2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 104

İcra ve İflas Kanunu 104. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 104 – Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave suretiyle yapılan yeni hacizler tutanağın altına işaret olunur. Hacze iştirak eden her yeni alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabilir. Evvelce haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine bildirilmek üzere 103 üncü madde mucibince davet olunurlar. Borç ödemeden aciz vesikası:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2022/2432 E., 2023/3166 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
in ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, İcra ve İflas Kanunu’nun 101/3, 104/2,3 ve 206/4-C maddeleri
6. Hukuk Dairesi         2022/2432 E.  ,  2023/3166 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/566 E., 2022/36 K. DAVA TARİHİ : 21.05.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen sıra cetveline karşı şikayet dosyasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, şikayet olunan tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; müvekkilinin ilama dayalı nafaka alacağına, sıra cetvelinde öncelikle olarak pay ayrılması gerekirken, yasaya aykırı olarak, ilk sırada şikayet olunanın alacaklı olduğu icra dosyasına pay ayrıldığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; şikayetçinin birikmiş nafaka alacağının adi alacak niteliğinde olduğunu, herhangi bir önceliği ve imtiyazı bulunmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.10.2014 tarihli ve 2014/275 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararı ile birikmiş nafaka alacağının adi alacak niteliğinde olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarihli ve 2017/947 Esas, 2020/3231 Karar sayılı kararıyla, ilama dayalı nafaka alacaklısı olan şikayetçinin haczinin, haczi daha önceki tarihli olan şikayet olunanın haczine iştirak edebileceği, İİK'nın 140/ 2. ve 3. maddesi hükümleri uyarınca, nafaka alacağının haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içerisinde tahakkuk etmiş olan kısmının, İİK.'nın 206/4-C maddesindeki imtiyazlı durumu nedeniyle satış bedelinden öncelikli olarak karşılanması, para artması durumunda, artan paranın, şikayetçinin alacağının anılan imtiyazdan yararlanmayan kısmı ile şikayet olunanın alacağı arasında garameten paylaştırılması gerektiği gözetilerek, bu miktarların bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar şikayetçi yararına bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetvelinde paylaşıma konu olan toplam tutarın 33.336,22 TL olduğu, şikayetçinin, haciz tarihinden geriye doğru son bir yıllık dönemde tahakkuk etmiş 5.015,61 TL tutarındaki nafaka alacağının İİK’nın 140/2 ve 3 üncü maddeler ile 206/4-C maddesi hükümleri gereğince öncelikle şikayetçiye ödenmesi, bakiye 28.320,61 TL’nin ise alacaklarının ulaştığı güncel tutarlar nazara alınarak, taraflar arasında garameten pay edilmesi gerekirken, şikayete konu sıra cetvelinin bu esaslara aykırı olarak düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayet olunan vekili temyiz başvuru dilekçesinde; şikayet konu sıra cetvelinin yasaya aykırı olduğunu tespit eden mahkemece, doğru sıra cetvelinin de düzenlemesi gerekirken, yalnızca iptal karar vermekle yetinilmesinin ve sıra cetvelinin düzenlenmesinde bir dahli bulunmayan müvekkilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre arasındaki uyuşmazlık, haciz sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, İcra ve İflas Kanunu’nun 101/3, 104/2,3 ve 206/4-C maddeleri 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Şikayet olunan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2010/6266 E., 2010/10853 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dosyanın incelenmesinde bedeli paylaşıma konu malların ihtiyaten haczedildiği ve sonrasında hacizli mallar üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun 104 üncü maddesi kapsamında diğer alacaklılar tarafından haciz konulduğu anlaşılmıştır.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2010/6266 E.  ,  2010/10853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan ... ile davalılardan ...Ltd.Şti.,...Amb.Ltd.Şti., ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl ve birleşen şikâyetler sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Şikâyetçi ...Tekstil Ltd. Şti. vekili müvekkilinin sıra cetvelinde 11. sırada gösterildiğini, 19.8.2009 günü ihtiyati haciz uyguladıklarını ancak kendilerine sıra cetvelinde pay düşmediğini; 1., 2., 6., 7., 8., 9. ve 10. sıradaki ihtiyati haciz tarihlerinin kendi dosyalarından konulan ihtiyati hacizden sonraki tarihli olduğunu, 13. sıra alacaklısının takip kesinleşmeden haciz uyguladığını; Birleşen dosya şikâyetçisi ... vekili ilk kesinleşmenin müvekkiline ait ... 1. İcra Müdürlüğünün 2008/6283 ve 2008/6286 sayılı takip dosyalarından gerçekleştiğini, ancak bu iki dosyaya pay ayrılmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İcra Mahkemesi'nce ...’ın şikâyetinin reddine, ...Tekstil Ltd. Şti.nin şikayetinin kabulü ile şikâyetçinin 19.8.2008 tarihli ihtiyati haczinin kesin hacizden önce olduğu ve garameye girmesi gerektiğinden bahisle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm şikayetçi ... ile davalılar ...Dok. Konf. Teks. San. Tic. Ltd. Şti.,...Amb. Teks. San. Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1- ...’ın temyiz itirazı haciz tarihlerinin sıra cetvelinde hatalı gösterilmesinin İcra Mahkemesi'nce gözden kaçırıldığı noktasındadır. Dosyanın incelenmesinde bedeli paylaşıma konu malların ihtiyaten haczedildiği ve sonrasında hacizli mallar üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun 104 üncü maddesi kapsamında diğer alacaklılar tarafından haciz konulduğu anlaşılmıştır. Ne var ki bu hacizlerin hangi alacaklılar tarafından ve hangi tarihlerde konulduğu belirlenememiştir. Bu durumda mahkemece haciz tarihlerinin her bir dosya için net olarak belirlenmesi ve bu tarihlerin ve ihtiyati hacizlerin kesinleşmesi bakımından da 264 üncü maddenin dikkate alınarak inceleme yapılması gerekir. 2- Şikâyet olunanların temyiz itirazlarına gelince, şikâyetçi ...Tekstil Ltd. Şti.nce konulan önceki tarihli ihtiyati haczin daha sonra konulan kesin hacze iştiraki için adı geçenin takibinin, 30.7.2003 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı yasayla değişik İcra ve İflas Kanunu'nun 268 inci maddesi uyarınca, aynı yasanın 100 üncü maddesinde sayılan belgelerden birine dayalı olması gerekir. Şikâyetçinin takip dayanağı bu belgelerden biri olmadığından, ilk kesin hacze iştirakine yasal olanak bulunmamaktadır. Şikâyetin kabulü bu nedenle yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle şikâyetçi ...’ın, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle şikâyet olunanların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/1263 E., 2023/4271 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
eya başkalarıyla paylaştırılmasının mümkün olmadığını, üçüncü kişinin haczedilen bu parayı alacaklının dosyasına geç göndermesinin hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, tevdii mahallinde bulunan paranın dosya üzerinden dağılımının yapılmasının İİK'nın 104. maddesinde belirtilen mahiyette bir sıra cetveli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hacze iştirakin, paranın vezneye girişine kadar old
6. Hukuk Dairesi         2023/1263 E.  ,  2023/4271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/223 E., 2022/695 K. ŞİKAYETÇİ : Tınaztepe Vergi Dairesi Müdürüğüne İzafeten Gelir İdaresi DAVA TARİHİ : 26.03.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen sıra cetvelinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili dava dilekçesinde özetle; ...Maden Nak. Ltd. Dedeoğlu Mad. Nak. Ortaklığının vergi borçlarından dolayı haciz bildirisi ile Balıkesir İl Jandarma Komutanlığından gelecek hakediş üzerine haciz konulduğunu, ancak alacaklarına karşılık haciz bildirileri olmasına rağmen Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde alacaklı olarak cetvelde bulunmadıklarının anlaşıldığını, şikayetçi vergi dairesi alacağının kamu alacağı olduğundan öncelikli alacak olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 13.01.2014 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan ..., şikayetçinin borçlu aleyhine başlatılmış yasal bir takibinin olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ...Petrol Ürn. Nak. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, şikayet konusunun haczedilen bir taşınır veya taşınmaz mal olmayıp, borçlunun, üçüncü kişi nezdinde var olan para alacağı olduğunu, borçlunun bu istihkakına haciz konulmakla bu kadar tutarın haciz alacaklısının hakkı olarak kabul edildiğini ve var olan istihkak tutarı bitene kadar haciz sırasına göre dosyasına gönderilmesi gerektiğini, aynı tutara sonradan başkaca hacizlerin konulması veya başkalarıyla paylaştırılmasının mümkün olmadığını, üçüncü kişinin haczedilen bu parayı alacaklının dosyasına geç göndermesinin hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, tevdii mahallinde bulunan paranın dosya üzerinden dağılımının yapılmasının İİK'nın 104. maddesinde belirtilen mahiyette bir sıra cetveli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hacze iştirakin, paranın vezneye girişine kadar olduğunu, dosyada haczedilen, satıma konu taşınır veya taşınmaz mal olmadığından kamu alacağının, bir iştirakinin mümkün olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan Erbağ Kömür Petrol Tic. Ltd. Şti. vekili, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ..., şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2014 tarih ve 2014/105 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararı ile icra dairesinin veznesine giren haciz konusu alacak bulunmadığından Vergi Dairesi'nin hacze iştirakinin mümkün olduğu, icra dairesinin sıra cetveline davacı vergi dairesini de dahil ederek yeniden sıra cetveli düzenlemesi ve bu düzenlemeyi yaparken önceliğin adi ortaklığın borç ve temliklerine verilmesi gerektiği, adi ortaklığın ortaklarının kişisel alacaklılarının, borçlu ortağın şirketteki kar payını ve tasfiye payını haczedebilecekleri (ve daha sonra icra mahkemesinden yetki belgesi alıp adi ortaklığın tasfiyesini talep edebilecekleri) de nazara alınarak sıra cetveli düzenlenmesi gerektiği belirtilerek, şikayetin kabulü ile 13.01.2014 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunanlar ...Pet. Ürn. Nak. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Şikayet olunan ...Petrol Ürn. Nak. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, ...'ın temyiz itirazlarına yönünden adı geçen alacaklıya pay ayrılmadığından şikayet olunan ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, yine şikayet olunan ... yönünden ise 100.000,00 TL miktarlı temlik tarihinin şikayetçinin ve şikayet olunanların haciz tarihinden önce olduğu ve bu miktarın paylaşıma konu olamayacağı dikkate alınarak bu alacaklı yönünden de davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda 02.07.2020 tarih ve 2019/718 Esas, 2020/381 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; icra dairesinin veznesine giren haciz konusu alacak bulunmadığından vergi dairesinin hacze iştirakinin mümkün olduğu, icra dairesinin sıra cetveline şikayetçi vergi dairesinin de dahil edilerek yeniden sıra cetveli düzenlenmesi ve bu düzenlemeyi yaparken önceliğin adli ortaklığın borç ve temliklerine verilmesi gerektiği, adi ortaklığın ortaklarının kişisel alacaklarının borçlu ortağın şirketteki kâr payının ve tasfiye payını haczedebilecekleri de nazara alınarak, açılan davada sıra cetveline yönelik şikayetçinin itirazının ...Petrol Ürünleri Mak. Gıd. İnş. Ltd. Şti. yönünden kabulüne, sıra cetvelinde ...'a pay ayrılmadığı gözetilerek adı geçen yönünden şikayetin HMK 114/1-h ve 115/2 uyarınca usulden reddine, şikayet olunan ...'in hak ediş alacağının 100.000,00 TL'lik bölümünü şikayetçi vergi dairesi ve diğer şikayet olunanların haczinden önce temlik aldığı ve bu temlik nedeni ile temlik edilen miktar üzerinde diğer alacaklıların tasarruf yetkisinin kalmadığı ve bu miktar üzerine haciz koyduramayacakları, şikayetçinin hakediş alacağının 100.000,00 TL'lik bölümü yönünden geçerli bir haciz işleminin bulunmadığı gerekçesiyle bu bölüm yönünden de şikayet olunan ... yönünden HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmiştir C- 2. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. 2.Mahkemece, kısa kararda davanın reddine hükmedilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda “... ...Petrol Ürünleri Mak. Gıd. İnş. Ltd. Şti. yönünden kabulüne, sıra cetvelinde ...’a pay ayrılmadığı gözetilerek adı geçen yönünden şikayetin usulden reddine,... şikayet olunan ... yönünden şikayetin usulden reddine” karar verilmiş olması ile gerekçe ve hüküm kısmında çelişki bulunması doğru görülmeyerek, kararın re'sen bozulmasına karar verilmiştir. D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 13.01.2014 tarihli sıra cetvelinin iptaline, haczedilen bedelin ...Petrol Ürünleri Nak. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı kurumun alacaklarının tahsili amacıyla 1.sırada garameten paylaştırılmasına, 100.000,00 TL'lik bedelin sıra cetveline tabi tutulmasına, şikayet olunan, Öztürkler Mad. Nak. Ltd. Şti. ile Dedeoğlu Maden Nakliye Ortaklığı, ..., Kömür Petrol Ürünleri Tic. Ltd. Şti. hakkında 25.09.2014 tarihli kararın kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, şikayet olunan ... ve ... yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde şikayetin tümden kabulü gerektiğini beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 100., 142. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Şikayetçi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2021/1862 E., 2022/524 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
eya başkalarıyla paylaştırılmasının mümkün olmadığını, üçüncü kişinin haczedilen bu parayı alacaklının dosyasına geç göndermesinin hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, tevdii mahallinde bulunan paranın dosya üzerinden dağılımının yapılmasının İİK'nın 104. maddesinde belirtilen mahiyette bir sıra cetveli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hacze iştirakin, paranın vezneye girişine kadar old
6. Hukuk Dairesi         2021/1862 E.  ,  2022/524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, ... Maden Nak. Ltd. ... Mad. Nak. Ortaklığının vergi borçlarından dolayı 20.12.2012 tarih ve 11679 numaralı 144.326,14 TL bedelli haciz bildirisi ile Balıkesir İl Jandarma Komutanlığının 19.12.2012 tarih ve 9200-78079-12/Mly. İşl. yazılarına istinaden yapılacak hak ediş üzerine haciz konulduğunu, ancak alacaklarına karşılık haciz bildirileri olmasına rağmen Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6098 E. sayılı dosyası ile düzenlenen sıra cetvelinde alacaklı olarak cetvelde bulunmadıklarının anlaşıldığını, şikayetçi vergi dairesi alacağının kamu alacağı olduğundan öncelikli alacak olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 13.01.2014 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan ..., şikayetçinin borçlu aleyhine başlatılmış yasal bir takibinin olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... Petrol Ürn. Nak. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, şikayet konusunun haczedilen bir taşınır veya taşınmaz mal olmayıp, borçlunun, üçüncü kişi nezdinde var olan para alacağı olduğunu, borçlunun bu istihkakına haciz konulmakla bu kadar tutarın haciz alacaklısının hakkı olarak kabul edildiğini ve var olan istihkak tutarı bitene kadar haciz sırasına göre dosyasına gönderilmesi gerektiğini, aynı tutara sonradan başkaca hacizlerin konulması veya başkalarıyla paylaştırılmasının mümkün olmadığını, üçüncü kişinin haczedilen bu parayı alacaklının dosyasına geç göndermesinin hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, tevdii mahallinde bulunan paranın dosya üzerinden dağılımının yapılmasının İİK'nın 104. maddesinde belirtilen mahiyette bir sıra cetveli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hacze iştirakin, paranın vezneye girişine kadar olduğunu, dosyada haczedilen, satıma konu taşınır veya taşınmaz mal olmadığından kamu alacağının, bir iştirakinin mümkün olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... Kömür Petrol Tic. Ltd. Şti. vekili, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ..., şikayetin reddini istemiştir. Diğer şikayet olunanlar, şikayete cevap vermemişlerdir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; icra dairesinin veznesine giren haciz konusu alacak bulunmadığından vergi dairesinin hacze iştirakinin mümkün olduğu, icra dairesinin sıra cetveline şikayetçi vergi dairesinin de dahil edilerek yeniden sıra cetveli düzenlenmesi ve bu düzenlemeyi yaparken önceliğin adli ortaklığın borç ve temliklerine verilmesi gerektiği, adi ortaklığın ortaklarının kişisel alacaklarının borçlu ortağın şirketteki kâr payının ve tasfiye payını haczedebilecekleri de nazara alınarak, açılan davada sıra cetveline yönelik şikayetçinin itirazının ... Petrol Ürünleri Mak. Gıd. İnş. Ltd. Şti. yönünden kabulüne, sıra cetvelinde ...' a pay ayrılmadığı gözetilerek adı geçen yönünden şikayetin HMK 114/1-h ve 115/2 uyarınca usulden reddine, şikayet olunan ...' in hak ediş alacağının 100.000,00 TL' lik bölümünü şikayetçi vergi dairesi ve diğer şikayet olunanların haczinden önce temlik aldığı ve bu temlik nedeni ile temlik edilen miktar üzerinde diğer alacaklıların tasarruf yetkisinin kalmadığı ve bu miktar üzerine haciz koyduramayacakları, şikayetçinin hakediş alacağının 100.000,00 TL'lik bölümü yönünden geçerli bir haciz işleminin bulunmadığı gerekçesiyle bu bölüm yönünden de şikayet olunan ... yönünden HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmiştir Karar, şikayetçi vekilince temyiz edilmiştir. 1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır. Somut olayda mahkemece, kısa kararda davanın reddine hükmedilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda “... ... Petrol Ürünleri Mak. Gıd.İnş.Ltd.Şti. yönünden kabulüne, sıra cetvelinde ...’a pay ayrılmadığı gözetilerek adı geçen yönünden şikayetin usulden reddine,... şikayet olunan ... yönünden şikayetin usulden reddine” karar verilmiş olması ile gerekçe ve hüküm kısmında çelişki bulunması doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, şikayetçinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 03.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2017/1054 E., 2017/3763 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
sayılı takip dosyasından tanzim edilen sıra cetvelinin hazırlanmasında, İİK'nın 100-106 maddelerine uygun işlemler yapılmadığını ve cetvele itiraz için tanınan 7 günlük süre geçmeden cetvel kesinleştirilerek paranın ödendiğini ileri sürerek, ....
23. Hukuk Dairesi         2017/1054 E.  ,  2017/3763 K. "İçtihat Metni" .... Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili,....Müdürlüğü'nün 2010/2144 E. sayılı takip dosyasından tanzim edilen sıra cetvelinin hazırlanmasında, İİK'nın 100-106 maddelerine uygun işlemler yapılmadığını ve cetvele itiraz için tanınan 7 günlük süre geçmeden cetvel kesinleştirilerek paranın ödendiğini ileri sürerek, .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/2144 E. sayılı takip dosyasından tanzim edilen sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HUMK md. 67’ye göre vekaletnamenin aslını ve örneğini vermeyen vekilin dava açamayacağı, vekil olarak oturuma kabul edilmeyeceği ve dava ile ilgili hiç bir görev yapamayacağı, ayrıca vekaletname bulunmamasının 6100 sayılı HMK'nun 114/f fıkrasına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sıra cetveline itiraza ilişkindir. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, vekaletnamesinin asılını veya örneğini vermeyen vekilin dava açamayacağı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş olup, HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca vekaletnamenin sonradan ikmalinin mümkün olduğu ve Dairemizin 25.01.2017 tarihli geri çevirme ilamı neticesinde davacı vekaletnamesinin dosyaya ibraz edilmiş bulunduğu anlaşılmıştır. Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına ya da bununla birlikte sıraya yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK’nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK’nın m. 142/son) ileri sürülmelidir. Şikayetçinin iddialarının hiçbiri, şikayet edilen alacağının esasına ilişkin değildir. Şikayet mahiyetinde olan bu talebin İİK'nın 142/son maddesi hükmüne göre İcra Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği hususları da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.