2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 144

İcra ve İflas Kanunu 144. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 144/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.) Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışı hâlinde de uygulanır. Şu kadar ki, 140 ıncı madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine tâbidir. Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna bildirimde bulunur. BEŞİNCİ BAP I – TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ Takip talebi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

9 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2015/2090 E., 2017/1087 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payların tayin olacağı, İİK'nın 141, 142 ve 144. maddelerinin burada da uygulanacağının hükme bağlandığı, satış bedelinin alacaklıların alacağını karşılamaması halinde İİK'nın 140.
23. Hukuk Dairesi         2015/2090 E.  ,  2017/1087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi sonucu borçluya ait taşınmazın satıldığını, icra müdürünün satış bedelinin ipotek dosya alacağını karşılamadığı gerekçesiyle sıra cetveli yapılmasına yer olmadığına dair kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkili alacağının kabulü ile sıra cetvelinin buna göre düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, talebin reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, borçluya ait taşınmaz üzerinde diğer haciz uygulayan alacaklıların mevcudiyeti karşısında, ipotek alacaklısının sıra cetveli düzenlenmesinden feragat etmesinin, takipte üçüncü şahıs olan ve haciz uygulayan alacaklıların haklarına helal getirmeyeceği, İİK'nın 151. maddesinde rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138. madde hükmünün uygulanacağı, satış tutarının alacaklıların alacağını ödemeye yetmemesi halinde icra müdürünce İİK'nın 206. maddesinin 2 ve 3. fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payların tayin olacağı, İİK'nın 141, 142 ve 144. maddelerinin burada da uygulanacağının hükme bağlandığı, satış bedelinin alacaklıların alacağını karşılamaması halinde İİK'nın 140. maddesi uyarınca bir sıra cetvelinin düzenleneceği, hukuk ve usule aykırı memur işlemi ile diğer haciz alacaklılarına sadece sıra cetveli yoluyla kullanabilecekleri itiraz hakkının tanınmadığı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile icra müdürünün haciz alacaklısının sıra cetveli yapılması hususundaki talebinin reddine ilişkin 15.08.2012 tarihli kararının kaldırılmasına ve takip dosyasında icra müdürünce tüm alacaklıları gösterir sıra cetveli yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, İcra Mahkemesince uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2013/4680 E., 2013/5617 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payların tayin olunacağı, İİK'nın 141, 142 ve 144. maddelerinin burada da uygulanacağının hükme bağlandığı, satış bedelinin alacaklıların alacağını karşılamaması halinde bir sıra cetveli düzenleneceği, ancak somut olayda, yukarıda açıklanan ilgili maddelere aykırı olarak ipotekli alacaklı vekilinin sır
23. Hukuk Dairesi         2013/4680 E.  ,  2013/5617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava dışı alacaklı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, borçluya ait taşınmazın satışı sonrası elde edilen bedelin ... .... ... Müdürlüğü'nce sıra cetveli düzenlenmeksizin dava dışı ipotek alacaklısına ödenmesi üzerine sıra cetveli düzenlenmesi için talepte bulunduklarını, ... Müdürlüğü'nce talebin reddedildiğini ileri sürerek, ... Müdürlüğü'nün sıra cetveli düzenlenmesi talebinin reddine ilişkin ....08.2012 tarihli kararının iptalini talep ve şikayet etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, İİK'nın 151. maddesinde rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138. maddesi hükmünün uygulanacağı, satış tutarının alacaklıların alacağını ödemeye yetmemesi halinde ... Müdürlüğü'nce İİK'nın 206. maddesinin ... ve .... fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payların tayin olunacağı, İİK'nın 141, 142 ve 144. maddelerinin burada da uygulanacağının hükme bağlandığı, satış bedelinin alacaklıların alacağını karşılamaması halinde bir sıra cetveli düzenleneceği, ancak somut olayda, yukarıda açıklanan ilgili maddelere aykırı olarak ipotekli alacaklı vekilinin sıra cetveli yapılmadan paranın kendilerine ödenmesine ilişkin talepleri doğrultusunda gayrimenkul satış bedelinin ipotekli alacaklıya ödendiği, bu suretle yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer haciz alacaklılarına sadece sıra cetveli yoluyla kullanabilecekleri itiraz hakkının tanınmadığı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile, ... Müdürlüğü'nün haciz alacaklısının sıra cetveli yapılması hususundaki taleplerinin reddine ilişkin ....08.2012 tarihli kararının kaldırılmasına, takip dosyasında ... Müdürlüğü'nce tüm alacaklıları gösterir sıra cetveli yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, dava dışı alacaklı ... vekili temyiz etmiştir. ...- Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede ( İİK’nın md.142/...), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla ... mahkemesinde (İİK’nın md. 142/son) ileri sürülmelidir. ... Müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenmeksizin satış bedelinin ipotek alacaklısına ödenmesine karar verilmesi üzerine şikayetçi vekilince sıra cetveli düzenlenmesi yönündeki talebinin ... Müdürlüğü'nün ....08.2012 tarihli kararı ile satış bedelinin sadece ipotek alacaklısının alacağını karşıladığı, bu nedenle sıra cetveli düzenlenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle, reddi kararı bir sıra cetveli niteliğindedir. İİK'nın 142/.... maddesi hükmüne göre, "cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin ... edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir." Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde sıra itibariyle önce olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Öte yandan, ülkemizin de tarafı olduğu ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği iç hukukun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ..., 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. 1086 sayılı HUMK'nın 73. maddesi " Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez" hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMK'nın .... maddesinde ise adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş, bu hakkın, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirme yapmasını da içerdiği belirtilmiştir. İİK'nın .../.... maddesinde " Aksine hüküm bulunmayan hallerde ... mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan ... dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir." hükmüne yer verilmiştir. Kanunda açıklık bulunmayan hallerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hakimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması halinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hallerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Şikayet sonunda hakları haleldar olabilecek alacaklıların savunma haklarını kullanabilmeleri adalet dengesinin sağlanabilmesi bakımından takdir hakkı, duruşma açılması yönünde kullanılmalıdır. Somut olayda, borçlunun adı yazılmak suretiyle hasımsız olarak şikayette bulunulması doğru olmayıp sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmeli, onlar hakkında da hüküm kurulmalıdır. Şikayette hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet tevcih edilmesi talebin reddini gerektirmez. Bu durumda mahkemece şikayetçiye sıra cetvelinde sadece kendisine pay ayrılan ... .... ... Müdürlüğü'nün 2010/1146 E. sayılı dosya alacaklısı ...'a husumet tevcihi yönünde HMK'nın 119/.... maddesi uyarınca kesin süre verilip bu alacaklının da davaya dahil edilmesi, duruşma açılması, şikayet dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek, taraf teşkilinin sağlanması, varsa savunma ve delilleri değerlendirilerek uyuşmazlığın incelenmesi gerekirken, taraf teşkili yapılmadan dosya üzerinden hüküm kurulması da doğru olmamıştır. ...- Bozma nedenine göre, dava dışı alacaklı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava dışı alacaklı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava dışı alacaklı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2012/14076 E., 2012/31637 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ayrıca, açıkça atıfta bulunulduğu da gözetilerek, İİK.nun 141, 142 ve 144'ncü maddeleri de paylaştırmada uygulanacaktır.
12. Hukuk Dairesi         2012/14076 E.  ,  2012/31637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/03/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 140. maddesinin birinci fıkrasına göre "Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar." Somut olayda; alacaklı .......... Yönetimi İnş. San. Ve Tic. A.Ş. tarafından borçlu A....... B.....'e ait taşınmazlar üzerinde 1. derece ipotek hakkı sebebi ile borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, anılan takipte yapılan ihalelerde taşınmazların alacağa mahsuben alacaklıya satıldığı, ayrıca taşınmazların tapu kaydında birden fazla hacizlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. İcra müdürü 12.01.2012 tarihli kararında, ipotek alacaklısı dışında rüçhan hakkına sahip bir başka ipotek alacaklısı olmadığı, ihalenin alacağa mahsuben yapıldığını belirterek sıra ve derece kararı yapılmasına gerek olmadığını belirtmiştir. Mahkemece ihale bedelinin ipotek miktarını dahi karşılamadığından bahisle şikayetin  reddedildiği görülmektedir. İcra takibinde yapılan satış sonucu elde edilen satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi halinde icra dairesi tarafından alacaklıların bir sıra cetvelinin yapılması; sıra cetveli düzenlenirken de, ipotekli alacaklılar ile haciz uygulayan diğer alacaklıların İİK.nun 151. maddesi uyarınca sıra cetvelinde gösterilmesi gerekmektedir. Buna göre, rehin bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılmasında İİK'nun 138. maddesi hükmü uygulanarak, satış tutarının alacaklıların alacağını ödemeye yetmemesi halinde, icra müdürlüğünce aynı yasanın 206. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre sıra ve paylar tayin olunacaktır. Ayrıca, açıkça atıfta bulunulduğu da gözetilerek, İİK.nun 141, 142 ve 144'ncü maddeleri de paylaştırmada uygulanacaktır. Böylece, ipotekli alacaklıların yanı sıra diğer alacaklılara da sıra cetvelinde yer verilmesi suretiyle adı geçenlerin sıra cetveline itiraz etme olanağı da sağlanmış olmaktadır. Durum bu olunca, icra müdürlüğünce, ihalenin alacağa mahsuben yapıldığı ve ipotek alacaklısı dışında rüçhan hakkına sahip bir başka ipotek alacaklısı olmadığı gerekçe gösterilerek sıra cetveli düzenlenmemesine yönelik kararı usule ve açıklanan yasal düzenlemelere aykırıdır. O halde mahkemece talebin kabulü yerine şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ  : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2012/5420 E., 2012/7709 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nın 186/2nci maddesindeki düzenlemeye göre; iflastan önce haczedilmiş hacizli mallar iflasın açılmasından evvel satılmış ise, hacizli malların bedeli iflas masasına girmez, satış bedeli haciz koyduran alacaklılara İİK’nın 138 ila 144. maddeleri hükümlerine göre paylaştırılır, artan para iflas masasına girer.
23. Hukuk Dairesi         2012/5420 E.  ,  2012/7709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, dava dışı borçluya ait olup satışı yapılan araçlar üzerinde haciz konulduğunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 21. maddesi uyarınca alacaklarının rüçhanlı olduğunu ve garameten taksimi gerektiğini, oysa müvekkilinin sıraya dahi alınmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan, şikayete cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, borçlunun iflasının kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı ve müflise karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Şikayet, sıra cetvelinin iptaline ilişkindir. İİK'nın 186/2nci maddesindeki düzenlemeye göre; iflastan önce haczedilmiş hacizli mallar iflasın açılmasından evvel satılmış ise, hacizli malların bedeli iflas masasına girmez, satış bedeli haciz koyduran alacaklılara İİK’nın 138 ila 144. maddeleri hükümlerine göre paylaştırılır, artan para iflas masasına girer. Aynı Kanun'un 143. maddesindeki düzenlemeye göre ise; satış parası alacaklıların alacaklarını karşılamaz ise, icra müdürü alacaklılara açık kalan alacakları için aciz belgesi verir ve alacaklılar bu belge ile alacaklarını iflas masasından isteyebilirler. Somut olayda, şikayetçi ve şikayet olunanın borçlusu olan ... Yapı Malz. Ltd. Şti.'nin iflas kararının kesinleşme tarihi olan 14.07.2011 tarihinden önce haczedilen araçların satıldığı ve iptali istenen sıra cetvelinin 04.04.2007 tarihinde düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda, mahkemece, dava dışı borçlu şirketin iflas ettiği, iflasından önce haczedilen mallarının satılarak paraya çevrildiği ve yine iflastan önce sıra cetvelinin düzenlendiği, şikayet olunanın ise, düzenlenen sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan alacaklı olduğu nazara alınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan gerekçelerle davanın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın şikayetçi yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2019/11031 E., 2019/14197 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İİK'nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almakta olup, aynı Kanunun satış karar tarihi itibariyle uygulanması gereken 115.
12. Hukuk Dairesi         2019/11031 E.  ,  2019/14197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ihalenin başlangıç bedelinin 90.000 TL olması gerektiğini belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ihalenin feshine karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almakta olup, aynı Kanunun satış karar tarihi itibariyle uygulanması gereken 115. maddesinde; "Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Satışa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin, malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Somut olayda şikayete konu taşınmazın muhammen bedeli 180.000 TL olup, İİK'nun 129/1. maddesi gereğince ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması zorunludur. Buna göre taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarının toplamı olan 93.642,51 TL'den aşağı olmamak üzere açık artırmanın başlatılması gerekeceğinden ilk derece mahkemesi tarafından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile bahsi geçen taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi’nin 25.6.2019 tarih ve 2019/1289 E. - 2019/1013 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.