2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 186

İcra ve İflas Kanunu 186. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 186 – (Değişik: 18/2/1965-538/94 md.) İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar masaya girer. İflasın açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ila 144 üncü maddeler hükümlerine göre haciz koyduran alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. İptal davasına tabi haklar:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2025/1518 E., 2025/2298 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
A.Ş.'nin 13.03.2015 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, bu tarihten önce mahçuzların 12.01.2015 tarihinde paraya çevrildiği anlaşıldığından, İİK'nın 186/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken şikayetin kabul edilmesi doğru olmadığı gibi taşınmazlarda aynı alacaklıların haczinin bulunması halinde tek sıra cetveli düzenlenmesinin de mümkün olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nce;
6. Hukuk Dairesi         2025/1518 E.  ,  2025/2298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/187 E., 2025/385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/210 E., 2024/297 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar şikayet olunanlar SGK, Gevher Nesibe Vergi Dairesi, Alaaddin Vergi Dairesi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; şikayete konu sıra cetvelinde, kamu alacakları hariç meblağın tamamının 2020/199089 Esas sayılı dosyaya verildiğini, kendi hacizlerinin bu dosya haczinden önceki tarihli olduğunu ileri sürerek, 25.07.2023 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunanlar vekilleri, şikayetin reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2024 tarihli kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, şikayete konu sıra cetvelinin usule uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2024 tarihli kararına karşı süresinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2024 tarihli kararı ile alacaklı ... tarafından borçlu ..... San. Tic. A.Ş. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, bu dosyadan borçlu şirkete ait on altı adet taşınmazın satılması sonucunda icra dairesince şikayeteye konu sıra cetvelinin düzenlendiği, borçlu ..... San. Tic. A.Ş.'nin 13.03.2015 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, söz konusu kararın 30.05.2016 tarihinde kesinleştiği, buna göre İİK'nın 193. maddesi uyarınca davaya konu sıra cetvelinin yapıldığı, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2019/103600 Esas sayılı dosyasındaki takibin iflas kararının kesinleşmesi ile düştüğü, icra dairesince düşen dosyada 25.07.2023 tarihinde sıra cetveli düzenlediği, mahkemece düşen takip dosyasında sıra cetveli yapıldığı hususu resen dikkate alınarak sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken (kaldı ki, takibin ayakta olması durumunda her bir taşınmaz için ayrı ayrı sıra cetveli yapılması gerekirken tüm taşınmaz bedelleri için tek bir sıra cetveli yapılmasının da yerinde olmadığı anlaşılmakla) şikayetin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2024 tarihli kararının süresi içinde şikayet olunanlar ..., ..., ... vekili, Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, dava dışı borçlu ..... San. Tic. A.Ş.'nin 13.03.2015 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, bu tarihten önce mahçuzların 12.01.2015 tarihinde paraya çevrildiği anlaşıldığından, İİK'nın 186/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken şikayetin kabul edilmesi doğru olmadığı gibi taşınmazlarda aynı alacaklıların haczinin bulunması halinde tek sıra cetveli düzenlenmesinin de mümkün olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nce; sıra cetveline konu tüm taşınmazlarda aynı alacaklıların haczinin bulunup bulunmadığı araştırılarak tek sıra cetvelinde paranın paylaştırılıp paylaştırılmamasının mümkün olup olmadığının tespiti ile işin esası yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak, tapu kayıtlarına göre taşınmazlar üzerinde haczi bulunan icra dosyalarının birebir aynı olmadığının anlaşıldığı, bu durumda İcra Müdürlüğünce alacaklıları ayrı olan taşınmazlar için ayrı ayrı sıra cetveli yapılması gerekirken tüm taşınmaz bedelleri için tek bir sıra cetveli yapılması yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayet olunanlar SGK, Gevher Nesibe Vergi Dairesi, Alaaddin Vergi Dairesi vekilleri temyiz dilekçesinde, sıra cetvelinde hukuka aykırılık bulunmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sıra cetvelini şikayet istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayet olunanlar SGK, Gevher Nesibe Vergi Dairesi, Alaaddin Vergi Dairesi vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Şikayet olunanlar SGK, Gevher Nesibe Vergi Dairesi, Alaaddin Vergi Dairesi vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Şikayet olunanlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Diğer kararlar (2)

23. Hukuk Dairesi, 2018/1295 E., 2020/4316 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... 9. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
deniyle tedbir kararının kabul edilerek satışa konu taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir mahiyetinde tapu kaydına şerh edildiğini, bu tescillerin iflas kararının kesinleşmesinden ve iflas masasının açılmasından önce tapuya şerh edildiğini, İİK’nın 186/1 maddesine göre iflas masasından önce açılmış takiplere ilişkin tescil edilmiş olan alacakların masaya kesin olarak girmesi kabul edildiğinden sıra
23. Hukuk Dairesi         2018/1295 E.  ,  2020/4316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, ... 3. İflas Müdürlüğünün 2015/27 E. sayılı dosyasında hakkında iflas kararı verilmiş olan şikayet olunan müflis ... Gayrimenkul İnş Ltd Şti’nin sahibi bulunduğu 25 ve 27 no’lu bağımsız bölümlerin satışının yapılarak paraya çevrildiğini ve alacaklılar arasında paylaştırıldığını, bu taşınmaza ilişkin ihalenin yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin şikayet olunan müflis şirketin ortağının şahsi borcundan dolayı hakkında başlatmış olduğu icra takibinden sonra kendisine ait taşınmazlara ortağı olduğu müflis şirkete sermaye olarak koyarak mal kaçırdığı iddiası ile ... 30. Asliye Hukuk Mahkemesinde tasarrufun iptali davası açtıklarını, bu dava nedeniyle tedbir kararının kabul edilerek satışa konu taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir mahiyetinde tapu kaydına şerh edildiğini, bu tescillerin iflas kararının kesinleşmesinden ve iflas masasının açılmasından önce tapuya şerh edildiğini, İİK’nın 186/1 maddesine göre iflas masasından önce açılmış takiplere ilişkin tescil edilmiş olan alacakların masaya kesin olarak girmesi kabul edildiğinden sıra cetvelinin yanlış ve yasaya aykırı yapılmış olduğunu, müvekkilinin tedbir kararı nedeniyle taşınmazlar üzerindeki banka ipotek alacağından sonra 2. sırada yer aldığını, paranın paylaştırılmasında müvekkilinin alacağının yok sayıldığını ileri sürerek, yasaya ve usule aykırı olması nedeniyle ihalenin feshine, satın alanlar adına yapılan tapu tescilinin iptaline, ihalenin feshinin kabul görmemesi halinde itirazın kabul edilerek iflas dosyasında yapılan sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bir kısım şikayet olunanlar vekilleri, şikayetin reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hacizlerdeki satış hakkındaki hükümlere yollama yapan İİK’nın 243 ve 244. maddelerde 127, 128 ve 128/a hükümlerine atıf yapılmadığından iflastaki satışlarda kıymet takdir raporu ve satış ilanının haciz alacaklılarına ve diğer ilgililere tebliğinin gerekmediği, bu nedenle tebliğ yapılmaması nedeniyle ihalenin fesih edilemeyeceği, sıra cetveline itiraz davasının sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 gün içinde açılması gerektiği, ilanın 11.02.2016 tarihinde yapıldığı davanın ise 17.05.2016 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından, İİK'nın 243 maddesinin bu tür satışlarda aralarında satış ilanı tebliğinin de bulunduğu İİK’nın 127. maddesinin tatbik edilmeyeceğini zımni zikrettiği, maddede açıkça iflas idaresi tarafından taşınmaz malların ihalesinin 115 ve 129. maddelerin 185. maddeye muhalif olmayan hükümlerine göre yapılacağının hükme bağlandığı, İİK'nın 234 ve devamı maddeleri gereğince sıra cetveline ilişkin itirazların ilandan itibaren 15 günlük süre ile sınırlandırıldığı, ilanın 11.02.2016 tarihide yapıldığı, davanın ise 17.05.2016 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle tasarrufun iptali davası şikayetçinin lehine sonuçlansa bile bağımsız bölümlerin satış bedelinin ipotek alacaklısına ödenmesinden dolayı elde edeceği menfaat kalmamasına göre, şikayetçi vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi kararına ilişkin şikayetçi vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/9097 E., 2014/421 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu'nun 184, 185, 186, 191, 192, 193, 200, 206 ve 229 uncu maddeleri uyarınca müflisin tasarruf yetkisinin bulunmadığını, müflisin takas talebinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu;
23. Hukuk Dairesi         2013/9097 E.  ,  2014/421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2012 NUMARASI : 2012/181-2012/934 Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline itirazın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı talebin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi T. İş Bankası AŞ. vekili, müflisin müvekkiline asalet ve kefalet borçlarının bulunduğunu, alacaklarının iflas sıra cetvelinde dördüncü sıraya yazıldığını, oysa akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının bankada bulunan hak ve alacakları üzerinde banka lehine rehin, hapis ve takas hakkı tesis edildiğini, ayrıca lehlerine araç rehinleri ve taşınmaz ipoteği bulunduğunu ileri sürerek bu alacaklarının rüçhanlı alacak olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayetçi Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili, alacaklarının genel kredi sözleşmesi hükümleri kapsamında müflisin bankadaki mevduatı üzerine tesis edilen rehin, hapis ve takas hakları ile temin edildiğini, iflas idaresince alacağın sıra cetvelinin dördüncü sırasında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu; bir kısım alacağın da mer'i teminat mektubuna dayalı olduğunu ve bu kısmın da şarta bağlı alacak olarak yazılması gerektiğini ileri sürerek alacaklarının rüçhanlı olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiş; birleşen şikayetinde ise dilekçe ile başvurduğu iflas müdürlüğünün aynı yöndeki kararının kaldırılmasını istemiştir. Şikayetçi Hazine vekili, araçların aynından kaynaklanan motorlu taşıtlar vergisinin rüçhanlı alacak olarak kabulüne karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan iflas idaresi vekili T. İş Bankası AŞ. alacaklarının dördüncü sıraya yazıldığını, bu alacakların bir kısmının taliki şarta bağlı nitelikte olduğunu, rehinli araçların satılması halinde şart gerçekleşmiş olacağından alacakların öncelikle ödeneceğini, üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazın üçüncü kişiye ait olması nedeniyle rüçhanlı alacak talebinin yasal olmadığını; Yapı ve Kredi Bankası AŞ. alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu'nun 184, 185, 186, 191, 192, 193, 200, 206 ve 229 uncu maddeleri uyarınca müflisin tasarruf yetkisinin bulunmadığını, müflisin takas talebinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu; Hazine alacakları için de araçların zaten MTV borçları ödenmeksizin satılamayacağını savunarak şikayetlerin reddini istemiştir. İcra Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ile müşteri arasındaki sözleşmede yer alan hükmün rehin hukuku esas prensipleri çerçevesinde alenilik taşıyan bir rehin sözleşmesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, banka ile müflis arasındaki bu sözleşmeye dayanılarak İİK 23/3 maddesinde belirtilen ve 206/1 maddesinde ifade edilen rehin tabiri kapsamında kalan bir alacak olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, banka alacaklarının dördüncü sıraya yazılmasının yasaya uygun olduğu, mer'i teminat mektubu alacağının şarta bağlı olarak kaydında bir hata bulunmadığı, MTV alacağının ise rüçhanlı olarak kaydının gerektiği gerekçesiyle T. İş Bankası AŞ. ve Yapı ve Kredi Bankası AŞ.'nin şikayetlerinin reddine, Hazine vekilinin şikayetinin kabulüne karar verilmiştir. Kararı, şikayetçiler T. İş Bankası AŞ. vekili, Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili ile şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan iflas idaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının İİK.'nun 366 ncı maddesi uyarınca reddiyle, şikayetçi Hazine'ye ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Hazine dışındaki şikayetçiler vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; İİK'nun 206 ncı maddesinin ilk fıkrasına göre rehinli alacaklar, sıra cetvelindeki sıralamanın önünde ödenir. Bu bakımdan banka ile mudisi arasında akdedilmiş kredi sözleşmelerinde mudinin bankadaki parasının, mudinin bankaya olan borçlarının teminatı olduğuna dair kayıtlar geçerli bir rehin hakkı niteliğindedir. Kaldı ki, MK'nun 950 nci maddesinde düzenlenen hapis hakkına ilişkin şartların da bu paralar bakımından oluştuğu tartışmasızdır. Öte yandan alacağın şarta bağlı olması istenebilir hale gelmesi, rüçhan hakkına sahip olması ise diğer alacaklara kıyasla öncelikle ve tam olarak ödenmesi hususları ile ilgili olup, bu iki kavram arasında mahkemece öngörüldüğü şekilde bir bağlantı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, şarta bağlı alacak ve rüçhan hakkı konusundaki hatalı hukuki değerlendirme ile kurulan hüküm doğru değildir. O halde yapılacak iş, İİK'nun 219/4 üncü maddesinde gösterilen süre içinde rehne ilişkin işlemlerin şikayetçiler tarafından yerine getirilip getirilmediği hususu üzerinde durulmak ve sıralamanın, yukarıda gösterilen ilkeler de gözetilerek yasaya uygun biçimde oluşmasını sağlayacak şekilde bir karar vermekten ibarettir. 3- Şikayetlerin birleştirilmesi ancak aralarında bağlantı bulunması halinde mümkün olabilir (HMK.m.166/1 ve 4). Somut olayda itirazların aynı sıra cetveline yöneltilmiş olması dışında bir bağlantıdan söz edilemez; nitekim şikayetçilerin alacakları, alacakların kaynakları, iddialar, sıra cetvelinde kabul edildikleri sıralar ve sair şartlar farklıdır. Bu durumda itirazların ayrı dosyalar üzerinden incelenmesi gerekirken, yasaya açıkça aykırı biçimde birleştirilmiş olmaları da bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Hazine'ye ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, (2) ve (3) sayılı bentlerde açıklanan nedenle şikayetçiler vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının şikayet olunandan alınmasına ve asıl ve birleşen dosyada şikayetçi T.İş Bankası ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. 'nin yatırmış olduğu peşin harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Haciz ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Haciz, borçlunun mallarına icra dairesince hukuken el konulmasıdır.
B) Haczedilen malın mülkiyeti alacaklıya geçer.
C) Takip kesinleşmeden haciz istenemez.
D) Borçlu hacizli mal üzerinde alacaklının onayı olmadan tasarruf edemez.
E) Gece vakti kural olarak haciz yapılamaz.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol