İcra ve İflas Kanunu 105. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 105 – Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir.
İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.
III. PARAYA ÇEVİRME
1 – Satış Talebi
Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
29 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2023/7110 E., 2024/5661 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
İcra Müdürlüğü'nün 2016/15066 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, belirtilen icra dosyasından borçlu adına kayıtlı haczi kabil malvarlıklarının bulunamadığını ve bu hususun tutanaklara yazıldığını, haciz tutanaklarının İİK.105 Maddesi gereğince geçici aciz vesikası hükmünde olduğunu, borçlu davalı ...
4. Hukuk Dairesi 2023/7110 E. , 2024/5661 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/370 E., 2022/453 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av..... ile davalı asıl ... ve vekili Av. ... geldiler. Davalı asil ... vekili ile davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın davalı ...’dan alacaklı olduğunu, borçların ödenmemesi üzerine Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15066 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, belirtilen icra dosyasından borçlu adına kayıtlı haczi kabil malvarlıklarının bulunamadığını ve bu hususun tutanaklara yazıldığını, haciz tutanaklarının İİK.105 Maddesi gereğince geçici aciz vesikası hükmünde olduğunu, borçlu davalı ... ...’in adına kayıtlı dava konusu taşınmazı mal kaçırma amacıyla diğer davalı üçüncü şahsa devrettiğini, tapuda devir bedeli olarak beyan edilen tutarın rayiç değerlere uygun olmadığını belirterek; davalı borçlu ... ...’in Adana İli Çukurova İlçesi Kurttepe Mah 5816 ada 2 parselde kayıtlı 1. kat 2 nolu mesken vasıflı taşınmazını 17.04.2013 tarih 10371 yevmiye nolu işlem ile davalı ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, aciz vesikasının olmadığını, borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğunu, dava konusu taşınmazın daha önce babasına ait olduğunu, tasarruf tarihinden iki gün önce hesabından para çekerek dava konusu taşınmazı tekrar satın aldığını, mal kaçırma amacı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2018/288 Esas, 2019/121 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın devir tarihindeki değerinin 190.000,00 TL olduğu, taşınmazın gerçek değeri ile taraflar arasında yapılan devir bedeli arasında iki katından fazla bir fark bulunduğu bu kapsamda davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında yapılan devir işleminin davalı borçlunun borçlarını ödememesi veya alacaklıların alacaklarına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılan bir tasarruf olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Adana ili Çukurova ilçesi Kurttepe Mah. 5816 ada 2 parsel kat:1 daire: 2 nolu bağımsız bölümün 17.04.2013 gün ve 10371 yevmiye nolu Çukurova ilçe tapu müdürlüğünün resmi senedi ile davalı ... ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya söz konusu taşınmaz üzerinde Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15066 sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri miktarınca cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli ve 2019/911 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın devir tarihindeki değerinin 190.000,00 TL olduğu, taşınmazın gerçek değeri ile taraflar arasında yapılan devir bedeli (86.000,00 TL) arasında iki katından fazla bir fark bulunduğu, taşınmazın daha önce davalı ...'in babası ... adına kayıtlı iken onun tarafından borçlu ...'a satıldığı, daha sonra davalı ...'e satıldığı, bu kapsamda davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında yapılan devir işleminin davalı borçlunun borçlarını ödememesi veya alacaklıların alacaklarına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılan bir tasarruf olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.01.2022 tarihli ve 2021/15006 Esas, 2022/23 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasında; 14/11/2016 tarihinde yapılan hacizde; adresin borçlu ... ... ile bir irtibatının olmadığı, dairenin bir seneden fazla zaman öncesinde başka birine satıldığı belirtilmiş olup, bu haciz tutanağı İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde bir haciz olmadığı gibi İİK'nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır. Ayrıca; dava dışı borçlu ... ...’in evinde yapılan haciz sırasında düzenlenen haciz tutanağı da, eldeki davada tasarrufu yapan ... ... değil ... ... olduğu için bu haciz tutanağının da İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde bir haciz tutanağı olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda, davalı borçlunun aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulmayan aciz belgesinin sunulduğu, Adana 3. İcra Müdürlüğü 2016/15066 E. Sayılı takibinde, 28.09.2022 tarihinde borçlu ... ... için yapılan hacze ilişkin haciz tutanağındaki adresin; Güzelyalı Mah. ....İç Kapı no:16 olduğu, borçlu ... ...' in mernis adres araştırmasında da adresinin; Güzelyalı Mah. . .... olduğu ve adreslerin böylelikle aynı adresler olduğu, aciz belgesi dava şartının yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Adana ili Çukurova ilçesi Kurttepe Mah. 5816 ada .... nolu bağımsız bölümün 17/04/2013 gün ve 10371 yevmiye nolu Çukurova ilçe tapu müdürlüğünün resmi senedi ile davalı ... ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya söz konusu taşınmaz üzerinde Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2016/15066 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri miktarınca cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ipotek borcu ile devredildiğini, taşınmazın devir bedeli üzerine ipotek borcunun da eklenerek gerçek devir bedelinin tespiti gerekmekte iken İş Bankası Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerenin cevabının dahi beklenmediğini, hak düşürücü süreye ilişkin taleplerin değerlendirilmediğini, davacı bankanın dosyaya sunmuş olduğu tutanakların geçici aciz belgesi hükmünde olmadığını, taşınmazın ilk olarak müvekkilinin babası ... tarafından 02.04.2010 tarihinde satın alındığını, bundan sonra diğer davalı ... ...'e satıldığı tarih olan 05.03.2013 tarihine kadar da müvekkilin babası tarafından kullanıldığını, ...'ın aile içerisinde yaşamış olduğu bir takım sıkıntılar nedeniyle bir anlık sinir ve öfkeyle diğer davalı ... ...'e sattığını, müvekkilinin de bunun üzerine babasının yıllarca çalışıp çabalayıp aldığı baba evinin satılmış olmasından duyduğu büyük elemle bu evi geri almak için çabaladığını, ... ...'in bu taşınmazı satın aldığı tarih olan 05.03.2013 tarihinden sadece 43 gün sonra 17.04.2013 tarihinde ipotek borcu ile beraber ...'a sattığını, ...'ın evi satın aldıktan sonra 2.200,00 TL tutarında 25 taksit ile toplam 55.000,00 TL bankaya ödeme yaparak evin mevcut borcunu kapattığını, yani ev için toplamda 141.000,00 TL ödediğini, şahsi banka hesabından 15.04.2013 tarihinde 90.000,00 TL nakit para çektiğini, ...'ın dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra aile konutu olarak kullanmaya başladığını ve hala da aynı konutta eşi ve çocuklarıyla ikamet etmeye devam ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın devir tarihindeki değerinin 190.000,00 TL olduğu, taşınmazın gerçek değeri ile taraflar arasında yapılan devir bedeli arasında iki katından fazla bir fark bulunduğu bu kapsamda davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında yapılan devir işleminin davalı borçlunun borçlarını ödememesi veya alacaklıların alacaklarına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılan bir tasarruf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3. kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup, bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek mislini aşan bedel farkının varlığı değerlendirilmelidir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz üzerinde 02.04.2010 tarihli 200.000,00 TL bedelli Türkiye İş Bankası A.Ş. lehine ipotekli olarak 86.000,00 TL bedelle; davalı borçlu tarafından 17.04.2013 tarihinde tapuda devredilmiş; bilirkişi tarafından bu taşınmaz için 190.000,00 TL rayiç değer belirlenmiştir. Davalı 3.kişi ...; bu taşınmaz için gerçekte 141.000,00 TL'ye anlaştıklarını, ödeme için Garanti Bankası A.Ş. hesabından satışın yapıldığı günden 2 gün önce 179.000,00 TL para çekerek diğer davalıya ödeme yaptığını belirtmiş olup, bu dekont örneğinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Dairemiz uygulamasına göre bankadan çekilen bu paranın borçluya taşınmaz alımı için ödenen para olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda, ipotek bedeli de dikkate alındığında bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer ile davalı 3.kişi tarafından ödendiği ispat edilen değer arasında mislini aşan bedel farkı bulunmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan; İİK’nın 278 inci maddesi hükmüne göre mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Somut olayda, borçlunun adresinde 28.09.2022 tarihinde yapılan haciz İİK'nun 105 inci maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğindedir. Ancak haczin 14.11.2016 ve 28.09.2022 tarihlerinde, iptali istenilen tasarrufun ise 17.04.2013 tarihinde yapılmış olması nedeni ile mahkemenin bedel farkı gerekçesinin dayanağı olan İİK'nun 278/3-2 maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Çünkü bu maddenin uygulanması için gerekli olan ve anılan maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen 2 yıllık süre geçmiştir. Diğer bir ifade ile tasarruf, hacizden itibaren 2 yılı aşan bir sürede gerçekleşmiştir.
Bu durumda; davalı 3. kişi ...'ın davalı borçlu ile yakınlığı ve tanışık olduğu ya da İİK’nun 280/1 inci maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
VII. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
17. Hukuk Dairesi, 2019/2552 E., 2021/413 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, Dairemizin 04/09/2018 tarih ve 2016/3396 Esas, 2018/7374 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Dava dayanağı takip dosyasında İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK'nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş;
17. Hukuk Dairesi 2019/2552 E. , 2021/413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ...; davalı ...'ın toplam 53.650,00 TL senetlere karşılık olan borcunu vadesinde ödemediği için alacağının yasal yoldan tahsiline gittiğini, ancak davalı borçlu ...’ın üzerine kayıtlı taşınmazını 04/11/2013 tarihinde muvazaalı bir şekilde davalı ... isimli şahsa devrettiğini, İİK nun 277. Maddesindeki şartların oluştuğu anlaşıldığından icra dosyasındaki alacak miktarı kadar bu hususta yapılan satış ve devrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 04/09/2018 tarih ve 2016/3396 Esas, 2018/7374 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Dava dayanağı takip dosyasında İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK'nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK'ın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat'i (İİK.m.143) aciz belgesi
bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır.
Dairemizin 04/09/2018 tarihli ilamında davacı elinde aciz belgesinin olmadığı ve geçici aciz belgesi niteliğinde bir haciz tutanağının olmadığı belirtilmiş ise de, bozmadan sonra davacı alacaklı tarafından 22/02/2019 tarihinde borçlunun adreslerinde yapılmış ve İİK'nun 105. madde niteliğinde olan bir haciz tutanağı sunulmuştur.
Bu halde, ön koşul eksikliğinin giderildiğinin kabulü ile davanın esasına girilerek İİK'nun 277-279 ve 280 koşullarının tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, borçlu hakkında alınmış bir aciz vesikası olmadığı ve İİK'nun 105. maddesi kapsamında yapılmış bir haczin de bulunmadığından bu dava koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/3259 E., 2013/5585 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
lunanın kesin haciz tarihinin ise ........2011 tarihi olduğu, şikayetçinin takip tarihinin ise şikayet olunanın takip tarihinden önce olduğu, şikayetçinin takip dosyasında borçlunun haczi kabil malı bulunmadığı yönünde düzenlenen tutanağın İİK'nın 105/.... maddesi uyarınca kat'i aciz vesikası niteliğinde olduğu, bu hususun, şikayetçi tarafından ...
23. Hukuk Dairesi 2013/3259 E. , 2013/5585 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, müvekkili ve şikayet olunan tarafından, takip borçlusu ... Müh. Mim. A.Ş. aleyhinde açılan tasarrufun iptali davaları sonucunda, takip borçlusuna ait taşınmazların satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin açtığı tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz tarihinin ........2009, davanın kabul tarihinin 04.05.2012 ve kesinleşme tarihinin ....05.2012 olduğunu, şikayet olunan tarafından açılan davada ise ihtiyati haciz tarihinin 01.03.2010, davanın kabul tarihinin ........2011 olduğunu ve kararın henüz kesinleşmediğini, ... Müdürlüğü'nce İİK'nın 100. maddesindeki aciz vesikası şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle müvekkilinin ilk hacze iştirak edemeyeceği sonucuna varıldığını, oysaki şikayet olunanın takip tarihinin ....08.2009, müvekkilinin takip tarihinin ise 06.05.2009 tarihi olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin açtığı tasarrufun iptali davası ve takip tarihlerinin şikayet olunanınkilerden önce olduğunu, buna rağmen, düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını ileri sürerek, şikayet olunana sıra cetvelinde pay ayrılmaması ve ihale bedelinin tamamının müvekkilinin alacaklı olduğu ... dosyasına ödenmesi, bunun mümkün görülmemesi halinde, ihale bedelinin müvekkili ile şikayet olunan arasından garameten pay edilmesi amacıyla sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Şikayet olunan vekili, müvekkili tarafından açılan tasarrufun iptali davasının ........2011 tarihinde kabulüne karar verildiğini ve aynı zamanda bu tarihte ihtiyati haczinin kesin hacze dönüştüğünü, ayrıca kararın kesinleşmiş olmasının gerekmediğini, şikayetçi tarafından açılan davanın ise 04.05.2012 tarihinde kabulüne karar verildiğini, bu bakımdan müvekkilinin kesin haciz tarihinin daha önce olduğunu, öte yandan kesin aciz vesikasına sahip olmayan şikayetçinin hacze iştirak edemeyeceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 268. maddesi uyarınca ihtiyati haczin icrai hacze iştirakinin İİK'nın 100. maddesinde sayılan koşullar çerçevesinde mümkün olduğu, somut olayda, tasarrufun iptali davalarının hüküm tarihlerinde ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü, bu bakımdan şikayetçinin kesin haciz tarihinin 04.05.2012, şikayet olunanın kesin haciz tarihinin ise ........2011 tarihi olduğu, şikayetçinin takip tarihinin ise şikayet olunanın takip tarihinden önce olduğu, şikayetçinin takip dosyasında borçlunun haczi kabil malı bulunmadığı yönünde düzenlenen tutanağın İİK'nın 105/.... maddesi uyarınca kat'i aciz vesikası niteliğinde olduğu, bu hususun, şikayetçi tarafından ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/729 sayılı dosyası üzerinde açılan tasarrufun iptali davasının gerekçeli kararında da belirtildiği, bu
bakımdan ........2009 tarihli ihtiyati haciz sahibi şikayetçinin, İİK'nın 100. maddesine göre, şikayet olunan ........2011 tarihli kesin haczine iştirak koşullarını taşıdığı, satış bedelinin taraflar arasında garameten paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.
Tasarrufun iptali davaları için geçici hukuki himaye olarak Kanun Koyucu İİK'nın 281/.... maddesi ile ihtiyati tedbir değil, iptale tabi tasarrufun konusunu oluşturan mal üzerine ihtiyati haciz konulmasını öngörmüştür. Tasarrufun iptali davalarında İİK'nun 281/.... maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haciz, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşür. Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerden birinin, ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştiraki İİK'nın 268. ve 100. maddelerine göre belirlenir. İhtiyati hacizler ise tasarrufun iptali davasının karara bağlandığı tarihte kesinleşir ve bu tarihe göre, sıra cetvelinde yer alırlar, ayrıca İİK'nın 268. maddesi şartlarında, önceki hacizlere iştirak edebilirler. Somut olayda, şikayetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davası 04.05.2012 tarihinde, şikayet olunan tarafından açılan dava ise ........2011 tarihinde kabul edildiğinden, mahkemece isabetli olarak tespit edildiği gibi ilk önce kesinleşen ihtiyati haciz şikayet olunana ait olan ihtiyati haciz olup, iştirak edilecek ilk haciz, bu hacizdir. Uyuşmazlık, şikayetçinin ........2009 tarihli ihtiyati haczinin, şikayet olunanın ........2011 tarihinde kesinleşen ihtiyati haczine iştirak edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, şikayetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davasında verilen kararın gerekçesine atıf yapılarak, şikayetçinin takip yaptığı ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/17677 Esas sayılı dosyasında borçlunun haczi kabil mallarının bulunmadığı yönünde tutulan tutanağın İİK'nın 105/.... maddesinde belirtilen kesin aciz vesikası niteliğinde bulunduğu ve şikayetçinin takip tarihinin, şikayet olunanın takip tarihinden önce olduğu gerekçesiyle, hacze iştirak koşullarının oluştuğu sonucuna varılarak sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
İcraca takdir edilen kıymete göre haczedilen malların alacağı karşılamadığı anlaşılırsa buna ilişkin haciz tutanağı da geçici aciz belgesi sayılır. (İİK. m. 105/...). Eş söyleyişle, haciz sırasında borçlunun bir kısım malları bulunmasına karşın, bunların takdir edilen kıymetine göre takibe konu alacağı karşılamaya yetmediği anlaşılırsa, buna ilişkin haciz tutanağı geçici aciz belgesi sayılır. (İİK.m. 105/...). Borçlunun haczi kabil malı bulunmadığının haciz tutunağında açıkça yazılı olması gerekir. Aksi halde tutanak aciz belgesi niteliği taşımaz.
Kesin aciz belgesinde de olduğu gibi borçluya ayrıca aciz belgesi verilmez. Buna ilişkin haciz tutanağı geçici aciz belgesi hükmündedir. Alacaklıya İİK'nın 277. maddede yazılı hakları verir. Yani iptal davası açma hakkı verir. Geçici aciz belgesi kesin aciz belgesinden farklı olarak İİK'nın 68. madde anlamında borç ikrarını havi bir senet niteliğinde değildir.
Kesin aciz belgesine gelince; ... takibi sonucunda paraların paylaştırılmasından sonra alacaklıya verilen belgeye kesin aciz belgesi denir. Bu belge İİK'nın 143. maddede açıklanmıştır. Bu belge İİK madde 68 anlamında borç ikrarını havi bir senet mahiyetinde olup alacaklıya iptal davası açma hakkını verir.
Ayrıca haciz sırasında borçlunun haczedilebilir hiçbir malı bulunmazsa bunu belgeleyen haciz tutanağı da 143. madde anlamında kesin aciz belgesi niteliğindedir. Bu tutanak doğrudan doğruya kesin aciz belgesi yerine geçtiğinden alacaklıya ayrıca bir aciz belgesi verilmez. ... memurunun borçlunun haczi kabil malının bulunup bulunmadığını araştırması ve haciz tutunağında açıkça göstermesi gerekir. Şayet borçlunun haczedebilir malının bulunduğu anlaşılmışsa kesin aciz belgesi verilemez.
Somut olayda, şikayetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davası İİK'nın 105/.... maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi ile açılmış olup, mahkemece, bu aciz vesikasının kati aciz vesikası olduğu yönündeki tespitinde isabet bulunmamaktadır. Geçici aciz belgesi sahibi alacaklı bu belgeye dayanarak tasarrufun iptali davası açabilirse de, bu belge İİK'nın 100. maddesi uyarınca hacze iştirak olanağı veren belgelerden değildir. Bu durumda, İİK'nın 100/.... maddesinde sayılan koşulları taşımadığı anlaşılan şikayetçinin, ilk hacze iştiraki mümkün değildir. Mahkemece, bu yön gözetilerek şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2025/1080 E., 2025/1826 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikâyet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali dosyasının İİK’nın 105/2. maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi ile açıldığı, geçici aciz belgesi sahibi alacaklının bu belgeye dayanarak tasarrufun iptali dosyasını açabilse de bu belgenin İİK’nın 100.
6. Hukuk Dairesi 2025/1080 E. , 2025/1826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/164 E., 2025/171 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/28 E., 2024/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı dosyasında borçlu adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların ihale yoluyla, satış işlemlerinde yatırılan ve İİK'nın 115/2 maddesi gereği iade edilmeyen teminat bedelinin alacaklılara ödenmesi için 25.07.2024 tarihli sıra cetveli düzenlendiğini, şikayetçi tarafından bahse konu taşınmaza Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/393 Esas sayılı tasarrufun iptali davasında konulan ihtiyati haczin karar tarihi itibariyle kesin hacze dönüşmesi sebebiyle sıra cetvelinde ilk sırada yer alması gerektiğini, sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğundan bahisle sıra cetvelinin iptali ile paranın Yahyalı İcra Dairesi'nin 2021/99 E., 2021/100 E., 2021/101 E., 2021/46 E., 2020/204 E. sayılı dosyaları ile kamu haczi arasında garameten paylaştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; İİK'nın 142. maddesinde sıra cetveline itiraz süresi içinde dava açılmadığını, şikayet olunanın dava dışı borçlular ..... San. Ltd. Şti. ve ...'tan alacak olduğu 700.000,00 TL alacağı için Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/33 Değişik İş, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 06.04.2022 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığını, icra takibi kapsamında borçlunun malvarlığının araştırıldığını ve borçlunun tüm taşınmazlarını devrettiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine borçlu .... San. Ltd. Şti.'nin borcun doğumundan ve ihtiyati haciz karar tarihinden sonra, tapu kaydında bulunan ihtiyati haciz şerhine rağmen daha önce sigortalı işçisi olan diğer şikayet olunan ...'e 08.04.2024 tarihinde devrettiği Kayseri İli, .... İlçesi ... Mahallesi 150 ada, 14 parsel sayılı taşınmaz için 17.06.2024 tarihinde Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/99 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını belirterek, şikayetin reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikâyet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali dosyasının İİK’nın 105/2. maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi ile açıldığı, geçici aciz belgesi sahibi alacaklının bu belgeye dayanarak tasarrufun iptali dosyasını açabilse de bu belgenin İİK’nın 100. maddesi uyarınca hacze iştirak olanağı veren belge olmadığı anlaşıldığından, İİK’nın 100/1. maddesinde sayılan koşulları taşımadığı anlaşılan şikâyet olunanın, ilk hacizlere iştirakinin mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile Yahyalı İcra Dairesi'nin 2020/2024 Esas sayılı ve 07.06.2024 tarihli sıra cetveli ve derece kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet olunan takip alacaklısı ...'un Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı takip dosyası ile 16.06.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, dosya borçlusunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla 150 ada, 14 parsel sayılı taşınmazın 08.04.2020 tarihinde satması nedeniyle tasarrufun iptali istemiyle Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.11.2022 tarihli, 2021/341 Esas, 2022/347 Karar sayılı ilamı ile tasarrufun iptaline karar verildiği, 22.06.2020 tarihinde konulan ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, şikayetçi Vakıflar Bankası'nın tasarrufun iptaline ilişkin dosyasının dava tarihi 14.12.2021 olup, alacaklı ...'un karar tarihinden sonra olduğu gibi haciz kararının ise yine ...'un ihtiyati haciz kararından sonra verildiği anlaşıldığından, Yahyalı İcra Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayet olunan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde:
a. Hacze iştirak ve hacizde sırası bakımından İİK'nın 268. maddesi gereğince değerlendirme yapıldığında; ihtiyati haczin tasarrufun iptali dosyasının karara çıkması sonucu kesin hacze dönüştüğünü, bu durumda şikayetçinin kesin haciz tarihi 24.11.2022 olup şikayet olunanın kesin haciz tarihinin ise 17.11.2022 olduğunu, şikayetçi tarafından açılan tasarrufun iptali dosyasının şikayet tarihinin 14.12.2021 olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2004 sayılı İİK'nın 268. maddesi gereği aynı Yasa'nın 261. maddesine göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu Kanun'a veya diğer Kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100. maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde şikayet olunan ...'un açtığı tasarrufun iptali davasının karara bağlanmasından sonra şikayetçinin tasarrufun iptali davası açtığı ve haciz kararının ise yine şikayet olunanın ihtiyati haciz kararından sonra verildiği belirtilmiş ise de; şikayet olunan tarafından açılan Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/341 Esas, 2022/347 Karar sayılı davasının 24.11.2022 tarihinde karara çıktığı, şikayetçi tarafından tasarrufun iptaline ilişkin Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/393 Esas, 2022/343 Karar sayılı davanın 14.11.2021 tarihinde açıldığı ve ihtiyati haciz tarihinin ise 20.12.2021 olduğu, davanın 17.11.2022 tarihinde karara çıktığı, gerek dava tarihi gerek ihtiyati haciz tarihleri ve şikayetçinin takip alacağının dayanağı gözetildiğinde; ilk kesin haczin şikayetçiye ait olduğu, şikayet olunanın tasarrufun iptali davasının karar tarihi dikkate alındığında ilk kesin hacizden sonra hüküm verildiği ve 24.11.2022 tarihi itibariyla ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, İİK'nın 100/1-2 maddesi dikkate alınarak, şikayet olunan ve kamu haczinin ilk kesin hacze iştiraki ile garameten paylaşılması gerekirken, şikayetin yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2025/565 E., 2025/838 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
022 tarihinde kabul edildiği, bu durumda ilk önce kesinleşen ihtiyati haciz davacı/şikâyet edene ait olan ihtiyati hacizler olup, iştirak edilecek ilk hacizlerin bu hacizler olduğu, şikâyet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali davası İİK’nın 105/2. maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi ile açılmış olup, bu husus, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/341 E.-2022/347 K sayılı ilamın ger
6. Hukuk Dairesi 2025/565 E. , 2025/838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1323 E., 2024/1337 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/29 E., 2024/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili, Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı dosyasında, "Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/341 Esas, 2022/347 Karar sayılı ve 24.11.2022 tarihli ilamıyla, Kayseri ili, Yahyalı İlçesi, 150 ada, 14 parsel parselde kayıtlı bulunan gayrimenkullerin borçlulardan davalı ...Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından davalı .............’e yapılan satışa ilişkin tasarrufun Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verildiğini, alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda taşınmazın satışa çıkarıldığını, her iki ihalede de ihale alıcıları ihale bedelini yasal süresinde yatırmadığı için toplam 710.221,60 TL tutarında teminatın İİK'nın madde 115 gereği iade edilmeyip, hak sahiplerine ödenmek üzere dosyada alıkonulduğunu, Müdürlüğün 2020/204 Esas sayılı dosyasına 565.215,59 TL'nin gerekli harçların mahsubundan sonra ödenmesine, Kaleönü Vergi Dairesin'e 94.236,00 TL'nin gerekli harçların mahsubundan ödenmesine" şeklinde sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetveline konu taşınmaz hakkında verilen tasarrufun iptali kararı gereği 08.04.2020 tarihinden sonra taşınmazın kaydına işlenen tüm haciz ve rehin şerhlerinin geçerliliğinin bulunmadığını, Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline ilişkin şikayetlerinin kabulüne, usul ve yasaya aykırı sıra cetvelinin iptaline, şikayetleri doğrultusunda yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK’nın 142. maddesinde sıra cetveline itiraz süresinin 7 gün olarak belirlendiğini, şikayetçi tarafın süresi içinde şikayetin açmamış olduğu için şikayetin süre yönünden esasa girilmeden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, şikayetçinin iddiasının hukuki dayanağı olmadığı gibi şikayetçi taraf müvekkilinin alacağının ne olduğunu, haczin ve satışın hangi sebeple ve mahkeme kararı ile yapıldığını incelemeden bu dosyayı açtığını, müvekkilinin şikayet dışı borçlular ...Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. ve ...’tan alacaklı olduğu 700.000,00 TL alacağı için Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/33 D.İş Esas 2020/33 D. İş Karar sayılı kararı ile 06.04.2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını, takip kapsamında borçlunun malvarlığı icra müdürlüğünce araştırılmış ve borçlunun tüm taşınmazlarını devrettiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine taraflarınca Kayseri ili, Yahyalı İlçesi, Dikme Mahallesi, 150 ada, 14 parsel sayılı taşınmaz için 17.06.2020 tarihinde Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/341 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını savunarak şikayetin reddine, şikayetçinin itirazının ve davasının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının şikayetçiden alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin şikayetçiye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, alacağın tahsili için yapılan takip sırasında alacaklı tarafından tasarrufun iptali davası açıldığı, davanın kabul ile sonuçlandığı, alacaklıya cebri icra yetkisi tanındığı, bunun üzerine taşınmazın satış işlemlerine başlandığı, tasarrufun iptali davasının üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan borçlunun tasarrufa konu ettiği taşınmazdan alacaklıya haciz ve satışını isteyebilme hakkı verdiğinden taşınmazın aynı ile ilgili değil şahsi hak doğurucu nitelikte olduğundan ve malvarlığında değişiklik yaratacak nitelikte olduğundan takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmediği, burada önemli olan tarihin verilmiş olan ihtiyati haciz kararının tasarrufun iptali davası ile kesin hacze dönüştüğü tarih olduğu, davacı/şikâyetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davasında 13.12.2021 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiş, dava 28.04.2022 tarihinde kabul edildiği (Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/107 Esas 2022/165 Karar), davalı/şikâyet olunan tarafından açılan davada ise 19.06.2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davanın 24.11.2022 tarihinde kabul edildiği, bu durumda ilk önce kesinleşen ihtiyati haciz davacı/şikâyet edene ait olan ihtiyati hacizler olup, iştirak edilecek ilk hacizlerin bu hacizler olduğu, şikâyet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali davası İİK’nın 105/2. maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi ile açılmış olup, bu husus, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/341 E.-2022/347 K sayılı ilamın gerekçe bölümünde, " icra takip dosyası içerisinde mevcut haciz tutanakları mahkememizce geçici aciz vesikası olarak kabul edilmiştir." şeklinde belirtildiği, geçici aciz belgesi sahibi alacaklı bu belgeye dayanarak tasarrufun iptali davası açabilirse de, bu belgenin İİK’nun 100. maddesi uyarınca hacze iştirak olanağı veren belgelerden olmadığı, İİK’nın 100/1. maddesinde sayılan koşulları taşımadığı anlaşılan şikâyet olunanın, ilk hacizlere iştirakinin mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan ... vekili ve şikayet olunan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi Yapı ve Kredi Bankası tarafından Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 2020/107 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açılmış ise de, tasarrufun iptaline konu edilen taşınmazın 150 ada, 15 parsele yönelik olduğu, sıra cetvelindeki alacağa ilişkin olmadığı, dava dışı alacaklı TEB tarafından 30/06/2020 tarihinde Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/106 Esas sayılı dosyası ile 150 ada, 14 parsel yönünden tasarrufun iptalinin talep edildiği, yargılama sırasında davacı Yapı ve Kredi Bankası tarafından 10.12.2021 tarihinde Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/385 Esas sayılı dosyasının Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/106 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkemenin 15.02.2023 tarih 2020/106 Esas 2023/43 Karar sayılı ilamı ile "şikayetçi TEB yönünden şikayetin reddine, birleşen dosya şikayetçisi Yapı ve Kredi Bankası yönünden davanın kabulü ile 150 ada 14 parselin tasarrufun iptaline, takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, davacı tarafa Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2020/8328 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına" karar verildiği, kararın kesinleşmediği, takip alacaklısı Yapı ve Kredi Bankasının takip tarihinin 30.10.2020 olduğu, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesince 17.12.2021 tarihinde dava konusu taşınmaza yönelik ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı takip alacaklısı ...'un Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı takip dosyası ile 16.06.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, dosya borçlusunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla 150 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 08.04.2020 tarihinde satması nedeniyle tasarrufun iptali istemiyle açılan davada Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2021/341 Esas 2022/347 Karar sayılı ilamı ile tasarrufun iptaline karar verildiği, 22.06.2020 tarihinde konulan ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, davacı bankanın tasarrufun iptaline ilişkin şikayetin 15.02.2023 tarihli olduğu, şikayet olunan alacaklı ...'a dair karar tarihinden sonra olduğu gibi ihtiyati haciz kararının ise yine ...'un ihtiyati haciz kararından sonra verildiği, takip borçlusuna ait mala birden fazla ihtiyati haciz uygulanması nedeniyle ilk önce kesin hacze dönüşen ihtiyati haciz Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı takip dosyası olduğu ve İİK'nın 100,101 ve 268 maddelerine göre Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın birinci sırada olup bu alacağın 6183 Sayılı AATUH Kanun'un 21. maddesi uyarınca Kaleönü Vergi Dairesinin kamu alacağının hacze iştirak edeceği ve satış bedelinin garameten paylaştırılacağı dikkate alındığında Yahyalı İcra Müdürlüğü'nce düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu, mahkemece sıra cetveline itirazın reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayet olunan ... vekili ile şikayet olunan ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile Yahyalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/29 Esas 2024/44 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili, yerel mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu, Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 E. sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinin yasaya ve hukuka aykırı olduğu, taraflarınca 30.06.2020 tarihinde açılan Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/441 E. sayılı tasarrufun iptali davasında da, "şikayet konusu Kayseri İli, Yahyalı İlçesi, Dikme Mahallesi, 150 ada 14 parselde kayıtlı tek katlı karma akaryakıt ve LPG istasyonu ve arsası" niteliğindeki taşınmazın devrine ilişkin 08/04/2020 tarihli işlemin İİK'nın 277. vd. maddeleri uyarınca iptaline, 2-Şikayet konusu taşınmaza ilişkin satış sözleşmesinden kaynaklanan her türlü hak, alacak ve taşınmaz payları üzerine Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2020/8328 Esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verildiği, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2020/8328 Esas sayılı dosyasından daha önce ihtiyati haciz konulan taşınmaz için satış avansı yatırıldığı ve satış talep edildiği, Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/204 E. sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinde ise kendilerine herhangi bir ödeme yapılmasına ilişkin düzenleme yer almadığı, tasarrufun iptaline konu menkul ve gayrimenkulün kaydına iptal edilen satıs isleminden sonra tesis edilen rehin, ipotek ve haciz şerhlerinin tasarrufun iptali şikayetini kazanan haciz alacaklısına karsı herhangi bir önceligi bulunmadığı belirtilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK.'nın 142. maddesine dayalı olarak açılan sıra cetveline şikayete ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
Haciz işlemi sırasında, borçlunun haczedilebilir hiçbir malının bulunmadığını veya bulunan malların borcu karşılamaya yetmediğini tespit eden haciz tutanağına ne ad verilir?
A) Haciz ihbarnamesi
B) Geçici aciz belgesi
C) Kesin aciz belgesi (İflas halinde)
D) Sıra cetveli
E) Pay cetveli
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.