İcra ve İflas Kanunu 236. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 236 – Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur.
Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir.
Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.
İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir.
235 inci madde hükmü burada da caridir.
V. MASANIN TASFİYESİ
İkinci alacaklılar toplanması:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
7 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2023/2407 E., 2024/1695 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
İİK’nın 236. maddesi
6. Hukuk Dairesi 2023/2407 E. , 2024/1695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/818 E., 2022/401 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen kayıt kabul davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının birikimini davalı banka hesabına yatırdığını, aynı gün şube müdürünün paranın mevduat hesabı yerine Off -Shore hesabına yatırılması halinde iyi faiz getireceğini, Off-Shore hesaplarının diğer hesaplarla aynı olduğunu telkin ederek ve kendisini aldatarak parasını Off-Shore hesabına yatırılmasını sağladığını, bankanın güveni kötüye kullandığını, TMSF'nin ... Bank'ın külli halefi olduğunu, ... Bankası'nın hak ve borçlarını üstlenen TMSF'den en yüksek banka faizi işletilmek suretiyle yatırmış olduğu paranın tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı müflis şirket iflas idare memur vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının masaya alacak başvurusunda bulunmadığını, ... Bank Off Shore ayrı tüzel kişilik olduğunu, haksız fiili öğrendikten sonra 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın müvekkili banka nezdinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.03.2016 tarihli ve 2013/426 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararıyla; davalı TMSF'nin dava konusu paranın ödenmemesine neden olan idari işlemin yerinde olup olmadığının görülme yeri idari yargı olduğu, davalı Rumeli Holding'in tasfiye edildiğini, fona devredildiği, açılan alacak davasının tam yargı davası olarak idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle, bu iki davalı açısından dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine; davalı müflis .... İflas İdaresi'ne karşı açılan davanın, davalı bankanın 08.06.2005 tarihinde iflasına karar verildiği, ve bu kararın 20.04.2006 tarihinde kesinleştiği, bu davanın 21.06.2013 tarihinde açıldığı, iflas idaresince alacağın kaydı için yapılan başvuru sonrasında ve kararların tebliğinden ayrıca sıra cetvelinin ilan edildiği tarihten yaklaşık 6-7 yıl sonra açılmış olduğu, mevcut dava niteliği itibariyle kayıt-kabul davası olduğu İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz edenlerin cetvel ilanından itibaren 15 gün içinde kayıt-kabul davası açmaları zorunlu olduğu, hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin (Yargıtay kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 25.11.2020 tarihli, 2018/225 Esas, 2020/3795 Karar sayılı ilamıyla; mahkemenin davalı Rumeli Holding A.Ş. ve TMSF hakkında açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu (görev) yönünden reddine dair verilen kararı isabetli olup, bu kararın onanması gerektiği, davacı vekilince açılan kayıt kabul davasında İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca, iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesi kesin yetkili olduğundan İstanbul Ticaret Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın hak düşürücü süre yönünden incelenmesi doğru olmadığı, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iflas masasına bir alacak kayıt başvurusunun olmadığı, iflas dairesince sıra cetveli ilanının ... Gazetesi'nde 22.10.2008 tarihinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ise 10.11.2006 tarihinde, ... Gazetesi'nde ise 07.10.2006 tarihinde ilan edildiği, İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz edenlerin cetvel ilanından itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde kayıt kabul davası açılması gerektiği, eldeki davanın 21.06.2013 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davacı tarafça açılan davanın İİK'nın 235/1 maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl temyiz dilekçesinde; İİK’nın 236. maddesindeki geç kalan müracaatlar kapsamında alacağının kayıt ve kabulüne karar verilmesi için kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 236. maddesi
3. Değerlendirme
İİK’nın Geç Kalan Müracaatlar başlıklı 236. maddesi “Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur. İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir. 235 inci madde hükmü burada da caridir" hükmünü içermektedir.
Anılan madde uyarınca geç kalan alacak müracaatının hangi koşullarda yapılacağı ve bu müracaatın sonuçları düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu madde alacak müracaatının geç yapılması halinde, alacaklının masrafları peşin karşılamasının istenebileceği ve müracaattan evvelki paylaşmaya katılamayacağı yaptırım olarak belirtilmiştir.
Bu kapsamda, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkündür. Öte yandan masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir. Davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön olmadığı gibi, bu davanın süresinde olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinde de isabet yoktur. (Yargıtay 19.HD. 09.03.2011 Tarih ve E.2011/666, K.2011/3028 )
Bu durumda mahkemece, davacının doğrudan dava açabileceği gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
23. Hukuk Dairesi, 2015/6568 E., 2016/3029 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
M..na kaydedilen alacağın kayıt kabul davası ikame edilmediğinden dolayı kesinleştiğini, kesinleşen alacağın güncellenemeyeceğini ancak İİK'nın 236 maddesi uyarınca geç kayıt talebinde bulunulması gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini iflas idaresinin bu işleminin iptalinin talep ve şikayet etmiştir.
23. Hukuk Dairesi 2015/6568 E. , 2016/3029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Şikayetçiler vekili, müvekkillerinin müflisin işçisi olduklarını, İflas idaresince, müflis şirketin işveren kayıtları incelenerek alacaklarının sıra cetvelinde birinci sıraya alındığını, müvekkillerinin iş mahkemelerinde devam eden davaları bulunduğunu, bunların bir kısmının karara bağlandığını, bir kısmının da dosyasına bilirkişi raporunun gelmesi nedeniyle alacağın aslı ve faizleriyle birlikte güncellenmesi gerektiğini, alacaklarının güncellenmesi için iflas idaresine başvurdukları, iflas idaresince 24.02.2015 tarihli kararla İ.. M..na kaydedilen alacağın kayıt kabul davası ikame edilmediğinden dolayı kesinleştiğini, kesinleşen alacağın güncellenemeyeceğini ancak İİK'nın 236 maddesi uyarınca geç kayıt talebinde bulunulması gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini iflas idaresinin bu işleminin iptalinin talep ve şikayet etmiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre davanın 6100 sayılı HMK'nın 320/1 maddesi ve İİK'nın 18. maddesi gereğince dosya üzerinden karar verilmesi mümkün hallerden olduğu bu nedenle taraflar duruşmaya davet edilmeden, dosya üzerinden inceleme yapıldığı, şikayetçilerin tanzim edilen cetvele göre birinci sırada yer aldıkları ve sıra cetveline ilişkin uyuşmazlık çıkartmadıkları, yapılan başvuranların sıra cetveli kesinleştikten sonra alacağın güncellenmesine ilişkin olduğu, bu aşamadan sonra ancak yasanın İİK'nın 236 maddesi uyarınca alacağın kaynağı da eklenmek suretiyle iflas idaresine başvurulabileceği, bu nedenlerle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçiler vekili temyiz etmiştir.
1-Şikayetçiler vekili iş mahkemesinde açmış olduğu davalar nedeniyle belirlenen işçi alacağının sıra cetveline yeni rakamlar ile kaydını talep etmektedir. Bu talep esas itibariyle kayıt kabul davası niteliğindedir. Bu tür davaların İİK 235/1 maddesi gereğince iflas kararı veren ticaret mahkemesinde açılması gerekir. Bu husus göz önüne alınıp HMK 114 ve 115 . maddeleri uyarınca görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/164 E., 2013/626 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
ava, 05.04.2011 tarihli sıra cetveline itiraz mahiyetinde görülerek süresinde açılmadığı gerekçesiyle, reddedilmiş ise de, davacının iflas masasına ....03.2011 tarihinde yaptığı itiraz üzerine iflas masasınca alacağın ....04.2011 tarihinde İİK'nın 236. maddesi uyarınca kabulüne karar verilmiş olması hususu gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süre yönünden reddi doğr
23. Hukuk Dairesi 2013/164 E. , 2013/626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekilinin talebi ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........2006 gün 2006/192 Esas 2006/367 Karar sayılı ilamının kendisi için uygulanmasına ilişkindir.
Mahkemece, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda şikayetçinin şikayetini yasal süre içinde yapmadığı gerekçesiyle, şikayetin İİK'nın .... maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Karar, şikayetçi vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava, 05.04.2011 tarihli sıra cetveline itiraz mahiyetinde görülerek süresinde açılmadığı gerekçesiyle, reddedilmiş ise de, davacının iflas masasına ....03.2011 tarihinde yaptığı itiraz üzerine iflas masasınca alacağın ....04.2011 tarihinde İİK'nın 236. maddesi uyarınca kabulüne karar verilmiş olması hususu gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süre yönünden reddi doğru değildir.
Ayrıca, ... mahkemesi şikayet yoluyla önüne gelen uyuşmazlıklarda duruşma açıp açmamak konusunda İİK'nın .... maddesi uyarınca takdir hakkına sahipse de Anayasa'nın 141 ve 90. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin .... maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından mahkemece takdir hakkının duruşma açarak yargılama yapmak yönünde kullanılması uygun olacaktır. Bu durumda, mahkemece, duruşma açılarak, karşı tarafa şikayet dilekçesi tebliğ edilip, iddia, savunma ve toplanan delillere göre değerlendirme yapılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/3285 E., 2011/17026 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
İflas tasfiyesi sonucunda, infisah eden şirket, iflasın kapanmasından sonra ( İİK. m. 254 ) sicilden kaydının silinmesiyle tamamen ortadan kalkar ( TST. m. 51 ). Alacaklıların İİK.' nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya kaydettirmeleri mümkündür.
11. Hukuk Dairesi 2010/3285 E. , 2011/17026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2007/351-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun dava dışı Biotek Medikal Tıbbi Cihazlar A.Ş.'den alacaklı olduğunu, bu amaçla adı geçen şirket hakkında Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ancak söz konusu şirket hakkında iflas kararı verilip iflasın kapatılmasına karar verildiğini ve ticaret sicil memurluğunca sicil kaydının re'sen terkin edildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, iflas eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tüzel kişi iflasın karar verilmesi ile infisah eder. İflas tasfiyesi sonucunda, infisah eden şirket, iflasın kapanmasından sonra ( İİK. m. 254 ) sicilden kaydının silinmesiyle tamamen ortadan kalkar ( TST. m. 51 ). Alacaklıların İİK.' nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya kaydettirmeleri mümkündür. İflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya yazdırmayan alacaklılar İİK. 253. maddesi çerçevesinde alacaklarını müflisten isteyebilirler. Ayrıca alacaklıların, iflas eden şirketin ileride her hangi bir şekilde mal edinmesi-mal varlığının ortaya çıkması halinde bunu talep edebilmesi bakımından, alacağının tespit edilmesi ve bunun ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle alacaklının, sicilden kaydı silinen müflis şirkete tüzel kişilik kazandırılması için İflas İdaresi ve Ticaret Sicil Memurluğuna husumet tevcihi suretiyle ihya davası açması mümkündür. Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, davacıya İflas İdaresine karşı dava açması için mehil verilerek, açıldığında bu dosya ile birleştirilmesi sağlanarak, yargılamaya devam ile müflis şirketin ihyasına karar vermek gerekir iken, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2010/7861 E., 2010/20381 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varDidim(Yenihisar) İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayetçi vekili, 08.06.2009 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinden sonra, 11.09.2009 tarihinde icra mahkemesinden, alacağının iflas masasına ve sıra cetveline kaydının yapılmasını talep etmiş, mahkemece İİK.nun 236.maddesine göre gerekli ilan ve tebliğ masrafı yatırılmadığından istemin reddine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi 2010/7861 E. , 2010/20381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2009
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi vekili, 08.06.2009 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinden sonra, 11.09.2009 tarihinde icra mahkemesinden, alacağının iflas masasına ve sıra cetveline kaydının yapılmasını talep etmiş, mahkemece İİK.nun 236.maddesine göre gerekli ilan ve tebliğ masrafı yatırılmadığından istemin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 235.maddesine göre sıra cetveline itiraz, alacağın esas veya miktarına değil, sadece sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesinde, diğer hallerde ise dava yoluyla mahkemede çözümlenir.
Somut olayda şikayetin kapsamı, sıra cetvelinde yer almayan alacağın bu cetvele kaydına dairdir. Bu durumda yukarıda anılan maddeye göre bu itirazın iflasa karar veren mahkemeye dava yoluyla yapılması gerektiğinden, icra mahkemesince şikayetin görev yönünden reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle yukarıda yazılı nedenlerle sonucu doğru mahkeme kararının İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
İflas tasfiyesinde alacaklıların alacaklarını yazdırmaları için belirli bir süre tanınır. Süresi içinde alacağını yazdırmayan (geç kalan) bir alacaklının durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Alacağını hiçbir şekilde masaya yazdıramaz, hakkını kaybeder.
B) İflas kapanıncaya kadar alacağını yazdırabilir, ancak gecikmeden doğan masrafları peşin ödemelidir.
C) Alacağını yazdırabilir ancak iflas masasından pay alamaz, sadece aciz vesikası alır.
D) Geç başvuru nedeniyle alacağı imtiyazsız (adi) alacağa dönüşür.
E) İkinci alacaklılar toplantısına katılabilir ancak oy kullanamaz.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.