2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 197

İcra ve İflas Kanunu 197. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 197 – Alacaklı talikı bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hulülünde alır. Kaydı hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü caridir. Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

8 karar eşleşti
(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi, 2011/1075 E., 2011/2788 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
e sıra Cetveli düzenlenemeyeceğini, rehinli alacak yönünden ret kararı verilemeyeceğini, sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacakların ret sebepleri ile birlikte gösterilmesi gerektiğini, müvekkil bankanın nakit ve gayri nakit tüm alacağının İİK. 197'nci maddesi gereği masaya kabulü gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi         2011/1075 E.  ,  2011/2788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, İflas Müdürlüğü'nden alacaklılar toplantısı talep ettikleri halde bu konuda karar verilmediğini, iflas idaresi oluşmadan, iflas dairesince sıra Cetveli düzenlenemeyeceğini, rehinli alacak yönünden ret kararı verilemeyeceğini, sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacakların ret sebepleri ile birlikte gösterilmesi gerektiğini, müvekkil bankanın nakit ve gayri nakit tüm alacağının İİK. 197'nci maddesi gereği masaya kabulü gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan iflas müdürlüğüne tebligat yapılmamıştır. İcra Mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iflas idaresince yapılması gereken eylemlerin iflas dairesince yapılması nedeniyle hukuka aykırı işlemlerin iptal edilmesi gerektiği, İİK. 197'nci maddesi nazara alındığında şikayetçi alacağının bir kısmının sıra cetveline geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan İflas Müdürlüğü temyiz etmiştir. 1) Şikayet, iflas sıra cetveline ilişkindir. Ülkemizin de tarafı olduğu ve Anayasa'nın 90'ncı maddesi gereği iç hukukun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı, 1982 Anayasası'nın 36'ncı maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 73'ncü maddesi " Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez" hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMK'nun 27'nci maddesinde ise adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş, bu hakkın, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini, kararların somut, açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmiştir. Öte yandan, 17.07.2003 T. Ve 4949 sayılı Kanunun 4 ncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflas Kanunu'nun 18. III maddesine göre, " Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir." Kanunda açıklık bulunmayan hallerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hakimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması halinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hallerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu durumda, İcra Mahkemesince, şikayetin duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmesine rağmen şikayet olunana duruşma gününün bildirilmemesi, şikayetçi iddiaları ile bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi, bu şekilde savunma hakkı kısıtlanarak adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi doğru bulunmamıştır. 2)Bozma neden ve şekline göre, şikayet olunanın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Hukuk Dairesi, 2021/2460 E., 2022/1967 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Nizalı alacak için kayıt yapılabileceğine ilişkin İİK 197. maddesi hissenin şartın tahakkukunda alınabileceğini belirtmektedir.
6. Hukuk Dairesi         2021/2460 E.  ,  2022/1967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, Ankara 21. İflas Müdürlüğü'nün 2016/7 iflas sayılı dosyasında müflis şirket hakkında başlatılan icra takibinde müvekkili kurumun 78.605,97-TL alacaklarının sıra cetvelinde 4. sırada değerlendirildiğini, kurumun alacaklarının imtiyazlı alacak olduğunu, 3. sırada yer alması gerektiğini ileri sürerek şikayetin kabulü ile 78.605,97-TL alacaklarının 3. sırada iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiştir. Şikayet, olunan davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, şikayete konu alacağının belirsiz alacak davasına konu imtiyazlı olmayan nizalı alacak olduğu, Müdürlük derece kararında aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Karara karşı şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince; alacağın imtiyazlı olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, davacı ... nizalı alacağının imtiyazlı olup olmadığı, iflas sıra cetvelinde hangi sıraya yazılmasına ilişkindir. Davacı kurumun alacağı müflis şirkette çalışan işçinin geçirdiği iş kazasıyla ilgili bağlanan gelirin müflisin iflas sıra cetveline yazılmasından ibarettir. 5502 sayılı Kanunun 35/2. fıkrasında davacı kurumun her türlü alacak ve haklarının devlet malı niteliğinde ve imtiyazlı olduğu açıkça hükme bağlandığı ve İİK'nın 206. maddesinde özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacakların sıra cetvelinin 3. sırasına yazılacağı kanunun amir hükmüdür. Alacağın nizalı olması halinde sıraya ne şekilde yazılacağına dair kanunda bir hüküm bulunmamaktadır. Nizalı alacak için kayıt yapılabileceğine ilişkin İİK 197. maddesi hissenin şartın tahakkukunda alınabileceğini belirtmektedir. Diğer adi alacaklarında nizalı olabileceği göz önünde bulundurulduğunda nizalı alacakların imtiyazlı olmaları halinde bu imtiyazının korunması gerekir. Bu durumda davacı kurumun şikayete konu alacağının iflas sıra cetvelinde 3. Sıraya nizalı alacak olarak kaydına karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayetçi yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 07.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/8216 E., 2017/3179 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
alacağının kesin olarak, 112.514,03 TL'lik kısmının İİK'nın 197.maddesine göre şarta bağlı olarak toplam 230.582.08 TL'sinin kabulü ile 4.
23. Hukuk Dairesi         2015/8216 E.  ,  2017/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen kayıt kabul davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 24.02.2015 gün ve 2014/10833 Esas, 2015/1156 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkiline devrolunan... ile müflis şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ve davalı şirketin iflas tarihi 28.12.2010 itibariyle, bankaya iade edilmeyen mer'i teminat mektuplarından doğan toplam 112.514,03 TL, mer'i gümrük teminat mektuplarının güncellenmiş toplam değeri 1.188.867,91 TL değerli gayrinakit alacak, müflis şirket lehine verilen teminat mektuplarından doğan komisyon, gecikme faizi, diğer alacaklardan doğan toplam 118.068.05 TL nakit alacak, bankaya iade edilmeyen toplam 123 adet çekten dolayı 67.035,00 TL olmak üzere toplam 1.373.970,96 TL alacağın ödenmemesi nedeniyle iflas masasına kaydı için yaptıkları başvuru sonucunda, davalı ... idaresinin bu alacaktan 118.068,05 TL komisyon vs. alacağının kesin olarak, 112.514,03 TL'lik kısmının İİK'nın 197.maddesine göre şarta bağlı olarak toplam 230.582.08 TL'sinin kabulü ile 4. sıraya kaydına karar verdiğini, güncelleştirmenin yasal dayanağının olmaması, çeklerle ilgili olarak da iflastan önce yazılması muhtemel çekler için zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması ve keza iflastan sonra ise çeklerin yazdırılmasının mümkün olmaması nedeniyle bankanın sorumlu olmayacağından yargılamayı gerektirir nitelikteki 1.143.388,88 TL tutarındaki alacak yönünden talebin reddine karar verildiğini, ancak verilen red kararının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, reddolunan toplam 1.143.388,88 TL alacaklarının müflis şirketin iflas masasına kaydını talep ve dava etmiştir. Müflis davalı şirket iflas idare memurları, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı taraf 1.143.388,88 TL alacağın iflas masasına kaydını talep etmiş ise de; alacaklı konumunda olan davacı bankanın teminat mektupları için henüz gerçekleşmiş bir risk söz konusu olmadığı halde ve sadece hesap katı ve ihtarnameler üzerine iade edilmediği için, risk gerçekleşmiş gibi talepte bulunduğu, halbuki iade edilmeyen her mektup için mutlak riskin söz konusu olmayabileceği, şirket iflas ettiği için mektubu iade edememesinin başka sebeplerden de kaynaklanabileceği, bunun, bedeli nakde tahvil edilmemiş bir mektubu mutlaka alacak olarak masaya kaydettirmeyi gerektirebileceği, verilen her mektubun nakde tahvil edildiğinin de alacaklı bankaca ispat edilmediği gerekçesiyle, 230.582,08 TL alacak yönünden davanın kabulüne, kalan kısım yönünden davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 24.02.2015 tarih ve 2014/10833 E., 2015/1156 K. sayılı ilamıyla, teminat mektuplarının güncel değerlerinin kaydı isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden bu yöndeki temyiz isteminin reddine, mahkemece, davacı tarafın iade edilmeyen 123 adet çek yaprağı riziko bedeli alacağına ilişkin talebinin reddine karar verilmekle birlikte kararda talebin reddine dair herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş olması Anayasa'nın 141/3 ve HMK'nın 297/1-c maddesine aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/7633 E., 2015/8511 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
inakit alacak olduğu, sözleşme ibraz edilmediği, icra müdürlüğünün iflas dosyasına yansıyan 02.04.2014 tarihli kararında ''Alacak kayıt dilekçesi, ekleri ve müflis şirket yetkilisinin beyanı birlikte incelendi; talep edilen 5.550,00 TL'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 197. maddesi uyarınca sıra cetvelinde şarta bağlı alacak olarak dördüncü sırada kaydedilmesine karar verildi biçimindeki'' karara bağlı
23. Hukuk Dairesi         2015/7633 E.  ,  2015/8511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, .. .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/158 esas sayılı dosyasında 28.12.2012 tarihi itibari ile ...'nin iflasına karar verildiğini, ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2012/50 İflas sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlanıldığını, müvekkili banka ile müflis şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca açılmış kredi hesaplarının mevcut olduğunu, işbu kredi hesabında müvekkili bankanın müflis şirketten alacaklı olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili bankanın müflis borçludan 4.320,00 TL bedelli teminat mektubu sebebiyle gayrinakit alacağının bulunduğunu, ayrıca yine müvekkili bankanın teminat mektubu dışında çek karnesi sebebiyle de 1.230,00 TL gayrinakit alacağının bulunduğunu, işbu alacaklarının .. ... İflas Müdürlüğü'nün 11/04/2014 tarihli kararı ile kabul görerek sıra cetvelinde dördüncü sıraya kayıt ve kabul edildiğini, sıra cetvelinin taraflarına 18.04.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, sıra cetvelinde kendilerine dördüncü sırada yer verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, müdürlük kararının iptaline ve müvekkili banka alacağının şarta bağlı rüçhanlı alacak olarak kabul edilmek sureti ile sıra cetvelinin yeniden tanzimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetvelinin 18.04.2014 tarihinde şikayetçi tarafa tebliğ edildiği, şikayetin 24.04.2014 tarihinde 7 günlük süresi içerisinde ileri sürüldüğü, esastan yapılan incelemede banka alacağının niteliği ve miktarı gözetilerek işbu şikayetin İcra ve İflas Kanunu'nun 18/3. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın evrak üzerinden incelenebileceği, banka alacağının (teminat mektubu alacağı ve çek tazminatı) gayrinakit alacak olduğu, sözleşme ibraz edilmediği, icra müdürlüğünün iflas dosyasına yansıyan 02.04.2014 tarihli kararında ''Alacak kayıt dilekçesi, ekleri ve müflis şirket yetkilisinin beyanı birlikte incelendi; talep edilen 5.550,00 TL'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 197. maddesi uyarınca sıra cetvelinde şarta bağlı alacak olarak dördüncü sırada kaydedilmesine karar verildi biçimindeki'' karara bağlı olarak sıra cetvelinde dördüncü sırada alacak kaydının yapıldığı, gayrinakit alacakların dördüncü sıraya alınmasının yasa gereği olduğu, mevcut hali ile alacağın şartlı olarak dördüncü sıraya alınmasında usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/4191 E., 2015/8173 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 197. maddesinin, ''Alacaklı taliki bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir.
23. Hukuk Dairesi         2015/4191 E.  ,  2015/8173 K. "İçtihat Metni" T.C. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İzmir İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, müvekkilinin müflis şirket .......A.Ş.'den alacaklı olduğunu, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin ... İflas Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile yapıldığını, İflas Müdürlüğü'nce düzenlenen .... tarihli sıra cetvelinde şikayet olunanın ....TL alacağına 4. sırada yer verildiğini, şikayet olunan bankanın alacağının teminat mektubu riski, nakit alacak ve çek taahhüdü alacağından kaynaklandığını, nakit alacağı dışındaki diğer alacaklarının kesin bir alacak olmaması nedeniyle şartlı alacak olarak kaydedilmesi gerektiğini, buna göre, şikayet olunanın sadece, 1.479,30 TL tutarındaki nakit alacağının 4. sırada kesin alacak olarak yer alması gerektiğini, çek taahhüdü ve teminat mektuplarından kaynaklanan 23.070,00 TL alacağının ise şartlı alacak olarak 4. sırada yer alması gerektiğini ileri sürerek, şikayet olunanın çek taahhüdü ve teminat mektuplarından kaynaklanan alacağının sıra cetvelinde şartlı alacak olarak yazılmasını talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin süresinde yapılmadığını, şikayet olunanın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu talebin ancak İflas Masası tarafından ileri sürülebileceğini, bu nedenle şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin çek yaprağı başına sorumluluğunun 2014 yılı itibariyle 1.120,00 TL olduğunu, müvekkilinin her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu yasal sorumluluk tutarına ilişkin alacak bakımından mevduat üzerinde rehin hakkına sahip olduğunu ve alacağının rüçhanlı alacak olduğunu, müvekkilinin, müflis şirkete ait karşılıksız çeklerin ibrazı halinde veya teminat mektubunun lehdar tarafından ibrazı halinde geçerli tutarları ödemek zorunda olduğunu, nakdi alacakları ile söz konusu gayri nakdi alacakları arasında herhangi bir fark olmadığını, bu alacakların aynı şekilde sıra cetvelinde yer alması gerektiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 197. maddesinin, ''Alacaklı taliki bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hululünde alır.'' hükmünü içerdiği, İİK'nın 219/4. maddesine göre, elinde müflise ait bir malı bulunduran ve rüçhan hakkına sahip bulunan kişinin bu malı belirtilen süre içinde daire emrine tevdi etmemesi halinde rüçhan hakkını kaybedeceği, ayrıca henüz ödenmemiş olmakla birlikte ödenme riski bulunan çek sorumluluğunun da şarta bağlı alacak olarak masaya kaydedilebileceğinin belirtildiği, şikayet konusu olayda, şikayet olunan vekilinin 23.06.2014 tarihli başvuru dilekçesi ile müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydını talep ettiği, bu alacakların sıra cetvelinde 4. sırada yer aldığı, şikayet olunanın alacaklarından 19.770,00 TL teminat riski ile 3.300,00 TL çek taahhüdü alacağının şartlı alacak olarak sıra cetveline kabulü gerektiği belirtilerek, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. 1- İtiraz, iflas sıra cetvelinde şikayet olunanın alacağının bir kısmının şarta bağlı olarak kaydı istemine ilişkindir. İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani ret sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329) Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında verilen ve nedenleri gösterilerek verilen ret veya kısmen ret kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar ret sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235/son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235/2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. Somut olayda, şikayetçi tarafça, şikayet olunanın iflas sıra cetvelinde 4. sırada yer alan alacağının bir kısmının çek taahhüdü ve teminat mektubu riskinden kaynaklanması nedeniyle şarta bağlı alacak olarak kayıt ve kabulü gerekirken, kesin bir alacak gibi kaydedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülmüş ve husumet iflas idaresine değil, şikayet olunan alacaklıya yöneltilmiş olup, şikayet olunanın kaydedilen alacağının bir kısmının şarta bağlı alacak olarak kaydı gerektiğine yönelik isteminin, şikayet olunanın alacağının sırasına yönelik olduğu, alacağın niteliğini etkileyeceği ve sonuçları da gözetildiğinde kayıt terkin istemi olduğunun, husumetin doğru yöneltildiğinin, buna göre alacağın niteliğini ve sonuçlarını ve sırasını belirlemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine girdiğinin kabulü gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HUMK'nın 428/2. maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak bozma nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça temyize gelmese dahi temyiz mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, İzmir Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmamıştır. 2-Bozma nedenine göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 16.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İflas masasında, "şarta bağlı (geciktirici şart) bir alacak" (örneğin kefalet borcu henüz muaccel olmamışsa) için ayrılan payın akıbeti ne olur?

A) Şart gerçekleşene kadar pay bankaya yatırılır (depo edilir).
B) Şart gerçekleşmediği için pay doğrudan diğer alacaklılara dağıtılır.
C) Pay, borçluya (müflise) iade edilir.
D) Alacaklıya teminat karşılığında ödenir.
E) Şarta bağlı alacaklar iflas masasına kabul edilmez.