İcra ve İflas Kanunu 227. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 227 – (Değişik: 6/6/1985-3222/28 md.)
8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. (Ek cümle: 28/2/2018-7101/9 md.) İflâs idaresi, iflâs masasına kabul edilen alacaklılara, talepleri hâlinde iflâs tasfiyesinin seyri ile müteakip işlemlerin planı ve takvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
(Ek ikinci fıkra: 9/11/1988-3494/46 md.; Mülga: 2/3/2005-5311/28 md.)
İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223 üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.
İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.
Üçüncü şahısların istihkak iddiaları:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
40 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2024/6061 E., 2024/8406 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
(İİK M. 227,1) İİK'nın 5311 sayılı kanunla değişik 363. maddesinde İcra Mahkemelerince verilen istinaf yolu kapalı bulunan kararlar sayılırken «...."İcra Mahkemelerinin iflas idaresinin işlemleri hakkında şikayet üzerine verilen kararlara karşı, İflas idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap p
12. Hukuk Dairesi 2024/6061 E. , 2024/8406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge Adliye Mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, iflas idaresince yapılan ihalenin feshi istemine yönelik şikayet olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 10.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı;
İİK'nın 5311 sayılı Kanunla değişik 363. maddesi; 5311 sayılı kanun ile değişiklik öncesi uygulanan İİK'nın 363.maddesinin tersine, İcra Mahkemelerinin hangi kararlarına karşı istinaf yolunun kapalı olduğu (yani İcra Mahkemelerinin hangi kararlarının kesin olarak verildiği) düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile İcra Mahkemelerinin İİK'nın 363. maddesinde gösterilmemiş bulunan diğer kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu anlaşılmaktadır. İİK 363. maddenin değiştirilmeden önceki halinde İcra Mahkemelerinin hangi kararlarını temyiz edilebileceği 18 bent halinde sınırlı olarak sayılmış olup 9. bent taşınır ve taşınmaz malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin reddine ilişkin kararları şeklinde yazılı olup, ihalenin icra veya iflas takibinde yapılıp yapılmadığı ayrımı gözetilmeden temyizi kabil kararlar arasında özellikle belirtilmiştir.
İİK'nın 226. maddesinin birinci fıkrasına göre, iflas idaresi müflisin veya alacaklıların temsilcileri olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisidir. İflas idaresinin işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurulabilir. (İİK M. 227,1)
İİK'nın 5311 sayılı kanunla değişik 363. maddesinde İcra Mahkemelerince verilen istinaf yolu kapalı bulunan kararlar sayılırken «...."İcra Mahkemelerinin iflas idaresinin işlemleri hakkında şikayet üzerine verilen kararlara karşı, İflas idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36. maddeye göre icranın geri bırakılması dışındaki kararlara karşı, ait olduğu alacak hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk Lirasını geçmesi şartı ile istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü düzenlenmektedir. Görüldüğü üzere bu yasa metni sözleri açık ve anlaşılır değildir.
5311 Sayılı Kanun ile ilgili olarak hazırlanan Hükümet tasarısında "İcra Mahkemesinin iflas dairesinin işlemleri hakkında şikayet üzerine verdiği kararlar ibaresi yer almamakta idi. Bu ibare TBMM Adalet Komisyonu tarafından «...."İcra Mahkemesinin iflas idaresinin işlemleri hakkında şikayet üzerine verdiği kararlara istinaf yolunu açmak" gerekçesi ile eklenerek yasalaşmıştır. (... ..., ... Ejder/ Ayvaz Taşpınar .../ Hanağası Emel; İcra ve İflas Hukuku Ankara 2023 s.80 dn.28) Adalet komisyon gerekçesi ile birlikte anılan hüküm yorumlandığında müflise ait taşınmazların açık arttırma yolu ile satışı için iflas idaresi, masaya ait malların bir listesinin iflas müdürlüğüne sunarak satış yapılmasını talep eder ve tüm satış işlemlerini iflas müdürlüğü gerçekleştirir. İflas dairesi işlemlerine karşı şikayet üzerine verilen kararlara karşı istinaf yolunun açık olduğu söylenebilir.
İflasta açık arttırma yolu ile satış usulü, hacizdeki açık arttırma yolu ile satış usulü ile aynıdır. Uyap istemi üzerinden satışa hazırlık işlemleri ve e-ihale ile ihale yapılır. Bu sebepten iflasta müflise ait malların ihale işlemlerini iflas idaresi değil uygulamada iflas dairesi yürütür. Bu şekilde yapılan ihalelerin feshi şikayeti üzerine verilen İcra Mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yolları açıktır. İcra Mahkemesinin ihalenin feshi talebinin reddi yönündeki kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle ihalenin feshi şikayetini, iflas idaresi işlemlerini şikayet kapsamında ele almak isabetli değildir. İİK 363 maddesinin değişiklikten önceki halinde ihale kararlarının feshi veya fesih talebinin reddine ilişkin kararları ihale konusu malın müflise ait olup olmadığı ayrımı yapılmaksızın temyizi kabil kararlar arasında sayılmıştır. Bu nedenle 5311 sayılı Kanun ile değişik 363 maddesi uyarınca müflise ait mallarla ilgili ihalenin feshi şikayeti sonucunda verilen karara karşı istinaf yolunu kapatıldığı şeklindeki çoğunluk görüşe katılamıyorum.
Yukarıda açıkladığım sebeple müflise ait taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinin İcra Mahkemesince reddi kararına karşı istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sonucunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkeme kararına karşı
temyiz yolu açık olduğundan temyiz incelemesinin yapılması görüşündeyim. Çoğunluğun iflas idaresince yapılan ihalenin feshi istemine yönelik şikayet olup ancak kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığından bahisle temyiz başvuru talebinin reddi yönündeki karara katılamıyorum.10.10.2024
Diğer kararlar (4)
23. Hukuk Dairesi, 2017/286 E., 2020/2356 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227;
23. Hukuk Dairesi 2017/286 E. , 2020/2356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz, depo talebi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı iflas müdürlüğü ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili bankanın, davalı müflis şirketten çek karnesi bedeli olarak 7.050,00 TL gayri nakdi alacağı bulunduğunu, bu alacak nedeniyle banka hesabında bulunan 6.150,00 TL üzerinde hapis hakkına sahip olduğunu, davalı iflas müdürlüğünün haksız olarak bu parayı kendi hesaplarına aktardığını ve sıra cetvelinde bu alacağa 4. sırada yer verdiğini ileri sürerek, söz konusu bedelin sıra cetveline dahil edilmeksizin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis şirketin tasfiyesini yürüten iflas müdürlüğü, tasfiyenin basit usulde yürütüldüğünü, sıra cetvelinin usule uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı bankanın müflis şirketten iade edilmeyen 15 adet çek yaprağından kaynaklı gayri nakdi alacağının 7.050,00 TL olduğu, taraflar arasındaki genel kredi ve teminat sözleşmesinin 5. maddesi hükmü uyarınca, bu alacak nedeniyle, davacı bankanın müflis şirketin hesabında bulunan 6.150,00 TL meblağlı mevduat hesabı üzerinde rehin hakkı bulunduğu, alacağın bu kısmının rüçhanlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.150,00 TL’nin davacı banka nezdinde açılacak ve faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmek üzere davalı müflis şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı iflas müdürlüğü ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, iflas sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir.
İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329)
Alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek, İİK'nın 235/son maddesi hükmü uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
Bunun yanında, İİK'nın 235. maddesi hükmüne göre, iflas sıra cetvelindeki sıraya yönelik şikayetler kural olarak, iflas sıra cetvelinin ilanından itibaren 7 gün içinde açılmalıdır. Ancak aynı yasanın 223. maddesine göre tebligat masrafı yatıran alacaklılar için bu süre tebliğden itibaren hesaplanır.
Somut olayda, davacı tarafça iflas idaresince kabul edilen alacağın rüçhanlı olmasına rağmen 4. sıraya kaydedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek alacağının sırasına itiraz edilmiştir. Bu durumda vaki itirazı süre ve esas yönünden inceleme görevi icra mahkemesine ait olup, mahkemece, HMK'nın 114/1-c maddesi hükmü uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın anılan yasanın 115/2. madde hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalı iflas müdürlüğünün ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı iflas müdürlüğünün ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2016/3062 E., 2016/5288 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayetçi İİK'nın 227/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca 7 gün içerisinde sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi gereğince icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
23. Hukuk Dairesi 2016/3062 E. , 2016/5288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dahili şikayet olunan ....vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Şikayetçi vekili, ...1. İflas Müdürlüğü'nün 2012/5 İflas sayılı dosyasında sıra cetvelinin 04.03.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, şikayetçinin ...'da bulunan gayrimenkulünü 5 yıl süre ile aylık 2.000,00 TL kira bedeli ile müflis ....'ye kiraladığını, kira bedellerinin ödenmemesi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/134 D. İş., 2008/133 K. sayılı ve 2009/71 D. İş., 2009/72 K. sayılı ilamları ile toplam 69.450,00 TL'lik hapis hakkı kararı alındığını, sıra cetvelinde öncelikli olarak yer alması gerektiğini, üzerinde hapis hakkı bulunan şekerlerin ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/4083 E. sayılı dosyası ile satıldığını, bedelin iflas masasına aktarıldığını, İİK'nın 206. maddesine aykırı olarak alacağın 4. sıraya imtiyazlı olmayan alacak olarak kaydedildiğini, hapis hakkı ile teminat altına alınan alacağın 1. sıraya kaydedilmesi gerektiğini ileri sürerek, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Dahili şikayet olunan .... Kurumu vekili, hapis hakkının kiracının haczedilmeyen malları üzerinde kullanılamayacağını, şikayetçinin hapis hakkının borçlar kanunu 336. ve İİK'nın 270-271. maddeleri hükümlerine göre kullanılmayı gerektiğini, şikayetçinin hapis hakkı mevcut ise bu hakkın kullanılmasına ilişkin bu maddelere uyulması gerektiğini, aksi halde hapis hakkının kullanılamayacağını savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetin süresinde açıldığı, şikayetçinin alacağının niteliği ve dayandığı belgeler dikkate alındığında hapis hakkının kullanılması nedeniyle rüçhanlı alacak olduğu, bu nedenle sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...1. İflas Müdürlüğü'nün 2012/5 İflas dosyasındaki sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, dahili şikayet olunan .... Kurumu vekili temyiz etmiştir.
1-Şikayet, iflas sıra cetvelinde şikayetçinin kendi sırasına itiraza ilişkindir.
Şikayetçi İİK'nın 227/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca 7 gün içerisinde sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi gereğince icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
Dosyada bulunan ...1. İflas Müdürlüğü'nün 2012/5 iflas sayılı ve 23.02.2016 tarihli yazı cevabına göre, şikayetçinin kayıt başvurusu sırasında İİK'nın 234. maddesi uyarınca tebliğ avansı yatırmadığı, sıra cetvelinin ise 23.02.2013 tarihli ... ilan edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda tebliğ avansı vermeyen şikayetçinin 7 günlük itiraz süresi en son ilan tarihi olan 23.02.2013 tarihinden itibaren işlemeye başlamış, eldeki davanın bu süre geçtikten sonra 11.03.2013 tarihinde açıldığı gözetilerek, şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, dahili şikayet olunan .... Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı, hükmün re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı, dahili şikayet olunan.... Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/8209 E., 2016/930 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayetçi İİK'nın 227/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca 7 gün içerisinde sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi gereğince icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
23. Hukuk Dairesi 2015/8209 E. , 2016/930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Şikayetçi vekili, müvekkilinin müflis şirkete verdiği gemi yakıtı bedelinden doğan gemi alacağının iflas sıra cetvelinde 3. sıraya kaydı gerekirken 4. sıraya kaydedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaliyle müvekkili alacağının 3. sıraya kaydedilmesine karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunan iflas idaresi temsilcisi, şikayetçinin yakıt alacağının kanuni rehin hakkı veren gemi alacağı olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin sıra cetveline kaydedilen alacağın TTK eski TTK'nın 1235, 1236. madde kapsamındaki kanuni rehin hakkı veren gemi alacağı türünden olduğu ve sıra cetvelinde İİK'nın 206/3. maddesinde belirtilen 3. sıraya kaydının gerektiği belirtilerek, şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı şikayet olunan iflas idaresi temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Şikayet, iflas sıra cetvelinde şikayetçinin kendi sırasına itiraza ilişkindir.
Şikayetçi İİK'nın 227/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca 7 gün içerisinde sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi gereğince icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
Dosyada bulunan ... 'nün 2012/19 iflas sayılı ve 07.08.2015 tarihli yazı cevabına göre, şikayetçinin kayıt başvurusu sırasında İİK'nın 234. maddesi uyarınca tebliğ avansı yatırmadığı, sıra cetvelinin ise 09.07.2013 tarihli Milat gazetesi ile 12.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.
Sıra cetvelinin gazetede ilanından sonra tebliğ avansı yatırmayan şikayetçi vekiline sıra cetveli ilanının yapılması, dava açılma süresinin başlangıç tarihini etkilemez (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.02.2008 tarih ve 2007/9649 E., 2008/1587 K. sayılı ilamı).
Bu durumda tebliğ avansı vermeyen şikayetçinin 7 günlük itiraz süresi en son ilan tarihi olan 12.07.2013 tarihinden itibaren işlemeye başlamış olup 19.07.2013 cuma günü mesai saati bitiminde sona ermiş olup, eldeki davanın bu süre geçtikten sonra 22.07.2013 tarihinde açıldığı gözetilerek şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, şikayet olunan iflas idaresi temsilcisinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı, şikayet olunan iflas idaresi temsilcisinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/7314 E., 2016/922 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayetçi İİK'nın 227/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca 7 gün içerisinde sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi gereğince icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
23. Hukuk Dairesi 2015/7314 E. , 2016/922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Şikayetçi vekili, müvekkilinin müflis şirketten olan işçilik alacakları karşılığında verilen bonoların ödenmemesi üzerine icra takibine giriştiklerini, takiplerin kesinleşmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın iflas masasına kaydı için başvuruda bulunduklarını, ancak sıra cetvelinde alacağın ilk sıra yerine 4. sıraya alınmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaliyle alacaklarının ilk sıraya alınmasını talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunan vekili, şikayetçinin alacağının şikayet olunan şirketin iflas tarihinden bir yıl evvelinde doğan alacaklardan olmadığından 4. sıraya alınmasında yasaya aykırılık olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin başvuru sırasında alacağın işçi alacağı olduğu yönünde bir belge ya da mahkeme ilamı sunmadığı, alacağa dayanak olarak sadece bono sunduğundan, alacağın 4. sıraya kaydında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, iflas sıra cetvelinde şikayetçinin kendi sırasına itiraza ilişkindir.
Şikayetçi İİK'nın 227/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca 7 gün içerisinde sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi gereğince icra mahkemesinde ileri sürmelidir.
Dosyada bulunan . iflas Müdürlüğü'nün 2012/8 iflas sayılı ve bila tarihli yazı cevabına göre, şikayetçinin kayıt başvurusu sırasında İİK'nın 234. maddesi uyarınca tebliğ avansı yatırmadığı, sıra cetvelinin ise 21.06.2013 tarihli Şok gazetesi ile 26.06.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda tebliğ avansı vermeyen şikayetçinin 7 günlük itiraz süresi en son ilan tarihi olan 26.06.2013 tarihinden itibaren işlemeye başlamış, 03.07.2013 çarşamba gününün bitiminde sona ermiş olup, eldeki davanın bu süre geçtikten sonra 04.07.2013 tarihinde açıldığı gözetilerek, şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerden dolayı, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
İflas idaresi, iflas masasına ait paraları nemalandırmak amacıyla bankaya yatırırken, hangi kurumun belirlediği esaslara uymak zorundadır?
A) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)
B) Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)
C) İcra Mahkemesi (veya Adalet Bakanlığı tarifesi/yönetmeliği)
D) Türkiye Bankalar Birliği
E) Merkez Bankası
Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.