2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 107

İcra ve İflas Kanunu 107. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 107 – Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir. 100 üncü maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki dereceden artacak bedeller için muteber olan alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu derece namına satış isteyebilir. Muvakkat haciz halinde:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

48 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/9525 E., 2023/2515 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden önce 08.06.2011- 09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihlerinde konulan hacizler yönünden İİK 106-110 maddelerinde yazılı satış isteme süreleri içerisinde satış avansının yatırılmamış olması nedeniyle hacizler düşmüş olduğundan bu hacizlerin kaldırılması gerektiği, bu hacizler
12. Hukuk Dairesi         2022/9525 E.  ,  2023/2515 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2016/125958 Esas (önceki esas: 2013/4050 Esas ve 2005/10348 Esas) sayılı dosyasından verilen 22.03.2021 tarihli müdürlük işleminin iptali ile şikayetçi ... adına kayıtlı Gaziantep İli Şahinbey İlçesi Binevler mah. 984 ada 787 parselde kayıtlı 2 ve 3 nolu bağımsız bölüm üzerindeki şikayete konu müdürlük red kararı olan 22.03.2021 tarihinden önceki tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 3. kişi, yeni malik icra mahkemesine başvurusunda: Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2016/125958 Esas sayılı takip dosyası ile şikayetçinin tapu kayıtlarına haciz konulduğu, fakat Gaziantep 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/427 Esas sayılı dosyasından 02.10.2021 tarihli karar ile Gaziantep İli Şahinbey İlçesi Binevler Mah. 984 ada 787 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki binanın zemin kat 2 ve 3 nolu bağımsız bölümün 126/2400 hisse paylı olarak ... adına tesciline karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği, bu nedenle şikayetçi adına konulan hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini ancak icra müdürlüğünün talebe dair reddine karar verdiği beyanıyla anılan müdürlük red işleminin iptali ile birlikte hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklılar cevap dilekçesinde; şikayete konu taşınmaz üzerine 08.06.2011 tarih ve 20744 yevmiye, 09.06.2011 tarih ve 20744 yevmiye, 11.06.2013 tarih ve 26031 yevmiye ve 16.06.2014 tarih ve 34659 yevmiye ile haciz konulduğu, son haciz tarihi olan 16.06.2014 tarihinden 1 yıllık satış isteme süresi içinde taraflarınca satış talep edilerek 08.06.2015 tarihinde satış avansının yatırıldığı ve satış süresi kesildiği, yani 16.06.2014 tarihli haczin halen devam etmekte olduğu, haciz tarihi itibariyle taşınmazın dosya borçlusu adına kayıtlı olduğu, bu nedenle tapu iptali ve tescil davasının açılarak mülkiyetin 3. şahsa geçmesinin hacze bir etkisinin bulunmadığı beyanı ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden önce 08.06.2011- 09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihlerinde konulan hacizler yönünden İİK 106-110 maddelerinde yazılı satış isteme süreleri içerisinde satış avansının yatırılmamış olması nedeniyle hacizler düşmüş olduğundan bu hacizlerin kaldırılması gerektiği, bu hacizlerden sonra taşınmaz kaydına 16.06.2014 tarihinde haciz konulması ve satış avansının yatırılmış olmasının 08.06.2011- 09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihli hacizlerin ayakta olduğunu göstermeyeceği, yine anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden sonra konulan 16.06.2014 tarihli haciz yönünden yapılan değerlendirmede ise haciz tarihinde taşınmazların mülkiyetinin mahkeme kararı ile şikayetçi ...'e geçtiği, bu nedenle haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla bu tarihli haczin de kaldırılması gerektiği, satış avansının yatırılmış olmasının ve haczin halen ayakta olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklılar istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C. I.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden önce 08.06.2011-09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihlerinde konulan hacizler yönünden İİK'nın 106-110 maddelerinde yazılı satış isteme süreleri içerisinde satış avansının yatırılmamış olması nedeniyle hacizlerin düşmüş olduğu, anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden sonra konulan 16.06.2014 tarihli haciz yönünden yapılan değerlendirmede ise, haciz tarihinde taşınmazların mülkiyetinin mahkeme kararı ile şikâyetçi ...'e geçtiği, bu nedenle haciz konulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla mahkemece şikâyetin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklılar temyiz dilekçesinde; şikayete konu taşınmaz üzerindeki 08.06.2011, 09.06.2011 ve 11.06.2011 tarihli hacizlerin düşmüş olduğu belirtilse de anılan hacizler kaldırılmadan mahkemece tüm hacizlerin kaldırıldığı yönünde verilen kararın yasalara aykırı olduğu, haciz tarihinde şikayete konu taşınmaz malikinin takip dosya borçlusu olduğu, hacizden sonra mülkiyetin 3. kişiye geçtiği dolayısı ile taşınmaz mülkiyetinin 3. şahıs adına geçmesi ve kararın kesinleşmesinin haciz tarihindeki mülkiyete etki etmeyeceği, şikayete konu taşınmaz üzerine konulmuş olan son haciz tarihinin 16.06.2014 olduğu, 08.06.2015 tarihinde satış avansı yatırıldığı ve anılan haczin ayakta olduğu iddialan ile mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 22.03.2021 tarihli müdürlük red kararı işleminin iptali ile taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 106-110 md., TMK 705 md., ve sair ilgili yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1- Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıktan belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2016/1152 E., 2016/1988 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/246 Esas sayılı takip dosyasındaki haczin İİK'nın 106-110 maddeleri gereğince 2 yıl içerisinde satış işlemi yapılmadığından düştüğü, İİK'da haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 20.01.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre işlemin yapılma tari
23. Hukuk Dairesi         2016/1152 E.  ,  2016/1988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, ... 1.İcra Müdürlüğünce 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasında yapılan 11.02.2013 tarihli sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklarından fazla pay ayrılan ..., ... ve Balıkesir Sigorta İl Müdürlüğü'nün alacak miktarının belirlenmesi gerektiğini, diğer davalılar ... ve ... takiplerinde yasaya uygun takip ve haciz bulunmadığını ileri sürerek, kamu alacaklarından sonra kalan miktarın dava masrafları da dahil olmak üzere alacakları oranında 2010/4691 E. ve 2011/1348 E. sayılı davacılar dosyalarına ayrılmasını, davalılar ... ve ... takiplerinin ve hacizlerin yasaya uygun olduğu kanaati hasıl olduğunda 2010/4691 E. sayılı icra dosyasından konulan önceki hacze 2011/1348 E. sayılı dosya gibi hacze iştirak ile dosyalardan sonra gelmek üzere haciz tarihlerine göre son iki sırada yer almalarını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...'nün 106.933,07 TL kamu alacağının 1.sırada,...'nın 265.382,23 TL alacağının 2.sırada, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2011/1348 Esas sayılı takip dosyasındaki 34.568,00 TL'lik alacağın 4.sırada, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasındaki 27.493,59 TL alacağın 5.sırada ödenmesi gerektiği, ...'nın alacağını ispat edemediği, sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, sıra cetvelinde yer alan ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/246 Esas sayılı takip dosyasındaki haczin İİK'nın 106-110 maddeleri gereğince 2 yıl içerisinde satış işlemi yapılmadığından düştüğü, İİK'da haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 20.01.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre işlemin yapılma tarihinin 10.10.2012 tarihli talepten sonra olduğu, 20.01.2012 tarihinde konulan haczin dosya borçlusu...'in ölümünden ve mirasçılar takibe dahil edilmeden konulmuş olduğundan hüküm ifade etmediği ve haczin geçersiz olduğu, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2009/3627 Esas sayılı takip dosyasında konulan haczin İİK'nın 106-110 maddeleri uyarınca 2 yıl içerisinde satış yapılmadığından düştüğü, haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığından 05.10.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre hiç işlem yapılmadığı ve haczin hükümsüz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 1.İcra Müdürlüğünün 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasındaki 11.02.2013 tarihli sıra cetvelinde davalılar ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ...'ya ayrılan paylar ile ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ayrılan 501,65.-TL.'lik kısmın vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil olmak üzere davacıların alacaklı oldukları ... 1.İcra Müdürlüğünün 2010/4691 Esas sayılı dosyası ile ... 3.İcra Müdürlüğünün 2011/1348 Esas sayılı takip dosyalarına alacakları oranında tahsisine, artan kısmının bulunması halinde davalılara verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddi ile davalı yönünden önceki sıra derecedeki gibi alacağının ödenmesine, karar verilmiştir. Kararı, davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir. 1-Davacılarca, sıra cetvelinde davalılar ...Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ...rlüğü'ne alacaklarından fazla pay ayrıldığı ve davalılar ... ve ...'nın takiplerinin ve hacizlerinin yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek, sıra cetveline itiraz edilmiştir. Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın sadece esas ve miktarına ya da hem sıraya hem de esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK'nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'nde (İİK'nın m.142/son) ileri sürülmelidir. Haciz konusu bir malın satış tutarı kural olarak, İİK'nın 138. madde hükmü uyarıca haciz tarihindeki alacakla bu alacağa satışa kadar işleyen faiz miktarının toplamını karşılar. Bir diğer anlatımla, haciz tarihinden sonra oluşan alacaklar, önceki hacizden yararlanamaz. Somut olayda, davacıların davalı ..., Belediye Başkanlığı ve... Müdürlüğü'nün alacaklarının anılan madde hükmüne göre hesaplanmadığına ilişkin itirazı alacağın gerçek miktarına yönelik olmayıp paylaştırma şekline yani takip hukukuna ilişkin hesaplamaya diğer anlatımla sıraya ilişkindir. İcra mahkemesince haciz tarihi itibariyle alacak miktarı ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilerek hesaplanması ya da gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti ile bu alacağa satış tarihine kadar işleyecek faizin de eklenmesi ile tutarın sıra cetvelinde dikkate alınması gerektiğinden İcra Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu durumda mahkemece, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-Bozma nedenine göre, davalılar Vergi Dairesi Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün, re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar...Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/6660 E., 2016/4873 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayet olunan vekili, borçlu adına kayıtlı taşınmazın satışının yapıldığı ...sayılı icra dosyasında alacaklı tarafından 22.09.2014 tarihinde satış talep edildiğini, İİK’nın 107. maddesi uyarınca, aynı dereceye mensup alacaklılardan birinin satış istemesi halinde diğer haciz sahiplerinin de bundan faydalanacağını, müvekkilinin de bu satış talebinden faydalanacağını ve ayrıca satış istenmesine gere
23. Hukuk Dairesi         2015/6660 E.  ,  2016/4873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ... Vek. Av. ... ŞİKAYET OLUNAN : .... Vek. Av. ... Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, borçluya ait taşınmazın ... 2014/6188 E. sayılı dosyasında alacaklının 22.09.2014 tarihli satış talebi üzerine 01.12.2014 tarihinde satılarak şikayet dışı ipotek alacaklısına ödeme yapıldığını, artan paranın paylaşımı için şikayet olunanın alacaklı olduğu ...sayılı dosyasında 20.01.2015 tarihli sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinde şikayet olunanın alacağına birinci sırada, müvekkilinin alacağına ikinci sırada yer verildiğini ve tüm paranın birinci sıraya ayrıldığını, şikayet olunanın haciz tarihinin 28.11.2013 olduğu ve bir yıllık süre içinde satış istememesi nedeniyle haczinin düştüğünü, müvekkilinin haciz tarihinin ise 06.02.2014 olduğunu, bu nedenle sıra cetvelinde ilk sırada yer verilmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, borçlu adına kayıtlı taşınmazın satışının yapıldığı ...sayılı icra dosyasında alacaklı tarafından 22.09.2014 tarihinde satış talep edildiğini, İİK’nın 107. maddesi uyarınca, aynı dereceye mensup alacaklılardan birinin satış istemesi halinde diğer haciz sahiplerinin de bundan faydalanacağını, müvekkilinin de bu satış talebinden faydalanacağını ve ayrıca satış istenmesine gerek olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bedeli paylaşıma konu olan taşınmaza, şikayet olunan tarafından 28.11.2013 tarihinde haciz konulduğu, bu tarihten itibaren bir yıllık süre içinde satış talebinde bulunulmadığı,... dosyasındaki takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğu ve alacağın rüçhanlı olduğu, şikayet olunanın alacaklı olduğu.... sayılı dosyasındaki takibin ise ilamsız icra takibi olduğu, her iki icra dosyasındaki alacaklıların aynı dereceye dahil alacaklılar olmadığı, bu nedenle İİK’nın 107. maddesinin uygulama imkanının bulunmadığı, şikayet olunanın haczinin düştüğü ve şikayet olunanın söz konusu dosyadaki satış talebinden faydalanamayacağı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. .../... S.2 SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2012/45 E., 2012/1370 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
sayılı ilamı uyarınca, somut olayda İİK’nun 107. Maddesinin uygulanması gerektiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
23. Hukuk Dairesi         2012/45 E.  ,  2012/1370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl dosya şikayetçisi ... vekili, birleşen dosya şikayetçisi, asıl dosyada şikayet olunan ... vekili ve her iki dosyada şikayet olunan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Asıl dosya şikayetçisi vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan ... ile ...’ın, sıra cetvelinde gösterilen hacizlerinin yasal süre içinde satış istenmemesi nedeniyle düştüğünü ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili, satış için gerekli işlemlerin yapıldığını, 103 ihbarı tebliğ edildiğini, aynı derecedeki hacizli alacaklardan birinin talebinin, diğer alacaklılar için de yeterli olduğunu, ayrıca kendi dosyalarından satış istenmesinin gerekmediğini, Hukuk Genel Kurulu’nun 15.11.2000 gün ve 2000/19-1610 E. ve 2000/1703 K. sayılı ilamı uyarınca, somut olayda İİK’nun 107. Maddesinin uygulanması gerektiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... vekili, ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2006/9283 sayılı takip dosyasındaki satış talebinin 11.11.2008 günlü olduğunu, bu talebin mensup olunan derece için yapıldığını ve ayrıca talebe gerek olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Birleşen dosya şikayetçisi vekili, sıra cetvelinde müvekkiline ayrılan payın, takip çıkışı üzerinden belirlendiğini, satışa kadar işleyen faizlerle diğer fer’ilerin dikkate alınmadığını, 2. sıra alacaklısının alacağının da hatalı hesaplandığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada şikayet olunan Hazine vekili, esas hakkında beyanda bulunmamıştır. Birleşen dosyada şikayet olunan ...., cevap vermemiştir. İcra Mahkemesi’nce, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklılar arasında İİK’nun 107. maddesi şartlarının oluşmadığı, hacizlerin ayakta olup olmadıklarının satış tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği, şikayetçinin haczinin düştüğü, şikayet olunanların sıra cetvelinde görülen hacizlerinin de düştüğü, bunların dosyasından daha sonra konulan hacizlerin ayakta olduğu, bunun da cetveldeki sırayı etkilediği, alacakların usulüne uygun biçimde hesaplanmadığı gerekçesiyle, sıra cetvelinin iptaline, 1. sırada ... Vergi Dairesi’ne 7.260,00 TL, 2. sırada alacaklısı .... olan ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2006/9283 sayılı dosyasına 50.723,83 TL, 3. sırada alacaklısı ... olan ... 22. İcra Müdürlüğü'nün 2006/629 sayılı dosyasına 69.165,49 TL ve 4. sırada alacaklısı ... olan ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2004/8200 sayılı dosyasına 79.480,80 TL isabet edecek şekilde yeni sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir. Kararı, asıl dosya şikayetçisi ... vekili, birleşen dosya şikayetçisi, asıl dosyada şikayet olunan ... vekili ve her iki dosyada şikayet olunan ... vekili temyiz etmiştir. 1- Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan ... vekilince verilen temyiz dilekçesi hâkime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.nun 434.maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Şikayet olunan ... vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas, 1985/1 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK.nın uygulanması gerekmemektedir. Bu itibarla şikâyet olunan ... vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikâyetçi ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 3- Birleşen dosya şikâyetçisi ve asıl dosyada şikâyet olunan ...’ın temyiz itirazlarına gelince, sıra cetveline yönelik şikâyette bulunma yetkisi, bu şikâyet üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanınmıştır. Bir diğer ifade ile bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunmayan alacaklının, sıra cetvelinin iptalini istemekte de hukuki yararı yoktur. Asıl Dosya şikayetçisi ...’ün taşınmaz üzerindeki haczinin düştüğünde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu şikayetin açıklanan nedenle reddi gerekirken, kabulü isabetli değilse de, adı geçene düzenlenen yeni sıra cetvelinde pay verilmemiş, şikayetin kabulüne rağmen, sıralamada da bir değişiklik söz konusu olmamıştır. Ortaya çıkan tek etki, red halinde asıl dosyada şikayet olunan ... lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması olmuştur. Ne var ki, adı geçenin bu yöne ilişkin bir temyiz itirazı bulunmamaktadır. Açıklanan durum karşısında, hükmün bu yönden bozulmasının sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından, hükmün eleştirilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenle şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) no'lu bentte açıklanan nedenle birleşen dosya şikâyetçisi ve asıl dosyada şikâyet olunan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenler şikayetçi ... ve şikayet olunan ...'dan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2024/3228 E., 2025/26 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
tam metni aç
llerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; İİK'nın 107. maddesinde;
6. Hukuk Dairesi         2024/3228 E.  ,  2025/26 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/362 E., 2024/1141 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/236 E., 2021/696 K. 1-İlk Derece Mahkemesince, sıra cetveline karşı şikayet üzerine yapılan yargılama sonucunda, şikayetin kabulü ile şikayet olunanların alacak miktarlarının yeniden tespitine karar verilmiştir. 2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince; bedeli paylaşıma konu taşınmaz, şikayet olunanların satış isteme süresi içinde başka bir dosyadan satılmış olduğundan, şikayet olunanların haczinin düştüğünden bahsedilemeyeceği, satış tarihi itibariyle hacizlerinin ayakta olduğu, şikayetçinin bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, şikayet olunanların alacak tutarları satış tarihi itibariye yeniden hesap edilerek, sıra cetveli bu nedenle iptal edilmiş ise de, şikayet olunanların alacak miktarına göre, şikayetçi bankaya pay kalmayacağı, bu husustaki şikayette hukuki menfaat bulunmadığı, bu itibariyle şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, şikayetçi bankanın istinaf başvurusunun esastan reddine, şikayet olunanların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir. 3-Bu karara karşı süresinde, şikayetçi vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; İİK'nın 107. maddesinde; ''Her alacaklı, mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir'' hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, aynı dereceye dahil alacaklılardan birinin satış istemesi hâlinde, aynı derecede yer alan diğer alacaklıların ayrıca satış talep etmesine gerek kalmaz. Söz konusu satış talebinden diğer alacaklılar da istifade eder. Mahcuzun başka bir dosyadan, bu şekilde satışının yapılması halinde; satış tarihinde. satış isteme süresinin geçmemiş olması kaydıyla haczin düşmesinden söz edilemez. Somut olayda, şikayet olunanların haciz tarihleri 17.12.2015 tarihi olup, bedeli paylaşıma konu taşınmaz, henüz 1 yıllık satış isteme süresi sona ermeden, başka dosyadan yapılan satış talebi üzerine 19.10.2016 tarihinde satıldığından, satış tarihi itibariyle şikayet olunanların hacizleri ayaktadır. Bu nedenle, şikayetçi vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin, şikayetçi vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.