2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 248

İcra ve İflas Kanunu 248. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 248 – İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır. Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2013/7798 E., 2014/1910 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varEskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
ının yapıldığı, ihalenin 12.03.2010 tarihinde kesinleştiği, iflasın açılması tarihinden menkuller ile ilgili ihalenin kesinleşme tarihi olan 12.03.2010 tarihine kadarki dönem ile ilgili olduğu anlaşılan 111.462,00 TL kira bedeli alacağının İİK'nın 248. maddesi gereğince masa borcu olduğu, buna rağmen diğer kira alacaklarına kaydedildiği görülmekle davacı tarafın iddiaları ve sıra cetveline yapılan
23. Hukuk Dairesi         2013/7798 E.  ,  2014/1910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/02/2013 NUMARASI : 2012/271-2013/20 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müflis şirket hakkında 15.04.2009 tarihinde iflasın açılmasına karar verildiğini, müflis şirketin 01.05.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile R. A. ait fabrikayı kiraladığını ve şirketin R. A. olan 148.979,00 TL kira borcunun iflas masasına alacak olarak kaydedildiğini, R. A. kira sözleşmesinden olan alacağının da davacı şirkete temlik edildiğini ve müvekkil şirketin temlik alacaklısı olduğunu, bunun dışında iflasın açılmasından menkuller ile ilgili ihalenin kesinleşmesi ve malların alıcıya teslimi tarihine kadar olan 111.462,00 TL kira alacağının ise iflas masrafları ve masa borcu olarak nitelendirilmesi ve öncelikli olarak müvekkiline ödenmesi, iflas alacağı niteliğindeki 148.979,00 TL'nin ise sıra cetvelinde yer alması gerektiği halde iflas idaresinin yasaya ve hukuka aykırı şekilde masa borcu niteliğindeki 111.462,00 TL'nin kendilerine ödenmesi talebini yok saydığını ve bu alacağı iflas alacağı olarak nitelendirip sıra cetvelinin 4. sırasına kaydının yapıldığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile 111.462,00 TL'lik alacaklarının masa borcu olarak öncelikle ödenmesine, geriye kalan 148.979,00 TL alacaklarının ise sıra cetvelinin 4. sırasına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin iflas idaresinden alacağının kayda alınmasını istediğini, kira alacağının masa borcu olarak kayda alınmasını istemediğini, masa borcunun tasfiye masrafı kapsamına sokulamayacağını, iflasın açılması ile kira sözleşmesinin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İcra Mahkemesi'nce, şikayetin kabulüne dair verilen kararın, şikayet olunan vekilince temyizi üzerine Dairemizin 02.02.2012 tarih ve 2011/4952 E, 2012/680 K. Sayılı ilamıyla, bir alacağın iflas alacağı mı, masa borcu mu olduğu konusunda çıkacak tereddütlerin çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu, bu durumda icra mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek diğer temyiz itirazları incelenmeksizin bozulması üzerine, İcra Hukuk Mahkemesi 'nce bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; müflis şirketin 15.04.2009 tarihinde iflasın açılmasına karar verildiği, bu şirketin 01.05.2007 tarihli kira sözleşmesi ile R. A. ait olan fabrikayı kiraladığı, bilahare R. A. kira sözleşmesinden olan alacağının davacı şirkete temlik edildiği ve davacı şirketin temlik alacaklısı olduğu, bu arada müflis şirketin R. A. ait fabrikada bulunan bir kısım taşınır malların da ihale ile satışının yapıldığı, ihalenin 12.03.2010 tarihinde kesinleştiği, iflasın açılması tarihinden menkuller ile ilgili ihalenin kesinleşme tarihi olan 12.03.2010 tarihine kadarki dönem ile ilgili olduğu anlaşılan 111.462,00 TL kira bedeli alacağının İİK'nın 248. maddesi gereğince masa borcu olduğu, buna rağmen diğer kira alacaklarına kaydedildiği görülmekle davacı tarafın iddiaları ve sıra cetveline yapılan itirazın yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davanın kabülü ile 111.462,00 TL davacı şirket alacağının masa borcu olduğunun tespitine, bakiye 148.979,00 TL alacağın sıra cetvelinin 4. sırasına kaydının yapılmasına, sıra cetvelinin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesine değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı masa alacaklısı olduğunu iddia eden alacaklı, davalı ise iflas idaresidir. Dava sonunda verilen ve uyuşmazlık konusu alacağı masa borcu olarak kabul eden karar bütün iflas alacaklılarını bağlar. Masa mevcudunun iflas masrafları ve masa borçlarını karşılayamadığı durumlarda bu masraf ve borçlar iflas alacaklıları arasında taksim edilemez. (İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müraacat Yolları, Öztek Selçuk, yayımlanmamış doçentlik tezi, s. 31 vd) Dairemizin 02.02.2012 tarih ve 2011/4952 E, 2012/680 K sayılı bozma ilamı da bu yöndedir. İİK'nda masa borçları için İİK'nın 235/2. maddesinin ilk cümlesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından, somut olayda bu mahkemenin davanın açıldığı 20.09.2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan HMUK'nın 1 ve 8. madde hükümlerindeki parasal sınıra göre Asliye ya da Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. İflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. Dairemizin 12.07.2012 tarih ve 2576 E, 4886 K sayılı ilamında da açıklandığı üzere; kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir (masaya yazdırılabilir). İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur." Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK. m. 248, 303/2) Masa borçları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (m.166;219), defter tutma (m.161;208) giderleri (bkz: m.160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa ( yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi ) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa borcu, iflas masasından tam ve iflas alacaklarından daha önce ödenir (m.248). Oysa, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız m.206'nın ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle m. 206'nın dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, S. 1212 vd. Ankara, 2013) İflasın açıldığı sırada müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklar iflas alacaklarını; iflasın tasfiyesi sırasında yapılan masraflarla, iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devraldığı mükellefiyetler de (genel bir ifade ile) masa borçlarını oluşturur. İİK'nın 248. maddesinin kenar başlığı "iflas masrafları ve masanın borçları" şeklindedir. Madde metninde açıkça iflas masraflarının iflas alacaklarından önce ödeneceği belirtilmiş ise de masa borçlarından bahsedilmemiştir. Ancak masa borçlarının da iflas alacaklarından önce ödeneceği doktrin ve uygulamada kabul edilmektedir. (Öztek, Selçuk, İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müracaat Yolları, yayımlanmamış doçentlik tezi, s.14; Postacıoğlu, İlhan: İflas Hukuku İlkeleri, İstanbul, 1978, s. 205; 19. HD'nin 27.02.1996 tarih ve 202 E, 1568 K; 20.11.1997 tarih ve 6557 E, 9865 K. sayılı ilamı). İflas masraflarına örnek olarak, iflas kararının ilanına ve gereken yerlere bildirilmesine ilişkin masrafları, defter tutma, malların muhafaza ve satış masrafları, iflas idare memurlarının ücretleri, paraya çevirme ve paylaştırmaya ilişkin harç ve masrafları sayılabilir. Masa borçları ise, iflasın açılmasından sonra ve devamı sırasında masa namına tekeffül edilen ve onun tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Masa borçlarına örnek olarak, iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde akdettiği borçları, iflas idaresinin sebepsiz iktisap, haksız fiillerinden doğan borçları ve iflas idaresi tarafından tutulan avukatın vekalet ücretini sayabiliriz. İflas masrafları ve masa borçlarından masa sorumlu olup, müflis sorumlu tutulamaz. Masa alacaklısına alacağının masa tarafından karşılanmayan kısmı için aciz vesikası verilemez. (Öztek, Selçuk, a.g.e s. 17-18) İflas masrafları ve masa borçlarına sıra cetvelinde yer verilmez. Ancak pay cetvelinde gösterilmelidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, ancak bu alacak masa borcu niteliğinde ise masadan tazmin edilir, değilse tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. İflas idaresi, müflise ait işyerini masanın menfaatini gözeterek işletmeye devam ederse, diğer anlatımla müflisin yaptığı sözleşmeyi feshetmeyip benimser ise bu işletmenin borcu masa borcu niteliğindedir. Somut olayda, davacıya alacağı temlik edenden müflisin kiraladığı fabrikada bulunan malların temlik alacaklısı davacıya satılması ile sona eren kira sözleşmesinin bitim tarihine kadar iflastan itibaren işleyen dava konusu kira alacağı, iflastan önce başladığından iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devir aldığı mükellefiyetler niteliğinde olan masa borcu olduğu gibi, menkul malların muhfazası için iflas idaresinin bekçi tutup malların satışı işlemleri sırasında kullandığı bu fabrikanın kira bedelinin iflas masrafı olduğu da açıktır. Dava konusu edilen ve hüküm fıkrasında belirtilen 148.979,000 TL, iflas alacağı olarak sıra cetvelinde zaten kayıtlı olup, bu miktar aslında davanın konusu olmayıp; dava, masa borcu olduğu iddia edilen 111.462,000 TL için açılmıştır. Bu nedenlerle, dava kayıt kabul davası olmadığından, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2012/3961 E., 2012/5376 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
sıraya alındığını, oysa bu alacağın İİK'nun 248. maddesine göre masa alacağı kapsamında kaldığını ileri sürerek, alacağın öncelikle ödenmesini, bu mümkün olmadığı takdirde sıra cetveline itirazlarının kabulü ile imtiyazlı alacağın sıra cetveline alınmasını talep etmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2012/3961 E.  ,  2012/5376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet olunan şirketin iflasın ertelenmesi davasında kayyım olarak atanan müvekkilinin, alamadığı kayyımlık ücretinin kaydı için yaptıkları başvuru sonucunda, iflas idaresince hazırlanan sıra cetvelinde adi alacak olarak nitelendirilmek suretiyle 16. sıraya alındığını, oysa bu alacağın İİK'nun 248. maddesine göre masa alacağı kapsamında kaldığını ileri sürerek, alacağın öncelikle ödenmesini, bu mümkün olmadığı takdirde sıra cetveline itirazlarının kabulü ile imtiyazlı alacağın sıra cetveline alınmasını talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetçinin talep ettiği kayyımlık ücretinin, iflas kararından önce doğmuş olduğunu, bu nedenle İİK'nun 248. maddesi kapsamına giren masraflardan olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şikayetçi vekiline, kendi alacaklarından önceki sıralarda bulunan tüm alacaklıları davaya dahil edilmesi için gerek tensiben verilen sürede, gerekse de 17.01.2012 tarihli duruşmada verilen 20 günlük kesin süre içerisinde, şikayetçinin kendinden önceki sıralarda bulunan tüm alacaklıları davaya dahil etmeyerek taraf teşkili sağlamadığı gerekçesiyle, HMK'nun 144-115 nci madde hükümleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir Şikayet, iflas sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir. İİK'nun 235/1 nci maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçinin sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nun 235/son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nun 235/2 nci maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede ileri sürülmelidir. Bu durumda, şikayetçi taraf kendi sırasına yönelik şikayet nedenlerine dayandığından, dava dilekçesinde husumeti doğru yönelttiğinin kabulü ile İcra Mahkemesince, şikayetin esası incelenip oluşacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, diğer alacaklıların sıralarına ve alacaklarına itiraz edilmişçesine, talebin genel mahkemenin görevine giren bir sıra cetveline itiraz davası olarak yorumlanarak yanılgılı gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/1041 E., 2015/1206 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
İİK'nın 248. maddesinin kenar başlığı "iflas masrafları ve masanın borçları" şeklindedir.
23. Hukuk Dairesi         2015/1041 E.  ,  2015/1206 K. * VEKALET ÜCRETİNİN İFLAS İDARESİNDEN TALEBİ * SIRA CETVELİNİN USULSÜZ İLANI * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 154 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 184 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 206 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 223 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 234 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 235 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 248 * İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 303 * AVUKATLIK KANUNU (1136) Madde 164 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 2 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 114 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 115 * TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 5 "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin müflis şirketin vekili olarak altı yılı aşkın bir süre görev yaptığını, avukatlık ücretinin ödenmesi için iflas idaresine başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek, toplam 36.434,11 TL vekalet ücretinin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının, şirketin iflas halini bildiğini, iflas ile vekalet akdinin sona erdiğini, iflastan sonra vekalet için yeni sözleşme yapılması gerektiğini, davacının masaya alacak kaydı yaptırması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının vekalet alacağını iflas masasından tahsilini talep etmiş olduğu, davacının vekilliğini yaptığı şirketin iflas ettiği, bu sebeple davanın, kayıt kabul şeklinde açılması gerektiği, doğrudan iflas masasından tahsil talebinde bulunulamayacağı, tahsil konusunda iflas masasının bizzat sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-a- Davacı vekilinin alacak davasına yönelik temyiz itirazları yönünden; Davacı vekili dava dilekçesiyle; müflis şirketin vekili olarak takip ettiği, sonuçlanan İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/194 E., 2011/692 K. sayılı ilamı ile karşı yana yüklenen ve İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/836 E. sayılı takip dosyası ile fiilen tahsil edilip iflas masasına ödenen avukatlık ücreti 7.530,61 TL'nin, İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/837 E. sayılı takip dosyası ile istenen alacak nedeniyle karşı yana yüklenen ve tahsil edilip iflas masasına ödenen 9.347,29 TL'nin, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/194 E., 2011/692 K. sayılı dosyasında davanın kazanılan bölümü üzerinden % 10 hesabı ile avukatlık ücreti olarak 6.201,11 TL ile İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/837 E. sayılı takip dosyası ile istenen alacak üzerinden %10 hesabı ile avukatlık ücreti olarak 13.355,10 TL'nin iflas masasından tahsilini talep ve dava etmiştir. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, masa alacaklısı olduğunu iddia eden alacaklı, davalı ise iflas idaresidir. Dava sonunda verilen ve uyuşmazlık konusu alacağı masa borcu olarak kabul eden karar, bütün iflas alacaklılarını bağlar. Masa mevcudunun iflas masrafları ve masa borçlarını karşılayamadığı durumlarda bu masraf ve borçlar iflas alacaklıları arasında taksim edilemez. (İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müraacat Yolları, Öztek Selçuk, yayımlanmamış doçentlik tezi, s. 31 vd) Dairemizin 02.02.2012 tarih ve 2011/4952 E, 2012/680 K sayılı bozma ilamı da bu yöndedir. İİK'nda, masa borçları için İİK'nın 235/2. maddesinin ilk cümlesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun kabulü gerekir. İflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. Dairemizin 12.07.2012 tarih ve 2576 E., 4886 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir (masaya yazdırılabilir). İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur." Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK. m. 248, 303/2) Masa borçları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (m.166;219), defter tutma (m.161;208) giderleri (bkz: m.160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa ( yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi ) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa borcu, iflas masasından tam ve iflas alacaklarından daha önce ödenir (m.248). Oysa, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız m.206'nın ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle m. 206'nın dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, S. 1212 vd. Ankara, 2013) İflasın açıldığı sırada müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklar iflas alacaklarını; iflasın tasfiyesi sırasında yapılan masraflarla, iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devraldığı mükellefiyetler de (genel bir ifade ile) masa borçlarını oluşturur. İİK'nın 248. maddesinin kenar başlığı "iflas masrafları ve masanın borçları" şeklindedir. Madde metninde açıkça iflas masraflarının iflas alacaklarından önce ödeneceği belirtilmiş ise de masa borçlarından bahsedilmemiştir. Ancak masa borçlarının da iflas alacaklarından önce ödeneceği doktrin ve uygulamada kabul edilmektedir. (Öztek, Selçuk, İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müracaat Yolları, yayımlanmamış doçentlik tezi, s.14; Postacıoğlu, İlhan: İflas Hukuku İlkeleri, İstanbul, 1978, s. 205; 19. HD'nin 27.02.1996 tarih ve 202 E., 1568 K.; 20.11.1997 tarih ve 6557 E., 9865 K. sayılı ilamı). İflas masraflarına örnek olarak, iflas kararının ilanına ve gereken yerlere bildirilmesine ilişkin masrafları, defter tutma, malların muhafaza ve satış masrafları, iflas idare memurlarının ücretleri, paraya çevirme ve paylaştırmaya ilişkin harç ve masrafları sayılabilir. Masa borçları ise, iflasın açılmasından sonra ve devamı sırasında masa namına tekeffül edilen ve onun tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Masa borçlarına örnek olarak, iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde akdettiği borçları, iflas idaresinin sebepsiz iktisap, haksız fiillerinden doğan borçları ve iflas idaresi tarafından tutulan avukatın vekalet ücretini sayabiliriz. İflas masrafları ve masa borçlarından masa sorumlu olup, müflis sorumlu tutulamaz. Masa alacaklısına alacağının masa tarafından karşılanmayan kısmı için aciz vesikası verilemez. (Öztek, Selçuk, a.g.e s. 17-18) İflas masrafları ve masa borçlarına sıra cetvelinde yer verilmez. Ancak pay cetvelinde gösterilmelidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, ancak bu alacak masa borcu niteliğinde ise masadan tazmin edilir, değilse tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. İflas idaresi, müflise ait işyerini masanın menfaatini gözeterek işletmeye devam ederse, diğer anlatımla müflisin yaptığı sözleşmeyi feshetmeyip benimser ise bu işletmenin borcu masa borcu niteliğindedir. Somut olayda; davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen, iflas tarihinden sonra doğan alacak kalemleri için alacak davası açılması doğru olup; mahkemece, bu alacak kalemleri ile ilgili kayıt kabul davası açılması yoluna gidilmesi gerektiği yönündeki gerekçede isabet bulunmamaktadır. İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/194 E., 2011/692 K. sayılı kararının, müflis şirketin iflas tarihi olan 10.12.2009 tarihinden sonra verildiği, bu ilamla hüküm altına alınan ve hasma yüklenen, İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/836 E. sayılı dosyası ile fiilen tahsil edilip iflas masasında duran 7.530,61 TL vekalet ücreti alacağının, yine İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/837 E. sayılı takip dosyası ile İcra Müdürlüğü'nce hasma yüklenen, tahsil edilerek iflas masasında duran 9.347,29 TL vekalet ücreti alacağının, yine aynı icra dosyasında takip ve tahsil edilen Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi gereği ödenmesi gereken 13.355,10 TL vekalet ücreti alacağının iflas tarihinden sonra takibe konu edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, iflas tarihinden sonra doğan ve talep edilen alacak kalemleri yönünden, davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığı, buna göre Asliye Hukuk-Asliye Tİcaret mahkemeleri arasında görev ilişkisinin bulunduğu da gözetilerek, dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi, yukarıda açıklanan ilke kapsamında, yeni esas üzerinden, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakmakla görevli olduğu gözetilerek HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. b- Bozma nedenine göre; davacı vekilinin diğer, müflis davalı şirket iflas idaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. 2- Davacı vekilinin iş sahibi sıfatıyla Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesine göre 6.201,11 TL'nin tahsiline yönelik istemine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Kayıt kabul davaları, alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar vermekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Dava dilekçesinde, tahsil istemi yer almakta ise de alacağın, iflas masasına kayıt ve kabulü isteminin de bulunduğu kabul edilmelidir. İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü, İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Somut olayda; davacı tarafça, iflas masasına 10.02.2012 tarihli dilekçe ile başvurularak, avukatlık ücretinin ödenmesi istenmiş ve iflas masasınca 28.02.2012 tarihli karar ile talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine iflas müdürlüğünce, davacı tarafın verdiği dilekçe ile kayıt başvurusu bulunmadığı, adres bildirmediği ve sıra cetvelinin tebliği için masraf bırakmadığı bildirilmiş, sıra cetvelinin ilanına dair gazete nüshaları gönderilmiştir. Gazete örnekleri arasında ticaret sicil gazetesi ilanı bulunmamakla birlikte, 28.02.2012 tarihli masa kararı içeriğinden 03.09.2010 tarihinde ticaret sicili gazetesinde ilan yapıldığı anlaşılmıştır. 02.09.2010 tarihli Yenigün ve 04.09.2010 tarihli Hürriyet gazetesi ilanlarında ise; sıra cetvelinin ilan edilmediği, sıra cetvelinin iflas müdürlüğü divanhanesinde asılı olduğunun açıklandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; iflas müdürlüğünce, sıra cetvelinin İİK'nın 234/1 maddesi yollamasıyla 166/2. maddesine uygun olarak ilan yapıldığından bahsedilemeyeceğinden; davanın, İİK'nın 235/1. maddesindeki 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulü gerekmiştir. Bu durumda mahkemece; davacı avukatın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2011/194 E., 2011/692 K. sayılı dosyasında, iflas tarihine kadar sarfettiği emek ve mesaisine karşılık Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi uyarınca hakettiği avukatlık ücreti ile ilgili bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına, (1-a) bentte açıklanan nedenle re'sen BOZULMASINA, (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 1 numaralı bent yönünden 15 gün, 2 numaralı bent yönünden 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2011/4952 E., 2012/680 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İcra Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iflasın açıldığı tarihten, menkullerle ilgili ihalenin kesinleştiği tarihe kadar oluşan 111.462,00 TL kira alacağının İİK. 248'nci maddesi gereğince masa borcu olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabülüne, 111.462,00 TL'nin masa alacağı olduğuna, bakiye 148.979,00 TL'nin sıra cetvelinin 4'ncü sırasına kaydının yapılmasına karar verilmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2011/4952 E.  ,  2012/680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, iflasın açıldığı tarihe kadar gerçekleşen kira borcunun iflas masasına alacak olarak kaydedildiğini, iflasın açılmasından sonra 111.462,00 TL alacaklarının oluştuğunu, bu alacağın iflas masrafı ve masa borcu olarak nitelendirilmesi gerekirken, iflas alacağı olarak sıra cetvelinin 4'ncü sırasına kaydedildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile 111.462,00 TL'lik alacaklarının masa borcu olarak ödenmesine, geriye kalan 148.979,00 TL alacaklarının ise sıra cetvelinin 4'ncü sırasına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetçi şirketin iflas idaresinden alacağının kayda alınmasını istediğini, kira alacağının masa borcu olarak kayda alınmasını istemediğini, masa borcunun tasfiye masrafı kapsamına sokulamayacağını, iflasın açılması ile kira sözleşmesinin sona erdiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. İcra Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iflasın açıldığı tarihten, menkullerle ilgili ihalenin kesinleştiği tarihe kadar oluşan 111.462,00 TL kira alacağının İİK. 248'nci maddesi gereğince masa borcu olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabülüne, 111.462,00 TL'nin masa alacağı olduğuna, bakiye 148.979,00 TL'nin sıra cetvelinin 4'ncü sırasına kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Şikayet, iflas tasfiyesi sırasında doğan alacağın masa borcu olarak ödenmesi istemine ilişkindir. Bir alacağın iflas alacağı mı, masa borcu mu olduğu konusunda çıkacak tereddütlerin çözüm yeri İcra Mahkemesi değil, genel mahkemelerdir (Selçuk ÖZTEK, İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müracaat Yolları, Yayınlanmamış Doçentlik Tezi, Sh.31). Bu durumda icra mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 2)Bozma neden ve şekline göre, şikayet olunan vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2009/3272 E., 2009/3492 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2009/3272 E.  ,  2009/3492 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçici dağıtım pay cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkili banka alacağının, düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde gösterilenden fazla olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla hüküm altına alınan alacakların göz önüne alınmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinin talep kısmında ise sıra cetvelinin düzeltilmesinden söz etmiştir. Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine İcra Mahkemesince toplanan delillere ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının 26.11.2004 tarihi itibariyle ipotek limit harici alacağının 11.848,97 TL olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yanın temyiz itirazı da sıra cetvelindeki alacak miktarının hatalı olduğu iddiasını içermektedir. İflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK.m.235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemediği gibi alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu’nun 195 nci maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu’nun 252 nci maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı yanın iflas masasına 90.000,-TL.si ipotekle temin edilen kısım olmak üzere toplam 141.923,87 TL. yazdırdığı tartışmasızdır. Diğer taraftan ipotekle temin edilen 90.000,-TL.lik alacağının ödendiği de dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, bir önceki bozma kararında da vurgulandığı gibi davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetvellerine esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun 84 ncü maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Davacının ipotek harici kayıtlı alacağı 51.923,67 TL. iken üç adet pay cetvelinden toplam 64.872,20 TL. pay aldığı görülmektedir. Davacının işleyecek faiz alacak hakkı saklı kalmak ve ancak tasfiye bakiyesinden artacak paradan karşılanmak üzere, bu davasının reddi gerekirse de, temyiz edenin sıfatına göre hükmün onanmasına karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.