İcra ve İflas Kanunu 108. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 108 – Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz ve hakkında 106 ncı maddedeki müddetler cerayan etmez.
(Ek: 6/6/1985-3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten haczedilen mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.
Satışın tatili:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
40 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/9525 E., 2023/2515 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden önce 08.06.2011- 09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihlerinde konulan hacizler yönünden İİK 106-110 maddelerinde yazılı satış isteme süreleri içerisinde satış avansının yatırılmamış olması nedeniyle hacizler düşmüş olduğundan bu hacizlerin kaldırılması gerektiği, bu hacizler
12. Hukuk Dairesi 2022/9525 E. , 2023/2515 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2016/125958 Esas (önceki esas: 2013/4050 Esas ve 2005/10348 Esas) sayılı dosyasından verilen 22.03.2021 tarihli müdürlük işleminin iptali ile şikayetçi ... adına kayıtlı Gaziantep İli Şahinbey İlçesi Binevler mah. 984 ada 787 parselde kayıtlı 2 ve 3 nolu bağımsız bölüm üzerindeki şikayete konu müdürlük red kararı olan 22.03.2021 tarihinden önceki tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
3. kişi, yeni malik icra mahkemesine başvurusunda: Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2016/125958 Esas sayılı takip dosyası ile şikayetçinin tapu kayıtlarına haciz konulduğu, fakat Gaziantep 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/427 Esas sayılı dosyasından 02.10.2021 tarihli karar ile Gaziantep İli Şahinbey İlçesi Binevler Mah. 984 ada 787 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki binanın zemin kat 2 ve 3 nolu bağımsız bölümün 126/2400 hisse paylı olarak ... adına tesciline karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği, bu nedenle şikayetçi adına konulan hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini ancak icra müdürlüğünün talebe dair reddine karar verdiği beyanıyla anılan müdürlük red işleminin iptali ile birlikte hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklılar cevap dilekçesinde; şikayete konu taşınmaz üzerine 08.06.2011 tarih ve 20744 yevmiye, 09.06.2011 tarih ve 20744 yevmiye, 11.06.2013 tarih ve 26031 yevmiye ve 16.06.2014 tarih ve 34659 yevmiye ile haciz konulduğu, son haciz tarihi olan 16.06.2014 tarihinden 1 yıllık satış isteme süresi içinde taraflarınca satış talep edilerek 08.06.2015 tarihinde satış avansının yatırıldığı ve satış süresi kesildiği, yani 16.06.2014 tarihli haczin halen devam etmekte olduğu, haciz tarihi itibariyle taşınmazın dosya borçlusu adına kayıtlı olduğu, bu nedenle tapu iptali ve tescil davasının açılarak mülkiyetin 3. şahsa geçmesinin hacze bir etkisinin bulunmadığı beyanı ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden önce 08.06.2011- 09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihlerinde konulan hacizler yönünden İİK 106-110 maddelerinde yazılı satış isteme süreleri içerisinde satış avansının yatırılmamış olması nedeniyle hacizler düşmüş olduğundan bu hacizlerin kaldırılması gerektiği, bu hacizlerden sonra taşınmaz kaydına 16.06.2014 tarihinde haciz konulması ve satış avansının yatırılmış olmasının 08.06.2011- 09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihli hacizlerin ayakta olduğunu göstermeyeceği, yine anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden sonra konulan 16.06.2014 tarihli haciz yönünden yapılan değerlendirmede ise haciz tarihinde taşınmazların mülkiyetinin mahkeme kararı ile şikayetçi ...'e geçtiği, bu nedenle haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla bu tarihli haczin de kaldırılması gerektiği, satış avansının yatırılmış olmasının ve haczin halen ayakta olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklılar istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C. I.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden önce 08.06.2011-09.06.2011 ve 11.06.2013 tarihlerinde konulan hacizler yönünden İİK'nın 106-110 maddelerinde yazılı satış isteme süreleri içerisinde satış avansının yatırılmamış olması nedeniyle hacizlerin düşmüş olduğu, anılan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden sonra konulan 16.06.2014 tarihli haciz yönünden yapılan değerlendirmede ise, haciz tarihinde taşınmazların mülkiyetinin mahkeme kararı ile şikâyetçi ...'e geçtiği, bu nedenle haciz konulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla mahkemece şikâyetin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklılar temyiz dilekçesinde; şikayete konu taşınmaz üzerindeki 08.06.2011, 09.06.2011 ve 11.06.2011 tarihli hacizlerin düşmüş olduğu belirtilse de anılan hacizler kaldırılmadan mahkemece tüm hacizlerin kaldırıldığı yönünde verilen kararın yasalara aykırı olduğu, haciz tarihinde şikayete konu taşınmaz malikinin takip dosya borçlusu olduğu, hacizden sonra mülkiyetin 3. kişiye geçtiği dolayısı ile taşınmaz mülkiyetinin 3. şahıs adına geçmesi ve kararın kesinleşmesinin haciz tarihindeki mülkiyete etki etmeyeceği, şikayete konu taşınmaz üzerine konulmuş olan son haciz tarihinin 16.06.2014 olduğu, 08.06.2015 tarihinde satış avansı yatırıldığı ve anılan haczin ayakta olduğu iddialan ile mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 22.03.2021 tarihli müdürlük red kararı işleminin iptali ile taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK'nın 106-110 md., TMK 705 md., ve sair ilgili yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1- Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıktan belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
23. Hukuk Dairesi, 2016/1152 E., 2016/1988 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/246 Esas sayılı takip dosyasındaki haczin İİK'nın 106-110 maddeleri gereğince 2 yıl içerisinde satış işlemi yapılmadığından düştüğü, İİK'da haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 20.01.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre işlemin yapılma tari
23. Hukuk Dairesi 2016/1152 E. , 2016/1988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ... 1.İcra Müdürlüğünce 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasında yapılan 11.02.2013 tarihli sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklarından fazla pay ayrılan ..., ... ve Balıkesir Sigorta İl Müdürlüğü'nün alacak miktarının belirlenmesi gerektiğini, diğer davalılar ... ve ... takiplerinde yasaya uygun takip ve haciz bulunmadığını ileri sürerek, kamu alacaklarından sonra kalan miktarın dava masrafları da dahil olmak üzere alacakları oranında 2010/4691 E. ve 2011/1348 E. sayılı davacılar dosyalarına ayrılmasını, davalılar ... ve ... takiplerinin ve hacizlerin yasaya uygun olduğu kanaati hasıl olduğunda 2010/4691 E. sayılı icra dosyasından konulan önceki hacze 2011/1348 E. sayılı dosya gibi hacze iştirak ile dosyalardan sonra gelmek üzere haciz tarihlerine göre son iki sırada yer almalarını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...'nün 106.933,07 TL kamu alacağının 1.sırada,...'nın 265.382,23 TL alacağının 2.sırada, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2011/1348 Esas sayılı takip dosyasındaki 34.568,00 TL'lik alacağın 4.sırada, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasındaki 27.493,59 TL alacağın 5.sırada ödenmesi gerektiği, ...'nın alacağını ispat edemediği, sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, sıra cetvelinde yer alan ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/246 Esas sayılı takip dosyasındaki haczin İİK'nın 106-110 maddeleri gereğince 2 yıl içerisinde satış işlemi yapılmadığından düştüğü, İİK'da haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 20.01.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre işlemin yapılma tarihinin 10.10.2012 tarihli talepten sonra olduğu, 20.01.2012 tarihinde konulan haczin dosya borçlusu...'in ölümünden ve mirasçılar takibe dahil edilmeden konulmuş olduğundan hüküm ifade etmediği ve haczin geçersiz olduğu, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2009/3627 Esas sayılı takip dosyasında konulan haczin İİK'nın 106-110 maddeleri uyarınca 2 yıl içerisinde satış yapılmadığından düştüğü, haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığından 05.10.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre hiç işlem yapılmadığı ve haczin hükümsüz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 1.İcra Müdürlüğünün 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasındaki
11.02.2013 tarihli sıra cetvelinde davalılar ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ...'ya ayrılan paylar ile ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ayrılan 501,65.-TL.'lik kısmın vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil olmak üzere davacıların alacaklı oldukları ... 1.İcra Müdürlüğünün 2010/4691 Esas sayılı dosyası ile ... 3.İcra Müdürlüğünün 2011/1348 Esas sayılı takip dosyalarına alacakları oranında tahsisine, artan kısmının bulunması halinde davalılara verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddi ile davalı yönünden önceki sıra derecedeki gibi alacağının ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacılarca, sıra cetvelinde davalılar ...Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ...rlüğü'ne alacaklarından fazla pay ayrıldığı ve davalılar ... ve ...'nın takiplerinin ve hacizlerinin yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek, sıra cetveline itiraz edilmiştir.
Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın sadece esas ve miktarına ya da hem sıraya hem de esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK'nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'nde (İİK'nın m.142/son) ileri sürülmelidir. Haciz konusu bir malın satış tutarı kural olarak, İİK'nın 138. madde hükmü uyarıca haciz tarihindeki alacakla bu alacağa satışa kadar işleyen faiz miktarının toplamını karşılar. Bir diğer anlatımla, haciz tarihinden sonra oluşan alacaklar, önceki hacizden yararlanamaz.
Somut olayda, davacıların davalı ..., Belediye Başkanlığı ve... Müdürlüğü'nün alacaklarının anılan madde hükmüne göre hesaplanmadığına ilişkin itirazı alacağın gerçek miktarına yönelik olmayıp paylaştırma şekline yani takip hukukuna ilişkin hesaplamaya diğer anlatımla sıraya ilişkindir. İcra mahkemesince haciz tarihi itibariyle alacak miktarı ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilerek hesaplanması ya da gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti ile bu alacağa satış tarihine kadar işleyecek faizin de eklenmesi ile tutarın sıra cetvelinde dikkate alınması gerektiğinden İcra Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Bu durumda mahkemece, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalılar Vergi Dairesi Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün, re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar...Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2025/728 E., 2025/1222 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
2024/1159 K.) itirazın iptali davası süresince İİK'nın 106-110. maddesi gereğince satış isteme süreleri işlemeyeceğinden sıra cetveli düzenleme tarihi itibariyle hacizlerin düşmediği, mahkemece asıl dosya yönünden şikayetin kabulüne yönelik kararda isabetsizlik bulunmadığı ancak birleşen dosya yönünden mahkeme
6. Hukuk Dairesi 2025/728 E. , 2025/1222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1887 E., 2025/17 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/402 E., 2024/638 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi ve şikayet olunan banka vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle, kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞiKAYET
Şikayetçi vekili asıl ve birleşen dosyada şikayet dilekçesinde; Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2022/520 Esas sayılı dosyasından düzenlenen 04.05.2023 tarihli sıra cetvelinin taraflarına tebliğ edildiğini, sıra cetvelinde ipotek dosyasının borçlusu..........adına kayıtlı Antalya İli, ... İlçesi ....... Mahallesi 73 ada, 18 parsel, zeminat kat 10 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 29.03/.2023 tarihli artırmada 6.150.000,00 TL bedel ile üçüncü şahsa satıldığını ve bakiye ihale bedelinin taşınmazın kaydında yer alan haciz dosyalarından toplam İİK'nın m. 100 yanıtları uyarınca birinci sırada ipotek dosyası Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi 2022/50 Esas sayılı dosyasına, ikinci sırada İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 20221/18659 Esas sayılı dosyasına, üçüncü sırada Antalya Genel İcra Dairesi'nin 2022/74221 Esas, dördüncü sırada Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2022/38670 Esas sayılı dosyasına yer verilerek ödeme yapılmasına karar verildiğini ve müvekkili bankanın alacaklı olduğu Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2022/12694 Esas sayılı dosyasında beşinci sırada yer verilerek pay ayrılmadığını, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2022/12694 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz tarihi göz önüne alınarak söz konusu ihtiyati haciz tarihi sıra cetvelinde pay ayrılan 27.12.2023 kesin haciz tarihli, 27.12.2022 takip tarihli Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2022/38670 Esas sayılı dosyasındaki haciz tarihlerinden önce tarihli olduğunu, şikayet kabulü ile sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan Türkiye Halk Bankası A.Ş vekili dilekçesinde; icra müdürlüğü tarafından hazırlanan sıra cetvelinde herhangi bir hukuka aykırılıığın bulunmadığını, davacı tarafın kendilerinin garamaye gitmesi gerektiği düşüncesinin hukuka uygun olmadığını şikayetin reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda 2022/12694 sayılı dosyasında ihtiyati haciz uygulandığı, ihtiyati haczin 14.01.2023 tarihinde, davacının koyduğu ihtiyati haczin 17.03.2023 tarihinde kesinleştiği, ancak 24.05.2022 tarihinde açılan itirazın iptali dava tarihinin davalının takip tarihinden önce olduğu, İİK'nın 268. maddesi gereğince İİK'nın 100. maddesindeki şartları taşıdığının, davacının ihtiyati haciz kararı aldığı ve takibin başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, açılan itirazın iptali yargılaması devam ettiğinden takibin kesinleşmediği gerekçesiyle şikayetin kabulüyle 04.05.2023 tarihli sıra cetvelinin iptaline, birleşen dosyada şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili ve şikayet olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayı belirtilen kararı ile şikayetçinin istinaf dilekçesine yönelik yapılan incelemede; birleşen dosya yönünden şikayetçinin alacaklı olduğu Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi 2022/8169 icra dosyasında ihtiyati haczin 25.02.2022 tarihinde konulmuş olduğu, ancak sıra cetvelinin düzenleme tarihi olan 04.05.2023 tarihi itibariyle açılmış olan itirazın iptali davası sonuçlanmadığından ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği, bu sebeple şikayetçinin sıra cetveline itiraz davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, şikayetçinin istinaf istemleri yerinde olmadığı, mahkemece birleşen dosya yönünden şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği halde farklı gerekçe ile verilen kararın isabetsiz olduğu, davalının istinaf istemine yönelik yapılan incelemede; şikayetçinin alacaklı olduğu Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin 2022/12694 dosyasında 04.04.2022 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, davalının alacaklı olduğu dosyada ise haciz tarihinin 27.12.2022 tarihi olduğu, şikayetçinin alacaklı olduğu dosyaya ilişkin olarak açılan itirazın iptali dosyasının sıra cetveli düzenleme tarihi olan 04.05.2023 tarihinden önce 06.04.2023 tarihinde karara çıkartılarak dava dışı borçluların itirazın iptaline karar verildiği, itirazın iptali davasının hükme bağlandığı tarihte ihtiyati haciz kesin hacze dönüştüğünden şikayetçinin haczinin daha önceki tarihte konulması nedeniyle haczin ayakta olduğu, (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2199 E. 2024/1159 K.) itirazın iptali davası süresince İİK'nın 106-110. maddesi gereğince satış isteme süreleri işlemeyeceğinden sıra cetveli düzenleme tarihi itibariyle hacizlerin düşmediği, mahkemece asıl dosya yönünden şikayetin kabulüne yönelik kararda isabetsizlik bulunmadığı ancak birleşen dosya yönünden mahkemece gerekçesinin düzeltilmesi ve sadece sıra cetvelinde 4. sırada bulunan Halk Bank yönünden sıra cetvelinin iptali talep edilmiş olmasına rağmen, sıra cetvelinin tümden iptaline yönelik karar isabetsiz olduğu gerekçesiyle, gerekçenin ve hükmün değiştirilmesi için tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esastan kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına asıl dosyada; şikayetin kabulüyle 04/05/2023 tarihli sıra cetvelinin şikayet olunan Halk Bankası yönünden iptaline, birleşen dosyada şikayetin usulden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili tarafından şikayet dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek, birleşen dosya yönünden de şikayetin kabul edilmesi gerektiği beyan edilmektedir.
Şikayet olunan Banka vekili tarafından, şikayetçi tarafın haczinin kendi bankalarının haczinden çok sonra kesinleştiği, bu nedenle söz konusu haczin bankalarının haczine iştirak etmemesi gerektiği beyan edilmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 142. maddesine dayalı olarak açılan sıra cetveline şikayete ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2024/8047 E., 2025/2174 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106 -110. maddeleri uyarınca haczin düşüp düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz talebinin kabul edildiği tarih esas alınmalıdır.
12. Hukuk Dairesi 2024/8047 E. , 2025/2174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İleri sürülen temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi ... Mahallesi 23055 ada 1 parsel B Blok 18 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaza ilişkin meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın 830.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere satışına karar verildiği, karara karşı taraflar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurusunun İİK'nun 366 ve HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şart olduğu gibi, haczin yargılama süresince de ayakta kalması gerekir. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle ve mahkemece re'sen İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşüp, düşmediğinin belirlenmesi gerekir.
Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. Konuya ilişkin tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne şerh verilebileceğini hükme bağlayan TMK’nın 1010. maddesi emredici nitelikte olmayıp, aynı maddenin son fıkrası uyarınca haciz şerhi verilmekle, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Tapuya işlenmesi, haczin kurucu unsuru olmayıp bildirici nitelik taşır. Ne var ki üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için haczin tapu siciline işlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106 -110. maddeleri uyarınca haczin düşüp düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz talebinin kabul edildiği tarih esas alınmalıdır.
Somut olayda, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4532 Esas sayılı takip dosyasında şikayet konusu taşınmaz üzerine 26.01.2023 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi itibarı ile haczin ayakta ve geçerli olduğu; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi
olan 28.04.2023 tarihinde haczin devam etmekte olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 26.09.2024 tarihi itibariyle ise dosyada geçerli bir satış talebi ve avansı olmamakla, alacaklının, yasal 1 yıllık sürede satış talep etmediği, sonuç olarak İİK' nın 110/1. maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki iş bu haczin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce düştüğü anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece şikayetin incelenmesi sırasında haciz düştüğünden konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca tarafların şikayet tarihindeki haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarih ve 2023/1176 E. - 2024/1693 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 28.04.2023 tarih ve 2023/47 E. - 2023/264 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2024/8022 E., 2025/1320 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106-110. maddeleri uyarınca haczin düşüp, düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak İcra Müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır.
12. Hukuk Dairesi 2024/8022 E. , 2025/1320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunarak, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklıların istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, taşınmaz üzerindeki ipoteğin zorunlu ipotek olmadığı ve haciz tarihinden önce ödenmediğinden bahisle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile meskeniyet şikayetinin reddine hükmedildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İleri sürülen temyiz itirazları yerinde değil ise de,
İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için İcra Müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. Konuya ilişkin tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne şerh verilebileceğini hükme bağlayan TMK’nın 1010. maddesi emredici nitelikte olmayıp, aynı maddenin son fıkrası uyarınca haciz şerhi verilmekle, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Tapuya işlenmesi, haczin kurucu unsuru olmayıp bildirici nitelik taşır. Ne var ki üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için haczin tapu siciline işlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106-110. maddeleri uyarınca haczin düşüp, düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak İcra Müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerine Sivas İcra Müdürlüğünün 2020/9767 Esas ve 2020/9763 Esas sayılı dosyalarından 12.04.2022 tarihinde, 2021/4384 Esas sayılı dosyasından 16.08.2022 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 30.12.2022 tarihi itibarı ile haczin ayakta ve geçerli olduğu; ancak İlk Derece Mahkemesi karar tarihi 31.05.2024 itibarı ile alacaklıların, bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği, bu nedenle taşınmaz üzerindeki iş bu haczin İİK.'nın 110/1. maddesi uyarınca karar tarihinden önce düştüğü açıktır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yargılama sırasında şikayete konu kaldırılması istenilen 12.04.2022 ve 16.08.2022 tarihli hacizler düştüğünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz isteminin re'sen görülen nedenlerle kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarih ve 2024/1051 E. - 2024/1132 K.sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangileri geçici nitelikte birer hukuki koruma tedbiri olup, kural olarak kesin hacze dönüşmedikçe alacaklıya satış isteme yetkisi vermeyen haciz türleridir?
I. İhtiyati haciz
II. Geçici haciz
III. Kesin haciz
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.