2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 229

İcra ve İflas Kanunu 229. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 229 – İflas idaresi, masanın vadesi gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda takip veya dava eder. Kıymeti düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır. Borsa veya piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır. Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir. IV. ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ İddia edilen alacakların tetkiki:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

30 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2022/3627 E., 2023/4847 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m.
7. Hukuk Dairesi         2022/3627 E.  ,  2023/4847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/959 E., 2021/2836 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/304 E., 2019/799 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı iflas masası tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalı şirketin ... ilçesi 1398 ada 2 (738 ada 4 parsel satın alamayınca) parselde kayıtlı arsanın satın alınarak üzerinde yapacağı sitede, tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzaladığını, davalı şirketin davacı alıcı ile de 12.05.2011 tarihli gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme imzaladığını, davalı şirketin peşin ödenecek 75.000,00 TL satış bedeli karşılığında brüt 118 m2 alanlı 3+1 daireyi davacıya sattığını, davalı şirketin kuruluş ünvanının ... Yapı A.Ş. olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer alıcılardan temin ettiği satış bedelleri ile ... ilçesi 1398 ada 2 parselde kayıtlı olan arsayı satın aldığını, Future Park adlı konut projesini geliştirdiğini, kura sonucu dava konusu taşınmazın çıktığını belirterek, 2 No.lu parselde A Blok 17 No.lu dairenin tapusunun iptali ile tesciline, olmaz ise rayiç değer üzerinden şimdilik 5000-TLnin tahsiline, dairedeki yüzölçümü eksikliği nedeniyele ve kira kaybı nedeniyle belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 5.000,00 TL ve 3.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; 1. Davacının iddiasının aksine ilk konut alıcılarından toplanan tutar ile Future Park projesinin tamamlanmaya çalışılması söz konusu değildir. Zira davacının iddiasına göre toplanan para, sadece projeye konu arsanın ellibeşmilyon ... Lirası olan maliyetini karşılamaya dahi yetmemektedir. Future Park projesinin tamamlanması için sarf edilen toplam tutar, bugünkü maliyetler üzerinden dörtyüzyirmimilyon ... Lirasının üzerinde gerçekleşecektir. 2. Davacının iddia ettiği gibi, davacının da içinde bulunduğu dairelerin değerleri alım fiyatlarını katlamış durumdadır. Bu durum projeye yatırım yapan davacı ve diğer müşterilerin yatırımlarının karlılığını ortaya koymaktadır. Zira davacının iddiasının aksine ilk konut alıcılarının devre zorlanması söz konusu olmamıştır. Öyle ki, yediyüzotuza yakın bağımsız bölümün bulunduğu A, B, C ve D bloklarında, 2011 yılından bugüne kadar yalnızca 67 (altmışyedi) bağımsız bölüm devredilmiştir. Bu devirlerin hepsi maliklerin rızaları ile gerçekleşmiştir. Davacının iddiasının aksine yedi yıl içinde gerçekleşen devirler toplam bağımsız bölümlerin yüzde yedisi civarındadır. Bu husus, maliklerin devre zorlanarak değer artışından davalı yüklenicinin faydalanmaya çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koymaktadır. 3- Davalı müvekkil, kat irtifakının kurulmasını gerçekleştirmiş ve maliklerin sahip olacağı bağımsız bölümün belirlenmesi için 27.02.2018 tarihinde Bakırköy 53. Noterliğinin nezaretinde kura çekimini gerçekleştirmiştir. Kura çekimi sonrasında tüm maliklerin bağımsız bölümleri belirlenmiş ve malikler devre davet edilmiştir. 4. Özelleşme ile brüt 110 metrekare daire ve Ek Protokol ile brüt 118 metrekare daire teslimi taahhüt edilmesine karşın imar ve proje değişiklikleri sonrasında gerçekleşen brüt daire alanları 135 metrekaredir. Buna göre maliklere teslimi taahhüt edilenden 17 metrekare daha büyük daireler ortaya çıkmıştır. Davacının dairelerin 98 metrekare olduğuna dair iddiaları gerçek hilafınadır. Bağımsız bölüm maliklerine, bu ilave alan bedelleri ile Kök Sözleşme ve Ek Protokol tahtında ödenmesi gereken akıllı ev sistemi, abonelikler ve tapu işlemleri için sarf edilecek bedelleri (toplam 44.750,00 TL) ödeyenlere kat irtifak tapularının devrinin yapılacağı bildirilmiş ve bu ödemeleri gerçekleştiren çok sayıdaki maliklere tapu devirleri başlamıştır. 5. Davalı şirket, kat irtifak tapusunun devri için gerekli tüm şartları sağlamış olmasına karşın ödeme yükümlülükleri yerine gelmediği için kat irtifakı gerçekleşmemiştir. Bu ödemelerin gerçekleşmesi üzerine kat irtifak tapusunun devri gerçekleştirilecektir. 6. Brüt alan artışı ve olumsuz ... koşulları nedeniyle çalışılamayan dönemler dikkate alındığında teslim tarihinin 31.12.2018 olarak kabulü gerekir. Bu nedenle davalı şirketin teslimde temerrüde düştüğünden söz edilemez. Ayrıca yine davacının brüt alan artışı, akıllı ev sistemi, abonelikler, tapu işlemleri ve diğer ödemelerde mütemerrit olması nedeniyle davalı şirketin temerrüdü söz konusu olamaz 7- Davacı yan, teslim tarihi olan 31.12.2017 tarihi itibariyle teslimde temerrüt söz konusu olduğu için aylık 1.000,00 TL kira tazminatına hak kazandığını iddia etmektedir. Buna karşın anıldığı üzere, teslim tarihinin 31.12.2018 tarihine ötelenmesi gerekmektedir. Bunun yanısıra Ek Protokolün 3.8 maddesine göre 3 aylık ek sürede kira tazminatı talep edilemeyecektir. Bu durumda kira tazminatının doğması için 31.03.2019 tarihinde teslimin yapılamamış olması gerekir. Dolayısıyla halihazırda kira tazminatı ödemesinden söz edilemez, şeklinde beyanlarla, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Davanın kabulüne, 2. Dava konusu, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1398 ada, 2 parsel A blok 47 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 3. Davacının kira alacağı bakımından 6.380,00 TL’nin HMK'nın 107 nci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. Eksik ifadan kaynaklanan 11.747,00 TL’nin HMK 107 inci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili hüküm kısmındaki yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiştir C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2. Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin 12.12.2019 tarih ve 2018/304 Esas, 2019/799 Karar ... kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle; davanın kabulüne, Dava konusu, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1398 ada, 2 parsel A blok 47 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına eşit hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, Davacının kira alacağı bakımından 6.380,00 TL’nin HMK 107 nci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara eşit hisseli olarak verilmesine, Eksik ifadan kaynaklanan 11.747,00 TL’nin HMK'nın 107 nci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara eşit hisseli olarak verilmesine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, hükümde ''davacı adına'' tesciline dair kısmı ''davacılar adına tesciline'' olarak düzeltmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde iflas masası yetkilisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. İcra Dairesi yetkilisi dilekçe ile; "Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2021 tarih ve 2021/565 Esas ... dava dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 772573-0 Sicil Numarasında kayıtlı 1320067729 vergi No.lu ... Mahallesi 1069 Sokak No: 9 ... İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Organizasyon İnşaat Sanayi A.Ş.'nin 24.11.2021 tarihli ve saat 09:42 itibariyle tasfiye işlemlerine başlanmış olup, tasfiye işlemleri müdürlüğümüzün yukarıda yazılı dosyasından başlanmıştır. Müdürülüğümüz dosyasına gönderilen ilgi ... ilamdaki müflis adına olan sulh, kabul, ibra yetkilerimiz bulunmadığı ve aleyhe hususlara itiraz ettiğimizi bildiririz. Henüz masa vekili atanmadığından duruşmada mazeretli sayılmamız ve İİK'nın 19 uncu maddesi gereğince müflis yönünden davanın 2 nci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına bırakılması hususu takdirlerinize arz olunur" şeklindedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 191 inci maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi iflas dairesine aittir. 2. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. 3. İİK'nın 194 üncü maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir." 4. İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, ... davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. 5. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. 6. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkında ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194 üncü maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin, asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masa tarafından kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekir. 3. Değerlendirme 1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/565 Esas, 2021/1120 Karar ... dosyasında, davalı ... Organizasyon İnşaat ve Sanayi A.Ş.’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verilmiş olup tasfiye işlemleri başlanmıştır. 2. Somut olaya gelince; davanın 25.04.2018 tarihinde açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi ile aynı gün şirketin iflasına karar verildiği, müflisin iflasına karar verilmekle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır. 3. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davalı müflis şirket yönünden, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2014/10284 E., 2015/5840 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
tam metni aç
1- Adi tasfiyede İİK'nın 226-229. madde hükümleri uyarınca iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına;
23. Hukuk Dairesi         2014/10284 E.  ,  2015/5840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ : 07/11/2013 NUMARASI : 2013/292-2013/964 1- Adi tasfiyede İİK'nın 226-229. madde hükümleri uyarınca iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına; şayet İİK'nın 218. madde hükmü uyarınca basit tasfiye usulü benimsenmiş ise, bu yetki İflas Müdürlüğü'ne (Dairesine) aittir. Gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi müflis davalı şirket iflas idaresi adına tebliğe çıkmış, "yetkili A.D." imzasına tebliğ edilmiştir. Adı geçenin iflas idare memurlarından biri olmadığı anlaşılmış olup, ne sıfatla tebligatı aldığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece İflas Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ikinci alacaklılar toplantısı yapılmış ve İİK'nın 223. maddesi uyarınca iflas idare memurları seçilmiş ve adi tasfiyeye geçilmiş ise, iflas idare memurlarının isim ve adresleri ile münferiden ya da müştereken temsile yetkili olup olmadıkları sorularak, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin iflas idaresini münferiden ya da müştereken temsile yetkili olanlardan Tebligat Kanunu'nun 12. madde hükümleri uyarınca, dosyadaki cevabi yazıda Av. G.. V..'ın iflas idare memurlarından biri olduğunun bildirildiği gözetilerek davacı vekili Av. G.. V.. dışındaki birine usule uygun olarak tebliğ edildiğinin tespiti halinde temyiz süresi işlemeye başlayacağından, temyiz süresinin beklenilmesi; kararı iflas idaresini münferiden temsile yetkili olan iflas idare memurlarından birinin ya da diğer olasılıkta hepsinin birlikte kaleme almaları gereken dilekçe ile temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçesinin eklenmesi ve bu dilekçenin davacı vekiline tebliği ile temyize cevap süresinin beklenmesi, 2-Kayıt kabul davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak iflas sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesi hükmü uyarınca tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır. Bu nedenle dosyada bulunmadığı anlaşılan; a-İflasa ilişkin kesinleşme şerhli ve onaylı mahkeme kararı örneği, b-Davaya konu sıra cetveli İİK'nın 166. maddesinde belirtilen gazetelerde ilan edilmiş ise ilana ilişkin gazete nüshalarının asılları ya da tarihleri anlaşılacak şekilde çektirilen onaylı fotokopileri, c-Davacı tarafın kayıt başvurusu sırasında tebliğe elverişli adres gösterip göstermediğine ve masraf avansı (İİK.m.223) verip vermediğine ilişkin bilgiler; ç-Sıra cetveli tebliğ edilmiş ise davacı tarafa tebliğine ilişkin okunaklı belge, d-Sıra cetvelinin onaylı bir örneği, e-Davacının masaya başvuru evrakının okunaklı tasdikli suretleri, İflas Müdürlüğü'nden sorularak, varsa temin edilip, alınacak cevabi yazı ile birlikte gönderilmesi, İçin dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/9097 E., 2014/421 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu'nun 184, 185, 186, 191, 192, 193, 200, 206 ve 229 uncu maddeleri uyarınca müflisin tasarruf yetkisinin bulunmadığını, müflisin takas talebinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu;
23. Hukuk Dairesi         2013/9097 E.  ,  2014/421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2012 NUMARASI : 2012/181-2012/934 Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline itirazın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı talebin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi T. İş Bankası AŞ. vekili, müflisin müvekkiline asalet ve kefalet borçlarının bulunduğunu, alacaklarının iflas sıra cetvelinde dördüncü sıraya yazıldığını, oysa akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının bankada bulunan hak ve alacakları üzerinde banka lehine rehin, hapis ve takas hakkı tesis edildiğini, ayrıca lehlerine araç rehinleri ve taşınmaz ipoteği bulunduğunu ileri sürerek bu alacaklarının rüçhanlı alacak olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayetçi Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili, alacaklarının genel kredi sözleşmesi hükümleri kapsamında müflisin bankadaki mevduatı üzerine tesis edilen rehin, hapis ve takas hakları ile temin edildiğini, iflas idaresince alacağın sıra cetvelinin dördüncü sırasında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu; bir kısım alacağın da mer'i teminat mektubuna dayalı olduğunu ve bu kısmın da şarta bağlı alacak olarak yazılması gerektiğini ileri sürerek alacaklarının rüçhanlı olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiş; birleşen şikayetinde ise dilekçe ile başvurduğu iflas müdürlüğünün aynı yöndeki kararının kaldırılmasını istemiştir. Şikayetçi Hazine vekili, araçların aynından kaynaklanan motorlu taşıtlar vergisinin rüçhanlı alacak olarak kabulüne karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan iflas idaresi vekili T. İş Bankası AŞ. alacaklarının dördüncü sıraya yazıldığını, bu alacakların bir kısmının taliki şarta bağlı nitelikte olduğunu, rehinli araçların satılması halinde şart gerçekleşmiş olacağından alacakların öncelikle ödeneceğini, üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazın üçüncü kişiye ait olması nedeniyle rüçhanlı alacak talebinin yasal olmadığını; Yapı ve Kredi Bankası AŞ. alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu'nun 184, 185, 186, 191, 192, 193, 200, 206 ve 229 uncu maddeleri uyarınca müflisin tasarruf yetkisinin bulunmadığını, müflisin takas talebinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu; Hazine alacakları için de araçların zaten MTV borçları ödenmeksizin satılamayacağını savunarak şikayetlerin reddini istemiştir. İcra Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ile müşteri arasındaki sözleşmede yer alan hükmün rehin hukuku esas prensipleri çerçevesinde alenilik taşıyan bir rehin sözleşmesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, banka ile müflis arasındaki bu sözleşmeye dayanılarak İİK 23/3 maddesinde belirtilen ve 206/1 maddesinde ifade edilen rehin tabiri kapsamında kalan bir alacak olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, banka alacaklarının dördüncü sıraya yazılmasının yasaya uygun olduğu, mer'i teminat mektubu alacağının şarta bağlı olarak kaydında bir hata bulunmadığı, MTV alacağının ise rüçhanlı olarak kaydının gerektiği gerekçesiyle T. İş Bankası AŞ. ve Yapı ve Kredi Bankası AŞ.'nin şikayetlerinin reddine, Hazine vekilinin şikayetinin kabulüne karar verilmiştir. Kararı, şikayetçiler T. İş Bankası AŞ. vekili, Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili ile şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan iflas idaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının İİK.'nun 366 ncı maddesi uyarınca reddiyle, şikayetçi Hazine'ye ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Hazine dışındaki şikayetçiler vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; İİK'nun 206 ncı maddesinin ilk fıkrasına göre rehinli alacaklar, sıra cetvelindeki sıralamanın önünde ödenir. Bu bakımdan banka ile mudisi arasında akdedilmiş kredi sözleşmelerinde mudinin bankadaki parasının, mudinin bankaya olan borçlarının teminatı olduğuna dair kayıtlar geçerli bir rehin hakkı niteliğindedir. Kaldı ki, MK'nun 950 nci maddesinde düzenlenen hapis hakkına ilişkin şartların da bu paralar bakımından oluştuğu tartışmasızdır. Öte yandan alacağın şarta bağlı olması istenebilir hale gelmesi, rüçhan hakkına sahip olması ise diğer alacaklara kıyasla öncelikle ve tam olarak ödenmesi hususları ile ilgili olup, bu iki kavram arasında mahkemece öngörüldüğü şekilde bir bağlantı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, şarta bağlı alacak ve rüçhan hakkı konusundaki hatalı hukuki değerlendirme ile kurulan hüküm doğru değildir. O halde yapılacak iş, İİK'nun 219/4 üncü maddesinde gösterilen süre içinde rehne ilişkin işlemlerin şikayetçiler tarafından yerine getirilip getirilmediği hususu üzerinde durulmak ve sıralamanın, yukarıda gösterilen ilkeler de gözetilerek yasaya uygun biçimde oluşmasını sağlayacak şekilde bir karar vermekten ibarettir. 3- Şikayetlerin birleştirilmesi ancak aralarında bağlantı bulunması halinde mümkün olabilir (HMK.m.166/1 ve 4). Somut olayda itirazların aynı sıra cetveline yöneltilmiş olması dışında bir bağlantıdan söz edilemez; nitekim şikayetçilerin alacakları, alacakların kaynakları, iddialar, sıra cetvelinde kabul edildikleri sıralar ve sair şartlar farklıdır. Bu durumda itirazların ayrı dosyalar üzerinden incelenmesi gerekirken, yasaya açıkça aykırı biçimde birleştirilmiş olmaları da bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Hazine'ye ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, (2) ve (3) sayılı bentlerde açıklanan nedenle şikayetçiler vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının şikayet olunandan alınmasına ve asıl ve birleşen dosyada şikayetçi T.İş Bankası ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. 'nin yatırmış olduğu peşin harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
23. Hukuk Dairesi, 2014/1152 E., 2014/4466 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
tam metni aç
Adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229. madde hükümleri uyarınca, iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına;
23. Hukuk Dairesi         2014/1152 E.  ,  2014/4466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2013 NUMARASI : 2013/277-2013/254 -KARAR- 1-Temyiz incelemesi için Dairemize UYAP ortamında elektronik olarak gönderildiği anlaşılan dava dosyası ve eklerinin tamamının taranmadığı, bu şekilde temyiz incelemesi yapılamayacağı anlaşıldığından, heyetçe incelenmesine gerek görülen dava dosyası ve eklerinin düzenli, dizi listesine bağlanmış aslının gönderilmesi , 2-Elektronik ortamda incelenen dosya kapsamına göre; davalı müflis şirket hakkında iflas işlemleri, tasfiyenin ne şekilde yapıldığı, müflis şirketi temsil konusunda kimlerin yetkili olduğu hususunda herhangi bir yazışma yapılmadığı ve bu hususta bir bilgi olmadığı görülmüştür. Adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229. madde hükümleri uyarınca, iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına; şayet İİK'nın 218. maddesi hükmü uyarınca basit tasfiye usulü benimsenmiş ise, bu yetki iflas Dairesine aittir. Gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi İncesu İcra Müdürlüğü'ne tebliğ edilmiş olup, İcra Müdürlüğü'nün müflis şirketi temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunda tereddüde düşülmüştür. Mahkemece, İflas Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak birinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ve İİK'nın 223. maddesi uyarınca iflas idare memurları seçilmiş ve adi tasfiyeye geçilmiş ise, iflas idare memurlarının isim ve adresleri ile münferiden ya da müştereken temsile yetkili olup olmadıklarının sorulması, gerekçeli karar, işbu geri çevirme kararı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı İflas İdaresi'ne tebliğe çıkarılması; münferiden ya da müştereken temsile yetkili olanlardan Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi hükümleri uyarınca birine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin tespiti halinde, temyiz ve temyize cevap süresi işlemeye başlayacağından, temyiz ve temyize cevap süresinin beklenilmesi; kararı münferiden temsile yetkili olan iflas idare memurlarından birinin ya da diğer olasılıkta hepsinin birlikte kaleme almaları gereken dilekçe ile temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçesinin eklenmesi, adi tasfiyeye geçilmediği ve basit usule devam edildiğinin bildirilmesi halinde İncesu İflas Dairesi'ne karar ve temyiz dilekçesi tebliği yapıldığından başkaca bir işlem yapılmadan Dairemize gönderilmesi, 3-Ayrıca kayıt kabul davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. madde hükmü uyarınca tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla, sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır. Bu nedenle dosyada bulunmadığı anlaşılan; a-İflasa ilişkin kesinleşme şerhli ve onaylı mahkeme kararı örneği, b-Davacının masaya başvuru evrakının tasdikli suretleri, c-Sıra cetveli İİK'nın 166. maddesinde belirtilen gazetelerde ilan edilmiş ise ilana ilişkin gazete nüshalarının asılları ya da tarihleri anlaşılacak şekilde çektirilen onaylı fotokopileri, d-Davacı tarafın kayıt başvurusu sırasında sıra cetvelinin tebliği için tebliğe elverişli adres gösterip göstermediğine ve masraf avansı (İİK'nın .m.223) verip vermediğine ilişkin bilgiler, e-Sıra cetvelinin onaylı bir sureti, f-Sıra cetveli tebliğ edilmiş ise davacı tarafa tebliğine ilişkin belgenin arkalı önlü tasdikli fotokopisi, İflas Müdürlüğü'nden sorularak varsa temin edilip, alınacak cevabi yazı ile birlikte dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi, İçin yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/8925 E., 2014/3011 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Adi tasfiye uygulanması halinde İİK'nın 226-229. madde hükümleri uyarınca iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına;
23. Hukuk Dairesi         2013/8925 E.  ,  2014/3011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/09/2013 NUMARASI : 2013/472-2013/692 -K A R A R- 1- Gerekçeli karar ve şikayetçi vekilinin temyiz başvuru dilekçesi, müflis şirket iflas idaresi adına İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'ne tebliğ edilmiştir. Adi tasfiye uygulanması halinde İİK'nın 226-229. madde hükümleri uyarınca iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına; İİK'nın 218. madde hükmü uyarınca basit tasfiye usulü uygulanması halinde ise, bu yetki iflas dairesine aittir. İlgili iflas müdürlüğüne müzekkere yazılarak son durum itibariyle müflisin iflas tasfiye şekilinin ve buna göre masayı temsile yetkili olan ilgililerin ve temsil yetkilerinin kapsamının tespit edilip bildirilmesi, İİK'nın 223. maddesi uyarınca iflas idare memurları seçilmiş ve adi tasfiyeye geçilmiş ise, iflas idare memurlarının isim ve adresleri ile münferiden ya da müştereken temsile yetkili olup olmadıklarının sorulması, gerekçeli karar ve işbu geri çevirme kararı ile şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin davalı İflas İdaresi'ne tebliğe çıkarılması; münferiden ya da müştereken temsile yetkili olanlardan Tebligat Kanunu'nun 12. madde hükümleri uyarınca birine bu kararların ve temyiz dilekçesinin usule uygun olarak tebliğ edildiğinin tespiti halinde, temyiz ve temyize cevap süresi işlemeye başlayacağından, temyiz ve temyize cevap süresinin beklenilmesi; kararı münferiden temsile yetkili olan iflas idare memurlarından birinin ya da diğer olasılıkta hepsinin birlikte kaleme almaları gereken dilekçe ile temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçesinin eklenmesi, şayet adi tasfiyeye geçilmemesi ve basit usule devam edilmesi halinde İflas Dairesi'ne (İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'ne) karar ve temyiz dilekçesi tebliği yapıldığından başkaca bir işlem yapılmadan Dairemize gönderilmesi, 2- İflas sıra cetveline şikayet süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer şikayetçiye aynı Kanun'un 223. maddeye göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte, hangi gazetede ilan edildiğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve şikayetçinin tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır. Bu nedenle dosyada bulunmadığı anlaşılan; a- Sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde belirtilen gazetelerde ilan edilmiş ise ilana ilişkin gazete nüshalarının asılları ya da tarihleri anlaşılacak şekilde çektirilen onaylı fotokopileri, b- Şikayetçi tarafın kayıt başvurusu sırasında tebliğe elverişli adres gösterip göstermediğine ve masraf avansı (İİK.m. 223) verip vermediğine ilişkin bilgiler, c- Sıra cetveli tebliğ edilmiş ise şikayetçi tarafa tebliğine ilişkin okunaklı belge, İflas Müdürlüğü'nden sorularak, varsa temin edilip, alınacak cevabi yazı ile birlikte gönderilmesi, İçin dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İflas masasına giren ve piyasa değeri hızla düşen bir parti taze balığın satışı için izlenmesi gereken prosedür nedir?

A) Mutlaka ikinci alacaklılar toplantısı beklenmelidir.
B) İflas idaresi geciktirmeksizin satışı yapar.
C) Asliye Ticaret Mahkemesi'nden izin alınır.
D) Müflisin onayı ile satılır.
E) Satış yapılamaz, alacaklılara aynen dağıtılır.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol