hastanesinden alınan raporun suç tarihinden sonra 11.08.2021 tarihli olduğu anlaşıldığından, sanık vasisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/595 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, yalnızca sanık tarafından hükmün temyiz edilmiş olması karşısında, temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen evvelki hükümde sanık hakkında hükmolunan 8.100,00 TL adli para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanık lehine cezada kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek, infazın 8.100 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken " 1412 Sayılı CMUK'nun 326/son maddesi gereğince sanığın 8.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/595 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararına yönelik sanık vasisinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının mahkûmiyete ilişkin (3) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, "bozma kararı verilen evvelki hükümde sanık hakkında hükmolunan 8.100,00 TL adli para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanık lehine cezada kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilerek infazın 8.100,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2023/9029 E., 2024/357 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varFikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
tam metni aç
/10180 Esas, 2021/10226 Karar sayılı kararı ile, ele geçen kitapların arasında 142 adet sahte bandrollü kitap olması karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği ve Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edil
7. Ceza Dairesi         2023/9029 E.  ,  2024/357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/52 E., 2022/525 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 29.05.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10180 Esas, 2021/10226 Karar sayılı kararı ile, ele geçen kitapların arasında 142 adet sahte bandrollü kitap olması karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği ve Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası hükmünün iptal edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/52 Esas, 2022/525 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesine, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.03.09.2013 tarihinde sanığın tezgâh açarak kitap satışı yaptığının güvenlik güçleri tarafından görülmesi üzerine, toplam 159 adet kitap ele geçirilmiştir. 2.Ele geçen kitaplar hakkında düzenlenen 04.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda ele geçen 159 adet kitabın 8 adedinin bandrolsüz olduğunun, 8 adedinin orijinal olduğunun fakat taşıdıkları bandrolün orijinal olmadığının, 142 adedinin ise sahte bandrollü olduğunun tespit edildiği görülmüştür. 3.Sanık savunmasında, kitapları toptancılardan satın aldığını, sahte olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. 4. Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüşür. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/52 Esas, 2022/525 Karar sayılı kararında sanığın öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2023/15323 E., 2024/9411 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
tam metni aç
işi raporu, tutanak tanığının beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip Dairemizin bozma ilâmının gereği de yerine getirilmek suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykı
7. Ceza Dairesi         2023/15323 E.  ,  2024/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/25 E., 2022/209 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kendisine ait olmayan kitaplar ve hukuksuz bir şekilde tutulan tutanak üzerinden ceza aldığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, hakkında kurulan hükmün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İl Denetim Komisyonu görevlileri tarafından yapılan denetimlerde, sanığa ait stantta 113 adet bilirkişi raporuna göre tamamı kopya ve bandrolsüz olup, ikinci el niteliğinde bulunmayan kitaplar ele geçirildiği tespit edilmiştir. Sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen kitapların kendisine ait olmadığını, kendisinin ikinci el ve korsan olmayan baskı kitaplar sattığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. Tutanak tanığı, olay tutanağının içeriğinin doğru olduğunu beyan etmiştir. Sanığa ait stantta bandrol yükümlülüğüne aykırı olduğu tespit edilen suça konu ürünlerin ele geçmesi, bilirkişi raporu, tutanak tanığının beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip Dairemizin bozma ilâmının gereği de yerine getirilmek suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Anayasa Hukuku

Milletvekillerinin göreve başlarken yaptıkları "Andiçme" töreniyle ilgili hangisi yanlıştır?

A) Anayasa'nın 81. maddesinde düzenlenen metne sadık kalınmalıdır.
B) "Büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim" ifadesiyle biter.
C) Andiçme, milletvekili sıfatının kazanılması için tek şarttır.
D) Metin içerisinde Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık vurgusu yer alır.
E) Andiçmeyen milletvekili yasama faaliyetlerine (göreve) başlayamaz.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol