2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 230

İcra ve İflas Kanunu 230. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 230 – İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir. Tapu sicilline yazılı alacaklar:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2022/3627 E., 2023/4847 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (İİK md.
7. Hukuk Dairesi         2022/3627 E.  ,  2023/4847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/959 E., 2021/2836 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/304 E., 2019/799 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı iflas masası tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalı şirketin ... ilçesi 1398 ada 2 (738 ada 4 parsel satın alamayınca) parselde kayıtlı arsanın satın alınarak üzerinde yapacağı sitede, tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzaladığını, davalı şirketin davacı alıcı ile de 12.05.2011 tarihli gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme imzaladığını, davalı şirketin peşin ödenecek 75.000,00 TL satış bedeli karşılığında brüt 118 m2 alanlı 3+1 daireyi davacıya sattığını, davalı şirketin kuruluş ünvanının ... Yapı A.Ş. olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer alıcılardan temin ettiği satış bedelleri ile ... ilçesi 1398 ada 2 parselde kayıtlı olan arsayı satın aldığını, Future Park adlı konut projesini geliştirdiğini, kura sonucu dava konusu taşınmazın çıktığını belirterek, 2 No.lu parselde A Blok 17 No.lu dairenin tapusunun iptali ile tesciline, olmaz ise rayiç değer üzerinden şimdilik 5000-TLnin tahsiline, dairedeki yüzölçümü eksikliği nedeniyele ve kira kaybı nedeniyle belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 5.000,00 TL ve 3.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; 1. Davacının iddiasının aksine ilk konut alıcılarından toplanan tutar ile Future Park projesinin tamamlanmaya çalışılması söz konusu değildir. Zira davacının iddiasına göre toplanan para, sadece projeye konu arsanın ellibeşmilyon ... Lirası olan maliyetini karşılamaya dahi yetmemektedir. Future Park projesinin tamamlanması için sarf edilen toplam tutar, bugünkü maliyetler üzerinden dörtyüzyirmimilyon ... Lirasının üzerinde gerçekleşecektir. 2. Davacının iddia ettiği gibi, davacının da içinde bulunduğu dairelerin değerleri alım fiyatlarını katlamış durumdadır. Bu durum projeye yatırım yapan davacı ve diğer müşterilerin yatırımlarının karlılığını ortaya koymaktadır. Zira davacının iddiasının aksine ilk konut alıcılarının devre zorlanması söz konusu olmamıştır. Öyle ki, yediyüzotuza yakın bağımsız bölümün bulunduğu A, B, C ve D bloklarında, 2011 yılından bugüne kadar yalnızca 67 (altmışyedi) bağımsız bölüm devredilmiştir. Bu devirlerin hepsi maliklerin rızaları ile gerçekleşmiştir. Davacının iddiasının aksine yedi yıl içinde gerçekleşen devirler toplam bağımsız bölümlerin yüzde yedisi civarındadır. Bu husus, maliklerin devre zorlanarak değer artışından davalı yüklenicinin faydalanmaya çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koymaktadır. 3- Davalı müvekkil, kat irtifakının kurulmasını gerçekleştirmiş ve maliklerin sahip olacağı bağımsız bölümün belirlenmesi için 27.02.2018 tarihinde Bakırköy 53. Noterliğinin nezaretinde kura çekimini gerçekleştirmiştir. Kura çekimi sonrasında tüm maliklerin bağımsız bölümleri belirlenmiş ve malikler devre davet edilmiştir. 4. Özelleşme ile brüt 110 metrekare daire ve Ek Protokol ile brüt 118 metrekare daire teslimi taahhüt edilmesine karşın imar ve proje değişiklikleri sonrasında gerçekleşen brüt daire alanları 135 metrekaredir. Buna göre maliklere teslimi taahhüt edilenden 17 metrekare daha büyük daireler ortaya çıkmıştır. Davacının dairelerin 98 metrekare olduğuna dair iddiaları gerçek hilafınadır. Bağımsız bölüm maliklerine, bu ilave alan bedelleri ile Kök Sözleşme ve Ek Protokol tahtında ödenmesi gereken akıllı ev sistemi, abonelikler ve tapu işlemleri için sarf edilecek bedelleri (toplam 44.750,00 TL) ödeyenlere kat irtifak tapularının devrinin yapılacağı bildirilmiş ve bu ödemeleri gerçekleştiren çok sayıdaki maliklere tapu devirleri başlamıştır. 5. Davalı şirket, kat irtifak tapusunun devri için gerekli tüm şartları sağlamış olmasına karşın ödeme yükümlülükleri yerine gelmediği için kat irtifakı gerçekleşmemiştir. Bu ödemelerin gerçekleşmesi üzerine kat irtifak tapusunun devri gerçekleştirilecektir. 6. Brüt alan artışı ve olumsuz ... koşulları nedeniyle çalışılamayan dönemler dikkate alındığında teslim tarihinin 31.12.2018 olarak kabulü gerekir. Bu nedenle davalı şirketin teslimde temerrüde düştüğünden söz edilemez. Ayrıca yine davacının brüt alan artışı, akıllı ev sistemi, abonelikler, tapu işlemleri ve diğer ödemelerde mütemerrit olması nedeniyle davalı şirketin temerrüdü söz konusu olamaz 7- Davacı yan, teslim tarihi olan 31.12.2017 tarihi itibariyle teslimde temerrüt söz konusu olduğu için aylık 1.000,00 TL kira tazminatına hak kazandığını iddia etmektedir. Buna karşın anıldığı üzere, teslim tarihinin 31.12.2018 tarihine ötelenmesi gerekmektedir. Bunun yanısıra Ek Protokolün 3.8 maddesine göre 3 aylık ek sürede kira tazminatı talep edilemeyecektir. Bu durumda kira tazminatının doğması için 31.03.2019 tarihinde teslimin yapılamamış olması gerekir. Dolayısıyla halihazırda kira tazminatı ödemesinden söz edilemez, şeklinde beyanlarla, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Davanın kabulüne, 2. Dava konusu, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1398 ada, 2 parsel A blok 47 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 3. Davacının kira alacağı bakımından 6.380,00 TL’nin HMK'nın 107 nci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. Eksik ifadan kaynaklanan 11.747,00 TL’nin HMK 107 inci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili hüküm kısmındaki yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiştir C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2. Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin 12.12.2019 tarih ve 2018/304 Esas, 2019/799 Karar ... kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle; davanın kabulüne, Dava konusu, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1398 ada, 2 parsel A blok 47 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına eşit hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, Davacının kira alacağı bakımından 6.380,00 TL’nin HMK 107 nci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara eşit hisseli olarak verilmesine, Eksik ifadan kaynaklanan 11.747,00 TL’nin HMK'nın 107 nci maddesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara eşit hisseli olarak verilmesine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, hükümde ''davacı adına'' tesciline dair kısmı ''davacılar adına tesciline'' olarak düzeltmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde iflas masası yetkilisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. İcra Dairesi yetkilisi dilekçe ile; "Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2021 tarih ve 2021/565 Esas ... dava dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 772573-0 Sicil Numarasında kayıtlı 1320067729 vergi No.lu ... Mahallesi 1069 Sokak No: 9 ... İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Organizasyon İnşaat Sanayi A.Ş.'nin 24.11.2021 tarihli ve saat 09:42 itibariyle tasfiye işlemlerine başlanmış olup, tasfiye işlemleri müdürlüğümüzün yukarıda yazılı dosyasından başlanmıştır. Müdürülüğümüz dosyasına gönderilen ilgi ... ilamdaki müflis adına olan sulh, kabul, ibra yetkilerimiz bulunmadığı ve aleyhe hususlara itiraz ettiğimizi bildiririz. Henüz masa vekili atanmadığından duruşmada mazeretli sayılmamız ve İİK'nın 19 uncu maddesi gereğince müflis yönünden davanın 2 nci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına bırakılması hususu takdirlerinize arz olunur" şeklindedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 191 inci maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi iflas dairesine aittir. 2. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. 3. İİK'nın 194 üncü maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir." 4. İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, ... davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. 5. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. 6. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkında ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194 üncü maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin, asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masa tarafından kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekir. 3. Değerlendirme 1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/565 Esas, 2021/1120 Karar ... dosyasında, davalı ... Organizasyon İnşaat ve Sanayi A.Ş.’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verilmiş olup tasfiye işlemleri başlanmıştır. 2. Somut olaya gelince; davanın 25.04.2018 tarihinde açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi ile aynı gün şirketin iflasına karar verildiği, müflisin iflasına karar verilmekle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır. 3. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davalı müflis şirket yönünden, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2016/3980 E., 2019/4578 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı SGK ve davalılar Vergi Dairelerinin alacaklarının kamu alacağı olduğu, İİK’nın 206-207 ve 230. maddeleri uyarınca sıra cetvelinde 3.sırada yer almalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı ...
23. Hukuk Dairesi         2016/3980 E.  ,  2019/4578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVALILAR : Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı .... vekilince katılma yoluyla temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı kurumların kamu alacaklarının iflas yolu ile tasfiyede imtiyazlı alacak olarak 3.sırada yer almasının hukuka aykırı olduğunu, kamu alacaklarının iflas yolu ile tasfiyede 4.sırada yer almaları gerektiğini, davalı ...’nin alacağının olmadığını, herhangi bir haczinin olmadığını, tüm davalıların sırasına ve alacak miktarlarına itiraz ettiğini, kendi alacak ve hacizlerinin önce geldiği kabul edilerek bu şekilde sıra cetveli düzenlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 19 Mayıs Vergi Dairesi ve davalı Geziler Vergi Dairesi vekilleri, alacaklarının vergi borcu ve gecikme zammı alacağı olduğunu, sıra cetvelinin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı SGK vekili, alacaklarının imtiyazlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, şirket sermeyesinin tamamının kamuya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı SGK ve davalılar Vergi Dairelerinin alacaklarının kamu alacağı olduğu, İİK’nın 206-207 ve 230. maddeleri uyarınca sıra cetvelinde 3.sırada yer almalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı ... ile müflis şirket arasında kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, sıra cetvelinde davacı gibi 4.sıraya yazılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, düzenlenen sıra cetvelinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı .... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2016/2523 E., 2017/1260 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şikayet olunan vergi dairesi müdürlüklerinin ve ...’nın alacağının kamu alacağı niteliğinde olduğu ve İİK’nın 206., 207. ve 230. maddeleri uyarınca 3.
23. Hukuk Dairesi         2016/2523 E.  ,  2017/1260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, kamu kurumu niteliğindeki müvekkili kurumun devam eden davalar nedeniyle müflis şirketten alacaklı olduğunu, sıra cetvelinde hukuka aykırı olarak müvekkili kuruma 4. sırada, müvekkili gibi kamu kurumu olan ... ve vergi dairesi müdürlüklerine ise 3. sırada pay ayrıldığını, oysaki imtiyazları bulunmayan bu alacaklılara 4. sırada pay verilmesi gerektiğini, ayrıca vergi alacaklarına ilişkin davaların halen derdest olduğunu ileri sürerek, şikayet olunan vergi dairesi müdürlükleri ile ...’nın sıra cetvelindeki sırasının iptalini ve müvekkilinin sırasının 3. sıra olarak değiştirilmesini istemiştir. Şikayet olunanlar, şikayetin reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şikayet olunan vergi dairesi müdürlüklerinin ve ...’nın alacağının kamu alacağı niteliğinde olduğu ve İİK’nın 206., 207. ve 230. maddeleri uyarınca 3. sıraya kaydedilmelerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, şikayetçi kurumun alacağının henüz nizalı olduğu, ne kendi özel yasasında ne de 6183 sayılı Yasada söz konusu alacağın imtiyazlı olduğuna dair bir hüküme yer verilmediği, bu itibarla şikayete konu sıra cetvelinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/2301 E., 2013/2704 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nın 230. maddesi uyarınca, iflas idaresi, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder.
23. Hukuk Dairesi         2013/2301 E.  ,  2013/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki iflas sıra cetveline karşı şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan müflis şirket iflas idare memuru tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, müvekkilinin müflis şirketten ipotekle teminat altına alınmış, toplam ....584.400,00 TL alacağı olduğunu, bu alacağın bir kısmının tahsili amacıyla başlatılan ... takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının halen devam ettiğini, şikayet olunan iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetvelinde rüçhanlı alacakları hiç dikkate alınmadan, alacağın kabul mü yoksa red mi edildiği açıklanmadan, haciz takibine dair açılan itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesine karar verildiğini, bununla birlikte alacağın, müflis şirket yetkilisi tarafından kabul edilen 552.378,57 TL'lik kısmının dahi iflas idaresince sıra cetvelinde kabul edilen alacak olarak belirtilmediğini, ayrıca sıra cetvelinde tarih olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan müflis şirket iflas idare memurları, şikayetçinin masaya kaydını talep ettiği alacağına ilişkin davanın halen devam ettiğini bildirmesi üzerine, iflas sıra cetvelinde dava sonucunun beklenmesine karar verildiğini, ayrıca sıra cetveli ....09.2011 tarihinde ilan edildiğinden şikayetin yedi günlük süre geçtikten sonra yapıldığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, iflas idaresince, şikayetçinin borçluya ait taşınmaz üzerindeki ipotek hakkı nedeni ile sıra cetveline dahil edilmesine ilişkin talebe iflas idare memurları tarfından kabul veya redde ilişkin bir karar verilmediği, ipotekli taşınmaz hakkında açılan ... ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/244 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklemesine karar verildiği anlaşılmış ise de iflas idare memurları tarafından talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden şikayetin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile iflas idaresi memurlarınca şikayetçinin alacak kaydı için yaptığı talep konusunda karar verilmesine karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan müflis şirket iflas idare memuru temyiz etmiştir. ...) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan müflis şirket iflas idare memurunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. ...) Şikayet, iflas sıra cetveline ilişkindir. Sıra cetveline yönelik şikayetlerde ... Mahkemesi, önüne gelen şikayetleri sonuçlandırmak ve iflas idaresine bu yönde talimat vermekle görevli olup, gerekçede yeni sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirlemesi, cetvelin hukuka uygun olmayan kısımlarını göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için iflas idaresine talimat vermesi (İİK'nın .../... md.) gerekir. Somut olayda, şikayete konu sıra cetvelinde şikayetçi ... Kredi ... A.Ş.'nin ....584.400,00 TL tutarındaki alacağı ile ilgili olarak "kabul edilen TL" ve "reddedilen TL" bölümleri boş bırakılmış, karar bölümüne "dava sonucunun beklenmesine" ibaresi yazılmıştır. İİK'nın 230. maddesi uyarınca, iflas idaresi, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir. Aynı Kanun'un 233. maddesinde "sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. Ancak, iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacakları, bunları doğuran sebep veya ipotek limiti bakımından reddetmeyip, kabul etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına bildirir." hükmüne yer verilmiştir. Kural bu olmakla birlikte iflastan önce müflis aleyhine açılan davalara İİK'nın 194.maddesi hükmü uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından ... gün sonra devam olunabilir. Bu şekilde dava konusu yapılan alacağın kabul veya reddi kararı, ikinci alacaklılar toplantısında verileceğinden; iflas idaresinin bu tür alacaklar hakkında kabul ve red şeklinde bir karar vermeden, bu alacakları sıra cetvelinde "davalı" olarak göstermekle yetinmesi gerekir. Somut olayda, şikayetçi tarafından ....584.400,00 TL tutarındaki toplam alacağının bir kısmı ile ilgili olarak itirazın iptali davasının devam ettiği ileri sürüldüğüne göre, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, alacağın davalı olan kısmı mahkemece belirlenip, yalnızca bu kısmın çekişmeli (davalı) alacak olarak sıra cetveline kaydının yapılması, kalan kısım da tespit edilerek bu kısım yönünden ipotekle temin edilmiş alacak bölümü varsa, saptandıktan sonra bu kısımlarla ilgili olarak, İİK'nın 233. maddesi uyarınca gereken kararın iflas idaresince verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle gerekçe oluşturulması ve hüküm fıkrasında da ilke olarak şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, iflas idaresince sadece kabul ya da red kararı verilebileceği şeklinde uyuşmazlığı çözmeyecek nitelikte, yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, iflas idare memurlarından Av....'ın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi de hatalı olmuştur. Diğer yandan, şikayetçi, rüçhanlı alacaklarının dikkate alınmadığını, alacağın müflis şirket yetkilisi tarafından kabul edilen 552.378,57 TL'lik kısmının dahi iflas idaresince sıra cetvelinde kabul edilen alacak olarak belirtilmediğini, ayrıca sıra cetvelinde tarih olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece bu şikayet nedenleri hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmışcasına şikayetin kabulüne karar verilmesi, sıra cetvelini düzenleyecek olan iflas idaresinde tereddüt uyandıracak nitelikte olup, bu şekilde HMK'nın 297/.... maddesine aykırı hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunan müflis şirket iflas idare memurunun diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan müflis şirket iflas idaresi lehine BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2012/3875 E., 2012/5161 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İflas Müdürlüğü'nün 2009/21 sayılı iflas dosyasında düzenlenen sıra cetvelindeki alacakları hakkında İİK'nun 230. maddesi gereğince "kabul veya ret" kararı verilmesi gerekirken, açılan bir dava olmadığı halde "davalı alacak" olarak kaydedildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2012/3875 E.  ,  2012/5161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, ... 3. İflas Müdürlüğü'nün 2009/21 sayılı iflas dosyasında düzenlenen sıra cetvelindeki alacakları hakkında İİK'nun 230. maddesi gereğince "kabul veya ret" kararı verilmesi gerekirken, açılan bir dava olmadığı halde "davalı alacak" olarak kaydedildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, iflas kararından önce borçlu müflis hakkında yapılan icra takiplerinden dolayı borçlu tarafından itiraz, menfi tespit veya ilamsız takibe vaki itiraz sebebi ile takip alacaklısı itirazın iptali veya kaldırılması davası açmış ise bu alacağın "davalı alacak, nizalı alacak, çekişmeli alacak" olarak adlandırılabileceği, iflas idaresinin bu manaya gelecek kelimeler kullanarak alacağı ret etmiş ve sıra cetveli düzenleyerek ilan ve tebliğ etmiş ise alacaklıların itirazın iptali davalarına kayıt kabul davası olarak devam edeceği, ret edilen alacaklar ile ilgili kayıt kabul davası ikame etmeleri gerektiği, davacı tarafın alacaklarının "davalı alacak" olarak sıra cetvelinde gösterilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. 1) Şikayet, iflas sıra cetveline ilişkindir. Sıra cetveline yönelik şikayetler maktu karar ve ilam harcına tabidir. 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143.maddesi ile "Varlık Yönetim Şirketleri"nin kurulmasına imkan tanınmıştır. Bu Kanun'un143/1.maddesinde "Bankalar ve Fona dahil diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim şirketleri alacakların tahsili ve alacakların ve/veya diğer varlıklarını yeniden yapılandırılması kapsamında alacak tahsili amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, haklarını ve varlıkların işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilave finansman sağlamak veya sermayelerine iştirak etmek dahil olmak üzere her türlü faaliyeti gerçekleştirmeye yetkilidir." hükmüne; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, "Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin... yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, kuruluş işlemleri dahil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince ...492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan ...istisnadır." hükmüne yer verilmiştir. Kanunda "muaflıktan değil "istisna"dan söz edildiğinden, harçtan istisna olan, doğrudan doğruya varlık yönetim şirketleri olmayıp, varlık yönetim şirketlerinin kuruluşlarından itibaren beş yıl boyunca yaptıkları işlemlerdir. Somut olayda, şikayetçi vekilinin temyiz talebi 07.09.2011 tarihli olup, 01.02.2008 tarihinde kurulan şikayetçi şirket 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143/5. fıkrası gereğince 5 yıllık istisna süresi içerisinde kararı temyiz etmiş ise de, şikayetçinin dayandığı ve şikayete konu ettiği alacaklar, anılan 143/5 nci madde kapsamında olmayıp TEB AŞ, HSBC Bankası AŞ, Yapı ve Kredi Bankası AŞ ve ... ... AŞ’den temlik aldığı alacaklar olduğundan ve alacağı temlik eden anılan şirketler ve bankaların 5411 sayılı Yasa'nın geçici 13. maddesi kapsamında harç muafiyeti olmadığından, şikayetçi LBT varlık şirketinin temyiz isteminin harca tabi olduğu sonucuna varmak gerekmiştir. Harçlar Kanunu'nun 32.maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmayacağından mahkemece maktu karar ve ilam harcını yatırması için aynı Kanun'un 30 ncu maddesi uyarınca süre verilmesi, süresinde yatırılması halinde yargılamaya devam edilmesi; aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, maktu karar ve ilam harcı alınmadan yargılamaya devam edilmesi doğru değildir. Öte yandan, şikayetçinin iflas sıra cetvelindeki kendi sırasına yönelik itirazı halinde husumetin iflas idaresine yöneltilmesi, iflas idaresine duruşma günü bildirilerek taraf teşkilinin sağlanması, İİK'nun 18 nci maddesindeki takdir hakkının duruşma açılması yönünde kullanılması gerekir. Somut olayda, mahkemece, yargılama duruşmalı olarak yapılmışsa da, ... olarak açılan davanın bu haliyle sonuçlandırılması da doğru olmamıştır. 2) Bozma nedenine göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İflas idaresi, alacak iddialarını incelemeyi ne kadar süre içinde tamamlamalıdır?

A) Seçilmesinden itibaren 1 ay
B) Seçilmesinden itibaren 2 ay
C) Seçilmesinden itibaren 3 ay
D) Alacak kaydı süresinin bitiminden itibaren 10 gün
E) Süre sınırı yoktur.