2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 151

İcra ve İflas Kanunu 151. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 151 – Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur. Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder. 141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir. Rehin açığı belgesi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

25 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/10791 E., 2023/3318 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
halinde, icra müdürlüğünce öncelikle sıra cetveli düzenlenmesi gerekeceği ve sıra cetveli düzenlenmeden ipotek veya rehin alacaklısına satış bedelinin ödenemeyeceği, rehinli malın satış bedelinin alacaklının alacağını karşılamaması halinde İİK'nın 151. maddesinde yapılan atıf gereğince İİK'nın 138, 141, 142.
12. Hukuk Dairesi         2022/10791 E.  ,  2023/3318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1625 E., 2022/1402 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/441 E., 2021/1092 K. Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünün 27/02/2021 tarihli sıra cetveli yapılmamasına ilişkin kararının iptaline, İİK'nın 140. maddesi gereğince icra müdürlüğüne sıra cetveli yapılması yönünde talimat verilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Haciz alacaklısı üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; Ankara 14. İcra Müdürülüğünün 2019/8311 E. sayılı takip dosyasında davalı borçlu hakkında işçilik alacağına dayalı olarak ilamlı takip başlattığını, aynı borçlu hakkında davalı takip alacaklısı Vakıfbank TAO tarafından Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2020/376 Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucunda davalı borçlunun taşınmazının ihale ile satıldığını, alacağının ipoteğin tesis edildiği tarihten önce doğduğunu ve takibinin derdest olduğunu, bu hususlar dikkate alınarak sıra cetveli düzenlenmesi yönündeki talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünün 27.02.2021 tarihli kararının kaldırılması ile sıra cetveli yapılarak alacağının ipotek alacağının önünde yer almasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçi üçüncü kişi haciz alacaklısı tarafından dava açılırken maktu harç yatırmasının hatalı olduğunu, ipotek bedeli üzerinden yatırılması gereken nispi harcın tamamlanması için şikayetçiye kesin süre verilmesi, yatırılmaması halinde dava şartı yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğini, rehin hakkının tapu sicilinin aleniliği ve tapuya güven ilkeleri gereğince herkese karşı ileri sürülebileceğini, taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği tarihte şikayetçinin haciz şerhinin bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışı sonrası elde edilen ihale bedelinin takip miktarını karşılamadığından sıra cetveli yapılmasına gerek olmadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satılan hacizli mal üzerinde birden fazla haciz veya rüçhanlı alacak bulunması halinde, icra müdürlüğünce öncelikle sıra cetveli düzenlenmesi gerekeceği ve sıra cetveli düzenlenmeden ipotek veya rehin alacaklısına satış bedelinin ödenemeyeceği, rehinli malın satış bedelinin alacaklının alacağını karşılamaması halinde İİK'nın 151. maddesinde yapılan atıf gereğince İİK'nın 138, 141, 142. maddelerinin uygulanacağı, anılan maddelere göre; birden fazla alacaklının bulunduğu böyle durumlarda, icra müdürlüğünce, öncelikle İİK'nın 140. maddesi gereğince sıra cetvelinin yapılması ve alacaklılara, diğer alacaklara yönelik itirazlarını ileri sürme imkanının tanınması gerektiği, somut olayda, ihale konusu taşınmazın tapu kaydında ipotek şerhinin bulunduğu, şikayetçi ve diğer alacaklıların alacaklarının rüçhanlı olup olmadığı ve öne sürdükleri diğer konuların, sıra cetveli yapıldıktan sonra sıra cetveline itiraz halinde tartışılacak hususlar olduğu, bu aşamada icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlemekten imtina edilemeyeceği, bir başka anlatımla, alacaklıların itirazlarını ileri sürebilmesi için öncelikle sıra cetveli yapılması gerektiği, taşınmazın satış bedelinin taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz alacaklarının tamamını karşılamadığının görüldüğü, her ne kadar icra müdürlüğünce satış bedelinin ipotek miktarını karşılamadığı gerekçesiyle sıra cetveli yapılması gerekmediğine karar verilmiş ise de, şikayetçi tarafından haczinin ipotekten önce olduğunu ileri sürüldüğü, bu iddiaların yapılacak sıra cetvelinde tartışılması mümkün olacağından sıra cetveli yapılması ve bu şekilde şikayetçiye bu itirazlarını ileri sürme imkanı verilmesi gerektiği gerekçesi ile şikayetin kabulü ile Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 27.02.2021 tarihli sıra cetveli yapılmamasına ilişkin kararının iptaline, İİK'nın 140. maddesi gereğince icra müdürlüğüne sıra cetveli yapılması yönünde talimat verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; şikayetçi üçüncü kişi haciz alacaklısı tarafından dava açılırken maktu harç yatırmasının hatalı olduğunu, ipotek bedeli üzerinden yatırılması gereken nispi harcın tamamlanması için şikayetçiye kesin süre verilmesi, yatırılmaması halinde dava şartı yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğini, rehin hakkının tapu sicilinin aleniliği ve tapuya güven ilkeleri gereğince herkese karşı ileri sürülebileceğini, taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği tarihte şikayetçinin haciz şerhinin bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışı sonrası elde edilen ihale bedelinin takip miktarını karşılamadığından sıra cetveli yapılmasına gerek olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 100. maddesinde, borçluya ait para veya satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar birden fazla alacaklı tarafından haciz konulması halinde anılan madde hükmü gereği icra müdürlüğünce derece kararı yapılması gerektiği, derece kararının yapılması için satış sonucu para elde edilmesinin zorunlu olmadığı, İİK’nın 140. maddesinde de satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesince alacaklıların bir sıra cetvelini yapacağı, alacaklıların İİK’nın 206. maddesi mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunacakları, bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarihin haciz talep tarihi olduğu düzenlemesine yer verildiği, şikayetin icra müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkin olup maktu harca tabii olduğu, bu nedenle davalı alacaklının nispi harç alınmasına ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte ipotekli taşınmazın ihalesinin yapıldığı, taşınmazda Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/8311 E. sayılı takip dosyası alacaklısı şikayetçi 3. kişinin haczinin de bulunduğu, şikayetçinin iddialarının yapılacak sıra cetvelinde tartışılabileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; şikayetçi üçüncü kişi haciz alacaklısı tarafından dava açılırken maktu harç yatırmasının hatalı olduğunu, ipotek bedeli üzerinden yatırılması gereken nispi harcın tamamlanması için şikayetçiye kesin süre verilmesi, yatırılmaması halinde dava şartı yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğini, rehin hakkının tapu sicilinin aleniliği ve tapuya güven ilkeleri gereğince herkese karşı ileri sürülebileceğini, taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği tarihte şikayetçinin haciz şerhinin bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışı sonrası elde edilen ihale bedelinin takip miktarını karşılamadığından sıra cetveli yapılmasına gerek olmadığını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişi haciz alacaklısının icra müdürlüğünün sıra cetveli düzenlenmeksizin ihale bedelinin ipotek alacaklısına ödenmesine dair işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16., 140. ve 151. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2015/25809 E., 2016/2972 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun “paylaştırma” başlıklı 151. maddesi ise;
12. Hukuk Dairesi         2015/25809 E.  ,  2016/2972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/5417 Esas sayılı takip dosyasında borçlu aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe başlandığı, borçluya ait ... plaka sayılı aracın satışının yapıldığı, icra müdürlüğünce, ihale sonrasında ihale bedelinin dosya rehin alacağını dahi karşılamaması sebebiyle sıra cetveli yapılmaksızın dosya alacaklısına ödeme yapılmasına karar verildiği, bir başka takip dosyasında alacaklı olan ...'nın ise, taşınır üzerindeki rehnin kalktığını ve bu durumda ilk sıra alacaklısı olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 140. maddesi gereğince, “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.” Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan icra dairesine aittir. Haczin talimatla uygulanması halinde, sıra cetvelinin esas icra dairesince düzenlenmesi gerekir. İİK'nun “paylaştırma” başlıklı 151. maddesi ise; “Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur. Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra müdürü 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder. 141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir” hükmünü içermektedir. Maddede atıfta bulunulan 206. madde ise adi ve rehinli alacakların sırasına ilişkindir. Somut olayda, her ne kadar icra müdürlüğünce, aracın satış bedelinin, dosyadaki rüçhanlı alacak ve satış masraflarını karşılamadığından ve dosyada artan satış bedeli bulunmadığından derece kararı yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; şikayetçi, kendi alacağının öncelikli olduğunu ve araç üzerindeki rehnin kalktığını ileri sürdüğüne göre, bu iddianın yapılacak sıra cetveli sonucunda tartışılması mümkün olup, icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılmak suretiyle şikayetçiye, itirazlarını ileri sürme imkanı verilmesi gerekir. Alacağın rüçhanlı olup olmadığı hakkında da sıra cetveli yapılmadan icra müdürlüğünün karar verme yetkisi yoktur. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında; yapılan satış sonucu elde edilen satış tutarının, bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi halinde icra dairesi tarafından alacaklıların bir sıra cetvelinin yapılması ve rehinli alacaklılar ile haciz uygulayan diğer alacaklıların, İİK'nun 151. maddesi uyarınca sıra cetvelinde gösterilmesi gerekmektedir. Böylece, adı geçenlere sıra cetveline itiraz etme olanağı tanınmış olmaktadır. Şikayetçi haciz alacaklısının, rehin alacağına yönelik itirazlarının değerlendirilmesi, ancak rehin alacağının sıra cetveli yapılarak belirlenmesi ve şikayetçiye sıra cetveline itiraz hakkının tanınması ile mümkündür. Bu durumda, icra müdürlüğünce satış bedelinden elde edilen paranın tümünün sıra cetveli yapılması için ilk haczi koyan icra müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, sıra cetveli yapılmaksızın rehin alacaklısına ödeme yapılması doğru değildir. O halde mahkemece, icra müdürlüğünce, İİK'nun 140. maddesi uyarınca sıra cetveli yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2016/17525 E., 2016/22544 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun “paylaştırma” başlıklı 151. maddesi ise;
12. Hukuk Dairesi         2016/17525 E.  ,  2016/22544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi ipotek alacaklısı bankanın, icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ipotekli takip sonucu satılan taşınmazın ihale bedelinden, satış yapılan dosya alacağının ödenmesinden sonra artan paranın, ipotek limiti dahilinde olan kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı için yapmış olduğu başka bir takip dosyasına aktarılması talebinin, icra müdürlüğünün, artan paranın ilk sırada haczi olan ... ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na ödenmesi gerektiğinden bahisle reddine ilişkin işlemini şikayet konusu yaptığı, mahkemece, istemin kabulü ile icra müdürlüğü kararının iptaline ve ihale bedelinden artan tutarın, şikayetçi bankanın rüçhanlı alacak kapsamında bulunan ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2962 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde yapılan satış sonucu elde edilen satış tutarı 59.000,00 TL olup, satış masrafları çıkarıldıktan ve gerekli harçlar düşüldükten sonra 45.107,53 TL'nin şikayetçi alacaklıya ödendiği, bakiye satış parası olan 9.838,18 TL'nin ise, taşınmazın tapu kaydında birinci sırada haczi bulunan ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na ödendiği görülmektedir. İcra İflas Kanunu'nun 140. maddesine göre; "Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar". Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan icra dairesine aittir. Haczin talimatla uygulanması halinde, sıra cetvelinin esas icra dairesince düzenlenmesi gerekir. İİK'nun “paylaştırma” başlıklı 151. maddesi ise; “Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur. Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse, icra memuru 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder. 141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir” hükmünü içermektedir. Maddede atıfta bulunulan 206. md ise, adi ve rehinli alacakların sırasına ilişkindir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, icra takibinde yapılan satış sonucu elde edilen satış tutarının, bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi halinde, icra dairesi tarafından, alacaklıların bir sıra cetvelinin yapılması, sıra cetveli düzenlenirken de ipotekli alacaklılar ile haciz uygulayan diğer alacaklıların, İİK'nun 151. md uyarınca sıra cetvelinde gösterilmesi gerekmektedir. Böylece, adı geçenlere sıra cetveline itiraz etme olanağı tanınmış olmaktadır. Şikayetçi alacaklının, ipotek alacağının tesbitine yönelik itirazlarının çözümü, ancak ipotek alacağının sıra cetveli yapılarak belirlenmesi ve sıra cetveline itiraz hakkı verilmesi ile mümkündür. O halde, mahkemece, icra müdürlüğüne sıra cetveli yapılmasının emrolunmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Üçüncü kişinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre üçüncü kişinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2015/690 E., 2015/14466 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun “paylaştırma” başlıklı 151. maddesi ise “Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur.
12. Hukuk Dairesi         2015/690 E.  ,  2015/14466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi haciz alacaklısının icra mahkemesine başvurusu, icra müdürlüğünün, 'hacizli taşınmazın satışından elde edilen paradan ipotek alacaklısına ödeme yapıldıktan sonra kalan paranın sıra cetveli yapılmak üzere ilk haczi koyan icra müdürlüğüne gönderilmesine' yönelik işleminin şikayet yolu ile iptalini istemine ilişkindir. İİK'nun 140. maddesi gereğince, “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.” Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan İcra Dairesine aittir. Haczin talimatla uygulanması halinde sıra cetvelinin esas İcra Dairesince düzenlenmesi gerekir. İİK'nun “paylaştırma” başlıklı 151. maddesi ise “Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur. Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder. 141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir.” hükmünü içermektedir. Maddede atıfta bulunulan 206. md ise adi ve rehinli alacakların sırasına ilişkindir. Somut olayda İcra Müdürlüğü'nün 2012/ 10274 E. sayılı takip dosyasından alınan talimat ile . İcra Müdürlüğü'nün 2012/ 394 talimat sayılı dosyasında iki adet taşınmazın satışına başlandığı, 25.03.2014 tarihinde yapılan ihalede taşınmazların satışının yapıldığı, taşınmaz üzerinde lehine ipotek kaydı bulunan den satış tarihi itibariyle ipotek alacağı sorulduğunda, bankanın 14.05.2014 tarihli cevabi yazısı ile satış tarihi olan 25.03.2014 tarihi itibariyle ipotek alacağının toplam 852.200,00 TL olduğu bildirilerek bu miktarın kendilerine ödenmesini talep ettiği, taşınmaz üzerinde haczi bulunan İstanbul 11. İcra Müdürülüğü'nün 2011/24293 E. sayılı takip dosyası alacaklısı şikayetçi ... vekilinin 15.05.2014 tarihli talebinde; ... .'nin muaccel olan ipotek alacağının Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2014/ 147 E. sayılı takip dosyasına konu 383.171,38 TL olduğunu, bu kısmın ipotek alacaklısına ödenmesini, ipotek alacaklısının fazla ödeme yapılması talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği, şikayete konu 22.05.2014 tarihli icra müdürü kararı ile; 'şikayetçi ... vekilinin talebinin reddine, .... tarafından bildirilen 852.278,00 TL ipotek alacağının ipotek alacaklısına ödenmesine, kalan 80.024,91 TL'nin sıra ve derece kararı yapılmak üzere taşınmaz üzerinde ilk haczi koyan . İcra Müdürlüğü'nün 2012/ 10274 E. sayılı takip dosyasına gönderilmesine' karar verildiği görülmektedir. Şikayetçi vekili icra mahkemesine başvurusunda, icra müdürlüğü'nün 22.05.2014 tarihli ret kararının iptali ile İpotek alacaklısı . Nin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu ettiği 383.171,38 TL dışında kalan 408.444,78 TL ödemenin ipotek alacaklısından temini ile sıra cetveli yapılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece; şikayetin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; İcra takibinde yapılan satış sonucu elde edilen satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi halinde icra dairesi tarafından alacaklıların bir sıra cetvelinin yapılması, sıra cetveli düzenlenirken de ipotekli alacaklılar ile haciz uygulayan diğer alacaklıların İİK'nun 151. md uyarınca sıra cetvelinde gösterilmesi gerekmektedir. Böylece, adı geçenlere sıra cetveline itiraz etme olanağı tanınmış olmaktadır. Şikayetçi haciz alacaklısının ipotek alacağının belirlenmesine yönelik itirazlarının çözümü ancak ipotek alacağının sıra cetveli yapılarak belirlenmesi ve sıra cetveline itiraz hakkı verilmesi ile mümkündür. Bu durumda, icra müdürlüğünce satış bedelinden elde edilen paranın tümünün sıra cetveli yapılması için ilk haczi koyan icra müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, sıra cetveli yapılmadan evvel ipotek alacaklısına ödeme yapılması doğru değildir. O halde; mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçi haciz alacaklısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2008/1763 E., 2008/11590 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
İflasın açılmasından önce başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe iflasın açılmasından sonra devam edilebileceği gibi iflastan sonra da masaya karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir (İİK. m 185). Bu takip sonucunda satılan taşınmaz üzerinden birden fazla ipotek bulunması halinde İİK.’nun 151. maddesi uyarınca satış bedeli paylaştırılacaktır.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2008/1763 E.  ,  2008/11590 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 10/12/2007 Nosu :2006/577-2007/759 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve ...A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Elektronik Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2004/25052 sayılı dosyadan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, ipotekli taşınmaz üzerinde Halkbank A.Ş.’nin 1. derece 650.000 YTL bedelli ipoteği bulunduğunu, ipoteğin devam edip etmediğinin bankaya sorulduğunu, bankanın 209.100.250.462 TL bedelli çekin 15.07.2004 tarihinde takas yoluyla ...A.Ş.’den tahsil edildiğini, ...A.Ş.’nin çekin bedelini sehven ödediğini ihtarla bildirdiğini, ...A.Ş. tarafından Halkbank A.Ş. aleyhine açılacak dava sonucunda hükmedilebilecek alacak yönünden ipoteğin devam ettiğinin bildirildiğini, ...A.Ş.’nin Halkbank A.Ş.’den alacağı bulunmadığını, ...A.Ş.’nin kredi ilişkisi gereği ödediği meblağı sadece ... Ltd. Şti.’nden talep edebileceğini, Halkbank A.Ş.’den talep etmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek ...A.Ş.’nin Halkbank A.Ş.’den çekin ödenmesi işlemi nedeniyle herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ...A.Ş. vekili cevabında 15/07/2004 keşide tarihli çekin ... Ltd. Şti.’nin hesabı müsait olmadığı halde sehven Halkbank A.Ş.’ne ödendiğini, Halkbank A.Ş.’nin sebepsiz zenginleştiğini, ödemenin iadesi için Bankalararası Takas Odaları Merkezine başvurulduğunu, bu başvuru ile zamanaşımının kesildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Halkbank A.Ş. vekili cevabında, ödenen çek nedeniyle müvekkili bankanın ...A.Ş.’ne borcu bulunmadığını, ancak ...A.Ş’ nin açacağı bir dava sonucunda lehine karar olması halinde riskin ortaya çıkacağını, bu nedenle ipoteklerin fekkinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. ../.. -sayfa2- Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre çek hamiline karşılığı olmadığı halde sehven ödeme yapan ...A.Ş.’nin çek bedelini sebepsiz zenginleşmeye dayanarak Halkbank A.Ş.’den talep edemeyeceği, bu durumda Halkbank A.Ş.’nin bu çekten dolayı riski bulunmadığı, ileride açılacak sıra cetveline itiraz davasında ...A.Ş. taraf olamayacağından uyuşmazlığın ...A.Ş.’nin de taraf olduğu bu davada çözümleneceği gerekçesiyle 209.100.25 YTL bedelli çekten dolayı Halkbank A.Ş.’nin ...A.Ş.’ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ...A.Ş. ve Halkbank A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. İflasın açılmasından önce başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe iflasın açılmasından sonra devam edilebileceği gibi iflastan sonra da masaya karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir (İİK. m 185). Bu takip sonucunda satılan taşınmaz üzerinden birden fazla ipotek bulunması halinde İİK.’nun 151. maddesi uyarınca satış bedeli paylaştırılacaktır. İİK.’nun 151. maddesine yaptığı atıf uyarınca satış bedeli sıra cetveli düzenlenerek paylaştırılacaktır. Taşınmaz mallar 24.07.2006 tarihinde satılarak paraya çevrildiğine göre düzenlenecek sıra cetvelinde Halkbank A.Ş.’ne pay ayrılması halinde davacı sıra cetveline itiraz davası açarak bu davada ileri sürdüğü hususları dava konusu yapabilir. Davacının ...A.Ş.’nin Halk Bank A.Ş.’den çekin ödenmesi işlemi nedeniyle hak ve alacağının bulunmadığının tespitine yönelik talebinde bu aşamada hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup re’sen gözetilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Rehinli malın satışı ve paraların paylaştırılması aşamasında, satış bedeli tüm alacakları karşılıyorsa artan para kime verilir?

A) İcra dairesine irat kaydedilir.
B) Borçluya verilir.
C) İlk sıradaki alacaklıya verilir.
D) Hazineye devredilir.
E) Yediemine verilir.