2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 247

İcra ve İflas Kanunu 247. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 247 – Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların sıra cetveli katileşince iflas idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını yapar. İflas masrafları ve masanın borçları:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 247 ]
19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. 19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. - FAİZ - GEÇİCİ DAĞITIM - SIRA CETVELİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 195 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 196 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 235 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 247 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 252 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı Ali ile davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi Hüsnü vekili, müvekkilinin iflas masasında kayıtlı bulunan alacağının geçici dağıtım pay cetveliyle dağıtımı sırasında avans faizi uygulanması gerekirken bunun yapılmadığını, aksi düşünülecek olursa yasal faiz oranlarının hatalı uygulandığını ve kendilerine 5.729.841,19 TL isabet ettirildiğini, oysa 7.004.531,33 TL verilmesi gerektiğini ileri sürerek; Birleşen dosya şikayetçisi Ali ise, aynı geçici dağıtım pay cetvelinde Hüsnü'ye isabet ettirilen paranın hesaplanmasında Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin uygulanamayacağını, faizin iflas tarihinden itibaren değil, masaya başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini ve mükerrer ödemenin dikkate alınmadığını iddia ederek, geçici dağıtım pay cetvelindeki işlemin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, faiz başlangıcının iflas tarihi olduğu, yasal faizin dikkate alındığı ve %3,6 oranında tahsil harcı eklenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin dikkate alınması ile hesaplama yapılması sonucunda birleşen davanın reddine, asıl davanın ise kısmen kabulü ile faiz alacağının 6.902.342,34 TL olarak belirlenmesine karar verilmiş; şikayetçi Ali ile iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1- Ali'nin müflis şirketin iflasından önce yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. İflasla yönetim ve temsil yetkisi sona erdiğinden pay cetvelindeki dağıtım usulüne karşı şikayet yoluna gitmekte, aktif dava (şikayet) ehliyeti bulunmamaktadır. Adı geçenin şikayetinin reddedilmesi, yukarıda özetlenen nedenle sonucu itibariyle doğru olup, temyiz isteminin de sıfat yokluğundan reddi gerekmiştir. 2- İflas idaresinin temyiz itirazlarına gelince; iflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK m. 235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemeyeceği gibi, alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu'nun 252. maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı Hüsnü'nün alacağı masaya kaydedilmiştir. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu'nun 247 ila 250. maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış asıl alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetveline esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle Ali'nin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle iflas idaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

23. Hukuk Dairesi, 2014/2239 E., 2014/7613 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBartın İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; iflas idaresince İİK'nın 247. maddesi hükmü gereğince düzenlenen pay cetveline şikayete ilişkin olup, Dairemiz görevi sadece İİK'nın 235.
23. Hukuk Dairesi         2014/2239 E.  ,  2014/7613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bartın İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/01/2014 NUMARASI : 2013/131-2014/8 -K A R A R- Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih ve 2014/1 sayılı Kararı'nın dayanağı olan 2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 14. maddesini değiştiren 6110 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde, daireler arası iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirmenin esas alınacağı öngörülmüştür. Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; iflas idaresince İİK'nın 247. maddesi hükmü gereğince düzenlenen pay cetveline şikayete ilişkin olup, Dairemiz görevi sadece İİK'nın 235. maddesi uyarınca iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetveline yönelik sikayet ve davalarla sınırlı olup, somut olayda sıra cetveli kesinleşmiş olduğundan, hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 12. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/6228 E., 2013/7691 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayet olunan vekili, sıra cetvelinin, 07.05.2006 tarihinde Yeniçağ gazetesinde ilan edilmiş olduğunu, şikayetçi bankanın yasal süre içinde şikayette bulunmadığını ve sıra cetvelinin kesinleştiğini, sıra cetveli kesinleştikten sonra İİK 247 Maddesine göre satılan malların bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılması için hazırlanan 20.07.2012 tarihli dağıtım pay cetvelinde ise, ...
23. Hukuk Dairesi         2013/6228 E.  ,  2013/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını ve taşınmazın paraya çevrildiğini, bu paranın borçlunun iflas işlemlerinin yürütüldüğü ... 2. İflas Müdürlüğü'ne gönderilmesinin doğru olmadığını, paylaşımın kendi dosyalarından yapılması gerektiğini, iflas müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinin yanlış olduğunu, 1. derece ipotek alacaklısının 197.497,14 TL bakiye alacağından arta kalan paranın tamamının 2. ve 3. derece ipotek alacaklısı olan müvekkili bankaya herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin yabancı para cinsinden olan ipoteğinin satış tarihindeki kura göre TL'ye çevrilmesi gerektiğini, paylaşımdan arta kalan paranın avans olarak masaya bırakılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, 20.07.2012 tarihli sıra cetvelinin iptalini istemiştir. Şikayet olunan vekili, sıra cetvelinin, 07.05.2006 tarihinde Yeniçağ gazetesinde ilan edilmiş olduğunu, şikayetçi bankanın yasal süre içinde şikayette bulunmadığını ve sıra cetvelinin kesinleştiğini, sıra cetveli kesinleştikten sonra İİK 247 Maddesine göre satılan malların bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılması için hazırlanan 20.07.2012 tarihli dağıtım pay cetvelinde ise, ... ili ... ilçesindeki taşınmazın bedeli için şikayetçi bankanın ipotek derecesine göre dağıtım yapıldığını savunarak, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; iflas müdürlüğünce daha önce düzenlenen sıra cetvelinin itiraz edilmeden kesinleştiği, şikayete konu 20.07.2012 tarihli karar ile yeni bir sıra cetveli düzenlenmediği, satılan taşınmazdan gelen paranın dağıtımına ilişkin düzenleme yapıldığı, bu düzenleme yapılırken şikayetçi banka alacağının, sıra cetveline göre 2 ve 3. derecede olduğu halde, dağıtımın öncelikle 1 ve 4. dereceli ipotekler için yapılmasına, daha sonra 2 ve 3. dereceli davacı banka ipotekleri için yapılmasına karar verildiği, bu durumun davacı bankanın sıra cetvelindeki derecesine uygun olmadığı gerekçesiyle, 20.07.2012 tarihli iflas idaresi kararının, 1. sırada ipotek alacaklıları rüçhanlı alacak sahibi T. İş Bankası'na, 2. ve 3. sırada ipotek alacaklısı rüçhanlı alacaklı T.C. Ziraat Bankası'na, 4. sırada ipotek alacaklısı rüçhanlı alacaklı T. İş Bankası'na ödeme yapılacak şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayet, sıra cetveline itiraza ilişkindir. İİK'nın 193/2.maddesinde " Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; şikayetçi Banka, borçlu hakkında ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2004/6488 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmış olup, yukarıda anılan madde gereği, iş bu nitelikli takip iflas tarihinden sonra durmayıp, iflas masasına karşı devam edeceğinden, takip dosyası kapsamında borçlunun taşınmazının satışı sonucu elde edilen paranın paylaştırılması işleminin de yapılması gereklidir. Takibin durmadığı dikkate alındığında, şikayetçi Banka'nın yabancı para cinsinden olan ipoteğinin satış tarihi olan 18.06.2012 itibariyle kur hesabı yapılması ve alacağın, bu tarih itibariyle hesaplanması gereklidir. Paylaşım sonucu kalan para olması halinde bu miktarın iflas masasına gönderilmesi gereklidir (İİK 151. md ). Açıklanan tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2009/3272 E., 2009/3492 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2009/3272 E.  ,  2009/3492 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçici dağıtım pay cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkili banka alacağının, düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde gösterilenden fazla olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla hüküm altına alınan alacakların göz önüne alınmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinin talep kısmında ise sıra cetvelinin düzeltilmesinden söz etmiştir. Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine İcra Mahkemesince toplanan delillere ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının 26.11.2004 tarihi itibariyle ipotek limit harici alacağının 11.848,97 TL olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yanın temyiz itirazı da sıra cetvelindeki alacak miktarının hatalı olduğu iddiasını içermektedir. İflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK.m.235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemediği gibi alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu’nun 195 nci maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu’nun 252 nci maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı yanın iflas masasına 90.000,-TL.si ipotekle temin edilen kısım olmak üzere toplam 141.923,87 TL. yazdırdığı tartışmasızdır. Diğer taraftan ipotekle temin edilen 90.000,-TL.lik alacağının ödendiği de dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, bir önceki bozma kararında da vurgulandığı gibi davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetvellerine esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun 84 ncü maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Davacının ipotek harici kayıtlı alacağı 51.923,67 TL. iken üç adet pay cetvelinden toplam 64.872,20 TL. pay aldığı görülmektedir. Davacının işleyecek faiz alacak hakkı saklı kalmak ve ancak tasfiye bakiyesinden artacak paradan karşılanmak üzere, bu davasının reddi gerekirse de, temyiz edenin sıfatına göre hükmün onanmasına karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.